REÇİNE

Tarih 25 Haziran 2009

REÇİNE i. (ital. resina’dan). Katı veya yarı akışkan, saydam, kolay ergiyen, suda çözünmeyen, billûrlaşmağa elverişsiz veya az elverişli organik madde.
(Bk. ANSiKL. Kim. bölümü.)

\\ Reçine sakızı, tabiî veya sunî terlemeyle elde edilen tabiî reçine ve zamk karışımı.
(KEDİ BALI da denir.) [Re­çine sakızları, genellikle sıcak bölge bitki­lerinden, özellikle de maydanozgiller veya sakızağacıgillerden üretilir.] || Petrol reçi­nesi, petrolde bulunan koyu renkli, yarı katı maddeler grubu; karmaşık yapıları, iki ağır hidrokarbon molekülünün oksijen alarak yoğunlaşmasından meydana gelir.

Sunî veya sentetik reçine, kimyasal yol­la elde edilen reçine; sonsuz polimerleş-me veya polikondansasyonla meydana ge­len makromoleküllü bir maddedir. || Ta­bii reçine, bitki veya fosilden elde edilen reçine.

Bot. Reçine keseleri, bir kısım açıkto-humlu bitkilerle benzerlerinde bulunan ve reçineli maddelerin birikmesine yarayan kü­çük keseler.
— Eczc. Kokulu reçine, bazı bitkilerde bir esans ile bu esansın oksitlenmesinden olu­şan reçinenin tabiî karışımı; damıtma ile, sıvı yağ ve katı reçine halinde iki kısma ayrılır: Terementi, bir kokulu reçinedir. Bk. ANSiKL.
— Foto. Işığa duyarlı reçineler. Bk. AN­SİKL.

— Miner. Fosil reçine, oksijenli tabiî hid­rokarbon; başlıca türleri şunlardır: kopa­lın, ösmit, tasmanit, süksin veya kehribar, hartit, ambrit, piropisit, retinasfalt, valkovit v.b.

— Ormanc. Reçine alma, çamın gövdesine çentikler açarak reçine akmasını sağlamak. || Reçine kabı, çam ağaçlarından akan re­çineyi toplamak için kullanılan kap. || Re­çine toplanması. Bk. ÇENTİKLEME.
— Plast. mad. Fenoksi reçinesi, epiklor-hidrin ile bisfenol A’nın, epoksitli grupla­rın oluşmasını önleyecek şartlarda yoğunlaştırılmasından elde edilen reçine. Bk. AN­SiKL.

— Ted. Bk. ANSiKL.
— ANSiKL. Eczc. Kokulu reçine’ler bitki­den ya tabiî olarak veya açılan çentikler­den sızar. Bu sızıntının örnek tipi teremen­tidir. Kokulu reçine, reçine ile terpenik bir uçucu yağın karışımıdır. Az çok yu­muşak bir kıvamdadır, fakat zamanla, için­de bulunduğu kabın şeklini alır. Polarize ışığa etkilidir. Kokulu reçine çeşitli bitki familyalarından elde edilir: kozalaklılar (terementi), sakızağacıgiller (sakız, mekke terementisi), baklagiller (kopahu) v.b.

— Foto. Işığa duyarlı reçineler. «Foto-polimer» denen plastik maddeler, maden, cam, seramik, mine v.b.nin yüzeylerini ışığa du­yarlı hale getirmeyi sağlar. Pnömatik bir şasi içinde sımsıkı temas halinde tutulan bir fotoğraf klişesi üzerine morötesi ışın­lar gönderdikten sonra, çok basit işlem­lerle, asitle kimyasal oyma veya fırında emaylama yapılabilir. Görüntüler sabit ol­duğu gibi asitlere ve yüksek sıcaklıklara da dayanıklıdır.

— Kim. Reçinelerin, esansların oksitlenmesiyle meydana geldiği sanılır; birleşimin­de, suda erimeyen ve alkolde eriyen terpen türevleri, yağlar ve organik eriticiler vardır. Reçine tabiî olarak kozalaklılardan ve terebinthaceae familyası bitkilerinden el­de edilir. Tedavide merhemlerin sanayide birçok boya ve verniğin birleşimine girer. Sanayide kullanılan bellibaşlı iki reçine ti­pi, kolofan ve kopaldır; kolofan çam ağa­cının sakızıdır, terebentinin bileşiminde dörtte üç oranda bulunur; kopal, sıcak ül­kelerde yetişen çeşitli bitkilerin sakızıdır ve sert kopal (zengibar, madagaskar kopalı), yarı sert kopal (kongo, manilla kopalı, kauri), yumuşak kopal (dammar, elemi, takamak, sandarak, akroit, gomalak) ol­mak üzere üçe ayrılır. Bunlar Alkol ester­leri ve molekül ağırlığı yüksek reçine asit­lerinin karışımından ve terpenik seriye ait hidrojen karbürlerinden oluşur; değerleri renklerine göre değişir.

Sunî reçinelerin sayısı çoğalmıştır, başlıca iki tip ayırdedilir: termoplastik reçineler, ısı ile sertleşen reçineler; Termoplastik re­çineler ısı ile yumuşar, kolay şekil alır ve yapışır; ısı ile sertleşen reçinelerin hepsi polikondansasyonla elde edilir; bu kondansasyonun sonuna kadar istenilen biçime sokulabilir ve ancak bir süre piştik­ten sonra sertleşir. Termoplastik reçine­ler, nitroselüloz reçinelerini, selüloz ase­tatını, selüloz esterlerini, polivinilik ve poliakrilik reçineleri (polistiren, alkol, polivi­nilik asetal, polivinil klorür ve asetal), kumaron ve inden reçinelerini, klorlu kau­çuk reçinelerini, izomerleştirilmiş kauçuk reçinelerini v.b. kapsar.

Isı ile sertleşen reçineler, formik ve fenolik reçineleri, alkidleri (gliseroftalik reçineler), aminoplast reçineleri (üreformol reçineler), silikon re­çineleri v.b. kapsar. Reçineler doğrudan doğruya veya bazı yağlarla değişikliğe uğratılarak sanayide yapılan vernik ve bo­yaların başlıca yağlayıcı maddesini meyda­na getirir; reçineler sayesinde dış etkenlere çok iyi dayanan kaplama maddeleri yapıl­mıştır. Polyester, poliamit ve poliüretan reçinelerin ve epoksit reçinelerin bulunma-sıyle inşaatta ve sanayide kullanılan boya ve verniklerin fiziksel ve kimyasal nitelik­leri düzelmiştir.
Petrol reçineleri, tabiî olarak bulunduğu yağlı hammaddelerden sülfürik asitle işle­nerek, propanla çözeltilerek veya renk gi­derici toprağa emdirilerek elde edilir. Petrokimyada tabiî reçineler (rinilik veya akrilik reçineler) ayarında plastik madde­ler elde edilir (msl. kaplama ve vernik yapımında kullanılan epikot).

— Plast. mad. Fenoksi reçineleri, epoksit reçinelerinden farklıdır. Bunlar kendilerine termoplastik özellikler kazandıran çizgisel molekül yapılarıyle de epoksit reçinelerin­den ayırt edilebilir. Bu yüzden, sonradan pişirmeksizin kullanmak mümkündür. Bu­nunla birlikte, izosiyanatlar, anhidritler, triazinler ve melaminlerle işlenirlerse, zin­cirler arasında işlenmiş ürüne ısı etkisiyle sertleşme özelliği kazandıran enine bağlar meydana getirerek değişebilirler. İlâç şişe­leri dökümüne elverişli olan bu reçineler çok saydam ve dayanıklıdır; havayı ve ne­mi geçirmez.

— Ted. Sentetik reçineler tedavide kulla­nılmadan önce, sanayide suların temizlen­mesinde ve madenlerden arınmasında kul­lanılmıştır. Bu reçineler iki gruba ayrılır:
1. anyon değiştirici reçineler, çok aminli reçinelerdir; tetraetilenpentamin, formol ve asetonun yoğunlaşmasından elde edilir. Su­da erimez, zehirli değildir, serbest asitleri tespit eder; anyon değiştirici reçinelerin etki yaptığı ortamda bulunan serbest asit­ler hızla ve hemen tamamen bu ortamdan kaybolur. Reçine + asit karışımı erimez halde kalır; tespit edilen anyonlar, bağırsak alkaliliğinin etkisiyle nötür tuzlar haline geçer ve bu tuzlar emilir. Organizma, ma­denî element bakımından hiç bir kayba uğramaz. Mide hiperasiditesinde ve özel­likle mide ülserinde, anyon değiştirici re­çineler hiperkloridriyi yok eder;

2. katyon değiştirici reçineler, bir yoğun­laşma etkeni olan formol’ün kurduğu köp­rülerle (—CH2—) birleştirilmiş uzun aro-matik karbür zincirlerinden meydana gelir; bu köprüler, katyonların değişmesinde et­kili olan asit fonksiyonlarını yüklenir (karboksilikler, sülfonlar). Asit fonksiyonları serbest durumda veya katyonlarla doyurul­muş olarak bulunur (amonyum, potasyum) ve bu katyonları başka katyonlarla değiş­tirebilir.

Başlıca uygulaması, sodyumu tes­pit ederek ödemli hastaları katyondan kur­tarma yeteneğine dayanır. Ağızdan alın­dığında, besinlerde ve sindirim salgılarında bulunan sodyumu tespit eder ve sodyumun bağırsaklarda emilmesine engel olur, sod­yumla birlikte dışkı ile dışarı atılır. (Kat­yon değiştirici reçineler, sebep olabileceği elektrolitik bozukluklar ve tansiyon dü­şüklükleri sebebiyle C tablosunda kayıt­lıdır.) [L]

25 Haziran 2009 saat 25 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REÇİNE hakkında bilgi içermektedir.|