PSİKOLOJİ

Tarih 12 Haziran 2009

PSİKOLOJİ i. (yun. psykhe, ruh ve logos, bilim’den fr. psychologie). Ruhsal olgular bilimi. || Karakter: Bir roman kahramanının psikolojisi.
— Sosyol. Kolektif psikoloji, bir sosyal gru­bun «kolektif bilinç»iyle ilgili psikoloji. (Her şeyi bireyler arası ilişkiye indirgeyen kişilerarası psikoloji’den farklıdır.)
— Ansikl. Psikoloji terimi, XVI. yy.da or­taya çıktı (Melanchthon). XVIII. yy.da Wolf, antropolojiyi, somatoloji ve psikoloji olmak üzere ikiye ayırdı. Psikolojiyi de iki bölümde ele aldı: ampirik psikoloji ve ras­yonel psikoloji. İnsanları tanımak bakımın­dan pratik bir değer taşıyan ve halk arasın­da yaygın olan ampirik psikoloji insanlık kadar eskidir. Bu pratik psiokloji edebiya­tın tasviri psikolojisiyle gelişmiş ve bugün kullandığımız terimlerin çoğu bu kaynaktan çıkmıştır, öte yandan, zihin ve bilinç prob­lemlerine yönelen felsefe, psikolojiyi, ken­dine bağlı bir dal gibi ele aldı. özellikle Bergson’un eserlerinde bu durum açıkça görülür. Ama psikoloji, XIX. yy .dan sonra ayrı bir bilim dalı haline gelerek kendili­ğinden veya deneylerle yaratılabilen bilinç olgularının içebakışla incelenmesi üstünde temellendi, daha sonra da davranışların ve tavırların bilimi olmağa yöneldi. Watson’un bu anlayış içinde savunduğu teorik görüş, A.B.D.’de, «davranışçılık» adı altında, psi­kolojiyi bir karikatür haline getirir gibi ol­du. Çünkü davranışçılık, bilinç olgularına ve iç fizyolojik süreçlere yönelmeyi kesinlikle reddediyor; sadece dış belirtilere dayanarak gözlemler yapmayı kabul ediyordu. Bugün alman «Tiefenpsychologie»si veya sezgiye önem veren ve kavrama amacını güden «de­rinlikler psikolojisi» de felsefe dayanmak­tadır. Oysa, karşılaştırmalı psikoloji tabiat bilimlerine bağlanır: hayvan psikolojisi (zoo­lojik psikoloji), çocuk psikolojisi pedolojik psikoloji), ilkel insan psikolojisi (etno­lojik psikoloji), akıl hastaları psikolojisi (patolojik psikoloji), insan tipleri psikolojisi (farklar psikolojisi), kalıtım psikolojisi (ge­netik psikoloji) ve «etoloji» (karakterlerin farklılık açısından incelenişi) gibi. Deneysel psikoloji ve psikometri araştırmaları, Fechner’in psikofizik’i ile (1860) başladı ve fizik olgularla bilinç olguları (uyartı ve duyum) arasındaki ilişkilerin incelenmesine yöneldi (Wundt’un ilk laboratuvarı 1879′da Leipzig’de, ilk fransız laboratuvarı olan Beaunis ve Binet’nin Sorbonne’daki laboratuvarı ise 1889′da açıldı). Bu araştırmalar, uygulama­lara yol açan kanunların ve olguların bulun­masını sağladı. Bununla ilgili olarak deney­lerin uygulanması (testler) için duyu-hareket işlevlerini ve zihnî işlemleri ölçmeğe yarayan bir metodoloji temellendirildi. Da­ha çok eğitim alanında kullanılan bu psikoteknik, bağlaşıklık indisleri ve faktör analizleri sayesinde deneylerin taşıdığı değe­rin (uygunluk, geçerlilik) istatistik bakımın­dan denetlenmesiyle tamamlandı, insanın, gelişimi sırasında kendisini sosyalleştiren kolektiviteye bağlı bir organizma oluşu, dav­ranışların nazarî ve uygulamalı incelemesin­de iki ayrı alanın ortaya çıkmasına yol açtı: biyolojik alan (psikofizyoloji) ve sos­yal alan (psikososyoloji). Sovyet psikoloji­si, bilince büyük önem vermekle birlikte, yüksek sinir faaliyetini esas olarak ele alır; bu faaliyetin temeli Pavlov’un şartlandır­ma sürecidir; dil de, «ikinci bir işaret sis­temi» olarak sosyal şartlanmanın sonucu­dur. Bilimsel psikoloji’nin birçok uygula­ma alanı vardır:
1. eğitimde, pedagoji me­totlarının etkinlik bakımından incelenmesi, zekâ düzeyinin ve gelişiminin belirlenmesi, karakter bozukluklarının analizi, dil bozuk­luklarının düzeltilmesi;
2. sanayide, meslek seçme ve iş teşkilâtlandırılması;
3. askerlik­te, acemi erlerin belli yerlerde görevlendi­rilmesi ve kadroların düzenlenmesi;
4. ada­lette, suçları önleme, mahkûmların eğitimi;
5. nöropsikiyatride, teşhise ve psikoterapiye yardım; çeşitli ilâçların ve tedavi metotla­rının, özellikle ruhî cerrahlık müdahalele­rinin doğurduğu etkilerin belirlenmesi. Uy­gulamalı psikolojiyle uğraşanlar, bir de on­toloji kanunu kurma endişesiyle dernekler ve sendikalar halinde toplanmışlardır.
Böyle­ce, eğitim psikologları, danışmanlar, sanayi psikologları ve kliniklerde çalışanlar grup­lar halinde teşkilâtlandı. A.B.D.’deki Psikoloji derneğinin 1955′te 13 000 üyesi (pro­fesyonel, öğretici ve araştırıcı) vardı.
Bu­gün psikoloji biliminin başlıca alanları şun­lardır: hayvan davranışları (hayvan psiko­lojisi)] fizyolojik ve nörolojik incelemeler (psikofizyoloji); çocuktaki gelişmenin incelenmesi (psikogenetik [GENETİK PSİKOLO­Jİ]); çocuğun okul ve meslek bakımından yönlendirilmesi (psikopedagoji); çeşitli dav­ranışların, sinir sistemiyle ve özellikle dil ile ilişkilerinin ele alınması (psikolengüistik); acı duyma, yorgunluk v.b. hallerde gösteri­len çeşitli tepkilerin, kişisel performans’lar (icralar) arasındaki farkların (farklar psi­kolojisi) ve grup halindeki davranışların in­celenmesi (sosyal psikoloji). Psikolojinin ele aldığı bu yeni alanların kavlaklarında çeşitli bilimler ortaya çıkmıştır. Bu yeni bilimler arasında en önemlilerden biri, in­sanın makineye, makinenin de insana uyma­sını inceleyen bilimdir (ergonomi). Psiko­lojiye bağlı araştırmaların başka bir kolu da, şartlanmanın incelenmesine ve çocuğun tanınmasına yönelmiştir. Bu alanda, bilgi-işlem bakımından, elektronik tekniklerin or­taya çıkmasından faydalanılmaktadır. Nite­kim programlı öğretim, bu alana girer. Pskolojik bilimlerin her biri, bir yandan, insan davranışlarında, en genel kanuna uy­gun olanı, öte yandan da, bu genel kanun­dan ayrılarak tıbbın marazî diye nitelendir­diği davranışlara dayanan özellikleri kendi inceleme hedefleri olarak ele alır. özellikle farklar psikolojisi, zihnî yetersizlikleri (oligofreniler), nicelik bakımından farklı kılan yönü tespit eder. Bundan başka, sosyal psi­kiyatri de sosyal psikolojiye bağlanabilir. Nihayet, algılama, hafıza, zekâ v.b. fonksi­yonların ve öğrenme, alışkanlık v.b. davra­nışların eskiden beri yapılan deneysel ince­lenmesine, bunlarla ilgili bozuklukların in­celenmesi de eklenmiştir. Meselâ hafıza bozukluklarının incelenmesi, hafızanın bazı temel mekanizmalarını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, bu vesileyle, yeni bir bilim dalı da doğmuştur. Bu bilim dalının amacı, bazı maddelerin davranış üstündeki etkisini sı­nıflamak ve ölçmektir. Bu yeni dal, psikofarmakoloji’dir. (->Bibliyo.) [L]

12 Haziran 2009 saat 12 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa PSİKOLOJİ hakkında bilgi içermektedir.|