RADYO

Tarih 18 Haziran 2009

RADYO i. (fr. radio). Radyo yayınlarını alıcı cihaz. (Bk. alici.) || Düzenli bir şekilde radyo yayınları yapan radyoelektrik istasyonu.
— Radyotek. Otomobil radyosu, otomobil­de kullanılmak üzere yapılmış radyo alı­cısı. Bk. ANSİKL.

— Telekom. Radyo gazetesi, radyo verici­leri tarafından yayımlanan çeşitli haber, yorum ve makalelerin tümü. || Radyo muhabiri, radyo haber ve röportajları­nı hazırlayan gazeteci, Radyo rekla­mı, radyolar aracılığıyle söz ve müzik­ten faydalanılarak yapılan reklam. (Tür­kiye radyoları 1951′den itibaren reklam ya­yımlamağa başladı. İlk reklamlar, radyo­nun kendi spikerleri tarafından sözlü ola­rak yapılırken daha sonra reklam saatleri ayrıldı; reklam şirketleri sözlü, müzikli rek­lam yayımına başladı.
Bugün radyo reklam­larının ilgi çekmesi için söz ve müziğin ya­nı sıra yarışmalara, eğlence programlarına, skeçlere v.b. yer verilmektedir.) || Radyo röportajı, radyo ile yayımlanan röportaj. Radyo yayını, radyo alıcısı bulunanlar için, Hertz dalgalarıyle haber, konferans, konser, sanat, edebiyat, bilim v.b. prog­ramların nakli. (Bk. ANSiKL.) || İl radyosu, ancak yayımın yapıldığı ilde dinlenebile­cek güçteki radyo istasyonu; bu istasyo­nun yayımı. (Türkiye’de büyük şehirlerde il radyoları asıl radyo istasyonlarının yanı sıra yayın yapar ve programlarında yal­nız batı müziğine yer verir. Bu yayınlar «ikinci program» adiyle anılmaktadır. An­talya, Kars, Van, Gaziantep, Trabzon, Di­yarbakır il radyolarının programlarında her türlü söz ve müzik programı yer almak­tadır.)
— ANSiKL. Radyotek. Başlangıçta elek­tron lambalı olan otomobil radyosu, anot­ların beslenmesi için gerekli yüksek geri­limi sağlayacak bir vibrörlü konvertisörün kullanılmasını gerektiriyordu. Transistorlu olan modern alıcılar doğrudan doğruya arabanın bataryasıyle beslenir. Taşıtın elektrik donatımı parazite karşı korunmuş ol­malı, yani kıvılcım üreten organların (di­namo, bujiler, akım kesiciler) yaydığı pa­razitleri yok etmeğe veya hiç olmazsa önemli bir şekilde azaltmağa yarayan ele­manlar (kondansatörler ve dirençler) kul­lanılmalıdır. Otomobil radyolarının hemen hepsinde, bir tuşa basmakla istenen yayı­nı seçme imkânı veren bir kumanda klav­yesi vardır.

— Telekom. Radyo yayını yapan istasyon­ların sayısı radyoelektriğin temel ilkeleri ortaya konduktan sonra hızla arttı. Bugün 400′den fazlası Avrupa’da ve 4 000 civa­rında (özel istasyon) A.B.D.’de olmak üze­re binlerce istasyon vardır. Fakat Ameri­ka’dakilerin 800′ü dört büyük program ve reklâm dağıtıcı şebekesinden (networks) bi­rine bağlıdır. Türkiye’de, 10 tane devlet ve­rici radyo istasyonu (istanbul, Ankara, iz­mir, Çukurova, Erzurum, Kars, Diyarba­kır, Gaziantep, Trabzon, Antalya) vardır. Dünyadaki radyo dinleyicisi sayısı 1959′da yaklaşık olarak 365 milyondu, bu sayı yer­yüzü ölçüsünde her 1 000 kişide 127 kişi gibi bir ortalama verir. Kuzey Amerika 183 milyonla birinci sırayı alır (binde 707); Avrupa’da 133 milyon (binde 211); Asya’­da 28 milyon (binde 17); Güney Amerika’­da 13 milyon (binde 95); Afrika’da 4,5 mil­yon (binde 19) ve Okyanusya’da 3,7 milyon (binde 23) dinleyici vardır.
• Milletlerarası yönetmelik. Bir yayında taşıyıcı dalganın modülasyonu yan bantlar meydana getirir. Çok yakın frekanslı bir yayın yüzünden parazit olmaması için fre­kans tayfında her yayma bir kanal ayırmak gerekir, öbür yandan Hertz dalgalarını kul­lanan yalnız radyo yayınları değildir. Baş­lıca kamu hizmetleri (havacılık, denizcilik) alanında telsiz telgraf ve telsiz telefon için de frekans tayfında bantlar ayırmak ge­rekir. Bu amaçla 1947′de Atlantic City’de imzalanan Milletlerarası Telekomünikas­yon antlaşmasıyle bazı kurallar tespit edil­miştir.

Radyo yayını için ayrılan frekans bantları, uzun dalga için 150-285 kHz (1 050 – 2 000 m arası), orta dalga için de 525 – 1 605 kHz’tir (187-560 m arası). Kısa dalgada ise, 2 300 kHz’lik frekans bandıyle eski bant­lardan yüzde 33 oranında fazla olmasına rağmen ancak 180 kanala yer verilebilmek­tedir. Bütün dünyadaki kısa dalga yayın-larıyle ilgili kanalları çeşitli milletler ara­sında dağıtmakla görevli Meksiko konfe­ransı çok karışık teorik bir plan karar­laştırarak 10 nisan 1949′dan sona ermiş­tir. Yayın alanı sınırlı olan uzun ve orta dalgaların çeşitli ülkeler arasında dağılımı için, dünya bağımsız bölgelere bölündü. Avrupa bölgesi, Greenwicb’in batısında 10., doğusunda 40. meridyen ve güneyde 30. kuzey paraleliyie sınııiandı. Bu bölge için Kopenhag’da 1948′de 25 hazirandan 16 ey­lüle kadar toplanan Avrupa Radyo Ya­yını konferansı 15 mart 1950′de yürürlüğe giren frekans (veya dalga boyu) dağılım planını tespit etti. Uzun dalgada, 18 ka­nala 21 istasyon yerleştirildi. Buna karşı­lık ortak dalgaların kullanılması (millî ve­ya milletlerarası) ve senkron çalışan millî şebekelerde ortak dalgalardan yararlanıl­ması sayesinde, 121 orta dalga kanalına 300′den fazla istasyon yerleştirilebildi. Bu planın birçok üstünlüğü vardır. Bir yan­dan istasyonların birbirine karışmasını bü­yük ölçüde önler, öte yandan aralarında yeterince frekans farkı bulunan bölge rad­yo vericilerinin aynı binada çalışmasını sağ­layarak kuruluş ve işletme giderlerini azal­tır.
• Programlar. Radyo yayın programların­da, her tür müzik, konuşmalar, haberler, röportajlar, eğlenceler, tiyatro oyunları (bunların bazıları özel olarak radyo için hazırlnamıştır), eğitim ve büyük bir gelir kaynağı olan reklamlar yer alır. Eskiden genellikle canlı yayın yapılırken bugün hemen hemen bütün programlar plak ve banda kaydedildikten sonra yayımlanır. Radyo ile müzik yayını. Doğrudan doğru­ya veya, plak ve banda alınarak yaprlan müzik yayınları, ülkelere göre bütün ya­yınların yüzde 50 ilâ 75′ini tutar. İstanbul radyosunun on iki devamlı hafif batı müzi­ği orkestrası vardır; ayrıca Şehir orkestra­sı ve Küçük orkestranın klasik batı müzi­ği yayınlarına yer verilir. Radyo arşivinde ise, çeşitli plak ve bantlardan başka, türk halk musikisinden derlenmiş bir koleksi­yon bulunur. (LM)

18 Haziran 2009 saat 18 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RADYO hakkında bilgi içermektedir.|