REFAKAT

Tarih 26 Haziran 2009

REFAKAT i. (ar. refk’ten refakat). Arka­daşlık etme, birlikte bulunma: Erken ya­tıyor, erken kalkıyordu. Teyzesinin refa­katinde kendini bahtiyar addediyordu (Vâ-Nû).

|| Halk dili. Hastahanelerde hastanın yanında kalan özel bakıcı. || Refakat üc­reti, hastanın yanında kalan özel bakı­cıya verilen para ve özel bakıcı için hastahaneye ödenen para. || Refakat yatağı, has­tahanelerde hastanın odasında bakıcının kaldığı yatak. || Refakat etmek, arka­daşlık etmek, birlikte gitmek: Birgün ona refakat eden ve hizmetlerini gören Os­man ağaya…
(N. Araz). Büyük muayede salonunu dolaşırken Hindistan seya­hatinde bize refakat etmiş olan İngiliz mira­layı gözüme ilişti (B. Felek). || Esk. Hasb-el-refaka (t), arkadaşlık dolayısıyle.

— Ask. Refakat avcı uçağı, refakat göre­vinde uzmanlaşmış avcı uçağı. (Refakat avcı uçakları 1944′te müttefiklerin Almanya’daki hava bombardımanlarının başarıya ulaşma­sını sağladı.) || Refakat gemisi, bir gemi kafilesine refakat eden veya bir refakat hiz­meti gören gemi. Deniz ulaşımını koru­yacak biçimde donatılmış hafif gemi tipi. || Refakat görevi, keşif, bombardıman, nakliye veya hücum uçaklarını korumak için avcı uçaklarına verilen görev.

— Dy. Refakat memuru, uzun parkurlu lüks trenlerinin cer kısmiyle ilgili malzemenin yol boyundaki bakımını sağlamak ve gerek­tiğinde tamir etmek için trende bulunan me­mur.
— Müz. ve Mus. Esk. Eşlik.

— Turizm. Refakat memuru, bir seyahat acentası veya başka bir kuruluşun sorumlu temsilcisi olarak yolcularla geziye çıkan gö­revli. (Bu görevli taşıt, barınma, gezi gibi işlerin düzenli bir biçimde yürümesini sağ­lar.) [LM]

26 Haziran 2009 saat 26 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REFAKAT hakkında bilgi içermektedir.|