RAKS

Tarih 20 Haziran 2009

RAKS i. (ar, raks). Esk. Dans etme, oyun, oynama: Şimdi eî ele, yan yana dünyanın en acaip ve korkunç raksını yapıyorlardı (A. H. Tanpınar).
Şiirini, musikisini dinle­yerek, raksını oyunlarını seyretmek (Ziya Gökalp). Zil, şal ve gül.
Bu bahçede rak­sın bütün hızı (Yahya Kemal). // Raks et­mek, dans etmek, oynamak: Bu kadınları, ben düğünlerde raks ederken de görmüş­tüm (Y. K. Karaosmanoğlu). || Raks-âver, oynatıcı: Beş on ateş kayığında gayet mürettep ahenk takımları raksaver besteler, şevkefza şarkılar, tahammülçâk taksimler­le.., (Nabizade Nazım). ]// Raks-künan, raks ederek, oynaya oynaya. || Raks-ı mükerrer, tekrar tekrar yapılan raks. — Mus. Türk musikisinde büyük usullerinden biri (Bektaşî raksı da denir). [Bk. AN­SİKL.] // Raks aksağı, türk musikisinde bir küçük usul. Bk. ANSiKL.
— Tıp. Esk. Vücudun bir yerini daimî ha­reket ettiren hastalık.
—- ANSİKL. Raks, 16 zamanlı ve 6 vuruşludur. İk türk aksağıyle bir sofyan ve bir nim-sofyan’dan meydana gelmiştir. Vu­ruşu: düm (iki zaman kavi), te (1 za­yıf), kâ (2 nim kavi), düm (2 kavi), te (1 zayıf), kâ (2 nim kavi), düm (2 nim kavi), tek (2 kavi), te (1 nim kavi),
ke (1 zayıf). Bu usul son vuruşun fazlalığıyle bektaşi raksanından ayrılır. Bektaşî nefesle­rinde görülen bu usulün bektaşî musiki­sine ait olduğu anlaşılıyor.

• Raks aksağı, 9 zamanlı 4 vuruşludur. Bir türk aksağı ile bir sofyandan mey­dana gelmiştir. Vuruşu: düm (2 zaman kavi), tek (3 kavi), düm (2 kavi), tek (2 zayıf). Eskiden bu usulde oyun (raks) ha­vaları bestelendiği biliniyor; fakat bugüne kalmış örneği yoktur. Bu usulde tek ve ünlü şarkı örneği Mustafa Çavuş’un hisar-buselik «Dök Zülfünü Meydane Gel» şarkısıdır. (M)

20 Haziran 2009 saat 20 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RAKS hakkında bilgi içermektedir.|