RAMAZAN

Tarih 20 Haziran 2009

RAMAZAN i. (ar. ramazân). Arabî ay­ların dokuzuncusu, oruç tutulan ay; «üç aylar»dan sonuncusu: Bu sene Ramazan ayında oruç tutmak farz oldu ve hilâli Ra­mazanda Bedir gazası vuku buldu (Cevdet Paşa). Günde beş vakit namaz, ramazan­larda iftar, sahur, her türlü ibadet saatle idi (A. H. Tanpınar). || Erkek adı.
— DEY. Ramazan (veya oruç) keyfi, oruç tutulduğu zaman açlığın verdiği sinirlilik hali.
— Din. Bk. ansıkl.
— Folk. Bk. ANSiKL. || Ramazan mânileri, ramazanda genellikle mahalle bekçilerinin sahur vakti davulla evlerin önünde söyle­dikleri mâniler. (Ramazan geceleri evlerde düzenlenen toplantılarda da karşılıklı mâ­niler söylenirdi. Birer dörtlük niteliğinde olan bu mânilerin bazıları eğlenceli, bazı­ları da aşk konularıyle ilgili olurdu.)
— Mal, Esk. Ramazan tahvilâtı, Osmanlı imparatorluğu devrinde ramazan ayında çı­karıldığı için bu adla anılan bir devlet tahvili. Bk. ansikl.
— ansikl. Din. Genellikle şehr (ay) ke­limesiyle birlikte şehr-i ramazan şeklinde kullanılır. Ramazan kelimesinin kök anla­mı hakkında lûgat bilginleri çeşitli görüş­ler ileri sürerler; çok ısıtmak, çok sıcak olmak, yakmak v.d. Ramazan kelimesinin Allah’ın güzel isimlerinden (esma-ı hüsna) olduğu, «günahları yok edici» anlamına gel­diği hakkında söylentiler de vardır. Ramazan Kur’an’da adı geçen tek kamerî aydır. Ramazan orucunun müslümanîara da farz kılındığını bildiren ayette Kur’an’ın ra­mazan ayında indirilmeğe başlandığı belir­tilir (Bakara suresi, 185). Müslümanların kutsal saydıkları gecelerden Kadir gecesi de ramazan ayı içindedir. Bk. kadir gecesi.
Hicretin 2. yılında müslümanlara Bakara suresinin 183. ayetiyle ramazan süresince oruç tutmaları emredildi. Ramazan oru­cuna şaban ayının son günü, ramazan ayı hilâlinin görülmesiyle (rüyet-i hilâl) başla­nır. Ramazanda oruç, belli bir sürenin so­nunda açılır. Oruçtan sonraki yemeğe «iftar» adı verilir. (Bk. iftar.) Günlük namaz­ların yanında Ramazan süresince yatsı namazından sonra 20 rekatlık (bk. rekât) teravih namazı kılınır. (Bk. teravih.) Ra­mazan ayı bazen 29 gün, bazen 30 gün olur ve şevval ayının hilâlinin görünmesiyle so­na erer.

— Folk. Eskiden ramazan arefesinde İs­tanbul’un yüksek yerlerinde, minare şerefe­lerinde ramazan hilâlinin doğması bekle­nirdi. (Bk. Ramazan HİLALİ) Hilâli gö­renlerden iki kişi, aralarında varlığını farz ettikleri bir alacak davasını kadıya arz ederlerdi. Alacaklı, kadıya: «Efendim bu adam geçen yıl benden su kadar kuruş borç almıştı ve gelecek sene ramazan hilâ­li görülür görülmez ödeyeceğine söz ver­mişti» derdi. Kadı da borçlu olduğu farz edilen kimseye bunun doğru olup olma­dığını sorar, borçlu «Evet efendim doğru­dur, yalnız ramazan hilâlinin görüldüğünü ispat etsin» deyince kadı, alacaklıdan şahit­lerini getirmesini isterdi. O da ramazan hilâ­lini görenleri kadının huzuruna çıkartıp, hilâli gördüklerini söylemelerini isterdi. Şa­hitler hilâli gördüklerini bildirince ramazan ayının girdiği ispat edilmiş olurdu. Ramaza­nın girdiğini ispat edenlere belirli bir ücret verilirdi. Ramazanın geldiği halka davullar çalınarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulurdu. Ramazanın ilk günü devlet da­ireleri tatil olur, diğer günlerde de iş saat­leri azaltılırdı.
Ramazan süresince devlet ilerigelenlerinin, zenginlerin konaklarında herkese açık iftar sofraları kurulurdu.
Devlet büyükleri ara­sında da iftar davetleri olurdu. Bu iftar­larda yemekten sonra davetlilere kıymetli hediyeler veya para (diş kirası) verilirdi. Akraba ve dostlar arasında ramazanın ilk haftasında davetsiz iftara gitmek bir neza­ket ve hürmet sayılırdı. İftardan sonra camilerde, zengin konakla­rında teravih namazı kılınırdı. Teravihten çıkan halk, çeşitli eğlence yerlerine da­ğılırdı. Sohbet etmek isteyenler kahvele­re, saz şairlerini dinlemek isteyenler İs­tanbul’da Çemberlitaş’ta Tavukpazarı yakı­nındaki semaî kahvelerine, kukla, karagöz, ortaoyunu seyretmek isteyenler de Şehzade-başı’nda Direklerarası’na giderlerdi. Bu eğ­lenceler sahur vakti yaklaşana kadar devam ederdi. Sahur vaktini de mahalle bekçileri, davul çalarak, çeşitli mâniler söyleyerek ilân ederdi. Ramazan süresince büyük camilerin minareleri arasına mahya* denilen ışıklı ya­zılar yazılırdı.
— Mal. Esk. Ramazan tahvilâtı. Osman­lı devletinde iç ve dış borçların faiz ve resülmal ödemeleri beş yıl süreyle yarı­ya indirildi, ikinci yarısının yüzde 5 faizli tahvillerle ödeneceği konusunda da ayrı bir karar alındı. 25 Milyon lira tutarındaki bu tahviller 30 ramazan 1292 (1875) tarihli bir kanunla çıkartıldı. Ramazan tahvilâtı, Os­manlı devletinin içte ve dışta malî itiba­rını sarstı ve Düyunı Umumiye idaresinin kurulmasına yol açtı. Bu yüzden kanunun çıktığı yıl sadrazam olan Mahmud Nedim Paşa ağır tenkitlere uğradı.
— Tar. Ramazan ayı içinde meydana ge­len tarihî olaylar islâm tarihçilerine göre şunlardır:
6 Ramazan, halife Ali’nin oğlu Hüseyin’in doğumu; 10 Ramazan, Hz. Muhammed’in zevcesi Hatice’nin ölümü; 17 Ramazan, Bedir savaşı; 19 Ramazan, Mekke’nin fethi; 21 Ramazan, halife Ali’nin ve imam Ali Rıza’nın ölüm günü; 22 Rama­zan, halife Ali’nin doğumu. (-» Bibîiyo.) [M]

20 Haziran 2009 saat 20 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RAMAZAN hakkında bilgi içermektedir.|