PUSU

Tarih 15 Haziran 2009

PUSU i. (esk. türk. pusuğ’dan). Bir düş­manı gafil avlamak için gizlenerek bekle­nen yer: Bir de baktım [...] pusulardan çı­karak… (M. Â. Ersoy).
— ÇEŞ. DEY. Pusu kurmak. Bk. KURMAK. || Pusuya düşürmek, kötülük etmek üze­re yolunu gizlice bekleyip ele geçirmek, yakalamak: Aslında, iki taraf da birbi­rinden «Beni pusuya düşürür de temizler» diye korkuyor (Kemal Tahir). || Pusuya yatmak, pusuda beklemek: Her pencerede bir insan avcısı pusuya yatmış (Kemal Ta­hir).
— Huk. Genellikle birden fazla kişi tara­fından, tuzak kurmak suretiyle yapılan hır­sızlık.
Bk. HIRSIZLIK. SOYGUN.
— ANSİKL. Ask. Pusu, çete savaşlarının en çok kullanılan manevrasıdır. İkinci Dünya savaşında ve gerek Çinhindi gerek Cezayir savaşlarında tat aflar birbirlerine karşı sık sık bu yola başvurdular. Pusunun başarılı olması için titiz bir hazırlık, hareket gücü yüksek ve iyi yönetilen kıtalar gereklidir. Pusu düzeni çok zaman üç kademelidir. Bi­rinci kademe düşmanı gözaltında tutar; ikinci kademe hücum işiyle görevlendiril­miştir; üçüncü kademe de harekâtın sonun­da öbür iki kademeyi toplayarak hep bir­likte çekilmeyi sağlar. (LM)

15 Haziran 2009 saat 15 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa PUSU hakkında bilgi içermektedir.|