REFLEKS

Tarih 26 Haziran 2009

REFLEKS i. (fr. reflexe). Fizyol. ve Psikol. Dıştan gelen bir uyarım sonucunda doğan ve hareket, salgı v.b. tepkisine yol açan istemsiz sinir etkinliği.

|| Kendiliğinden (tabiî, şartsız veya doğuştan) refleks, hayvanlarda doğuştan bulunan ve sinir sisteminin yapısına bağlı olan refleks. || Şartlı (veya edinilmiş) refleks, yeni bir uyarım ile bir sinir etkinliği arasında sonradan kurulan bağlantı; bu bağlantı, normal ola­rak sinirleri harekete geçiren uyartıcı ile uyarımın uzun süre birarada olması saye­sinde kurulur. Bk. ANSIKL.

— Nörol. Duruş refleksi, eklemlerin işle­yişiyle meydana gelen ve bir eklemin par­çalarının veya tüm vücudun duruşunu sa­bitleştirmeğe yarayan kas kasılması.
(Bu refleksler iki çeşittir:
1. lokal duruş ref­leksleri, tonik bir kasılmaya yol açar ve bir hareket yaptırarak ekleme yeni bir du­ruş verir [msl. önkolun kola doğru bükülmesiyle ikibaşlı kas hafifçe büzülür];
2. genel duruş (veya davranış) refleksleri, genel olarak vücudun duruşunu tespit eder [msl. göğsün önden arkaya doğru itilmesi vücudun arka kısmındaki kasların büzül­mesine yol açar ve dengenin korunmasını sağlar].)

— Patol. Ters refleks, normal olarak bir kirişe vurulunca doğması gereken hareke­tin tersi olan hareket refleksi. (Meselâ, dizkapağına vurulunca bacak ileriye fır­layacağı yerde içeriye bükülürse, bu bir ters reflekstir; omurilikteki bir lezyona işarettir.)

— Ted, Refleks tedavisi, sinir merkezleri­ni uzaktan irkilterek refleksler doğurma yoluyle bir hastalığı iyileştirmeğe çalışan tedavi metodu.
— Tıp. Akhilleus Refleks grafiği, Akhilleus kirişine vurulduğu zaman meydana ge­len refleksin grafikle gösterilmesi. Bk. AN-SİKL.

— ANSiKL. Fizyol. ve Psikol. Bir duyu sinirinin ucu uyarıldığı zaman, alınan iz­lenim akson yoluyle merkeze iletilir, mer­kezden alınan emir hareket veya salgı nö­ronları aracılığıyle bir hareket veya bir salgıyı başlatır. Bu olayların tümüne ref­leks, bu işi gören sinirlerin tümüne refleks yayı denir. Duyu izleniminin bu şekilde hareket veya salgı uyarımına dönüştüğü omurilik noktası refleksin merkezidir; bu merkez, duyu ve hareket yahut salgı nö­ronlarının birleştiği yerde bulunur.

Kasa veya salgı bezine giden sinirler hesaba ka­tılmazsa refleks yayı sadece iki nörondan ibarettir. Birine «çevrel duyu siniri», diğe­rine «çevrel hareket siniri» denir. Bu te­mel refleks yayı iki basit nöron arasına birleştirici nöronların katılmasıyle daha karmaşık bir yapı kazanabilir, bu karma­şıklık hayvan türlerinde sinir sistemlerinin gelişme derecesiyle orantılı olarak artar. Pflüger kanunları bu birleştirici sistemlerin işleme şeklini ve refleksin genel şartlarını açıklar: tek taraflılık kanunu.

Uyarım ha­fif olursa, refleks sadece uyarılan organa da görülür; iki taraflılık (bakışım) kanunu. Uyarım şiddetli olursa refleks bakışık olan iki organı da etkiler; yayılma kanunu. Uyarım daha şiddetli olursa öteki organlara da yayılır; genelleme kanunu. Nihayet uyarım çok şiddetli olursa, refleks bütün vücuda yayılır; birikme kanunu. Tek ba­şına yetersiz olan bir uyarım tekrarlanırsa refleks doğurabilir; ilişki ve uyum kanunu. Refleksler bir amaca ilişkin ve uygun ola­rak çalışır.
Reflekslerin meydana gelebilmesi için, tep­ki göstermesi beklenilen sinirlerin anato­mik ve fizyolojik bakımdan yetersiz olması gerektir. Omuriliğe gelince, bu sinirlerin çıkış bölgesinde kusursuz olması yeterlidir.

Nöronlar üstünde etki gösteren bütün se­bepler (fizik, elektrik, kimyasal, yakıcı, uyutucu, uyuşturucu etkenler toksinler), reflekslere de etki yapar, onları azaltır veya artırır. Omuriliğin kesilmesi, üst mer­kezlerin omurilik faaliyeti üstündeki ılımlaştırıcı etkisini yok ettiğinden, refleks ce­vaplan aşırı şiddetlenmesine sebep olur.

Omurilikteki refleks merkezlerinin bellibaşlıları şunlardır: gözkapağı omurilik merke­zi, serç-omurilik merkezi, sidik torbası -omurilik merkezi, cinsel organları sertleş­tirme merkezi, meni fışkırtma merkezi, ter­letme merkezi v.b. Soğanilikte ve beyin tümseklerinde bulunan başlıca merkezler ise şunlardır: göz kırpma merkezi (kornea ref­leksi), aksırma merkezi, öksürme merkezi, emme ve çiğneme merkezi, yutma merkezi, solunum merkezi, kalp hareketleri merkezi, damar devindirme merkezleri v.b. Sempatik sistemde de hareket, damar de­vindiren ve salgı sinirleri bulunduğundan, burası da refleks merkezidir.

• Şartlı refleks’ler. iki refleks grubuna ayrılabilir:
1. şartsız veya doğuştan olan refleks’ler, organizmanın belirli bir uyar­maya verdiği cevaplardır; ortaya çıkabil­mesi için sadece sinir yollarının gelişmesi yeterlidir, devam etmesi için de bu yolla­rın tamam olması gerekir (msl. ışığa karşı gözbebeğinin daralması; ağızda besinlerin bulunması sonucunda tükürük salgılanma­sı);
2. şartlı refleks, canlıların sinir dü­zeninde önceden yoktur; doğuştan bir ref­leksle birleşerek meydana gelir; bireyin ömür boyunca edindiği bu refleksler kay­bolabilir; yerleşip kalabilmesi için sık sık tekrarlanması gerekir.

Şartlı refleksi ilk defa Pavlov incelemiş ve 1903′te Madrid’te toplanan Milletlerara­sı Tıp kongresine sunduğu bir raporda be­lirtmiştir. Pavlov, sindirim üstünde çalı­şırken şartlı refleksi buldu. Besinler kö­peğin ağız mukozasıyle temas edince nor­mal tükürük salgısının meydana geldiğini, fakat aynı tükürük refleksinin besinleri sa­dece görmekle de harekete geçtiğini gör­dü. O zaman bu olaya «ruhsal salgı» de­niliyordu.
Bu ilgi çekici olayı inceleyebil­mek için, Pavlov şartlı refleksi başlı ba­şına denemeyi ve çeşitlendirmeyi düşündü. Bir süre, köpeğin ağız mukozasına besi­nin değmesiyle beraber başka türlü, sunî ve şartlı bir duyu uyarımı uyguladı (zil sesi, elektrik akımı) ve bu sistemi sık sık tekrarladı. Sonunda yeni uyartıcı (zil sesi veya elektrik akımı), besin olmadan da tükürük salgısını harekete geçirdi. Şu hal­de, tükürük salgısına sebep olan tabiî uya­rıcı (besinin değmesi yerine sunî, «şartlı» bir uyarıcı (zil, elektrik akımı) konabilir ve besinlerin görülmesi bile (çoğu zaman temasla birlikte görülmüş olduğundan), şartlı uyarıcı gibi etki gösterir.

Bu şekilde doğan reflekse «şartlı refleks» adı verildi. Şartlı refleksin esas mekanizması nedir? Yaptığı çok sayıda deneyden sonra Pavlov’un edindiği sonuç şudur: şartlı refleks, tekrarlanma sonucunda, tükürük bezlerini ilgili duyu organlarına bağlayan (görme, işitme v.b.) yeni sinir birleşmelerinden do­ğar.
Birleşmeler beyin yarımkürelerinde ve kabukaltı bölgesinde bulunan üst sinir mer­kezlerinin çalışması sonucunda kurulup yer­leşir. Şu halde, hayvan üst sinir merkez­lerinin çalışması sayesinde doğuştan gelen reflekslerden (içgüdü) başka, çevresine uy­masını kolaylaştıran ve bir «duyu işare­tini (zekâsıyle değil duyularıyle) «anla­masını» sağlayan bireysel, şartlı refleksler edinir. Hayvanları terbiye etmenin, eğit­menin ve alışkanlık kazandırmanın pren­sibi budur. Daha sonraları, Pavlov bu bil­gilerden yararlanarak hayvan türlerinin ev­rimine, psikiyatriye, insan zekâsının ve idrakin kaynaklarına ilişkin ilgi çekici so­nuçlar çıkardı.

— Tıp. Akhilleus refleksogram’ı veya Ak­hilleus refleksinin ölçülmesi, tiroit bezi­nin çalışmasını inceleme metotlarından bi­ridir. Metodun esası fizyolojik bir temele dayanır: bir kasın kasılma hızı. doğru­dan doğruya tiroksin dengesiyle ilgili ola­rak değişir.
Normal refleksogram olayların yüzde 95′inde, fizyolojik sınırlar içinde (saniyenin yüzde 25-36’sı arasında) bulunur. Hipoti-roidi halinde ise. olayların yüzde 90′ında, kasılma hızının saniyenin yüzde 50’sine var­dığı görülür.

Hipertiroidide, olayların yüzde 70′inden fazlasında saniyenin yüzde 18′ine kadar va­ran çizgi kısalmaları kaydedilir.

♦ Sıf. Foto. Duyar tabaka üzerinde ko­nunun gerçek görüntüsünü veren bir vizör tertibatiyle donatılmış fotoğraf maki­neleri için kullanılır. (Vizör bu görüntüyü, ya karanlık odanın içine yerleştirilmiş bir ayna, ya da karanlık odanın hareketlerine uydurulmuş yardımcı bir oda sayesinde ve­rir.)

— Radyotek. Hem yüksek, hem de alçak frekanslı işaretleri yükseltmek için aynı ele­manı (elektron lambası veya transistor) kullanma imkânı veren bir devre için söy­lenir.

— ANSiKL. Radyotek. Refleks devre’de, alçak frekanslı işaret, bir lamba veya bir transistör tarafından yükseltilen işaretten ayrılır; elde edilen bu alçak frekanslı işa­ret, aynı lamba veya aynı transistora yeniden uygulanarak yükseltilir. Böylece, ba­zı zorluklara rağmen, bir refleks devrede
yükseltici eleman yönünden tasarruf yap­mak mümkün olur. (L)

26 Haziran 2009 saat 26 Haziran 2009 de hazırlanan bu sayfa REFLEKS hakkında bilgi içermektedir.|