RAĞBET

Tarih 19 Haziran 2009

RAĞBET i. (ar. rağbet). İstek, arzu: O vücut şişman ve narinden hoşlanan iki ne­vi zevk sahibinin de rağbetini çekebilir (H. R. Gürpınar).
Vapur doldukça doldu. Ha­va sert olmasına rağmen güverteye rağbet fazla (B. Felek). || Beğenme, itibar: Haf­tanın bir gecesinde yalnız kadınlara oyna­yacak kadar mahallede rağbet kazandı (H. E. Adıvar). || Rağbet etmek (veya eylemek), istemek, istekli görünmek, beğenmek: Bi­naenaleyh kimse ona karşı varmağa rağbet etmedi (Cevdet Paşa).

— DEY. Rağbet bulmak (veya görmek), is­tenmek, arzu edilmek, beğenilmek: Bazı rağ­bet bulmuş şarkılarda bu gezilen yerlerin, mahallelerin, Kalender, Göksu gibi isim­leri geçerdi
(A. Ş. Hisar). Rağbet görmek ille değer mi gösterir? diyeceksiniz (N. Ataç).
— Esk. Rağbet-i umumiye, herkes, bütün halk tarafından istenme, beğenilme.
* Rağbeten zf. Esk. Rağbet ederek, iste­yerek. (M)

19 Haziran 2009 saat 19 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RAĞBET hakkında bilgi içermektedir.|