PÜRİTEN

Tarih 15 Haziran 2009

PÜRİTEN i. (ing. puritan > fr. puritain). Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya büyük önem veren ve pek çoğu Amerika’ya göç eden katı bir presbiteryen tarikatının üyesi.
— ANSîKL. • ingiltere’de James I Stuart’ın Presbiteryenliğe katılmakla birlikte piskoposluğu kaldırmayı reddetmesi ve hü­kümdarın püritenler için hoşgörü isteyen Binler dilekçesini kabul etmemesi (Hampton Court konferansı, ocak 1604), 1610′a doğru, siyasî bir Püritenliğin doğmasına yol açtı. Bu Püritenlik, kralların tanrısal hakkına karşılık, milletin krala üstün ol­duğunu savunuyordu. Siyasî Püritenliğin ilahiyat alanındaki Püritenlikle birleşmesi ingiliz devrimini belirleyen en önemli un­surlardan biridir. 1638′den itibaren püritenler, krallığın bütün kiliselerine din ko­nusundaki her çeşit yeniliği reddetme an­dı olan National Covenant!ı habul ettir­diler.

Büyük bir çoğunluğu Cromwell gibi doğu kontluklarından gelen ve Charles I’e karşı parlamento ile birlikte mücadele’ eden püritenler, kralın bozguna uğramasında ve 1649′da idamında büyük rol oynadılar. Ay­rıca, İngiltere kilisesini Iskoçya kilisesi ör­neğine göre yeniden düzenlemeyi de tasar­ladılar (Covenant, 1643). Cromwell’in ik­tidara gelişinden sonra hükümeti fiilen kontrollan altına aldılar (Barebone’s Parliament, 1653). Ama tecrübesiz oldukları için devleti yeniden teşkilâtlandırmayı ba­şaramadılar; bölündüler ve 1660′ta Char­les II’nin tahta geçmesiyle tekrar kurulan krallık yönetiminin baskısıyle siyaset ala­nından çekildiler. Ama yine de püritenlerin siyasî (parlamenter demokrasinin ku­rulması), toplumsal ve ahlâkî (azamî ka­zanç peşinde koşan kapitalist bir burjuva­zinin yerleşmesi) bakımlardan İngiltere’de derin etkisi görüldü.

• Kuzey Amerika’da, Püritenlerin siyasî rolleri Kuzey Amerika’da çok daha uzun sürdü. Gerçekten, Anglikan kilisesinde ye­nilik yapmanın imkânsız olduğu kanısına varan bazı püritenler yurtlarından göç ede­rek yeni bir denizaşırı din topluluğu kur­mayı tercih ettiler. Teorilerini uygulamak amacıyle Massachusetts kolonisini kuran bu kimselerin otuz beşi ayrı bir kilise olan Leiden kilisesindendi (Hollanda), altmış ye­disi maceracıydı (Pilgrim Fathers). Okya­nusu Mayflower gemisiyle geçtiler (6 ey­lül – 21 aralık 1520). Sonra da üstünde ileride Plymouth sömürgesinin kurulacağı bölgeye yerleşerek buradaki yerli halkla azizler azınlığı arasında kesin bir ayırım gözetmeğe çalışan bir topluluk kurdular. Bir vali, yedi yardımcısı ve bir meclisle kendi kendilerini yöneterek oy hakkını yal­nız bir tarikatın üyelerine verdiler (Mas­sachusetts halkının yüzde yirmi beşi). Bu hak da yalnız âyinde bulunanlara tanın­mıştı.
Ayrıca, 1635 tarihli bir kanunla âyin­de bulunmak da zorunlu kılındı. Ama ge­lenlerin sayısının gitgide artması (1630 -1640 arasında 20 000 kişi) ve bu püriten­lerin daha önce yerleşmiş olan kolonilere zarar verecek biçimde batıya ve güneye doğru yayılmaları, din sapkını oldukların­dan kuşkulandıkları kimselere veya başka mezheplerden olanlara karşı hoşgörüyle davranmamaları, gitgide artan kazanç hır­sı, aziz çocuklarını vaftizden muaf tutmak istememeleri, Charles II tarafından Mas­sachusetts «şart»ının yürürlükten kaldırıl­ması (1684) New-England’ın püriten rejimini sarstı. Bununla beraber, 1689′da çı­kan Hoşgörü fermanına rağmen, püriten­ler dinî sapmaların peşini bırakmadıkları gibi katı ahlâk anlayışını da muhafaza et­tiler. Bundan dolayı da biçimciliğe düştü­ler. Sonunda püritenlerin ve tarikatçıların, vaftiz edilmiş olanların hiç birini âyine kabul etmemeleri üzerine XVII. yy.ın so­nunda New-England’ın dinî birliği bozul­du. Gelenekçiler, varlıklarını sürdürebilmek için, devletin belirli bir ölçüde laikleşme­sini kabul etmek zorunda kaldılar.
Bu laik­leşme, rahiplerin elinden siyasî otoritele­rinin bir kısmını alıyordu. Nihayet, 1691′de püriten kolonisi de dağıldı. Ama or­tak yasaya boyun eğen püritenler uzun sü­re dinî özelliklerini korumayı başardılar. Ne var ki bu durum onların ilahiyat ala­nında daha az dogmacı, bireysel bakımdan da daha beşerî bir anlayışa yönelmelerini önleyemedi. Fakat gene de, kongregasyonalist bir Kilise ve Devletin kongre an­layışına bağlı kaldılar ve 1750′den itiba­ren, Anglikan piskoposluğu ile İngiliz hü­kümetine karşı çıkmağa başladılar. Bu ba­kımdan da, Amerika’daki ingiliz sömürgelerini bağımsızlığa yönelten 1776 dev­riminin hazırlanmasında büyük bir rol oy­nadılar. (L)

15 Haziran 2009 saat 15 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa PÜRİTEN hakkında bilgi içermektedir.|