PSİKOFARMAKOLOJİ

Tarih 12 Haziran 2009

PSİKOFARMAKOLOJİ i. (fr. psycho-pharmacologie). insanların ilâç ve ecza et­kisi altındaki davranışını inceleyen bilim dalı.
— ANSiKL. • Tarihçe. Psikotrop madde­ler, çok esjkiden beri bilinmekle beraber, psikofarmakoloji oldukça yeni bir bilim da­lıdır; ancak 1956′da bu adı aldı. Psikotrop maddelerin bu özelliğinin tecrü­beyle anlaşıldığı (msl. haşhaş) ilk dönem bir yana bırakılırsa, psikofarmakolojinin doğu­şu XIX. yy.dan itibaren sentetik kimya­nın (kafein, mate), halüsinojenlerin (hayal gördürücüler), amfetaminlerin ve başlıca bartibüriklerin geliştirilmesi sayesinde ger­çekleşti.
Psikofarmakoloji tarihinin çağdaş dönemi ağır psikozların tedavisinde etkili olan psi­kotrop maddelerin (bir nöroleptik olan klorpromazin [1952] ve sinir zayıflıklarına karşı kullanılan iproniazid [1957]) bulunmasıyle başlar. Şimdi araştırmalar, muhteme­len ruhsal bozuklukların kaynağı olan be­yindeki biyokimya olaylarına ve bunların düzensizliğini gidermeğe yöneldi.

• Metodoloji. insanlar üstünde yapılan deneyler beklenen sonucu verdi; fakat in­celenecek yeni maddenin nasıl bir etki gös­tereceğini hayvanlar üstünde deneyip toksikolojik ve farmakolojik tam bir dosya dü­zenlemeden önce bu deneyleri yapmak müm­kün değildi. Yeni madde, çeşitli hayvan tür­lerine (yavrulayacak dişiler dahil) bir de­fada kuvvetli bir dozla verildiği gibi sü­rekli olarak da verildi; çeşitli hayatî fonk­siyonlar üstündeki etkileri, iç organlarda doku ve kan muayeneleri yapılarak incelen­di. Hayvanların davranışlarına bakılarak, psikotrop etkilerin ortaya çıkarılması daha zordur, çünkü hayvanlardaki davranış şek­li çok çeşitli değildir, kullanılan eczaya göre pek az farklılık gösterir. Meselâ am-fetaminler gibi çökkünlük giderici madde­lerin de hayvanlarda çarpınmayı artırdığı görülür. Bununla beraber, hayvan ve insan üstündeki bu çeşitten etkiler arasında bazı ortak ilişkiler bulunduğu söylenebilir: hayvanlarda görülen katalepsi insanlardaki akineziye tekabül eder; insanlarda çırpın­maya sebep olan çökkünlük giderici mad­deler hayvanlarda ters etki gösterir. Hay­vanlar üstünde yapılan deneylere dayanıla­rak bazı varsayımlara ulaşılır; sonra bu varsayımlar dikkatli bir klinik inceleme ile denetlenir; aynı zamanda biyokimyacı ve hekim olan araştırmacılar, ellerindeki mad­deyi kesin teşhis konan ve rahatsızlıkları açıkça belli olan hastalar üstünde dener. Az sayıda hasta üstünde yapılan bu inceleme­den sonra çalışmalar daha büyük çapta sürdürülür; bu çalışmalar, kullanılan yeni maddeyle elde edilen sonuçları, daha önce­den bilinen benzer maddelerle ve plasebolarla elde edilmiş sonuçlarla karşılaştır­mak imkânını sağlar.

Psikotrop maddeleri tanımlama ve sınıflan­dırma meselesi güçlükler doğurdu. Gerçek­ten, kimyasal yapıya göre bir sınıflandırma hemen hemen imkânsız gibidir, çünkü bir­çok madde aynı ortak etkiyi gösterdiği hal­de kimyasal yapı bakımından çok farklıdır (çökkünlük giderici maddelerde olduğu gi­bi). Aynı şekilde, hayvanlar üstünde yapı­lan deneylerden elde edilen sonuçlara göre yapılacak bir sınıflandırmanın da çok kar­maşık olduğu görüldü. Sonunda, 1957′de Delay tarafından ortaya atılan ve madde­lerin insan vücudundaki etkilerine göre kli­nik açıdan sınıflandırılmasını öngören tek­lif genel olarak kabul edildi. Bu sınıflandır­ma psikotrop maddeleri üçe ayırır: psikoleptikler, psikoanaleptikler ve psikodisleptikler.

Uygulama alanı. Psikofarmakoloji, psi­kiyatriye geniş ufuklar açtı. önce, akıl has­talıklarının tedavisine imkân verdi: en ilgi çekici etkisi psikozlular üstünde görüldü. Farmakodinamik deneylere dayanarak teş­his koyma imkânları doğurdu. Akıl hasta­lıklarının etyopatolojisi (psikotrop madde­lerden etkilenen merkezlerin beyindeki yer­lerinin tayini, şizofreninin metabolizma ve içsalgı bpzukluklarıyle ilgisi) üstüne bir araştırma alanı açtı; bunlardan başka, nor­mal durumdaki gönüllüler üstünde deneysel olarak ruhsal bozukluklar yaratma imkânı sağladı. Böylece, akıl hastalığının getirdiği bozuklukları daha iyi kavramak fırsatı elde edildi.
Çağdaş psikofarmakoloji psikiyatri klinikle­rinde değişiklik yapılmasına da sebep oldu. Hastanın davranışlarını düzeltme imkânı vererek, kişisel veya toplu psikoterapi yo­lunu açarak, hastahanede kalma süresinin kısaltılmasına imkân verdi. (L)
PSİKOFİZİK i. (fr. psychophysique). Psikol. Bk. FİZİKRUHBİLİM.

12 Haziran 2009 saat 12 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa PSİKOFARMAKOLOJİ hakkında bilgi içermektedir.|