REAKTÖR
Tarih 25 Haziran 2009
REAKTÖR i. (fr. reacteur). Havc. Yakıt olarak çevre havayı kullanan ve pervanelerin yardımı olmaksızın doğrudan doğruya tepki ile çalışan, iki ucu açık boru biçiminde itici.
Bk. TEPKİLİ, PÜLSOREAKTÖR, STATOREAKTÖR, TÜRBOREAKTÖR.
— Nükl. içinde, fisyona uğrayarak (bk. ATOM), enerji üreten zincirleme bir tepkime verebilecek bir madde bulunan cihaz. (Eşanl. Atom PİL’i.) [Bk. ANSiKL.]
|| Havuzlu reaktör, içinde, fisyona uğrayacak maddenin daldırıldığı, hem soğutucu akışkan, hem de biyolojik koruyucu görevi yapan sıvı bir yavaşlatıcı (su veya ağır su) bulunan nükleer reaktör.
— Petr. Cracking, reforming, alkiliasyon v.b. tepkimelerinin yapıldığı cihaz; içinde bir katalizör bulunan ve basınç altında tutulan silindir biçiminde bir hazneden meydana gelir.
— ANSiKL. Nükl. • ilke ve çalışma. Bir reaktör’ün vtya atom pilinin temel elemanları şunlardır:
1. yakıt; bileşiminde, kozmik kaynaklı nötronların reaktörde ilk tepkimeleri doğurabilmesi için, kolayca fisyona uğrayan bir madde bulunmalıdır. Kolayca fisyona uğradığı bilinen elementler şunlardıı: uranyum 235 ( 235/92 U), tabiî uranyumda çok az miktarda (140 gr’da 1 gr) bulunan bu izotop, kütle spektrografıyle izotop ayırma sırasında veya uranyum flüorür gazların yayınmasıyle elde edilebilir; uranyum 233, bir pilde toryum 232′yi nötronlarla bombardımana tutarak elde edilir; plütonyum 239 ( 239/94 Pu) tabiî uranyumun temel bileşeni olan bu izotop, pillerde uranyum 238′in (238/92 U) nötronlarla bombardımana tutulmasından elde edilir.
Demek ki reaktör yakıtlar, tabii uranyum (tabiî uranyumlu bir pil veya primer pil, hem enerji, hem de fisyona uğrayabilen bir yakıt 239/94 Pu üretir), 235 / U izotopu halinde zenginleştirilmiş uranyum ve plütonyumudur;
2. yavaşlatıcı (veya moderatör); nötronları atom çekirdeklerine çarptırarak, hızları ortamın sıcaklığına tekabül eden termik çalkalanma hızına eşit oluncaya kadar yavaşlatmağa ve böylece fisyonu meydana getirebilecek ısıl nötronlar haline dönüştürmeğe yarar. Yavaşlatıcı, hafif çekirdekli elementlerden meydana gelmelidir; çünkü ağır bir çekirdeğe çarpan bir nötronun hızı değişmez.
Ayrıca, çarpmalar nötronların soğurulmasına yol açmamalıdır. Meselâ su, nötronları soğursaydı iyi bir yavaşlatıcı olurdu: bu bakımdan, ancak zenginleştirilmiş uranyumla çalışan reaktörlerde kullanılabilir. Ağır su ise, tabiî uranyumla çalışan reaktörler için çok uygundur. Ağır sudan daha az etkili olan grafitin tek üstünlüğü bol miktarda üretile-bilmesidir. Glüsin ve difenil de iyi birer yavaşlatıcı olabilir;
3. soğutucu akışkan; ısının işe dönüşümünde yüksek bir verim sağlayabilmek için, yüksek sıcaklıklarda meydana gelen kalorileri mümkün olduğu kadar atmağa yarar. Su, ısı alışverişinde çek iyi bir etken olmakla beraber soğurucudur; ağır su, tabiî uranyumla çalışan reaktörlerde basınç altında kullanılır.
Soğutucu, akışkan bir gaz, meselâ karbon dioksit olabilir; bu gaz, ısı alışverişinde pek iyi bir etken değildir, fakat nötronları soğurmaz; soğutucu olarak, yüksek basınç altında helyum da kullanılabilir, ama pahalıdır. Nihayet, ısı alışverişinde çok güçlü etkenler olan sodyum, potasyum gibi ergimiş madenlerden de yararlanılabilir, fakat bunlar da dolaşım borularını aşındırır.
• Tabiî uranyumla çalışan bir reaktörün şeması. İçinde ağır su bulunan alüminyumdan bir küvet içine, düşey olarak asılmış uranyum çubukları yerleştirilmiştir; bu çubukların her biri birçok eşmerkezli alüminyum boru ile çevrilidir; borularda, açığa çıkan kalorileri sıcaklık değiştiricisine ileten sıkıştırılmış gaz dolaşır. Alüminyum küvet, reflektör rolü oynayan bir grafit tabakasıyle çevrilmiştir; bu tabaka, tepkime ortamından kaçmağa çalışan nötronları yeniden içeriye doğru fırlatır; böylece, fisyona uğrayan maddenin kütlesindeki azalmanın önüne geçilir. Pilin içine az veya çok daldırılan kadmiyum çubuklar nötronları soğurur ve tepkimenin gidişini, dolayısıyle pilin gücünü ayarlar.
Reflektör, grafitte meydana gelen ısıyı boşaltan dökme demirden bir gömlekle ve zararlı ışımaları soğuran bir beton blokuyle çevrilidir. Şiddetli ışımalara tutulacak maddeler, yan taraftaki bir kanaldan pilin içine sokulur.
• Reaktörlerin kullanılması. Reaktörler, fisyona uğrayabilen maddeler (plütonyum, uranyum), bol miktarda radyoaktif izotop ve ısı enerjisi üretmekte kullanılır; bu ısı enerjisi, bir buhar (gemilerin itilmesi) veya gaz (uçakların itilmesi) türbiniyle mekanik enerjiye dönüştürülebildiği gibi, sırasında elektrik enerjisine de dönüştürülebilir.
• Geleceğin pilleri. Bugün, termonükleer reaktör’ler’in yapımı tasarı halindedir; bu reaktör, iki döteryum çekirdeğinin senteziyle bir helyum çekirdeği üretecek ve böylece kütleyi binde 1 oranında küçülterek çok yüksek enerji açığa çıkarabilecektir. Böyle bir tepkime, ancak bir noktadaki sıcaklık çok yüksek olduğu zaman sağlanabilir; sonra bu sıcaklık yakıt kütlesinin içinde yayılır.
Ayrıca, sıvı hidrojenden bir u- mezonlar demeti geçirerek mezon hidrojen’nin elde edilebileceği de düşünülmektedir; bu mezon hidrojeni bir netron gibi davranacak ve bir döteryum atomunun bombardımanıyla 5 MeV’luk bir enerji açığa çıkararak bir helyum 3 atomu verebilecektir. (L)
25 Haziran 2009 saat 25 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REAKTÖR hakkında bilgi içermektedir.|