PİLAV
Tarih 30 Mayıs 2009
PİLAV i. (fars. pulâv, pîlev’den). Mutf. Genellikle pirinçten yapılan bir yemek. (Bulgur, kuskus v.b. ile de yapılır ve yapıldığı maddeye göre adlandırılır.): Yusuf tekrar mutfağa dönünce ocağın kenarında bir tencere bulgur pilavı durduğunu gördü (Sabahattin Ali). O zaman kalkacak, kuzu kızartacak, pilav pişirecekti (H.E. Adıvar).
Bulgur pilavı. Bk. BULGUR.
iç pilav, ciğer parçaları, fıstık, üzüm, karabiber ve çeşitli baharatla yapılan pilav türü. (Saray pilavı da denir.)
Kuskus pilavı. Bk. KUSKUS.
Meyhane pilavı, bulgur, acı biber ve domatesle yapılan bir pilav türü.
Yörük pilavı, kekik v.b. kokulu dağ otları ilâvesiyle yapılan pilav türü.
— DEY. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, bir işte bıkmadan, yorulmadan sonuna kadar direnileceğini belirtmek için kullanılır.
— ANSiKL. Pilav yapıldığı malzemeye göre adlandırılır (pirinç pilavı, bulgur pilavı, kuskus pilavı). Bulgur pilavı daha ucuza malolduğundan Anadolu’nun birçok bölgesinde pirinç pilavına tercih edilir. Kuskus pilavı ise genellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygındır.
Türkiye’de sofraya en sonra pilav getirilmesi gelenek halini almıştır. Bu yüzden, bu yemeğe bazı yerlerde «söz kesen» de denir. Taneleri lapalaşmamış, pişkin pirinç pilavı makbuldür. Çok taze pirinçten iyi pilav yapılmaz. Pirincin en az altı ay beklemiş olması gerekir. Pirinç pilavı pişiriminde genellikle ölçü şudur: 1 ölçü pirinç, 1,5-2 ölçü su (et suyu, tavuk suyu v.b.) 1,5 yemek kaşığı tereyağı, nebatî yağ veya zeytinyağı, 1,5. çay kaşığı tuz. Pirinç pilavı, süzme, sallama, kavurma, haşlama denilen yollarla pişirilir. En yaygını haşlamadır. Bu yolla pirinç pilavı şöyle yapılır: ayıklanmış, yıkanmış, durulanmış pirinç yarım saat sıcak suda bekletilir. Bir tencereye ölçüyle su, tuz ve yağ konur. Kaynayınca pirinç tencereye boşaltılır, önce orta, sonra hafif ateşte suyu çekilir. Pirincin kabarması için tencere kapağı, temiz bir bez veya kâğıtla örtülür, böylelikle pirincin demlenmesi sağlanır. Bu durumda 15 dakika dinlendirilir. Pilav su oranını iyi dengeleyebilmek için genellikle suya katılmış pirincin ortasına bir kaşık diklemesine batırılır. Kaşık, dik durumda kalabiliyorsa kıvam iyidir. Süzme yoluyle pirinç pilavı yapılırken önce pirinç ayrı bir kapta kaynatılır, sonra yağ ve tuzla karıştırılarak demlenir. Kavurma yoluyle pilav yapımında ise önce pirinç taneleri yağda pembeleşinceye kadar kavrulur, üzerine kaynar su dökülür ve demlenir. Sallama ise, haşlama yoluyle pilav yapımına benzer, ancak pirinç birdenbire değil, yavaş yavaş kaynar suyun içine katılır, bir süre kaşıkla karıştırılır ve demlenmeğe bırakılır. Pilavın domatesli, bezelyeli, mercimekli, havuçlu, etli, patlıcanlı, nohutlu, fasulyeli, karidesli, hamsili v.d. çeşitleri de yapılır.
—Folk. Tekkelerde pilav, belli günlerde ve bazı özel törenlerde yapılır. Mevleviler ve bektaşîler için pilav kutsal bir yemek sayılır. Pirden el alarak tarikata kabul edilen bir can, çilesini doldurduktan sonra, aşçı dedenin yönetimi altında düzenlenen yemeğe katılır. Bir özel toplantı ve tören niteliği taşıyan bu yemeğin amacı birlikte pilav yiyerek birlik olmaktır. Tekkede sofra kurulduktan sonra gelenek üzere hazırlanan yemekler yenir, en sonra büyük bir tepsi içinde özel olarak pişirilen pilav gelir. Başta şeyh, herkesin derece ve kıdemine göre dizildiği sofrada, önce şeyh pilavı kaşıklar, onun ardından herkes yemeğe başlar. Bu arada su içen olursa öteki canlar, kimseye hakkı geçmesin diye, onun suyu bitirmesini beklerler. Bektaşî ve mevlevîlerde olduğu gibi, öteki tarikatlarda da pilav yeme geleneği vardır. Haftanın belli günlerinde pilav pişirme, ona özel bir kutsallık yükleme yalnız bu iki tarikatta vardır. Bu geleneği yeniçeri, loncalar ve ahiler de sürdürdüler, imaretlerde, yoksullara, kimsesizlere, gurbetçilere, misafirlere haftanın belli günlerinde pilav *yedirilirdi. Ayrıca medrese öğrencilerine de belli günlerde pilav verilirdi. Anadolu’da, özellikle hıdrellezde, yaz aylarında, belli günlerde yapılan derneklerde kırlara çıkılır, eğlenceler düzenlenir, bu eğlencelerde kesilen koyunun içine pirinç doldurulur. Tandır denen ve toprağın içinde yapılan ocaklarda pişirilir. Sonra büyük bir tahta veya sofranın (bazen sininin) üzerine konan koyun parçalanır, etler, içindeki pilava katılarak yenir. Bu pilavlar bugün, başta Doğu Karadeniz bölgesi olmak üzere, Anadolu’nun birçok yerinde pişirilir. Ramazan ayında, haftanın birkaç günü pilav pişirme geleneği vardır. Daha çok hoşaf veya şerbetle yenen bu pilav, misafirlerin iftara çağırıldığı zamanlarda pişirilir. Eskiden, sarayda, zengin konaklarında, sünnî tarikatlara bağlı tekkelerde düzenlenen iftar sofralarında pilav bulunurdu. Düğünlerde ve kına gecelerinde de pilav ve zerde pişirilir. Oğlan evine gidenlere horoz suyu ile pişirilen pilav yedirilirdi. Bu pilav bazen nohut, bazen kavrulmuş arpa veya tel şehriye karıştırılarak süslenirdi. Bir iftar davetinde Fatih’in sadrazamı Mahmud Paşanın, padişahın da bulunduğu sofraya içinde altından yapılmış nohutlar bulunan pilavı sunduğu anlatılır.
30 Mayıs 2009 saat 30 Mayıs 2009 de hazırlanan bu sayfa PİLAV hakkında bilgi içermektedir.|