RANT

Tarih 22 Haziran 2009

RANT i. (fr. rente). İkt. Bir işe yatırıl­mış paranın veya kiraya verilmiş toprağın belirli bir süre içinde sağladığı gelir. || Şibih (veya yan) rant, arzla talep arasın­daki kısa süreli bir uyuşmazlıktan doğan arz esneksizliğinin doğurduğu rant. (Yarı rant yeteri kadar ürün, alıcı, işçi olmadığı zaman meydana gelir.)
— ANSiKL. Alanı başlangıçta dar olan rant kavramı genişlemekten geri kalmadı. Ricardo’dan (1772 – 1823) önceki yazarlar, rantla kirayı karıştırıyorlardı. Çiftlik ki­rası toprağın rantı, başka bir deyişle top­rağın kullanımına ödenen ücretti. Toprak (gayrimenkul) rantı hakkındaki ünlü teo­riyi Ricardo ortaya koydu. Ricardo, ta­rımda, azalan verim kanununa dayanıyor­du ve ona göre en iyi topraklar en ön­ce ekime ayrılıyordu. Ayrıca, tam rekabe­tin geçerli olduğu bir piyasada ürün be­lirli bir anda ve belirli bir ürün için, ta­lebin karşılanması bakımından gerekli olan en az verimli toprakların en azından üre­tim maliyetine eşit, sadece bir tek fiyatın bulunabileceği ilkesini kabul etti.
Ricardo’nun iddiasına göre, verimsiz top­raklara oranla üretim maliyetleri daha dü­şük olan en verimli topraklar, bir «rant» sağlayacaktır. Bu rant, tabiatın bir lutfu, bedavadan bir gelirdir; arz ve talebin ge­nel şartlarının bir sonucudur. Fiyat teşek­külüne, üretim maliyetine girmez; verimli topraklara sahip olanların daha az verimli topraklar üzerindeki yüksek Clerden ötürü elde ettikleri bir kazançtır. Şu hal­de bu, diferansiyel bir gelirdir; duruma, şartların değişkenliğine bağlı ve bunu el­de edenin gayretiyle ilişkisi bulunmayan bir fazlalıktır. Ricardo’ya göre, mal sahibi, «toprağın Öteden beri sahip bulunduğu ve ortadan kaldırılması imkânsız nitelikleri­nin» bir mükâfatı olarak bu rantı elde eder. Rant, ihtiyaçlara oranla, verimli top­rakların azlığının sonucudur.
Ricardo’nun teorik analizi, rant fikrini iyi­ce aydınlattı. Madem ki rant, arz ve ta­lep hareketinin bir sonucudur; madem ki bir faktörün fiyatına oranla arzındaki esneksizlik (elastikiyetsizlik) durumuna bağla­nabilir, o halde, tarım alanına has bir olay değildir ve gelir sağlanabilecek tüm alan­larda bu olaya rastlanabilir. Şu halde, rant kavramı, elastikiyetsizliğe bağlı bir gelir faz­lalığı, bir fazladan kazanç gibi görünmek­tedir. Bu elastikiyet, toprak veya bir sa­natçının yetenekleri gibi bazı faktörlerin az üretilebilirliğine bağlanabileceği gibi, be­lirli bir süre içinde arzın taleple uyuşmaz­lığına da tabi olabilir. Bu son durumda, az süreli bu rantlara «yarı rant» gözüyle bakılmıştır. Bunlar, üretim faktörlerinin ge­çici bir tam kullanma durumuyle ilişkili olabilir.

Meselâ, bir bölgede belirli bir dev­rede el emeği az ise, öteki yerlerdekilerden daha iyi ücret alan bu bölge işçileri, sözü geçen azlık sonucu, bir ek gelirden yani bir yarı rant’tan faydalanacaklardır.
Rant ve daha çok yarı rant kavramı, öz­nel olayları kapsayacak şekilde genişletil­miştir. Böylece, üretim malları piyasasında, satış anında, satıcı veya alıcının psikolo­jik bir durumu sonucu olan «satıcı rant­ları» veya «alıcı rantları»na rastlanması mümkündür. Meselâ bir satıcı, beheri 1 000 kuruş olan bir mamulü piyasaya vermek umudundadır ve piyasa fiyatı da o sırada 1 100 kuruştur. Burada, tatmin edici ka­zanç, yani yarı rant 100 kuruştur.
Hizmet­ler piyasasında, kredi alan veya veren, iş arz eden veya isteyen kimseler, bunu umduklarından daha kârlı fiyatla yapabilirler ve umdukları bu fiyatlara oranla, bir yarı ranttan faydalanırlar. Sunî azlık (nedret) durumları, üreticiler veya satıcılar arasın­daki anlaşmalarla yahut tekellerin varlığı sebebiyle yaratılabilir. Bu durumlardan faydalananlar için, yarı rantlar veya yapı rantları doğar ki, bunları, şartlara bağlı olan ve yukarıda açıklanan rantlarından ayırt etmek gerekir. (L)

22 Haziran 2009 saat 22 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RANT hakkında bilgi içermektedir.|