RAM
Tarih 20 Haziran 2009
RAM sıf. (fars. ram, boyun eğen’den). [Yalnız ram etmek ve ram olmak şeklinde kullanılır] Ram etmek, boyun eğdirmek, itaat ettirmek: Her yerden o, hem aynı güzellikle göründü // Sandım bu biten gün beni ram ettiği gündü (Yahya Kemal).
Avrat gibi mağlub-ı heva olma er ol er // Nefsin seni ram etmeye, sen nefsini ram et (Ziya Paşa). || Ram olmak, buyruk altına girmek, itaat etmek, mağlup olmak: Bunlar bir bakışta uysal, fakat hakikatte hiç bir şeye ram olmayan âsi, hattâ hoyrat insanlardır (Ş. S. Aydemir). Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol // Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol (M. Â. Ersoy).
— Tasav. İnsanın bütün varlığıyle Tanrı’ya bağlanması, Tanrı dışında bütün varlık türlerinden sıyrılması. (Mutasavvıflar ram sözünü, dervişin bütün gönlüyle şeyhine bağlanması anlamında da kullanırlar.) [M]
20 Haziran 2009 saat 20 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RAM hakkında bilgi içermektedir.|