PROPAGANDA

Tarih 11 Haziran 2009

PROPAGANDA i. (lat. k.). Bir öğreti, dü­şünce, inanç v.b.ni başkalarına tanıtmak, benimsetmek amacını güden ve söz, yazı v.b. araçlarla gerçekleştirilen eylem: Kahvelerde okunan bu kaside, halk arasında fesi tutanları çoğaltmakta iyi bir propaganda olmuştu (Cahit öztelli). Papanın vekili müte­madiyen herif aleyhinde propaganda yapar, Selim Paşayı taciz ederdi (H. E. Adıvar). Seçim propagandaları.

— Huk. Bk. ANSİKL. || Seçim propagan­dası, seçimlere katılan kişilerin veya siyasî partilerin görüş veya programlarını kabul ettirebilmek ve vatandaş oylarını alabilmek için yürüttükleri çalışmalar. Bk. ANSİKL.

— ANSİKL. Huk. Siyasî propaganda, siya­sî rekabetin doğuşundan beri fiilen vardır: Demosthenes’in Philippos’a, sonra da Cicero ve Catilina’ya karşı giriştiği kampanya, bir çeşit propaganda kampanyasıydı. Ama modern siyasî propaganda, fransız devrimi sırasında ortaya çıktı. Halk yığınlarının or­taya çıkması ve düşünceyi yaymak için bulu­nan yeni teknikler, siyasî propagandanın et­kisini geniş ölçüde yaymıştır. Eski yaşayış tarzlarının değişmesi, şehirlere yerleşme, ha­berleşmenin ilerlemesi, fertlerin birbirine bağlı kitleler halinde toplanmasını daha da kolaylaştırmış, gazete, afiş, el ilânları, mik­rofon, radyo, fotoğraf, sinema, televizyon, yığınları etkileme imkânlarını sağlamıştır. Lenin, rus ordusundaki milyonlarca köylü askerin iki temel isteğini bir formülde top­layarak modern siyasî propagandanın ön­cülüğünü yapmıştır: «Toprak ve barış». S.S.C.B.’de ve sovyet rejimine uyan ülke­lerde, halkı Komünist partisine bağlayan propaganda, devletin ve vatandaşların tüm faaliyetlerini etkiler.

Bu propagandanın baş­vurduğu başlıca usuller, dış görünüşlerden, sınıf mücadelesi düzeyinde bulunan gerçe­ğe çıkmağa kalkışarak her olayı açıklayan «siyasî açıklama» ve ihtilâl taktiğinin bir safhasını dile getiren «slogan»dır. Hitler ile Goebbeîs de siyasî propagandadan geniş öl­çüde yararlanmışlardı. Nazi propagandası bir yandan kan saflığını ve cinayet ile yakıp yıkmaya karşı duyulan ilkel ilgiyi yücelte­rek köklerini bilinçaltının en karanlık böl­gelerine daldırmış, öte yandan da kalabalık­ları o anki imkânlar içinde etkilemek amacıyle birbiri ardından çeşitli, hattâ çelişik temaları öne sürmüştür. Çok yönlü ve çok partili demokrasilerde ise propaganda, ik­tidarın olduğu kadar, siyasî partilerin ve çe­şitli gerçek veya tüzel kişilerin de başvur­dukları bir araçtır.

Türk Anayasası, bir yandan, düşünce ve ifade hürriyetiyle düşün­ce ve kanaatlerin çeşitli yollarla yayılabile­ceğini kabul etmiş; bir yandan da, propapandanın asıl önem kazandığı ve uygulandı­ğı alan olan seçimlerde, siyasî partilerin ve adayların propaganda faaliyetini bazı temel ilkeleriyle sınırlayarak, düzenlenmesini ka­nuna bırakmıştır. Anayasanın, düşünce ve kanaatlerin yayılması, toplantı ve gösterile­rin önceden izin alınmadan yapılabilmesi konularındaki hükümleri, vatandaşların propaganda yapabileceklerini gösterir. Kişile­rin veya siyasî olmayan toplulukların da özel bir sınırlama olmadıkça, siyasî nitelikte propaganda faaliyetinde bile bulunmaları mümkündür. Anayasa, toplantı ve gösteri hürriyetini siyasî iktidarın muhtemel baskı­larından kurtarmak için bir izne bağlı tut­mamıştır. Siyasî iktidar ise, asıl tepkiyi si­yasî nitelikte propagandaya karşı gösterir.

• Seçim propagandası. Türkiye’de, dünya­nın birçok ülkesinde olduğu gibi, propagan­da teriminin önemli anlamı seçim konusun­dadır. Nitekim toplantı ve gösteri hür­riyetini düzenleyen kanun, seçim zamanla­rında yapılacak propaganda toplantılarını saklı (mahfuz) tutmuş, meseleyi seçim mev­zuatına bırakmıştır. Seçimlerin Temel Hü­kümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında ka­nun, seçim propagandasını da ayrıntılarıyle düzenlemiştir. Türkiye’de, propaganda faaliyetini sınırlayan genel ve özel hüküm­ler vardır.

Bu genel hükümler, Anayasanın, bütün hak ve hürriyetlerin kullanılmasına ilişkin 11. maddesiyle, siyasî partilerin faaliyetlerini sınırlayan 57. maddesinde yer alır. Hiç bir hak ve hürriyet, insan hak ve hürriyetlerini, Türk devletinin bütünlüğü­nü, cumhuriyeti ortadan kaldırmak, dil, din, ırk, sınıf ve mezhep ayırımları yaratmak amacıyle kullanılamaz ve böyle bir propagan­da da yapılamaz. Siyasî partiler için de ay­nı yasak söz konusudur; ayrıca laikliğe ay­kırı siyasî parti propagandası da bir kapat­ma sebebidir. Anayasada yer alan özel bir sınırlama da ormanlar konusundadır. Ormanların tahribine yol açacak hiç bir siyasî propaganda yapılamaz (Anayasa md. 131).

Seçim propagandasına ilişkin öteki dü­zenleme ve yasaklar seçimlerle ilgili kanun­da yer almıştır. Bu kanuna göre, seçim propagandası, açık ve kapalı yerlerde, rad­yolarda yapılabilir. Ayrıca, hoparlörle, du­var ve el ilânlarıyle, basılı şeylerin dağıtı-mıyle propaganda yapılması da mümkündür. Propaganda, oy verme gününden 21 gün önce sabah başlar ve oy verme gününden önceki gün saat 18′de sona erer. Açık yerler­de, güneş battıktan doğuncaya kadar top­lu olarak sözlü propaganda yapılamaz.

Ge­nel yollar üzerinde, mabetlerde, kamu hiz­meti görülen bina ve tesislerde, seçim kurul­larınca gösterilecek meydanların dışında da propaganda yasaktır. Kapalı yerlerde, yet­kililere haber vermek şartıyle propagan­da toplantısı yapılabilir. Ancak yine belli binalarda ve askerî yerlerde böyle toplantı yapılamaz. Seçimlere katılan siyasî partiler, oy verme gününden 15 gün önce başlamak ve 4 gün önce saat 2i’de sona ermek üzere, radyolarla propaganda yapabilir. Kanun, televizyonda propaganda henüz öngörülme­diği gibi, öteki propaganda araçlarından farklı olarak bağımsız adaylara radyoda propaganda imkânı tanınmamıştır. Radyo konuşmalarının birincisi 20 dakikayı, bundan sonrakiler ise günde 10 dakikayı aşamaz. Radyo propagandalarının yayın zamanlarını Yüksek Seçim kurulu tespit eder.

Tespit iş­lemi ad çekmeyle olur. Kanun öteki propaganda araçları hakkında da çeşitli sınır­layıcı hükümler koymuştur. Propaganda ya­sağının bir hükmü de, seçimin başlangıç tari­hinden seçim sonuçları ilân edilinceye kadar bazı törenlerin yapılmamasıdır; başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve Cumhuriyet se­natosu üyelerinin makam arabasıyle veya resmî hizmete ayrılmış araçlarla gezi yap­maları, protokol gereği karşılama ve uğur­lamalar, törenler yapılması ve resmî ziya­fet verilmesi yasaklanmıştır. (ML)

11 Haziran 2009 saat 11 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa PROPAGANDA hakkında bilgi içermektedir.|