PUT
Tarih 15 Haziran 2009
PUT i. (fars. büt’ten). Bir ilâhı temsil eden ve bazı insanların taptıkları resim veya heykel: Bu ümmet, mukaddema taştan ve ağaçtan yapma putlara tapardı (Cevdet Paşa), insanlar putlarını kendileri yaparlar (Ş.S. Aydemir). || Haç.
— ÇEŞ. DEY. Put gibi, hiç kımıldamadan ve bir şey söylemeden: Delikanlı, cevap vermeden bu sözleri put gibi dinledi (H.R. Gürpınar). || Put kesilmek, sessiz ve hareketsiz bir durum almak: «Şunu kurşuna dizin!» dedi. Donduk put kesildik! (Kemal Tahir).
— Ansikl. Arkeol. Mezopotamya’da puflara M.ö. 3000′e doğru rastlanır. Bunlar pişmiş topraktan veya taştan yapılmış küçük kaba heykellerdir. Çoğunlukla kadın heykelcikleri olan bu putların üzeri çeşitli şekillerle süslüydü. Susa’da ve İndus vadisine kadar uzanan bölgelerde birçok put bulunmuştur. Irak’ta (Yukarı Suriye) ele geçirilen gizli putlar da aynı döneme aittir. Birkaç santimetre boyunda siyah ve beyaz kaymak taşından yapılan bu heykellerin gövdeleri az çok dikdörtgen biçimindedir; bir veya iki çift gözü vardır; Kültepe’de (Kappadokia) bulunan ve üçgen biçimli bir, iki veya üç başlı taş putların bu tipten ilham alınarak yapıldığı sanılır (M.ö. 2200′e doğr.). Eski Ahit’te de putlardan söz edilir (Hâkimler, XVII, 3-4) ama biçimlerinin nasıl olduğu açıklanmamıştır. Bk. TANRI.
— Mant. Bacon, bu terimi, gerçek bilime zarar verebilecek bazı yanlış fikirleri belirtmek için kullanır ve şu putları ayırt eder: kabile putları (idola tribus) veya sosyal önyargılar; mağara putları (idola specus) veya eğitimden ve karakterden gelen ön yargılar; alan putları (idola fori) veya dilin yetersizliklerinden doğan yanlışlar; tiyatro putları (idola theatri) veya yanlış ve yanıltıcı sistemleştirmelerin yol açtığı hatalı düşünceler. (LM)
15 Haziran 2009 saat 15 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa PUT hakkında bilgi içermektedir.|