PROGRAM

Tarih 10 Haziran 2009

PROGRAM i. (fr. programme). Bir tören, temsil, gezi v.b.nin ayrıntılarını tespit eden ve bunları tanıtmak amacını güden basılı kâğıt: Bir seyahat acentesi herkesin eline bir program tutuşturdu (F. R. Atay). Kon­ser programı. // Bir kimsenin tasarılarını kapsayan maddelerin bütünü: Elverir ki iş programımız gittikçe zenginleşerek devam etsin
(R.N. Güntekin). Halit Beyi tanımı­yorsunuz da onun için… Siz zannediyorsu­nuz ki programla hareket eder (A. H. Tanpınar). || Bir siyasî partinin tasarılarının ge­nel açıklaması.

— Bilgi-işlem. Birleştirme programı, sem­boller halinde yazılmış programı ordinatörün diline çeviren program. (BİRLEŞTİRİCİ de denir.) | işlem programı, sembollerle veya makine dilinde yazılan ve sonuçlan kesin olarak veren program. || Kontrol prog­ramı, birçok işlem programının aynı anda veya art arda yapılmasını yöneten ve denet­leyen program: Kontrol programları genellikle bir işletme sisteminin parçalarıdır.(monitör PROGRAM da denir) || Otomatik program, bir problemin çözümünü, sıralı eIemanlar dizisi ve otomatik olarak kodla­nabilecek işlemler haline getiren otomatik makine programı. | Derleyici program, gün­lük terimlerle ve basit dilde yazılmış programları, ordinat örün karmaşık ve ayrıntılı diline (makine dili) çeviren programlama sistemi (meselâ algol, cobol veya fortran sistemleri).
— Büro. Bir hesap makinesinden veya oto­matik bir cihazdan istenen belirli bir işlem dizisinin yapılması için gerekli ifade, veri ve bilgilerin bütünü. Bk. ansıkl.
— Mekan. Bk. ANSİKL.
— öğr. Okullarda, haftanın belli günlerin­de, belli saatlerde öğrencilere okutulacak dersleri gösteren cetvel: Ders programı.
— Psikopedagoji. Çizgisel program. Bk. an­sıkl

—ansikl. Bilgi-işlem. Hesap makinele­rinde program kavramı, ancak makinelere güçlü hafızalar eklendikten sonra ortaya çıktı, ilk elektronik hesap makinelerinin programlan, bir ek cetvelin kablo bağlantılarıyle kumanda edilen birkaç basit işlemle sınırlıydı. Bu işlemler, ya art arda okunan bütün delikli kartlar için bir bir tekrarlanı­yor ya da programın elemanlarını veren kartlarla etkenleri bulunduran kartların iyi eş­leştirilmesi sonucunda, kısmen programlan­mış güç işlemler yapılabiliyordu; bununla birlikte işlem hızı oldukça yavaş ve imkân­ları sınırlıydı. Hafızalarında on binlerce ve­ya yüz binlerce harf taşıyabilen ordinatörlerin yapılması, bu hafızalardan bazılarını kumandaların birleştirilmesine dayanan bir program imkânı sağladı. Bir etkenin okun­ması, bir etkenin hafızadaki bir bölümden başka bir bölüme nakli, iki etkenin toplan­ması veya karşılaştırılması v.b. en basit işlemleri ilgilendiren bu kumandalar, ordinatörün işlem ünitesindeki farklı elektrik devreleriyle sağlandı. Bu kumandaların hep­si birden makine dilini meydana getirir. Demek ki bir programı yazmak, yapılacak işlemlerle ilgili kumandaların bir listesini çı­karmak ve her kumandaya gerek ünitenin ve­ya etkenin hafızadaki yerinin adresini gerek sonucun veya işlem görmüş etkenin gi­deceği adresi eklemektir. Kumandalar, genel­likle sayısal kodlarla belirlenmiştir; bunla­rın tekrarlanarak kullanılması hatalara se­bep olabilir; bu yüzden «semboller»le göste­rilen kumandalar (meselâ toplama için ADD) hazırlanmıştır; bu kumandalar ordinatörlerde doğrudan doğruya kullanılamaz, makine­nin diline çevrilmesi gerekir; bu çevirme işle­mini ordinatör, yardımcı bir programla ken­disi yapar. Sembol kodlar ilkesi daha ge­nişletilerek, kendi başlarına birer alt prog­ram olan kumanda serileri hazırlanabilir ve böylece bu problem, bilimsel terimlere çok yakın uzlaşmalı bir dille makineye verilebi­lir: mesela kare kök alma, matematikçiler için, her seferinde tekrarlanması gerekme­yen belirli kurallara göre yapılan bir işlem­dir; bir ordinatör için de durum aynıdır. Kodların sembollerle verilmesi hafıza bölge­lerine de uygulanabilir; bunların adresleri sembol dilinde işlenecek bilginin adın ala­bilir ve böylece programın yazılması kolay­laşır; bundan dolayı, makine dilinde bir­leştirme programlarının rolü büyük önem kazanmıştır.

Bir ordinatörün, ancak bir çevirme progra­mı’nın yardımıyle kullanılabilen sembollerle yazrlmış farklr işlem pro gramları’n\n çalış­tırılması, daha ileri bir aşamadaki monitör programlara veya kontrol programlarına verilebilir ve böylece ordinatörle çeşitli ünitelerin kullanılışı düzenlenerek daha da basitleştirilebilir. Birbirini kontrol eden bu programların bütünü makinenin işletme sistemini meydana getirir; bu sistem de ma­kinenin bilgi çevresinin temel elemanıdır. Başlangıçta yapımcılar arasında ordinatörlerin performansını geliştirme bakımından ya­pılan rekabet, bugün programlama alanına kaymıştır.

— Büro. tşin yapılması sırasında program, aranan sonuçları elde etmek için aritmetik veya mantık işlemleri dizisini makineye ve­rir.
Makineye ve hesapların karmaşıklığına gö­re, program az veya çok uzun olur; fakat, ister uzun ister kısa olsun, bir program dai­ma şu elemanlardan kuruludur: makine ta­rafından okunacak verileri seçme bilgisi, gerçek bir hesap bilgisi, sonuçların kayıt şekli bilgisi ve bir sonraki problemi çözmek için ilk bilgiye dönüş bilgisi.

— Mekan. Bir takım tezgâhında, işlenecek parçaların tezgâha gelmesi, işlenmesi Ye iş­lenmiş parçaların atılması, çoğu zaman oto­matik donatımlarla yapılır. Bu en basit an­lamda, insan müdahalesi yerine elektrik ve­ya elektronik âletlerin (servomekanizmalar) kullanıldığı otomatizasyon tekniğidir. Bu âletlere, bir delikli şerit veya bir magnetik tel üzerine önceden tespit edilmiş bir prog­ram ile kumanda edilir.
— Psikopedagoji. Çizgisel program’da her soru karşılığında, öğrenci, cevabını evvelki doğru cevaba göre düzenler. Bu çeşit bir programda, item’ler (test sorulan) kı­sadır, soruyu gerektiren yeni bilgilerin be­lirtilmesinden önce, öğrenciler, evvelki itemin doğru cevabını tekrarlamakla işe baş­lar ve cevabın doğru olmasının sebeplerini açıklarlar (buna «kuvvetlendirme ilkesi» de­nir). Sorulan soruya verilen cevap, içlerin­den bir teki doğru olan birkaç mümkün cevap arasından seçilmez; cevap «meydana getirilir» (öğrenci bu cevabı ya yazmalı, ya söylemeli ya da bir öğretme makinesinde» daktilo klavyesini kullanarak yazmalıdır), itemin tümü, öylesine yanılma payı, en azına inecek şekilde tasarlanır (eğer cevap yanlışsa, öğrenci, itemi tekrar okur: doğru cevabı bildiği için, kavradığı bir çağrışımı ezberler [şartlanma]. öğrenci, yüzde 5 ilâ 10′a kadar hata yapıyorsa, Skinner’e göre program kötü olarak kabul edilir. Prog­ramlı öğretimde, çizgisel diye adlandırılan bu program Skinner ile okulunun çalışmaları sayesinde meydana gelmiştir ve birbiri­ni takip eden kemlerin tek ve dereceli bir zincirlenişi esasına dayanır. (LM)

10 Haziran 2009 saat 10 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa PROGRAM hakkında bilgi içermektedir.|