Reconquista

Tarih 25 Haziran 2009

Reconquista, hıristiyanların, müslümaniarm elindeki İspanya’yı yeniden fethetmelerini belirtmek için tarihçilerin kullandığı ispan­yolca kelime.

Reconquista başlangıçta çok yavaş gelişti. Daha sonraları, her mevsimde tekrarlanan ve değişik sonuçlar veren a-kınlar (algarada) halini aldı, (Bu arada, meselâ 1064′te, Barbastro’ya kadar başarıyle ilerleyen bir akıncı birliği, yağmadan ve şehrin hareminde geçirdikleri eğlenceli saatlerden sonra baskına uğrayarak öldürül­düler.)

Bütün bu çabalar hıristiyanların sü­rekli olarak savaşa hazır durumda bulunma­sını ve henüz birbirinden kopamamış hıristiyan krallıklarında erken sayılabilecek bir millî bilincin uyanmasını gerektiriyordu. Reconquista, bu hıristiyan ülkeleriyle Avru­pa’nın öbür krallıkları arasında bir bağ ku­rulmasına da yaradı. Hıristiyanlık dünyası­nın uç eyaleti olan İberik yarımadası, Fran­sa’nın dört yanından koşup gelen şövalye­lerle doldu: Charlemagne’ın şövalyeleri, is­panya ordularına katılan Franklar ve XI. yy.da düzenlenen fransız haçlı seferlerinin kumandanları (Gui Geoffroi, Guillaume de Montreuil).
Rahipler de yardımda bulundu­lar. Bunlar, Compostela yoluyle gelerek ma­nastırlarını Aragon ve Castilla’da kuran ve yeniden ele geçirilen şehirlere piskopos sağ­layan Cluny rahipleriydi (XII. yy.da yerle­rini Citeaux rahiplerine bıraktılar). XII.yy.da ortaya millî askerî tarikatlar da çıktı: sayıları çok az olduğu için Calatrava’yı terk eden Templier tarikatı rahiplerinin yerine burayı korumak amacıyle kurulan calatrava tarikatı; önceleri hacıların korunması için kurulmuş olan santiago tarikatı ve alcan-tara tarikatı gibi.
Bu arada, İberik yarıma­dasındaki müslümaniarın durumu da fetih-çiler için elverişli bir ortam yaratmıştı. Kur-tuba halifeliğinin parçalanmasıyla (1031) or­taya çıkan ve çok zaman birbirleriyle çeki­şen Taifes müslüman hükümdarlıklarının kuvvetleri bu çekişmeler yüzünden dağılıyor­du. Toledo ve Badajoz hükümdarlıkları Se-villa krallığıyle mücadele etmek zorunda oldukları için kuvvetlerini biraraya getirerek hıristiyanlara tam manasıyle karşı koyacak değillerdi.

Hıristiyan prensleri, bu krallık­lardan birini diğerine karşı destekleyerek aralarındaki anlaşmazlıkları körüklüyor, ki­mine metbuluklarını kabul ettiriyor, kimin­den de haraç alıyorlardı. Reconquista’yı, Fransa’ya yaklaşmış ve bir başına kalmış olan Navarra’dan (Calahorra’nın alınması [1045]) çok Aragon’un ve özellikle Castilla’nın eseri saymak gerekir (Toledo kra­lının [1062] ve Sevilla’nın baş eğmesi [1063]). Fernando I, Valencia’ya 1065′te ulaştı ve hemen geri çekilmek zorunda kaldı. Alfonso VI Toledo’yu 1085′te yıl­larca süren bir savaş sonunda ele geçir­di, ispanya müslümanlarının kötü duru­mu, Fas’tan gelen Murabıtların müdaha­lesiyle (Yusuf bin Taşfin, 1086) yeniden, düzeldi: Murabıtlar Sagrajas’ta, (Zalaca) Al­fonso VI’yı yendiler. Hıristiyan orduları, büyük bir düzensizlik içinde geri çekilerek ancak Fransa’dan yeni takviyelerin gelme­siyle toparlanabildi.

Bundan sonra akınlar yeniden başladı ve Elcid 1094′te Valencia’­ya kadar ilerledi. Murabıt saldırısı devam etti ve hattâ 1114′te Barcelona’yı bile tehli­keli duruma düşürdü. Ama Murabıtlar sa­vaş güçlerini çok kısa bir sürede tükettikleri için bu başarıların arkası gelmedi. XII. yy.m ortasında yarımada yeniden fethedilmek ü-zere gibiydi. Muvahhidlerin gelişi ülkenin tü­müyle hıristiyanların eline geçmesini yeni­den geciktirdi. XIII. yy.ın başında ise, Cas-tilla ile Aragon’un tam bir anlaşmaya varmaları ve Leon birlikleri dışında bütün or­duların birleşmesi kesin sonuç veren Las Navas de Tolosa çarpışmasına (1212) yol açtı.

1238′de Jaime I’de Aragon, Balear adaları ile Valencia’yı aldı: Castilîa’lı Fernando III 1236′da Cordoba’yı, 1246′da Jaen’i, 1248′de de Sevilla’yı işgal etti. 1249′da Portekiz Algarva’yı ilhak etti. Bundan sonra, 1492′de Granada krallığının düşüşüyle Reconquista son buldu. Ama bu olay, arkasında, Iberik yarımadasında varlığını uzun zaman sürdü­recek izler bırakacaktı: tarikat mülklerinin yol açtığı latifundia meseleleri, kuzey ile güney arasındaki çıkar farkları ve değişik ruh hali, güneydeki halk geleneklerinde gö­rülen islâmî kalıntılar ve ispanyol ruhunun sürekli bir özelliği olmamasına rağmen, iç çekişmeler olduğu kadar denizaşırı fetihlere de yol açan bir haçlı zihniyeti. (L)

25 Haziran 2009 saat 25 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa Reconquista hakkında bilgi içermektedir.|