Polis teşkilâtı

Tarih 01 Haziran 2009

Polis teşkilâtı (Mîlletlerarasi ağir ce­za), daha çok interpol (önceleri teşki­lâtın telgraf adresiydi) adiyle bilinen bu teş­kilât, aşağı yukarı 90 ülkede şubesi olan ağır ceza polis kuvvetlerinin milletlerarası suçlarla mücadelede birlikte çalışmasını kolaylaştırmak amacıyle kurulmuştur. Teş­kilâtın yönetim merkezi (genel sekreterlik) Paris’tedir ve en büyük yetkilisi olan genel kurulda her yıl başka bir başkentte toplanır. Komünist ülkeler dışında (Yugoslavya ha­riç) hemen bütün batı dünyası ülkelerini kapsayan bu teşkilâtın amaçlan şunlardır:

1. üye ülkelerin bütün ağır ceza polis ma­kamları arasında ve bu ülkelerin kanun sı­nırları içinde karşılıklı yardımı sağlamak ve geliştirmek;
2. sıradan suçların önlenmesi ev ortadan kaldırılmasına etkili bir şekilde katkıda bulunmak üzere kuruluşlar meyda­na getirmek ve geliştirmektir. Interpol’ün siyasî, askerî, dinî ve ırkçı faaliyetlerde bu­lunması kesinlikle yasaktır.

Radyo, televizyon ve sinema, Interpol’ü hal­ka, bütün dünyada ülkeden ülkeye dolaşa­rak, istediği yerde tutuklamalar yapabilen ajanlara sahip esrarengiz bir milletlerarası ağır ceza soruşturma kuvveti olarak tanıt­mıştır. Oysa bu tanıtma gerçeğe uymaz. Çün­kü dünyadaki ülkeler değişik kanun sis­temlerine sahip bağımsız devletlerdir, ay­rıca bu devletlerin ceza kanunları ve da­valara bakma usulleri esas itibariyle birbi­rinden farklıdır. Hiç bir bağımsız devlet, yabancı bir teşkilâtın, kendi polis teşkilâ­tına karışmasını veya kanunlarını hiçe say­masını kabul etmez. Ağır Ceza Polis teşkilâ­tının elindeki başlıca silâh her ülkede ça­lışabilen bir polis ajanı değil, suçluları iade anlaşmasıdır. Interpol’ün uğraştığı kimse, başlıca üç kategoride ele alınabilir.

Bu ka­tegorilerin birincisi millî sınırları aşar ve çeşitli ülkelerde suç işleyen kimseleri kap­sar. (Meselâ, altın ve uyuşturucu madde kaçakçıları gibi.) İkinci kategoride ise, ya­bancı ülkelere gitmeyen, ama işledikleri suçlarla bu ülkeleri etkileyenler yer alır. (Meselâ, kalpazanlar.) Nitekim, Londra’da yaşayan bir kimse sahte dolar basarak A. B.D.’yi de ilgilendiren bir suç işleyebilir. Bir ülkede suç işleyerek yakalanmak korkusuyle diğer bir ülkeye kaçan kimseler ise üçüncü kategoriyi meydana getirir. (Me­selâ, bir adam Paris’te suç işler ve iki saat sonra Londra’da olabilir.) Interpol’ün genel kurulu, teşkilatın siyasetini denetler, üyeliğe kabul konusunda olumlu veya olumsuz ka­rarlar alır, yürütme komitesini seçer ve bü­tün ülkelerin polis teşkilâtlarıyle ilgili ko­nuları tartışır. Yürütme komitesinin dokuz üyesi vardır (bir başkan, iki başkan yardım­cısı ve altı üye). Başkan dört yıl, diğer üye­ler ise üç yıl için göreve seçilirler. Komite­nin görevleri, genel kurul kararlarının uygu­lanmasına nezaret etmek, kurulun yıllık top­lantısı için gündem hazırlamak ve bir ba­kıma genel sekreterliği denetlemektir. Genel sekreterlik, özellikle fransız polis teş­kilâtı subaylarından meydana gelir. Başın­da, Interpol’ün günlük çalışmalarını denet­leyen bir genel sekreter bulunur. En önemli görevlerinden biri, haberleri derlemek, kaydetmek, incelemek ve yaymaktır. Bu iş, suç araştırmasında önemli bir yer tutar. Ge­nel sekreterliğin başlıca bölümlerinden bi­ri, bu işi merkezden yöneten milletlerarası bir bürodur. Genet sekreterliğin bir kayıt bürosu vardır. Milletlerarası suçluları, özellikleri, suç ortakları ve çalışma tarzları hakkında üye ülkeler polisinin verdiği bil­giler bu büroda toplanır. Bu bilgiler ilgili ülkelere radyo-telsizle ve bazı gizli bildiri­lerle iletilir.

İnterpol’ün özel bir telsiz şebekesi vardır. Bu şebekenin merkezî kontrol istasyonu Pa­ris’in hemen dışında kurulmuştur ve Londra, Tel-Aviv, Yafa, Stockholm ve Rio de Janeiro gibi birbirinden çok uzak yerlerdeki istasyonlara bağlantılıdır. Ayrıca, mesajla­rın şifrelenmesinde de özel bir kod kulla­nılır.

Bu gizli bildiriler dört çeşittir. Birincisi ia­de işleminin başlayabilmesi için sanığın gö­zaltına alınmasını ister. İkincisi, suçlu ve çalışma tarzı hakkındaki bilgileri bu kimse­nin geçici olarak kalabileceği ülkelerin po­lisine bildirir. Üçüncüsü, kişilerle değil, de­ğerli eşyalarla ilgilenir. Suçun işlendiği ül­kede çalındığı sanılan mücevherler veya sa­nat eserleri konusunda bilgi verir. Dördüncüsü ise kimliği tespit edilmeyen ceset­lerle ilgilidir ve bu kimselerin kimliklerini bulmak amacını güder. Genel sekreterliğin Lahaye’de, sahtekârlık ve kalpazanlık dai­resi adında bir şubesi de vardır. Ayrıca, ti­ye ülkelerin her birinde, bu ülkelerdeki po­lis teşkilâtının genel sekreterlikle veya öbür üye ülkelerin polis teşkilâtıyle haber­leşmesini sağlayacak bir haberleşme bürosu vardır. Bu büro Millî Merkezî büro (Natio­nal Central bureau) [N.C.B.] adiyle bilinir. Birleşik Krallık ve sömürgelerinin N.C.B.’si Londra’da, New Scotland Yard’daki Met­ropolitan Polis merkezinde kurulmuştur. A. B.D.’ninki de Washington’dadır. İnterpol çalışmalarına Avrupa’da 1923′te başladı. Bu şaşırtıcı bir olay değildir, çünkü birçok avrupa ülkesi ortak sınırlara sahipti.

Bu yüzden, meselâ Belçika’da suç işleyen bir suçlu, bir saat içinde öbür dört ülkeden birinde olabilirdi. Uçak yolculuğu, öbür ül­kelere kaçma fırsatlarını geniş ölçüde art­tırdı. Birinci Dünya savaşından sonra suç­larda büyük bir artış görüldü. Bu suçlardan en çok zarar gören ülkelerden biri Avustur­ya oldu. Bundan dolayı da Viyana Polis idaresi başkanı Johann Schober 1923′te, öbür ülkelerin ağır ceza polis temsilcilerini biraraya toplamak için hükümetin desteğini sağladı. 20 Ülkenin temsilcileri karşılaştıkla­rı meseleleri tartıştılar ve böylece Milletler­arası ağır ceza polis komisyonu kuruldu. Teşkilâtın ilk merkezi Viyana ve ilk başka­nı da Schober oldu. 1923′ten 1938′e kadar komisyon hayli gelişti.

1938′de naziler Avusturya’yı ve böylece İnterpol’ü de ele geçirdiler; teşkilâttaki bütün belgeler Berlin’e götürüldü. İkinci Dünya savaşının patlak vermesi teşkilâtın faaliyet­lerine ara verdi. Savaştan sonra, Belçika Adalet bakanlığının polis teşkilâtı genel mü­fettişi Florent Louwage, milletlerarası suç­larda yeniden bir artış olacağını anladı. Dört devletin işgali altında bulunan Avus­turya artık merkez olamazdı. Ayrıca Bel­çika da bu sorumluluğu yüklenemezdi. Ama Fransa hükümeti, Interpole yönetim mer­kezinin Paris olmasını teklif etti. Ayrıca bu yönetim merkezinde fransız polis me­murlarından kurulu bir genel sekreterlik bulunacaktı. Bu teklif büyük bir memnuniyetle kabul edildi. Böylelikle İnterpol, Louwage’ın başkanlığında ve dört kişilik bir yürütme komitesiyle yeniden kuruldu. Ama savaş öncesi belgelerin kaybolması ve­ya tahrip edilmesi dolayısıyle Interpol’ün yeniden teşkilâtlandırılması gerekiyordu. İnterpol gelişti ve 1940 yılında 19 olan üye ülke sayısı 1955′te 55′e çıktı. 1955′te genel kurul modern ve eksiksiz bir tüzük meyda­na getirmeğe karar verdi. 1956′da kabul edilen bu tüzükle teşkilât Milletlerarası Ağır Ceza Polis teşkilâtı adnı aldı. Teşki­lâttaki gelişmeler devam etti ve 1960′tan sonraki yıllarda üye ülkelerin sayısı 90′a çıktı, özellikle 1960-1961 yıllarında bağım­sızlığını kazanan birçok ülkenin katılmasıyle üye sayısı önemli ölçüde arttı. (M)

01 Haziran 2009 saat 01 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Polis teşkilâtı hakkında bilgi içermektedir.|