Sitemap

Tarih 06 Eylül 2009

Sol Menüdeki alt bölümde yer alan başlıklardan birini seçerek bilgi sayfasına ulaşabilirsiniz.

06 Eylül 2009 saat 06 Eylül 2009 de hazırlanan bu sayfa Sitemap hakkında bilgi içermektedir.|

CNC (Computer Numerical Control) Makina

Tarih 03 Temmuz 2009

CNC

CNC (Computer Numerical Control), CNC ‘bilgisayar sayımlı idare’ anlamına gelir. NC tezgahlar, üzerine özel bir standarda göre delikler delinmiş bantlar ile “otomatik” olarak işleme yaparlar. CNC makineler, üzerine monteli bir bilgisayar aracılığı ile programlanarak “otomatik” olarak işleme yapan makinelerdir.

Bazı örnekler;

* CNC Torna Tezgahı
* CNC İşleme Merkezi
* CNC Freze
* CNC Ahşap İşleme Makinesi
* Punch Tezgahı
* Abkant

CNC makineleri kullanmak (programlamak) için G (hazırlık) kodları, M (yardımcı) kodları kullanılır. CNC makinelerin programlanmasında iki çeşit standart sözkonusu olmaktadır.

* 1-ISO (Uluslararası Standardizasyon Organizasyonu) standardı
* 2-DIN (Alman Normları Enstitüsü) standardı

Makine üreten firmalar bu standartlar çerçevesinde bu kod sistemlerini daha da geliştirmiş ve daha çeşitli hale getirmişlerdir.

Günümüzde CNC makinelerin daha verimli, daha hızlı ve hatasız programlanabilmesi için CAD (bilgisayar destekli dizayn) ve CAM (bilgisayar destekli üretim) programları kullanılmaktadır.

Bilgisayarlarda oluşturulan tasarımlarda yine bilgisayarlarla CNC makinalar için işleme aşamalarına karar verilip bunlar simulasyonla kontrol edilir ve işleme için G kodları oluşturulur.

CAD, CAM, CNC: En basit ifadeyle, mekanik işleme gerektiren bir çalışmayı (delme, kazıma, boyama vs.), bilgisayardan gelen komutlara göre otomatik olarak yapan makinelere CAD CAM CNC makineleri denir.

CAD, CAM ve CNC ile örneğin dikdörtgen şeklindeki bir tahta parçasını evdeki el aletlerini kullanarak daire şekline getirmek istersek, tahta üzerine pergelle istediğimiz çapta daire çizer, ardından testere ile daire dışında kalan fazlalıkları keseriz. Güzel bir daire olması için dairenin çevresi üzerinde bu kez törpü ve zımpara ile daha titiz çalışır ve nihayetinde tahtadan dairemizi yapmış oluruz. Eğer dekupaj testereniz varsa bu işi çok daha çabuk yapabilirsiniz. Ancak tam daire olması için yine törpü ve zımpara ile temiz çalışma gerekecektir.
computer numeric control

Mekatronik
Mekatronik biliminin diğer mühendislik bilimlerle ilişkisi.

Mekatronik; İngilizce mechanics ve electronics kelimelerinin uygun bir şekilde birleştirilmesinden oluşmuştur ve ilk kez Japonya’da kullanılmıştır. Mekatronik, makine, elektronik, yazılım ve kontrol sistemleri teknolojilerine dayanan yeni bir bilim dalıdır. Bu konuda çalışanlar, mekatronik mühendisi olarak adlandırılır.

Mekanik ve elektronik bileşenlerden oluşan, verileri algılayıcıları (sensörler) yardımıyla çevre ortamdan algılayan, toplamış olduğu bu verileri kontrol donanımları (mikroişlemciler v.s.) ve hafızasındaki yazılımlar marifetiyle yorumlayan ve gerekli kararları alabilen, tahrik elemanları (aktüatörler) ile de gerekli tepkileri veren tüm makineler, cihazlar ve sistemler birer mekatronik sistemlerdir.

Algılayabilen, ölçebilen, karar verebilen ve bu karar yönünde hareket edebilen otomatik makineler (yani mekatronik sistemler) savunma sanayiinde, güvenlik sistemlerinde, makine sanayinde, endüstriyel otomasyon sistemlerinde, tıpta, tarımda, bankacılıkta, madencilikte ve birçok alanda kullanılmakta ve her geçen gün kullanım alanı artmaktadır.

Günümüzde yaygın olarak kullanılan gece görüş sistemleri, mayın tarama robotları, otomatik stoklama sistemleri, fotoğraf makinaları, videolar, çamaşır-bulaşık makinaları, bankamatikler gibi sistemler ve ürünler birer mekatronik sistemlerdir.

DMU | CNC universal freze makineleri
Verimliliğe yelken açın – DMG, 5 eksenli frezelemeyi dünyaya tanıtacak bir performans sergiliyor. DMU 50 / 70 modelleri, high tech ekipmanları ve performans artırıcı opsiyonları ile özellikle geleceği düşünen başlangıç aşaması kullanıcıları ve kalıp imalatı operatörleri için yenilikçi universal frezeleme sektörüne giriş aşamasında ideal temel oluşturmaktadır. Ayrıca karmaşık parçaların işlenmesine de uygundurlar. Başlı başına bir sınıf: DMU monoBLOCK® serisi 5 eksenli simultane frezeleme kapasitesi ve döner eksenlerde %200 daha fazla dinamizm ile sunulmaktadır. Sınırsız ve ek fiyata tabi olmayan performans ve esneklik: DMU monoBLOCK® makineleri modüler olarak 3 ya da 5 eksene dönüştürülebilir ve çeşitli işmili opsiyonları ile donatılabilir. Böylece high-speed sınıfında verimli universal işleme gerçekleştirilir.

DMC V | Dik işleme merkezleri
Bu dik işleme merkezleri, küçük ve orta ölçekli seri imalat için başlangıç aşaması makinesinden takım ve kalıp imalatı için hightech makineye kadar tüm işleme ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn edilmiştir. DECKEL MAHO’nun yeni kompakt dik işleme merkezleri olan DMC 635 / 835 / 1035 modelleri, 8.000 dev/dak’lık işmili, çift yakalayıcılı 20x takım magazini, yüksek seri hareket hızı ve 3D yazılım ile sunulan high tech kontrol üniteleri ile müşterilerimize rakipsiz bir fiyat-performans oranı ile çeşitli avantajlar sunmaktadır. Tüm eksenlerde lineer tahrik, en gelişmiş kontrol ünitesi teknolojisi ve uzun süreli hassasiyet için stabil dizayn öne çıkan özelliklerdir. DMC 75 / 105 V linear modelleri özellikle ileri takım ve kalıp imalatı sektörlerinde yeni standartlar ortaya koymaktadır.

HSC | High-speed cutting hassasiyet merkezleri
Takım ve kalıp imalatındaki gelişmiş uygulamalar hala HSC hassasiyet merkezi HSC 20 linear ve DMC 55 / 75 / 105 V linear modellerinin uzmanlık alanına girmekte olup, tüm eksenlerde lineer tahrik, 42.000 dev/dak’a varan işmili devri, son kontrol ünitesi teknolojisi ve uzun süreli hassasiyet sağlayan sağlam dizayn gibi özellikler dönüm noktası oluşturmaktadır. Bu modeller, konvansiyonel makinelere oranla 5 ile 10 kat daha yüksek kesme hızına sahiptir, kesme kuvveti ve düşük salgılı vibrasyonu azaltarak Ra 0.2 ?m hassasiyetinde daha iyi yüzey kalitesi elde etmenizi sağlar. 5 eksenli DMC 55 / 75 / 105 V linear modelleri işmili kafasında direct drive ve NC döner tabla ile 5 eksenli simultane işlemede maksimum performans sunar.

DMF | Hareketli kolonlu makineler
DMF linear serisi, değişik ebattaki makineleri ve modüler ek opsiyonları ile hareketli kolonlu makine pazarında rakibi olmayan ölçüde esneklik sunmaktadır. Uzun X ekseninde lineer tahrik ile DMF linear serisi, 0.5 g’ye varan ivmelenme ve 100 m/dak’a varan seri hareket ile işleme yapar. Masif, döküm makine gövdesi kaynakla birleştirilen dizaynlara kıyasla titreşimi azaltarak ve alçak ağırlık merkezi sayesinde müthiş bir sağlamlığa sahip olarak güçlü, titreşimsiz ve hassas işleme için gerekli şartları sağlar. Çeşitli işmili opsiyonları ve değişken işleme için çalışma alanı bölümü ile sunulan yeni DMF linear nesli hem modüler hem de esnek high tech üretim için uygundur.

DMU eVolution / DMU P | 5 yüzeyde / 5 eksenli işleme için CNC universal freze makineleri

Tek setupta komple işleme – DMU eVolution / DMU P serilerinin high tech universal freze makineleri 5 yüzeyde işleme, 5 eksenli pozisyonlama ya da 5 eksenli simultane kontür işlemede yeni ufuklar açar. DECKEL MAHO duoBLOCK® tasarımı hareketli kolonlu makine ile gantry dizaynın avantajlarını birleştirir. Termo simetrik yapı sayesinde maksimum hassasiyet, sağlamlık ve dinamizm sunulurken her türlü 5 eksenli iş için doğru çözüm olarak ortaya çıkar: havacılık, otomotiv, kalıp imalatı, komponent üretimi ve tıbbi gereç teknolojisi vs. DMU 50 eVo linear / DMU 70 eVo linear makineleri gelişmiş bir universal freze makinesinin esnekliği ile gelişmiş bir dik işleme merkezinin performans potansiyelini tek makinede toplar – 5 eksenli işlemeye yönelik en yüksek beklentileri bile karşılayabilmek için.

DMC U | 5 yüzeyde / 5 eksenli işleme için palet değiştiricili CNC universal freze makineleri

Kendini kanıtlamış duoBLOCK® dizayn ile – havacılık, otomotiv, kalıp imalatı, komponent üretimi ve tıbbi gereç teknolojisi sektörlerinde rakipsiz esneklik için. Her türlü 5 eksenli iş için doğru çözüm: kolay 5 yüzeyde işleme için dikey pozisyondan yatay pozisyona otomatik olarak geçen universal frezeleme kafası ile NC döner tabla. DMC U serisi, A ya da B ekseni olarak NC frezeleme kafası ile NC döner tabla, yüksek talaş kaldırma hacmi için 5X torqueMASTER® (B-ekseni) ile NC döner tabla, ya da opsiyonel bir 5 eksen çözümü olarak yatay frezeleme kafası ile NC döner tabla gibi 5 eksenli simultane işlemeye yönelik çeşitli opsiyonlar ile sunulmaktadır. duoBLOCK® serisi hızlı bir döner palet değiştirici ile donatılmıştır. Gantry serisi RS2’den (4 palet) RS10’a (sistemde 12 palet) uzanan ve makine tipine göre değişen lineer palet değiştirici ve döner magazin ile sunulmaktadır. Ayrıca 5 eksenli komple işlemeye yönelik Mega Frezeleme Merkezi 16 metreküp çalışma alanına ve maksimum 16 t parça ağırlığı kapasitesine sahiptir.

DMC H | Yatay işleme merkezleri

Karmaşık beklentileri olan kullanıcılar için yeni yatay makine serisi – DMC H serisi artık duoBLOCK® dizayn ile sunulmaktadır. DECKEL MAHO’nun bu yatay makine serisi, lineer tahrik ile performans frezelemeden yüksek hacimli işleme için maksimum ilerleme gücüne kadar müşteriye özel makine konfigürasyonuna imkan tanımaktadır.

DMC 635 V | Yeni kompakt dik işleme merkezi
Yeni dik işleme merkezimiz DMC 635 V, 10.000 dev/dak ile çalışan işmili, 20 takım kapasiteli magazini, yüksek seri hareket hızı ve son teknoloji ürünü kontrol ünitesi sayesinde müşterilerimizin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Geniş hareket mesafesine rağmen az yer kaplayan boyutlar ve en düşük maliyetle en yüksek performans. 30 m/dak seri hareket ve çift yakalayıcıya sahip hızlı takım değiştirici mükemmel performansı yakalamanızı garanti eder. CNC kontrol ünitesi seçenekleri olarak sunulan Siemens, Heidenhain ve Fanuc kontrollerin tamamı kullanıcı dostu özelliklere sahiptir.
http://www.gildemeister.com

03 Temmuz 2009 saat 03 Temmuz 2009 de hazırlanan bu sayfa CNC (Computer Numerical Control) Makina hakkında bilgi içermektedir.|

RETGERS (Jan Willem)

Tarih 29 Haziran 2009

RETGERS (Jan Willem), hollandalı mühen­dis ve kimyacı (Batavia 1856-La Haye 1896). özgül ağırlıkların belirlenmesi ve izomorfizm üstüne araştırmalar yaptı. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETGERS (Jan Willem) hakkında bilgi içermektedir.|

RETEZAT

Tarih 29 Haziran 2009

RETEZAT, Romanya’da kütle, Erdel Alpleri’nde; Peleaga’da. 2 509 m. Güney Karpatlar’ın yüksek kütlelerinin en batıda ola­nıdır; kuzeyde Demir Kapılar ile son bulur. Bitki ve hayvan bakımından zengin olan küt­lenin bir kısmı millî park haline getirilmiş­tir. (L) -

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETEZAT hakkında bilgi içermektedir.|

RETEN

Tarih 29 Haziran 2009

RETEN i. (fr. retene). Kim. Formülü C18H18 olan hidrokarbon; fenantrenin homoloğudur; 98°C’ta erir, 394°C’ta kaynar.

— ANSİKL. Reten, fosil çam dallarında pullar halinde bulunur. Bazı bitümlerin ve reçineli çamların damıtılması sırasında meydana gelir. Abietik asidin kükürtle ısı­tılmasından da elde edilir. Suda erimez, alkolde az erir, fakat organik çözücülerde çözünür. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETEN hakkında bilgi içermektedir.|

RETE MİRABİLE

Tarih 29 Haziran 2009

RETE MİRABİLE blş. i. (lat. k.). Bazı a-tardamarların yolu üzerinde bulunan damar ağı.

— ANSİKL. Reie mirabile’ye bütün hayvan­larda rastlanır. Bu damar ağı muhtemelen damarların iç yüzeyini genişleterek sistol basıncıyle gelen fazla kanın atardamara sığmasını kolaylaştırır (Milne Edwards).
Tembel hayvanların bacaklarında son dere­ce gelişmiş rete mirabile’ye rastlanır. Aynı damar ağı balinalarda (kaburgalararası da­mar ağı), domuzlarda (mide damar ağı), tim­sahlarda ve diğer sürüngenlerde ve insan­larda da (kafaiçi ve şahdamar ağı, tümbeyin koroyit ağı) bulunur. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETE MİRABİLE hakkında bilgi içermektedir.|

RETEL

Tarih 29 Haziran 2009

RETEL sıf. (ar. retel). Esk. Hoşa giden, gönlü çeken. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETEL hakkında bilgi içermektedir.|

RETALHULEU

Tarih 29 Haziran 2009

RETALHULEU, Guatemala’da şehir; idare bölgesi merkezi, Büyük Okyanus’a hâkim volkanik kütlenin yamacında; 7 700 nüf.

— Retalhuleu idare bölgesi, 66 800 nüf. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETALHULEU hakkında bilgi içermektedir.|

REMAGEN

Tarih 29 Haziran 2009

REMAGEN, Almanya’da (Batı Almanya, Rheinland Pfalz) şehir, Ren kıyısında; 7 100 nüf.
Bağcılık merkezi. Roman ve gotik üslû­bunda kilise.

— Ask. tar. 7 Mart 1945′te müttefiklerin Remagen köprüsünü, Almanlar tahrip ede­meden işgal etmeleri, Ren’in sağ kıyısında­ki bölgede ilk köprübaşlarını kurmalarına imkân verdi.
Bk. REN SAVAŞI. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REMAGEN hakkında bilgi içermektedir.|

RETİNA

Tarih 29 Haziran 2009

RETİNA i. (lat. rete, ağ’dan retina). Anat. Gözün dibinde bulunan ve görme siniri tel­lerine bağlı sinir hücrelerinden oluşan ışı­ğa duyarlı zar. Eşanl. Ağ tabaka.

— Deneysel psikol. Retina (ağ tabaka) ay­kırılığı, aynı nesnenin retinadaki iki imajı arasındaki fark. (Deneğin bir gözü önüne konan dumanlı cam sayesinde sunî bir re­tina aykırılığı yaratmak mümkündür: buna Pulfrich olayı denir.)

— ANSİKL. Retina, dış yüzü damar taba­ka ile örtülü, saydam, ince bir zardır. Görme sinirinin yayılıp dağılmasından ve görme duyusu hücrelerinden meydana ge­lir. Görme siniri, göz küresinin arka kut­bunun biraz iç tarafından girer, gözün çe­şitli zarlarını deler ve işte ışığa duyarlı ol­mayan (kör nokta) bir kabarıklık meydana getirir. Gözün ön arka ekseni üzerinde (gör­me ekseni) sarı leke denilen bir çukur var­dır; burası retinanın ışığa en duyarlı kısmı­dır.

Retina, dıştan içe doğru şu üç tabakadan meydana gelir:
1. koniler ve çomaklar ta­bakası; koni ve çomak şeklindeki hücreler sadece şekil bakımından değil, görev ba­kımından da birbirinden farklıdır; meselâ çubukların ışık şiddetine veya miktarına, konilerin ise ışık dalga boyuna, yani renk­lere duyarlı olduğu sanılmaktadır. Çomak­lar ayrıca damar tabakadan gelen bir pig­ment ile kırmızıya boyalıdır; bu renk ışık­ta kaybolur, karanlıkta yeniden belirir;

2. iki kutuplu nöronlar tabakası; bu tabaka­dan çıkan dallar konilerle çomakların dip­lerini sarar; burada ayrıca görme hücre­leriyle duyu nöronlarını birbirine bağla­yan yatay nöronlar vardır;

3. çok kutuplu nöronlar tabakası; bunlar merkez duyu nöronlarıdır; aksonları görme sinirinin tellerini meydana getirir.
Retinada en sık görülen hastalıklar retinit, atrofi ve dekolmandır. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİNA hakkında bilgi içermektedir.|

RETİME veya RETME

Tarih 29 Haziran 2009

RETİME veya RETME i. (ar. retm’den re­lime veya retme). Esk. Bir şeyi unutmamak için parmağa bağlanan iplik. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİME veya RETME hakkında bilgi içermektedir.|

RETİKÜLOSİT

Tarih 29 Haziran 2009

RETİKÜLOSİT i. (fr. reticulocyte). Kan bil. Cresyl mavisiyle boyanınca ağ gibi gö­rünen alyuvar. (L)

RETİKÜLOZ i. (fr. reticulose). Patol. Bk. RETİKÜLOENDOTELYOZ.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİKÜLOSİT hakkında bilgi içermektedir.|

RETİKÜLOSARKOMATOZ

Tarih 29 Haziran 2009

RETİKÜLOSARKOMATOZ i. (fr. reticulosarcomatose). Patol. Birçok retikülosarkomun aynı zamanda belirmesi. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİKÜLOSARKOMATOZ hakkında bilgi içermektedir.|

RETİKÜLOSARKOM

Tarih 29 Haziran 2009

RETİKÜLOSARKOM i. (fr. reticulo-sar-come). Patol. Retiküloendotelyal sistemin herhangi bir yerinde meydana çıkan, atipik ağcık hücrelerinden oluşan tehlikeli ur. (En sık görüleni, kemik iliği retikülosarkomu veya Ewing sarkomudur. Lenf dü­ğümlerinde, dalakta bademcikte de retikü-losarkomlar olabilir.) [L]

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİKÜLOSARKOM hakkında bilgi içermektedir.|

RETİKÜLOPERİTONİT

Tarih 29 Haziran 2009

RETİKÜLOPERİTONİT i. (fr. reticuloperitonite). Vet. Travma retiküloperitoniti, ge­viş getiren hayvanlarda karınzarı ile bu zara bitişik damar ağının iltihaplanması; damar ağının yabancı bir cisim tarafından delinmesinden ileri gelir. Karin zarına sülfamit veya antibiyotik şırınga edilerek ya­pılan tıbbî tedavi başlangıçta etkili olabi­lir; başarısızlık halinde, yabancı cisim ameliyatla çıkarılmalıdır.) [L]

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİKÜLOPERİTONİT hakkında bilgi içermektedir.|

RETİKÜLOPATİ

Tarih 29 Haziran 2009

RETİKÜLOPATİ i. (fr. reticulopathie). Pa­tol. Retiküloendotelyal sistemin belirli bir noktada veya yaygın olarak bozukluk gös­termesi. Bk. RETİKÜLOENDOTELYOZ. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİKÜLOPATİ hakkında bilgi içermektedir.|

RETİKÜLOENDOTELYOZ

Tarih 29 Haziran 2009

RETİKÜLOENDOTELYOZ i. (fr. reticuloendotheliose). Patol. Retiküloendotelyal hüc­relerin, lokal bir ura sebep olmadan, mun­tazam ve az çok yaygın bir şekilde ço­ğalması.

— ANSiKL. Retiküloendotelyoz veya reti­küloz çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilir:
1. iltihap ve asalak hastalığı. Müzmin ade­nitlerde görülen lenf düğümü retikülozu, tifoda ince bağırsaktaki lenfoit oluşumlar­da görülen damar ağı hiperplazisi, aşıdan ileri gelen tehlikesiz, had lenfo, retiküloz v.b. bunlar arasındadır;
2. birikimli retiküloz. Hiperplazi, retikü­loendotelyal hücrelerde yağ birikmesinden ileri gelir: bunlar ailevî metabolizma has­talıklarıdır ve «dalak büyümesine yol açan genotipik dislipoidozlar» adı altında top­lanır;
3. Gaucher hastalığı;
4. Niemann-Pick hastalığı;
5. Hans Schüller – Chrîstian hastalığı. Re­tiküloendotelyal dokuda aşırı yağ (koleste­rol) birikimi kemik iliğinde önemlidir ve bu hastalığın en belirgin özelliğidir. Birikim en çok kafatasının tabanında yalancı urlar meydana getirir ve hipofize bağlı belirti­lere yol açar (şekersiz diyabet, eksoftalmi);
6. ortak retikülozlar. Hodgkin hastalığında olduğu gibi bîr kan hastalığıyle birlikte görülür;
7. ilkel retikülozlar. Habis veya had olur: Letterer-Siwe hastalığı, monositli Cazal re­tikülozu. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİKÜLOENDOTELYOZ hakkında bilgi içermektedir.|

RETİKÜLOENDOTELYAL

Tarih 29 Haziran 2009

RETİKÜLOENDOTELYAL sıf. (fr. reticuloendothelial). Dokubil. Damarlar, dalak, kemik iliği ve lenf düğümlerindeki endotelyal hücrelerden meydana gelen sisteme denir.

— ANSİKL. Retiküloendotelyal sistem, or­ganizmanın savunmasına yarayan fizyolo­jik bir sistemdir.

• Anatomik özellikleri: retiküloendotelyal sistem bir iplik ağı (reticulum) ile değişme gücünü kaybetmemiş yıldız şeklindeki hüc­relerden (ağsı hücreler) meydana gelir; bu hücrelerin değişerek başka dokulara dö­nüşme gücü embriyon hücrelerininkine ben­zer. Bunlar yutar hücrelere dönüşebilecek­leri gibi (fagositoz), kan hücrelerine de (eritropoiyez) dönüşebilirler.

• Rolü: 1° yutarlık ve koloidopeksi. İl­tihaplar sırasında, makrofajlar (yutar hüc­reler) ve her şekle girebilen dev hücreler, artıkları, yabancı cisimleri (akciğerin tepe kısmında lenf düğümleri antrakozu), yağlı maddelerdeki pigmentleri (ksantomatoz hüc­reler) soğurur, yok eder. Onun için, yağlı maddelerle, özellikle kolesterolle ilgili bazı metabolizma hastalıkları sırasında munta­zam ve aşırı bir retiküloz görülür; 2° al­yuvar üretme. Lenf düğümlerinde, kemik iliğinde normaldir; karaciğerdeki Kupffer hücrelerinde, damar endotelyumlarında (ba­zı erişkinlerde) embriyon hücresi tipindedir.

Retiküloendotelyal dokuda görülen urlara retikülosarkom denir. Retiküloendotelyal dokunun sistemli olarak çoğalması retiküloza ve retiküloendotelyoza sebep olur. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİKÜLOENDOTELYAL hakkında bilgi içermektedir.|

RETİKÜLİT

Tarih 29 Haziran 2009

RETİKÜLİT i. (fr. reticulite). Geviş geti­ren hayvanlarda rete mirabile’nm iltihaplanması. || Travmalı retikülit, rete mirabile çeperine giren yabancı bir cismin mey­dana getirdiği iltihap. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETİKÜLİT hakkında bilgi içermektedir.|

RETIKÜLİN

Tarih 29 Haziran 2009

RETIKÜLİN i. (fr. reticuline). Dokubil. Retiküloendotelyal sisteme has kolajen mad­de; gümüşlü bir madde emdirildiği zaman ince bir ağ (reticulum) gibi görünür. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETIKÜLİN hakkında bilgi içermektedir.|

Retgers kuralı

Tarih 29 Haziran 2009

Retgers kuralı, karmaşık bir kristalin öz­gül hacmi,

V= [a (V2 — V1) / 100] + V1

denklemindeki billurları meydana getiren karışımların Vı ve V2 özgül hacimleriyle bağlantılıdır (a ilk karışımın ağırlık yüzdesidir). [M]

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Retgers kuralı hakkında bilgi içermektedir.|

RETE TESTİS

Tarih 29 Haziran 2009

RETE TESTİS («erbezi iplik ağı» anlamın­da lat. k.). Erbezinin ön üst kısmındaki bir­biriyle ağızlaşmış borucuklardan meydana gelen ağı latince belirtir: Rete testis, götü­rücü kanallarla erbeziüstüne bağlanır. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETE TESTİS hakkında bilgi içermektedir.|

RETÇE

Tarih 29 Haziran 2009

RETÇE i. Leng. Eski tarihlerde Kuzey İtalya’da konuşulan ve hint-avrupa ailesin­den olmayan dil. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETÇE hakkında bilgi içermektedir.|

RETAİM

Tarih 29 Haziran 2009

RETAİM çoğl. i. (ar. retime’den retâ’im). Esk. Bir şeyi unutmamak için parmağa bağ­lanan iplikler. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RETAİM hakkında bilgi içermektedir.|

Retablo de Maese Pedro (EL)

Tarih 29 Haziran 2009

Retablo de Maese Pedro (EL), Manuel de Falla’nın oda operası (1922).

Prenses Polignac’ın bir siparişi üzerine Cervantes’in Don Kişot’unun bir bölümü ele alınarak meydana getirildi. 23 Mart 1923′te konser­de çalınan eser 23 haziran 1923′te de Pa­ris’te Polignac konağında özel bir gösteri­de temsil edildi. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Retablo de Maese Pedro (EL) hakkında bilgi içermektedir.|

RET veya RED

Tarih 29 Haziran 2009

RET veya RED i. (ar. redd). Bir şeyi al­mak veya yapmak istemediğini belirterek kabul etmeme, bir isteği geri çevirme: Kuvayi Milliyenin Yunanlılar karşısındaki cephesinin üç kilometre geriye alınması hakkında on beş gün evvel itilâf mümessilleri tarafından verilen notaya hükümet cevabı ret vermişti (Atatürk).

Bu teklifin üzerine Mahir, [...] birdenbire geri fırlayarak itiraz kabul etmez bir ret sesiyle:
—Bu teklifi tekrar etmeyiniz (H.R. Gürpınar). Düşünme­den red cevabı verdi. Bu akşam sofraya gitmeyecekti. Gidemeyecekti (H. Z. Uşaklıgil). || (Ailenin fertlerinden olan) Bir kim­seyle ilişkisini kesip sorumluluğunu üstün­den atma, varlığını tanımama, inkâr etme, aileden saymama: Evlâtlıktan ret. || Yalan­lama, çürütme.

— Esk. Redd-i cevap, cevap verme, karşı­lık verme. || Redd-i fıtık, kasık çıkığını ye­rine koyma. // Redd-i kelâm, bir söze kar­şılık verme, itiraz etme. || Redd-i selâm, selâma selâmla karşılık verme. || Redd ü kabul, yapıp yapmama.

— Binic. Atın bir engeli reddetmesi, ata engel aştırarak koştur ulurken, hayvanın en­gelin önüne gelince ansızın durması veya yanından geçmesi.
— Ed. Esk. Reddi matla, gazelde matla mısralarından birinin makta beytinde tekrar­lanması. || Reddi mısra, gazelde geçen mısralardan birisinin makta beytinde tekrar­lanması.

— Huk. Reddi hâkim, davaya bakan hâkimi kabul etmeyip onun yerine başka bir hâkim isteme. Bk. HÂKiM’in reddi. || Reddi mi­ras. Bk. MİRAS’ın reddi. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RET veya RED hakkında bilgi içermektedir.|

REŞT

Tarih 29 Haziran 2009

REŞT, İran’da Gilan eyaletinin merkezi. Bölgeye Custanîler (VIII. yy. sonu-X. yy. başı), Kengerîler (X. yy.-XI. yy. ortası) ve Salarîler (X. yy.) hâkim oldular.

Reşt idarî bölgesi, 1307-1476 yılları arasında komşu beylerden Fümen ve Lâhicân hâkimlerinin saldırılarına uğradı. Fumenlilerden Fümen İshakî bölgeyi bir süre yönetti. Fumenlilerin yerine Lâhicân sülâlesi (1506-1594) geçti. İran şahı Abbas’ın saldırıları üzerine Gilan’ın son bağımsız beyi olan Ahmed Şah, Ruslardan yardım istemek zorunda kaldı.

Fakat bu yardım yapılmadı. Gilan 1592′de iran’a bırakıldı. 1909′da İran şahına karşı yapılan bir isyanın merkezi oldu. 1920′de iki defa Ruslar tarafından işgal edildi; aynı yıl İran’a geri verildi. (M)

REŞÜDİDDÜN. Bk. vat vat.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞT hakkında bilgi içermektedir.|

REŞKÎN

Tarih 29 Haziran 2009

REŞKÎN sıf. (fars. reşk’den reşkîn). Esk. Kıskanç, kıskanan. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞKÎN hakkında bilgi içermektedir.|

REŞK

Tarih 29 Haziran 2009

REŞK i. (fars. reşk). Esk. Kıskanma, kıs­kançlık: Eflâki de, ecramı da inletse reva­dır // Ey reşk-î melâik, nagam-ı ruh-ne-vazın (Tevfik Fikret). || Reşk-âver, kıs­kançlık duygusunu uyandıran. || Reşk-en-daz, imrendiren. || Reşk-saz, gıpta ettiren. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞK hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİTA

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİTA, Romanya’da (Banat bölgesi) şe­hir, Retezat kütlesinin kıyısında;
46 000 nüf.

Romanya’nın, 1768′de kurulan, başlıca sa­nayi merkezlerinden biridir; yakınındaki maden kömürü yataklarından iyi cins kö­mürler, maden ocaklarından da demir ve manganez çıkarılır.
Şehir bugün önemli biı metalürji ve makine yapımı merkezidir (lo­komotifler, tarım âletleri v.b.). [L]

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİTA hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİT veya REŞİD

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİT veya REŞİD sıf. (ar. rüşd’den re­şid). Esk. Ergin (kimse). || Doğru yolu bu­lan. || Akıllıca hareket eden.

|| İ. Erkek adı. || Reşit olmak, rüştünü ispat etmek, ergin­leşmek: Yetmez mi çocukluktaki efsaneye hürmet // Hâlâ mı reşit olmadı, hâlâ mı bu ümmet? (M. Â. Ersoy). Beğenmedikten son­ra kendiniz onun yerine geçeceğiniz yerde, kendinize durmadan baba aramışsınız. Ya­ni reşit olamamışsınız (A. H. Tanpınar).

— Huk. Fiil ehliyetinin kazanılması için gerekli olan 18 yaşı doldurmuş veya mahke­me kararıyle yahut evlenmeyle rüştünü ka­zanmış olan kimse. Bk. Rüşt. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİT veya REŞİD hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİK

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİK sıf. (ar. reştk). Esk. Uzun boylu ve vücudu biçimli (erkek). [M]

REŞİH i. (ar. reşih). Esk. Ter. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİK hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİDÜDDİN Tabib (Fazlullah bin İmadüddevle)

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİDÜDDİN Tabib (Fazlullah bin İmadüddevle), ilhanlı tarihçisi ve devlet adamı (Hemedan 1248-Tebriz 1318).

Hekimlik ya­pan bir aileden geldiği ileri sürülür; milli­yeti kesinlikle bilinmiyor. Sonradan müslü­man olduğu söylenir. Hemedan’da tıp oku­du. Sonra Gazan Hanın hizmetine girdi. Onun büyük bir ilgi duyduğu tabiat bilim­leri konusunda, özellikle bitkiler üstünde çalıştı. Gazan Han için özel bir bitki ko­leksiyonu düzenledi.

Gazan Hanın veziri oldu. Şam seferine katıldı (1303). Reşidüddin, devlet işleri­ne çok karışmadı; daha çok bilimle, in­celeme ve araştırmalarla ilgilendi. Gazan Hanın isteği üzerine tarih eserleri yazmağa başladı. Bir ara Hindistan’da Del­hi hükümdarının yanına gitti; orada tıpla ilgili incelemeler yaparak ilâç yapı­mında kullanılan malzeme topladı.

Irak ve Anadolu’yu gezdi. Gittiği yerlerde ya­pılan bilimsel çalışmaları takip etti; tıp konusunda kendisinden önce gelenlerin eserlerini okudu. Bütün ömrünü, devlet iş­lerinin yanında, bilim çalışmalarına verert Reşidüddin’in daha çok tarih alanında ö-nemli ve kendinden sonra gelen tarihçiler için ana kaynak niteliği taşıyan eserleri vardır.

Reşidüddin, ayrıca, birçok hayır kurumu yaptırdı. Bunlar arasında devrin en büyük kütüphanesinin de içinde bulunduğu Rab-i Reşîdî kurumları önemlidir. Bir mahalle niteliği taşıyan Rab-i Reşîdî’de dârüşşifa, medrese, kervansaraylar, hamamlar, kumaş ve kâğıt yapımevleri vardır. Reşidüddin tıp, tarih, medeniyet tarihi, siyaset, devlet ida­resi, felsefe ve din konularında eserler yaz­dı. Bir ara çin medeniyeti ve dinleri üstün­de çalıştı. Bazı çinli rahiplerle ilişkiler kur­du. Kendinden önce gelen bilginlerin, özel­likle Birûnî’nin Hindistan tarihi ve İnançlarıyle ilgili yazılarını Farsçaya çevirdi.

Çin’deki basım işleri, inançlar, dil, musiki, kâğıt para işlerini anlatan yazılar yazdı. Türkler ile Moğolların uygulamalı ve teorik tıpla ilgili bilgilerini biraraya topladı. So­nunda Olcayto’yu (Sultan Mehmed Huda-bende) zehirlediği ileri sürülerek oğluyle birlikte Emir Çoban tarafından öldürtüldü.

Başlıca eserleri: Cami-üt-Tevarih (Tarih­ler Derlemesi); Âsâr-u Ahya (Eserler ve Diriler); Tansuk-name-i İlhanı der Fünûn-i Ulûm-i Hitaî (Çin Bilimlerinin Fen-leri Hakkında İlhanlı Tansuknamesi) [Vangi-Suku adlı bir çinli bilginden tercüme]; Kitab-ı Siyaset ü tedbir-i Mülk-i Hıtaiyan (Çin Ülkelerinin Tedbirleri ve Siyaseti Ki­tabı) ; Şuab-ı Pençgâne (Beşli Şubeler); Miftah-üt-Tefsir (Tefsir Anahtarı); Tavzi-hat-ı Reşidi (Reşid’in Açıklamaları), Le-taif-ül-Hakayık (Gerçeklerin Hoşa Giden­leri); Beyan-ül-Hakayık (Gerçeklerin Anla­tılması); Münşeât-i Reşidi (Reşid’in Nesir Yazıları). [M]

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİDÜDDİN Tabib (Fazlullah bin İmadüddevle) hakkında bilgi içermektedir.|

Reşid taşı

Tarih 29 Haziran 2009

Reşid taşı. Arkeol. Nil kıyısında bulunan, üzeri yazılı siyah bir taş.

Napolyon’un su­baylarından biri tarafından bulundu (1799). İngilizler İskenderiye’ye girince (1801) bu taşı alarak British museum’a götürdüler. Taşın üstündeki yazılar hiyeroglif, demotikos ve yunancadır. Yazılar, sonradan üç bilgin tarafından (Weston, yunanca; Skerbold, demotik; Thomas Young, hiyeroglif) okundu. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Reşid taşı hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD RIZA

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD RIZA, müslüman reformcu (Trabulusşam yakınları, Lübnan 1865-öl. 1935).

Tasavvuf etkisinde kaldı, Salafiya hareketi­ni başlattı ve eski islâm geleneğini savun­du. Kahire’de büyük islâm dergisi al-Manâr’ı (Fener) [1898] yayımladı. Osmanlıla­ra karşı ayaklanan milliyetçi arapların da­vasını benimsedi ve Faysal I’in Suriye kra­lı olduğunu (1920) ilân eden kongreye başkanlık etti.
İslâmlığın modern dünyaya ayak uydurmasını istiyordu (bilgili din adamlarınm yetiştirilmesi, çokevliliğin ya­saklanması, kadınlara medenî hakların ta­nınması). Devlet yönetimi, Reşid Rıza’ya göre, din adamlarından meydana gelen bir danışma meclisine ve sünnî halifeliğe da­yanmalıdır. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD RIZA hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD PAŞA Darbhor

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD PAŞA Darbhor, türk kumandanı (öl. İstanbul 1868). Sarayda yetişti.
Asakiri Mansure-i Muhammediye ordusunda subay oldu.

Revandizli Mehmed Paşa isyanını bastırdığı için ferik lütbesini aldı. 1842′de müşir oldu. Aynı yıl seraskerlik kaldırıla­rak yerine Mansure Müşirliği kuruldu ve Darbhor Reşid Paşa ilk mansure müşiri oldu. Daha sonra üç defa İstanbul’da Has­sa ordusu müşirliğine getirildi. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD PAŞA Darbhor hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD PAŞA (Şerif Ahmed)

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD PAŞA (Şerif Ahmed), türk hukuk­çusu, idarecisi ve şairi (İstanbul 1858-ay.y. 1918).

Edirne rüştiyesini ve Hukuk mekte­bini bitirdi. Çeşitli görevlerde bulunduk­tan sonra Şûrayı Devlet üyeliğine yükseldi (1895). Aynı yıl Rumeli beylerbeyliği payesiyle Halep vali muavini oldu.
Adana vali muavinliği, vekâleten Mersin mutasarrıflığı görevlerinde bulundu.
Hicaz valisi oldu (1911). İttihat ve Terakkinin ikinci defa iktidarı almasından sonra (23 ocak 1913) azledildi.

Eserleri: Hukuku Ti­caret (8 cilt); Ruhül Mecelle (Mecellenin Özü) [8 cilt];
Dini Mübini İslâm (Islâmın Apaçık Dini) [5 cilt]; imamıazamın Siyasi Tercümei Hali. (M)

RESİD PASA Büyük. Bk. MUSTAFA REŞİD PAŞA.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD PAŞA (Şerif Ahmed) hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD MUSTAFA EFENDİ Köse

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD MUSTAFA EFENDİ Köse, Kethü-da, türk devlet adamı (öl. istanbul 1819).

Hâcegân rütbesiyle İstanbul mukataacısı (1768), kethüda kâtibi, maliye tezkirecisi, sürat topçuları nazırı yeniçeri kâtibi (1787), sadaret kethüdası (1791), rikâbı hümayun kethüdası, tophane ve toparabacıları nazırı (1792), iradı cedit hazinesi defterdarı (1794), şıkkı evvel defterdarı (1799, 1805), rikâbı hümayun reisülküttabı (1800), tersane emi­ni (1806), Akdeniz boğazı (Çanakkale boğa­zı) nazırı (1807), nişancı (1810), darphane nazırı (1811) oldu. (M)

RESİD PASA (Mehmed). Bk. MEHMED PAŞA (Reşid).

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD MUSTAFA EFENDİ Köse hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD MEVLÂ BİN ŞERİF

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD MEVLÂ BİN ŞERİF, Ali soyundan gelen Fas sultanı (1630-1672). Şerifler dev­letinde saltanat süren sülâlenin gerçek ku­rucusudur.

Güney Fas’ta, Tafilalt’ta doğ­du. Ataları olan Sicilmase’deki Hasanî Şurefa burada parlak bir zaviye kurdular ve zamanla önem kazandılar. Etkileri Sadi’­ler soyunun çöküşü üzerine daha da arttı. Bunun üzerine Tafilalt şerifleri (Şurefa), kısa sürede, kuzeydeki geniş sahayı ele ge­çirdiler. Zaviye yöneticisinin büyük oğlu olan Mevlâ Muhammed 1640′ta aynı si­yasî amaçlarla hareket eden Tazarvalt’ta İlig zaviyesi murabıtı Ali Ebu Hassun’u yendi, hükümdar oldu. Genellikle Do­ğu Fas’ta hâkimiyet kurdu. 1653′te babası Mevlâ Şerifin ölümü üzerine Mevlâ Reşid, kardeşine güvenemedi, zaviyesini terk etti. önce, rakip olan Dila zaviyesine, sonra Azru’ya ve Fas’a gitti. Doğu Fas’ta çok sa­yıda taraftar buldu.

Beni Snassen kabile­sinden iyi kabul gördü. Dâr İbni Meşal’da zengin bir yahudiyi öldürerek emlâkine el-koydu. Çevredeki halka kuvvetli etkisi ol­du. 1664′te büyük Angad kabilesinin idaresini aldı. Vacda’da gerçek hükümdar olarak yaşamağa başladı. Kardeşi Muhammed Re­şid ile yaptığı savaşta kardeşi ölünce, onun kalan kuvvetleri kendi tarafına geçti. Böylece kolayca Taze’yi ele geçirdi. Fas’ı tehdit etti, aile yurdu olan Tafilalt’ı takvi­ye etti. Fransızlar ve İngilizlere ticaret ser­bestliği veren Rif hâkiminin elinden, bu li­manı ele geçirdi.

Reşid, henüz hâkimiyetini tanımayan Kuzey Fas’ın merkezi Fas şehri­ne karşı da harekete geçti. Kuşatılan şehir 1666 haziranında alındı. Şehrin hâkimi Dureydî kaçtı. Reşid, şehrin ilerigelenlerine karşı şiddetli davrandı. Halk kendisini sul­tan olarak tanıdı. Sonra hâkimiyetini batı ve güneye doğru genişletmeğe başladı. Kasrül Kebir, Meknes ve Tetuan’ı ele geçirdi. 1668′de Batnül Rumman yakınında, Dila za­viyesi şeyhi Muhammed Hacc’ı yendi. Böl­gesini tahrip etti. Aynı yıl Marakeş’i ele ge­çirdi. 1670′te Sus’a bir sefer yaptı. Tarudant ile llig kaleleri de alındı. Fas’a dönüşünde bütün Fas’ın hâkimi olarak kar­şılandı. Yeğenlerinden biri taht üstünde hak ileri sürdüğü için 1671′de Marakeş’e gitti. Bu şehirde bir kaza sonucu öldü. Marakeş’te gömüldü, sonra mezarı Fas’a nakledildi.

Yerine kardeşi Mevlâ İsmail geçti. Mevlâ Reşid, kısa süren hükümdarlığı sırasında büyük başarılar kazandı. Yaptırdığı önemli eserleri içinde, Urgancılar medresesi, Re­sif köprüsü, Fas’ın yakınmda Vadi Sebu üzerindeki 9 kemerli köprü vardır. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD MEVLÂ BİN ŞERİF hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİDİYE

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİDİYE sıf. (ar. reşid’den reştdiyye). Esk. Reşit olanla, rüştünü ispat etmiş bu­lunanla ilgili.
♦ İ. Mutf. Esk. Şeker ve nişasta ile yapılan bir tatlı. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİDİYE hakkında bilgi içermektedir.|

RESİD GALİP

Tarih 29 Haziran 2009

RESİD GALİP, türk devlet adamı (Ro­dos 1897 – istanbul 1934). Mahkeme reisi Mehmed Galip Beyin oğlu.

İlköğrenimi­ni Rodos’ta yaptı, izmir idadisini ve İstan­bul Tıp fakültesini bitirdi (1917). öğrenciy­ken Balkan savaşlarına ve Birinci Dünya sa­vaşına gönüllü olarak katıldı. Tıp fakültesi Seririyatı (kliniği) asistanlığında, Darüley tam hekimliğinde bulundu. O günlerdeki Türkçülük akımını benimsedi. Birinci Dün­ya savaşının bitmesine yakın IV. Ordu Hıfzıssıhha müessesesine (Şam) gönderildi. Mütareke olunca İstanbul’a döndü. Köylerde hekimlik yapmak için Anaodlu’ya geçti (1919). Kütahya çevresinde Müdafaai Hukuk cemiyetinin kurulması için çalıştı.

Kütahya işgale uğrayınca Denizli’ye giderek burada Kızılay hekimliği yaptı. Ankara’ya gelerek Sıhhiye vekâleti umumî hıfzıssıhha muavini oldu (1922). Kurtuluş savaşından sonra, res­mî görevinden ayrılarak özel hekimlik yap­mağa ve Türk ocağı gibi sosyal dernekler­de çalışmağa başladı. Muhtelit Mübadele komisyonuna türk delegesi seçildi (1925). Aynı yıl Aydın milletvekili olarak T.B.M. M.’ye girdi. Şeyh Sait isyanından sonra ku­rulan Şark İstiklâl mahkemesi üyeliğine ge­tirildi. Maarif vekili oldu (1932). Bir yıl ka­dar bu görevde kaldı. Bir süre Türk Tarihi ve Türk Dil kurumlarında çalıştı. CHP Ge­nel İdare kurulu üyesiydi. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESİD GALİP hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD EFENDİ Ayıntaplı

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD EFENDİ Ayıntaplı, türk şairi (öl. 1834). Anteplidir.

Bağdat valisi Ali Rıza Paşanın kâtipliğinde bulundu. Divan şiiri türünde yazdığı gazellerinin toplandığı Divançe’si vardır. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD EFENDİ Ayıntaplı hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD BEY Şahingiray (Mehmed)

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD BEY Şahingiray (Mehmed), türk siyaset adamı (Kafkasya 1872-Istanbul 1919).

Beşiktaş Askerî rüştiyesi ve Kuleli idadi­sini bitirdi. Askerî tıbbiyeye girdi, hekim yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu (1894). Hay­darpaşa hastahanesinde alman profesörü Döring’in yardımcılığını yaptı (1894-1897). Bu süre içinde onunla birlikte Kastamonu’­ya giderek frengi üstünde inceleme ve çalış­malarda bulundu. Dönüşünde İttihat ve Te­rakki cemiyeti ilerigelenlerinden olduğu jur­nal edildi; rütbeleri geri alındı ve Trablusgarp’a sürüldü. Burada hekim olarak uzun süre çalıştı (1897-1908).

İkinci Meşru­tiyetten sonra İstanbul’a döndü. Askerlik­ten istifa etti. İstanköy kaymakamlığı (1909), Humus, Kozan, Rize, Karesi mutasarrıflığı yaptı (1910-1914). Diyarbakır, Basra ve Musul valiliklerinde bulundu (1914-1915). Son görevi Ankara valiliğiydi (1915-1917). Mond­ros mütakeresinden sonra Ermeni tehciri meselesiyle ilgili görülerek tutuklandı, iki ay sonra kaçtı. Yakalanacağını anlayınca inti­har etti. (M)

REŞİD EFENDİ. Bk. ahmed reşid efen­di.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD BEY Şahingiray (Mehmed) hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD ALİ

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD ALİ, ıraklı siyaset adamı (doğ. Bağ­dat 1892). Irak tahtında hak iddia edecek durumda bulunan mezopotamyalı büyük bir sünnî ailenin çocuğudur.

Türkiye’de hukuk okudu; Irak’ta avukat oldu. Ceza mevzuatı üstüne pek çok inceleme yayımladı. Başba­kanlığa getirildi; İtalya ile diplomatik iliş­kilerin kesilmesine taraftar olmadığından is­tifa etti (30 ocak 1941). Ordunun yardımıyle bir hükümet darbesi yaparak 3 nisanda ye­niden iktidara geçti. Almanya’nın desteğiy­le 1930′da Irak ile İngiltere arasında ya­pılmış olan antlaşmanın şartlarını uygula­madı ve İngilizler tarafından Basra körfeziyle Akdeniz arasında kurulmuş olan ulaşı­mı kesme çarelerini araştırdı.

İngilizlerin müdahalesiyle ülkesinden çıkarılınca (30 mayıs) Cidde’ye sığındı. Abdülaziz İbni Suud, Reşid Ali’ye önemli görevler verdi. 1958 Irak ihtilâlinde geçici bir rol oynadı. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD ALİ hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD AKİF PAŞA (Mustafa Salih)

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD AKİF PAŞA (Mustafa Salih), türk devlet adamı (Yanya 1863 – İstanbul 1920).

Şûrayı Devlet başkanlarından vezir Mehmed Âkif Paşanın oğlu. Bir süre Ga­latasaray’da okudu. Arapça, Fransızca ve Farsça öğrendi.

Âmedî kalemine me­mur oldu (1883). Şûrayı Devlet üyeliğine (1895), Mülkiye dairesi azalığına tayin edil­di. Sivas valiliğine (1902), İkinci Meşruti­yetin ilânı (1908) üzerine dahiliye nazırlığı­na getirildi. Hastalığı dolayısıyle bu göre­ve başlayamadı; istifa etti. Ayan azası (1909) ve Şûrayı Devlet reisi (1918) oldu. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD AKİF PAŞA (Mustafa Salih) hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD, esk. Rosette, Mısır’da, Nil’in Reşid kolunun batı kıyısında şehir.

Reşid’de 750′de sonuç vermeyen bir kıptî isyanı oldu. Reşid valisi Ali Paşa şehrin eski am­barlarını ve hanlarını onarttı, yenilerini yap­tırdı, limanı çamurdan temizletti. 1517′de Türklerin Mısır’ı fethinden ve iskenderi­ye’nin Avrupa ile ticaretinin azalmasından sonra Reşid, İstanbul ve Ege denizi kıyı­larındaki türk ülkeleriyle yapılan deniz ti­caretinin merkezi oldu.

Mehmed Ali Paşa devrinde İskenderiye ile Nil nehri arasın­da Mahmudiye kanalının açılmasından sonra ticarî bakımdan önemini kaybetti. Buna karşılık bitkisel yağ imalâthaneleri, doku­ma fabrikaları açıldı ve bir balıkçılık şehri haline geldi. 1907′de nüfusu 16 660 idi. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD hakkında bilgi içermektedir.|

REŞİD

Tarih 29 Haziran 2009

REŞİD, Mısır’da liman, Aşağı Mısır’da (Buhayre ili), Nil’in batı kolunun ağzın­da; 32 800 nüf.

İskenderiye’nin öneminin artması sonucunda işlekliği azalan liman ve şehir gerilemektedir. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞİD hakkında bilgi içermektedir.|

REŞHA

Tarih 29 Haziran 2009

REŞHA i. (ar. reşha). Esk. Sızıntı. || Reşha-feşan (veya reşha-paş), damla saçan: Ey şiir-i terim eskim ile hem-cereyan ol // Sinemdeki nirah-ı gama reşha-feşan ol (Mual­lim Naci). || Reşha-riz, damla döken. || Reşha-yab, sızıntı yapan: Tef-i Hayat -bahş-i âfitaba karşı bî-sebat // Erir, akar, onunla resha-yab-ı feyz olur türab (Tev­fik Fikret).

— Tıp. Esk. Sızıntı, akıntı. (M)

REŞİD sıf. Bk. reşit.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞHA hakkında bilgi içermektedir.|

RESF

Tarih 29 Haziran 2009

RESF i. (ar. resf). Esk. Suyu emerek içme. (M)

REŞH i. (ar. reşh). Esk. Sızıntı, sızma. (Bk. REŞHA.) || Terleme. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESF hakkında bilgi içermektedir.|

REŞETNİKOV (Fyodor Mihayloviç)

Tarih 29 Haziran 2009

REŞETNİKOV (Fyodor Mihayloviç), rus yazarı (Yekaterinburg [bugün Sverdlovsk] 1841 – Petersburg 1871).

Romanlarında, katı bir gerçekçilikle rus maden ocağı işçilerinin ve köylülerinin hayatını (Podlipovtsıy [Podlipnaya Halkı], 1864) anlattı ve kadın hak­ları üstünde durdu (Gde Luçşe? [En Ra­hat Yer Nerede?], 1868).
Diğer eserleri: Gornoraboçiye (Maden İşçileri) [1866], Glumovıy (Glumov’lar), Svoy Hleb (öz Ek­meğimiz) [1870]. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞETNİKOV (Fyodor Mihayloviç) hakkında bilgi içermektedir.|

REŞETAR (Milan)

Tarih 29 Haziran 2009

REŞETAR (Milan), sırp-hırvat asıllı islav dilleri uzmanı (Dubrovnik, Dalmaçya 1860-Floransa 1942).

Viyana üniversitesi islav filolojisi bölümünde ders verdi; Birinci Dün­ya savaşından sonra Zagrep üniversitesine geçti. 1928′de Floransa’ya yerleşti. Dalmaç­ya ve özellikle Dubrovnik bölgesinin dilbi­lim, edebiyat ve kültürü üzerine çalışma­lar yaptı.

Eserleri: Die Metrik Gundulic’s (Gunduliç’in Vezni) [Archelogie für Slavische Philologie, XXV'de (İslav Filolojisi Arkeolojisi)]; Die Ragusanischen Urkunden des XIU-XIV Jahrhunderts (XIII.-XIV. yy. Dubrovnik Belgeleri) [aynı seride, XVI-XVII]; Die Serbokroatische Betonung, Süd-westlicher Mundarten (Sırpça’da Vurgu, Güneybatı Lehçeleri) [1900]; Der Ştokavische Dialekt (Ştokav Lehçesi) [1911]; Duprowacka Numizmatika (Split Nümismatiği) [1924 - 1925] v.b. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞETAR (Milan) hakkında bilgi içermektedir.|

REŞEN

Tarih 29 Haziran 2009

REŞEN i. (ar. receb, şa’bân’ın baş harfleri ve ramazân ayının son harfinden resen). Takvim. Hicrî (kamerî) aylardan recep, şaban ve ramazan aylarının üçüne birden verilen ad.

— Teşk. tar. Resen mevacibi, kapıkulu as­kerlerinin recep, şaban ve ramazan ayları­na ait ulufesi. (m)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞEN hakkında bilgi içermektedir.|

REŞEHAT

Tarih 29 Haziran 2009

REŞEHAT çoğl. i. (ar. reşha’dan reşehât). Esk. Damlalar, damla damla sızıntılar: Kı­rıldı işte bugün bir rakik kâse gibi // O taşla mahfazayı hatırat-ı mâsumen // Döküldü hep reşehat-ı masumen (Tevfik Fikret). // Reşehat-ı kalem («kalem damlaları»), dü­şünce ürünleri, yazılar. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞEHAT hakkında bilgi içermektedir.|

REŞAT

Tarih 29 Haziran 2009

REŞAT i. (Sultan Reşad’ın. adından). Nümism. Sultan Mehmed V Reşad için bas­tırılan altın. (M)

REŞAT ENİS. Bk. aygen (Reşat Enis).

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞAT hakkında bilgi içermektedir.|

REŞAT veya REŞAD

Tarih 29 Haziran 2009

REŞAT veya REŞAD i. (ar. reşad). Esk. Doğru yolda, hak yolunda yürüme. || Er­kek adı. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞAT veya REŞAD hakkında bilgi içermektedir.|

REŞAŞ ve REŞAŞE

Tarih 29 Haziran 2009

REŞAŞ ve REŞAŞE i. (ar. reşş’ten reşâş ve reşaşe). Esk. Yağmur çisentisi: İsterim bir hudutsuz derya// Olsun âlâmına reşaşe nisar (Cenab Şahabeddin). || Reşaşe-pâş, serpinti saçan. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞAŞ ve REŞAŞE hakkında bilgi içermektedir.|

REŞAN çayı

Tarih 29 Haziran 2009

REŞAN çayı, Dicle ırmağının önemli kol­larından olan Botan çayına sağdan karışan küçük çay. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞAN çayı hakkında bilgi içermektedir.|

REŞAKAT

Tarih 29 Haziran 2009

REŞAKAT i. (ar. reşâkat). Esk. [Bel için] İncelik. || Davranış ve hareketlerdeki ince­lik. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞAKAT hakkında bilgi içermektedir.|

REŞAD PAŞA Kayazade

Tarih 29 Haziran 2009

REŞAD PAŞA Kayazade, türk devlet adamı (İstanbul 1844-ay.y. 1902). Yozgat mu­tasarrıfı Kayazade İskender Beyin oğlu.

Namık Kemal ve Ziya Paşa ile birleşerek Jön Türkler cemiyetine girdi. Bir süre son­ra Fransa’ya kaçtı. Birinci Meşrutiyetin ilâ­nından (1876) sonra Türkiye’ye döndü. Bazı idarî görevlerde bulundu. Rumeli beylerbeyi payesini aldı. Kudüs mutasarrıfı tayin edil­di (1889). Uzun süre orada kaldı; azledile­rek İstanbul’a geldi (1899). [M]

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞAD PAŞA Kayazade hakkında bilgi içermektedir.|

REŞAD PAŞA (Ahmed)

Tarih 29 Haziran 2009

REŞAD PAŞA (Ahmed), türk devlet ada­mı (istanbul 1848-ay.y. 1927). llköğreniminden sonra Dârülmaarifi bitirdi.

Bir süre Mahreci Aklama devam etti. Maliye’ye kâ­tip (1866), Maliye nazırı (1899), vezir (1900) oldu. Maliye nazırlığında altı yıl kaldı. Reşad Paşa, damadıyle birlikte ölen kızı Suat Hanım adına Erenköy’de tren yolu üs­tünde bir cami yaptırdı. Bu semt, günü­müzde «Suadiye» adiyle bilinir. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞAD PAŞA (Ahmed) hakkında bilgi içermektedir.|

REŞADİYE

Tarih 29 Haziran 2009

REŞADİYE, Doğu Anadolu bölgesinde (Yu­karı Murat-Van bölümü, Bitlis ili Tatvan ilçesi) bucak; 11 072 nüf. (1965); 24 köy.

— Bucak merkezi (Yelkenci köyü), 480 nüf. (1965). Van gölünün güney kıyısında. Tatvan-Van yoluna 1 km’lik bağlantısı vardır. (M)

REŞADİYE. Coğ. Bk. yeniçağa.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞADİYE hakkında bilgi içermektedir.|

REŞADİYE

Tarih 29 Haziran 2009

REŞADİYE, Karadeniz bölgesinde (Orta Karadeniz bölümü, Tokat ili) ilçe merkezi kasaba; 7 119 nüfi (1970).

Kelkit ırmağının sağ kıyısında; yüksl. 480 m. İl merkezine uzaklığı 110 km’dir. Kelkit vadisini boylayan Suşehri-Niksar Erbaa yolu kasabanın 1 km güneyinden geçer.

— Reşadiye ilçesi 1 482 km2, 61 686 nüf. (1970), merkez ve Bereketli bucakları; 105 köy. Tahıl ekimi ve sebzeci­lik. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞADİYE hakkında bilgi içermektedir.|

REŞAD (Ahmed Faik)

Tarih 29 Haziran 2009

REŞAD (Ahmed Faik), türk yazarı ve ta­rihçisi (istanbul 1851-ay.y. 1914).

İstanbul’da Valide rüştiyesinde okudu, Babı Seras­kerî Muhasebe kaleminde görev aldı. Di­vanı Hümayun, Hariciye Mektubî kalemle­rinde çalıştı. Takvim-i Vekayi gazetesinde başyazarlık yaptı. Diyarbakır maarif müdü­rü oldu, aynı görevle Van ve Yanya’da bu­lundu; istanbul’a döndü, ikinci Meşrutiyet ilân edilinceye kadar Takvim-i Vekayi gaze­tesinde müdürlük yaptı; öğretmenlikten emekliye ayrıldı.

Eserleri: Tarih-i Edebiyatı Osmaniye (Osmanlı Edebiyatı Tarihi); Eslâf (Geçmişte Yaşayanlar); Güldeste (Anto­loji); Hazine-i Müntehabat (Antoloji Hazi­nesi); Gencine-i Letaif (Latifeler Hazinesi); Muhtasar ve Musavver Tarih-i Osmanî (Re­simli Osmanlı Tarihi özeti); Sergüzeşt-i Aristonotis (Aristonautis’in Başından Geçen­ler). [M]

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞAD (Ahmed Faik) hakkında bilgi içermektedir.|

REŞABİLER

Tarih 29 Haziran 2009

REŞABİLER, Tevratta adı geçen bir halk topluluğunun fertleri. Kenan ülkesinden olan Reşabiler, ibranîlerin Filistin’e yerleş­mesi sırasında İbranîlere katıldılar.

Yehova kültünü kabul ettiler. Geleneklerini muhafaza etmek ve kendilerini, Baal di­ninden vaz geçirip teşkilâtlandırmış olan Yehonadab’ın buyruklarına uymak için gö­çebe yaşar, üzüm yetiştirmez, şarap iç­mez, çiftçilik yapmazlar ve çadırda yasar­lardı. (L)

REŞAD i. Bk. reşat.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞABİLER hakkında bilgi içermektedir.|

REŞ

Tarih 29 Haziran 2009

REŞ i. (ar. reşş). Esk. Serpme. || [Su için] Serpilme. || Yağmur çisentisi. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REŞ hakkında bilgi içermektedir.|

RESZKE (Jean de)

Tarih 29 Haziran 2009

RESZKE (Jean de), polca Jan Mieczyslaw, polonyalı opera şarkıcısı (Varşova 1850-Nice 1925), Edouard de Reszke’nin kar­deşi.

İtalya’da Ciaffei ve Colognid’en mü­zik dersi aldı ve ilk defa 1874′te Venedik’te, La Favorita operasındaki Alfonso rolüyle sahneye çıktı. Daha sonra Londra ve Paris sahnelerinde şarkı söyledi. 1876′ya kadar hep bariton rollerine çıktı. Aynı yıl, bir süre için sahneden çekildi ve 1880′de tenor ola­rak Madrid’de Robert le Diable (Şeytan Robert) operasındaki rolüyle yeniden sahne­ye döndü.
Bunun ardından, Paris’te Massenet’nin Herodiade’ındaki Jean rolünü ya­rattı, 1885-1890 arasında Paris operasında bulundu. 1893-1899 Arasında sürekli olarak New York’taki Metropolitan Opera House’da çalıştı, Siegfried başta olmak üzere, Wagner’in birçok operasında başrolleri can­landırdı. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESZKE (Jean de) hakkında bilgi içermektedir.|

RESZKE (Edouard de)

Tarih 29 Haziran 2009

RESZKE (Edouard de), polonyalı opera şarkıcısı (Varşova 1855-Garnek 1915).

Proskao Ziraat kolejinde okudu. 1876′da Paris’­te Theâtre İtaliend’e, daha sonra Avrupa ve Amerika’nın büyük şehirlerinde sahneye çıktı. Torino’da Alfredo Catalini’nin Edda operasındaki kral rolünü ve Filippo Marehetti’nin Don Giovanni d’Austria’sındaki Carlo V rolünü yarattı, özellikle Faust’taki Mephistopheles, Romeo ve Jülyet’teki Frere Laurent ve Wagner’in operalarmdaki Hans Sachs, Wotan ve kral Mark rollerinde ba­şarı kazandı. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESZKE (Edouard de) hakkında bilgi içermektedir.|

RESYE

Tarih 29 Haziran 2009

RESYE i. (ar. resye). Tıp. Esk. Romatizma. || Resyei adaliye, adale romatizması. || Resyei cenbiye, zatülcenp. || Resyei mafşaliye, mafsal romatizması. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESYE hakkında bilgi içermektedir.|

RESY

Tarih 29 Haziran 2009

RESY i. (ar. resy). Esk. Ağıt. // Ağıt oku­ma. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESY hakkında bilgi içermektedir.|

RE’SÜLMAL

Tarih 29 Haziran 2009

RE’SÜLMAL blş. i.(ar. re>s, baş ve maldan taml. re’s-ül-mal).
Esk. Anamal. (M)

RESVE. Bk. rezve.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RE’SÜLMAL hakkında bilgi içermektedir.|

RESÜLAYN

Tarih 29 Haziran 2009

RESÜLAYN, Suriye’nin Türkiye sınırı üze­rinde, Habur çayı kıyısında küçük bir şe­hir.

Şehrin, türk topraklarında kalan kesimi­ne de önceleri bu ad veriliyordu. Sonra Ceylanpınar denildi; şehrin «pınar başı» an­lamına gelen adı Asurlular devrinden kal­mıştır (Riş Ayna). Bu ad Süryanîceye de Reş Ayna şeklinde geçti, Roma-Bizans hâ­kimiyeti sırasında da Resaina şeklini aldı. Burada Habur çayının önemli kaynakları vardır ve bu çay, aşağılara doğru, yazın kurumayan bir akarsu halini alır. XVI. yy. başlarında osmanlı hâkimiyetine geçen Re­sülayn, Zor sancağına bağlı bir ilçenin mer­keziydi.

Birinci Dünya savaşından sonra şehrin, demiryolunun 7,5 m güneyinde ka­lan kesimi Suriye’ye geçti. Resülayn’ın gü­neybatısında Tel Halef harabelerine rastla­nır. M.V. Oppenheim burada kazılar yapa­rak Kapara sarayını meydana çıkardı. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESÜLAYN hakkında bilgi içermektedir.|

RESULÎLER

Tarih 29 Haziran 2009

RESULÎLER, Yemen’de 1231 ile 1454 yıl­ları arasında hüküm süren hanedan.

Kay­naklara göre Resulîler, Yemen’e, Salâhaddin Eyyubî’nin kardeşi Turan Şah ile birlik­te geldiler (1174). — muhammed bin ha­run, Resulî hanedanının kurucusudur. Bir Türkmen olan Muhammed bin Harun, Ab­basîler devrinde aşiretiyle Bağdat’a gelerek halifenin hizmetine girdi. Abbasî halifeleri, Muhammed’i birkaç kere elçi olarak Şam ve Mısır’a gönderdiler; zamanla Muhammed’in gerçek adı unutularak Resul («elçi») diye anılmağa başlandı. Sonra, Bağdat’ta çıkan bir ayaklanma üzerine Resul, bütün aşire­tiyle Mısır’a göçtü. O dönemde Mısır’ı yönetimi altında bulunduran Salâhaddin Eyyubî bu türkmen reisine özel bir ilgi gösterdi.

Kardeşi Turan Şah ile birlikte Resul’ü ve üç oğlunu Yemen’e gönder­di. Resulîler, Yemen’de Eyyubîlerin hiz­metinde resmî görevlerin başına getirildi­ler (1174); —nureddin ömer (öl. 1250), Ali bin Resul’un oğlu. Eyyubî hanedanının son hükümdarı olan Salâhaddin Yusuf Ye­men’den ayrılınca, Yemen valisi oldu (1227). Salâhaddin Yusuf’un Mısır’a gider­ken ölmesi üzerine Nureddin Ömer ba­ğımsızlığını ilân etti ve Zebid’i kendisi­ne başkent yaptı. Sana, Taizz, Kevkebân yaylalarını ve Mekke’yi aldı (1241). Bu arada yönetimi ele geçirmek isteyen ye­ğeni Esedüddin ile savaştı; — muzaffer yusuf (öl. 1295), Ömer’in oğlu. Babasının Cened’de öldürülmesi üzerine (1250) başa geçti. Muzaffer Yusuf, tahta geçtikten son­ra birkaç yıl kendi yakınlarıyle ve Kölemenlerle uğraşmak zorunda kaldı.

So­nunda ülke içinde düzeni sağladı; — eş­ref ömer (öl. 1297), babası Muzaffer Yu­suf’un yerine geçti (1295); —davud (öl. 1300), Eşref Ömer’in kardeşi. Zamanında ayaklanmalar başladı. Davud, isyanları bas­tırdı; Karmatîlere karşı yaptığı savaşı ka­zandı (1298). Mısır’ı örnek alarak ordusunu yeniden düzenledi; —seyfeddİn ali (öl. 1363), Davud’un oğlu. Babasının yerine geçti (1321). Seyfeddin Ali’nin saltanat yıl­ları kargaşalıklar ve ayaklanmalarla geçti; — efdal abbas (öl. 1377), babası Sey­feddin Ali’nin ölümünden sonra yönetimi eline aldı (1363). Karışıklıklar onun devrin­de de devam etti, Zeydîler ayaklanarak Zebid’e kadar geldiler.

Zemar yakınlarında sa­vaş başladı; sonra anlaşmaya varıldı; — eşref ismail (öl. 1401), Efdal Abbas’ın oğlu. Efdal Abbas ölünce tahta çıktı; fa­kat Kölemenler ayaklandılar, Sana, bir şe­rifin eline geçti. Eşref ismail, bu karışık­lıklar karşısında başarı sağlayamadı; — nasır salâhaddin
(öl. 1424), Eşref İs­mail’in oğlu. Babası ölünce yerine hüküm­dar oldu (1401). Kuzeyde bulunan Hali bölgesini yönetimi altına aldı, Vusab yö­resinde kırk kadar kaleyi ele geçirdi.

Kar­deşinin isyanını bastırdı. 1424′te ölünce ül­kesi parçalanmağa başladı. Kölemenler ye­niden ayaklandılar, ülkede büyük bir ve­ba salgını çıktı. Taht kavgaları ve çekiş­meler çökmeyi kolaylaştırdı. Iç savaşlar­dan yararlanan Araplar Zebid’i aldılar (1443). Benî Tabir devleti Resulîlere karşı savaş açarak Lehic ve Aden’i aldı. Son re­sulî hükümdarının bu savaşta tahttan vaz geçmesi üzerine bu hanedan sona erdi. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESULÎLER hakkında bilgi içermektedir.|

RESUL

Tarih 29 Haziran 2009

RESUL i. (ar. resul, elçi), insanları doğru yola davet etmesi için Tanrı tarafından gönderildiğine inanılan kitaplı peygamber: «Varıp cemiyeti teskin eylen âeyü resulleri yolladı» (Naima). || Esk. Elçi, haberci. || Resul-ullah (veya Resul-i Ekrem). Hz. Muhammed. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESUL hakkında bilgi içermektedir.|

RESTREPİA

Tarih 29 Haziran 2009

RESTREPİA i. Tek yapraklı ve tek çiçekli konuk ve bazen sürüngen orkide; sarı veya beyaz olan çiçeği firfiri benekli ve iplik gö­rünüşünde bir tek uzun çanakyapraklıdır; Tropikal Amerika’da kırk kadar türü bulu­nur; birçok türü (Restrepia elegans, R. an­tennifera) limonluklarda da yetiştirilir. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTREPİA hakkında bilgi içermektedir.|

RESTOUT veya RETOUT

Tarih 29 Haziran 2009

RESTOUT veya RETOUT, fransız ressam ailesi.

Başlıca üyeleri: eustache (Caen 1655-öl.1743). Ardennes manastırının bir kubbesini resimledi, Mondaye manastırı ki­lisesinin ve Saint-Jean de Falaise manastı­rının dekorasyonunu yaptı; — jean II (Rouen 1692-Paris 1768), Jean-Baptiste Jouvenet’nin yeğeni ve öğrencisi.
Resim ,akade­misine profesör (1733) ve müdür oldu (1760). Tablolarında daha çok mitolojik ve dinî konuları işledi (İsa’nın İnmeli bir Hastayı İyi Edişi, Anania Ellerini Aziz Paulus’un Basına Koyarken [Paris, Louvre]); — jean BERNAED (Paris 1732-ay.y. 1797), Jean II’nin oğlu. 1758′de Roma Büyük ödülünü ka­zandı.
Jüpiter ile Mercurius, Philomen ve Baucis’in Sofrasında (Tours Müzesi) adlı tablosu sayesinde 1769′da Akademiye üye seçildi. Devrim sırasında Güzel Sanatlar Ge­nel komisyonu başkanı oldu. Aziz Bruno Çölde Dua Ederken adlı tablosu Louvre müzesindedir. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTOUT veya RETOUT hakkında bilgi içermektedir.|

RESTORE

Tarih 29 Haziran 2009

RESTORE i. (fr. restaurer > restaure). [Yalnız restore etmek ve edilmek şeklinde geçer] Restore etmek, eski bir yapıyı aslı­na uygun şekilde onarmak. || Restore edil­mek, [eski bir yapı için] aslına uygun olarak onarılmak. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTORE hakkında bilgi içermektedir.|

Restorasyon üslûbu

Tarih 29 Haziran 2009

Restorasyon üslûbu, Ampir üslûbu ile Louis-Philippe üslûbu arasındaki geçiş dö­neminde ortaya çıkan üslûp.

Asıl Charles X’un hükümranlığı (1824-1830) sırasında ge­liştiği için Charles X üslûbu da denilen bu üslûp, mobilya ve süslemelerde yeni klasik biçimleri ve çizgileri değerlendirdi. 1822′ye doğru, Romantizm’in etkisiyle, gotik ve rönesans motiflerinden de yararlandı. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Restorasyon üslûbu hakkında bilgi içermektedir.|

Restorasyon

Tarih 29 Haziran 2009

Restorasyon, Avrupa tarihinde, Viyana kongresi (1815) ile 1830-1831 devrim olayları (Fransa’da temmuz devrimi, Belçika ve Po­lonya devrimleri, Orta italya’da 1831 şubat devrimleri) arasındaki döneme verilen genel ad.

Başlangıçta sadece Fransa için kulla­nılan bu terim, daha sonra eski rejimlere geçişi belirtmek için bütün Avrupa’ya uygulanmıştır. (Fakat bu geçiş tam anlamıyle eski rejimlerin ihyası demek değildi; devrim rejimlerinin getirdiği hukukî, idarî ve sosyal değişiklikler ve hesaba katılmıştı.) Resto­rasyon devri monarşilerinde soylu sınıfın ve ruhban sınıfının hukukî ayrıcalıkları kaldı­rılmış ve bazı yerlerde de meselâ Fransa’da bu rejim ingiltere tipinde anayasal bir re­jimin kurulmasına önayak olmuştur.

• Fransa’da Restorasyon. Birinci Resto­rasyon, Fransa’da Birinci imparatorluğun yıkılmasından sonra monarşinin Bourbon’lar lehine (Louis XVIII) yeniden kurulduğu dönem (6/24 nisan 1814-20 mart 1815). İmpa­ratorluk senatosu 6 nisan 1814′te «Louis Stanislas Xavier de France»ı tahta çağıran bir anayasayı kabul etti. 13 Mayıs 1814′te, hükümdar, geçici hükümetin üyeleri Du-pont, Malouet ve Louis, eski Bonaparte’çılardan Talleyrand ve Reugnot, kralcılar­dan Montesquiou, Ferrand, Dambray ve Blacas ile ilk hükümeti kurdu. Bu hükümet 30 mayıs 1814′te birinci Paris antlaşmasını imzalayarak Fransa’yı barışı kavuşturdu ve vaadedilmiş olan anayasayı hazırlayarak ay­nı yılın 4 haziranında çıkardı.

Krallığın yeniden kurulması herhangi bir olaya yol açmamış, imparatorluk döneminin devlet memurları yeni yönetimi tutmuştu. Devlette en başta gelen yeri almayı uman din adamları, ayrıcalıklarına ve mallarına kavuşmayı kuran soylular sınıfı, krallık yönetiminde mülkiyet hakkının ve huzurun teminatını gören burjuvazi, yeni kurulan yö­netimi destekliyordu. Ama kral, ihtilâl ve imparatorluk devirlerinin siyasî veya sosyal bakımlardan getirdiği yenilik ve kazançları kabul ettikçe bir eski devir kralı haline ge­liyordu.

Sonunda, Bassano dükü Maret, kraliçe Hortense, Drouet d’Erlon ve birçok subay tara­fından, Napolyon’un iktidara dönmesini sağlamak amacıyle bir komplo hazırlandı ve 1 mart 1815 günü Napolyon Frejus ya­kınlarında karaya çıktı. İlkin tehlikenin bü­yüklüğünü pek iyi anlayamamış olan Louis XVIII, 19 mart günü acele Tuileries sara­yından kaçmak zorunda kaldı ve 20 martta Lille’e, oradan da Gand’a geçti.

İkinci Restorasyon, Fransa’da Louis XVIII ile Charles X’un saltanatları sırasında yü­rürlükte olan siyasî rejimin adı (1815 -1830). İkinci Restorasyon, 18 haziran 1815′teki Waterloo yenilgisi ve Napol­yon’un Yüzgün’ün sonunda ikinci defa’ iş­başından ayrılması sonucunda kuruldu. Bundan dolayı, Bourbon’ların yeniden tah­ta dönüşü, Paris’e giren ve Fransa top­raklarında üç yıl kalan dört büyük müt­tefik devletin (İngiltere, Prusya, Avustur­ya ve Rusya) işgal bölgeleri kurmasıyle aynı zamana rastladı. Bu dört dev­let, Bourbon’ları ikinci defa tahta getir­mekte tereddüt ediyorlar, Yüzgün’ün on­ların beceriksizliğinden meydana geldiği­ne inanıyorlardı. Ama Birinci Restoras­yonun hatalarını kabul etmek akıllılığını göstermiş ve Napolyon’un en yakın yardımcılarının dışında herkesi salıvermeyi öngö­ren geniş bir genel af çıkarmayı vaadetmiş olan Louis XVIII, 8 temmuzda Paris’e dö­nerek kendini bütün Avrupa’ya kabul et­tirdi. Ne var ki, Yüzgün döneminin etki­siyle, milletlerarası durum eskisinden da­ha kötüydü.

Müttefikler 20 kasım 1815 gü­nü, Louis XVIII’e birincisinden daha ağır şartlar getiren ikinci Paris antlaşmasını im­zalattılar. Bu arada içerideki durum da hiç parlak değildi. Louis XVIII’in 16 eylül 1824 günü ölmesi üzerine yerine Charles X adiyle kardeşi Artois kontu geçti. Ama iç siyaset­teki çatışma ve çekişmelerin arkası kesilme­di. Bu duruma bir darbeyle son vermek is­teyen Charles X, 25 temmuz 1830 günü, meş­rutiyet yönetimini ve basın hürriyetini kal­dırdı. Paris halkı bu davranışa sert bir tepki gösterdi. Kralın kararını takip eden 27, 28 ve 29 temmuz günleri şehirde çıkan ayaklanma sonucunda Charles X tahtından indirildi.

• İtalya’da Restorasyon. Viyana kongresin­de kararlaştırılan sınırlar, Avusturya’nın hâ­kimiyetine imkân vermiş, dolayisiyle de bu hâkimiyet bağımsız ve birleşmiş bir italyan hükümetinin kurulmasına başlıca engel ol­muştu. İtalyan yarımadasında, Restorasyon gergin bir siyasî hava yaratmıştı; buna sebep çeşitli italyan devletlerinde iktidara karşı cephe alan muhafazakâr grupların yaptığı baskıydı. Bu yüzden siyaset ve kültür ala­nında hükümetler, çok sert tedbirler almak zorunda kalıyorlardı (Milano’da çıkan Con-ciliatore dergisinin kapatılması [1819]; İki Sicilya imparatoru Ferdinando I’in bakanı prens Canosa’nın siyasî faaliyetleri).

İktisat alanında ise hükümetler genellikle himaye­ci ve güdücü bir tutum benimsemişlerdi. Bu baskı siyaseti Napoli ve Piemonte’de pat­lak veren 1820-1821 ayaklanmalarından son­ra daha da artmış ve Restorasyon rejiminin ne kadar sınırlı bir temele dayandığını or­taya koymuştur. Bu arada, tek istisna ola­rak Toscana’da kurulan rejim gösterilebilir; büyük duka Lorena’lı Ferdinando IV ile bakanı V. Fossombroni ihtiyatlı ve dengeli birer siyasetçi olarak XVIII. yy.ın reformcu geleneklerini sürdürmüşler ve ülkenin fikir hareketlerini liberalizme doğru yönelten ölçülü ve toleranslı bir idare şekli kurabil­mişlerdi.

• ingiltere’de Restorasyon, ingiltere tari­hinde monarşinin yeniden kurulduğu ve kralın 1660′ta otoritesini yeniden sağla­dığı dönem. (Daha geniş anlamıyle bu ad 1660-1702 arasındaki döneme verilir.) Cromwell yönetimini izleyen uzun anarşi dö­neminden onra, Charles Stuart taraftarı «Pervasızlar» ile presbiteryenlerin koalisyo­nu sonucunda krallık yeniden kuruldu. Londra’da kral ilân edilen Charles II, vicdan hürriyetine saygı göstereceğini ve genel af çıkaracağını vaadettikten sonra Dover’e çıktı ve orada Monk tarafından karşılandı (1660).

Fakat halkın coşkunlukla karşıladığı kralın yeteneksizliği kısa zamanda büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Buna rağmen lord Clarendon’un yönetimi altında, Resto­rasyon sadece krallığın yeniden kurulmasıy­la kalmadı; parlamentonun ve anglikan ki­lisesinin gücünü kesinlikle ortaya koymağa ve soyluların eski yerlerini kazanmalarına imkân verdi. Clarendon, krala düzenli bir gelir sağladı.

Ayrıca, parlamento yeniden düzenlendi ve milletvekillerine başlangıçtaki görevleri iade edildi (Long Parlament, 1660). Korporasyon­lar kanunu, milletvekillerini Covenant’tan ve bazı durumlarda tebaanın, hükümdarları­na karşı kuvvete başvurma hakkı fikrinden vaz geçmek zorunda bıraktı. Ayrıca, bütün puriten eğilimleri ortadan kaldırıldı ve Common Prayer Book’u onaylamayan rahipler görevden uzaklaştırıldı. Restorasyondan sonra fikir ve sanat hare­ketleri büyük ölçüde gelişti ve bu dönem Büyük Britanya tarihinde bir dönüm nok­tası oldu. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Restorasyon hakkında bilgi içermektedir.|

RESTORASYON

Tarih 29 Haziran 2009

RESTORASYON i. (fr. restauration). Arkeol. Eski bir yapıda yıkılmış, bozulmuş olan kısımları aslına uygun şekilde onarma. Bk. onarım. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTORASYON hakkında bilgi içermektedir.|

RESTORAN

Tarih 29 Haziran 2009

RESTORAN i. (fr. restaurant). Lokanta. || Vagon restoran. Bk. vagon. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTORAN hakkında bilgi içermektedir.|

Restitutionsedikt

Tarih 29 Haziran 2009

Restitutionsedikt, imparator Ferdinand II’nin 6 mart 1629′da çıkardığı ferman.

Fer­dinand II, bu fermanla, Danimarka’ya ve Almanya’nın protestan prenslerine karşı ka­zanılan zaferlerden sonra, Karşı-Reformun savunucusu olarak, biri Magdeburg, diğeri de Bremen’deki iki başpiskoposluğun, on iki piskoposluğun ve yüz yirmiyi aşkın ma­nastırın Protestanlar tarafından geri veril­mesini istiyordu.
Fermanın uygulanmasını da ordusuyle Wallenstein sağlayacaktı. Bu işe büyük bir istekle girişildi; ama Otuzyıl savaşının gelişmeleri ve imparatorun uğra­dığı başarısızlıklar işin tamamıyle gerçekleştirilmesini önledi. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Restitutionsedikt hakkında bilgi içermektedir.|

RESTİO

Tarih 29 Haziran 2009

RESTİO i. Kap, eyaleti, Madagaskar ve Avustralya’da yetişen çokyıllık ot;
170 ka­dar türü vardır: restiaceae familyasının ör­nek tipi. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTİO hakkında bilgi içermektedir.|

RESTİGOUCHE

Tarih 29 Haziran 2009

RESTİGOUCHE, Kanada’da (New Brunswick) ırmak, Chaleur körfezine dökülür, yayın balıklarıyle meşhurdur; 200 km. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTİGOUCHE hakkında bilgi içermektedir.|

RESTİF (veya RETİF) DE LA BRETONNE

Tarih 29 Haziran 2009

RESTİF (veya RETİF) DE LA BRETONNE (Nicolas restif, — denir), fransız yazarı (Auxerrois 1734-Paris 1806).

Bourgogne’lu bir çiftçinin oğluydu. Paris’te matbaa işçisi ve sahibi oldu. 1767′den itibaren taşra hayatını ve Paris şehrine karşı tutkusunu dile getiren romanlar yazmağa başladı.

Başlıca eserleri şunlardır: Lucile ou les Progres de la Vertu (Lucile veya Erdemin Gelişmesi) [1768], Le Paysan Perverti ou les Dangers de la Ville (Baştan Çıkan Köylü veya Şehir Hayatının Tehlikeleri) [1775], şaheseri sayılan Babamın Hayatı (La Vie de Mon Pere) [1779], kendi hayatını anlattığı Monsieur Nicolas ou le Coeur Humain Devoile (Bay Nicolas veya Sırrını Açığa Vu­ran Gönül) [1794-1797], Le Pornographe (Açık Saçık Şeyler Yazan) [1769], Le Glos-sographe (Sözlükçü) [1773], L’Andrographe (Hünsaların Hayatını Anlatan Yazar) [1782]. Restif de La Bretonne daha sonra îdees Singulieres (Acayip Düşünceler) adı altın­da toplanan bu son üç eserde atılgan bir ıslahatçı, insanları seven bir kimse olarak dikkati çeker. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTİF (veya RETİF) DE LA BRETONNE hakkında bilgi içermektedir.|

RESTGÂR

Tarih 29 Haziran 2009

RESTGÂR blş. sıf. (fars. rest ve gar’dan rest-gar). Esk. Kurtulmuş, serbest, hür.

♦ Restgârî blş. i. Esk. Kurtulma, kaçma. (m)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTGÂR hakkında bilgi içermektedir.|

RESTEFOND

Tarih 29 Haziran 2009

RESTEFOND, Fransa’da doruk, Alp dağ­larında (Basses-Alpes idare bölgesi), Barcelonnette’in doğu-güneydoğusunda; 2 798 m.

Restefond geçidinden (2 643 m), Ubaye ve Tinee vadilerini birleştiren bir karayolu geçer. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTEFOND hakkında bilgi içermektedir.|

RESTE

Tarih 29 Haziran 2009

RESTE sıf. (fars. reste). Esk. Kurtulmuş.

♦ Restegân çoğl. i. Esk. Kurtulmuş olan­lar. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESTE hakkında bilgi içermektedir.|

REST

Tarih 29 Haziran 2009

REST i. (fr. reste). Oyun. Pokerde bir oyuncunun önündeki paranın tümü. // Rest çekmek, [oyuncu için] önündeki paranın tamamını ortaya koymak.

Mec. Herhangi bir konuda sert ve kesin olarak son sözü söylemek.
♦ Ünl. Oyuncunun rest çektiğini belirtmek için söylediği söz. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REST hakkında bilgi içermektedir.|

RESSMAN (Constantino)

Tarih 29 Haziran 2009

RESSMAN (Constantino), italyan diploma­tı (Trieste 1832-Paris 1899), İstria ve Trieste’nin Risorgimento hareketine katılmasını sağlayan milliyetçilerden.

1851 Mantova davasına adı karıştı. 1860′ta Piemonte’ye gitti ve Cavour’un sekreterliğini yaptı. Daha son­ra diplomat oldu; Londra büyükelçiliğinde danışman (1893-1895), istanbul’da büyükelçi (1890), daha sonra Crispi zamanında Paris (1893-1895) büyükelçisi oldu. Crispi ve dış­işleri bakanı Blanc ile anlaşmazlığa düştü ve görevinden alındı. 1898′den sonra Regno senatörü oldu. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESSMAN (Constantino) hakkında bilgi içermektedir.|

RESSİLER

Tarih 29 Haziran 2009

RESSİLER, Beni Tabataba da denir, Ye­men’de hüküm sürmüş olan bir sülâle (897-1300).

Sülâlenin adı, Ali bin Ebutalib’in oğ­lu Hasan’ın soyundan olan ilk imam Kasım Ressi’nin babasının unvanından gelir. Resilerin ilk çalışmaları Taberistan’da oldu.

— YAHYA BİN HÜSEYİN (859-911), Ali bin Ebutalib’in torunlarından Zeyd’in halefiydi. Medine’de dindar bir bilgin olarak tanındı. Yahya bin Hüseyin yeğenleri olan Taberistan’daki zeydî imamlarına yaptığı bir ziya­retten sonra burada kalamadı ve Güney Arabistan’a gitti; taraftarlarıyle birlikte Sa­na’ya yakın Sa’de şehrini aldı (897). Bir süre sonra da Necran’ı ele geçirdi, imamül Hadi ilel hakk (doğru yola yöneltici imam) unvanıyle halkı peygamber ailesine bağlanma­ğa çağırdı. Necran’da, hıristiyanlar, müslümanlar ve bedeviler arasında uzlaştırıcı çalışmalar yaptı; gittikçe daha çok taraftar kazandı. Sana şehrini birkaç kere ele geçir­diyse de sonunda daha kuvvetli olan Karmatîlere bırakmak zorunda kaldı; —MURTAZA EBüL KASIM MUHAMMED, Yahya bin Hüseyin’in oğlu. Muhammed, Sa’de’yi ida­re merkezi yaptı. Hamdan, Necran ve Havlan’a hâkim oldu; —NASIR AHMED (Öl.934), kardeşi Muhammed’in yerine geçti.

Kar­matilerle yaptığı savaşta Beni Ya’fur tara­fından yenilgiye uğratıldı, öldükten sonra iki oğlu arasında taht savaşları çıktı; —KASIM (öl. 956), Nasır Ahmed’in oğlu. Sana’yı aldı (956); fakat aynı yıl öldürüldü; —YUSUF, NASIR AHMED ‘in torunu olan Yusuf, Sana’yı yabancı saldırılarından korudu; — KASlMüL mansur (öl. 1003), Yemen’de Ressilerin ataları olan Kasımül Ressi’nin torunlarından Kasımül Mansur, Bişe’den Sa’­de’ye çağrıldı. Sa’de’ye gelerek Ressilere imam olan Kasım, Sana’yı elinde tuttu; — mehdiül Hüseyin (öl. 1014), Kasım’ın oğlu. Babasının yerine geçti. Elhan’dan Sana’ya kadar olan bölgelerde hükümdar olarak tanındı. Hüseyin, mehdîliğini de ile­ri sürdü; —ebül haşimül hasan (öl. 1039), Hicaz’da bulunan Ebül Haşim el-Hasan Sa’de’ye gelerek imam oldu. ölümünden sonra Ressiler soyundan olma­yan Ebül Feth Deylemî, Yemen’e geldi. Sa’de’yi ele geçirdi.

Böylece Ressiler hâ­kimiyetlerini kaybettiler. 1039′dan 1137′ye kadar Ressiler sülâlesinin başında bulu­nanlar bilinmiyor; — mütevekkil ahmed (öl. 1171), Nasır Ahmed’in torunla­rından Süleyman’ın oğlu. 1137′de imam ol­du. Sa’de, Necran ve Cevf bölgelerinde hü­küm sürdü. Hemdanî hükümdarı Hatim bin Ahmed’i yenerek Sana’yı aldı. Sonra da Zebid’i ele geçirdi. Karmetîlere karşı başarılı savaşlar yaptı, ölümünden sonra kısa bir karışıklık devresi meydana geldi; —mansur abdullah bin hamza (öl. 1218), 1197′de imam oldu. Sana’yı aldı; fakat Yemen’de eyyubî sultanı Muizzüddin ismail karşısında tutunamadı ve Sana’yı Eyyubîlere bırakarak daha kuzeye çekildi. Hayber ve Yenbu’dan vergi aldı.

1214′te Sana’yı ele geçirdi. Zemar’ı da ülkesine kattı ve Lehic’e saldırılar yaptı; ancak askerleri savaştan yorulduğu için Sana’yı bırakmak zorunda kaldı. Hamza’dan sonra gelen ressi imamları şunlardır: —nasır izzeddin muhammed ve hadi necmeddin yahya (1218-1226); mehdi ahmed bin hüseyin (1226-1258); müte­vekkil şemseddin ahmed (1258-1281);
muntasır davud (1281-1300). Bundan son­ra Yemen’de iktidar Tahinlerin eline geç­ti. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESSİLER hakkında bilgi içermektedir.|

RESSEL (Josef Ludvik Frantişek)

Tarih 29 Haziran 2009

RESSEL (Josef Ludvik Frantişek), Çekoslo­vakyalı mucit (Chrudim, Bohemya 1793 -Ljubljana 1857), Avusturya-Macaristan deniz kuvvetlerinde müfettişlik yaptı.

Trieste’de otuz yıl yaşadı ve Civetta adlı buharlı gemiye pervane takarak kısa bir süre için çalışmasını sağladı, ama kötü şartlar yüzünden bulu­şunu geliştiremedi. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESSEL (Josef Ludvik Frantişek) hakkında bilgi içermektedir.|

RESSAMLIK

Tarih 29 Haziran 2009

RESSAMLIK i. (ressam’dan ressam-lık). Ressam olma hali. || Resim yapma sanatı. (M)

RESSAM SEHPASI. Astron. Bk. ressam.

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESSAMLIK hakkında bilgi içermektedir.|

RESSAM

Tarih 29 Haziran 2009

RESSAM, lat. Pictor, eskiden Apparatus Pictoris denen güney gökküresi takımyıldı­zı. (ressam sehpası da denir.)

Bu takım­yıldızda ancak zayıf ışıklı birkaç yıldız var­dır. Geçici olarak parlayan bir yıldızı 25 mayıs 1925′te görüldü. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESSAM hakkında bilgi içermektedir.|

RESSAM

Tarih 29 Haziran 2009

RESSAM i. (ar. resm’den ressam). İşi re­sim yapmak olan kimse: Onlar romancının, ressamın uydurmaları… (R. N. Güntekin). Osman onu ileride bir çocuk resmi için hazırlanan, etrafını tetkik eden bir ressama benzetiyordu. (H. E. Adıvar).

Ressam değneği, ressamların fırça tutan ellerini da­yamak için kullandıkları, ucu deri veya ku­maş kaplı bir topuzla biten, hafif ağaçtan yapılmış değnek. Kitap ressamı, kitaplardaki resimleri çizen sanatçı.
Bk. ANSîKL.

— ANSİKL. Türkiye’de ressam’lar genellik­le, sanat faaliyetlerinin yoğunlaştığı üç bü­yük ilde (Ankara, İstanbul, İzmir) toplan­mıştır. Bu illerde çeşitli yerli ve yabancı sergiler düzenlenir. Ankara ve İstanbul’da, bir yıl içinde açılan resim sergilerin sayısı 100′ü aşar. Son yıllarda ikinci derecedeki bazı bü­yük illerde de galeriler açıldı. Ressamlar meslek formasyonlarını, sanat eğitimi yapan yüksekokullardan aldıkları gibi, yetenekle­rini geliştiren çalışmalarla da kazanmakta­dır.

Türkiye’de sanat eğitimi veren kuruluşlar, Devlet Güzel Sanatlar akademisi, eğitim enstitülerinin resim bölümleri, daha çok uy­gulamalı sanat kollarında faaliyet gösteren Tatbikî Güzel Sanatlar yüksekokuludur. Ressamların bir bölümü de, bu eğitim kuru­luşlarında öğretim görevlisi olarak çalışır­lar. Ortaöğretim okullarında resim öğretme­ni olarak görev yapan ressamlar da önemli bir grup meydana getirirler. Asıl mesleği olan ressamlığın dışında başka işlerden ge­çimini sağlayanların sayısı oldukça kabarık­tır. Türkiye’de hareketli bir resim piyasası bulunmadığı için ressamların tablolarını sa­tarak geçinmesi zordur. Yağlıboya resmin Türkiye’de ressamlarca benimsendiği ilk yıl­lardan itibaren, resmî ve yarı resmî kuruluş­lar ressamlara, eserlerini satın alarak mad­dî destek oldu.

1939′dan itibaren her yıl açılan «devlet resim ve heykel sergileri», res­samların eserlerinin ödüllerle değerlendiril­mesine ve satılmasına imkân verdi. Türki­ye’de ressamlar, 1908′den itibaren çeşitli ku­ruluşlarda biraraya geldiler. Bunların ilki 1908′de kurulan «Osmanlı Ressamlar cemiyetedir. Sonradan «Güzel Sanatlar birliği» olarak adını değiştiren bu kuruluşun, bir de yayın organı bulunuyordu. 1919′da kurulan «Türkiye Ressamlar cemiyeti», Galatasaray lisesi salonunda düzenlediği sergilerle ün kazandı. Bu cemiyet 1926′da dağıldı, önce­leri Etnografya müzesi ve Türkocağı salon­larında düzenlenmiş olan Güzel Sanatlar birliği sergileri geniş ilgiyle karşılanıyor ve resim satışları da sağlıyordu. 1928′de Avrupa’daki eğitimlerini tamamlayarak yurda dö­nen genç sanatçılar grubunun oluşturduğu Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar birli­ği ile 1933′te beş ressam ve bir heykeltıraş tarafından kurulan «D» grubu, 1940 yılında ilk sergilerini açan Yeniler veya Liman Ressamları grubu ilk ressam kuruşları ara­sındadır.

• Kitap ressamı. En eski resimli elyazması örneklerinden biri, Codex Vaticanus adı ve­rilen V. yy.dan kalma bir Vergilius’tur. Doğu’da olduğu kadar Batı’da da minyatürün kazandığı olağanüstü atılım bilinmektedir. XV. yy.da tahta kalıplarla basılan kitap re­simleri arasında Mirouer de la Redemption de l’umain lignaige (Lyon, 1478), Breydenbach’ın Seyahati (Mayence, 1486) sayıla­bilir. Daha sonra, 1488′de Paris Dua Kitap­larında bakır üzerine işlemeler ortaya çık­tı. O sıralarda adı en çok duyulmuş kitap ressamlarından biri parisli Pierre Le Rouge’du (La Mer des Histoires, 1488).

Ayrıca Fransa’da, Geoffroy Tory, Denis Janot, Mercure Jollat, Bernaıd Salomon (Küçük Bernard da denir), Jean Duvet, Pierre Woeiriot, Rene Boyvin, Rabel, Thomas de Leu sayılabilir. Aynı dönemde alman ve italyan basımevlerinde (özellikle Venedik’te) çok güzel resimli kitaplar yayımlanıyordu.
XVII. yy.da Fransa’da şu adlar önemlidir: çelik kalem alanında Leonard Gaultier, Crispin de Passe (Le Maneige royal, 1625), Valdo, Lasne; ofortta, Perelle’ler, Israel Sylvestre, Stefano della Bella, Abraham Bosse, Chauveau (Vergilius, 1649), Seb. Leelerc (Cl. Perrault’un Vitruve’ü, 1673), Le Pautre (Les Divertissements de Versailles [Versailles Eğlenceleri], 1676); XVIII. yy.da: Cocchin, Eisen, Larmessin, Tardieu, Gravelot (Decamerone, 1757), Moreau le Jeune (Benjamin de La Borde’un Chanson’u [Şarkı]), Marillier (Berquin’in Les İdylles’i [İdiller], 1775), Le Barbier, Monsiau; XIX.yy.da: Desenne, Duplessis-Berteaux, Tony Johannot (Notre-Dame de Paris), Gigoux, Celestin Nanteuil, Gavarni, Grandville (Un Autre Monde [Başka Bir Dünya], 1844), Gustave Dor6 (Dante’nin İnferno’su [Cehennem], 1861). XVIII. yy.da ortaya çıkan renkli gravürlerden son­ra XIX.yy.da taşbaskı tekniği doğdu ve özellikle ilk fotoğraf çoğaltma metotlarının bulunması (1847-1882) kitap resmi tek­niğini yavaş yavaş geliştirdi.

Günümüze kadar yetişen fransız gravürcüleri arasın­da şunlar sayılabilir: Daniel Vierge (L’Assommoir [Meyhane], 1878). Auguste Lepere, Rops, Steinlen, Louis Legrand, Chas -Laborde, Dignimont, Vertes, Boussingault, Sylvain Sauvage, Mariette Lydis, Daragnes, Laboureur, Gus Bofa, Pierre Falke, Luc-Albert Moreau, Dunoyer de Segonzac, Georg, Touchagues, Demeurisse, Clairin, Heuze, Brayer, Buffet. Kitap resmi yapan ressamların sayısı çoktur: Holbein (Les Simulacres de la Morı [ölümün Görüntüleri]), Dürer (Maximilien’in Le Livre de Prieres’i [Dualar Kita­bı]). Poussin (bir Vergilius, bir Horatius ve bir Kutsal Kitap kapağı süsü), Oudry (Les Fables [Masallar], 1755-1759), De Troy ve Lemoine (La Henriade, 1728), Boucher; XIX. yy.da Deveria, Delacroix (Faust, 1828), Lami, Manet (Ch. Cros’un Le Fleuve’ü [Irmak], 1874), Maurice De­niş (Les Fioretti, 1913).
Bonnard’ın hazır­ladığı Parallelement (Paralel Olarak) [1900] ve Daphnis et Chloe (Daphnis ve Chloe) [1902], Desvallieres’in Rolla’sı (1906), Picasso’nun Başkalaşımlar’ı, Gromaire’in, Beaudelaire’in Nesir Şiirler’i, Salvador Dali’nin Les Chants de Maldoror’u, Mattisse’in, Mallarme’nin Şiirler’i, Dufy’nin Tarascon’lu Tartarin’i (Tartarin de Tarascon), Derain’in Heroides’i (Heroides’ler); Rouault’nun, Suares’nin La Passion’u (Çile), Dunoyer de Segonzac’ın Les Croix de Bois’sı (Tahta Haçlar) ve Louise Hervieu, Vlaminck, Chagall, Van Dongen, Othon Friesz ile Derain’in eserleri gibi birçok «Ressam Kitabı»nın hazırlanmasında Ambroise Vollard’ın ve kitapseverler dernekle­rinin rolü büyük oldu. Bu arada, «heykel­tıraş kitapları» ile Rodin (Le Jardin des Supplices [işkenceler Bahçesi]), Maillol (Les Eglogues [Egloglar]), Bourdelle (Mo­zart Enfant [Çocuk Mozart]) ve Belmondo’yu da (Lucien de Samosate’ın Les Amours’u [Aşklar]) unutmamak gerekir. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESSAM hakkında bilgi içermektedir.|

RESPONDENT

Tarih 29 Haziran 2009

RESPONDENT sıf. («tepki gösteren» anla­mında ing. k.). Deneysel psikol. Respondent davranış, tepki veya refleks, Pavlov’un açıkladığı şekilde klasik şartlandırma yoluyle elde edilen davranış tipi.

Bu davranış tipinin uyartısı mutlaktır ve kolayca teşhis edilir. (Meselâ, Pavlov’un temel deneyle­rinde, bir çan sesine karşı hayvanda görü­len salya salgısı, «respondent» nitelik taşı­yan bir davranıştır. Çünkü burada, mutlak ve özgül bir uyartı sözkonusudur.) [L]

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESPONDENT hakkında bilgi içermektedir.|

RESPİGHİ (Ottorino)

Tarih 29 Haziran 2009

RESPİGHİ (Ottorino), italyan bestecisi (Bologna 1879-Roma 1936). Bologna’da Martucci’den, Petersburg’da Rimskiy-Korsakov’dan, Berlin’de Max Bruch’tan ders gördü.

Roma konservatuvarında beste öğretmenliği (1923) ve müdürlük (1923-1925) yaptı, daha sonra Santa Cecilia akademisinin Yüksek Bestecilik kursunun başına geçirildi. Ro­ma manzaralarından veya sanat eserlerinden ilham alarak yazdığı senfonik şiirlerinde, fransız izlenimcilerinin, rus bestecilerinin ve Strauss’un etkisinde kaldı. Arkaik mü­ziğe düşkündü, plenşan’ı örnek alarak yaz­dığı da oldu. Çok sayıdaki eserleri arasın­da ses müziği olarak, şarkı ve piyano için elli kadar melodi (Nebbie, Nevicata, Stornellatrice [1906]; Liriche, 4 Rispetti Toscani, [1914]; Deita Silvane), şarkı ve or­kestra için melodiler, korolu eserler (La Primavera [İlkbahar], 1923; 4 Canzoni Scozzesi, 1926; Landa per la Nativita del Signore [İsa'nın Doğuşu İçin Şükran], 1931) var­dır.

Oda müziği türünde re majör bir dört­lü (1907) ve Quartetto Dorico, piyano ve ke­man için si minör bir sonat (1916-1917), 3 Preludi Sopra Melodie Gregoirane per Piano (Gregoryen Melodileri İçin Üç Piyano Prelüdü) [1921] yazdı. Senfonik eserleri: Le Fontane di Roma (Roma Çeşmeleri) [1916] adlı senfonik şiir, Antiche Danze e Arie per Liuto adlı üç seri (1918, 1923, 1932), keman ve orkestra için Gregoryen Konçertosu (1921), i Pini di Roma (Roma’nın Çamları) adlı senfonik şiir, piyano ve orkestra için Concerto in Modo Misolidio (1925), Vetrate di Chiesa (senfonik şiir, 1926 -1927), Trittico Botticelliano (1927), Gli Uc-celli (Kuşlar) [süit, 1928], Feste Romane (Roma Şenlikleri) [senfonik şiir, 1928], piya­no ve orkestra için Toccata, impressioni Brasiliane (Brezilya’dan İzlenimler) [1931] adlı senfonik şiir, Metamorphoseon XII Modi (tema ve çeşitlemeler, 1931), son ola­rak piyano ve oda orkestrası için bir Con­certo a Cinque (1934),

Respighi ayrıca dra­matik eserler de besteledi: Re Enzo (Kral Enzo) [operakomik, 1905], Semirama (lirik trajedi, 1910), La Boutique Fantasque (Rossini’nin temaları üstüne bale, 1917-1918), Belfagor (müzikli komedi, 1923), La Campana Sommersa (opera, 1927), Belkıs (koreografik eylem, 1932), Maria Egiziaca (dinî tiyatro 1932), La Fiamma (Alev) [1934] ve Lucrezia (1937) operaları. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESPİGHİ (Ottorino) hakkında bilgi içermektedir.|

Resos

Tarih 29 Haziran 2009

Resos, M.ö. IV. yy.da yazıldığı sanılan ve yanlış olarak Euripides’e mal edilen yunan tragedyası. Odysseus ve Diomedes tarafın­dan Trakya kralı Resos’un öldürülmesidir. Renkli sahneler, değişik görüntüler ve hare­ketle dolu çok ilgi çekici bir piyestir. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Resos hakkında bilgi içermektedir.|

RESOS

Tarih 29 Haziran 2009

RESOS. Yun. mit. Truva’nın yardımına gi­den Trakya kralı Strymon’un oğlu. Kâhin­ler ona, beyaz atları Skamandros’un suyundan içerse Truva’yı kurtaracağını haber vermişlerdi. Fakat Odysseus ile Diomedes, bir gece baskınında Resos’u öldürdüler ve atları alıp kaçırdılar. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESOS hakkında bilgi içermektedir.|

RESOPOL

Tarih 29 Haziran 2009

RESOPOL i. (tes. edil. ad). Plast. mad. Te­mel maddesi polyester reçinesi olan döküm maddesi. (L)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESOPOL hakkında bilgi içermektedir.|

RESNİK (Regina)

Tarih 29 Haziran 2009

RESNİK (Regina), amerikalı kadın şarkıcı (New York 1922). New York’ta okuduktan sonra ilk konserini Brooklyn’de verdi (1942).

1943′te Mexico City’de opera şarkıcısı ola­rak çalıştı. New York Metropolitan opera­sına girdi. Bu operada ilk olarak Giuseppe Verdi’nin il Trovatore operasındaki Leono-ra rolüyle sahneye çıktı (1944). 1953′te yıl­lık festival dolayısıyle, Bayreuth’te, Richard Wagner’in Die Walküre’sindeki Sieglinde rolünü oynadı. Uzun çalışmalardan sonra, mezzosoprano olarak yeniden sahneye çık­tı: Musorgskiy’in Boris Goduno v’undaki Marina, Richard Strauss’un Elektra’sındaki Klytemnestra ve Wagner’in Tannhauser ope­rasmdaki Venüs rollerini canlandırdı. Av­rupa operalarında, özellikle Viyana’da da büyük başarı kazandı. (M)

29 Haziran 2009 saat 29 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RESNİK (Regina) hakkında bilgi içermektedir.|