RASATHANE veya RASADHANE

Tarih 23 Haziran 2009

RASATHANE veya RASADHANE blş. i. (ar. raşad, gözleme ve fars. hane, ev’den raşâd-hâne).

Esk. Astronomi veya meteororoloji gözlemlerine uygun şekilde tasarlan­mış ve donatılmış yapı: Rasathaneler nasıl gökleri ve yıldızları temaşa için havaya uzanmış bir fen gözü ise…
(H.R. Gürpınar). Rasathaneler de her gün haber veriyorlar (B. Felek).
Eşanl. GÖZLEMEVİ.

— ANSiKL. Astron. Gök olaylarını incele­mek için ayrılan rasathane’lerin eski çağlar­da kurulduğu sanılır: Babil’deki Belus kule­si, Mısır’daki Osimandias mezarı. Eratosthenes’in kurduğu İskenderiye rasathanesi V. yy.a kadar çalışıyordu. Araplar, Hintliler ve Çinliler de erken çağlarda bu tür binalar yapmışlardı.
Avrupa’da, bir prens tarafından kurulan ilk rasathane Kassel’de Hessen landgrafı Wilhelm IV tarafından yaptırıldı (1561) ve 1593′te kapatıldı. 1576′da, Tycho-Brahe, Elseneur ile Kopenhag arasındaki Hven adasında Uranienborg rasathanesini kurdu. Bu tarihten itibaren de Avrupa’nın bütün bellibaşlı şe­hirlerinde rasathaneler yapılmağa başladı. Astronomi incelemeleri Almanya, İngiltere, Rusya, İtalya’da ve özellikle de özel bağış­lar sayesinde A.B.D.’de büyük bir önem kazandı.
Bütün büyük devletlerin resmî rasat­haneleri vardır. Ayrıca çok sayıda özel ra­sathane de bulunur. Çağımızda gök incele­meleri fotoğrafçılık ve tayf ölçümünün bü­yük çapta uygulanması yüzünden rasathane kurulacak yerlerde atmosfer şartlarının ve hava berraklığının çok iyi olmasına dikkat edilir. En gelişmiş ve güçlü donatım A.B.D. rasathanelerindedir. Kaliforniya’daki Mont-Wilson rasathanesinde teleskop ayna­sının çapı 2,50 m’dir; Chicago’da Yerkes rasathanesindeki dürbünün objektifi 1 metre çapındadır.

Rasathane çalışmaları. Yıldızların gök koor­dinatlarının kesin olarak belirlenmesi, bü­yük rasathanelerin günlük işlerindendir. Bu gözlemler için özellikle meridyen âletleri de­nen, bir tek dönme eksenli ve mümkün ol­duğu kadar dengeli âletlerden yararlanılır; meridyen âletleri, dürbünün dereceli bir da­ireyi harekete geçirmesiyle iki koordinatı aynı zamanda verir. Bu tür gözlemler, çoğu zaman «meridyen servisi» denen bir servis tarafından yapılır. Bundan başka, her büyük rasathanede, astronomi saatleri ve radyo­telgraf alıcı cihazlarıyle donatılmış bir saat servisi, gökyüzünün fotoğraf haritasını ha­zırlamak üzere bir fotoğraf servisi (1880′de yapılmağa başlanan bu harita milletlerarası bir teşebbüstür ve sık sık gözden geçirilerek düzeltilir) ve nihayet önemi son otuz yılda gitgide daha çok artan bir astrofizik ser­visi vardır. Bazı rasathaneler, Güneş göz­lemlerinde veya. gezegen ve kuyrukluyıldız gözlemlerinde uzmanlaşmıştır. Meteroloji gözlemleri astronomi servislerin­den bağımsız rasathanelerde yapılır.

• İslâm dünyasında kısa süreli bazı özel çalışmalar için geçici rasat (gözlem) yer­leri kuruldu; ayrıca, zamanı belirtmeğe ya­rayan muvakkıthaneler de vardı. Bu bakım­dan ilk yüzyıllarda rasathane ile geçici rasat yerleri arasında kesin bir ayırım yapmak güçtür. Her rasathanenin, bilimsel ve yöne­tim işlerine bakan görevlileri, gözlem araç­ları ve kütüphanesi vardı. Bu bakımdan rasathaneler, akademik niteliği olan birer öğretim kurumu sayılırdı, islâm rasathane­leri hükümdarların veya devlet adamlarının desteğiyle kurulan devlet kurumlarıdır.
Her rasathanenin çalışma programı otuz yıllık bir süre içindi; âletlerin saklanması ve ba­kımları için sınırlamalar ve hükümdarla­rın her zaman rasathaneye karşı ilgi duy­mamaları islâm rasathanelerinin gelişmesi­ni kısıtlardı, özel rasathaneler daha uzun ömürlü ve verimli oldu.

İslâm rasat­hanelerinin kuruluşunda, hükümdarların ast­rolojiye karşı ilgisinin ve günlük ve gelecekle ilgili tedbirlerin alınmasında yıldız­ların güvenilir birer kılavuz sayılmalarının da önemi vardı, islâm rasathaneleri gerçekte birer astrolojik çalışma kurumu de­ğil, bilimsel niteliği olan kuruluşlardı. Bu bilim dalının adı heyet’ti ve heyet (ast­ronomi) yardımıyle birtakım matematik hesaplara dayanan gök cetvelleri (zîc’ler) düzenlenir ve takvimler hazırlanır­dı. Çağma göre gelişmiş bir nitelik taşı­yan rasat araçlarıyle yapılan ilk gözlemler, IX. yy.ın başlangıç yıllarında Cündişapur’da (Güneybatı tran) yapıldı. Ahmed Niha­vendi, Zîc el-Muştemil (Gezegenlerin Hareketini Kapsayan Zayiçe) adlı eserini düzen­lerken bu rasatlardan yararlandı, islâm astronomisinin en parlak dönemi abbasî hali­fesi Memun (813-833) devridir.

Bağdat’ta Eş Şemmasiye mahallesinde bulunan rasathane­de halifenin astronomları, Yahya bin Ebi Mansur’un (öl. 830) emrinde, gökcisimleri­nin hareketlerini sürekli olarak gözetlerler­di. Bunlar, El Macisti’de belirtilen eğim, gece-gündüz eşitliği, şemsî yılın güneş sü­resi gibi konuları da incelediler. Şam’ın 3-4 km kuzeyinde Kasiyan dağı üzerinde, aynı halifenin başka bir rasathanesinde yapılan gözlemlerden de yararlanarak Zîc el-Mumtahan (Denenmiş Zayiçe) düzenlediler. 850′den 870′e kadar Musa bin Şakir’in oğulla­rından Muhammed ve Ahmed, Bağdat’ın Dicle üzerinde Babüttak’ta bulunan evlerin­de kurdukları rasathanede düzenli gözlemler yaptılar.
Ebu Hanife Ahmed Dinaverî (öl. 895), 850′de heyet rasatları yapmak için İsfahan’da oturdu; gözlemlerini Kitab-ür-Rasad adındaki eserinde topladı. Battâni 887-918 yıllarında Fırat üzerindeki Rakka’da çok önemli rasat çalışmaları yaptı. Sabit bin Kurra, Güneşin hareketlerini yeniden incelemek için eskilerin rasatlarından yarar­landı. Amâcûr ailesinden üç veya dört kişi­nin 885-933 yılları arasında rasat yaptıkları biliniyor. Büveyhîlerden Rüknüddevle adına Rey şehrinde Vezir Ebul Fazl bin el-Amid tarafından 950′de, tutulma yüzeyinin eğimi ölçtürüldü.

Ebul Fazl Herereî, Ebu Cafer Habini gibi astronomlar güneş tutulmasıyle ilgili gözlemler yaptılar. Yine Büveyhîler­den Adududevle için, Abdurrahman Sûfî ve başka astronomlar tarafından Şiraz’da rasatlar yapıldı. Ebul Vefa Buzcani, Bağdat’ta bir süre önemli rasatlar yaptı (975). ibnülalâm’ın 982′de yaptığı rasatlar Adududdevle tarafından desteklendi. Bağdat’ta büveyhî hükümdarı Şerefüddevle (982-989) adına bir rasathane kuruldu. Ebu Muhammed Hucendî 994′te Büveyhîlerden Fahrüddevle için Rey şehrinde süds-i fahri (sekstant) adlı bir âletin yardımıyle tutulma düzlemi eği­mini tayin etti. X. yy.ın sonunda büveyhî melikleri kendi saraylarında birer rasathane kurarak Abdurrahman Sûfî, ibnülalâm, Ebul Vefa gibi astronomları orada topladılar. İbni Sina, Alaüddevle adına Hemedan’da başka bir rasathane kurdu (1025).

Mısır’da astronomi gözlemleri fatımî halife­lerinden Aziz (öl. 996) devrinde başladı. Onun Kahire’de kurduğu rasathaneye halife Hakim de yardımda bulundu. İbni Yunus (öl. 1009) Zîc el-Hakimî (Hakimî’nin Zayiçesi) adlı eserme kaynak olan rasatlarını 977′den 1008′e kadar orada yaptı. Memun dev­ri rasathanelerinde, rasat âletleri, özel ça­lışma yeri ve bir bilimsel kurul vardı, islâm ülkelerinde, ramazan ayının başlangıç ve bi­timinin hesaplanmasında ilk hilâli gözleme­ye dayanan çalışmalar buralarda yapılırdı. Dinî günlerin ve namaz vakitlerinin tayinin­de, kıble yönünün tespitinde yararları dolayısıyle, astronomiye ayrı bir önem verildi.
Memun devrinde kurulan ilk rasathanelerin çalışma programları yalnız güneş ve ay ra­satlarını kapsıyordu. Şemmasiye’deki göz­lemlerden alınan olumlu sonuçlara dayanı­larak Kalsiyum rasathanesi kuruldu. Şe­refüddevle rasathanesinde bütün gezegen­lerin rasadını kapsayan geniş bir çalış­ma programı vardı. Burada çalışan ast­ronomlar arasında Ebu Sehl Kûhî, Ebül Vefa Buzcânî bulunuyordu. Hemedan’da İbni Sina tarafından kurulan rasathane­de ölçü duyarlığını sağlamak için mik­rometreye benzer bir aracın kullanıldığı biliniyor. 1075′te İsfahan’da kurulan Melikşah rasathanesinde çalışma programının 30 yıl sürmesi gerektiğini’ gösteren belge­ler vardır. Bütün gezegen gözlemlerinin rasathane çalışma programına alınması, ra­sathanenin çalışma süresini uzatmak bakı­mından bir aşamadır. Melikşah adına dü­zenlenen celâli takvimi’nin de bu rasat­hanede yapıldığı sanılıyor. Bu kurumda Ömer Hayyam, Ebu Muzaffer İsfizarî, Mey­imin bin Necile, Vasıtî gibi bilginler ça­lıştı.

1118′den sonra astronom Hazinî, Sul­tan Sencer namına Zîc-es-Sencerî’yi (Sencer’in Zayiçesi) hazırladı. Bundan sonra Efdal ve Memun Bataihi adlı iki fatımî vezi­ri tarafından 1120-1125 yılları arasında Ka­hire’de bir rasathane kuruldu. Ebul Kasım Usturlabî 1130′da Bağdat’taki selçuklu sara­yında gözlemler yaptı. XI. yy.da Tuley-tule’de (Toledo) Ebu İbrahim Zerkal ile ar­kadaşlarının önemli rasatlar yaptıkları bili­niyor; bu rasatlar Seyid Endülusî’nin yaptığı rasatların bir devamı niteliğindedir. İbni Bacce de (öl, 1139) kendi evinin damında bazı rasatlar yaptı. 1325′te Yezd şehrinde Rükneddin Ahmed bin Nizamel-Huseynî adında biri tarafından Rasad-ı Vaktü’l-Hüseynî adı verilen rasathane kuruldu. XIV. yy.da İbnî Şatır’ın (öl. 1879) Şam’daki özel rasathanesi de önemlidir.
1272′de Kırşehir’de kurulan Cacabey medre­sesinde ve Kütahya’nın Vacidiye medrese­sinde özellikle XIV. yy.ın ilk yarısında göz­lemler yapıldığı veya astronomi dersleri ve­rildiği biliniyor. 1300′de Gazan Han, Teb­riz’de, 1420′de Uluğ Bey Semerkand’da birer rasathane kurdular: Uzakdoğu’da geliştiri­len astronomi çalışmaları Selçuklular tarafından islâm dünyasına aktarıldı. Uzakdoğu etkisi, selçuklu sanat eserlerinde görülen tu­tulma düzlemi burçlarının resimlerinde göze çarpar. Astronomi alanında en önemli aşa­ma İlhanlılar devrindedir. 1259′da kurulan Maraga rasathanesi islâm rasathanelerinin gelişmesinde etkili oldu. İlhanlı hükümdarı Hulâgu’nun yanında bulunan ünlü astronom Nasirüddin Tusî, yeni gözlemler yapılması gerektiğini hükümdara bildirdi. O zamanlar, bazı çevrelerde yıldızları gözleyerek gelecek­teki olayları önceden görme inancına dayanan astroloji (ilmi nücum) ile astronomi arasında benzerlikler bulunduğuna inanılıyordu. ilhanlı hükümdarı Hulâgu Han da astro­nomiyle astroloji arasında bir yakınlık bulunduğu kanısındaydı. Bu amaçla Nasırüddin Tusî’nin rasathanesi âletlerle donatıldı.

Burada, gözlem âletleri ve astronomiye ait her türlü araç, zayiçe, takvim, usturlap, yük­seklik ölçme âletleri, yıldızların ve burçların durumlarını gösteren âletler ve mücessem küre vardı. Bu kurum, gerek âletlerinin zen­ginliği, gerek içinde çalışan bilim adamları­nın sayısı ve seçkinliği bakımından, büyük önem taşırdı, ismaililerden kalan çok zen­gin bir kütüphanesi olan bu kurumun 45 yıl çalıştığı biliniyor. Nasrüddin bu ra­sathanede hükümdar adına Zîc-i Hâniyi (veya Zîc-i İlhanı) [ilhanlı Zayiçesi] dü­zenledi. Bu eserde Kûşiyâr, Fahir, Âlâî, Şâhî, Battânî zîclerinde bulunmayan bir­takım cetveller vardır. Ayrıca onların yan­lışlarını da düzeltmektedir. Hulâgu ölün­ce Zîc-i ilhanı, onun yerine geçen Abaka’ya adandı. Müeyyedüddin Urzî, Fahreddin Meragî, Fahreddin Ahlatı, Necmeddin Kazvinî gibi çağın tanımış matematik ve ast­ronomi bilginleri de rasat işlerinde Nasirüddin’e yardım ettiler. Onun ölümünden sonra yerine oğlu Asılüddin rasathane müdürlüğü­ne getirildi.
Bu rasathanede çalışan biri Çin­li olmak üzere 15 bilim adamı hakkında bil­giler vardır. Gazan Han tarafından Tebriz’­de Ebvabül-Birr (Güzellik Kapıları) adlı bir yerde ikinci bir rasathane kuruldu; fakat bu rasathanedeki çalışmalar hakkında fazla bilgi yoktur. Yalnız Ebvabül Birr’in vakfiye­sinde belirtildiğine göre, bu rasathanenin de vakıf gelirlerinden yararlandığı, bir rasat­haneden çok astronomiyle ilgili öğretim ya­pan bir kurum olduğu sanılıyor. Meraga ve Gazan Harı rasathaneleri aracılığıyle islâm dünyası ve Uzakdoğu arasında astronomi alanında yakınlaşmalar oldu.
XV. yy.da kurulan Semerkand rasathanesi de önemli bir kurumdur. Bu rasathane, özellikle, meridyen âletinin büyüklüğü, 30 yıl kadar süren çalış­maları ve Uluğ Beyin yönetimi altında bulunuşuyle tanınır.
Uluğ Bey, eski zayiçeleri düzeltmekle kalmadı; yıldızları doğrudan doğruya gözledi, önsözünü kendi yazdığı yeni bir zayiçe (Fihrist-i Kevakib [Yıldızlar Fihristi]) hazırlattı (1449). Bu rasathanede, Uluğ Beyden başka, Gıyaseddin Kâşî, Kadızade Rumî ve Ali Kuşçu gibi o çağın ünlü astronomları çalıştı. Baburname’de, bu rasathane binasının üç katlı olduğu belirtilir. Yıldızların hareketlerini gözlemek için kul­lanılan başlıca gözlem âletlerinin saklandıkları bölüm, yer altında bulunuyordu.
1575′te Murad III, Tophane tepesinde İstanbul rasathanesini yaptırdı. Başında astronom Takiyüddin Mehmed’in bulunduğu bu rasathanede 15 bilim adamı çalışıyordu.
Takiyüddin’in gözlemler yaparak, zayiçeier düzenlediği bu rasathane 1580 sonunda şeyhülislâmın işe karışmasıyle yıktırıldı. Şey­hülislâm Kadızade, Murad III’e bir mektup göndererek <

İslâm geleneğinin devamı olarak Mihrace Cay Sing tarafından 1728 – 1734 yılları ara­sında Caybur, Delhi, Benares, Ocayın ve Mathura şehirlerinde Muhammed Şah adına rasathaneler kuruldu. Bunların kuruluşun­da eski hint ve avrupa etkisi açıkça görülür. Türkiye’de modern rasathane Fatin Hoca (Gökmen) tarafından kuruldu (1911). Kandilli’de olan bu rasathane bugün de Tür­kiye’nin tam teşekküllü rasathanesidir (bk.KANDİLLİ RASATHANESİ.)
Cumhuriyet’in ilânından sonra üniversitelerin açılmasıyle İstanbul, Ankara ve izmir’de fen fakültelerine bağlı rasathaneler kuruldu. Erzu­rum üniversitesinde de fen fakültesine bağ­lı bir rasathanenin açılması için çalışmalar yapılmaktadır. (ML)

23 Haziran 2009 saat 23 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa RASATHANE veya RASADHANE hakkında bilgi içermektedir.|