Pön savaşları
Tarih 08 Haziran 2009
Pön savaşları, M. ö. 264 ile 146 arasında Roma ile Kanaca arasındaki savaşlara verilen ad.
• Birinci Pön savaşının M.ö. 264′e kadarki menşeleri. Roma, önce Campania’daki yunan siteleri, sonra da Büyük Yunanistan siteleri üstünde nüfuzunu yaydığı sırada durumu sarsılmış olan Kartaca (V. yy.), Atina’nın deniz hâkimiyetini kaybetmesi üzerine Doğu Akdeniz’in kendisine yeniden açılması ve Ptolemaios’iar yönetimindeki Mısır ile iktisadî ilişki kurması (IV. yy.) sonucunda eski dinamizmini yeniden kazanmakta idi. Himera’da uğradıkları bozgundan (480) beri Sicilya’nın batısına çekilmiş olan Kartacalılar, tahıl üretimini denetimleri altında bulundurmak amacıyle bütün adaya hâkim olmayı tasarlıyorlardı. Pyrros’un giriştiği seferin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra da Osklardan olan Mamortinus’un (osk soyundan ücretli askerler) çağrısı üzerine Messina’ya yerleştiler. Mamortinus’lar şehri kısa bir süre önce ele geçirmişlerdi. Ama burada, Romalıların müttefiki Syrakusai’li Hieron’un tehdidi altındaydılar. Syrakusai’li Hieron 269′da onları yenilgiye uğratmıştı. Kartacalıların, Messina boğazını kapatmak ve Sicilya’yı tekellerine almak tehdidinde bulunmaları Güney İtalya Yunanlılarının çıkarlarına dokunuyordu; bu durum Roma’yi da, Kartaca ile imzaladığı antlaşmalara (306 ve 279-278) rağmen, konfederasyonun sağlamlığını korumak amacıyle adaya müdahale etmek zorunda bıraktı ve Kartaca’nın tahakkümünden usanan Mamertinus’lar sayesinde Roma, M.ö. 264′te Messina’yr işgal etti.
• Birinci Pön savaşı (264-241). Messina’daki kolonilerini ve boğaz üstündeki kontrol haklarını kabul ettirmekten başka düşünceleri olmayan Romalılar Syrakusai’li Hieron ile ittifak kurduktan (263) ve Agrigento’yu ele geçirdikten (262) sonra Kartacalıları tecrit ettiler. Ama denizlere hâkim olan düşmanlarına boyun eğdirtemeyince, bütün adayı ele geçirmenin zorunlu olduğunu anladılar ve bu iş için müttefiklerine 150 gemilik ilk roma donanmasını yaptırdılar. Bu donanma 260′ta corvus’un (karga) sayesinde Mylae’de önemli bir deniz savaşı kazandı. Ardından, 256′da, Kartaca’ya Afrika’da saldırarak Sicilya’yı bırakmasını sağlamak amacıyle ikinci bir denemeye girişildi ve 256 yazında Eknomon’da kartaca donanmasına önemlı kayıplar verdirdikten sonra 256-255′te Afrika’ya çıkan Regulus, Clupea’yı ele geçirdi, Kartaca’nın nüfuzunu sarstı (Numidia’lıların ayaklanması), ama yenildi ve Xantippus’un para ile tuttuğu yunanlı askerlere esir düştü, öte yandan, kartaca donanmasını Hermaion burnunda bozguna uğratan roma donanması da Camarina açıklarında battı. Bunun üzerine Roma yeniden Sicilya’yı ele geçirmeğe çalıştı ve 255-254′te 220 parça gemi yaptıktan sonra Panormus’u aldı. Ama 253 yılında Lucania’da Palinurum burnundaki ikinci bir deniz kazasında bu donanma da battı. Roma bundan sonra, ancak 250 yılında yeni bir donanma ile Lilybaeum ve Drepanum’u ablukaya aldıysa da kartaca donanmasının kuşatılanlara yiyecek sağlaması ve Drepanum önünde roma gemilerinin bir kısmını batırması, bu teşebbüsün de başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açtı.. Romalılar bu abluka sırasında kartaca donanmasının batırdığı gemilerden başka zararlara da uğramış ve kalan gemilerini de Camarina’da bir fırtınada kaybetmişlerdi (249). Ama Kartaca bu elverişli durumdan yararlanmayı bilemedi ve Hannon’un teşvikiyle, Afrika’yı fethe yönelerek Sicilya’da sadece Drepanum ile Lilybaeum’u savunmakla yetindi (Hamilkar Barkas’ın Heirkte ve Eryks dağlarındaki direnme hareketi). Bundan dolayı Roma, 243 yılında büyük bir çaba göstererek 200 parça gemi donatınca, Kartaca gafil avlanmış oldu ve Drepanum ile Lilybaeum’u savunamadığı gibi, donanmasının da Aegates adalarında bozguna uğramasını önleyemedi; sonuç olarak on yılda 3 200 talent ödemek, Sicilya’yı ve Aegates adalarıyle Lipari adalarını terk etmek zorunda kaldı (241 tarihli barış antlaşması).
*Birinci Pön savaşından İkinci Pön savaşına (241-219). Savaşı kazanan Roma, kartaca donanmasını Kartaca’ya bırakıyor, ama Korsika ın Sardinya’yı ele geçirerek (238-237) Batı Akdeniz’deki üstünlüğünü sağlamış oluyordu. Buysa, 241 tarihli antlaşmaya aykırıydı ve az daha yeni bir çatışmaya yol açacaktı. Çünkü, Kartaca’nın bu konudaki savaşçı tutumu karşısında Roma Kartaca’yı yeni bir savaşla tehdit etmiş ve onu hem bu oldubittiyi kabul etmek, hem de 1 200 talent’lik yeni bir tazminat vermek zorunda bırakmıştı. Roma, böylelikle de Birinci Pön savaşının yol açtığı pek büyük insan ve para kaybını çarçabuk telâfi etmiş, aynı zamanda da, kazandığı zafer sayesinde, zararları şüphesiz kendi zararlarından çok daha büyük olan müttefiklerin ayaklanma ihtimalini önlemiş oluyordu. Bitkin düşen ve iktisadî çöküntü içinde bulunan Kartaca ise, paralaıım ödeyemediği ücretli askerlerinin başkaldırmasına göğüs germek (241-237) ve yeni gelir kaynakları bulmak zorunda kaldı. Barkas’larla birlikte, 237′den itibaren, İspanya’da yeni bir imparatorluk kurmağa kalkıştı. Bu imparatorluk, insan ve maddî kaynaklarıyle Gades (Cadiz), Hamilkar Barkas’ın kurduğu Alicante (237-229/228) ve Hasdrubal’in kurduğu Carthagen (228-221) gibi önemli üsler sayesinde Akdeniz’de yeniden hâkim olabilecekti, önceleri, Kartaca’nın Sicilya’dan uzaklaşarak kendi çıkan bulunmayan İspanya’ya yönelmesinden pek hoşnut olan Roma, zamanla Kartaca’nın yeniden artan gücünden tedirginlik duymağa başladı. Bunun üzerine Kartaca genişleme sınırını Ebro nehri olarak tespit etti (226 antlaşması). Bundan sonra da iki ülke arasında savaş artık kaçınılmaz bir duruma geldi: Saguntum olayı bir savaş vesilesi oldu. Roma’nın müttefiki olan ve Ebro’nun güneyinde bulunan Saguntum, 219′da Hannibal tarafından zaptedildi. O sırada İllyria’da meşgul olan Roma geç harekete geçti ve görünüşü kurtarmak için, Kartaca’ya kabulü imkânsız bir ültimatom gönderdi. Hannibal’in teslimini ve Saguntum’un da geri verilmesini isteyen bu ültimatom üzerine iki taraf arasında savaş çıktı.
• İkinci Pön savaşı (M.ö. 218-201). Savaş ilân edildiği zaman nüfusu muhtemelen Kartaca’nınkine eşit, ordusu daha kalabalık olan ve yedek kuvvetlere sahip bulunan, üstelik denizlerde de durumu üstün görünen Roma, Aemilii’lerle birlikte saldırıya geçerek, düşmanı en güçlü olduğu İspanya ve Afrika’da vurmayı düşündü. Kartaca’nın gücüne güvenen, ama donanması olmayan Hannibal ise Roma’yı İtalya’da yenilgiye uğratarak kazanacağı başarılarla Roma imparatorluğunun İtalya’daki nüfuzunu ortadan kaldırmak, böylece de İtalya yarımadasında yaşayan halkların bağımsızlık ve hürriyet isteklerini kamçılamak istiyordu. Bunun için, 218 ilkbaharında İspanya’nın savunmasını kardeşi Hasdrubal’e bırakarak, Alpler üzerinden İtalya’ya doğru yola çıktı. Bu yolculuk beş ay sürdü ve sonunda iberlerle Numidia’lılardan meydana gelen ve otuz yedi fille takviye edilmiş olan ordusu Kuzey İtalya’ya vardı. Burada kısa bir süre içinde roma konsülleri P. Cornelius Scipio ile Tiberius Sempronius Longus’a karşı kazandığı zaferler (Ticinum, Trebia, 218) sayesinde (Salyalıların desteğini kazandı ve Cisalpina’yı denetimi altına aldı. 217 İlkbaharından itibaren de, Galyalılarla takviye edilmiş olan kartaca ordusu, Apenninler’i aşarak konsül Flaminius’un ordusuna bir baskın yaptı ve Trasimenus gölünün kuzey kıyısında onu bozguna uğrattı. Bu sırada, Roma’da seferberlik ilân edilmişti. Ama bir kuşatma için gerekli araç ve gereçleri olmadığı için Hannibal, Roma’ya yürümedi; buğday ve yem bakımından zengin olan Piccnum ile Apulia bölgelerine geçti. Bu sırada da Roma’nın müttefiklerine hoş görünmeğe çalışarak bir yandan karşı tarafta çözülmeler yaratmağa, bir yandan da Makedonyalı Philippos V’in yardımını sağlamağa çalışıyordu. Ama karşı tarafta bir çözülme olmadı. Çünkü Hannibal’in Galyalılarla ittifakı İtalyanları korkuya düşürmüştü. Ayrıca, comice centuriate’ler tarafından diktatör seçilmiş olan Fabius Maximus Cunctator da, savaştan kaçınmakla beraber, Kartacalıların ardından ayrılmıyor, böylece de Roma’nın varlığını korumuş oluyordu. Kartacalıların İspanya ilt bağlan da kesilmiş durumdaydı. Çünkü Publius Cornelius Scipio’nun kumandasındaki bir roma ordusu Ebro ile Terragona nehirlerinin ağızlarını denetim altında tutuyor ve Hasdrubal’in harekete geçmesine engel oluyordu. Ama yine de, Roma senatosunun sabırsızlığı ve sanıldığına göre, senatör Paulus Aemilius’un aykırı düşüncede olmasına rağmen yeni konsül C, Terentius Varro’nun, Fabius tarafından ileri sürülen ve düşmanı oyalayarak uygun zamanı kollamaya dayanan savaş kurnazlığını doğru bulmaması, Hannibal’in 2 ağustos 216 günü Cannes muharebesinde roma ordusunu ezmesine yol açtı. Bu yenilgi sonunda Roma konfederasyonu parçalanmağa başladı. Böylece, bazı Apulia’lılar, Samnit’ler, Lucania’lılar, Bruttium’lular Capua (216 sonbaharı), soma da Tarentum, Metapontum, Thurioi ve Herakleia (213-212) Hannibal ile birleştiler. Hannibal de, o sırada Makedonyalı Philippos V ile görüşerek, Roma’nın müttefiki Syrakusai’li Hieron’un ölümünden (215 sonu) sonra Sicilya’da da bazı destekler elde etmekteydi. Ama, Roma’nın çevresindeki Etruria, Ombria ve Latium Roma’ya bağlı kaldı. Güneydeki öbür yunan siteleri ise kararsızdı. Aslında Hannibal, Güney İtalya’da abluka altında ve takviyeden yoksun
(kati kuvvetler İspanya, Sicilya ve Korsika’daki savaşlarda kullanılmaktaydı) haldeydi.
Romalılar bir yandan Adriyatik’e hâkim oldukları, öte yandan da İlliria’da karşısına bazı engeller çıkardıklan için (Birinci Makedonya savaşı), Hannibal, Philippos V’ten de doğrudan doğruya bir yardım göremeyecek durumdaydı. Roma’ya yürüyormuş gibi yaparak bir şaşırtma hareketine başvurmasına rağmen, 211′de Romalıların Capua’yı geri almalarını önleyemedi. İtalya’nın dışında, kartaca orduları İspanya’da son ve çok önemli bir başarı kazandıktan (211′de roma ordusunun yok edilmesi ve bu ordunun kumandanları Publius ile Cneius Cornelius Scipio’nun ölmesi) kısa bir süre sonra bütün cephelerde savunma durumuna geçmek zorunda kaldılar. Sicilya’da, Kartaca’nın yardımından yoksun kalan Syrakusai, Arkhimedes’in sağladığı mancınıklara rağmen M. ö. 211′de konsül M. Claudius Marcellus tarafından saldırıyle ele geçirildi. İspanya’da ise, Genç Cornelius Scipio, 209 başında Carthagena’yı ele geçirdi, Ama Hasdrubal’in, Pireneler’in batı geçitlerinden kaçarak İtalya’ya geçmesini önleyemedi. Sonunda da, Hasdrubal M.ö. 207′de, Metaureus kıyılarında C. Claudius Nero tarafından usta bir manevra ile yenilerek öldürüldü. Altık kesinlikle yalnız kalmış olan Hannibal de, Bruttium’a çekildi, 205′te Lclcroi’yi terk etti ve ancak Corotone çevresinde tutunabildi. Bu durumda Romalıların ülkeye yeniden sahip olmalarını kabul etmek ve 206′da İlipa’da kazandıkları zaferden sonra İspanya’nın da tamamıyle ellerine geçmesine razı olmak zorunda kaldı. Barkas imparatorluğunun yok olmasından sonra ve Hannibal’in diğer kardeşi Magon’un Liguria’da yeni bir köprübaşı kurmasına rağmen (205-203) Scipio, savaşı Afrika’da sürdürmek konusunda senatodan yetki aldı. Bunun üzerine de 204′te Afrika’ya çıktı ve Massyli’lerin kralı Syphax’a (numidialı bir başka prens) karşı Massyli’lerin kralı numidialı prens Masinissa ile birleşti ve Kartaca’nın müttefiki olan bu prensi esir aldı. Bunun üzerine, Kartaca 203 sonbaharında Magon ile Hannibal’i geri çağırmak zorunda kaldı. Sonunda, 202 sonbaharında Zama’da Hannibal’i yenen Scipio, bir barış antlaşması kabul ettirmeyi başarabildi. Bu antlaşmaya göre Kartaca, İspanya’yı geri veriyor, fillerini ve (on gemisi dışındaki) bütün donanmasını teslim ediyor, yıllık taksitler halinde elli taksitte 10 000 talent vergi ödemeyi ve roma halkının rızası olmadan hiç bir savaşa girişmemeyi taahhüt ediyordu. Bu durum, Kartaca’yı toprakları, Syphax’ın ve Cirta şehrinin de katılmasıyle genişlemiş ve Roma ile ittifak kurmuş olan Masinissa’nın muhtemel saldırılarına karşı savunmasız bırakmış oluyordu (M.ö. 201). Dış siyasetinde Roma’ya bağımlı duruma gelen ve elinde yalnız Afrika’daki topraklar kalmış olan Kartaca, bu durumda artık büyük devlet olmaktan çıkmış ve yerini de İspanya ile Afrika’nın hâkimi, Doğu Akdeniz’de egemen Roma’ya bırakmış oluyordu. Kuşkusu yine de yatışmamış oları Roma, Kartaca’dan, ülkesinin toplumsal yapısını değiştirmeğe çalrşan Hannibal’in sürgüne gönderilmesini istedi (195) ve Afrika’da yeni bir tehlike baş gösterir göstermez bu şehrin yerle bir edilmesini kararlaştırdı.
* Üçüncü Pön savaşı (149-146). 153′e doğdu, Kartaca’nın Afrika’daki topraklarında sağladığı bolluk karşısında şaşkınlığa düşen Cato korkuya kapıldı ve Kartaca’nın yıkılması gerektiği sonucuna vardı. (Sık sık, Delenda est Carthago [Kartaca'yı yerle bir etmek gerekir] dediği ileri sürülmektedir.) Kartaca ile Masinissa arasında sık sık çıkan çatışmaların Kartaca’yı Massinissa’ya karşı M.ö. 201 tarihli antlaşmaya aykırı olarak silâhlanmak zorunda bırakması, yeni bir savaş vesilesi oldu. Bu savaş, Kartaca’nın bir afrika devleti tarafından ele geçirilerek kendi çıkarına uygun bir afrika gücü haline getirilmesinden çekinen Roma’nın işine geliyordu. Böylece 149-146 arasında üçüncü Pön savaşı çıkmış oldu. Bu savaş sırasında Romalılar iki yıl boyunca yaptıkları sürekli saldırılardan bir sonuç alamayınca, kuşatmanın yönetimini Scipio Aemilianus’a bıraktılar. O da, ülkenin ovalık bölümünü elinde tutan kartaca birliklerini bozguna uğrattı ve Kartacalıların kıskaçtan kurtulmak amacıyle gösterdikleri kahramanca çabalara (donanmanın abluka altında bulunduğu limandan çıkmasını sağlamak için kazılan kanal) rağmen şehrin kara ve denizle bağlantısını kesti. Sonunda, Byrsa tepesi on günlük bir kuşatmadan sonra düştü ve hayatta kalan son Kartacalılar Eşmun tapınağının yıkıntıları altında can verdiler. Bundan sonra, Kartaca yerle bir edildi, toprağı lanetlendi, şehrin yeniden kurulması yasaklandı ve toprakları da senatonun karanyle kazıları fossa regia’nın sınırları içine alındı. Böylece, Pön savaşları, birçok defa rakibini yenilgiye uğratabilecek kadar zorlamış olan Kartaca’nın, bütün çabalarına rağmen, yok edilmesiyle sonuçlanmış oluyordu. Kartaca’nın bazı önderlerinin yeteneksizliği, Barkas ve Hannon aileleri arasındaki rekabet, paralı askerlerin ordu içindeki aşırı derecede önemli rolü, İkinci Pön savaşı sırasında donanmanın şaşılacak kadar güçsüz oluşu v.b. sebepler, bu devletin, kazanması mümkün olabilecek bir savaştan yenik çıkmasına yol açmıştı.
• Pön savaşlarının sonuçları. Pön savaşları, Kartaca’nın yok olması dışında, birçok önemli Sonuç daha doğurdu. Bu sonuçlar kısaca şöyle özetlenebilir: Roma’nın ve İtalya’nın nüfus yoğunluğunun azalması; işlenmekte olan bazı toprakların yeniden işlenmeyen toprak haline gelmesi; küçük toprak Sahiplerinin elinde bulunan topraklarına, nobilitas tarafından düşük fiyatlarla satın alınması veya ager publicus topraklarının düşük ücretlerle kiralanması yoluyle geniş latifundia’iar (ağaç ve özellikle yoğun bir biçimde sığır yetiştirilmesi) kurulması ve yine bu kimselerin yabancı illerdeki kazançlı işletmelerle zenginleşmesi; bunun yanı sıra, ordulara donatım Sağlayarak ve vergi toplayarak, şövalyelerin servet yapması; küçük toprak sahiplerinin de katılmasıyle şehir plebleri sayısının artması ve bu sınıfın yoksullaşması; savaş sırasında yasama görevini halk meclislerine önem vermeyerek çoğu zaman tek başına yürüten Senatonun güçlenmesi, cursus honorum’a değer verilmemesi ve zafer kazanan generallere aşırı bir saygınlık sağlanması (meselâ Afrikalı Scipio) sonucunda roma demokrasisinin bozulması; gelenek ve göreneklerin (gösteriş merakı), dinin (Hannibal’in zafer kazanmasını önlemek amacıyle Roma’ya Cybele kültünün sokulması) ve siyasetin doğululaşması. Bu doğululaşma, yönetimini ele almayı umdukları yeni iller bulmak amacıyle Senatörlerin ve haraca bağlayacakları yeni iller veya kazançlı işler peşinde koşan şövalyelerin Batı Akdeniz’de hâkim durumda olan Roma’yı, doğuda sonu belli olmayan bir yayılmaya sürüklemek istemelerinin sonucuydu. (L)
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Pön savaşları hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POZNAN eyaleti
Tarih 08 Haziran 2009
POZNAN eyaleti, eski Prusya’da (Almanya) eyalet, doğuda eskiden parçası olduğu Polonya ile sınırlıdır.
Büyük Polonya’nın temeli olan Poznan’a XVIII. yy.dan sonra alınanların kütle halinde göçmesi eyaletin iktisadi gelişmesinde büyük rol oynadı. Polonya’nın parçalanmaları sırasında eyalet yavaş yavaş Prusya’ya bağlandı (1772-1793-1795). Tilsit antlaşmasından sonra Napolyon eyaletin büyük kısmını Varşova büyük düklüğüne kattı (1807). Viyana kongresiyle Poznan’ı geri alan Prusya, Posen büyük düklüğü haline getirdi (1815). Askerî vali prens Radziwill’in yönetimi sırasında Poznan oldukça muhtariyet kazandı. Yönetim ve eğitimi germenleştirme siyasetinin yanı sıra, 1830 ayaklanmasından sonra eyalet başkanı Flottwell alman kolonlar yerleştirmeğe başladı. 1843′te Posen’de, Fransa’ya göçen Polonyalılarla bağlantılı olarak Prusya Polonyası’nı ayaklandırmak ve isyanı bütün krallığa yaymak amacını güden gizli bir Merkezî komite kuruldu.
Hareketin başına Mieroslavski geçti (1846); ama tutuklandı (1846) ve ölüm cezasına çarpıldı (aralık 1847); ancak hüküm infaz edilmedi. .Berlin devrimi sonucunda serbest bırakılınca
(mart 1848), Poznan’daki Polonya Bağımsızlık hareketinin yönetimini üstüne aldı ve bir Millî Polonya komitesi kurdu; düklüğe bağlı almanlar bu gelişmeden yana olduklarını açıkladılar
(Emil Brachvogel’in bildirisi, 22 mart); ama Berlin hükümeti Prusya’da düzeni yeniden sağladıktan sonra hareketi ezdi (mayıs 1848). Polonyalı milletvekillerinin itirazlarına rağmen Posen büyük düklüğünü Kuzey Almanya konfederasyonuna katan Bismarck, Almancayı okullarda bile mecburî dil haline getirerek ve kiliseyle uzlaşması sonucunda Ledochowiski’nin yerine Poznan başpiskoposluğuna bir alman kardinali tayin ettirerek (1886) Kulturkampf çerçevesi içinde Prusya siyasetini almanlaştırma hareketini yeniden ele aldı. Polonya topraklarını ele geçirmeyi de denedi (Kolonileştirme komisyonu, 1886), ama başarı sağlayamadı; Polonyalılar bu denemeye Toprak bankasını kurarak (1888) ve Almanların Polonyalılardan satın aldığı topraklardan çok daha fazlasını alman kolonlardan satın alan kredi şirketleri yaratarak karşılık verdiler. Doğu Marklıkları şirketi XX. yy.da toprak satın alışlarına yeniden başladı; Bülow ise Almancayı okullarda mecburî dil haline getiren (1901), Polonyalıların toprak satın almasını yasaklayan (1904) ve toprak sahiplerinin mülklerine elkonmasına izin veren (1908) kanunlar çıkarttı. Bu polonyalı aleyhtarı siyaseti bir yandan kilise ve soyluların, öte yandan köylülerin ve şehirlerde meydana gelen orta sınıfın el ele vermesi başarısızlığa uğrattı; toprakların satın alınması için şirketler kuruldu, öğrencilerin grevi gibi (1906) gösteriler yapıldı. 1918′de Poznan eyaleti silâhlı bir ayaklanma hazırladı. Poznan şehrinde toplanan diyetin seçtiği
«Yüksek Halk kongresi» adı verilen geçici hükümet 27 aralıkta Almanları Poznan’dan kovdu. Haziran 1919 Versailles antlaşmasıyle batıda dar bir arazi şeridi dışında Poznan büyük düklüğü Polonya’ya verildi. 1939′da tekrar Almanlar tarafından işgal edilen eyalet, 1945′te Oder-Neisse hattına kadar Polonya’ya geri verildi. (L)
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POZNAN eyaleti hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POZANTI
Tarih 08 Haziran 2009
POZANTI, Akdeniz bölgesinde (Doğu kesim, Adana ili) ilçe merkezi kasaba; 3 675 nüf. (1970). İç Anadolu’yu Suriye’ye bağlayan önemli yol üzerinde; yüksl. 860 m. Anadolu-Bağdat demiryolu üzerinde istasyonu vardır. Pozantı, 1954′ten beri ilçe merkezidir. Daha önceleri Karaisalı ilçesinde bir bucak merkeziydi.
— Tar. Bütün tarih devirleri boyunca önemini kaybetmeyen bir yol üzerinde bulunan Pozantı, İlkçağda Podandos adını taşıdı. VII. yy.da başlayan müslüman akınlarıyle bölgenin askerî önemi daha çok arttı. Arap kaynaklarında Badandûn olarak geçen Pozantı, abbasî halifesi Memun’un öldüğü yerdir (833). Pozantı çayı uzun zaman abbasî-bizans sınırını meydana getirdi. Haçlı seferleri sırasında Bothentrot (Bodendron, Butrentum), XVI. yy.da Poscht-zeschy ve Sultanhanı (Evliya Çelebi’de) adlarını taşıdı. Pozantı’nın önemi XX. yy.da Bağdat demiryolu inşaatı sırasında yeniden arttı. Milli Mücadele yıllarında, Adana’yı işgal eden Fransızlara karşı girişilen hareketlerde rol aynadı. — Pozantı ilçesi, 772 km2; 13 496 nüf. (1970). Merkez ve Kamışlı bucakları; 16 köy. Ormancılık, meyvecilik. (M)
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POZANTI hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POYNİNGS (sir Edward)
Tarih 08 Haziran 2009
POYNİNGS (sir Edward), ingiliz siyaset adamı ve askeri (1459-1521). Babası Lancaster taraftarı olduğu için Fransa’ya sığınmak zorunda kaldı, orada Henry of Richmond’a bağlandı. Henry VII onu Calais valiliğine getirdi (1493), daha sonra lord-milletvekili olarak İrlanda’ya yolladı (1494). Poynings, mahallî yönetimi ingilizleştirmek için çok çaba harcadı. İrlanda parlamentosuna, daha çok «Poynings kanunları» adiyle tanınan ve 1782′de yürürlükten kaldırılıncaya kadar İrlanda mevzuatını İngiltere’ninkilere bağlı kılan «Drogheda yasaları»nı onaylattı (aralık 1494). Perkin Warbeck’i Waterford’da yendi ve adadan sürdü. Sonra ingiltere’ye döndü (1496). Henry VII ve Henry VIII devrinde birçok askerî ve siyasî görevde bulundu. Kutsal Birlik’in kurulması ile ilgili müzakerelere katıldı (1513). [L]
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POYNİNGS (sir Edward) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POYLAK
Tarih 08 Haziran 2009
POYLAK i. Teşk. tar. Osmanlılarda hem bekçi hem de asker niteliğindeki görevli. (XIX. yy.da sayılan 4 000 kadardı. Bekçi asker olarak orduya alınır, kendilerine hazineden ayrıca para ödenmezdi.) [M]
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POYLAK hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİR AHMED
Tarih 07 Haziran 2009
PİR AHMED, Karaman beyi (XV. yy. sonları). Karaman beyi İbrahim Beyin, Murad II’nin kızkardeşinden doğan oğlu.
Fatih Sultan Mehmed zamanında bir süre Karaman beyliğinde bulundu. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Bey ile yaptığı savaşta yenildi. Osmanlı devletine karşı bazı direnişlere katıldı. Bunun üzerine Gedik Ahmed Paşa, Pir Ahmed’in üstüne asker gönderdi. Menan kalesinde kuşatılan Pir Ahmed bir süre karşı koydu; sonra, kendini kaleden aşağıya atarak intihar etti. (M)
07 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİR AHMED hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Potemkin, rusça Potyomkin
Tarih 06 Haziran 2009
Potemkin, rusça Potyomkin, Karadeniz Rus Krallık filosuna bağlı zırhlı. Gemide yemeklerin kötülüğü yüzünden bir ayaklanma olmuştu. Deniz eri Matyuşenko’nun elebaşılığını yaptığı ayaklanmada birçok subay öldürüldü; mürettebat gemiyi askerî birliklerin grev halindeki işçilerle çarpıştığı Odessa’ya götürdü (27-28 haziran 1905 gecesi). Orada ihtilâlciler denizcilerden şehri işgal etmelerini istediler. Denizciler ise, harekete geçmek için Sivastopol filosunun gelmesini bekliyordu. Ama umutları boşa çıktı, filo onlara katılmadı. Buna karşılık, Svyatoy Georgiy zırhlısındaki denizcilerin tutumundan ve ayaklanmanın yayılmasından korkan subaylar da Potemkin’e saldırmayı göze alamadılar. Bunun üzerine Potemkin Köstence’ye gitti; hükümet tutuklanmayacakları konusunda söz vererek denizcilerin teslim olmalarını istedi. Mürettebat önce bu teklifi kabul etmedi. Ama Feodosiya’da bir ikmal teşebbüsünden sonra Köstence’de rumen makamlarına teslim oldular (ağustos). Çarın ordu üstündeki otoritesini kesin bir şekilde sarsan bu ayaklanma, Sovyet hükümeti zamanında Ayzenştayn tarafından «Potemkin Zırhlısı» (Bronenosets «Potyomkin») adiyle filme alındı (1925). [L]
06 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Potemkin, rusça Potyomkin hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POTAPENKO (Gennadij)
Tarih 06 Haziran 2009
POTAPENKO (Gennadij), rus fizikçisi (Kımry 1894). Moskova Askerî akademisinde (1927-1932), sonra California İnstitute of Technology’de (1932) fizik profesörü oldu. 1938′de amerikan uyrukluğuna geçti. Çok kısa dalgalar, astronomi meseleleri (güneş tacı, paralaksın belirlenmesi) v.b. üstüne araştırmalar yaptı. (M)
06 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POTAPENKO (Gennadij) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POSTUMUS (Marcus Cassianus Latinus)
Tarih 06 Haziran 2009
POSTUMUS (Marcus Cassianus Latinus) [öl. M.S. 268], romalı-zorba, Otuz Tiran’dan biri. Yiğit bir askerdi, Gallienus tarafından Ren’i savunmakla görevlendirildi. Gallienus’un oğlu Saloninus’u öldürttü, kendini Galya’nın romalı imparatoru ilân etti (258-268′e doğr.). Galya, Germania, Bre-tagne ve İspanya’yı hâkimiyeti altında birleştirdi. GERMANiCUS MAXiMüS unvanını, sonra BESTİTUTOB GALLîARUM sıfatını aldı. Galya’yı, bolluğa kavuşturdu; fakat ne Roma’yı almağa, ne de Galya’yı Roma’dan ayırmağa kalkıştı. Generallerinden Laelianus ayaklanıp imparatorluğunu ilân edince, Postumus onu Mainz’te kuşattı ve şehirle birlikte ele geçirdi, fakat şehrin yağma edilmesine izin vermediği için askerler tarafından öldürüldü. (L)
POSTÜLA i. (fr. postulat). Mant. Bk. POSTULAT.
POŞA. Coğ. Bk. BOSA.
06 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POSTUMUS (Marcus Cassianus Latinus) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POSADNİK
Tarih 06 Haziran 2009
POSADNİK i. Tar. XV. yy.a kadar Novgorod ve Pskov cumhuriyetlerindeki yüksek askerî şef. (Bu şef halk tarafından seçilir ve prensten hemen sonra gelirdi.) [L]
06 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POSADNİK hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PORTSMOUTH
Tarih 06 Haziran 2009
PORTSMOUTH, İngitere’de (Hampshire) liman şehri, Spithead kanalının kıyısında, Wight adasının karşısında; 215 200 nüf. Portsmouth, Henry VIII zamanında bir üs haline geldi ve askerî önemi o günden sonra devamlı olarak arttı, ikinci Dünya savaşında bombardımanlardan zarar gördü. 1944 Haziranında Fransa seferine katılan birliklerin gemilere bindiği başlıca limanlardan biriydi. Porstmouth aslında dört merkezden meydana gelir: Portsmouth Harbour kıyısındaki Portsea, tersaneler dışında, büyük dokların bulunduğu Royal Dockyard’ı, askerî tersaneyi, deniz kolejini, bir deniz müzesini içine alır; daha güneyde, Spithead kıyısında, Portsmouth Harbour’un ağzındaki Old Portsmouth’ta. XII. yy.dan kalma bir kilise ve XIII. yy.dan kalma Royal Garnison Church vardır; doğuya doğru varlıklı sınıfın oturduğu Southsea’de güzel bir kumsal uzanır; kuzeye doğru Landport yer alır. (L)
06 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PORTSMOUTH hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Porto Riko Tarih
Tarih 06 Haziran 2009
Porto Riko Tarih
Aravak yerlilerinin yaşadığı adayı Kolomb bularak San Juan Bautista adını verdi (1493). Yol arkadaşlarından Ponce de Leon, «Porto Rico» adını verdiği (1508) bir koy kıyısında üç yıl sonra San Juan’ı kurdu (1511). Savaşlar ve aşırı derecede iktisadî sömürü sonucunda hızla azalan yerli işçilerin yerine 1518′den sonra altın (kısa süre sonra tükendi) çıkarımında, tütün ve şekerkamışı tarımında çalıştırılmak üzere zenci köleler getirildi. Çiftlikleri sık sık Karayipler tarafından yakılıp yıkılan Porto Riko, denizcilikte ileri ülkeleri cezbetti. İngiliz Drake, San Juan’ı yağmaladıktan sonra yenildiyse de (1595), vatandaşı lord Cumberland adayı işgal etti (1598); Hollandalılar da San Juan’ı kuşattılar (1625). Bu yüzden Porto Riko XVII. yy.da bir kaçakçılık merkezi haline geldi. Durumu düzeltilen ada (1778 ve 1804 ispanyol reformları) kölelerin ihtilâl teşebbüsüne (1819) ve başkaldırmasına (1815) rağmen XIX. yy. başında İspanyol Amerikası’ndaki kurtuluş savaşına katılmadı, ispanya’ya karşı yeni bir isyan, köleliğin kaldırılmasıyle (1873) sonuçlandı ve ispanya – Amerika savaşının arefesinde (1898) Porto Riko’ya muhtariyet tanındı. Yenilen İspanya, Porto Riko’yu A. B.D.’ye bıraktı (Paris antlaşması, 10 aralık 1898). önce askerî kontrol altında olan adaya 1900′de A.B.D.’li bir vali ve bir yürütme kurulu gönderildi. Jones Act kanunuyle Porto Rikolulara A.B.D. vatandaşlığı tanındı ve temsilci rejim kuruldu (1917). İkinci Dünya savaşı sırasında Panama kanalının savunmasını sağlayan önemli bir hava ve deniz üssü olan Porto Riko’ya, kendi valisini seçme hakkı verildi (1948); porto rikolu devlet adamları iktidara gelmeğe başladı (J. T. Pinero, 1946; Luis Munoz Marin, 1948), bu arada amerikan aleyhtarı bir hareket kargaşalıklar çıkardı.
Bunlar, 1952′de tanınan hakları yetersiz bularak geniş hareketlere giriştiler (1954). 1964′te yapılan seçimlerde 16 yıl yöneticilik yapmış olan Munoz Marin’in yerine Sanchez Vilella seçildi. Her iki yönetici de iktidar partisi olan Halkçı Demokrat partidendi.
23 Temmuz 1967′de yapılan halk oylamasında, seçmenlerin yüzde 60′ı, adanın bağımsız bir devlet veya A.B.D.’nin 51. eyaleti olması şıklarını reddederek eski idarî durumunun (A.B.D.’ye bağlı serbest devlet) korunması yolunda oy verdi.
06 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Porto Riko Tarih hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POTUR
Tarih 06 Haziran 2009
POTUR i. (pot, kumaşın kabarıkça duran ye-ri’nden). Dizkapağına kadar geniş olarak inen ve alt kısmı dar bir çeşit pantolon: Ayağında bir aba potur, sırtında yamalı bir asker ceketi vardı (R.N. Güntekin). İşlemeli poturu, sırmalı cepkeni, fesine sardığı oya, vakitli olduğunu, iyi giyinmeye özendiğini gösteriyordu (Kemal Tahir). j| Buruşuk yer.// Sıf. Kıvrımlı, potlu.
— ANSİKL. Kıyf. Esk. Potur, kırmalı, buruşuk (potlu) olduğundan bu adla anılırdı, ön tarafı pantolona benzer, şalvar gibi kırmalı olan arkası bir körük biçimindedir ve dizlerin hizasına kadar sarkar. Dizkapaklarından aşağısı baldıra yapışacak şekilde dardır. Eskiden büyük şehirlerde de giyilen poturun kaynağı Anadolu’dur. Bugün Doğu ve Orta Anadolu bölgelerinde, özellikle köylerde giyilir. Osmanlılarda daha çok XVIII. yy.dan sonra potur yaygın bir giyecek oldu. (M)
06 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POTUR hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Potsdam konferansı
Tarih 06 Haziran 2009
Potsdam konferansı, Almanya’ya karşı savaşmış Uç büyük devlet temsilcilerinin (S. S.C.B.’yi Stalin ve Molotov, A.B.D.’yi Truman ile Byrnes; İngiltere’yi Churchill ile Eden, sonra da Attlee ile Bevin temsil etti) katılmasıyle Potsdam’da Cecilienhof’ta toplanan (17 temmuz-2 ağustos 1945) konferans. Amacı zaferin ortaya çıkardığı meseleleri çözmekti. İngiltere’deki seçimler sebebiyle (25 temmuz) verilen aradan sonra, konferans Churchill’in yerine Attlee’nin katılmasıyle yeniden başladı (28 temmuz). Almanya ve peykleriyle yapılacak antlaşmaları hazırlamak üzere «beş büyüklersin dışişleri bakanlarından meydana gelecek bir konseyin (Fransa ve Çin dahil) kurulması kararı alındı. Bu kararda, ancak Almanya’nın teslimine katılmış olan devletlerin konseyde yer alabileceği şartı kabul edildiği için, Çin’in alınmaması gerekiyordu. Antlaşma hazırlanırken, bir yandan da, Almanya’nın askerî işgali, silahsızlandırılması, nazilerden temizlenmesi, savaş suçlularının yargılanması, ülkenin iktisadî kontrolü ve donanmasının galip devletlere teslimi, merkeziyetçilikten çıkarılması. Doğu Prusya’nın S.S.C.B. (Königsberg’i ilhak ediyordu) ile Polonya arasında bölünmesi, Oder-Neisse çizgisinin doğusunda kalan ülkelerin, «geçici olarak» Polonya tarafından işgali, S.S.C.B.’nin alacağı savaş tazminatınm bir kısmını kendi işgal bölgesinden sağlayabilmesi ve Avusturya’nın antlaşma dışı bırakılması öngörülüyordu. Stalin’in Libya üstünde manda ve Boğazlar’da kontrol hakkı isteği reddedildi. Churchill’in batılıları çeviren bir «demir perde»den söz ettiği bu görüşmeler sırasında Bulgaristan ve Romanya konusunda da bazı güçlükler ortaya çıktı. Sonunda, Potsdam bildirisi ile (26 temmuz) Japonya’nın kayıtsız şartsız teslim olmasını isteyen ingiliz-amerikan ültimatomuna S.S.C.B. de katıldı. (L)
06 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Potsdam konferansı hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PORTEKİZ EDEBİYAT
Tarih 05 Haziran 2009
PORTEKİZ EDEBİYAT
• Başlangıçtan XV. yy.a kadar. Portekiz edebiyatı başlangıcından beri bağımsız olmuştur. Bunu, ülkenin dil bakımından muhtar bir durumda oluşunun yanı sıra tarihiyle de kolayca açıklamak mümkündür. Hattâ daha da ileri giderek XV. yy.ın basına kadar iberik yarımadasında Galicia ve Portekiz cancioneiro’lanmhkinĞen başka şiir dili olmadığını da belirtmeden geçmemek gerekir. Fransız edebiyatının etkisine rağmen bu cancioneiro’ların yapı ve biçim bakımından vardığı orijinallik, Atlas okyanusu kıyılarının havasını yansıtan ve yer yer iç burkucu bir üslûba bürünen catiga’larda olanca gücüyle görülür.
Daha sonraki tarihlere rastlayan ve daha kararsız olan nesrin ortaya çıkışı ise özellikle manastırların ve üniversitelerin gelişmesine ve Saray hümanizmine bağlıdır. Bu mensur edebiyatın başlıca örnekleri, «soy kütüğü defterleri», «soydan kişiler defterleri», breton çevrimini sürdüren romanlar ve Aviz hanedanı prenslerinin didaktik nesirleridir. Bu didaktik eserlerin arasında da kral Duarte’nin Leal Conselheiro’su (Dürüst Danışman) ile Coimbra dükü Pedrc’nun Tratado de Virtuosa Bemfeitoria’sı (Erdemli iyilikseverlik Kitabı) özellikle anılmağa değer.
• ön klasik devir, ön klasik edebiyatın Aljubarrota muharebesi (1385) ile Manuel I arası dönem boyunca bütün XV. yy.ı kapsayan gelişmesi portekiz emperyalizminin başlangıcıyle atbaşı gider. Dolayısıyle de «milliyetçi burjuva» niteliğindeki bu yeni bilincin kendini en yetkin biçimde tarihçilerde ve özellikle de bunların en değerlisi olan Fernao Lopes’te (1380-1459) göstermiş olmasına şaşmamak gerekir. Lopes, halefleri Gomes Eanes de Zurara (1410-1474) ve Rui de Pina (1440′a doğr. – 1520′ye doğr.) ile, malzeme (tarihî kronikler ve keşifler), metot ve kesinlik bakımından ortak yanlara sahip olmakla beraber ustalık ve kavrayış bakımından onlardan çok üstündür.
Lirik olmak özelliğini hiç bir zaman yitirmeyen şiir, Garcia de Resende’nin (1470′e doğr. – 1536) iki yüz elliyi aşkın şairin eserlerini kapsayan Canciortneiro Geral’i (1516) sayesinde bilinir. Halktan çok saraya bağlı olan bu şiir yapmacıklı dili ve alegorilere geniş yer vermesi bakımından günlük olayların büsbütün dışındadır; fakat dinî bir Stoa’cılığa bağlılığı, belgesel değeri ve biçim ustalığı bakımından sağlam bir geleneğe dayandığı ve klasik edebiyatın öncüsü olduğu inkâr edilemez. Avrupa Rönesansının Portekiz’e yerleşmeğe başladığı bu dönem bir yandan Ortaçağın etkisini taşıyan bir iberya geleneğine bir yandan da fetih isteğinin ağır bastığı bir hümanizme dayanır. Yüzyılın başında iberya geleneği daha çok roman ve tiyatroda görülür. Joao de Barros (1496-1570), Diego Mendes de Vasconcelos; (1523-1599) ve özellikle de Palmeirim de inglaterra adlı eseriyle Francisco de Morais (1500-1572), Amadis’in etkisinde kalarak belirli bir tarzın yerleşmesini ve tutunmasını sağladılar. Fakat asıl hizmetleri bir Bernardim Ribeiro’nun (1500-1552) Ortaçağ ile romantizmi birbirine bağlayan bir Cristovao de Sousa Falcao’nun (1518-1557′ye doğr.) lirik nesirlerine götüren yolu açmak oldu. Tiyatro alanında da Jorge Ferreira de Vasconcelos (1515-1585′ten önce) oldukça ılımlı bir pikaro geleneğini takip ederek hümanist komedinin sunî çerçevesini kırarken, Gil Vicente de (1470′e doğr. – 1536′ya doğr.) gerçek bir yaratıcı olduğunu gösterdi. Vicente’nin çok çeşitli eseri lirizmi ve halka dayanması bakımından kendisiyle boy ölçüşebilecek taklitçilerin çıkmasına imkân veremezdi. Fakat auto türünü en olgun şekline vardırarak klasik İspanya’nın comedia’sını hazırlamış oldu. Klasisizmin ikinci unsuru olan hümanizm ile ülkeyi rönesans Avrupası’na bağladı, Damiao de Gois (1502-1574), Gouviea’lar (Andre, 1497 – 1548; Antonio 1505-1566) gibi Gerasmuscular, prenses Dona Maria’nın (1521-1577) çevresi bu evrenselliğin başlıca tanıkları olduğu kadar da gerek şiir alanındaki devrimin gerek lirizmde italy anlaşmanın belirtileridir. Bu devrin gözde şairleri Francisco Sa de Miranda (1485′e doğr. – 1558), Antonio de Ferreira (1528-1569), Pedro de Andrade Caminha (1540-1594) ve Diogo Bernardes’tir (1530′a doğr. – 1605).
Avrupa’nın etkisinde kalmakla beraber Portekiz hümanizminin Avrupa’da yepyeni bir bilime yol açtığı ve bilimsel devrimi gerçekleştirdiği de inkâr edilemez. Bu akımın öncüleri arasında Pedro Nunez (1492-1577′ye doğr.) gibi kozmografyacıların, Garcia de Orta (1490′a doğr – 1570) gibi botanikçilerin yabancı ülkelerin tanınmasında büyük bir rol oynayan Mendes Pinto’yu (1509-1583), imparatorluğun haşmetini gözler önüne seren ve Portekiz’in Titus Livus’u sayabileceğimiz Joao de Barros’un (1496-1570) çevresinde toplanan Diego de Couto (1542-1616), Fernao Lopes de Castanheda (öl. 1559), Gaspar Correia (öl. 1560) gibi tarihçileri sayabiliriz. Bütün bu kişilerin arasında sanatçı kişiliği en üstün olan Luiz de Camoes’ti (1524-1580). Asker, saray adamı, seyyah ve şair Camoes 1572′de imparatorluğun ve milletin son döneminde çıkan Os Lusiades adlı eserinde gelenekçi, hümanist ve fetihçi yüzyılın büyük bir sentezini yaptı.
• Portekiz baroku (1580-1706). ispanya ile siyasî birleşme, ülkenin 1640′ta yeniden bağımsız oluşundan sonra bile dil ve ideoloji bakımından zaman zaman tehlikeli olabilen bir kaynaşmaya yol açtı. Bundan dolayı da, portekiz edebiyatının en sağlam değerleri, hemen hemen her alanda bu kaynaşma akımına karşı cephe alarak başarıya ulaştı. Jeronimo Corte Real (1535-1588), Gâbriel Pereira de Castro (1571-1632), Bras Garcia de Mascarenhas (1595-1656) ve Francisco Sa de Meneses (1600′e doğr. – 1664) ile destan türü olduğu yerde sayarken Fenix Renascida (Dirilen Phoenix) şairlerinin ispanya etkisini taşıyan yapmacıklı fakat çok büyük bir ustalığa dayanan eserleri, Violante do Ceu (1601-1693) ve Madalena da Gloria (1672-1759) gibi rahibelerin derin duygulu ve mistik şiirlerine yol açtı. Bu devirdeki diğer büyük şairler arasında renkli ve canlı bir üslûbu olan brezilyalı Gregorio de Matos (1623 veya 1633-1696) ve ahlâkçı şiirler yazan Francisco Rodriguez Lobo’yu (1580-1625′e doğr.) anmak gerekir.
Nesir ise vakayiname türünde, değerleri tartışmalı olmakla birlikte, Bernardo de Brito (1569-1617) ve Antonio Brandao (1584-1637) gibi kimselerle altın çağını yaşıyordu. Ahlâkçı edebiyatta başta P. Manuel Bernades (1664-1710) olmak üzere Joao Lucena (1550-1600), Luis de Sousa (1555-1632) ve Jacinto Freire de Andrade (1597-1657) dikkati çeker.
Bu devri gereğince yansıtabilecek en önemli iki yazardan biri, coşkun vaızcı ve yol gösterici mektuplarıyle dikkati çeken Antonio Vieira (1608-1697) ile şair ve tarihçi, siyasetçi ve ahlâkçı hem ispanyol hem de Portekizli olan, İberya yarımadasının bütün çelişmelerini eserlerinde yansıtan Francisco Manuel de Melo’dur (1611-1667).
• Aydınlanma çağı (1706-1816). Portekiz dehası, Ispanya’daki taht kavgaları dolayısıyle daha da kesin bir nitelik kazanan bağımsızlıktan yararlanarak, zamanın ihtiyaçlarını karşılamak ve bu iş için de ilk olarak fransız etkisine açılmak imkânını buldu. Gelenekçilerin ve pombal’cilerin karşıt yönlere çekmeğe çalıştıkları edebiyat dünyası her şeyden önce pombal’cilerin savunduğu ansiklopedi zihniyetinin etkisinde kaldı (Tarih akademisi, 1720; Üniversite’nin reformu, 1772). Aynı etki Luis Antonio Verney’in (1713-1792) pedagojik eserlerinde, Oliveira şövalyesinin (1702 – 1783) veya Antonio Nunes Ribeiro Sanches’in (1699-1782) çeşitli çalışmalarında görülür. Pombalin siyasetinin de desteklediği akılcı, laikleştirici ve yenilikçi eğilim 1756′dan itibaren şiirde de ağır basmağa başladı: Domingo dos Reis Quita’nın (1728-1770) pastoral lirizmi, Pedro Antonio Correia Garçao (1724-1772) ile Manuel de Figueiredo’nun (1725-1801) «yeni tiyatro»su, Antonio Diniş da Cruz e Silva’nın (1731-1799) hicivleri; yerli kaynaklardan beslenen Minas o-kuluna bağlı Jose de Santa Rita Durao (1717′ye doğr. – 1784), Claudio Manuel da Costa (1729-1789), Jose Basilio da Gama (1740-1795), Tomas Antonio Gonzaga (1744-1810); eski edebiyata karşı cephe alan ve hürriyet özlemini çeken Francisco Manuel do Nascİmento (1734-1819) ve Manuel Maria Barbosa (1765-1805); romantizmin öncüsü sayabileceğimiz Alorna markizi v.b.
• XIX. yy. (1816-1910). Iberik yarımadasındaki savaşlar ve krallık yönetiminin uzun süren can çekişmesi: portekiz romantizminin doğmasına yol açtı. öbür ülkelerdekinden çok daha geç bir tarihe rastlayan ve gerek aşırı milliyetçiliğiyle gerek hürriyetçi yanıyle dikkati çeken bu akım aynı zamanda bir orta yol hareketiydi. Temsilcileri üç kişidir: dokunaklı ve zarif lirizmiyle, gerek ele aldığı konular gerek kazandığı başarı bakımından oyunları gerçekten milli olan ve eserleri savunduğu siyasî görüşün izlerini taşıyan Almeida Garrett (1799-1854); tarihî konulan işlemek konusundaki başarısı kadar da bu konularda bilgili olan Alexandre Herculano (1810-1877) ve romantizmin katılaşmasını ve kalıplaşmasını temsil eden şair Antonio Feliciano de Castilho (1800-1875). Romantizmin hemen ardından da, bağımsızlar adıyle ve romantizmin gerçekçiliğe bağlanmasını sağlayan yazarlar geldi. Bunlar romanda Luis Augusto Rebelo da Silva (1822 -1871) ile Julio Diniş (1839-1871), şiir ve tiyatro alanında da Joao de Lemos (1819-1889), Antonio Augusto Soares de Passos (1826-1860), Jose da Silva Mendes Leal (1818-1886), Tomas Ribeiro (1831-1901) ve Raimundo Antonio de Bulhao Pato’dur (1829-1912). Bu tablonun içinde, ayrı olarak belirtilmesi gereken iki ad vardır: eserleri son derece duru ve duygulu olan şair Joao de Deus Ramos (1830-1896) ve Sue’den hareket ederek Balzac’a kadar varan Castelo Branco (1825-1890). Ama yine de, bunların hepsinden önemli olan akım, Coimbra okuludur. 1860 Yıllarında çıkmış olan ve pek çok yanıyle de yerini aldığı romantizm akımını andıran bu hareketin başlangıcı 1848′e dayanır. Bundan dolayı da, yüzyılın sonunun habercisi sayılabilecek olan bu anlayış Hugo, Proudhon, Quinet, Comte ve Hegel’e dayanarak edebiyatı aşan bir meseleyi ele alır: bu mesele, bir burjuva devriminin başarısızlığı karşısında uyanan millî bilinç meselesidir. Böylece de, toplumcu anlayışa yakın, gerçekçi ve kozmopolit bir yeni-romantizmin ortaya çıkmasına yol açarak, gerçek siyasî etkinliği ne olursa olsun, devrin Portekiz’inde büyük eserler yazılmasına yol açtı: öncü ve tenkitçi Teofilo Braga’nın (1843-1924) anıtsal ve tartışmalı eseri; bunalımları ve aydınlık zekâsıyle büyük şair olduğunu ispat eden Antero Tarquinio de Quental’ın (1842-1891) şiirleri; gerçekçi romanın büyük ustası olan Jose Maria Eça de Queiros’un (1845-1900) romanları; eşsiz üslûpçu ve polemikçi Jose Duarte Ramalho Ortigao’nun (1836-1915) denemeleri; yepyeni fikirler getiren dâhi tarihçi Joaquim Pedro de Oliveira Martins’in (1845-1894) incelemeleri.
Mücadeleci şiirleriyle, Abilio Guerra Jun-queiro (1850-1923) ve Antonio Duarte Gomes Leal (1849-1921) ile büyük hikayeci Jose Valentim Fialho de Almeida (1857-1911) ise doğrudan doğruya bugünün meselelerini ele alan yazarlardır.
• XX. yy. Son elli yıl içinde edebiyat alanında görülen gelişme cumhuriyetin kurulması (1910), ülkenin Birinci Dünya savaşına katılması ve Salazar diktatörlüğünün yol açtığı kargaşalıklara bağlıdır. Bu edebiyatın özelliği Portekiz’in diğer avrupa ülkelerinden kopmasına karşı cephe almasıdır: parnas’çı Antonio Candido Gonçalves Crespo (1846-1883) ve Jose Joaquim Cesario Verde (1855-1886) ile sembolizmin büyük ustası olan Eugenio de Castro (1869-1944). Bu devrin öteki yazarları arasında Antonio Nobre (1867-1900), Teixeira de Pascoasis (1878-1952), Antonio Sardinha (1888-1925), Camillo Pessanha (1867-1926), Jose Regio (doğ. 1901), Miguel Torga (doğ. 1907), Adolfo Casais Monteiro (doğ. 1908) ve özellikle de bir Fernando Antonio de Seabra Pessoa (1888-1935) sayılabilir. Bu arada, Antonio Patricio (1878-1930) ile Ju-lio Dantas’ın (doğ. 1876) pek değişik seviyelerdeki eserlerle çağdaş tiyatroyu temsil etmelerinin yanı sıra, roman ve deneme alanlarında da, uzun bir natüralist dönemden sonra, çeşitli yazarlar kendini gösterdi: Aquilino Ribeiro (doğ. 1885), Jose Maria Ferreira de Castro (doğ. 1898), Fernando Gonçalves Namora (doğ. 1919). Tenkit alanında Jose Leite de Vasconcelos (1858-1941), Reinaldo dos Santos (doğ. 1880), Jaime Zuzarte Cortesao (doğ. 1884), Fidelino de Figueiredo (doğ. 1889) ve Antonio Jose Saraiva (doğ. 1917) üstünde durulabilir.
• Şiir. Cadernos de Poesia dergisinin çevresinde toplanan sairlerin (Jorge de Sena [doğ. 1919], Natercia Freire [doğ. 1920], Eugenio de Andrade [doğ. 1923]) insansı tepkisinden ve gerçeküstücülüğün (Antonio Pedro [1906-1966], Alvaro de Campos, Mario Cesariny de Vasconcelos, Alexandre O’-Neill [doğ. 1924], Antonio Ramos Rosa [doğ. 1924], Jose Terra [doğ. 1928]) ortaya çıkmasından sonra şiir, Tavola Redonda (1950-1954) grubuyle Ortaçağın «cancioneiros» kaynaklarına ve geleneksel lirizme döndü: Antonio Couto Viana (doğ. 1923), Sebastiao da Gama (1924-1952), Luis Macedo (doğ. 1925), Fernanda Botelho (doğ.k1926), Alberto Lacerda (doğ. 1928). Bu yenilik Lusitania Brezilya ilhamını meydana çıkaran Carlos Lemonde de Macedo (doğ. 1921) ile metafizk ve din meseleleriyle uğraşan Joao Maia (doğ. 1923), Vitor Matos e Sa (doğ. 1926), Ruy Bello’nun (doğ. 1933) eserlerinde devam etti. Reinaldo Ferreira (1922-1959) ile Cristovam de Pavia (doğ. 1933), «psişik araştırmalar» kaygısı gözetirken yeni şiir, Antonio Gedeao (doğ. 1906), Herberto Helder (doğ. 1930), Maria Alberta Meneres (doğ. 1930), Luiza Nete Jorge (doğ. 1939) ve Ernesto Melo e Castro ile «deneysel» olmağa yöneldi.
• Nesir. Portekiz nesrinde, İkinci Dünya savaşından sonra belirmeğe başlayan özellikler son on yıl içinde arttı. Eça de Queiros gerçekçiliğinin mirası olan, toplumun tenkitli çözümü Jose Rodrigues Mugieis (doğ. 1902) ve Joaquim Paço de Arcos’un (doğ. 1908) eserine konu olmakla beraber, Proust tarzındaki iç özlem Jose Osorio de Oliveira (1900-1964), Domingos Monteiro (doğ. 1903), Pereira Gomes (1909-1949), Alves Redol (değ. 1911), Luis Forjaz Trigueiros (doğ. 1915) üstünde kendini duyurur. Bununla birlikte bölgesel gelenek Tomas de Figueiredo (doğ. 1901) ve Vitorino Nemesio (doğ. 1901) ile devam eder. Fakat yeni romancılar okulu, fransız varoluşçuluğundan özelikle Albert Camus’nün fikir ve estetiğinden etkilenir: Vergilio Ferreira (doğ. 1914) ve Urbano Tavares Rodrigues (doğ. 1926). Tenkit bugün Joao Gaspar Simoes (doğ. 1903), Delfim Santos (1908-1966), Oscar Lopes (doğ. 1918), Alvaro Ribeiro, Jose Marinho ve Joao Ameal ile özel bir canlılık kazanır.
05 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PORTEKİZ EDEBİYAT hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PORTEKİZ TARİH
Tarih 05 Haziran 2009
PORTEKİZ TARİH
Portekiz milletinden önce
Ülkeye tarihin başlangıcında Kartacalılarla yakınlığı olan kabileler yerleşti (M.ö. III. yy.); bu kabilelerin başlıcası, II. yy. boyunca ve I. yy.ın ortasına kadar Romalılarla savaşan Lusitania’lılardır. Augustus’un kurduğu Lusitania eyaletinin sınırları Portekiz’in bugünkü sınırlarından oldukça farklıydı. Eyalet V. yy.da Alanlar ve Süevler, daha sonra da Vizigotlar tarafından işgal edildi. 711′de başlayan müslüman hâkimiyetini, Porto bölgesini işgal eden Asturia kralı Alfonso III (869-910) ve Duero ile Mondego arasındaki toprakları alan (1064) Castilla kralı Fernando I sarstılar.
ortekiz krallığının kuruluşu, Bourgogne hanedanı
Tajo’ya sefere çıkan Leon kralı Alfonso VI, Portekiz kontluğu’nu (Porto bölgesi) evlilik dışı kızı Teresa’nın kocası Bourgogne’lu Henri’ye verdi; böylece bu arazi aynı lehçenin konuşulduğu Galicia’dan ve yarımadanın geri kalan kısmından sunî olarak ayrıldı (1097); Henri, Braga’yı piskoposluk haline getirerek (1104), Portekiz’i dinî alanda Castilla’nın hâkimiyetinden kurtardı; ama müslümanların Lizbon ve Santarem’i işgal etmelerini engelleyemedi, ölümünde (1114) karısı Teresa iktidarı ele geçirdi ve üvey kızkardeşi Castilla kraliçesi Urraca ile savaştı. Castilla’da Urraca zamanındaki karışıklıklar, kontluğun Castilla’ya bağımlılık ilişkilerini gevşetti. Kraliçenin Galicia’lı kont Fernando Peres de Trava ile sevişmesine ve metbu olarak Castilla’lı Alfonso VII’ye başvurmasına kızan soylu sınıf, Henri’nin oğlu Alfonso I Henriques (1128-1185) yönetiminde ayaklandı. Alfonso I, Castilla’lıları Guimaraes yakınında, Sao Mamede’de ezdi (1128), Portekiz’i fiilî bağımsızlığa kavuşturdu, «Portekizliler kralı» unvanını aldı (1139) ve birkaç ay sonra müslümanları Ourique’de yendi (1139); 1143′te önce papanın, sonra imparator Alfonso VII’nin (Castilla kralı) metbuluğunu kabul ederek kendini Portekiz kralı olarak ilân ettirdi.
Portekiz, müslümanları çekilmeğe zorlayarak güneye doğru genişlemeğe devam etti. Coimbra’yı başkenti haline getiren, Mondego ve Tajo arasına templier ve hospitalier tarikatı şövalyelerini yerleştiren Alfonso I Henriques, 1147′de Sintra, Santa-rem ve Lizbon’u aldı, 1158-1166 arası Alentejo’yu işgal etti. Kısa süre içinde portekizlileşen ispanyol santiago ve calatrava tarikatlarına dayanan ve müslümanları güneyden uzaklaştırmak için Kudüs’e giden haçlıları yolundan saptıran halefleri, fetih seferlerine devam ettiler. Aslında, Alfonso II’nin (1211-1223) portekizli birliklerinin katıldığı Muvahhidîlerin Los Navas de Tolosa bozgunundan (1212) sonra hızlanan fetih, Alfonso III zamanında (1248-1279), Algarve’nin almmasıyle tamamlandı (1249). Müslümanların ve yahudilerin 1497′ye kadar yaşamağa devam ettiği fethedilen topraklar, yalnız kuzeyden gelen ve porto lehçesini yayan kolonlar tarafından değil, gerek laik, gerek din adamı yabancılar tarafından da değerlendirilmeğe başlandı, özellikle Sancho I zamanında (1185-1211) gelen birçok göçmen daha önceki derebeyliklere bağımlı olmayan merkezlerde toplandı ve hükümdardan imtiyaz fermanları elde etti.
Portekiz’in XII. yy. ortasında toprak bütünlüğünün tamamlanması anayasal kurumların tamamlanmasıyle aynı tarihte gerçekleşti; XI. yy.dan beri soydan geçen monarşi, iktidarın fiilî hâkimiydi; ama kralın Vizigotlar zamanındaki seçimle işbaşına gelme dönemini hatırlatan halkın onayı usulünün uygulanması, corteslerin kurulmasıyle sonuçlandı; bilinen ilk cortes’ler henüz sadece rahip ve soylu sınıfının temsil edildiği (1212) ve portekiz kanunlarının ilk unsurlarını hazırlayan Coimbra cortes’leridir. O tarihe kadar krallık otoritesi ancak çok zengin rahip sınıfının imtiyazlarıyle ve topraklarında yargılama yetkisini ve vergi toplama hakkını elde eden soylu sınıfın birkaç imtiyazıyle sınırlıydı; kralın yetkisi, en güçlü unsurları yıllık belirli bir askerlik hizmetiyle yükümlü olan ve savaş zamanında önceden tespit edilmiş miktarda asker vermek zorunda olan etkili bir derebeylik sisteminin kadroları arasına sızmıştı. Ama derebeyliğin ve rahip sınıfının gelişmesi Alfonso II’yi kaygılandırdı; Alfonso, babasının kançıları Juliao’nun yardımıyle bütün mülkiyet unvanlarını kontrol ettirerek (inquiroçoes) ve amortizaçao ile rahip sınıfının gayrimenkul sabihi olmasını yasaklayarak derebeyliğe ilk darbeyi vurdu. Fakat Sancho II’nin (1223-1248) yeteneksizliği ve bunun yol açtığı anarşi, rahiplerin ilerigelenlerinin papaya başvurarak Sancho’nun tahttan indirilmesini ve yerine kardeşi Alfonso III’ün getirilmesini istemelerine sebep oldu; Boulogne kontesiyle evli olan Alfonso III tahta çıkmasına karşılık kilisenin haklarına saygı göstermeğe söz verecekti (Paris antlaşması, 1245). ülkenin kuzeyine çekilen Sancho, Castilla’nın desteğine rağmen sonunda Toledo’ya sığınmak zorunda kaldı (1298).
Bunun üzerine Alfonso III Portekiz kralı ilân edildi; ama Paris antlaşmasının maddelerini uygulamayı reddetti ve rahip sınıfının haklarını daha da kısmakla kalmayarak Leiria cortes’inde (1254) ilk olarak şehirlerin temsil edilmesine izin verme yoluyle derebeylerin XIII. yy. başında kazandıkları imtiyazları kaldırmak için burjuvalara dayandı. Bu yeni sosyal sınıfın
«kraliyet curie’sine» (görevleri ayrılmağa başlamıştı ve en iyi öğrenim görmüş üyeleri
[kanun adamları] kralın imtiyazlılara karşı hazırlanan ordenoçoes’leri uygulamasına yardım ediyorlardı) girmesine imkân verdi. Coimbra üniversitesini kuran (1290-1308) ve porto lehçesini millî dil haline getiren Deniş zamanında (1279-1325), krallık yetkilerini artırma siyaseti burjuvazi tarafından desteklendi; buna karşılık burjuvazinin iktisadî faaliyetleri teşvik edildi. XII. yy.dan sonra portekizli tüccarlar, Brugge ve Londra’ya giderek, balık, tuz, şeker, yağ, deri sattılar. Denis’in vârisleri eserini devam ettirdiler. Alfonso IV (1325-1357) ve Pedro I, özellikle soylu sınıfın imtiyazlarını kısarak ve papalık kararnamelerinin kralın onaylaması olmadan yayımlanmasını yasaklayarak adaleti yeniden teşkilâtlandırdılar.
Ayrıca ülkenin denizaşırı genişleme siyaseti Fernando I (1367-1383) zamanında güçlendi; hükümdar XIV. yy.da, Avrupa’nın öbür ülkeleri gibi Portekiz’de de patlak veren iktisadî buhranı atlatmak için, armatörlere kraliyet ormanlarının kerestelerini bedelsiz vermeğe, ama sigorta sistemini beslemek için gemilerin yüklerinden vergi almağa karar verdi; ayrıca, işletilmeyen topraklara elkoyma kararını alarak mülk sahiplerini tarlalarını ekmeğe zorladı (1875) ve aylakları zorla çalıştırdı.
Aviz sülâlesi ve deniz hâkimiyeti
Fernando’nun ölümünde tek kızı Beatriz’-in Fransa’nın müttefiki Castilla’lı Juan I ile nişanlı olması, tehlikeli bir veraset buhranına yol açtı; bu buhran sırasında Castilla hanedanının tahta çıkmasına taraftar olan soylularla, millî bir prensin yetkisi altında Portekiz’in bağımsızlığını korumağa kararlı olan burjuvazi açıkça çatıştı (1383-1385). Yüzyıl savaşları Iberik yarımadasını da etkileyince, ingiltere, Portekiz tahtına Pedro I’in evlilik dışı oğlu ve Fernando’nun üvey kardeşi olan aviz tarikatı başkanı Juan’m geçmesini destekledi; Coimbra cortes’leri bu adaylığı onayladı (1385). Juan I ve başkumandanı Nuno Alvares Pereira, Castilla’lıları Aljubarrota’da ingiliz paralı askerlerinin yardımıyle yenerek (1385) Portekiz’in bağımsızlığını sağlamlaştırdılar; bağımsızlık 1411′de Castilla ile imzalanan barışla ve İngiltere ile yapılan ittifakla onaylandı;
Juan I’in 1387′de Lancaster’li Philippa ile evlenmesi İngiltere ile yapılan ittifakı daha da pekiştirdi.
Buhran yeni kralın, cortes’lerde ağır basmağa başlayan burjuvalara dayanarak soyluların isteklerini sınırlamasına imkân verdi. Cortes’in yetkileri XV. yy.da Alfonso V’in saltanatı başında naip Coimbra dükü Pedro’nun teklifi üzerine çıkarılan «Alfonso kararnameleri» ile belirlendi.
Portekizliler yeni topraklar keşfine ve işletilmesine Joao I zamanında (1385-1433) başladılar; ama bu işletmelerin tarihini milliyetçi efsaneler gölgelemiştir. Bütün bir milletin çabasını yansıtan XV. yy.daki tehlikeli yolculuklar uzun bir bilimsel araştırma (Alfonso X ile İber Yahudilerinin astronomi cetvelleri) dönemi ve gemi yapımının gelişmesi (kıç dümeni; 1439-1440′ta ilk kadırganın yapılması) sayesinde gerçekleştirildi. Bu çalışmalar, önemi çağlara göre değişen birçok sebeple açıklanır: Portekiz’in nispî kalabalıklığı; kıtada güçlü Castilla’nın zararına bir genişleme siyaseti gütmenin imkânsızlığı; buğday, balık, deri ve boya maddesi sıkıntısının artması; şekerkamışı tarımına uygun yeni ülkelerin araştırılması; Algarve’de kurulan şeker değirmenleri için zenci köle ihtiyacı; batı ile mübadeleleri güçleştiren altın sıkıntısı.
Yönetici sınıflar çok değişik teşebbüslere girişmelerine rağmen başlangıçta anlaşmış gibi görünüyorlardı. İktisadî buhranın iflâs ettirdiği şövalyeler Fas’ta Septe limanını işgal ettiler (1415); burjuvalar Madera takımadalarının (1418′den sonra) ve Asor adalarının (1432′den sonra) sömürgeleştirilmesini ve altın ülkesine ulaşmak amacıyle Afrika kıyılarının keşfini teşkilâtlandırdılar; Bojador burnu aşıldı (1434)) ve Rio de Oro’ya ulaşıldı (1436). Kral Edoardo’nun güçsüzlüğünden (1433-1438) yararlanan soylular, Fas’a savaş açılmasını kabul ettirdiler. Tanca önündeki bozgun (1437) ve kral Alfonso V’in (1438-1481) henüz ergen olmaması Coimbra dükü Pedro’yu ön plana geçirdi; cortes, naipliği yengesi kraliçe Aragon’lu Eleonora yerine (1440) Pedro’ya verdi. Pedro, burjuvaların çok işine yarayan barış içinde genişleme siyasetini yönetti; Madera ve Asor adaları önce buğday tarlaları, sonra şekerkamışı işletmeleriyle örtüldü; gezginler Sahra kıyısını aştılar ve daha elverişli ticaret ilişkileri kurdukları zenciler ülkesine ulaştılar; 1447′de ilk portekiz altın lirası cruzado basıldı. Ama derebeylerin kışkırttığı genç kralın tutumu yüzünden naip isyan etti ve Alfarrobeira’-da öldürüldü (1449);
o tarihten sonra, o güne kadar yapılan işler, bu kavgaya karışmamak ihtiyatlılığını gösteren kardeşi Henrique’ye (Gemici denir) mal edildi. Fas’a karşı tekrar savaş açılarak Alcazarseguer (1438), Tanca ve Arzila (1471), Safi (1508), Azemmuz, Mazagan alındı; buna karşılık Castilla’lılar bu sefer Magrıp’a doğru değil doğuya doğru (Oran ve Tlemsen bölgesi) yayılmağa başladılar. Ama güneyle ticaret öyle kazançlıydı ki (altın, köle, fildişi, zamk), yalnız özel teşebbüsün bile sürdürülmesine yetiyordu. 1469′da bu ticaret Fernao Gomes’te yılda 200 000 reis ödenmesi ve her yıl kıyıda Sierra Leone’nin ötesinde 400 km’nin işletilmesi şartıyle sağlamlaştırıldı. 1474′te bu imtiyaz, tacın vârisi prens Joao’ya geçti. Krallığın artık iki hedefi vardı: Batı’daki toprakları ve adaları taramak; Afrika’nın güneyinden Hindistan’a bir denizyolu bulmak. Batı’da 1456′ya doğru bulunan Cabo Verde adaları ve Asor adaları Portekizlilerin Newfoundland ve Brezilya kıyılarına (bu yolculuklardan yararlanan Kolomb’dan önce) yaptıkları yolculukların hareket üssü oldu. Afrikada 1471′de yapılan yolculukla Sao Tome ve Annobon (Ano Bom) bulundu ve ekvator aşıldı.
Kendinden önceki krallar gibi, Castilla’nın güçlenmesinden çekinen kral Alfonso V, son yıllarında Henrique IV’ün (öl. 1474) gelecekteki vârisi Castilla’lı Juana ile evlenerek (1455) bu krallıkta söz sahibi olmağa çalıştı. Oğlu Joao II (1481-1495) soyluları sindirmeğe karar vererek Braganza (1483) ve Viseu (1484) düklerini idam ettirdi, keşif seferlerini ve bulunan toprakların işletilmesini teşkilâtlandırdı. Diego de Azembuja Gine’de (bugün Gana) sonraki seferlerin iskelesi haline gelen Sao Jorge de Mina kalesini kurdu (1482). 1482′den sonra Diego Cam, Zaire’ye (Kongo) ve Angola’da Santa Maria burnuna portekizli padroes’ler (topraklara elkonulduğunu gösteren kolonlar) yerleştirdi. Pero da Covilha, Hindistan’a çıktı ve Habeşistan’a gitti, Bartolemau Dias, Fırtınalar burnunu (bugün ümit burnu), Hint okyanusunu buldu (1487). Ama Portekiz kralının gemi vermeyi reddettiği Kolomb, Castilla kralı hesabına yaptığı ilk yolculuktan (1492-1493) dönerek Hindistan’a batı yolundan ulaştığını bildirdi. Joao II, doğu yolunun üstünlüğüne inanmağa devam ettiyse de papa Alexander 1493′te bir fermanla Portekiz’in denizlerde sefer hakkını Cabo Verde adalarının 400 km doğusundan geçen bir hatla sınırladı; ama esrarlı Batı adaları hayalinden vaz geçmeyen Portekiz, sınırı Cabo Verde adasının 1 480 km batısına naklettirdi (Tordesillas antlaşması, 1494). Talihli Manuel I zamanında (1495-1521), Vasco da Gama o tarihe kadar uzakdoğu ticaretini elinde tutan müslüman tacirlerin engellemelerine rağmen Hindistan’a ilk olarak denizden gitmeyi başardı.
Gemi ve toplarının üstünlüğünden yararlanan Portekizliler müslümanların ticaretini iflâs ettirdiler ve birkaç yıl içinde boğazlardaki kaleleri ele geçirerek Hint okyanusuna hâkim oldular: Vasco da Gama Kalküta’yı topa tuttu (1502); Koçin, Cannanore ve Quiloa genel valiliğine tayin edilen Francisco de Almeida, Afrika kıyısında kaleler inşa ettirdi, mısır donanmasını Diu’da batırdı (1508); Albuquerque 1507 -1515 arasında Socatora, Maskat, Goa, Malakka ve Hürmüz’ü ele geçirdi. 1509′da Malakka’ya varan Portekizliler baharatın daha doğudaki Molük adalarından geldiğini öğrenerek 1512′ye doğru orada bir ticaret acentası (Amboina) kurdular. Macellan’ın bütün çabalarına rağmen (1521), takımadaları Zaragoza antlaşmasından sonra Portekiz ele geçirdi (1529). Portekizliler Asya imparatorlukları ve pazarlarının keşfini Siyam, Kamboç, Day Viet ve Çin’e (1514 veya 1517) ayak basarak tamamladılar (Makao’nun Portekiz’e bırakılması 1557) ve Japonya’ya ulaştılar (1557). O tarihten sonra «kıta ve kıtaötesi Portekiz kralı, Afrika’da, Gine senyörü, Habeşistan, İran, Arabistan ticaretinin, fethinin ve seferinin hâkimi» unvanını taşıyan ve Goa’da bir genel valiyle temsil edilen hükümdar bu keşiflerin kârını kendine ayırmayı düşünüyordu; uzak deniz ticaretinin kontrolünü bir rejiye bıraktı: Casa da Guinea; reji 1452-1483 arası Casa da Guinea e Mina adını aldıktan sonra 1499′da Casa da İndia e da Guinea şirketine katıldı. Filolar halinde birleşen gemiler Lizbon’dan Paskalya yortusunda yola çıkıyor ve muson sayesinde eylül ayında Kaliküt, Koçin veya Goa’ya ulaşıyordu; bu limanlardan kalkan başka gemiler, Malakka ve Ternate’ye gidip baharat yüklüyor, sonra da başka gemiler bu baharatı Japonya, Çin ve iran’a götürüyor, o arada da avrupa tekniğinin son buluşlarını (saat, arkebüz, top), Lizbon’da kurulan metalürji sanayiinin ürünlerini o ülkelere taşıyorlardı. Filo geri dönüşte Portekiz kralına asya baharatını, adaların şekerini ve zenci köleler getiriyordu.
Portekiz’in denizler ötesinde kalelerden başka toprakları yoktu. Ama Portekizlilerin faaliyeti sadece ticarî değildi; cizvitlerin misyon faaliyeti ve yerlilerin zorla hıristiyanlaştırılması Uzakdoğu’da birçok hıristiyan topluluğunun kurulmasıyle sonuçlandı ve Çin ile Japonya’nın hıristiyanlaştırılmasını hazırladı; avrupa medeniyeti Portekizliler aracılığıyle Kongo krallığından Japon imparatorluğuna kadar, değişik çevrelere sızdı.
Yolculukların uzunluğu, deniz kazaları, donanmaların yarıya yakınını yok eden türklerin hücumları, asker ve tayfalara ödenen ücretler, gelen ürünlerin Avrupa’da yeniden dağıtımını yapan Anvers’lilerin ve hansalıların istekleri, Portekiz kralının kârını çok azaltıyordu. XVI. yy. başındaki ilk coşkunluk geçtikten sonra Lizbon sarayı Uzakdoğu ile ilgisini gevşetti, Fas’taki topraklarını bırakmağa (Tanca, Septe, Azemmur ve Mazagan dışında) başladı ve daha yakındaki Atlas okyanusuna döndü. Hemen hemen bir portekiz tekeli haline gelen şekerkamışını yetiştirmek için adalar (Madera, Asor, Cabo Verde, Sao Tome adaları) kâfi gelmiyordu; buna karşılık Pedro Alvares Cabral’in 1500′de Portekiz toprağı ilân ettiği «Brezilya ormanı» şekerkamışı tarımı için çok büyük imkânlar sağlayabilecekti. Brezilya’yı fransız korsanlarına kaptırmak istemeyen Joao III’ün emri üzerine Martim Afonso de Sousa, Sao Vicente’den başlayarak ülkeyi sömürgeleştirmeğe koyuldu (1532). Brezilya’daki plantasyonlar Gine’deki, sonra XVI. yy.ın ikinci yarısında Angola’daki köle ticaret acentalarına yeni imkânlar sağladı; köle ticareti yapan tek ülke olan Portekiz, kolonilerini ve İspanyol Amerikası’nı köleyle doldurarak uzakdoğu ticareti için gerekli parayı sağladı. Ekonominin yanı sıra hamle yapan fikir ve sanat hayatı Joao III (1521-1557) zamanında en parlak dönemini yaşadı; papadan, cizvitlerin Portekiz’e yerleşmesi (Evora’da üniversitelerini kurdular) iznini alan kral, Lizbon üniversitesini de Coimbra’ya nakletti (1537). Ressam Nuno Gonçalves’in koruyucusu hümanist Alfonso V (1438-1481) sayesinde kültür, afrika ve asya medeniyetinin etkisiyle gelişti (Manuel üslûbu). Camoes’in Os Lusiadas’ı Vasco da Gama’nın başarılarını dile getirir. Reform’un hemen hemen hiç etkisinde kalmayan fakat büyük bir papaz sıkıntısı çeken din, Cizvitler ve yahudilerle Hıristiyanlığı benimsemek istemeyen müslümanları yakmak isteyen Engizisyon ile hâkimiyetini sürdürüyordu.
ispanya ile birleşme (1580-1640)
öteden beri Castilla’nın genişlemesinden çekinen Portekiz kralları evlenmeler yoluyle iki sülâlenin kendi lehlerine birleşmesini hazırlamışlardı. Ama önce Aviz sülâlesi söndü: hâlâ haçlı seferlerine çıkmayı hayal eden kral Sebastiao (1557-1578), Alkaçar-Quivir’de Faslılar karşısında bozguna uğradıktan sonra ortadan kayboldu. Ailenin son temsilcisi olan halefi kardinal Henrique 1580 ocağında öldü. Crato başpiskoposu dom Antonio’nun hak iddiasına rağmen, portekizli prenseslerin oğlu ve torunu olan ispanya kralı Felipe II’nin ordusu Portekiz’i ele geçirdi ve Felipe II Santarem’de kral ilân edildi. Aslında iki taç sadece tek kralın şahsında birleştiğinden ilhak tam değildi ve Felipe II Portekiz’in hürriyetlerine saygı göstermeğe söz vermişti.
Daha sonra, ispanya’ya kin duyan Portekizliler bu 1580 yılını mutsuzluklarının başlangıcı ve ülkenin gerilemesinin onaylanması saydılar. Gerçekteyse, küçük krallıkta hayat eskisi gibi devam ediyordu; hattâ Portekiz halkı bu birleşme sayesinde ispanyol sömürgelerine sızıyor ve bu sömürgeleri kendi lehine işletebiliyordu. Ne var ki bir süre sonra şartlar değişti: Abbas zamanında İran’ın kalkınması, Hindistan’da moğol imparatorluğunun kurulması ve Japonya’da çoğunluğun yerleşmesi, Portekizlilerin bu ülkelere eskisi gibi söz geçirmelerine imkân bırakmadı. Felipe II, Lizbon baharat pazarını ayaklanan Hollandalılara, düşmanı İngilizlere kapatınca, uzakdoğu yolculuğuna çıkan kuzeyli gemiciler Portekizlilerin yanıbaşına yerleşerek baharat ticareti tekelini Portekizlilere bırakmadılar. Asyalı hükümdarlar, İngilizler ve özellikle Hollandalılar yavaş yavaş uzun bir hat boyunca birbirini takip eden Portekiz acentalarına bir bir elkoymağa başladılar; bununla beraber Portekizlilerin kaybı ancak 1640′tan sonra ispanyol donanmasının himayesi ortadan kalkınca çok büyük oldu. Birleşme döneminde Portekiz’in zararı sadece Doğu’da ancak Molük adalarındaki tekelinin bölüşülmesi, Amboina (1605) ile Hürmüz’ün (1622) kaybı ve Japonya pazarlarının kapatılmasıydı. 1642′ye kadar Makao-Manila-Acapulco-Veracruz-Sevilla yolu sayesinde Uzakdoğu ile ilişkilerini muhafaza edebildi.
Brezilya’nın sömürülmesi ve Portekiz
Hollandalılar Brezilya’ya (1630), Afrika köle acentalıklarına (Sao Tome, Sao Paolo de Luanda) [1641] yerleşince, Portekizliler bu durumun sorumluluğunu İspanya’ya yüklediler. Sonra da Katalonya’da patlak veren isyanı fırsat bilerek ve Fransa başbakanı Richelieu’nün dolaylı desteğinden yararlanarak 1640′ta ayaklandılar, bazı hükümet üyelerini (bu arada Vasconcelos) öldürdüler ve Braganza dükünü Joao IV adiyle (1640-1656) kral ilân ettiler. Hollandalıları önce Afrika’daki ticaret merkezlerinden (1643-1648), sonra Lizbon sarayı lehine ayaklanan Brezilya’dan (1657) çıkarmayı başardılar, buna karşılık Asya’daki birçok mevkii kaybettiler (Malakka [1641], Maskat [1650'ye doğr.]; Tidore [1657]; Koçin [1663]; Seylan [1638-1658].
Portekiz monarşisi Tanca, Azemmur ve Bombay’ı kendisini Hollandalılara karşı koruyan ingilizlere bıraktı. Uzun ve masraflı bir savaştan sonra portekiz soylularının önemli bir kesiminin desteğine rağmen ispanya, yeniden fethetmeyi başaramadığı, hattâ bazen ordularının istilâsı altında kaldığı komşu devletin bağımsızlığını Septe’nin kendine bırakılması karşılığında (Lizbon antlaşması, 1668′-de imzalandı) kabul etmek zorunda kaldı. Portekiz o tarihten sonra ispanyol kültüründen uzaklaştı: castilla-portekiz dillerinin birarada kullanılması ortadan kalktı; önce fransız edebiyatının, sonra fransız felsefesinin etkisi arttı. Tehlikeli bir monarşi buhranı (1667′de Alfonso VI’nın [1656-1683] Asor dağlarına sürülmesi; Pedro II’nin önce naiplik [1667-1683], sonra krallık dönemi [1683-1706]) ve bir Colbert’cilik denemesinden sonra Portekiz, iktisadî bakımdan ingiltere’ye bağlandı: İspanyol veraset savaşı dolayısıyle (Pedro II önce Anjou’lu Philippe, sonra arşidük Kari lehine savaşa müdahale etti ve Madrid’i bir süre işgal altında tuttu [1705]) imzalanan lord Methuen antlaşmasıyle (1703), madera ve porto şarapları ingiliz pazarına ayrıldı; buna karşılık ingiltere, artık sadece tek tip üzüm tarımıyle uğraşacak olan Portekiz’de, yünlü kumaş ve buğdaylarını serbestçe satabilecek ve Brezilya ticaretine iştirak edecekti.
Ayrıca Hindistan’da, Doğu Afrika’da, Zan-zibar’da, Mombasa’da (1698) ticaret acentalarını (1698), Batı Afrika’da bazı adaları (Annabon, Fernando Poo, 1778) terkeden, Fas’ı elden çıkaran (Mazagan, 1769), millî ekonomiyi canlandırmaktan vaz geçen Portekiz monarşisi, Tordesillas antlaşması ile ispanya’ya verilen toprakları terkederek batıya uzanan Amerikan sömürgesini işletmeğe koyuldu. 1696′da Minas Gerais’te bulunan altın (XVIII. yy.da Portekiz’e 983 ton sevkedildi), elmas ticareti (1728′de Diamantina kuruldu) sağlayacağı gelir bakımından, Antiller’in gelişmesiyle Portekiz’in tekelini kaybettiği, ama hâlâ çok sayıda zenci köleye ihtiyaç duyan şeker, tütün ve kakao ticaretinden daha üstündü. Ayrıca Brezilya ispanyol sömürgeleriyle kaçakçılığa dayanan ticaretin sürdürülmesine imkân verdiği için Portekiz rio de la Plata bölgesindeki Sacramento bölgesini elden çıkarmamakta direniyordu. Bu kale sonunda 1778′de, XVIII. yy.da Portekiz’in istemeden sürüklendiği birçok ispanyol-ingiliz savaşından biri sırasında kaybedildi.
Joao V’in (1706-1750) oğlu Jose (1750-1797), 1770′te Pombal markiliğine yükseltilecek olan Carvalho e Melo’yu hükümetin başına getirdi. Sert bir polis rejimini uygulayan ve bir çeşit aydın zorbalık denemesine girişen Pombal, Kilisenin Portekiz üstündeki hâkimiyetini azalttı; derebeylerini sindirdi ve cizvitleri uzaklaştırdı, manastırları kapattı; Lizbon’un 1755 depreminden sonra yeniden kurulmasını sağlayan Brezilya’nın altını, Lizbon ile Brezilya arasında nakliyat yapan imtiyazlı şirketlerin kalkınması, Alto Duero Şarap şirketinin, dokuma sanayiinin v.b. kalkınmasına harcandı. Ama Pombal, Portekiz’i iktisadî bağımsızlığa kavuşturmayı başaramadı. Jose’nin kızı ve vârisi Maria I’in (1777-1816) tahta çıkar çıkmaz bakanı görevinden almasıyle birlikte reform anlayışı ve Fransa’nın edebî etkisi ortadan kalktı; 1792′de bunayan kraliçenin yerine oğlu (sonradan Joao VI adım aldı) geçti. Portekiz 1793′te Devrim Fransası’na savaş açtı.
Fransızların bütün ısrarlarına rağmen, ispanya, ingiliz ticaretinin üssü olduğu için, Portekiz’i işgale yanaşmadı. Bunun üzerine 1807′de fransız generali Junot, Lizbon’a girdi. O arada kral ailesi bir gemiyle Rio de Janeiro’ya kaçmıştı. Portekizliler mayıs-haziran 1808′de fransız işgalcilere karşı ayaklandılar. Portekiz’e ayak basan Wellesley (1 ağustos 1808), Junot’yu Sintra’da teslim aldı (30 ağustos 1808). Kadrosu ingiliz subaylarla takviye edilen portekiz ordusu güçlü Torres Vedras tabyalarının arkasında Fransa’ya karşı savaşa karıştı. Soult (1809) ve Massena’nın (1810-1811) hücumlarının başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra, Portekiz Fransızlardan kesinlikle kurtuldu.
Portekiz’in gerilemesi
Bir krallık haline getirilen Brezilya’da kalmayı tercih eden Joao VI (1816-1826), Portekiz hükümetinin yönetimini naibe ve ordu kumandanı general Beresford’a bıraktı, ispanya’yı örnek alan Porto’da bir askerî ayaklanma mutlakıyetçi rejimi devirdi (ağustos 1820). 1821′de toplanan cortes’ler, Engizisyon’a son verdiler ve kralın ülkeye dönmesini istediler. Lizbon’a dönen ve liberal bir anayasa çıkaran (eylül 1822) Joao VI, liberallerin oyuncağı oldu. Cortes’lerin beceriksiz tutumundan yararlanan Joao VI’nın oğlu Pedro kendini Brezilya kralı ilân etti. Joao VI’nın ikinci oğlu Miguel, mutlakıyet idaresinin yeniden kurulmasında babasına yardımcı oldu; ama Joao VI, Canning’in öğüdü üzerine elde ettiği zaferden yararlanmağa kalkışmadı ve 1825′te Brezilya’nın bağımsızlığını kabul etti. Hükümdar ölünce, Brezilya kralı Pedro I (Portekiz kralı Pedro IV), yedi yaşındaki kızı Maria II’yi kraliçe ilân ederek dayısı Miguel’e nişanladı; sonra 1826 Anayasasıyle Portekiz’e iki meclisli bir rejim tanıdı. Canning’in himaye ettiği genç kraliçeyi uzaklaştıran (1828) Miguel, kendini kral ilân etti ve korkunç bir baskı rejimi kurdu, ama 1830 Devriminde taraftarlarının desteğini kaybetti. Pedro I, Brezilya’dan ayrıldı (1831), Miguel’e karşı ayaklanan Asor adalarına gitti, sonra Porto’ya geçti (1832); Lizbon’a dönünce (1833), Dörtlü ittifaka Miguel’in kovulmasını kabul ettirdi; Miguel, Evora Monte’de teslim oldu (1834). 1826 Anayasası yeniden yürürlüğe kondu, dinî tarikatlar kaldırıldı, siyasî hayat iki rakip parti etrafında düzenlendi: bir yanda ılımlı anayasacılar; öte yanda da 1822 Anayasasının uygulanmasını isteyen eylülcüler. Kamuoyu meseleyle ilgilenmeyince her grubun kendi tarafına çekmeğe çalıştığı ordu sık sık ayaklanmağa başladı, birçok hükümet darbesine yol açan siyasî çatışmayı yalnız ingiliz etkisi yumuşatabiliyordu. 1852′de çok az vergi verenlere de seçmenlik hakkı tanıyan tek dereceli bir seçim sisteminin kabul edilmesi Portekiz’de seçmenlerin sayısını yüzde 25′e yükseltti; oysa ülke halkının yüzde 80′i okuma yazma bilmiyordu. Parlamento rejimi bir gösterişten ibaretti: seçimleri, krallığı destekleyen ve yönetici sınıfları (yüksek din adamları, subaylar, büyük mülk sahipleri) hoşnut etmek zorunda olan hükümet hazırlıyordu.
Kamu yatırımlarının kötü yönetilmesi iktisadî gelişmeyi yavaşlattı. Kral Pedro V (1853-1861) ve Luis zamanında (1861-1869), birkaç reform yapıldı: kilise mallarının satışa çıkarılması; sömürgelerde köleliğin kaldırılması; Medenî kanunun kabulü (1867). Kamuoyu bütçeyi büyük ölçüde aksatmasına rağmen sömürgelere bağlı kaldı. Lizbon Coğrafya derneği, hükümeti Afrika’nın bölünmesinde Portekiz’in haklarını savunmağa davet etti. Serpa Pinto gibi değerli subaylar 1877′den sonra Angola ile Mozambik arasındaki bölgeleri keşfe çıktılar. Ama Portekiz, Leopoldo II’nin Kongo’da giriştiği harekâtla karşılaştı ve Berlin kongresinden de (1885) ancak sağ kıyıdaki iki kasabayı koparabildi. Bunun ardından Kap’tan Kahire’ye kadar ingiltere’ye bağlı bir hat kurmak isteyen Cecil Rhodes’un teşebbüsleri başladı ve Nyassa’daki bir isyan dolayısıyle İngiltere’nin verdiği ültimatom karşısında Portekiz, Afrika’daki iki sömürgesini birbirine bağlamaktan vaz geçmek zorunda kaldı (1891). Carlos I zamanında (1889-1908), monarşi bütçe sıkıntılarını artıran ve cumhuriyetçi propagandayı kolaylaştıran israfıyle halkın gözünden düştü. Memleketin geri kalmışlığı soyut ve kişisel siyasî ihtirasları daha da kamçılıyordu. Joao Franco’nun bir diktatörlük kurmasına (1906-1908) ses çıkarmayan kral, büyük oğlu ile birlikte sokak ortasında vuruldu. İkinci oğlu Manuel II (1908 -1910), otoriter rejimden vaz geçti ve bir hükümet darbesiyle devrildi; darbe, cumhuriyetçilerin işine yarayan papaz düşmanlığının patlak vermesine yol açtı; 4 ekim 1910′da ayaklanan cumhuriyetçiler 5 ekimde cumhuriyeti ilân ettiler. Devrimci eğilimli sendikalar ve çoğunluktaki kralcılar arasında sıkışıp kalan ve kamuoyu tarafından pek desteklenmeyen aydın cumhuriyetçiler kısa süre sonra otoriter metotlara başvurmak zorunda kaldılar. Bir kurucu meclis, tarikatları dağıttı, kilise ile devlet arasındaki bağları kopardı, askerlik yoklaması ve laik mecburî eğitim sistemlerini koydu, grev hakkını tanıdı. Tam mâ-nâsıyle demokratik olan 1911 Anayasası işleyemez hale gelmişti; kralcı ayaklanmalar (özellikle Porto’da 1919), askerî şiddet tedbirlerinin yanı sıra hükümet istikrarsızlığı, 1919-1926 arası 20 kadar ayaklanmaya ve 40 kadar hükümet değişikliğine yol açtı. Birinci Dünya savaşı sırasında, 1914 eylülünde portekiz sömürgelerine hücum eden Almanya 9 mart 1916′da Portekiz’e savaş ilân etti. Savaş sırasında, müttefiklerin safında yer alması Portekiz’e küçük Kionga idare bölümünden başka bir şey kazandırmadı.
Birlikçi korporatif cumhuriyet
1926 Mayısında general Gomes da Costa, Braga garnizonunu ayaklandırarak parlamento rejimini devirdi; kısa süre sonra Go-mes’in ayağını kaydıran general Oscar Car-mona, 1928 nisanında cumhurbaşkanı seçildikten sonra, ölümüne kadar (1951′de) yedi yılda bir sürekli olarak tekrar seçildi. 1928′de başkan Carmona’nın maliye bakanlığına getirdiği profesör Salazar 1932′de meclis başkanı oldu.
Salazar, anayasası 1933′te yürürlüğe giren yeni rejimin en kuvvetli adamıydı. Millî İş kanunu (1933) işçileri millî sendikalara yazılmağa zorladı; işverenler gremıVlara (korporasyonlar) bağlandı. 1934′te grev yasaklandı. Para meseleleri uzmanı olan Salazar, bütün gücünü bütçeyi dengeleştirmeğe harcadı ve 1928′de bunu başardı. Portekiz ile Vatikan’ı barıştıran yeni devlet, dış siyasette ölçülü davranmağa dikkat etti. İspanya iç savaşında Franco’dan yana olduğunu belirtti, İkinci Dünya savaşının başında tarafsız kaldı, sonra da Büyük Britanya (1943) ve A.B.D.’nin (1944), Atlas okyanusunu denetlemek için Asor adalarından yararlanmalarına izin verdi. Savaş sonrasında huzursuzluk arttı. 1949′da hükümet serbest seçimlerin yapılacağını ilân etti, ama Carmona’ya karşı çıkarılan kukla bir aday önce büyük bir faaliyet gösterdi, fakat kampanyasının baltalandığını ileri sürerek seçimden önce çekildi. Aynı olay 1951′de, ölen Carmona’nın yerine general Francisco Higino Craveiro Lopes geçince tekrarlandı; resmî aday amiral Americo Tomas’m seçildiği 1958 seçimlerinde muhalefet adayı general Humberto Delgado oyların yüzde 25′ini topladı. Delgado 1959 ocağında Brezilya konsolosluğuna sığındı, sonra yurt dışına kaçtı. Porto piskoposu A. Ferreira Gomes’in Portekiz’e dönmesi yasaklandı (şubat 1960). O tarihte Delgado ile ilişki kuran yüzbaşı Galvao’nun Santa Maria gemisine elkoyması bütün dünyanın dikkatini Portekiz rejimine çekti. 13 Nisan 1961′de Salazar üç bakanın istifa ettiğini ve kurmay başkanı ile iki askerî bölge kumandanının görevlerinden alındığını açıkladı. 1 Ocak 1962′de Beja’da patlak veren bir ayaklanma hemen bastırıldı; 1962 mayısında yeni ayaklanmalar oldu.
Çok geniş sömürgeleri olan Portekiz bu yönde de güçlüklerle karşılaştı. Hindistan, Portekiz sömürgelerinin (Goa, Diu. Damao) kendisine iadesi için görüşme teklifinde bulundu, fakat Portekiz bu teklifi resmen reddetti (1953); 1955′te iki ülke arasında diplomatik ilişkiler kesildi. 17 Aralık 1961′de hint birlikleri Portekiz sömürgelerini işgal ettiler; direnme kısa süre içinde kesildi. 1955′ten beri Birleşmiş Milletler teşkilâtı üyesi olan Portekiz, 1961 şubatında ayaklanmalar olan Angola konusunda milletlerarası kurulun kendisine karşı karar almasını önleyemedi. Bugünkü siyasetin başlıca özelliği denizaşırı bölgelerdeki (Angola ve özellikle Mozambik) bağımsızlık hareketlerine karşı, Portekiz hükümetinin tutumunun sertleşmesidir. Bütçenin yüzde 40′ı, millî savunmaya ayrılır, öte yandan askerlik hizmeti süresi on sekiz aydan dört yıla çıkarılmıştır ve gençlerin yurt dışına göçmesi kontrola bağlıdır. Birleşmiş Milletler teşkilâtının Güvenlik konseyi portekiz sömürgelerinin kendi kaderlerini kendileri tayin etme hakkı üstünde dururken, Lizbon bu sömürgelerin birer «denizaşırı il» olduğu için doğrudan doğruya kendi yargı sistemine bağlı olduğunu savunmaktadır. Bu tutum afrika devletlerinin çoğunu Portekiz aleyhine çevirdi.
içte, Salazar hükümeti korporasyoncu ve^ birlikçidir; özellikle her türlü komünist veya ilerici harekete karşı bir siyaset güder. Başkanlık seçimleri 25 temmuz 1965′te yapıldı. Tek aday bir önceki dönemin başkanı ve Uniao Nacional’in adayı amiral Americo Tomas idi. 13 Karşı oy ve 16 çekimser oya karşı 556 oyla yedi yıl için tekrar seçildi. Portekiz Millî Kurtuluş cephesi başkanı Humberto Delgado’nun öldürülmesi, siyasî atmosferi gerginleştirdi, öte yandan yeni Millet meclisi seçimleri (130 üye) yaklaşıyordu. Hıristiyan demokratların desteksizlik yüzünden seçim mücadelesine katılmaktan vaz geçmesine karşılık, başlıca muhalefet partisi olan Demokratik ve Sosyal Eylem partisi aday göstermeğe karar verdi. Ama hükümete seçim süresi boyunca basın sansürünün kaldırılmasını kabul ettiremeyince adaylarını çekti (18 ekim). 7 Kasımda 130 milletvekili tek listeden (Uniao Nacional adayları) seçildi; halkın yüzde 25′i sandık başına gitmedi. 28 Mayıs 1966′da başkan Salazar, hükümetten ayrılmama kararını açıkladı.
• Sel felâketi. 26 Kasım 1967′de Lizbon dolaylan büyük bir sel felâketine uğradı. 1775 Yılındaki depremden bu yana Portekiz’in uğradığı en büyük tabiî felâket sayılan sellerde 464 kişi öldü, binlerce insan da evsiz kaldı. Şiddetli yağmurların Tajo nehri ve kollarını taşırması sebebiyle meydana gelen sellerden en çok zarar gören bölge Lizbon’un 29 km kuzeyindeki Quintas köyü oldu.
• Salazar’ın hastalanması. 1932 Yılından beri başbakan olan Dr. Salazar, 6 eylül 1968′de beyinde bir kan pıhtılaşması sebebiyle hastahaneye kaldırıldı. O yaz Estoril’deki yazlık evinde koltuktan düşerek başını şiddetle yere çarpmış olan Salazar, bir süreden beri şiddetli baş ağrılarından rahatsızdı. Lizbon’daki Kızılhaç hastahanesinde bir ameliyat geçirdikten sonra sağlık durumu iyileşirken, 16 eylülde bir beyin kanamasıyle komaya girdi.
Salazar’ın komaya girmesi, Portekiz’de bir anayasa krizine sebep oldu. Portekiz anayasası başbakanın ancak ölüm, istifa veya azledilme halinde yenilenebileceği konusunda emredici bir hüküm taşıdığından, Salazar’m işbaşından uzaklaştırılması önemli bir mesele haline gelmişti. 13 Kişilik Devlet konseyi cumhurbaşkanı amiral Tomas’ın başkanlığında toplanarak durumu görüştü. Bu arada hastahaneden, Dr. Salazar’ın yarı felçli durumda bulunduğu ve şuuruna hemen de hiç malik olmadığı açıklandı. Ülkenin daha uzun bir süre başbakansız kalmaması gerekçesiyle amiral Tomas, asker ve sivil liderlerle yaptığı müzakerelerden sonra, anayasal yetkilerini kullanarak Dr. Salazar’ı görevden azletmek zorunda kaldığını açıkladı. Amiral Tomas, başbakanlığa prof. Marcelo Jose Das Neves Caetano’yu tayin ettiğini bildirdi. Prof. Caetano başkanlığında kurulan yeni hükümetin, Dr. Salazar yönetimine göre daha liberal bir siyaset güdeceği intibaını veren ilk kararlarından biri, muhalefet lideri Dr. Mario Soares’in serbest bırakılması oldu. Sosyalist ve demokrat muhalefetin lideri general Delgado’nun esrarengiz şartlar altında öldürülmesinden sonra, onun en yakın arkadaşı ve avukatı olan Dr. Soares, 15 mart 1968′de, kendisine hiç bir suç isnat edilmeden, bizzat Dr. Salazar’ın emriyle tutuklanmış ve Sao Tome adasına sürgüne gönderilmişti.
Yeni hükümet bir yıl sonra, 26 ekim 1969′-da Millet meclisi seçimlerinin yapılmasına da karar verdi. 1968′in yaz aylarında muhalefet, hükümetin izin verdiği ölçüde, faaliyet gösterdi.
16-18 Mayıs 1968′de Avei-ro’da toplanan İkinci Cumhuriyetçi kongre (ilki 1957′de) bir beyanname kabul etti. Sosyalistlerden ilerici katoliklere kadar demokrat muhalefete mensup çeşitli grupları temsil eden İkinci Cumhuriyetçi kongrenin beyannamesinde hükümetten, söz ve düşünce hürriyetinin tanınması, bütün siyasî mahkûmların affedilmesi, siyasî görüşlerinden dolayı işten atılanların görevlerine iadesi, toplanma hürriyetinin tanınması ve milletin temsilcilerini serbestçe seçebilmesini sağlayacak bir seçim kanununun hazırlanması istendi.
Vaat edilen tarihte yapılan Millet meclisi seçimlerini Dr. Caetano’nun iktidar partisi olan Uniao Nacional partisi, meclisteki 130 sandalyenin hepsini almak suretiyle kazandı. 1 Aralık 1969′da toplanan yeni meclisi açış konuşmasında devlet başkanı amiral Tomas, anayasanın değiştirilmesinin söz konusu olmadığını söyledi. Böylece hükümetin, muhalefet tarafından öne sürülen istekleri olumsuz karşıladığı belirtilmiş oluyordu.
• Salazar’ın ölümü ve son gelişmeler. Portekiz eski başbakanı Dr. Antonio De Oliviera Salazar, 16 eylül 1968′den beri komada bulunduğu hastahanede öldü (27 temmuz 1970). Salazar’ın cenazesi Lizbon’da XV. yy.dan kalma Sao Jeronimo manastırında katafalka kondu; 30 temmuzda da doğduğu köy olan Santa Comba Dao’ya gömüldü.
1970 Ağustosunda hükümet muhalefete karşı yeniden sert bir tavır aldı. 1968′de Sao Tome adasındaki sürgünlük cezası kaldırılan Dr. Mario Soares, Avrupa ve A.B.D.’ye yaptığı geziler sırasında hükümeti tenkit ettiği gerekçesiyle, ülkeyi terk etmek veya tevkif edilmek şıklarından birini seçmek zorunda bırakıldı. Buna karşılık bir süre sonra hükümet, anayasayı değiştiren bazı
önemli kanunlar çıkardı. Bunlardan biri, basın hürriyetinin kısıtlanması devam etmekle birlikte sansürün kaldırılmasıyle ilgiliydi, öte yandan 1971 ekiminde hükümet Ekonomik ve Sosyal Kalkınma cemiyeti adiyle kurulan cemiyetin faaliyet göstermesine izin verdi.
Bir muhalefet partisinin çekirdeğini meydana getirecek şekilde kurulmuş olan bu cemiyete izin verilmesi, hükümet siyasetinde yeni bir yumuşama belirtisi olarak yorumlandı.
1971 Sonu Portekiz’de meşru muhalefet imkânlarını araştıran demokrat aydın gruplarının dışında, silâhlı gerilla faaliyeti gösteren gruplar türedi. «Silâhlı Devrimci Eylem» adını taşıyan bu gizli teşkilât, Lizbon Merkez postahanesini bombalama, Lük-semburg’daki Portekiz büyükelçiliğini basarak pasaport ve resmî mühürleri çalma, Angola’ya silâh götüren gemi kargosunu tahrip gibi çeşitli tedhişçi faaliyete girişti. Bu gizli tedhiş teşkilâtı, amacının ülkedeki faşist diktatörlüğü devirmek, Angola ve Portekiz’in denizaşırı topraklarında yürütülen sömürgeci savaşa ve ülkedeki emperyalist hâkimiyete son vermek olduğunu belirtti; hükümet, olağanüstü durum ilân etti.
Osmanlı – Portekiz ilişkileri
XV. yy.ın ikinci yansında Memlûk sultanlığı, Mısır ve Suriye yoluyle Batı’ya gönderilen hint mallarından alınan vergileri ağırlaştırdı, yeni liman vergileri koydu, Portekiz’in ticaret hayatı bu yüzden büyük bir buhranla karşılaştı. Transit vergilerinin ağırlığı Portekizlileri Hindistan’a giden yeni bir deniz yolu arama zorunda bıraktı. Portekiz denizcisi Vasco da Gama, arap denizcisi İbni Macid’in kılavuzluğuyle Hindistan’a giden denizyolunu buldu (1497). Portekizliler, Hindistan kıyılarına yerleştiler. Böylece, Memlûk sultanlığı, en önemli gelir kaynağından yoksun kaldı.
Portekizlilerin yeni hindistan donanması kumandanı Afonso Albuquerque, Maskat ve Horfe-kân’a saldırarak Hürmüz’ü aldı ve Fars körfezini kapattı. Portekiz kralı Manuel, Hindistan’daki müslümanlara baskı yapmağa başladı. Ticaret gemilerine güçlükler çıkardı. Bunun üzerine Kızıldeniz’deki Moha, Cidde, Kuseyr limanlarıyle ticarî ilişkileri olan Gucerat ve Kambay gibi hükümetler, Mısır Memlûk sultanından yardım istemek için Kahire’ye elçiler gönderdiler. Memlûk sultanı Kansu Gavri de, Mekke’nin limanı sayılan Benderi Cidde’yi sur ve burçlarla sağlamlaştırdı; müslümanların koruyucusu olarak deniz kumandanı Emîr Hüseyin ve magrıplı Hoca Nureddin emrinde bulunan bir memlûk donanmasını Portekizliler üstüne gönderdi. Gucerat’taki Diu valisi Melik İyaz’ın kürekli gemilerden kurulu donanmasıyle birleşen memlûk donanması, Albuquerque’in oğlu Lorenzo kumandasındaki portekiz donanmasını 1508′de Hindistan’ın Şaul limanında yendi; fakat hemen harekete geçen genel vali Albuquerque, 1509′da Diu limanında yatan memlûklu donanmasına baskın yaptı; Melik lyas savaştan çekildiği için onları yenilgiye uğrattı. Kuvvetli bir portekiz donanması Benderi Aden’i tehdit etmeğe başladı. Süveyş’te güçlü bir donanma kurmanın gereğine inanan Kansu Gavri, osmanlı padişahı Bayezid II’ye başvurarak ondan anadölu leventlerini Memlûk sultanlığının yardımına göndermesini, kereste, demîr, halat gibi gemi yapımı için gerekli malzeme ile top, barut gibi ateşli silâhlar istedi. Bayezid II yardım kafilesini yola çıkardı. Bu kafile Alaiye (Alanya) yöresinde Rodos (Saint – Jean de Hospitalier) şövalyelerinin baskınına uğradı; fakat anadölu leventleri Süveyş’e gitmeyi başardılar. Memlûklu yazarı ibni iyas, Selman Reis kumandasında Süveyş’e giden 1000 denizci türk ve Portekizlilere karşı girişilen hazırlıklar hakkında bilgi verir. Benderi Cidde beyi Emîr Hüseyin ve türk denizcilerinin çabalarıyle 20 gemilik bir donanma kuran Selman Reis, 1515′te Portekizlilere karşı sefere çıktı. Bu seferde yenilen Selman Reis ile Emîr Hüseyin, ertesi yıl 22 gurâb ve iki kalyondan kurulu bir donanma ile Benderi Aden’i kuşattılar, fakat başarı kazanamadılar ve Benderi Cidde’ye döndüler; gemilerinden bir kısmı Süveyş’e gönderildi. Bu sırada Mısır’ın Yavuz Sultan Selim tarafından alındığını Öğrenen Selman Reis, bu durumdan yararlanarak Benderi Cidde’ye saldıran Lopo Soares de Albergaria kumandasındaki portekiz donanmasını yenilgiye uğrattı. Sonra Kahire’ye giderek, burada bulunan Yavuz’un hizmetine girdi. Yavuz’un ölümünden sonra Benderi Cidde sancakbeyi Hüseyin el -Turkî ile birlikte Yemen’e gitti. Zebid’i ele geçirdikten sonra Kahire’de bulunan Makbul İbrahim Paşanın yanına gitti ve ona Hint seferinin yararlı olacağını bildirerek Hindistan’ın bellibaşlı merkezleriyle portekiz kuvvetlerinin durumunu gösteren bir lâyiha verdi.
Doğu ticaretinin önemiyle Osmanlı devletine sağladığı çıkarları değerlendiren İbrahim Paşa, bu lâyiha üzerine, eski memlûk donanmasının düzenlenmesi görevini Selman Reis’e verdi. Selman Reis denizci Hayreddin Beyle birlikte baharat ticaretinin merkezi olan Yemen’i aldı (1527). Osmanlılar böylece, Portekizlilerin Kızıldeniz’de ticaret merkezleri kurma çabalarını önlediler. 1524 Tarihli Mısır kanunnamesinden anlaşıldığına göre, baharat ticareti Osmanlılar çıkarına gelişiyordu. Ancak Selman Reis’in Hayreddin Bey tarafından öldürülmesi, bu çalışmayı aksattı; yeğeni Bayramoğlu Mustafa, Hayreddin Beyi öldürerek kendisine bağlı türk denizcileriyle birlikte Gucerat hükümetinin (hint kaynaklarına göre Rumî Nasır Han) hizmetine girdi ve Diu kalesinin Portekizlilere karşı savunulmasında başarı sağladı (1531).
• Hint seferi. Gucerat hükümdarı Bahadır Şah, 1535′te Delhi sultanı Hümayun Şah ile yaptığı savaşta yenilerek Diu kalesine sığındı. Hümayun Şaha karşı Goa’daki Portekiz valisiyle anlaştı. Portekizliler de Diu limanına hâkim tepede bir kale yaptırarak limanı denetimleri altına aldılar. Bunun üzerine hatasını anlayan Bahadır Şah, Portekizlileri Diu’dan çıkarmak amacıyle Kanunî Sultan Süleyman’a başvurdu ve bir ihtiyat tedbiri olmak üzere de hazinelerini Mekke’de güven altına aldırdı. Kanunî de Hindistan ile Akdeniz arasındaki güvenliği sağlamak amacıyle, doğu ticaretini ellerinde bulunduran ve Kızıldeniz’de serbestçe dolaşan Portekizlilere karşı harekete karar verdi. Doğu müslümanlarının koruyucusu olarak Mısır valisi Hadım Süleyman Paşaya Süveyş’te cenovalı mühendisler yönetiminde bir donanma yaptırmasını emretti. Bu hazırlık arasında Bahadır Şahın öldürüldüğü öğrenilince Mekke’de bulunan hazinesi İstanbul’a gönderildi. Mısır valisi Hadım Süleyman Paşa, 13 haziran 1538′de 20 000 kişi ve 74 gemiden meydana gelen bir donanma ile Süveyş’ten yola çıktı. Kameran ve Babülmendeb’i geçerek Benderi Aden ö-nüne geldi; Portekizliler ile işbirliği yapan Âmir bin Davud’u astırdıktan sonra 4 eylül 1538′de Gucerat kıyılarına geldi. Gokalat (Benderi Türk) ve Kat adlarındaki iki kaleyi alarak eylül başlarında Diu kalesini kuşattı. 20 Gün süren kuşatma sırasında, Portekizliler bütün güçleriyle karşı koydular; osmanlı ordusunda kıtlık çıktı. Yeni Gucerat hükümdarı Mahmud III’ün Portekizliler tarafını tutarak Osmanlılara yiyecek sağlamaması, sıkıntının artmasına yol açtı. Asker, gemilerine çekildi. Bunun üzerine Hadım Süleyman Paşa kuşatmayı kaldırarak Yemen’e döndü. Ertesi yıl bir portekiz filosu, Kızıldeniz’e girdi ve Süveyş’e kadar ilerledi; fakat Osmanlıların karşı koyması ü-zerineı geri dönmek zorunda kaldı. Bundan sonra, Hindistan hedef tutularak, Portekizlilere karşı girişilen deniz seferleri, Batı’daki önemli olaylar yüzünden başarısızlıkla sonuçlandı. Kitabı Bahriye yazarı ünlü denizci Pirî Reis’in 1552′de bir donanma ile Süveyş’ten hareket ederek önce Benderi Aden’i, sonra da Hürmüz kalesini Portekizlilerden almak üzere giriştiği hazırlık, Basra beylerbeyi Kubad Paşanın olumsuz tutumu yüzünden sonuç vermedi. Pirî Reis, üç gemiyle Süveyş’e kaçmak zorunda kaldı; merkezden gelen emir üzerine Mısır valisi tarafından öldürüldü (1552). Ertesi yıl Pirî Reis’in yerine hint donanması kumandanlığına getirilen Murad Reis de, Hürmüz boğazı yakınlarında Portekizlilerle yaptığı deniz savaşında yenilince Basra’ya çekildi (1553). Hint seferiyle görevlendirilen galatah kâtip Şeydi Ali Reis, 1554′te, 15 kadırgadan kurulu bir donanmayı Süveyş’e getirmek üzere harekete geçti; fakat 9 ağustosta Hcrfekân ve 25 ağustosta Maskat önünde portekiz donanma siyle yaptığı deniz savaşlarında yenildi; savaştan kalan kadırgalarla yoluna devam ederken fırtınaya tutuldu. Gucerat kıyılarına sürüklendi ve Demen limanı önüne geldiği sırada kadırgalarından üç tanesi karaya oturdu; geri kalan 6 kadırgayı Surat limanına götüren Şeydi Ali Reis, tayfalarından isteyenleri Gucerat hükümeti hizmetine girmekte serbest bırakarak, onunla birlikte gelen 50 kişiyle karadan yola çıktı ve dört yıllık bir yolculuktan sonra Türkiye’ye döndü (mayıs 1557). 1559′da Lahsa beylerbeyi Mustafa Paşanın Bahreyn adasına yaptığı bir sefer de, Portekizlilerin işe karışmaları yüzünden, başarısızlığa uğradı.
Osmanlı devleti, asya müslüman devletlerine karşı takip ettiği siyasete uygun olarak Portekizlilere karşı yardım isteyenlerin yanında yer aldı. Kanunî devrinde Osmanlı devletinden yardım isteyen Sumatra’daki Açe hükümdarı Sultan Alâeddin’i desteklemek amacıyle İskenderiye kaptanı Kurdoğlu Hızır Bey kumandasında top ve tüfek gibi ateşli silâhlarla dolu 19 kadırgadan kurulu bir osmanlı donaması 1569′da Sumatra’ya gönderildi. Donanma ile giden türk topçu ustaları, Sumatralılara top dökmesini ve Portekizlilere karşı savaşma kurallarını öğrettiler. Bunların bir kısmı yerlilerle evlenerek Sumatra’da kaldı. Bu arada Portekizlilere karşı girişilen seferlerde uğranılan yenilgilerin sebeplerini araştıran Osmanlı devleti, Kızıldeniz’e uygun gemiler yaptırdı ve Akdeniz donamasının bu denize geçirilmesini sağlamak için Süveyş kanalının açılması görüşü üstünde durdu. Kanal için bir plan hazırlandı; fakat bu plan bir musevî tarafından çalınarak ispanya’ya kaçırıldı.
05 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PORTEKİZ TARİH hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİPE-LİNE
Tarih 05 Haziran 2009
PİPE-LİNE [payplayn] i. (ing. pipe, boru ve line, hat). Akışkanların uzak mesafelere, nakledilmesinde kullanılan uzun boru hattı.
— ansikl. Pipe-line’lar, gazların (tabiî gaz, sınaî gaz, basınçlı hava),; sıvıların (ham petrol, rafine edilmiş ürünler, su, süt) ve akıcı hale getirilmiş katıların (katalizörler, toz kömür) naklinde kullanılır. Bu nakil hattı, kaynakla uç uca birleştirilen ve ya toprak yüzeyine, ya da sonradan doldurulacak hendekler içine yerleştirilen borulardan (genellikle çelik borulardan) meydana gelir. Boruların çapı, çoğu zaman 80 sm kadardır.
Pipe-line’lar, önce, ülkenin iç kısmındaki yataklardan çıkarılan ham petrolün rafinerilere veya tanker yükleme limanlarına, daha sonra da, büyük bir tüketime cevap veren işlenmiş ürünlerin (benzin, gasoil, ender olarak fuel-oil) rafinerilerden sanayi merkezlerine nakledilmesini sağlar. İlk pipe-line’lardan biri Karadeniz’de, Bakü ile Batum arasında döşendi. Dünyanın en geniş pipe-line şebekesine sahip olan A.B.D.’de pipe-line’lar, ham petrolü ve ürünlerini binlerce kilometre mesafeye kadar ulaştırarak, mevsimlik ürün taleplerine, nakliye fiyatlarına göre sanayide düzenleyici bir rol oynar.
Ortadoğu’daki pipe-line’lar, İran, Irak ve Arabistan petrollerini Basra körfezine veya Akdeniz’e taşır; Arabistan ötesi pipe-line (T.A.P. line), tankerlerin Süveyş kanalı. Kızıldeniz ve Hint okyanusunda uzun seferler yapmasını önler. Fransa’da, Paris bölgesini, Aşağı Sen’deki rafinerilerden itibaren, çift yollu bir pipe-line besler. Milletlerarası bir pipe-line da, Ren havzasını Marsilya yakınındaki petrol limanlarından besler.
Askerî taşıtları besleyen yakıt pipe-line’ları ise, hava birlikleri ve modern motorlu birlikler için vaz geçilmeyecek kadar önemlidir; meselâ, 1944′te Müttefiklerin Norman-diya ve Provence çıkarmaları sırasında, Manş denizinin dibine döşenen borularla, cephe ile ingiltere arasında doğrudan doğruya bağlantı sağlanabilmiştir.
Bugün en ucuz enerji kaynağı olan tabiî gaz ulaşımı için A.B.D.’de, bütün kıtayı kate-den büyük bir pipe-line şebekesi kurulmuştur. Cezayir’de, Hasi R’MePden çıkarılan tabiî gaz, kıyı bölgelerine kadar (Arzev) iletilir. Avrupa’da tabiî gaz, Kuzey İtalya pipe-line’larıyle nakledilir; Fransa’nın güneybatısındaki Lacq gazı, Lyon’a Paris bölgesine ve Nantes’a kadar çeşitli bölgelere gönderilir. Eğer hattın geçtiği yerlerdeki seviye farkları çok fazlaysa, pipe-line boyunca ve eşit aralıklarla, pompalardan veya kompresörlerden meydana gelen aşın basınç istasyonları veya «boosting»ler kurulur. Varış yerindeki depoya pipe-line «terminal»i denir.
Toprak altına gömülecek pipe-line’ların yapımı sırasında, toprağın kaldırılması, hendeklerin açılması, boruların yerleştirilmesi ve kaynak yapılması, bataklık derelerden hattın geçirilebilmesi için güçlü makineler gerekir. Aşınmaya karşı sarma makineleriyle borulara sarılan kauçuklu veya katranlı bezler kullanılır. Temizleme işi, özel kapaklardan boru içine sokulan kazıyıcılarla yapılır.
Pipe-line tekniğindeki son aşamalar, bu sistemin, kıtalararası enerji nakliyatında en ucuz şekil olmasını sağladı. Bugün, çapı 1 m’yi aşan binlerce kilometre uzunluğunda hatlar yapılmaktadır. Büyük bir ham petrol pipe-line’ı, aynı miktardaki enerjiyi, yüksek gerilimli elektrik hatlarındaki maliyet fiyatının onda birine ve en güçlü yük trenlerininkinin beşte birine nakletmektedir. Pipe-line’lar, ham petrol nakledenler, işlenmiş ürün ve tabiî gaz nakledenler şeklinde de sınıflandırılır.
• Ham petrol pipe-line’ları. 1960′tan bu yana Avrupa, büyük tonajlı tankerlerin girebildiği geniş limanlardan başlayarak, iç bölgelerdeki rafinerileri besleyen bir pipe-line şebekesiyle kaplandı.
— Güney-Avrupa pipe-line‘ı, Lavera limanından (Bouches-du-Rhöne) ve Fos yakınındaki terminalden başlar. 860 mm çapındaki pipe-line Rhöne vadisini aşar, Jüra ve Alsace’tan geçerek fransız bölgesinde 760 km yol alır, sonra daha küçük çaplı bir boruyle Ren-Tuna hattından ingolstadt’a (Bavyera) kadar uzanır. Bu hatta, her biri 1 800 kW’lık yedi pompalama istasyonu bulunur. Yılda 35 milyon ton petrol nakleden hat, başlangıçta Strasbourg’daki iki rafineri ile Karlsruhe’deki iki rafineriyi beslemek için tasarlanmıştı; sonra yavaş yavaş Lyon, Neuchâtel (İsviçre), Lorraine ve Saar, Pfalz ve Bavyera’dan da talepler çoğaldı.
— Orta Avrupa pipe-line’ı, Cenova’dan başlayarak Milano, İsviçre ve Bavyera’daki rafineleri besler. Boru çapı ortalama 500 mm, kapasitesi de yılda 10 milyon tondur. Bu hattın bir özelliği de Büyük Sankt-Bernhard tünelinden geçerek Alp dağlarını aşmasıdır.
— Rotterdam-Ruhr pipe-line‘ı, Rotterdam’-dan başlayarak 300 km’lik bir yol yaptıktan sonra Köln bölgesine ulaşır. Ortalama çapı 600 mm, yıllık kapasitesi 15 milyon tondur.
— Kuzeybatı Almanya pipe-line‘ı, Wilhel-mshaven’dan başlayarak Wesel ile Köln a-rasında Ren vadisindeki yedi rafineriyi besler. Çapı 700 mm, yıllık kapasitesi 22 milyon tondur.
— Alpötesi pipe-line, 760 mm çapındadır ve Trieste’den başlayarak Bavyera ile Avusturya’yı besler.
— Dostluk pipe-line’ı Avrupa’nın en önemli şebekesidir. Binlerce kilometre uzunluğundaki bu hat, Ural ile Yukarı Volga arasında bulunan ve «ikinci Baku» denen petrol alanını, Polonya, Macaristan, Çekoslovakya ve Doğu Almanya’daki rafinerilere bağlar. Son olarak, Sahra petrolünü Cezayir (Arzev, Bugil), Tunus (La Skhira ve Libya kıyılarına ulaştıran hamu petrol pipe-line’larından da bahsetmek gerekir.
— Türkiye’de de, Batman bölgesinden İskenderun limanma kadar uzanan bir ham petrol pipe-line’ı döşenmiştir.
• işlenmiş ürün pipe-line’ları. Avrupa’daki bu tür pipe-line’lar arasıda en önemlisi, yılda 20 milyon ton kapasitesi olan Le Havre-Paris arasındaki üç hattır. İşlenmiş ürün nakliyatının en önemli başarısı, her türlü şartlarda işletme güvenliği olması ve uçak benzinlerinden hafif yakıtlara kadar, taşınan ürünler arasmda en ufak bir karışmaya meydan vermemesidir. Ayrıca, şu hatlar da inşa veya tasarı halindedir: İngiltere’de, Liverpool-Londra ve Southampton-Londra arası; Fransa’da, Lav6ra-Lyon-Dijon arası (Cenevre’ye doğru ayrılan bir dal ile) ve belki, Dunkerque-Lille arası. Almanya da, hidrokarbon trafiğini azaltmak için, Ren nehri boyunca pipe-line’lar kurmayı tasarlamıştır.
Sanayi açısından pipe-line’lar o kadar ö-nemlidir ki, uzun mesafelerde, boruları yalıtmak ve yeniden ısıtmak gerektiği için maliyetin artmasına rağmen, fuel-oü’ler ve diğer ağır ürünler için pipe-line yapımına başlanmıştır. Yeniden ısıtma, hat boyunca belirli aralıklarla yerleştirilen buharlı ısıtıcılar ve pipe-line’ın içine veya dışına yerleştirilen ısıya dayanıklı kablolarla yapılabilir.
Tabiî gaz pipe-line’lan. Nakliye işi, kaynakları genellikle sanayi merkezlerinden çok uzakta bulunan tabiî gaz sanayiinin ana meselelerinden biridir. Bk. gaz. (lm)
Doğal gaz hattı, petrol boru hattı, petrol nakliyet, doğalgaz boru,
05 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİPE-LİNE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PORLİER (Juan Diaz)
Tarih 05 Haziran 2009
PORLİER (Juan Diaz), El Marquesito denir, ispanyol generali (La Çoruna 1775-ay. y. 1815). Asturias eyaleti gerillalarındandı (1808), liberal fikirleri yüzünden hapsedildi (1814). Daha sonra Galicia’da askerî bir ayaklanmayı kışkırttı, ölüme mahkûm oldu ve cezası infaz edildi. (L)
05 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PORLİER (Juan Diaz) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POPOCATEPETL
Tarih 05 Haziran 2009
POPOCATEPETL, Meksika’da başlıca yanardağ tepelerinden biri, Anahuac’ın güneydoğusunda, Mexico’ya 60 km uzaklıkla; 5 452 m. Dasit, andezit ve hornblend’li andezit’ten meydana gelen büyük bir kütledir: bazaltlar, dar çatlaklardan koninin eteğine akmıştır. Volkanın faal döneminden kalma izlerin hepsi kaybolmuştur. Kraterin dibindeki gölün yerini daire biçiminde bir çukurla çevrili bir kubbe aldı.
Konideki hiç erimeyen karlar, 4 000 m’ye kadar iner. Daha aşağılarda dağ otlakları ve sık çam ormanları uzanır. Kütlede birçok kükürt ocağı işletilir. Popocatepetl, bugün sönmüş olan İxtâccihuatl ile çifte yanardağ meydana getirir.
— Dağcılık. Tepeye ilk olarak 1520′de tırmanıldı. Cortes’in emri üzerine, yanına dokuz ispanyol askeri ve birçok kızılderiliyi alan Diego de Ordas doruğa ulaştı. 1520′deki bu tırmanış, Himalayalar’daki ilk fetihlere kadar yüzyıllar boyunca bir rekor olarak kaldı. (L)
05 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POPOCATEPETL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİOLA (Caselli, Alessandro)
Tarih 05 Haziran 2009
PİOLA (Caselli, Alessandro), italyan tuğamirali (Alessandria 1825-Torino 1910). 1860′ta Cavour’un izniyle görevinden ayrıldı ve Garibaldi tarafından Sicilya Deniz kuvvetlerini yönetmekle görevlendirildi, italyan deniz kuvvetlerine dönünce tuğamiralliğe yükseltildi. 1848-1849 Seferine, Kırım (1855-1856) ve lıalya seferine (1860-1861 ve 1866) katıldı. (m)
05 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİOLA (Caselli, Alessandro) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PONTE (Maurice)
Tarih 04 Haziran 2009
PONTE (Maurice), fransız bilgini ve sanayicisi (Voiron 1902). 1929′da telsiz telgraf genel kumpanyası için bir araştırma laboratuvarı kurmakla görevlendirildi. Magnetronu geliştirdi ve bu sayede, 1935′te Normandie gemisinin üzerine ilk desimetrik radar kuruldu. 1940′ta ingiliz askerî makamlarına, devresi bukleli sargılı ve oksit katotlu yeni bir tip magnetron verdi. Müttefik kuvvetlerin araştırma servislerine çok büyük yardımı dokunan bu magnetron, modern radarların yapımına yol açan boşluklu magnetronların hareket noktası oldu. (L)
04 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PONTE (Maurice) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POMPEİUS (Cneius Magnus)
Tarih 04 Haziran 2009
POMPEİUS (Cneius Magnus), româlı general ve devlet adamı
(M.ö.106-Pelusio M.ö. 48). Pompeius Strabo’nun oğlu. Picenum’lu güçlü ve soylu bir aileden gelmeydi; muhafazakârlara katıldı; başlangıçta galip gelen Marius’a karşı senatoyu yeniden güçlendirmeğe çalışan Sulla’yı tuttu. Marius’un, Sicilya’ya (Papirius Carbo) ve Afrika’ya (Domitius Ahenobarbus, Hiarbas) [81] sığınan taraftarlarını yendi, önce kendi askerleri, sonra da Sulla tarafından «imparator» unvanıye selâmlandı ve büyük bir zafer töreniyle karşılandı (79). Diktatör ölünce, onun eserini Lepidus’a karşı savunmağa devam etti (77); öte yandan, askerlerini dağıtmadı ve onlardan, senatonun ispanya yönetimini kendisine bırakmasını sağlamak için yararlandı (77-71). Burada, Sertorius’un katlinden ve Perpenna’nın ölümünden sonra muhalefet yüzünden ortaya çıkan sıkıntıları yok etmeyi başardı (72). Spartacus’un son köle çetesini yendikten sonra italya’da düzeni sağlayan kişi olarak ortaya çıktı (71) ve ünü halk arasında daha çok yaygınlaştı. Halka ve kıtalarına dayanarak, Crassus ile birlikte konsül oldu (70). Sonra, isteklerine engel olan Sulla’nın eserini yıkmak için Crassus ile birlikte çalıştı.
Halktan ve şövalyelerden destek görerek, monarşik ve olağanüstü yetkiler elde etti. Gabinia kanunu (67), Pompeius’a, buğday ticaretini felce uğratan ve Roma’yı aç bırakan korsanları Akdeniz’den temizleme görevini verdi. Roma’ya ve âşarcılara refah sağlayan kesin başarısı Pompeius’a büyük bir ün kazandırdı (67 sonbaharı) ve Doğu savaşının kumandasının ona verilmesine yol açtı. Doğuda şövalyeleri kontrol etmek isteyen Lucullus, onların düşmanlığını üstüne çekmişti (Manilia kanunu, 66). Kudretinin doruğunda bulunan ve mutlak bir monark olan Pompeius, Roma’da Sezar tarafından desteklendi ve artık gücü tükenmiş olan Mithridates’i Pontus’tan kovdu. Sonra Anadolu’nun geri kalan kısmını (Ermeniye, 66; Suriye, 64) ele geçirdi ve Akdeniz’in bütün doğu kıyılarını hâkimiyeti altına aldı (Fenike, Kudüs krallığı, 63); bu arada müttefikleri olan şövalyelerin çıkarlarını da unutmadı (Karadeniz ve Hazar denizi üzerinden Hindistan’a gidilmesi [65]; Nebatiler ülkesi üstünden, Basra körfezinden Kızıldeniz’e giden ticaret yolunun [Sina, 63] kontrolünün ele geçirilmesi). Mithridates’in ölümüyle (63) askerî harekâtı sona erdi. Pompeius, artık romalılaşan Asya’yı, tutarlı ve sağlam esaslara dayanan bir idarî temel üstünde yeniden teşkilâtlandırmağa uğraştı; eyaletleri takviye etti (Kilikya’ya Lykaonia, Pamphylia ve Frigya’yı Girit-Kirene eyaletine de Bithynia ve Suriye-Filistin’i kattı), Roma’nın himayesindeki civar krallıkları böldü (Galatia, Kappadokia, Ermeniye, Kolkhis).
Her tarafta barış ve sükûn sağlayan ve imparatorluğun yönetimini romalı şövalyelere bırakan Pompeius aralık 62′de Brindisi’ye çıktı. Eşsiz bir kahraman, ama zayıf bir siyasetçiydi; itibarına güvenerek, ordusunu dağıtmaktan çekinmedi, ispanya’daki zaferi ününü daha da arttırdığından Sezar onunla uzlaşma yoluna gitti ve «Birinci triumvirlik»te (Crassus ile beraber, 60) işbirliği yaptılar. Sezar, konsüllüğe geçince Pompeius’un kararlarını onayladı ve onun emrinde çalışmış eski askerlere topraklar verdi. Antlaşmanın yenilenmesiyle (Lucca, 56) yanı sıra Roma dünyası üçü arasında paylaşılınca (Galya Sezar’a, doğu ülkeleri Crassus’e, Roma ve ispanya Pompeius’a verildi), Pompeius, Sezar ve Crassus’un ayrılması üzerine Roma’nın tek hâkimi oldu. Halkın sonsuz sevgisini kazanmıştı; ülkeni tek konsülü olunca da (52) önce senatonun kararlarına uymak ister gibi göründü; bundan cesaret alan Senato Sezar’a karşı açıktan açığa düşmanca bir siyaset gütmeğe başladı. Bundan böyle senatonun savunucusu olan Pompeius, Roma’dan çıktı ve Brindisi yoluyle» Sezar’ı Galya’daki üstlerinden uzağa çekmeğe çalıştı. Pharsalos’ta yenildi (9 ağustos 48), Mısır’a kaçtı; Sezar peşini bırakmadı. Pompeius, Pelusio şehrinde karaya çıkarken Ptolemeaios’un görevlileri tarafından öldürüldü. Ptolemeaios, onun başını Sezar’a gönderdi, Çalışkanlığı, enerjisi ve sağduyusu sayesinde sevilen bir kumandan ve başarılı bir yönetici olan Pompeius, demokratik geleneğin karşılaştığı engellerden yararlanmasını bildi; bu engelleri, olağanüstü yetkiler kazanmak amacıyle kullandı. Böylece Sezar’lara ve Octavius’lara umut kapısı açtı. Ama gerekli reformları anlayamadığı ve siyasî topluluklar konusunda yeterince bilgi edinmediği için, Sezar’ın dehasıyle boy ölçüşemedi. (L)
04 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POMPEİUS (Cneius Magnus) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POMOERİUM veya POMERİUM
Tarih 03 Haziran 2009
POMOERİUM veya POMERÎUM (post, sonra veya pone, arkasında ve murus, duvar’dan lat. k.). Rom. tar. Roma şehrini sembolik bir şekilde belirleyen kutsal çizgi.
— ANSiKL. Pomoerium, bir sitenin sınırlarını kutsal bir çizgiyle belirlemeğe dayanan, etrüsk asıllı, eski bir dinî törenden gelir. Başlangıçta bu sınır, ekilip biçilmesine ve üstüne bina yapılmasına izin verilmeyen, kenarları surlarla çevrili yasak bir alanı belirtirdi. Pomoerium aynı zamanda, çevresi bu şekilde sınırlanmış olan siteyi kutsal bir bölge, silâhlı birliklerin ve mezarların varlığıyle bozulmamış bir dinî törenler çevresi haline de getirirdi. Liktorlar buraya gelince baltalarını fascellus’larından çıkarmak zorundaydılar. Zafer töreni dışında hiç kimse buraya savaş kıyafetiyle giremez, yüz kişilik halk meclisleri de pomoerium’un ancak dışında toplanabilirdi.
M. ö. 88 yılında, Sulla devrinde, askerlerin pomoerium’u aşarak içeri girmeleri gerçek bir hükümet darbesi oldu. Pomoerium’un belirlediği alan, aslında sitenin ve hattâ surların kapsadığı alandan daha küçüktü. İmparatorluk devrinde, bu alanın şehre uygun duruma getirilmesi için pomoerium’da bazı değişiklikler yapıldı. İmparatorluk devrinde, özellikle Augustus, Claudius ve Vespasianus’un hükümdarlıkları sırasında bu alanın genişletilmesi için ne gibi tedbirlerin alındığı meçhuldür. Ama bu sınırın, bazıları günümüze kalan bir sıra stütunla belirtildiği bilinmektedir. (L)
03 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POMOERİUM veya POMERİUM hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Polonya-Sovyet savaşı
Tarih 03 Haziran 2009
Polonya-Sovyet savaşı, 1920′de Polonya ile Sovyet Rusya arasında çıkan ve Riga antlaşmasında Polonya-Sovyetler birliği sınırının tespitine yol açan savaş. Versailles antlaşması Polonya’nın bağımsızlığını tanımış, fakat sınırlarından bir kesimi tam olarak tespit etmemişti. Galiçya ve Silezya’da savaştıktan sonra Pilsudski, Rus ve Polonya devletlerinin yalnız Curzon hattıyle ayrıldıkları doğuya yöneldi. Ağustos 1919′da Minsk’i işgal etti, nisıan 1920′de de Ukrayna’ya girdi; Petlyura ile yaptığı bir anlaşma sonunda da 7 mayısta Kiev’i ele geçirdi. Haziranda Kamenev, Tuhaçevskiy ve Yegorov kumandasındaki Sovyet kuvvetleri Borisov ve Jitomir yönünde saldırıya geçti. Sürekli bir cephenin yokluğu ve Polonyalıların bir karşı saldırısına rağmen Budyonyi kumandasındaki kızıl süvari birlikleri Polonyalıları Kiev’i boşaltmak (10 haziran) ve güneyde Sikorski kumandasındaki V. Polonya ordusunu güç şartlar altında geri çekilmek zorunda bıraktı. Bu sırada Kızılordu kuzeyde geniş bir çevirme hareketine girişmişti. 2 Temmuzda Tuhaçevskiy ünlü günlük emrini verdi; «Dünya yangını’nın yolu Polonya’nın cesedi üstünden geçiyor». Temmuzda Polonyalılar Wilno, Grodno, Brest – Litovsk ve Bialystok şehirlerini kaybetti. 4 Ağustosta Budyonyi, Kowel’i ele geçirdi, sonra Galiçya’ya girdi.
Bu sırada Soldau’ya ulaşan Tuhaçevskiy de Varşova’yı tehdit etmeğe başlamıştı. Bu durum, Londra ve Paris’te büyük bir heyecanın doğmasına yol açtı. Bu devletler Polonya’ya Weygand’ın başkanlığında bir fransız -ingiliz heyeti gönderdiler (24 temmuz). Weygand’ın kumandan ve teşkilâtçı olarak edindiği tecrübelerden yararlanan Polonya daha sonra onu askerî danışman olarak görevlendirdi. Weygand, fransız heyetinde general Henrys tarafından yönetilen iki yüz fransız subayını savaş meydanında hemen harekete geçmeyi ve haber toplamayı gerektiren bütün noktalarda görevlendirdi. Weygand ile anlaşma halinde olan Pilsudski, kuvvetlerini Varşova üstüne geri çekti, bir yedek orduyle karşı saldırı hazırlığına girişti. Bu saldırı 12 ağustosta başkent dolaylarında başladı; şehrin banliyösündeki Praga mevkii Rusların ateşi altındaydı. Haller ve Sikorski düşman kuvvetlerini olduğu yerde tespit ederken, Pilsudski kumandasındaki IV. Polonya ordusu tarafından girişilen büyük bir harekât Sovyetler’in geri hatlarını kesti, Bug ve Neman nehirlerine kadar ulaştı. Zaferi kazanan Polonyalılar 18 ağustosta Bialystok’a, 19 ağustosta da Rovno’ya girdiler. 12 Ekimde imzalanan bir ateşkes antlaşmasından sonra 18 mart 1921′deki Riga antlaşması Polonya ile Sovyetler birliği arasındaki ilişkilerin normale dönmesini sağladı. (L)
03 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Polonya-Sovyet savaşı hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Polonya seferleri.
Tarih 03 Haziran 2009
Polonya seferleri.
• Birinci Dünya savaşı. 20 Ağustos 1914′ten sonra arşidük Friedrich kumandasındaki iki avusturya-macaristan ordusu Bug ve Vistül arasından rus sınırını aşarak Lublin ve Komarow üzerine yürümeğe başladı. Ama 26 ağustosta rus ordusunun güney kanadı saldırıya geçti. Tarnopol ve Lwow’u ele geçirdi. 28 Ağustosta Przemysl’i kuşattı ve Silezya’yı tehdit ederek geri çekilmekte olan Avusturyalıları Karpatlar boğazına ve Wisloka boğazına kadar sürdü. Bunun üzerine Avusturyalılar Almanlardan yardım istedi. Hindenburg Silezya’da yeni kurulan IX. Ordunun başında 28 eylülde İvangorod (Deblin) yönünde bir karşı saldırıya geçti. Ama çok geçmeden 60 rus tümeni tarafından girişilen genel bir saldırıyla karşılaştı. Hindenburg 27 ekimde Vistül’den Warta üstüne çekilmek zorunda kaldı. Reich sınırlarını korumak amacıyle Doğu cephesi başkumandanlığına getirilen Hindenburg, 12 kasımda, IX. Mackensen ordusuyle Lodz yönünde Ruslara yandan saldırıya geçti ve birlikleri sarılmak tehlikesinden güçlükle kurtulabildi. Lodz’un düşmesi (5 aralık) askerî harekâta son verdi Ye Wloclawek-Tarnopol cephesinde çarpışmalar durdu. 1914 Seferi kesin bir sonuç alınmadan sona erdi.
Ruslar düşmanlarını iyice sıkıştırıyorlardı, ama Hindenburg ile Ludendorff’un, Tannenberg’de olduğu gibi yaptıkları ustaca manevralar sayesinde Almanya istilâ edilmekten kurtuldu. 1915′te, Alman Yüksek kumandanlığı harekâtın ana hedefi olarak tekrar Polonya’yı seçti
(bk. Birinci DÜNYA SAVAŞI); genel karargâh Pszczyna’ya (Pless) [Yukarı Silezya] yerleşti. Hindenburg, Augustow üstüne yaptığı ve Doğu Prusya’yı kurtaran başarılı saldırısından sonra, Mackensen’in emri üzerine Seeckt’in kurmaylığını yaptığı ve rus cephesinin yarılması işiyle görevlendirilen 18 tümenlik bir ordu kurdu. 2 Mayısta, Gorlice’ye karşı her yönden harekâta geçti ve Galiçya’yı yeniden ele geçirdi. Kısa bir süre sonra güneydeki Mackensen ile kuzeydeki Gallwitz, Varşova çıkıntısına karşı aynı zamanda saldırıya geçtiler. Ruslar ağustosta başkenti boşaltmak zorunda kaldı. Batı cephesinin (Artois ve Champagne’da fransız saldırıları) ihtiyaçları ve Sırbistan seferinin hazırlıkları dolayısıyle baskı hafifledi. Ama 13 temmuzda Galhvitz, Rusları Przasnysz’ye ve 17 temmuzda da Narew’e sürdü. 30 Temmuzda Almanlar Vistül’ü yukarıdan aştı ve geri çekilen rus ordularını Lublin ile Brest’e doğru sürdüler. Bununla birlikte, ağustos sonuna doğru, Borisov’da Berezina’ya ulaşan alman süvarisinin çabalarına rağmen cephe bir daha 1917 yılına kadar bozulmayacak şekilde Mitau – Smorgonie -Pinsk – Gzernowitz (Çernovtsıy) hattı üzerinde kaldı. Bu sefer Ruslara çok büyük kayıplara mal oldu (900 000 esir). Durumdan sorumlu tutulan ve gözden düşen büyük dük Nikolay Kafkasya cephesine gönderildi. Ama Polonya’yı ele geçiren Almanlar, Rusları kendi sınırlarından 500 km içeri sürdülerse de onları yok etmeyi başaramadılar.
• İkinci Dünya savaşı. 1939 Seferi. Eylülün birinci günü sabah saat 5′te Wehrmacht savaş ilân etmeden Polonya’ya girdi. Luft-waffe, ikiye ayrılan 2 700 uçağıyle şehirleri bombalamağa başladı ve savaşa ağırlığını koydu. İki ordu grubuna bölünmüş olan (kuzeyde Bock; güneyde Rundstedt) ve aşağı yukarı 1 500 000 kişiden meydana gelen 7’si zırhlı 70 alman tümenine karşı Polonya, 2 000 km uzunluğunda bir cepheyi savunmak zorunda olan ve 600 uçakla desteklenen 750 000 kişilik bir orduyu cepheye sürdü. Yıldırım savaşının en yetkin örneği olan alman manevrasının amacı Vistül’ün batısında bulunan polonya kuvvetlerini yandan çevirmekti. Pomeranya ile Doğu Prusya yolunu açan Bock, Danzig koridorunu çevirdi, Narew’e ulaştı (6 eylül), Bug’u geçti (10 eylül) ve Rundstedt’in kuvvetleriyle birleştiği Varşova önlerine geldi. Bu sırada Rundstedt’in kumandasındaki ordular da Warta’yı geçmiş, 6 eylülde Krakow’u, 8 eylülde de Lodz’u ele geçirerek başkentin kapılarına dayanmıştı.
Bu kuvvetler 16 eylülde San sınırlarına u-laştı ve Przemysl’i ele geçirdi. Bütün cephe boyunca Polonyalılar büyük bir tank savaşının yapıldığı Kutno ve Varşova’ya doğru geri çekildiler. Rydz-Smigly’nin Bug-Vistül San hattı üzerinde durumu düzeltmek için giriştiği teşebbüsler de 12 eylülde başarısızlıkla sonuçlandı. Buna karşılık 14 eylülden beri düşman kuvvetler tarafından tamamen sarılmış olan Varşova garnizonu umutsuzca direnmeğe devam etti. Biolystok ve Lwow’a doğru ileri hareketlerine devam eden Bock ve Rundstedt kuvvetleri 16 eylülde birleşti. Artık Wehrmacht’m bütün işi, Modlin, Varşova, Zamosc, Gdynia ve Lwow’da çevrilmiş olan polonya kuvvetlerini yok etmekten ibaretti. Bu sırada Kızılordu Doğu Polonya’ya girdi ve 22 ile 28 eylül anlaşmalarıyle tespit edilen bir sınır hattı üzerinde alman kuvvetleriyle buluştu.
Almanlar Ruslara bırakılan Lwow ile Bialystok’u derhal boşalttılar, 18 eylülde Polonya hükümetiyle Yüksek Kumanda heyeti birkaç birlikle Romanya’ya geçti. 1944 Yazı saldırısı sırasında sovyet kuvvetleri Doğu Polonya’ya, sonra Vistül’e ulaştı. Lublin’in düşmesi Rusya’nın 21 temmuzda Polonya’da Chelm’de geçici bir hükümet kurmasını sağladı. Rus ilerleyişi 1 ağustosta Varşova’da general Bor Komorovvski tarafından yönetilen polonyalı yurtseverlerin topluca ayaklanmasına yol açtı. Ama Almanların varşova halkına uyguladıkları korkunç baskıya rağmen Rokosovskiy kumandasındaki sovyet ordusu 4 ağustosta Wehramcht tarafından tamamen yakılıp yıkılan başkent yönünde giriştiği saldırıya 4 ağustosta son verdi. Rokosovskiy, Jukov ve Konyev emrindeki üç sovyet ordusu ancak 12 ocak 1945′te Vistül’e ulaşarak Polonya’da genel bir saldırıya geçti. Varşova’yı (17 ocak), Krakovv’u (18 ocak), Lodz ve Kutno’yu (19 ocak), Poznan’ı (27 ocak) ele geçirdi. Torun’un düşmesinden sonra da 1 şubatta Almanlar hemen hemen bütün Polonya topraklarından çıkarılmıştı. (L)
03 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Polonya seferleri. hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLO
Tarih 02 Haziran 2009
POLO i. (tibetçe pulu, top’tan ing. k.). Spor. Topu, ucu tokmak biçimi uzun bir sopa ile vurarak rakip kaleye sokmağa dayanan ve ata binerek yapılan spor. Esanl. çevgân veya ÇEVGEN.
— Kıyf. Uzun kollu, devrik yakalı spor gömleği.
— ANSiKL. Spor. Polo, 275 m uzunluğunda, 140 m genişliğinde çimen bir sahada, at üzerinde, genel olarak dörder kişilik iki takım arasında oynanır. Her oyuncunun elinde 1,30 m uzunluğunda bir özel sopa bulunur. Hakem, çim sahada karşılıklı yerlerini alan iki takımın arasına tahta bir top (8,5 sm çapında, 121 ile 135 gr ağırlığında) atar. Takımlardan biri, 7,5 m genişliğindeki rakip kaleye topu sokmayı başarırsa, bir sayı veya bir gol kazanır. Oyun her biri en fazla sekiz dakika süren, sekiz devre olarak oynanır. Oyuncuların atlarını değiştirebilmeleri için devre sonlarında üçer dakikalık ara verilir. Polo oynamak için, özellikle bu spor dalında yetiştirilmiş kısa boylu midilli atları kullanılır. (Asya asıllı bir oyun olan polo çok eski zamanlarda İran’da, Hindistan sınırı boyunda oynanırdı.) 1871′de Hindistan’dan dönen ingiliz askerleri tarafından İngiltere’ye getirildi. Polonun kuralları Hurlingham-Club tarafından konmuştur. İngiliz Milletler topluluğunda ve Arjantin’de çok yaygındır. (L)
POLO (Marco). Bk. MAKCO POLO.
02 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLO hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLİTRAVMATİZE
Tarih 02 Haziran 2009
POLİTRAVMATİZE sıf. ve i. (fr. poly-traumatise). Aynı kaza sırasında birçok yerinden yara bere almış yaralı.
— ansikl. Sivil veya askerî facialar, özellikle trafik kazaları çeşitli yerlerinden travmaya maruz kalan bir ağır yaralılar kategorisini meydana getirmiştir: politravmatize’ler. ölü gibi görünen bu yaralıların lezyonları üç sebepten ileri gelir: doğrudan doğruya şok, iç organların kendi boşluklarında savrulması ve omurga ekseninin anormal kıvrılması. En ağır lezyonlar, başta, göğüste ve karında bulunur; bazıları gözle görülür; fakat vücudun içerisinde, derinde olanları da hesaba katmak gerekir. Gövdedeki bu lezyonlarla birlikte kol ve bacaklarda da lezyonlar olabilir ve şok durumunu ağırlaştırarak hayatî görevleri tehlikeye sokabilir. Bu gibi yaralanmalarda ilkyardım büyük önem taşır; özellikle yaralıların kaza yerinden hırpalanmadan çıkarılarak hastahaneye yollanması ölümden kurtulma imkânını artırır. Gerçekten, bu gibi yaralıların yüzde 60′ı kazadan sonra bir saat içinde ölür. Bu yaralılar özel merkezlerde tedavi edilmelidir; cerrahî bir müdahaleye girişmeden önce ağır yaralıların canlandırılması için geniş maddî imkânlara ve yetişmiş uzman personele ihtiyaç vardır. (L)
02 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLİTRAVMATİZE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİNG DI-HUAY
Tarih 02 Haziran 2009
PİNG DI-HUAY, cinli asker ve siyaset adamı (Çao-çan, Hu-Nan 1898). Çin Komünist partisi üyesi (1923) ve Kızılordunun başta gelen yöneticilerinden biri oldu. Uzun Yürüyüş sırasında (1934-1935), Çin-Japon harbinde (1937-1945) ve Güneybatı Çin topraklarını işgal ettiği üçüncü Çin iç savaşında (1946-1949) Çu Teh’in yardımcısıydı. 1950′de, Kore’deki çin birliklerine kumanda etti; bu savaşa son veren Panmunjom anlaşmalarını Çin adına o imzaladı (temmuz 1953). Millî Savunma bakanı ve başbakan yardımcısı (1954), Partinin Siyasî büro üyesi (1955) oldu, aynı yıl rütbesi mareşalliğe yükseltildi. Lu-Çan’daki (ağustos 1959) Merkez komitesi toplantısından sonra, Millî Savunma bakanlığına, onun yerine Lin Piao getirildi. 1966 Ocak ayında ise tutuklandığı bildirildi. Sovyet örneğine uygun bir ordu kuruluşundan yanaydı; Lin Piao tarafından girişilen, ordunun alabildiğine siyasîleştirilmesi hareketine karşı durmuş olduğu sanılır. (L)
02 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİNG DI-HUAY hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Polis teşkilâtı
Tarih 01 Haziran 2009
Polis teşkilâtı (Mîlletlerarasi ağir ceza), daha çok interpol (önceleri teşkilâtın telgraf adresiydi) adiyle bilinen bu teşkilât, aşağı yukarı 90 ülkede şubesi olan ağır ceza polis kuvvetlerinin milletlerarası suçlarla mücadelede birlikte çalışmasını kolaylaştırmak amacıyle kurulmuştur. Teşkilâtın yönetim merkezi (genel sekreterlik) Paris’tedir ve en büyük yetkilisi olan genel kurulda her yıl başka bir başkentte toplanır. Komünist ülkeler dışında (Yugoslavya hariç) hemen bütün batı dünyası ülkelerini kapsayan bu teşkilâtın amaçlan şunlardır:
1. üye ülkelerin bütün ağır ceza polis makamları arasında ve bu ülkelerin kanun sınırları içinde karşılıklı yardımı sağlamak ve geliştirmek;
2. sıradan suçların önlenmesi ev ortadan kaldırılmasına etkili bir şekilde katkıda bulunmak üzere kuruluşlar meydana getirmek ve geliştirmektir. Interpol’ün siyasî, askerî, dinî ve ırkçı faaliyetlerde bulunması kesinlikle yasaktır.
Radyo, televizyon ve sinema, Interpol’ü halka, bütün dünyada ülkeden ülkeye dolaşarak, istediği yerde tutuklamalar yapabilen ajanlara sahip esrarengiz bir milletlerarası ağır ceza soruşturma kuvveti olarak tanıtmıştır. Oysa bu tanıtma gerçeğe uymaz. Çünkü dünyadaki ülkeler değişik kanun sistemlerine sahip bağımsız devletlerdir, ayrıca bu devletlerin ceza kanunları ve davalara bakma usulleri esas itibariyle birbirinden farklıdır. Hiç bir bağımsız devlet, yabancı bir teşkilâtın, kendi polis teşkilâtına karışmasını veya kanunlarını hiçe saymasını kabul etmez. Ağır Ceza Polis teşkilâtının elindeki başlıca silâh her ülkede çalışabilen bir polis ajanı değil, suçluları iade anlaşmasıdır. Interpol’ün uğraştığı kimse, başlıca üç kategoride ele alınabilir.
Bu kategorilerin birincisi millî sınırları aşar ve çeşitli ülkelerde suç işleyen kimseleri kapsar. (Meselâ, altın ve uyuşturucu madde kaçakçıları gibi.) İkinci kategoride ise, yabancı ülkelere gitmeyen, ama işledikleri suçlarla bu ülkeleri etkileyenler yer alır. (Meselâ, kalpazanlar.) Nitekim, Londra’da yaşayan bir kimse sahte dolar basarak A. B.D.’yi de ilgilendiren bir suç işleyebilir. Bir ülkede suç işleyerek yakalanmak korkusuyle diğer bir ülkeye kaçan kimseler ise üçüncü kategoriyi meydana getirir. (Meselâ, bir adam Paris’te suç işler ve iki saat sonra Londra’da olabilir.) Interpol’ün genel kurulu, teşkilatın siyasetini denetler, üyeliğe kabul konusunda olumlu veya olumsuz kararlar alır, yürütme komitesini seçer ve bütün ülkelerin polis teşkilâtlarıyle ilgili konuları tartışır. Yürütme komitesinin dokuz üyesi vardır (bir başkan, iki başkan yardımcısı ve altı üye). Başkan dört yıl, diğer üyeler ise üç yıl için göreve seçilirler. Komitenin görevleri, genel kurul kararlarının uygulanmasına nezaret etmek, kurulun yıllık toplantısı için gündem hazırlamak ve bir bakıma genel sekreterliği denetlemektir. Genel sekreterlik, özellikle fransız polis teşkilâtı subaylarından meydana gelir. Başında, Interpol’ün günlük çalışmalarını denetleyen bir genel sekreter bulunur. En önemli görevlerinden biri, haberleri derlemek, kaydetmek, incelemek ve yaymaktır. Bu iş, suç araştırmasında önemli bir yer tutar. Genel sekreterliğin başlıca bölümlerinden biri, bu işi merkezden yöneten milletlerarası bir bürodur. Genet sekreterliğin bir kayıt bürosu vardır. Milletlerarası suçluları, özellikleri, suç ortakları ve çalışma tarzları hakkında üye ülkeler polisinin verdiği bilgiler bu büroda toplanır. Bu bilgiler ilgili ülkelere radyo-telsizle ve bazı gizli bildirilerle iletilir.
İnterpol’ün özel bir telsiz şebekesi vardır. Bu şebekenin merkezî kontrol istasyonu Paris’in hemen dışında kurulmuştur ve Londra, Tel-Aviv, Yafa, Stockholm ve Rio de Janeiro gibi birbirinden çok uzak yerlerdeki istasyonlara bağlantılıdır. Ayrıca, mesajların şifrelenmesinde de özel bir kod kullanılır.
Bu gizli bildiriler dört çeşittir. Birincisi iade işleminin başlayabilmesi için sanığın gözaltına alınmasını ister. İkincisi, suçlu ve çalışma tarzı hakkındaki bilgileri bu kimsenin geçici olarak kalabileceği ülkelerin polisine bildirir. Üçüncüsü, kişilerle değil, değerli eşyalarla ilgilenir. Suçun işlendiği ülkede çalındığı sanılan mücevherler veya sanat eserleri konusunda bilgi verir. Dördüncüsü ise kimliği tespit edilmeyen cesetlerle ilgilidir ve bu kimselerin kimliklerini bulmak amacını güder. Genel sekreterliğin Lahaye’de, sahtekârlık ve kalpazanlık dairesi adında bir şubesi de vardır. Ayrıca, tiye ülkelerin her birinde, bu ülkelerdeki polis teşkilâtının genel sekreterlikle veya öbür üye ülkelerin polis teşkilâtıyle haberleşmesini sağlayacak bir haberleşme bürosu vardır. Bu büro Millî Merkezî büro (National Central bureau) [N.C.B.] adiyle bilinir. Birleşik Krallık ve sömürgelerinin N.C.B.’si Londra’da, New Scotland Yard’daki Metropolitan Polis merkezinde kurulmuştur. A. B.D.’ninki de Washington’dadır. İnterpol çalışmalarına Avrupa’da 1923′te başladı. Bu şaşırtıcı bir olay değildir, çünkü birçok avrupa ülkesi ortak sınırlara sahipti.
Bu yüzden, meselâ Belçika’da suç işleyen bir suçlu, bir saat içinde öbür dört ülkeden birinde olabilirdi. Uçak yolculuğu, öbür ülkelere kaçma fırsatlarını geniş ölçüde arttırdı. Birinci Dünya savaşından sonra suçlarda büyük bir artış görüldü. Bu suçlardan en çok zarar gören ülkelerden biri Avusturya oldu. Bundan dolayı da Viyana Polis idaresi başkanı Johann Schober 1923′te, öbür ülkelerin ağır ceza polis temsilcilerini biraraya toplamak için hükümetin desteğini sağladı. 20 Ülkenin temsilcileri karşılaştıkları meseleleri tartıştılar ve böylece Milletlerarası ağır ceza polis komisyonu kuruldu. Teşkilâtın ilk merkezi Viyana ve ilk başkanı da Schober oldu. 1923′ten 1938′e kadar komisyon hayli gelişti.
1938′de naziler Avusturya’yı ve böylece İnterpol’ü de ele geçirdiler; teşkilâttaki bütün belgeler Berlin’e götürüldü. İkinci Dünya savaşının patlak vermesi teşkilâtın faaliyetlerine ara verdi. Savaştan sonra, Belçika Adalet bakanlığının polis teşkilâtı genel müfettişi Florent Louwage, milletlerarası suçlarda yeniden bir artış olacağını anladı. Dört devletin işgali altında bulunan Avusturya artık merkez olamazdı. Ayrıca Belçika da bu sorumluluğu yüklenemezdi. Ama Fransa hükümeti, Interpole yönetim merkezinin Paris olmasını teklif etti. Ayrıca bu yönetim merkezinde fransız polis memurlarından kurulu bir genel sekreterlik bulunacaktı. Bu teklif büyük bir memnuniyetle kabul edildi. Böylelikle İnterpol, Louwage’ın başkanlığında ve dört kişilik bir yürütme komitesiyle yeniden kuruldu. Ama savaş öncesi belgelerin kaybolması veya tahrip edilmesi dolayısıyle Interpol’ün yeniden teşkilâtlandırılması gerekiyordu. İnterpol gelişti ve 1940 yılında 19 olan üye ülke sayısı 1955′te 55′e çıktı. 1955′te genel kurul modern ve eksiksiz bir tüzük meydana getirmeğe karar verdi. 1956′da kabul edilen bu tüzükle teşkilât Milletlerarası Ağır Ceza Polis teşkilâtı adnı aldı. Teşkilâttaki gelişmeler devam etti ve 1960′tan sonraki yıllarda üye ülkelerin sayısı 90′a çıktı, özellikle 1960-1961 yıllarında bağımsızlığını kazanan birçok ülkenin katılmasıyle üye sayısı önemli ölçüde arttı. (M)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Polis teşkilâtı hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLİS,Polislik
Tarih 01 Haziran 2009
POLİS i. (yun. politeia > lat. politia’dan fr. poliçe). Şehirde kamu düzeni, huzur ve güvenliğini sağlayan teşkilât, kolluk: Meseleyi polise aksettirdiğime üzülüyorum (R.H. Karay). || Bu teşkilâtın görevli memuru, kollukçu: Genç bir polis isimlerimizi yazdı (F. R. Atay). Karşısında duran polise de: — Hanımları yerlerine götür… (Ahmed Rasim). || Polis hafiyesi, suç sayılan işi veya bu işi yapan kimseyi araştırıp meydana çıkarmakla görevlendirilmiş kimse, detektif.
— Ask. Askerî polis, ordu mallarını korumak, suçları önlemek, düzen ve asayişi sağlamak, suçluları tutuklamakla görevli askerlere verilen ad. (Askerî polis, daha çok, başta A.B.D. olmak üzere, bazı yabancı ordularda bulunur. Türk Silâhlı kuvvetlerinde bu görevi Askeri inzibat teşkilâtı görür.)
— Denize. Gemi polisi, gemi mürettebatının disiplinini sağlamakla görevli polis âmiri. (Türk Deniz kuvvetlerinde bu görevden gemi ikinci kumandanı sorumludur; subay, assubay ve erlerden bu göreve ayrılanlarla bu işi yürütür.)
— Ed. Polis romanı (veya oyunu), bir suçluyu bulmak veya tespit etmek amacıyle yapılan soruçturmayı konu alan roman, oyun. Bk. ANSiKL.
— İda. huk. Bir ülkenin sükûn, güvenlik, sağlık ve düzenini sağlamak ve korumak amacıyle idare tarafından alman ve yürütülüp gerçekleştirilmesi birtakım müeyyidelerle sağlanan genel ve kişisel tedbirlerin ve bu amaçla yerine getirilen hizmetlerin tümünü ifade eden terim.
(Bk. ANSiKL.) || Genel zabıta memuru. Bk. ANSiKL. || Polis âmiri. Bk. EMNİYET âmiri. \\ Polis komiseri.
Bk. KOMiSER. || Polis nezareti altına alma. Bk. EMNİYET {Emniyeti Umumiye Nezareti).
— Tar. Bk. ANSîKL.
— ANSiKL. Ed. Tarihçiler, geçmişte birçok polis romanı örneği bulurlar: bedevî evsanelerinde ve birçok ülkenin folklorunda, bir suçluyu bulmak için ustaca ve kurnazca yollara baş vurulduğu görülür. Sophokles’in Kral Oidipus’u bir cinayetin soruşturmasıdır. Gerçekte polis romanı, ancak roman, modern batı edebî türü olarak kendini kabul ettirdiği ve toplumun karmaşıklığı en az onun kadar karmaşık bir güvenlik teşkilâtının kurulmasını gerektirdiği zaman ortaya çıktı.
Gerçek «polis romanı» Edgar A. Poe ile başladı, işitilmedik Hikâyelerim (The Tale of Grotesque) birçoğunda bu türün bazı kuralları görülür: The Mystery of Marie Roget (Marie Röget’nin Esrarı); Morg Sokağı Cinayeti (The Murders in the Rue Morgue). Polis romanı önceleri klasik bir soruşturma romanıydı: bir cinayet işlenmiştir, bir polis hafiyesi oıtaya çıkar ve ipuçlarını yorumlayarak, cinayetin nasıl işlendiğini tasarlayarak suçluyu bulur. Edgar A. Poe’dan hemen sonra akla gelen ilk isim Sherlcck Hclmes’in yaratıcısı Conan Doyle’dur. Ayrıca, çeşitli ülkelerden, Van Dine, Ellery Queen, Carter Dickson (John Dickson Carr da denir), Helen Mac Cloy; Agatha Christie ve Gaston Leroux gibi yazarlar sayılabilir. Şunu da belirtelim ki polis romanı hiç bir zaman basit bir soruşturma olarak kalmamış, başka unsurlara da yer vermiştir: meselâ Conan Doyle’un Kızıl Leke’smde (A Stody in Scarlet), kitabın hemen hemen yarısı Holmes ortaya çıkıncaya kadar sadece basit bir macera romanıdır.
Maurice Leblanc (Arşene Lupin’in yaratıcısı), Marcel Allain ile Pierre Souvestıe (Fan-tomas), Edgar Wallace, Leslie Charteris (le Saint), E.S. Gardner adiyle de bilinen A.A. Fair (detektif avukat Perry Mason tipinin yaratıcısı), Jacques Decrest, Boileau ile Narcejac ve Q. Patrick’in eserleri ve sayısız kahramanlara yer veren (Fu-Mançu, Charlie Chan, Misler Moto) bölümlü anglosakson romanları, klasik macera romanlarına daha yakın eserlerdir. Bu eserlerde gene de soruşturmaya yer verilmiştir, fakat asıl büyük yeri macera ve yabancı ülkelerin tasviri tutar; bazen de roman her şeyden önce psikolojiye dayanır. Bu roman türünün macera romanına yakın bir başka çeşidi de casusluk romanıdır (Eric Ambler, Peter Gheyney, Pierre Nord, Jean Bruce, A.L. Dominique). Polis romanının gelişmesi, aynı örnek üstüne kurulmuş entikaların anlatımına büyük bir kuruluk getirdi ve polis romanı yenileşmek için sağduyunun kolay kolay kabul edemeyeceği durumları ele almağa başladı. Mahut «kapalı yer meselesi»ni (sımsıkı kapalı bir odada öldürülen bir adam) çözümleme yolları belirli ve sınırlıdır ve bir yazarın yeni çözüm yolları araştırayım derken saçmalığa düşmesi işten bile değildir. Bu konuda yapılan en verimli yenilik, dehşet ve olağanüstü olayların polis romanına katılmasıdır: bu alanda Maurice Renard’ı, Frederic Brown’u, Richard Matheson’ı, Carter Dickson’ı ve Helen Mac Cloy u sayabiliriz. Leo Malet, Mickey Spilîane, William İrish, Raymon Marshall da (James Hadley Chase de denir) bu kategoriye sokulabilir.
Yavaş yavaş polis romanı iyi yürekli hafiye ve kötü ruhlu cani kalıbından sıyrıldı. Cinayeti ve polis soruşturmasını günlük gerçek çerçevesine alarak olağanüstülükten kurtardı ve soyal tasviri ön plana aldı. Bunun ahlâka aykırı bir yanı olduğunu söylemek doğru değildir: hafiyeler artık birer melek olmasalar bile (o sıralar amerikan romanının genel tutumu olan tarafsız tasvir), yazarın toplum karşısındaki ahlâkçı tutumunu ortaya koyar. Bu türde en güçlü eserleri verenler Dashieli Hammett, Raymond Chardler, R. Burnett, James Cain, Horace Mac Coy, Chester Himes gibi amerikalı yazarlardır.
öte yandan, polis romanı türünün bir başka çeşidi de, hafif ve mizahî polis romanıdır. Ama bu alanda başarılı eserler (P. G. Woodhouse, Carter Brown, Linda Grier-son, bazı eserlerinde Craig Rise, hattâ bazen de Carter Dickson) çok azdır.
Çok satılan polis romanlarının sosyolojik önemi tartışma götürmez. Fakat bu romanların edebî değeri de küçümsenemez: «resmî» tenkit bu tür kitaplarla ilgilenmediği için, yayımlanan bir sürü eser arasında en kalitelilerini bulup çıkarmak okuyucuya düşer. Böylelikle okuyucu Peter Cheyney’in büyük başarı kazanan çok sayıdaki eseri arasında bazı ince, fantastik ve nükteli hikâyelere rastlamak mümkündür.
Polis romanının, gelişmesi sırasında, «edebî» denilen bazı unsurlarla zenginleşmesine karşılık bazı büyük yazarların da polis romanları yazdıklarını unutmamak gerekir. Gerçi bazı amerikalı yazarlar (Vera Caspary, O. Henry, Ben Hecht ya da James Cain v.b.) için bu çok olağan bir şeydir, ama Dostoyevski (Suç ve Ceza), G. K. Chesterton (Father Brown [Brown Baba]), G. Bernanos (Bir Cinayet [Un Crime]), A. Arnoux (Reveries d’un Policier Amateur [Amatör Bir Polisin Hayalleri]), Graham Greene (Brighton Rock [Brighton Kayası]), W. Faulkner (Kutsal Sığmak [Sanctuary]), J.L. Borges (La Muerle y la Brujuala [ölüm ve Pusula]), A. Robbe Grillet’nin de (Les Gömme s) polis romanı yazdıkları söylenebilir. Bu tür edebiyatta gerek polis romanlarından uyarlama, gerek orijinal konulara dayanan tiyatro eserleri de vardır (J. B. Priestley’in Bir Komiser Geldi’si [An tnspecıor Calls]). Birçok polis romanı sinemaya da aktarıldı. Hattâ yazılan orijnal senaryolara dayanan filimler de vardır. Bu konuda, gerilim ustası A.Hitchcock’un filimleriyle H. G. Clouzot’nun bazı filimleri sayılabilir.
— İda. huk. Polis, kökü Yunanca olan bir terimdir. Site devletlerin bütün kamu hizmetlerini ifade ederken zamanla anlamı daralmış ve maddî düzenin sağlanmasına indirgenmiştir. Bu anlamıyle polis, zabıta ile eşanlamdadır. (Bk. idarî zabıta.) Ancak günümüzde zabıtanın özel şekillerinin de ortaya çıkması, iktisadî ve hattâ estetik konularda da zabıta faaliyetlerine girişilmesi karşısında polis kavramının tekrar genişlemeğe başladığı söylenebilir. Bk. EMNİYET.
• Polis terimi Türkiye’de ve genellikle halk arasında, fonksiyonel değil organik bir anlam taşımaktadır, özellikle genel kolluk, yani zabıta görevi yapan kişilere polis denir. Trafik polisi, sivil polis deyimleriyle genel zabıta memurları ifade edilir. Polis Vazife ve Selâhiyetleri Hakkındaki kanuna göre, polis şu durumlarda silâh kullanır: 1. kendini savunmak için; 2. başkasına yapılan ve başka türlü önlenmesi mümkün olmayan tecavüzlerde; 3. yakalanmış olan zanlı veya bir yere şevki polise bırakılmış zanlı yahut mahkûmun kaçması veya polise saldırması halinde; 4. korumağa memur edildiği yer veya kişilere yahut karakola yapılan ve başka türlü önlenemeyen tecavüzlerde; 5. ağır bir suç için arama yapılan yerden çıkıp kaçan ve dur emrine uymayan kimselere karşı; 6. ağır bir suçtan dolayı aranan zanlının yakalanması için başka imkân yoksa; 7. görevi sırasında silâhlı karşı koyma halinde; 8. toplu karşı koyma halinde; 9. devlet faaliyetlerine silâhlı karşı koyma halinde.
— Tar. Bir insan topluluğunun varlığı ve bu topluluk için çıkarılan kanunlar, asayişin muhafazasını ve kanunlara saygı gösterilmesini sağlamakla görevli bir zabıta kuvvetinin meydana getirilmesini zorunlu kılar. Bu, bütün medeniyetlerde böyle olmuştur. Yine bütün medeniyetlerde de, yürütme, yasama ve yargılama gücü başlangıçta aynı yüksek görevlinin kişiliğinde toplanmış ve zabıta, önceleri sadece yargılama gücünün bir alt bölümünü meydana getirmiştir.
Meselâ Firavunlar devrinde Mısır’da da, ülkedeki 42 bölgenin başında hem yönetici, hem de hâkim olarak bulunan 42 nomarkhos’un her birinin yanında, güvenlik görevlisi, sorgu hâkimi ve cellât olarak görev yapan bir çeşit polis şefi vardı. Sınırlarda askerî karakollar jandarma görevi yapardı. Aynı devirde, Çin’de büyük şehirlerde her sokak için ayrı bir güvenlik görevlisi vardı. Bu görevli, bölgesinin sınırları için’ de oturanların listesini çıkarmak, bu kimselere kanunların gereklerini hatırlatmak ve şüpheli kişileri gözetlemekle yükümlüydü, inka imparatorluğunda, on ailelik her topluluk bir mayok’un sürekli gözetimi altında bulundurulur ve bu denetim herkesin işini düzgün bir biçimde yapmasından başlayarak bir evdeki doğum olaylarının sıklık derecesine kadar uzanan geniş bir alanı kapsardı. Bu kimselerin görevlerini iyi yapmaları bazı denetimciler tarafından gözaltında tutulur, ayrıca o denetimciler de, bu uygulama konusundaki düşünceleri, görevlilerin yeterince çaba, gösterip göstermediklerini ve bu konuda verilen hükümleri öğrenmeğe çalışan, gezici ve en beklenmedik zamanlarda ansızın ortaya çıkan gizli görevliler tarafından denetlenirdi.
Eski Yunanlılar, her ay kura ile ve bir aylık süre için görev yapmak üzere, güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını sağlamakla yükümlü bir poliarkhos seçerlerdi. Poliarkhosların yardımcıları da, sürekli olarak o görevde bulunan, gelenek ve göreneklere uyulmasını, kamu güvenliğinin bozulmamasını sağlamak, çarşı ve pazarları denetlemek ve buralarda kullanılan tartıların doğruluğunu araştırmakla görevli nomophylakhos’lardı (kanun koruyucu). Nomophylakhos’ların küçük suçlar işleyenleri falakaya çekmek veya para cezasına çarptırmak için halkan vardı. Ama büyük suç işleyenleri âmirlerine teslim etmek zorundaydılar. Roma’da kral Numa, düzenin sağlanmasını, trafiğin güvenliğini, yangın söndürme işleri ve yolların bakımını aedilislere vermişti. Bu kurum daha sonra Latium’a, oradan da Roma eyalet şehirlerine geçti. Fakat seçimle iş başına getirildikleri için yetkilerini rahatlıkla kullanmaktan çekinen bu memurların yetersizliğine bir çare bulmak için imparator Auguslus bunların sayısını azalttığı gibi yetkilerini de kıstı ve Roma’da ve 35 fersahlık çevresinde bütün emniyet yetkilerine sahip olan bir şehir emniyet müdürlüğü (praefectus Urbis) kurdu. Bu sorumlunun yanına da, başkentin 14 mahallesinin her biri için bir tane olmak üzere 14 yardımcı (curatores Urbis) verdi. Hâkim cübbesi giyen bu curator’lar yardımcılarıyla birlikte kendi bölgelerine göz kulak olur, meyhaneleri denetler, suçluları kovuşturur, dükkânları teftiş eder ve bir felâket sırasında gerekli yardım teşkilâtını düzenlerdi.
Sokak güvenliği, gündüz 424 stationarii (her biri bir bina blokundan sorumlu olan polis memurları) tarafından sağlamdı; geceleri ise yedi kola ayrılan 1 000 vigilia çeşitli saatlerde devriye gezer, yangınları haber verir ve gereğinde, düzeni bozmağa kalkışanları yola getirirdi, imparatorluğun başlıca şehirlerinde kurulan bu teşkilât (Lutetia’da daha 270′te bir emniyet müdürü vardı), bu düzeni uygulamak şöyle dursun anlamaktan bile âciz olan barbarların doluşmasıyle işleyemez hale geldi. Dolayısıyle anarşi alabildiğine arttı, devlet otoritesi dağıldı ve eski usule uyularak idare, yargılama ve yürütme güçleri tekrar bir tek kişide toplandı.
• Osmanlılarda ilk zabıta teşkilâtı yeniçeri teşkilâtıyle birlikte kuruldu (1360). Bu teşkilât, yeniçeri ağasının ermindeydi ve başlıca görevi de hükümet merkezinin güvenliğini ve asayişini sağlamaktı. Teşkilâtın, salma çuhadarı, salma neferleri (sivil memurlar), subaşı, kolbaşı, vezir baştebdili> kullukçu zabiti, kullukçu çavuşu gibi bölümleri ve kademeleri vardı. Bu kuruluş Yeniçeri teşkilâtıyle birlikte ortadan kaldırıldı (1826). Yerine İstanbul’da Asakiri Muntazamai Mansure ve Asakiri Muntazamai Hassa teşkilâtı görevlendirildi (1826).Hizmet, Ihtisap nezaretince yürütülüyor, eyaletlerde de sipahiler aynı görevi yapıyordu. Anadolu ve Rumeli eyaletlerinde güvenliğin sağlanması işi bir süre Asakiri Redife’ye verildi (1834). İlk defa ayrıntılı bir nizamname hazırlanarak Zaptiye teşkilâtı meydana, getirildi (1845). Ertesi yıl bu kuruluş Zaptiye müşiriyeti seviyesine çıkarıldı (1846). Aynı yıl güvenlik işleri yeniden düzenlendi ve polis teşkilâtı yeni kurulan Zaptiye nezaretine bağlandı. Zaptiye müşiriyeti emrindeki Asakiri Zaptiye kuvvetleri de jandarma görevi yapmak üzere seraskerliğin bir bölümü durumuna getirildi. 1907′de 167 maddelik bir polis nizamnamesi çıkarıldı. 1913′te yürürlüğe konulan ikinci bir nizamnameyle polisin görev, yetki ve teşkilâtında ıslahat yapıldı. 22. VII. 1909′da uygulanmağa başlanan istanbul Vilâyeti ve Emniyeti Umumiye Teşkilâtına Dair kanun ileı Zaptiye nezaretinin görevleri bu yeni umum müdürlüğe verildi. istanbul Emniyeti Umumiye müdürlüğü 1923′e kadar işbaşında kaldı.
Kurtuluş savaşından sonra istanbul’daki bu umum müdürlük kaldırılarak, Ankara’da Emniyet Umum müdürlüğüne bağlı vilâyet polis müdürlükleri kuruldu (24. III. 1923). Teşkilâta ve mesleğe yeni bir düzen verilmesi düşüncesiyle 2049 Sayılı kanun çıkarıldı (30. VI. 1932). Bu kanunla polis, üniformalı ve üniformasız olarak ikiye ayrıldı, üniformalı polis atlı ve piyade bölümlerinde toplandı. Görev ve yetkilerin yeniden düzenlenmesi amacıyle 2559 Sayılı kanun çıkarıldı (4. VI. 1934). Teşkilât 3201 Sayılı ve 1937 tarihli Emniyet Teşkilâtı kanunuyle yeniden düzenlendi ve Emniyet Genel müdürlüğü kuruldu.
Bk. Emniyet Genel Müdürlüğü.
♦ Polislik i. Polisin görevi. || Polis gibi davranan. (LM)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLİS,Polislik hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLİNEZYA
Tarih 01 Haziran 2009
POLİNEZYA (fransız —Sı), Polinezya’nın çeşitli takımadalarını içine alan denizaşırı fransız toprağı; 4 000 km2; 84 550 nüf. İdare merkezi, Papeete. Cemiyet adalarını (Tahiti ve ona bağlı adalar), Tuamotu adaları ile Gambier, Marquises, Australes adalarını ve Clipperton adacığını içine alır. Bütün, okyanusun ortasında, 7° 51′ ve 27° 40′ güney enlemleriyle 134° ve 155° batı boylamları arasında, 4 milyon kilometre karelik bir alana yayılmıştır.
• Coğrafya. Adalar volkanik (Cemiyet, Marquises, Australes adaları) veya mercan asıllıdır (Tuamotu). İklim tropikaldir, fakat enleme göre çok değişiktir.
Polinezya asıllı ada halkının (Maoriler) hemen hepsi Hıristiyanlığı kabul etmiştir (üçte ikisi protestan); ticaretin büyük kısmı Sayısı 7 000′i bulan cinlilerin elindedir. Ayrıca,pek çok da melez vardır. Hastalıklara karşı daha iyi korunan Tahiti’nin nüfusu bugün hızla gelişmektedir. Beş yılda yüzde 16 artan nüfusun yansından çoğu yirmi yaşından aşağı gençlerdir. Başlıca gelir kaynakları yumrular tarımı, balıkçılık ve özellikle hindistancevizi yetiştiriciliğidir: yılda 25 000 ton üretilen hindistancevizi büyük bir gelir kaynağıdır. Cemiyet adalarında vanilya yetiştirilir; Tuamotu adasında sedef toplanır. Makatea’da işletilen fosfat madenleri bugün tükenmiştir, önemli hiç bir sanayi yoktur. Ticarette başlıca alıcı olan Fransa, ithalâtta yakın ülkelerle (Avustralya, Yeni Zelanda, A.B.D.) rekabet halindedir. Başkent Papeete dünyanın her tarafına deniz ve hava hatlarıyle bağlıdır, yeni havaalanı büyük bir uğrak yeridir, öbür adalarla ticaret goeletlerle yapılır.
• Hayat seviyesi ve iktisadî gelişme. Hindistancevizi ihracatı ve özellikle tahiti fosfatlarının işletilmesi, Fransız Polinezyası’nda hayat seviyesini oldukça yükseltti (Afrika ülkelerinin çoğundan yüksek). Un, şeker, şarap, konsantre süt, tütün v.b. tüketiminin artması, petrol ve çimentonun daha çok kullanılması da bunu gösterir; bununla birlikte tarım veya maden ürünlerinin ihracatına, dayanan iktisadî durum sağlam değildir; ham maden filizi ve tarım ürünleri Satıcısı bütün ülkeler gibi bu maddelerin dünya pazarındaki fiyat değişikliklerine bağımlıdır. Bu nazik durumu düzeltecek çarelerin çok sınırlı olmasına karşılık nüfusun hızla artması meseleyi daha da ciddîleştirir. Bugünkü başlıca gelir kaynaklan artmaktan çok azalma eğilimi göstermektedir. Tarım açısından hindistancevizi ağaçları yaşlanmakta ve yeni ağaçlar dikme ritmi yetersiz kalmaktadır. Yalnız en zengin sanayi tarımlanndaki (kahve, kakao, karabiber, ihraç meyveleri, parfüm elde edilen çiçekler) gelişmesi, hektar başına daha yüksek bir üretim ve gelir sağlayarak gerçek bir düzelme yaratabilir. Makatea’daki fosfat yatağı tükendiği için mesele sanayi açısından da çok ciddîdir. Yıldan yıla istekleri artan bölgesel bütçenin masraflarını karşılamak için pek çok kimse turizme bel bağlamıştır; bu alanda Polinezya’nın birçok kozu vardır: haklı olarak «Büyük Okyanus’un İncisi» adı verilen Tahiti’nin güzelliği, okyanusun güney kısmında çeşitli kıtalara (Amerika, Avustralya, Asya) eşit uzaklıkta bulunması.
• Tarih. Fransız donanması, iskeleler kurmak veya misyonerlerin telkin ettiği himaye isteklerini cevaplandırmak için XIX. yy.da Fransız Okyanusya tesislerini, 1957′den sonra da Fransız Polinezyası’nı meydana getirdi. Daha 1859-1860′ta ayrılan Yeni Kaledonya’nın dışında bu topluluk, Marquises ve Tuamotu adalarını (1842), 1843′ten sonra Tahiti ve ona bağlı adaları (Moorea, Australes adaları), Gambier adalarını (1844), Clipperton (1858) ve Rüzgâraltı adalarını (1887) kapsar. Yüzyılın sonunda her ada veya takımadada, himayenin yerini doğrudan doğruya yönetim aldı. Eylül 1940′ta Hür Fransa safına geçen Fransız Okyanusya tesisleri Büyük Okyanus taburuna büyük ölçüde asker verdi. 24 Mart 1945′ten sonra fransız vatandaşı olan yerliler, Fransızların yanı sıra Temsilciler meclisinin ve fransız asıllıların Paris’teki temsilcilerinin (1 milletvekili, 1 senatör, 1 Fransız birliği danışmanı) seçimine katılır. 1958 Referandumu ve 1959 Fransız anayasasıyle Fransız Po-linezyası bir denizaşırı fransız toprağı haline getirilmiştir.
1967 Meclis seçimlerinde Te Ea Api (Yeni Ses) partisi 10 milletvekili ve koalisyon ortağı U.N.R. (Tahiti birliği) 7 milletvekili çıkararak öbür grupları (13 milletvekili) geçtiler. Bağımsız cumhuriyetçi milletvekili F. Sanford’un yönettiği Te Ea Api partisi, iç muhtariyet taraftarıdır. Tam bağımsızlık taraftarları gerilemektedir. (L)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLİNEZYA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLİN
Tarih 01 Haziran 2009
POLİN (Pierre Paul marsales, denir), fransız şarkıcısı (Paris 1863- La Frette-sur-Seine 1927). Concert de la Pepiniere’de çalışmağa başladı, sonra Eden-Concert ve Alkazar’da çalıştı. Champignol Malgre lui’de (1892) oynadıktan sonra Cafeconcert’lerde saf asker rollerinde hayli başarı elde etti.
Başlıca şarkıları: La Grosse Julie (Şişko Julie); Mademoiselle Rose, Ma Tonguinoise (Benim Tonkin’lim); Cheri! (Sevgilim!) [1898]; Les Deux Visages (İki Çehre) [1909]; La Bonne Maison (Tam Aranılan Ev) [1912]; Le Grand-Duc (Büyük Dük) [1921]. (L)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLİN hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLİİMİT
Tarih 01 Haziran 2009
POLİİMİT i. (fr. polyimide’den). Plast. mad. Bir aromatik tetrakarboksilik dianhidrit ile bir aromatik diamin arasındaki tepkimeden elde edilen reçine.
—• ANSiKL. Poliimit’lerin çok elverişli birtakım özellikleri vardır: 400°C’a kadar mekanik niteliklerini kaybetmezler, çekilme katsayıları küçük, gazlara karşı geçirgenlikleri çok azdır. Bu özelliklerinden dolayı askerî alanda ve uzay cihazlarının yapımında kullanılır. (L)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLİİMİT hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLEVOY (Nikolay Alekseyeviç)
Tarih 01 Haziran 2009
POLEVOY (Nikolay Alekseyeviç), rus yazarı ve tarihçisi (Irkutsk 1796 – Petersburg 1846). önce Alman felsefesi, sonra V. Cousin ile batı romantizminin etkisinde kaldı. 1825′te Moskovskiy Telgrafı (Moskova Telgrafı) kurdu, bu gazete 1834′te kapatıldı. Polevoy, gazetesindeki yazılarıyle Rusya’da edebî tenkidi başlattı.
Eserleri: İstoriya Russkogo Naroda (Rus Halkının Tarihi) [1829-1833]; «Rus Edebiyatı Denemeleri» (1839), «Bir Rus Askerinin Anlattıkları» (1834) adlı töre romanı, v.b. (L)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLEVOY (Nikolay Alekseyeviç) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLEMARKHOS
Tarih 01 Haziran 2009
POLEMARKHOS i. (yun. k.). Esk. Yun. Ordu başkumandanı. (Atina’da, dokuz arkhondan biriydi. Kısa zamanda askerî sıfatlarını kaybetti: M.ö. V. yy.da yalnız göçmenlerle yabancıların hukukî meselelerine bakan bir hâkim oldu.) [L]
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLEMARKHOS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLEJAYEV (Aleksandr İvanoviç)
Tarih 01 Haziran 2009
POLEJAYEV (Aleksandr İvanoviç), rus şairi (Ruzayevka, Penza ili 1804 – Moskova 1838). Saşka adlı şiirindeki bazı mısralar Nikolay I’ kızdırdı, er olarak askere alındı (1826), sonra Kafkasya’ya sürüldü (1829 – 1833). ilk kitabını 1832′de yayımladı. Bunu Kalyan (1833), Harp (1838) ve Nekahet Saatleri (1842) adlı eserleri izledi. (L)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLEJAYEV (Aleksandr İvanoviç) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLE
Tarih 01 Haziran 2009
POLE, soyluluk unvanını kral Richard II devrinde kazanmış, zengin bir ingiliz tacir ailesinin lakabı. Ailenin kurucusu Hull şehrine yerleşerek zengin olan WiLLiAM ATTE POLE’dur (öl. 1329′a doğr.). — İkinci oglu sir WİLLİAM ATTE POLE (öl. 1366), hükümete büyük ölçüde borç para verdi, Hull’un ilk belediye başkanı oldu, şövalyelik ve mührühas lordluğu payesini aldı. Oğulları ise ticaret hayatını bırakarak askerlik mesleğine girdiler. (L)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POLATKAN (Saim)
Tarih 01 Haziran 2009
POLATKAN (Saim), türk binicisi (Malatya 1907). öğrenimini askerî okullarda yaptı. 1932′de teğmen olduğu sırada Türk Millî Binicilik ekibine alındı. Aynı yıl Nice’de yapılan milletlerarası müsabakalarda Kısmet adlı atiyle ikinciliği kazandı. Atatürk, kendisine Çankaya isimli bir at armağan etti. 1935 Aachen konkurhipiklerinde «Ren mükâfatı», 1938 Nice konkurhipiklerinde «Polonya Ordusu mükâfatı» ve Varşova konkurhipiklerinde de «Millî mükâfat»ı kazandı. 1938 Roma konkurhipiklerinde «Mussolini kupası»nı kazanan türk ekibinde yer aldı. Son olarak 1948 Londra Olimpiyat oyunlarına katıldı. Uzun süre Binicilik federasyonu başkanlığı yaptı. (M)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POLATKAN (Saim) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİLUM
Tarih 01 Haziran 2009
PİLUM i. (lat. k.). Sil. Mızrak veya atış silâhı olarak kullanılan sivri uçlu bir çeşit ağır kargı. (Samnitler’den alındığı sanılır. Pilum, romalı lejyon askerlerinin saldırı silâhlarından biriydi.) [L]
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİLUM hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİLSUDSKİ (Jozef)
Tarih 01 Haziran 2009
PİLSUDSKİ (Jozef), polonyalı mareşal ve devlet başkanı (Zulowo, Lityanya 1867-Varşova 1935). Harkov’da tıp öğrencisiyken beş yıl için Sibirya’ya sürgün edildi. Dönüşünde (1892) Polonya Sosyalist partisi saflarında mücadeleye girişti. Lodz’ta tutuklandı (1899) ve Petersburg’a gönderildi. Kaçarak Krakow’a sığındı. 1904-1905 Rus devrimi sırasında Polonya’da tedhişçi hareketleri yönetti. Bir süre sonra her çareye baş vurarak Polonya’ya bağımsızlığını kazandırmak isteyen Sosyalist partisinin devrimci kolunu kurdu ve «bağımsızlık taraftarı» gönüllüleri teşkilâtlandırdı. 6 A-ğustos 1914′te, müttefiklerin safında savaşacak olan Polonya lejyonlarını kurdu. İ916′da Avusturyalılar ve Almanlar tarafından kurulan Polonya peyk devletinde Askerî daire şefi oldu, Avusturyalılar ve Almanlar, Rus devriminin yol açtığı kaynaşma sırasında onu Magdeburg’da hapse attılar (22 temmuz 1917). Pilsudski, 10 kasım 1918′de Varşova’ya döndü, Naiplik konseyi tarafından kendisine diktatör yetkisi verildi ve şubat 1919′da ilk Polonya Diyet meclisi tarafından devlet başkanı ve başkumandan olarak yetkileri kabul edildi. 1920′de mareşal oldu; bolçeviklere karşı açılan savaşta harekâtı yönetti ve Kiev’in işgalini gerçekleştiremedi, sonra general Weygand başkanlığındaki fransız askerî heyetinin yardımıyle Varşova surları önünde durumu yeniden düzeltti (bk. polonya-sovyet savaşı). 1922′de siyaset hayatından ayrıldı, fakat 1926′da bir askerî hükümet darbesi yaparak iktidarı yeniden ele geçirdi. Gerek hükümet başkanı, gerek savaş bakanı olarak ölümüne kadar Polonya’nın gerçek hâkimi oldu. Parlamentonun etkisini kısarak ordunun, radikal ve muhafazakâr siyasî çevrelerin desteği ile memleketi yönetti. (L)
01 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİLSUDSKİ (Jozef) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POİNCARE (Raymond)
Tarih 30 Mayıs 2009
POİNCARE (Raymond), fransız devlet adamı (Barle-Duc 1860-Paris 1934). Henri Poincare’nin kuzeni. Milletvekili (1887-1903), senatör (1903-1913) seçildi ve çeşitli bakanlık görevlerinde (1893-1895 ve 1906) bulundu, Başbakan (1912-1913) oldu. Almanya’ya karşı sert bir siyaset güttü ve Üçlü Ittifak’ın sağlamlaştırılması için çalıştı (Rusya yolculuğu, temmuz 1914); iç işlerinde kara ve deniz ordularını güçlendirdi, barışçı hareketleri bastırdı, Clemenceau’yu ve radikal çoğunluğunu kendisine düşman eden yeni bir seçim kanununu kabul ettirdi. Cumhurbaşkanının yetkilerini genişletmekten yanaydı, bu amaçla 1913′te kendini cumhurbaşkanlığına seçtirdi.
1914 Temmuzundan itibaren, «Fransa kutsal birliğinin tek önderi oldu. Askerî yenilgilerden sonra durumu düzeltmek için Clemenceau’yu hükümetin başına getirdi (kasım 1917), fakat, Clemenceau’nun mütareke fikrine boşuna karşı koymağa çalıştığı gibi, Rheinland bölgesinin işgalinden ve Ren kıyılarında bir müttefiklerarası kuvvet bulundurma tasarısından vaz geçmek zorunda kaldı. Cumhurbaşkanlığının son döneminde Alsace Lorraine’in Fransa’ya katılmasını sağladı. Tekrar Senato’ya döndü (1920), harp tazminatı komisyonunun başkanlığına seçildi, fakat tam tazminat teklifi reddedilince komisyondan ayrıldı, Briand hükümetini düşürdü (1922), hükümet kurmakla görevlendirildi (1922-1924). Lloyd George ile anlaşamadığı için Türkiye’de güç durumda olan İngilizleri yalnız bıraktı (3 eylül 1922) ve Almanya’nın moratorium hakkını reddetti, tazminatın ödenmesinin geciktiğini görerek Ruhr’u işgal ettirdi ve Ren bölgesindeki ayrılıkçılığın gelişmesine yol açtı (eylül 1923). Alman hükümeti işgali kabul edince Poincare bu zaferden yararlanmayarak yeniden müttefiklere katıldı (bk. DAWES planı).
Fransa’nın içinde bulunduğu malî güçlükler dolayısıyle siyasetini’değiştirdi. Ama bu güçlüklerin baskısıyle yeni vergiler kabul ettirmesi, seçimler arefesinde, Sollar kartelini meydana getiren muhaliflerinin başarısını sağladı (mayıs 1924) ve istifasına sebep oldu (1 haziran). Malî buhran sırasında (23 temmuz 1926) kamuoyunun isteğiyle yeniden başbakanlığa gelen Poincare (23 temmuz 1926) «Millî Birlik» kabinesi adı verilen kabineyi kurdu. Bu kabinede dışişleri bakanlığını Briand’a bırakmış, maliye bakanlığını ise kendisi almıştı. Ülkenin ve parlamentonun büyük ölçüde desteğini sağlayarak malî siyasetini uygulamak için tam yetki aldı (31 temmuz 1926).
Yeni vergiler koydu, harcamalarda kısıntıya gitti, bir amortisman sandığı kurdu ve özellikle yeniden güveni sağlayarak, 25 haziran 1928′de, 1914′tekinin beşte bir değeriyle frankın değerini korumayı başardı; böylece yabancı sermayenin dönmesini ve Banque de France’taki altın ihtiyatının eski halini almasını sağladı. Radikaller Angers kongresinden sonra (kasım 1928) hükümetten çekildiler. Bunun üzerine Poincare, merkez ve sağ partilerine dayanan.bir kabine kurarak maliye bakanlığını Henri Chemn’a (11 kasım 1928) bıraktı. Ama hastalığı dolayısıyle istifa etmek zorunda kaldı (27 temmuz 1929) ve bundan sonra da siyasetten tamamıyle çekilerek, 1926′dan itibaren, Au Service de la France (Fransa’nın Hizmetinde) adiyle yayımlanan hatıralarını yazmağa devam etti. (L)
30 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POİNCARE (Raymond) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
POE (Edgar Allan)
Tarih 30 Mayıs 2009
POE (Edgar Allan), amerikalı yazar (Boston 1809 – Baltimore 1849). Gezgin tiyatro oyuncusu olan ana-babası sefalet içindeydi; iki yaşında öksüz kalan Edgar’ı Richmond’lu tarım işletmecisi John Allan himayesine aldı ve öğrenimi için hiç bir fedakârlıktan kaçınmadı. 1815-1825 Yılları arasında Edgar, onu evlât edinen aileyle birlikte İngiltere’ye gitti ve öğrenimine Londra’da devam etti. 1825′te Richmond’a döndü, ama kötü davranışları yüzünden Virginia üniversitesinde bir yıldan fazla barınamadı (1826).
John Allan onu kendi işyerine aldıysa da, Edgar orada da durmayarak kaçtı. Orduya girdi (1827), West Point Askerî okuluna kaydolmayı başardı, ama disiplinsizlik yüzünden kovuldu (1831). O zaman zengin olmanın yollarını aramak üzere New York’a gitti; ilgi uyandırmayan küçük bir şiir kitabından sonra yazmağa başladığı hikâyelerle dikkati çekti. Dul ve fakir halası Maria Clemm’in yanma sığındığı Baltimore’a yerleşti, 1835′ten başlayarak, Richmond’da çıkan Southern Literary Messenger dergisine yazı göndermeğe ara vermedi; çalışmağa ve yoksulluğa alışıyor, ama bu arada, ilhamını ve gerçeği unutmanın çaresini gittikçe artan bir tutkuyle içkide arıyordu. Henüz on dört yaşında olan yeğeni Virginia Clemm ile evlendi (1836); 1837′de New York’a yerleştiler. The Narrative of Arthur Gordon Pym (Arthur Gbrdon Pym’in Hikâyesi) o yıl, sonra 1840′ta, daha önce gazetelerde çıkmış hikâyeler derlemesi olarak İşitilmedik Hikâyelerim (Tales of the Grote’sque and Arabesque) birinci cildi yayımlandı. Ertesi yıllarda Edgar Poe’nun çeşitli dergilerle ilişkisi, ardı gelmeyen huysuzlukları ve alkol krizleri yüzünden çok düzensiz oldu. İşitilmedik Hikâyeler’in yeni bir cildi 1845′te yayımlandı, The Raven-(Karga) adlı şiiri de bu yılın eseridir. Genç karısı 1847′de öldü. ümitsiz ve hastaydı, delirium tremens krizleri geçiriyordu; birara kendini toparlayacak gibi oldu, yaşlı ve zengin bir kadınla evlenmek üzereydi ki, Baltimore’da bir sabah onu, geceyi geçirdiği meyhanenin kapısında can çekişir buldular.
Poe’nun dehası hayatına benzer; alabildiğine sıkıntılı, acılı ve dokunaklıdır. Muhayyilesi cehennemi konulardan kurtulamaz ve o, duyduğu dehşet ürperişini okuyucuya iletmekte benzersizdir. Oysa Poe, Eureka’da (1848) ve The Poetic Principle’de (Şiirin İlkeleri) belirdiği üzere, romantizmin lirik boşalışlarına karşıdır; ilhama güvenmez ve şaire sadece Güzeli arama ihtiyacının yol göstermesi gerektiğine inanır. Çağdaşlarınca anlaşılmayan bu eser Baudelaire’i derinden etkileyecek ve Poe’yu, Fransa’ya ve Avrupa’ya tercümeleriyle o tanıtacak; The Raven adlı şiiri ise Fransızcaya Mallarme’nin kalemiyle kazandırılacaktır. (L)
30 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa POE (Edgar Allan) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PODEWİLS (Philipp)
Tarih 30 Mayıs 2009
PODEWİLS (Philipp), alman askerî teknisyeni (Amberg 1809-ay.y. 1885). Alman ordusunda general oldu. Lindner tüfeğinden hareket ederek yeni bir tüfeğin projesini çizdi ve bu yeni silâh Bavyera ordusunda kullanıldı. (M)
30 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PODEWİLS (Philipp) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİL
Tarih 29 Mayıs 2009
PİL i. (fr. pile). Elektr. Kimyasal bir tepkime sırasında açığa çıkan enerjiyi, doğrudan doğruya elektrik enerjisine dönüştüren sistem. (Bk. ANSiKL.)
Gazlı pil. Bk. GAZ.
Güneş pili, güneş ışınlarını alarak elektrik akımı üreten, silisyumlu fotodiyot bataryası. (Yapma uydularda enerji kaynağı olarak kullanılır.) [Bk. ANSiKL.]
Kuru pil, elektroliti durgun olan pil.
ölçek pil, elektromotor kuvveti ölçmeğe yarayan pil: Weston ölçek pili.
Termoeelektrik pil, değişik cinsten iki . iletkenin, uçları ikişer ikişer birbirine değecek şekilde birleştirilmesiyle meydana gelen sistem; iletkenlerin değme noktalarında, sıcaklık farkına bağlı olarak bir elektromotor kuvvet meydana gelir.
Volta pili, bir sıvıya veya ayrı ayrı sıvılara batırılmış iki elektrottan meydana gelen ve bir elektromotor kuvvet üreten sistem. (Volta pili, bugünkü elektrik pillerinin kaynağıdır.)
Yakıtlı pil, bir yakıtın yanmasından doğan kimyasal enerjiyi doğrudan doğruya elektrik enerjisine dönüştüren cihaz. Bk. ANSİKL.
— Kim. Hidroelektrik piller teorisi. Bk. REDOKS.
— Nükl. Atom pili veya nükleer reaktör, atom fisyonundan yararlanan enerji kaynağı. (Bk. ANSiKL.)
Yenileyici pil, uranyum 235 (veya plütonyum) tüketiminden doğan açığın, uranyum 238′deki nötronların yakalanma siyle oluşan plütonyumla dengelendiği özel atom pili. (Yenileyici piller, yakıt bakımından büyük bir tasarruf sağladığı için çok ilgi çekicidir. Yakıt yenilenmesinde, toryum yoluyle uranyum 233 oluşumundan da yararlanılır.)

— ANSiKL. Elektr. Bir hidroelektrik pil, aralarında bakışımsız (iki elektrodu ayrı) bir voltametre bulunan bir iletkenler zincirinden meydana gelir. İlk pili Volta yapmıştır (1800); bu pil, hafif asitli su emdirilmiş çuha veya karton rondelalarla birbirinden yalıtılan, yuvarlak bakır ve çinko levhalar dizisinden meydana gelmişti. Son bakır levha son çinko levhaya bağlandığında madenî telden akım geçiyordu. Bu pilin sakıncalarını (asitli suyun sızarak kısa devre yapması) gidermek için Cruikshank, asitli su dolu bir çanak içine yatırılmış bir pilden meydana gelen çanaklı pil’i yaptı. 1826′da Becquerel, akım verildiği zaman bu pillerin elektromotor kuvvetinde meydana gelen azalmayı, dokunma yerlerindeki bir değişikliğe, özellikle pozitif elektrot üzerinde elektroliz sonucu hidrojen kabarcıkları birikmesine bağlayarak açıkladı. Elektrotlardaki bu kutuplaşmayı azaltmak için, hidrojen birikintilerini dağıtacak oksitleyiciler katmak gerekir. Bunun için, sıvı (kromik asit, potasyum bikromat, nitrik asit) ve katı (kurşun dioksit veya manganez dioksit) kutuplaşma önleyici maddeler katılmış piller yapıldı. Poggendorff 1842′de potasyum bikromath pil’i tasarladı; bu pil, sırasıyle Grenct, Ducretet ve Trouve tarafından geliştirildi. Bikromath pilin klasik tipi şöyle yapılmıştı: pozitif kutup vazifesi gören karni kömüründen iki levha, negatif kutup vazifesi gören bir çinko lamanın iki yanına yerleştirilmişti; üçü birden, potasyum bikromatm asit çözeltisi içine daldırılıyordu. Madenî levha çözeltiye daldırılır daldırılmaz, şu tepkimeler sonucu akım meydana geliyordu: bir potasyum ve krom çift sülfatı oluşurken, tepkimede açığa çıkan oksijen hidrojenle birleşerek kutuplaşmayı önler. Elektromotor kuvveti 2 V olan bu pillerin debisi oldukça yüksektir. Bunsen pili’nde (1842), kutuplaşma önleyici olarak nitrik asit kullanılır. Kutuplaşma önleyicisi bir tek katı maddeden meydana gelen piller arasında en kullanışlısı Leclanche pili’dir (1868); amonyum klorür eriyiği içine daldırılan bir çinko çubuk negatif kutup görevi yapar; ortada gözenekli bir kap veya bezden bir torba bulunur; bunun içine karni kömüründen bir çubuk (pozitif kutup) konup etrafına basınçla manganez dioksit doldurulur; elektromotor kuvveti 1,5 V olan bu pil, düşük şiddette akım üretir. Zil, telefon gibi kesik akımlı işlerde kullanılan bu pil Fery tarafından geliştirilmiştir. Fery pili’nde, bir çinko levhadan meydana gelen negatif elektrot kabın dibine yatay olarak konur; pozitif elektrot, katalizör görevi yapan gözenekli kömürden yapılmıştır; elektrolit yine amonyum klorür çözeltisidir; sıvının üst kısmında eriyen havanın oksijeni, kutuplaşma önleyici rolü oynar. Aynı ilkeyle, soğurucu (odun talaşı) veya jelatinli bir maddeyle elektroliti durgun hale getirilen ve cep fenerlerinde kullanılan kuru pirler yapılır. Ayrıca, iki sivili kutuplaşmayan piller gerçekleştirilmiştir; bu pillerde elektrotlar iki ayrı madenden yapılmıştır ve her biri yapıldığı maden tuzunun eriyiği içine daldırılır. Bu tür pillerden ilki 1836′da ortaya çıkan Daniell pili’din çinko sülfat; eriyiği bulunan bir kaba bir çinko çubuğu (negatif kutup) batırılır; bu kap içine konan gözenekli bir başka kapta doymuş bakır sülfat eriyiğine batırılmış bakır bir silindir (pozitif kutup) vardır. Bu pil, 1,08 V’luk bir elektromotor kuvvet verir. Derişmeli (yoğunlaşmalı) piller de kutuplaşmayan pillerdendir; her iki elektrot da aynı madenden yapılır ve her biri bu maden tuzunun farklı derişiklikte eriyiklerine batırılır. Elektromotor kuvvet, eriyiklerin derişiklik derecesine bağlıdır; pil akım verirken daha az derişik eriyikte bulunan elektrot (negatif kutup) erir; pozitif kutbu meydana getiren öbür elektrotun kütlesi, içinde bulunduğu daha derişik eriyik zararına artar; böylece her iki eriyiğin derişiklik derecesi eşit hale gelir. Gazlı piller’de (Grove, Gaugain, Zeuger) [Bk. GAZ, ANSiKL. Teknol bölümü.] elektrotlara gaz emdirilmiş ve bu elektrotlar basınçlı bir gaz içine yerleştirilmiştir. Eriyiklerin pH’ı derişmeli pillerden türeyen pillerle ölçülebilir (bunların elektrotları hidrojen içine konmuş platin levhalardan meydana gelir; iki levha, H+iyonu bakımından farklı derişiklikte iki eriyiğe batırılır). Bir pilin, elektromotor kuvvet, direnç gibi sabitleri geleneksel metotlarla ölçülebilir. Karşı koyma metodunda, Daniell pili, Lamiter Clark pili, JVeston pili gibi kutuplaşmayan ölçek pillere başvurulur; Weston pilinde, sodyum malgaması (negatif kutup), kadmiyum sülfat ve elektromotor kuvveti 2ü°C’ta 1,01830 V olan civa sülfat (pozitif kutup) bulunur.

• Piller teorisi. Helmholtz tersinir piller için termodinamik bir teori tasarladı; bu teori, pil içinde meydana gelen enerji alışverişine dayanır. Pillerin elektromotor kuvvetinin, her elektrodun içinde bulunduğu eriyikle dokunma yüzeyinde, elektrottan eriyiğe ve eriyikten elektroda iyonların geçmesine dayandığı kabul edilerek, iyon teorileri kurmak (Nernst) mümkün olmuştur. Elektromotor kuvvetleri düşük (1 V seviyesinde) ve dirençleri fazla (1 ohm seviyesinde) olduğu için, piller zayıf güçte üreteçlerdir; pilleri seri veya paralel bağlayarak bataryalar yapılabilir. Verdikleri enerji çok pahalıdır (bir dinamonun enerjisinden en az yirmi kat daha pahalı). En büyük avantajları taşınabilir olmalarıdır. Piller, telefonda, telgrafta, zillerde ve cep lambalarında kullanılır; bunların yerine çoğu zaman akümülatörler tercih edilir. Ayrıca, elektroliz olayları meydana gelmeyen bazı üreteçlere de «pil» denir: termoelektrik piller, fotoelektrik piller gibi. Yakıtlı p/Z’lerde, elektroliz olayındaki dönüşümün tersi meydana gelir. Bu piller, hareketli parçaları olmayan, verimi yüksek, sessiz ve bir bütün halinde üreteçlerdir. Çoğunda yakıt olarak hidrojen kullanılır; fakat hidrokarbonlarla, metanol, amonyak ve metollerle çalışan çeşitli örnekler de vardır. Ancak bu pillerin yapımında daima güçlüklerle karşılaşılır.
— Güneş pillerinin çalışma ilkesi, transistörlerin ilkesine benzer. Bu piller, yarı iletken cisimlerin monokristallerinden meydana gelir. Meselâ, iki bölgeye ayrılmış bir silisyum levha kullanılabilir: bu bölgelerden biri ışık alır ve yabancı madde olarak bor taşır, yani P tipindendir; N tipinden olan ikinci bölgede ise yabancı madde olarak fosfor atomları vardır; P bölgesine gelen fotonlar silisyum atomlarına çarparak elektronları koparır; bu elektronlar, bütün yerleri tutulmuş olan N bölgesine giremez ve P tabakasında kalarak boşlukları doldurur. Bu olayın sonucu olarak, iki bölge arasında 0,56 V’luk bir potansiyel farkı şeklinde ortaya çıkan bir elektron dengesizliği meydana gelir. N bölgesine madenî bir levha, P bölgesine bir halka yapıştırılarak bu potansiyel farkı toplanır. Bu şekilde düzenlenen güneş pillerinin verimi, yüzde 15 gibi yüksek bir seviyeye ulaşır, fakat maliyet fiyatlarının yüksekliği yüzünden henüz kullanmağa elverişli değildir.
— Nükleer. Atom pili. Bir uranyum veya plütonyum çekirdeğinin fisyonu sırasında büyük miktarda enerji açığa çıkar. Ayrıca yeni fisyonlara yol açabilecek birçok nötron yayılır. Böylece zincirleme bir tepkime doğar. Bu tepkime kontrol edilebilecek kadar ağır gelişirse bir atom pili elde edilir. eneda serbest kalan enerji ısı şeklinde açığa çıkar ve bir akışkanın (gaz, sıvı veya ergimiş maden) dolaşımıyle ısı pilden alınır. Pillerin çok değişik tipleri vardır. Meselâ bazı pillerde nötronlar, yavaşlatıldıktan sonra (ağır su veya grafitle), bazılarında da hızını kaybetmeden kullanılır. Fisyona uğrayan madde, tabiî uranyum, plütonyum veya tabiî uranyumdan daha iyi özellikleri olan uranyum 233 ve uranyum 235 gibi izotoplar olabilir. Meselâ bir uranyum 235 çekirdeğinin fisyonu sırasında ortalama 2,5 nötron yayılır. Bunlar hızlı nötronlardır ve bir kısmı yeni fisyonlara yol açar. Fakat genellikle bunların sayısı (büyük tedbirlerle saf uranyum 235′-in kullanılması dışında) çok düşüktür. Bu yüzden, uranyumun fisyonunun etkin süresini uzatmak için, nötronları yavaşlatma yollan aranır; bu amaçla uranyum, hafif çekirdekli bir ortam (su, ağır su, berilyum, grafit) içinde yayılır. Yavaşlatma sırasında nötronlar, pil malzemesinde, özellikle uranyum 238 içinde yakalanarak kaybolur. Nötronların bir kısmı da pilin dışına çıkar. Bu yüzden, zincirleme tepkimeyi meydana getirmek için bir nötronu korumak güçleşir. Bu koruma için şu şartlar gereklidir:
1. nötronların pil dışına kaçışını azaltan ve «kritik hacim» denilen minimum bir hacim;
2. fazla miktarda nötron soğuran bazı elementlerden (bor, hafniyum v.b.) temizlenmiş ve «nükleer saflık» denilen çok yüksek saflık derecesine getirilmiş malzemeler;
3. uranyum ve yavaşlatıcının en uygun şekilde yerleştirilmesi;
4. pili saran ve kaçacak nötronların bir kısmının çarparak geri dönmesini sağlayan, genellikle grafitten yapılmış bir reflektör. Bu şartlar, tabiî uranyum yerine 235 izotopu veya plütonyumla zenginleştirilmiş uranyum kullanılırsa daha basitleşir; çünkü bu durumda nötron fazlalığı ve reaktiflik daha büyüktür. Pil, içine konan ve nötronları soğuran bir maddeyle kontrol edilir. Bu alanda en çok kullanılan madde kadmiyumdur. Bu kontrol, fisyonda nötronların bir kısmının belli bir gecikmeyle (gecikmeli nötronlar) yayılmasına bağlıdır. Geciken nötronların sayısı, bütün fisyon nötronlarının yüzde birinden azdır; fakat reaktiflik yeterince zayıfsa, nötronların 1 dakikaya ulaşan gecikmelerinin kadmiyum kontrol çubuğunun yer değiştirmesiyle küçük reaktiflik değişimini dengeleyebilmesi için bu sayı yeterlidir.
• Atom pillerinin kullanılması. İlk atom pilleri, plütonyum üretmek için yapılmıştı. Plütonyum, uranyum 238′den bir nötron alarak meydana gelir. Bu madde ile atom bombası yapılabilir ve zaten ilk defa bu alanda kullanılmıştır. Plütonyum ayrıca, büyük bir reaktiflik taşıyan ve ikincil pil denilen yeni pillerin yapımında kullanılabilir; fakat kısa bir süre sonra pillerin kullanma alanları genişlemiştir. Radyoaktif izotopların hazırlanması. Tıpta, biyolojide v.b. kullanılan bu maddeler, genellikle kararlı bir elementi pil içinde belli bir süre ışımaya tutarak elde edilir. Meselâ kobalt 60, kütle numarası 59 olan klasik madenî kobaltı ışımaya tutarak üretilir. Işımadan faydalanma. Pil, özellikle nötron bakımından çok yoğun bir ışıma kaynağıdır; bunlardan, fizik, teknoloji, biyoloji deneylerinde yararlanılır. Meselâ fizikte yavaşlatılmış nötron*lar, katıların magnetik yapısını incelemekte kullanılır, öbür deneyler, yoğun ışımaya tutulan malzemenin tepkisini incelemek amacını güder. Gerçekten birçok madde bu ışımanın etkisiyle önemli dönüşümlere uğrayan fiziksel ve mekanik özellikler taşır. Bu olayın incelenmesi, daha güçlü pillerin yapımı bakımından önemlidir. Biyolojide, ışımaların yol açabileceği değşinimler incelenir; fakat pillerin temel uygulama alanı enerji üretimidir. 1939′da birkaç fizikçinin dikkatini çeken bu üretim şekli, ancak 1954′ten sonra gerçekleşmiştir. Bu enerji, gerek bir atom motorunun, gerek elektrik üreten sabit bir tesisin çalıştırılmasında kullanılır. Bir atom santralının çalışma ilkesi basittir: bir akışkan (gaz, sıvı, ergimiş maden) fisyonla yüksek bir sıcaklığa ulaşmış uranyum içinde dolaştırılır. Bu şekilde ısınan akışkan, ısı değiştiricilerinden geçer ve orada birkaç yüz derece sıcaklıkta su buharı üretir. Bu buhar, kömürle çalışan termik santraldaki gibi kullanılır. Bu teknik en kolay olanıdır, fakat dünyanın her yanında, verimi daha yüksek başka tip santralların kurulmasına çalışılmaktadır. Meselâ Amerika’da yavaşlatıcı olarak sudan faydalanan bir pilin kullanılması düşünülmektedir. Bu su, pilin çalışması sırasında kaynamağa başlar ve elde edilen buhar doğrudan doğruya bir türbini çalıştırmak için kullanılır. Çeşitli ülkelerde başka ilkeler de incelenmektedir (meselâ asıltı halinde dolaştırılan uranyumla yapılmış pil)-. 1 gr uranyum fisyonunun 3 ton kömürün yanmasıyle elde edilen enerjiyi verdiği bilinirse, atom enerjisinin olağanüstü imkânları kolayca anlaşılır.
Teknisyenlerin amaçlarından biri, uranyumun mümkün olduğu kadar fazla kısmının fisyona uğrayabileceği piller yapmaktır, atom pili Tabiî uranyumdan faydalanan bir pilde uranyumun yalnız çok küçük bir kısmı kullanılabilmektedir. Gerçekten yalnız uranyum 235 (yüzkırkta bir kısmı) doğrudan doğruya zincirleme tepkimeye girer. Uygun miktarda kullanılınca zincirleme tepkime durur. Pilin ömrü, uranyum 238 içinde nötron yakalanması sonucunda meydana gelen plütonyumla uzatılır; fakat nötronları soğuran bazı fisyon ürünlerinin etkisiyle doğan pil zehirlenmesi, uranyumdan faydalanma oranını düşürür. Bununla birlikte gerçekten uranyumun büyük kısmını kullanacak pillerin yapılması mümkün görülmektedir. Bunun için yenileyici piller denilen ikincil pillerde, uranyum 235 veya daha elverişli olan uranyum 233 veya plütonyumla (primer pil denilen pil de toryumdan elde edilir) zenginleştirilmiş uranyum kullanılır. Bugün bir atom santralıyle sağlanan elektriğin fiyatı küçük çapta geleneksel tesislerden sağlanan elektriğe göre daha yüksektir. Fakat yeryüzü, geleneksel yakıtlardan çok daha büyük rezervleri olan yeni bir enerji kaynağına kavuşmuştur. Gerçekten fisyonla elde edilecek enerji rezervlerinin kömürden ve diğer fosil yakıtlardan çıkarılan enerji kaynaklarından yirmi beş defa fazla olduğu tahmin edilmektedir. Bir atom motoru aynı ilkelere göre çalışır. Personeli ışımaya karşı korumak için atom pilini çok büyük bir İcap içine yerleştirmek gerektiğinden, atom motoru ancak büyük boyutlu taşıtlarda kullanılabilir; bu yüzden otomobillerde kullanılması mümkün görülmemektedir. A.B.D.’de atom denizaltıları (Nautilus) ve Rusya’da bir buzkıran yapılmıştır. Atom motorunun ilgi çekici yönlerinden biri, taşıtın çok uzun süre yakıt ikmali yapmadan gidebilmesini sağlaması ve denizaltılarda yakıt artığı bırakmamasıdır.
• Tarihçe. Fisyon, 1938′de alman Hahn ve Strassman tarafından keşfedildi. Bu yeni olay, Fransa’da Halban, Joliot-Curie, Kowarski, F. Perrin ekibi, ingiltere’de Frisch, Amerika’da Feımi tarafından incelendi. Daha 1939′da fransız ekibi, nötronların fisyon sırasında yayıldığını ve sayılarının bir zincirleme tepkime doğurmağa yeterli olduğunu ispatladı. Bir ağır su ve uranyum bütünü içinde zincirleme bir tepkime meydana getirmek için planlar yapıldı. Bu çalışmalar 1940 haziranında kesildi. Amerika’da Fermi, 2 aralık 1942′de Chicago’da ilk atom pilini yaptı. Bu pil 50 ton uranyum ve 500 ton grafit yığını halindeydi. Bu deneyin başarıya ulaşması Amerika hükümetini askerî amaçlarla nükleer araştırmalara çok büyük ölçüde maddî imkân sağlamağa yöneltti. Plütonyum üretmek için düşünülen piller Hanford’da yapıldı. Bu ilk plütonyum, atom bombası yapımında kullanıldı, ikinci Dünya savaşından sonra, büyük ülkeler (Amerika, Rusya, İngiltere ve Fransa) atom enerjisini geliştirme programları hazırladı. Birkaç kW gücündeki deney pilini daha güçlü yeni deney pilleri izledi. 1955′te Amerika’da bir atom denizaltısının ve Rusya’da küçük bir elektrik santralının (5 000 kW) çalışmağa başlamasıyle enerji üretimine geçildi; sonra ingiltere’de 1956′da yaklaşık olarak 500 000 kW gücünde bir santral kuruldu. 1940′tan sonra çeşitli ülkelerde çalışmalara devam edildi. 1955′te toplanan Cenevre konferansında, bütün ülkelerin bilim adamları aldıkları sonuçları tartıştılar. Bu konferans, barışçı amaçlarla kullanılacak atom enerjisi devrini açtı. 19567da Birleşmiş Milletler bünyesinde bir Milletlerarası Atom ajansı kuruldu.
+ Pilli sıf. Pili olan, pille çalışan: Ben önde, Nezir arkada, çamurlu yoldan, yağmur yiye yiye elimdeki pilli fenerin ışığında yürüyoruz (R.H. Karay). Pilli radyo. (LM)
29 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİCARDİE
Tarih 29 Mayıs 2009
PİCARDİE, Fransa’nın kuzeyinde eski il; Somme ve Aisne idare bölgelerinin büyük kısmını, Pasde-Calais kıyı bölgesini ve güneyde Oise idare bölgesinin bir kısmını içine alırdı. (Aisne, Oise ve Somme idare bölgelerini kapsayan bölgesel bir seçim çevresine adını verdi.)
• Coğrafya. Picardie yüzey şekilleri ve ekonomisi bakımından birbirinden farklı üç bölgeye ayrılır:
1. vadilerle yanlı bir yayla. Bu yayla büyük kısmı çakmaktaşlı kil tabakalarıyle örtülü tebeşir çağı tebeşirlerinden meydana gelir; çoğunlukla kalın bir balçık tabakasıyle kaplı olduğundan Fransa’nın tahıl ve şeker pancarı yetiştiren başlıca bölgelerinden biridir. Daha Galya-Roma çağında, sonra da manastır rahiplerinin etkisiyle XI. ve XII. yy.da, geniş tarlalar açılmıştı. XIX. yy.dan beri Picardie’nin bu kısmında ince tarım uygulanır. Yemlik bitki tarımının genişlemesi, hayvancılığın gelişmesine yol açmış, tarım büyük ölçüde makineleştirilmiştir. Bölgedeki tarım işletmeleri orta büyüklüktedir (30-40 hektar);
2. yaylayı yaran Somme ırmağıyle kollarının vadileri. Başlıca şehirlerin kurulduğu vadiler, geniş, derin ve çok yağışlıdır. Irmaklar ağır ve düzenli bir şekilde akar. Vadi tabanlarındaki eski ticaret merkezlerine (Amiens, Saint-Quentin) geleneksel dokuma sanayii yerleşmiştir;
3. kıyı bölgesi, kıyı şeritlerinin meydana gelmesi sonucunda dolan bir bölgedir. Picardie, alçak alanların akaçlanmasından sonra genellikle çayırlar, hattâ buğday ve tahıl üretilen alanlar haline getirildi. Sayfiye merkezleri kuruldu (Berek, Le Touquet).
• Tarih. Roma çağında bölge, Gallia Belgica’nın bir parçasıydı. Daha Ortaçağda çoğu din adamları olan güçlü derebeylerineline geçti (Saint Riquier, Saint-Valery ve Corbio abeyi’leri). Bölgenin zenginliğine koşan birçok flaman kolon, özellikle Somme vadisinde önemli bir kumaş sanayiini kurdular; bu durum zengin ve canlı bir burjuvazinin meydana gelmesine yol açtı. Burjuvazi XII. yy.da kurulan komünleri (Noyan, Saint-Quenti», Amiens, Ham, Corbie, Abbeville v.b.) büyük ölçüde zenginleştirdi. Philippe Auguste zamanında Picardie, Amiens ve Vermandois «baillie»lerine bölündü. XII. ve XIV. yy.da yavaş yavaş krallık topraklarına katılan bölge Yüzyıl savaşlarında ingiltere ve Fransa kralları arasında çekişmelere yol açtı; ingilizler Somme şehirlerini Bourgogne düküne verdiler (1435 ve 1465). Atak Charles’ın ölümünde (1477), Louis XI’in işgal ettiği bölgeyi Maximilian, Arras antlaşmasıyle Fransa’ya bıraktı (1482). 1659′a kadar Picardie bir sınır bölgesi olarak kaldı ve birçok defa (1557, 1595, 1636) ispanyollar tarafından istilâ edildi. XVI. yy. başında kurulan Picardie askerî valiliğinin sınırları, derebeylik dönemi Picardie’sinden daha küçüktü. İdarî ve malî açıdan Picardie ikiye (Amiens ve Soissons) bölünmüştü. Stratejik önemi yüzünden Birinci ve İkinci Dünya savaşları zamanında tekrar bir savaş alanı haline geldi.
• Picardie lehçesi, Picardie ve Belçika Hainaut’sunun bir bölümünde konuşulan oîl dili lehçesi. (L)
29 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİCARDİE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PING DI-HUAY
Tarih 29 Mayıs 2009
PING DI-HUAY, cinli asker ve siyaset adamı (Şaoşan, Hunan 1898). Çin Komünist partisi üyesi (1923); Kızılordu’nun başlıca kumandanlarından biri. Uzun yürüyüş (1934-1935), Çin-Japon savaşı (1937-1945) ve Güneydoğu Çin’i zaptettiği üçüncü Çin İç savaşında (1946-1949) CU Dı’nın yardımcısı oldu. 1950′de Kore’deki Çin birliğine kumanda etti, bu savaşa son veren (temmuz-1953) Panmunjon antlaşmalarını Çin adına imzaladı. 1954′te millî savunma bakanı ve başkan yardımcısı, 1955′te partinin siyasî Büro üyesi oldu, aynı yıl mareşalliğe yükseltildi. Merkez komitesinin Luşan’daki toplantısından sonra (ağustos 1959) millî savunma bakanlığından alındı ve yerine Lin Piao getirildi. Ocak 1966′da tutuklandığı bildirildi. Sovyet örneği bir ordunun kurulmasından yanaydı ve Lin Piao’nun, çin ordusunu siyasete aşırı derecede karıştırmak istemesine karşı çıkmıştı. (L)
29 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PING DI-HUAY hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHU THO
Tarih 28 Mayıs 2009
PHU THO, Vietnam’da (Kuzey Vietnam) şehir, Kızılnehir kıyısında, il idare merkezi; 5 325 nüf. Askerî tersane, Phu Tho ili; 351 700 nüf, Tonkin ovasının batı kısmında uzanır. (L)
28 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHU THO hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHOKİON
Tarih 28 Mayıs 2009
PHOKİON, atinalı strategos ve devlet adamı (M.ö. 402′ye doğr.- Atina 318). Eflatun’un öğrencisi, Ksenokrates’in arkadaşıydı; iyi bir asker ve soylu partinin başta gelenlerindendi; sadeliği ve yiğitliğiyle sivrildi Khabrias’ın yönetiminde Naksos çarpışmasına (376) ve «Sosyal savaş»a katıldı. 350′de Eğriboz’u (Euboia) Makedonyalılara karşı korudu. 340′ta Bizans’ın (Byzantion) Gelibolu yarımadasına yerleşen Makedonyalıları kovmasına yardım etti. Her ne pahasına olursa olsun barıştan yana (kendisine «nutukların baltası» diyen Demosthenes’e karşı) olduğu ve Makedonyannın himayesini anarşiye tercih ettiği için bu devletle anlaşma yoluna gitti, iskender ölünce (323), ayaklanmamayı öğütledi. Lamia savaşından sonra Antipatros’un ağır şartlarını hafifletti. Atina’daki makedonya garnizonunu geri çekmek söz konusu olduğu zaman, makedonyalı vali Kikanoru destekledi. Demokratik hükümetin yeniden kurulması ve sürgündekilerin dönmesi üzerine baldıran zehiri içmeğe mahkûm edildi.
— İkonogr. Phokion’un ölümü, Poussin 1648′de Cerisier için yaptığı iki tabloya konu oldu: Phokion’un Cenaze Töreni ve Phokion’un Külleri (özel koleksiyon ve Louvre). [L]
28 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHOKİON hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHİLİDOR
Tarih 28 Mayıs 2009
PHİLİDOR, XVII. ve XVIII. yy.larda yaşamış fransız müzikçi ailesinin lakabı. Ailenin asıl soyadı Danican’dı. —JEAN (1620′-ye doğr.-1679), birkaç dans havası besteledi; sarayın resmî orkestrasında fifre, tiz krummhorn ve donanma trompeti çalgıcısıydı.
—Oğlu ANDRE (öl. Dreux 1730), sarayın resmî ve özel orkestralarında krummhorn, trompet, obua ve tenor krummhorn çalgıcısıydı. Ordu için marşlar besteledi; opera – baleler (Le Canal de Versailles [Versailles Yolu], 1687; La Princesse de Crete [Girit Prensesi]), divertimento’lar (Le Mariage de La Couture Avec la Grosse Cathos [La Couture'ün Şişko Cathos ile Evlenmesi], 1688), maskarad’lar (Savgialıların Maskarad’ı, Çin Kralı [1700]), çalgılı müzik eserleri (Trompet ve Timpani Parçaları [1685]. iki Basviyol, Bas Keman ve Bas için Parçalar, [1700]) yazdı. Kralın Müzik kütüphanesinde görev aldı ve XVI. yy.ın başından beri sarayda çalman eski eserleri
derledi; bu parçaların yalnız bir kısmı günümüze kalmıştır. —JACQUES (Paris 1657-Versailles 1708), Jean’ın oğlu, sarayın Büyük orkestrasında fifre, krummhorn, daha sonra donanma trompeti çaldı (1679-1697); kralın özel kemancısı oldu, sarayın küçük orkestrasında da obua, pes trompet ve kornet çaldı. Marşlar ve kadril havaları besteledi. — Alexandre (doğ. Paris 1660), Jacques’m kardeşi ve françois (Versailles 1689-ay.y. 1717), Andre’nin oğlu, bas krummhorn ve donanma trompeti çalgıcısıydılar; François, Yan Flüt için Parçalar besteledi (1716-1718). —anne (1681 – Paris 1728), Andre’nin oğlu, sarayın Büyük orkestrasında obua ve keman çaldı. Bir Yan Flüt, Gagalı Flüt, Keman ve Obua için Parçalar Kitabı (1712) yayımladı, ayrıca bir Te Deum ve pastoraller besteledi; Tuileries sarayının ruhanî konserlerini başlattı (1725). —FRANÇOİS ANDRE (Dreux 1726-Londra 1795), François’nın kardeşi; çok genç yaşta kralın Versailles kapellasında görev aldı. Campra ile beste çalıştı. Dünyanın en üstün satranç oyuncusu olarak ün kazandı ve özellikle bu sıfatla, Hollanda, Almanya ve İngiltere’ye gitti. Analyse du Jeu des Echecs (Satrancın Analizi) adlı bir kitap yazdı. Kralın kapellasında yöneticilik elde etmeğe çalıştı, bu amaçla Lauda Jerusalem (1754) adlı bir büyük motet icra ettirdi, fakat pek beğenilmedi. 1759′da tiyatroya yöneldi, birçok operakomik besteledi, bunlar arasında Blaise le Savetier (Ayakkabıcı Blaise), L’Huître et les Plaideurs (İstiridye ve Savunucular) [1759], Le Quiproquo (Yanlış Teşhis) [1759], Le Soldat Magicien (Sihirbaz Asker) [1760], Le Jardinier et le Seigneur (Bahçıvan ve Efendisi) [1761], Le Marechal-Ferrant (Nalbant) [1761], Sanço Pança Adada (1762), Le Bûcheron ou les Trois Souhaits (Oduncu veya Üç Dilek) [1763], T om Jones (1765), L’Amant Deguise (Maskeli Âşık) [1769], La Nouvelle Ecole des Femmes (Yeni Kadınlar Okulu) [1770], Le Bon Fils (Hayırlı Evlât) [1773], Les Femmes Vengees (öcü Alınan Kadınlar) [1775], Le Puits d’Amour (Aşk Kuyusu) [1779], La Belle Esclave (Güzel Esire) [1787], le Mari Comme.İl Les Fa-udrait Tous (örnek Koca) [1788] sayılabilir. Ayrıca birkaç lirik trajedi (Persee, [1780], Temistokles, [1786]), Horatius’un metni üstüne XVIII. yy.ın tek din dışı oratoryosu Carmen Saeculare’yı (1779), bir Requiem, bir Te Deum, bir İngiliz Od’u, bir Modülasyon Sanatı (obua, keman, bas için dörtlü) ve arietta’lar yazdı. Devrimden yana olmasına rağmen, Londra’da oturması, kendisinin göçmenler listesine girmesine ve aylığının kesilmesine yol açtı. Dram duygusu ve bestelerindeki özel anlatımıyle zamanında öncü bir rol oynadı. (L)
28 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHİLİDOR hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHİLESİA,PHİLETAİROS
Tarih 28 Mayıs 2009
PHİLESİA i. Görünüşü şimşiri andıran ağaççık; Şili’de ve Ateş Ülkesi’nde yetişir. (Philesia buxifolia çok güzel koyu kırmızı çiçeklerinden dolayı bahçelerde yetiştirilir. Zambakgillerden.) [L]
PHİLETAİROS yunanlı siyaset adamı (öl. M.ö. 263 / 262). Lysimakhos savaş hazinesini ona emanet etmişti. Philetairos Seleukos ile ittifak yaparak hem hazineye, hem de kale ile askerî birliklere el koydu. Kral unvanını almamakla birlikte, Antiokhos I’in sözde metbuluğu altında bağımsız yaşadı. Lysimakhos’un hazinesinden 9 000 talanton’u ustalıkla kullanarak gerçek bir devlet kurmayı başardı. Evlât edindiği yeğeni Attalos, ancak küçük yaşta bir çocuk (geleceğin Attalos I’i) bırakarak ölünce, Philetairos devletini, öbür yeğeni Eumenes I’e bıraktı. (L)
28 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHİLESİA,PHİLETAİROS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHARSALOS
Tarih 28 Mayıs 2009
PHARSALOS, Yunanistan’da şehir, Tesalya’da (Larissa idare bölümü), Larissa’nın güneyinde; 5 800 nüf. Bölgede krom madenleri.
— Tar. Sezar buıada Pompeius’a karşı büyük bir zafer kazandı (M.ö. 48). Pompeius’un romalı genç aristokratları Sezar’ın eğitimli askerleri karşısında tutunamadılar. Pompeius Mısır’a kaçtı ve orada kral Ptolemaios’un emriyle öldürüldü. (L)
28 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHARSALOS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHARNAKES
Tarih 28 Mayıs 2009
PHARNAKES, Bosporcs kralı (M.ö. 97-M.ö. 47), Mithridates Eupator’un oğlu. M.ö. 63′te tahta çıktı; krallığı en geniş sınırlarına ulaştırdı.
M.Ö. 48′de kuvvetli bir orduyle Anadolu’ya girdi, Kolkhis Armania ve Samsun’u (Amisos) ele geçirdi, halkını kılıçtan geçirdi. Bu Sırada kendi kumandanlarından Asandros’un isyanıyle göç duruma düştü; fakat Sezar’a karşı bazı başarılar elde etti.
Zile (Zela) savaşında Sezar tarafından bozguna uğratılınca 1000 kadar atlısıyle Sinop’a (Sinope) kaçmak zorunda kaldı. Askerlerinin karşı gelmesine rağmen, atları öldürterek deniz yoluyle Taurike’ye (Kırım) geçti; bu arada Sarmat ve iskitlerin yardımıyle Pantikapaion (Kerç) ve Theodosia (Kafkas) şehirlerini ele geçirdi. Bu başarısına rağmen kumandanının isyanına engel olamadı ve Asandros ile yaptığı bir meydan savaşı sırasında öldürüldü. (M)
28 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHARNAKES hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİETREMENT (Charles Alexandre)
Tarih 27 Mayıs 2009
PİETREMENT (Charles Alexandre), fransız veterineri ve zooloji. bilgini (Esternav 1826 – Paris 1906). 1843-1847 Arasında Alfort Askerî okulunda okudu; Fransa’da, Cezayir’de ve Suriye’de hizmet gördü; 1870′te esir düştü. 1875′te emekliye ayrıldı. Atın menşei, paleontolojisi ve av köpeği hakkında birçok inceleme yazdı. Les Origines du Cheval Domestique (Evcil Atın Menşeleri) [1870] adlı eserini Les Chevaux dans les Temps Prenhistoriques et Historiçues (Tarih ve Tarihöncesi Zamanlarda At) [1883] adiyle baştan sona yenileyerek yazdı. (l)
27 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİETREMENT (Charles Alexandre) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHALERA
Tarih 27 Mayıs 2009
PHALERA i. Esk. Rom. Romalı askerlere madalya olarak verilen yuvarlak plaka.
— ANSiKL. Phalera’lar önceleri at koşumuna süs olaıak konurdu, sonraları askerlere madalya diye verilmeğe başlandı, onlar da bunu zırhlarının üzerinde taşıdılar. Roma’ya Etrüskler tarafından getirildi; yuvarlak ve düz olan phalera’ların ortasında çıkıntılı bir düğme veya zengin süsler (bir aslan veya Medusa başı gibi) bulunurdu. (L)
27 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHALERA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PFEİFFER (Richard)
Tarih 27 Mayıs 2009
PFEİFFER (Richard), alman hekimi (Zduny, Poznan 1858-öL 1945). Berlin’de okudu, 1880′de askerî hekim, 1887′de binbaşı ve 1888′de Koch enstitüsünde asistan oldu. Tavşan koksidiyozu, kolera ve tifüs mikropları üstüne incelemelerde bulundu. 1892′de. enfülianzanın özgül mikrobu sandığı bir mikrop keşfetti Doçent, sonra Bulaşıcı Hastalıklar enstitüsü yöneticisi oldu; 1909-1925 yıllan arasında da Breslau üniversitesinde profesörlük yaptı. (L)
27 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PFEİFFER (Richard) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PFEİFFER (Ludwig Georg Kari)
Tarih 27 Mayıs 2009
PFEİFFER (Ludwig Georg Kari), alman hekimi ve tabiat bilgini (Kassel 1805-ay.y. 1877). Askerî hekimdi. Polonya ve Almanya’da çalıştı. Pratik hekimlik, botanik, zooloji ile ilgili yazılarının yanı sıra gezi notları da yayımladı. (m)
27 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PFEİFFER (Ludwig Georg Kari) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PFEFFEL (Gottlieb Konrad)
Tarih 27 Mayıs 2009
PFEFFEL (Gottlieb Konrad), Alsace’lı yazar (Colmar 1736-ay.y. 1809). 1757′de kör oldu, edebiyata yöneldi ve askerlik sanatı üstüne incelemeler yaptı. 1773′te, protestan gençleri için, Colmar’da bir askerî okul kurdu. 1803′te Napolyon tarafından Colmar Ruhanî meclisi üyeliğine getirildi. Başlıca eserleri: Fabeln (Masallar) [1783]; Alsace halk şarkısı haline gelen Die Tabakspfeife (Pipo). Fabeln und Poetische Erzahlungen (Masallar ve Manzum Hikâyeler) [1810-1812] adlı eseri ölümünden sonra yayımlandı. (L)
27 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PFEFFEL (Gottlieb Konrad) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİEROLA (Nicolas DE)
Tarih 27 Mayıs 2009
PİEROLA (Nicolas DE), perulu siyaset adamı (Camana 1839-Lima 1913). Avukattı; Albay Prado kaçınca (aralık 1879) diktatörlüğünü ilân etti. Peru’nun Bolivya ile birlikte Şili’ye karşı yaptığı savaşı sürdürmek istedi; yenilince ordu tarafından devrildi ve A.B.D.’ye sığındı. Sonra yeniden cumhurbaşkanı oldu (1895-1899); tuz vergisini koyarak ve altın para sistemine dönerek maliyeyi düzeltti, tek dereceli seçim sistemini kabul ettirdi ve askerlik hizmetini mecburî kıldı. (L)
27 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİEROLA (Nicolas DE) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PETTY (sir William)
Tarih 27 Mayıs 2009
PETTY (sir William), ingiliz hekimi ve iktisatçısı (Romsey, Hampshire 1623-Londra 1687). Oxford üniversitesinde anatomi profesörüydü; Irlanda’daki ingiliz askerî birliklerinin hekimi (1652) oldu. Değerli bir istatistikçiydi; önce Cromwell’in sonra Charles II’nin danışmanlığına getirildi. 1654-1655 Arasında İrlanda’da elkonulan toprakların dağıtımı konusunda büyük bir soruşturma yaptı ve bu toprakları yeni bir kadastro temeline göre düzenledi. Merkantilistlere karşı bir çeşit ticaret hürriyetini savundu ve fiyatların, üretimin gerektirdiği emekle belirlendiğini ortaya koydu. Royal society’nin ilk üyelerinden biriydi. (L)
27 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PETTY (sir William) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİERİ (Mario)
Tarih 26 Mayıs 2009
PİERİ (Mario), italyan matematikçisi (Luoca 1860-Pieve di Compito, Lucca 1913). Torino Askerî akademisinde, Catania ve Parma üniversitelerinde geometri dersleri verdi Geometriyle ilgili birkaç araştırmadan son ra, G. Peano ve okulunun etkisiyle matematiğin temelleri üstüne tenkit araştırmalar yaptı ve birçok değerli inceleme yazısı yayımladı. (M)
26 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİERİ (Mario) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PETROKREPOST
Tarih 26 Mayıs 2009
PETROKREPOST, esk. Schlüsselburg,S.S.B.C.’de şehir, Leningrad bölgesinde, Ladoga gölünün kıyısında, Neva ırmağının göle döküldüğü yerde. 1328′de, Novgorod prensinin inşa ettirerek Oreşek («fındık») adını verdiği kalesiyle meşhur olan şehir, XVII. yy.da Ruslarla İsveçliler arasında çekişmelere yol açtı. 1702′de, Büyük Petro, burayı kesinlikle ele geçirerek Schlüsselburg adını verdi. İsveçlilerin yenilmesinden sonra askerî önemini kaybeden kale, cezaevi haline getirildi (1905′e kadar siyasî suçlular oraya kapatılırdı), 1917′de müze oldu.
8 Eylül 1941′de von Leep kumandasındaki alman ordularının şehri almasıyle Wehrmacht’ın istilâsı tamamlandı. Sovyet ordusu 12 şubat 1943′te şehri alarak başkenti kesinlikle kurtardı. (L)
26 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PETROKREPOST hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PETRO I
Tarih 26 Mayıs 2009
PETRO I (Pyotr Velikiy ALEKSEYEViÇ, Büyük — denir), rusça Pyotr Velikiy (Moskova 1672 – Saint – Petersburg 1725), Rusya imparatoru (1682 – 1725). Çar Aleksey’in, ikinci karısı Nataliya Narıyşkina’dan olan oğlu. Petro, babası ölünce, çarın ilk karısı Mariya Miloslavskaya’nın oğulları tarafından Kremlin’den uzaklaştırıldı (1676).
Gençliği, Preobrajenskoye’de ve Moskova yakınlarındaki Semyonovskoye’de geçti. Fyodor III ölünce (nisan 1682) Petro, Moskova patriğinin ve Boyarların desteğiyle çar ilân edildi; fakat Miloslavskaya taraftarları, strelets’lerden (streltsıy) yardım görerek bir darbe yaptılar: Petro’nun yanı sıra Ivan V de çar oldu; naipliği ise üvey kızkardeşleri Sofiya aldı (mayıs 1682). Sofiya Petro’yu köyüne gönderdi. Bu köyde Petro yoksul bir hayat sürdü, çok basit bir öğrenim gördü. Sık sık yabancılar Sloboda’sına gidiyor, zanaatkarların işleriyle ilgileniyor, Hollandalılardan bilimleri (mimar Timmermans) ve gemiciliği (dülger Brandt), yabancı askerlerden askerlik sanatını öğreniyor, savaş oyunları (kuşatma ve muharebe tatbikatları) düzenliyordu.
Ayrıca, eğlenmesi için model bir kale yapıldı. Petro kendisine oyuncak askerler yaptırdı. Bunları örnek alarak 1687′de Preobrajenskiy ve Selmyonovskiy adlı muhafız alaylarını kurdu. Daha sonra bunlar yeni rus ordusunun çekirdeğini meydana getirecekti. Sloboda’da gelecekteki kılavuzu isviçreli François Lefort, ingiliz Patrick Gordon ve daha sonra metresi olan Anna Mons ile dostluk kurdu; bütün hayatı boyunca unutamadığı gençlik zevk ve eğlencelerini burada tattı. Sofiya tarafından öldürülmekle tehdit edilen Petro, önce yakınlarını uzaklaştırdı, sonra da Sofiya’yı bir manastıra kapattırdı (1689). Annesi ölünce (1694), Rusya’nın tek hâkimi oldu, ordusunu ve inşa ettirdiği donanmasını hem maddî, hem de manevî yönden güçlendirdi.
İkinci Viyana kuşatmasından sonra türklere karşı kurulan ittifaka girdi. Kuvvetlerini Don nehri kıyısında bir türk kalesi olan Azak üstüne sürdü; topçu birliklerinin yıkamadığı (1695) kale, 95 gün dayandı, fakat sonunda kendiliğinden teslim oldu (1696). Bu olaydan sonra Petro, her şeyi tanımak, öğrenmek maksadıyle Avrupa’yı dolaştı (1697 – 1698). Kimliğini gizleyerek el altından gemi inşaatı uzmanlarıyle anlaştı, bizzat kendi bir işçi gibi Hollanda tersanelerinde çalıştı. Petro 14 temmuz 1700′de Osmanlılarla Karlofça muahedesini tamamlayan İstanbul antlaşmasını yaparak Friedrich III ile, daha sonra, isveç’e karşı yapılacak bir ittifakın esaslarını koymak üzere, Danimarka ve Polonya krallarıyle görüşmelere girişti. Fakat dönüşte, strelets’lerin (streltsıy) ayaklanmasıyle karşılaştı. Şiddetle bastırabildiği bu ayaklanma (1698) ona, Rusya’daki durumunun sarsıntıda olduğunu gösterdi; dışta, Türkiye’nin hâkimiyeti altında bulunan Azak denizine çıkabildi. Oysa asıl amacı Karadeniz’e ve Boğazlar’a açılabilmekti (istanbul antlaşması, 1700). Polonya ve Danimarka krallarıyle ittifaka giren (gizli Preobrajenskoye antlaşması 1699) Petro, İsveç’e saldırdı. Fakat iyi hazırlanmamış ve donatılmamış birlikleri Kari XII tarafından Narva önünde bozguna uğratıldı (19 kasım 1700).
Bu yıkımın etkisiyle Petro, Rusya’daki bütün kaynakları harekete geçirdi. Manastırların çanlarını bile eritip, top döktürerek 200 000 kişilik (bunların yarısı, özellikle Estonya ve Litvanya üstüne yapılan harekât sırasında ölecektir) bir ordu meydana getirdi; askerî harcamalar için (bütçenin yüzde 95′i) ağır vergiler koydu, Onega ve Ladoga gölleri bölgesinde maden sanayiini geliştirdi, top ve gemi yapımında kullanılacak teknik kadroyu meydana getirmek için yabancı uzmanlar (Saksonlardan) çağırdı. İngriya’yı, Estonya’yı, Livonya’yı ele geçirdi; Neva nehri üstünde Petersburg (Petrograd) şehrini kurdu. Halkı çalışmağa zorladı (1703), her soyluya en aşağı iki katlı bir ev yapma mecburiyetini koydu. Baltık denizinde köprü başı olan bu liman, dış ülkelerle yapılan ticaretin merkezi Arhangelsk’in yerini alacaktı; Petro 1706′da bu yeni şehri Moskova’ya ve Ladoga gölüne bağlayacak olan kanalları yaptırttı; bu son çalışmalar general Münnich’in sorumluluğuna verildi. Halktan istenen fedakârlıklar, sık ve bastırılması güç ayaklanmalara (yabancılara karşı Astrahan ayaklanması [1705];
Güneydoğu [1707] ve Don Kazaklarının isyanları [1708]) sebep oldu. Ama bu fedakârlıklar semeresini de verdi: iyi donatılmış ve savaşa hazırlıklı bir orduya sahip olan Petro, Kari XII’yi kış ortasında Rusya içlerine doğru çekti ve Poltava’da kralın ordusunu ağır yenilgiye uğrattı (1709). Polonya’da August II’yi krallığa yerlestirtti ve kendini Polonya hükümdarıyle Diyet meclisi arasında arabulucu olarak kabul ettirdi (1716).
Filvaki Prut’ta Baltacı Mehmed Paşa emrindeki Türk kuvvetlerine yenilerek (1711) Azak kalesini kaybettiyse de, Baltık’taki yayılma siyasetini yürüttü: Danimarka’daki boğazları ele geçirmek için isveç ile yakınlaşmayı (Görtz) bile kabul etti, böylece onun Norveç’i ele geçirmesine göz yumacaktı. Bu siyaseti başarıya ulaştırmak için Fransa’nın ve Birleşik Eyaletlerin desteğini sağlamağa çalıştı ve bu maksatla ikinci Avrupa gezisine çıktı (1717). Fakat, Büyük Petro’nun çabalarını engellemek için isveç ile çarın eski müttefikleri arasındaki barış antlaşmalarının (1719-1720) sonuçlanmasına yardımcı olan İngiltere yüzünden, başarısızlığa uğradı.
İngiltere’nin amacı bu ülkeleri Petro’ya karşı bir güçbirliği içinde toplamaktı. Böylece rus-isveç görüşmeleri hiç bir sonuç elde edilmeden kesildi (eylül 1719); ama Petro Baltık’taki fetihlerini (Livonya, Estonya, Karelya’nın bir kısmı, ösel adası, Ingriya) Nystad antlaşmasıyle (10 eylül 1721) korudu. Dış tehlikeler uzaklaştırılınca Petro, batılılarda gördüğü yenilikleri gerçekleştirmeğe koyuldu. İyi düzenlenmiş bir ordu ve polis teşkilâtı sayesinde, bunları zorla kabul ettirme yolunu tuttu. «Genel yarar» için çalışan, soyut hayallerden çok, pratik uygulamalara değer veren bu kendi kendini yetiştirmiş devlet adamının kişisel bir doktrini yoktu; siyasetinin unsurlarını yabancı danışmanların (ingiliz, alman v.b.) raporlarından sağlardı.
Bizans’ın ve Fransa’nın mutlakçı ilkeleri kadar Prusya ve isveç’in pratik tecrübelerinden ilham alarak, devlet teşkilâtını temelden değiştirdi: imparatorluğu askerî ve malî bakımdan bütünlüğü olan sekiz idare bölgesine, onları da kırk üç vilâyete ve ilçelere böldü; zirvede, kendine yardımcı olacak özel bir şansölyelik kurdu (1700); daha sonra, giderek bu ilk kuruluşun yerini alacak, idarî ve malî işleyişi denetleyecek ve yokluğu sırasında çarm görevlerini yüklenecek dokuz kişilik bir senato meydana getirdi (1711); çeşitli dinî kademeler için (bunlardan biri olan Svyatoy Sinod [Kutsal Sinod] Moskova patrikliğinin yerini aldı, rahip ve papazları çarın temsilcisi olan Svyatoy Sinod yöneticisinin denetimi altına soktu), yönetici yetiştiren yüksek din okulları açtı. Petro kişi başına götürü bir vergi koydu. Bu verginin ağırlığı köylülere yükletildi; imparatorluk hazinesine giren verginin toplanması işi de senyörlere verildi. Aynı şekilde hür veya serf, bütün köylülerin topraklarını terk etmeleri yasaklandı.
Rusya’nın baş taciri olarak Petro, Nerçinsk antlaşmasından (1689) beri, Moğolistan’da (1698) serbestçe gelişmekte olan ticareti destekledi, hattâ iran pazarlarından da (ticaret antlaşması [1715]; Derbent’in [1722] ve Baku’nun [1723] ele geçirilmesi; Hazar denizinin doğusundaki [Dağıstan ve Şirvan] ve güneyindeki vilâyetlerin Rusya’ya bırakılması [Petersburg antlaşması, 1723]) yararlanmayı tasarladı. Ayrıca sanayinin doğmasına yardımcı oldu (özellikle Ural bölgesindeki imtiyazlı fabrikaların kurulması), önce himayeci bir iktisat siyaseti güttü; 1714′ten sonra mübadeleyi yavaş yavaş serbest bıraktı. Aynı yıl başkenti, dış ticaretin büyük bir kısmının yürütüldüğü Petersburg’a taşıdı. Avrupa’daki ilk gezisinden beri reformlar yapmak istiyordu; ama bunlar topluma batılı bir görünüş vermek isteyen zorlama ve şekilci reformlardı (1698′de erkeklerin sakal bırakmasının, kadınların peçe, uzun elbise, terem giymesinin yasaklanması; fransız ve macar biçimi elbiselerin giyilmesi, tütün kullanılması ve Jülyen takviminin kabulü). Soylular atalarından kalan topraklarını tek bir mirasçıya bırakacaklardı; böylece, işletmelerin verimliliği düşmeyecek öte yandan soyluların öbür çocukları ticaret (asillerin bazı mesleklerde çalışması yasağının kaldırılması) ve devlet hizmetleri (asillere üç türlü hizmet imkânı veren çin teşkilâtı; bu hizmetler askerî, sivil hizmetler ve saray hizmetleriydi; bazı kademelerin [1722] dışında, bu hizmetler miras yoluyle geçemiyordu) için serbest kalacaklardı. Devlet hizmetinde çalışanların yetişmesi için, temel öğretimini matematiğe dayandıran ilk ve orta dereceli okullar, yüksekokullar vardı.
Petro bunları mühendislik, topçuluk ve denizcilik okullarıyle tamamladı. Vergilendirme sisteminde, şehir halkını iki sınıfa ayırdı. Köylüleri soylu mülk sahiplerinin iradesine terk ederek serfliği destekledi. Yabancılardan ve uzmanlardan aldığı eğitime çok bağlı kalan Petro sık sık yanıldı; âdetleri ve dini hedef alan reformları kadar, sefahatle geçen hayatı ve yabancılara tanıdığı üstünlük, rus halkının millî ve dinî tepkileriyle karşılaştı. Petro’nun kabasabalığı yüzünden bir kat daha artan bu genel düşmanlık duygusunu çareviç Aleksey de paylaşıyordu; muhalefeti yürüten eski rus aristokrasisi, 1715′ten sonra, umutlarını ona bağlamıştı. Bir komploya karışmakla suçlanan Aleksey babasının emriyle işkenceye uğradı ve 1718′de öldü. Nystad anlaşmasından (1721) sonra senatonun kendisine verdiği «Rusya imparatoru» payesine ve ikinci yolculuğunda (1717) büyük itibar görmesine rağmen, Petro, iktidarının son yıllarında eserinin yıkılmasından korkmağa başlamıştı. Gerçekte ise bu eser yaşamağa devam etti; çünkü çar ustaca davranmış, çin’i kurarak, devlet görevlisi soyluların çıkarıylc devletin çıkarını birbirine bağlamıştı. Devletin yok olması bu sınıf için de ölüme mahkumiyet demekti. Zaten Büyük Petro bütün geriye dönüş tehlikelerini yok etmek için, çarın kendi vârisini kendi tayin etmesine (1721 fermanı) karar vermişti; böylece eski Rusya’nın geleneklerine dönmekten yana olan vârisler safdışı kalacaktı.
— Ikonogr. Nikitin, çarın portresini yaptı (Büyük Petro ölüm Döşeğinde, Leningrad). Petersburg’da birini Carlo Rastrelli’nin, öbüriinü Katerina II’nin isteği üzerine Falconet’nin yaptığı’, at üzerinde iki heykeli vardır. (L)
PETRO BEY. Bk. MAVROMiKHALiS (Petros).
26 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PETRO I hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PETRINİ (Antonio)
Tarih 26 Mayıs 2009
PETRINİ (Antonio), italyan asıllı mimar (Trento 1624 – Würzburg 1701). 1650′den sonra Würzburg’a yerleşti, piskopos-prenslerin saray mimarı oldu. Mainz’de, Bamberg’de Paderborn’da barok üslûpta birçok kilise yaptı. En önemli eseri Würzburg’daki benediktin manastırıdır. Askerî mimariyle de ilgilendi; bu alanda Vauban’ı örnek aldı. Würzburg’daki piskoposluk sarayı (tadilâttan önceki), Seehof, Veitshöchheim ve Weinheim (Pfalz) şatoları da onun eseridir. Ayrıca Heidelberg şatosunu onarttı. (L)
26 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PETRINİ (Antonio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHOKAS
Tarih 26 Mayıs 2009
PHOKAS (öl. 610), Bizans imparatoru (602-610). Lejyon kumandanıydı. Bir askerî ayaklanma sonunda iktidara geçti. İmparator Maurikios’un boynunu vurdurdu. Hükümdarlığı zamanında pers istilâları ve içeride ardı arkası gelmeyen suikastler oldu. 610′da Herakleios tarafından tahttan indirildi ve halk tarafından linç edildi. (L)
26 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHOKAS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHİLOTİS
Tarih 26 Mayıs 2009
PHİLOTİS, romalı kadın köle (öl. M. ö. 441). Romalılar Latinlerle savaş halindeydi. Philotis, kendisi gibi köle kadınları toplayarak düşman ordugâhına gitti ve Latin askerlerini baştan çıkardı. Eğlencenin tam ortasında, bir huruç harekati yapan Romalılar sarhoş düşman askerlerini kılıçtan geçirdiler. Bu olayı anmak üzere Nonas Caprotines şölenlerini düzenlemek bir âdet halini almıştı. Bu şölenlerde köle kızlar büyük bir serbestlikle hareket ederlerdi. (L)
26 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHİLOTİS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHİLOMELOS
Tarih 26 Mayıs 2009
PHİLOMELOS, Phokis’li general (öl. Parnassos M.ö. 355). Hemşehrilerini Amfiktionia konseyine karşı ayaklandırarak Kutsal savaşa girişti. Delphoi hazinesini yağma etti ve kendine paralı askerler tuttu; fakat kısa bir süre sonra yenildi ve öldürüldü. (L)
26 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHİLOMELOS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHİLİPPUS Arap
Tarih 25 Mayıs 2009
PHİLİPPUS Arap (Maıcus Julius PH LîPPUS) [Idumaea Edom 204-Verona 2–Roma imparatoru (244-249), Gordianus III devrinde praetorluk varisiydi; onu askerlerine öldürterek yerine geçti (244). Perslerle: pek elverişli sayılamayacak bir barış imzaladı ve Roma şehrinin birinci kurulum yılını törenlerle kutladı (248). Tuna lejyoalan tarafından imparator ilân edilen Dt cius’a yenildi ve öldürüldü. Oğlu Phillipus’u önce sezar, sonra da augustus ilân etmişti. (L)
25 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHİLİPPUS Arap hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Philippoi savaşı
Tarih 25 Mayıs 2009
Philippoi savaşı (M.ö. 42), Sezar’ın ölümünden sonra Brutus ve Cassius Makedonya’ya sığındılar, Antonius ve Octavius ile Philippoi ovasında karşılaştılar. Daha ilk çarpışmada Antonius’un askerleri Cassius’un ordugâhını ele geçirdi; Brutus’un askerleri ise Octavius’un ordusunu püskürterek düşman ordugâhını aldı; Cassius intihar etti. Birkaç gün sonraki ikinci karşılaşmada da Brutus yenildi ve askerlerinin savaşmaktan vaz geçmesi üzerine kendini öldürdü. (l)
25 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Philippoi savaşı hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PHİLİPPİKOS
Tarih 25 Mayıs 2009
PHİLİPPİKOS VAiftTAN (Vardan ??), yun. Bardanes, ermeni asıllı Bizans imparatoru (711-713). Gelibolu’da isyan çıkararak (710) lustinianos Rinometos’u devirdi ama imparatorluğu savunmayı başaramadı. Bulgarlar İstanbul’a kadar ilerlediler, Araplar da Küçük Asya’yı işgal ettiler. Ateşli bir monotelit olan Philippikos, bu doktrini benimseyenleri destekledi. Bir askerî ayaklanma sonunda tahttan indirildi. (l)
25 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PHİLİPPİKOS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PETÖFİ (Sandor)
Tarih 25 Mayıs 2009
PETÖFİ (Sandor), macar şairi (Kiskörüs 1823 – Segevar [bugün Şigişoara] 1849). Okul disiplininden bıkarak önce gezici tiyatro oyuncusu, sonra asker oldu; ülkeyi şiirler yazarak yaya dolaştı ve yeniden öğrenime başladı. Başkente ulaşınca Vörösmarty’in desteğiyle ilk şiir kitabını yayımladı (1844). İçinde, A Helyseg Kalapacsa (Köyün Çekici) adlı manzumenin de yer aldığı bu ilk derleme büyük bir başarı kazandı; bunu diğer eserleri (Cipruslombok Etelka Sirjarol [Servi Yapraklan], Szerelem Gyönegyei [Aşk İncileri], Bulutlar) takip etti. Romantik coşkunluğu, içtenliği ve genellikle halk şarkılarından yararlanması macar şiirine yeni bir ufuk açtı, 1847′de Jukia Szendrey ile evlendi. Yazdığı millî marşla (Talpra, Magyar [Kalk, Macar]) halkın heyecanını uyandırarak macar devrimini başlatan (15 mart 1848) Petöfi’dir.
Kurtuluş savaşına gönüllü olarak katıldığı sırada, general Bern şairin hayatını kurtarmak için onu kamp yardımcısı seçti; ama Petöfi, ileri hatlarda savaşmak istedi ve Feheregyhaza’da kahramanca öldü. En ünlü lirik şiirleri: Egy Gondolat Bant Engemet (Beni Bir Düşünce Üzüyor); Szeptember Vegen (Eylül Sonunda); Sana ne Ad Vermeli?; Kışın Puszta; Dört öküzlü Araba; Tisza; Hüzünlü Sonbahar Rüzgârı; Nemzeti Dal (Millî Marş); Bay Paul Pato; Titre Çalılık v.b. Bundan başka tercümeleri, iki tiyatro oyunu, manzum hikâyeleri, epik şiirleri (Az Apostol [Havari]) vardır. Janos Vitez (Kahraman Janos) [1845] adlı şiirinden yararlanarak perili bir oyun yapıldı (müziği Kacsoh’un) ve bu eser 1904′ te büyük ün kazandı. Petöfi hem macar romantizminin en önemli yazarı, hem de millî bir kahramandır. (L)
25 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PETÖFİ (Sandor) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PETAR KARAYORGİVİÇ
Tarih 23 Mayıs 2009
PET AR I KARAYORGİVİÇ (Belgrad 1844 -ay.y. 1921), Sırbistan (1903-1918), daha sonra da Sırp, Hırvat ve Slovenlerin kralı (1918 -1921), Prens Aleksandar’ın oğlu ve Kara Yorgi’nin torunu; babasının iktidardan düşmesiyle biten devrim (1858) sonunda sürgün edildi. Cenevre’de, sonra da Fransa’da yaşadı. Saint-Cyr Askerî okulunu bitirdikten sonra fransız ordusunda görev aldı (1870-1871), daha sonra Bosna-Hersek’in Türklere karşı giriştiği ayaklanma hareketine katıldı (1875). Karadağ prensi Nikola’nın büyük kızı Zorka ile evlendi (1883), ondan üç çocuğu oldu. Kral Aleksandar Obrenoviç’in öldürülmesinden sonra (1903), iktidara getirilen Petar I, özel görevlisi Paşiç ile parlamenter bir rejim kurdu ve ülkesini Avusturya’nın hâkimiyetinden kurtarmak için Rusya ya dayandı. Her iki Balkan savaşını zaferle bitiren Petar, Avusturya istilâsına karşı koydu (1914) ve ordusunun başından ayrılmamak için yönetimi naipliğe getirdiği oğluna bıraktı. Sırp, hırvat ve Sloven kralı ilân edildi (1918); Belgrad’a ağır hasta olarak döndü (1919); naiplik görevini oğluna bıraktı. (L)
23 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PETAR KARAYORGİVİÇ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PETAİN (Philippe)
Tarih 23 Mayıs 2009
PeTAİN (Philippe), Fransa mareşali ve fransız devlet adamı (Cauchy-â-la-Tour 1856-Yeu adası 1951). Bir köylü ailedendi; 1878′de ^Saint-Cyr askerî okulunu bitirdi. Harp okulunda 1901-1907 arasında yardımcı öğretmen, 1908-1910 arasında da asıl öğretmen olarak piyade eğitimi dersi verdi. Joffre tarafından 31 ağustos 1914′te tuğgeneralliğe, Marne Meydan muharebesindeki başarılarından sonra tümgeneralliğe yükseltildi. Ekimde 33. Kolordu kumandanlığına tayin edildi. Artois’da yararlığı dokundu (mayıs 1915). 21 Haziran 1915′ten sonra 2. Ordunun başına geçen Petain, eylülde Champagne taarruzuna katıldı. 1916′da Verdun’-de on ay süren ısrarlı savunma sırasında üstün askerî niteliklerini gösterdi. 1 Mayıs 1916′da Merkez Ordular grubu kumandanı,
15 mayıs 1917′de Nivelle’in yerine başkumandanlığa getirildi. 19 Kasım 1918′de Fransa mareşalliğine yükseltilen Petain, 1925′te Fas’a çağırıldı; Rif bölgesinde Abdülkerim’in çıkardığı ayaklanma ile tehlikeye giren askerî durumu düzeltti. 1931′e kadar Yüksek Harp konseyi ikinci başkanlığı ve ordu genel müfettişliği, 1931-1934 arasında yurtiçi. hava savunma müfettişliği yaptı. 6 Şubat 1934 olayları sonunda Doumergue onu savaş bakanlığına getirdi; bu görev Petain’i siyasî hayata soktu. 1939′da Franco’nun yanında Fransa’nın İspanya büyükelçisi oldu; mayıs 1940′taki yenilgilerden sonra Paul Rey-naud hükümetinde başbakan yardımcılığına,
16 haziranda başbakanlığa getirildi. Almanlarla mütareke imzaladıktan sonra, 10 temmuzda Vichy’de toplanan Millet meclisi Petain’i 11 temmuzda Fransa devlet başkanı seçti. Laval’in uyguladığı kayıtsız şartsız işbirliği siyasetini kabul etmemesine rağmen (13 aralık 1941′de Laval’i başbakanlıktan uzaklaştırıp, yerine Darlan’ı getirdi), Londra’daki hür fransızların sert tepkisiyle karşılaştı. Aşırı işbirlikçilerin kendinden koptuğu, alman makamlarının da bir türlü güvenemediği Petain 85 yaşının da verdiği kararsızlık içinde, bocaladı durdu; Fransa tarihinin bu kara günlerinde nazî siyasetine âlet olmaktan kendini kurtaramadı. Nazi yetkilileri, Laval’in görevine dönmesini sağladılar (18 nisan 1942). öbür işbirlikçiler gibi yurdunu terk etmeğe yanaşmayan ve 20 ağustos 1944′te amiral Auphan’ı De Ga-ulle ile Müttefik kumandanlığı yanında kendi temsilcisi olarak görevlendiren Petain, Almanlar tarafından zorla Vichy’den kaçırıldı. Sigmaringen’de F. Brinon’un kurmağa çalıştığı kukla hükümetin kendi adını kullanmasını reddetti. Nisan 1945′te İsviçre’ye geçmeyi başardı ve hâkimlerin önüne çıkmak üzere kendiliğinden Fransa’ya döndü. Yüce Divanda yargılandı; idama mahkûm edildi (14 ağustos 1945). Cezası müebbet hapse çevrildi. (L)
23 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PETAİN (Philippe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PESCENNİUS NİGER (Caius)
Tarih 23 Mayıs 2009
PESCENNİUS NİGER (Caius), romalı general (Aquinum 135-140′a doğr. – Euphrates [bugün FıratJ üzerinde 194). Didius Julianus’un tahta geçişi sırasında Suriye vahşiydi (193); askerleri onu da Antakya’da imparator ilân ettiler. Oysa Septimus Severus Tuna’da imparatordu. Uzun süren bir savaştan sonra Septimus onu yenilgiye uğrattı (tssos, 194) ve öldürttü. (l)
23 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PESCENNİUS NİGER (Caius) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERVIZ EFENDİ
Tarih 22 Mayıs 2009
PERVIZ EFENDİ, türk devlet adamı (XVI. yy. ortaları). Nişancı Abdi Beyin ve Frenk ibrahim Paşanın kölesi. İbni Kemal’den ders gördü. Müderris oldu. Bağdat, Halep, Şam, Mısır ve Edirne kadılığı yaptı. İstanbul kadısı, Anadolu kazaskeri (1560) ve Mekke kadısı oldu (1576). istanbul’da bir medrese yaptırdı. (m)
22 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERVIZ EFENDİ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERU
Tarih 22 Mayıs 2009
PERU i. Bk. pero.
PERU, Güney Amerika’da devlet, Büyük Büyük Okyanus kıyısında; 1 285 215 km2; 12 012 000 nüf. Başkenti, Lima (1 716 000 nüf.). Başlıca şehirleri: Calloa (161 300 nüf.); Arequipa (156 700 nüf.); Trujillo (100 100 nüf.), Chiclayo (86 900 nüf.); Cuzco (78 300 nüf.); İquitos (58 200 nüf.).
COĞRAFYA Fizikî coğrafya
• Yüzey şekilleri. Peru’nun yüzey şekilleri üç büyük bölgeye ayrılır: Andîar, Amazon bölgesi, kıyı bölgesi.
1. Merkezde Andlar, arazinin üçte birini içine alır. Hemen her yerinde başlıca üç unsura rastlanır: 4 000 m yükseltiye doğru puna veya pampa denen yüksek alanlar, 5 000 m’den yukarıda çoğu 6 000 m’yi aşan ve eskiden sanıldığı gibi düğümler değil, basamaklar meydana getirerek kuzeybatıdan güneydoğuya uzanan kalıntı engebeleri, Amazon şebekesine bağlı akarsular (Urubamba, Apurimac, Mantaro, Huallaga, Maranon) tarafından aşıldığı halde başları çoğunlukla Büyük Okyanus’a yakın olan dar ve derin vadiler.
And dağlarının en geniş kısmı Güney Peru’dadır. Bu bölgede üç kısım ayırt edilir:
Huancayo Andları’nı, Abancay’ı Cuzco ve Carabaya’yı kapsayan doğu cordillera; Titicaca gölüne doğru çoğunlukla bazaltlar ve volkan külleriyle örtülü olan (Bolivya sınırı dışında) ve büyük ölçüde yarılan punalar; Chachani (6 035 m), Misti (5 842 m), Tutucapa (5 780 m) gibi yanardağların bulunduğu batı cordillerası. Orta ve Kuzey Peru’da, Andlar kıyı bölgesinden uzaklaşır; kütle özelliği taşıyan dağlar kalıntı engebeleridir: Huayhuash cordilleralan; Huascaran dağında yükseltisi 6 768 m’yi bulan ve güzel buzulların yer aldığı cordillera filanca, Serra Negra (5 000 m). Ekvador sınırına yaklaştıkça Cajamarca Andları’nda genel yükselti azalır ve boğazların yüksekliği 2 500 m’yi aşmaz. Puna alanlarının yerini Mantaro’nun doğduğu Junin pampası ve Rio Santo’nun başladığı Conocacha pampası gibi yüksek bataklık ovalar alır.
2. Andların doğusunda Peru Amazon bölgesi (Amazonas) uzanır; Rio dağeteğiyle bir alüvyon ovasından meydana gelen bu geniş bölgedeki ırmakların başlıcaları (Ucayali, Maranon ve Rio Napo) önandlar’dan çıktıkları boğazlar ve çağlayanlardan sonra (Maranon kıyısında, 150 m yükseltide Pongo de Manseriche) genişler. Peru Amazon bölgesi, ülke topraklarının yarısını içine alır. Bk. AMAZON.
3. Kıyı bölgesi, bir dolma ovasında veya Chincha ile Canete arasında yükseltisi 170 m’yi bulan konglomera yarlarından meydana gelir, Batı Andlar ile temas bölgesi, ancak Pisco ile Narca arasında yüksektir.
• Peru İklim ve bitki örtüsü. Başlıca iklim olayı kıyı ile Amazon bölgesi arasındaki bakışımsızlıktır. Dünyanın en kurak bölgelerinden biri olan kıyıda sıcaklık farkları çok düşüktür: Lima’da on dokuz yılda yıllık yağış ortalaması 37 mm’dir. Bu çok az yağışlar gökyüzünü kışın örten buharların (garva) yoğunlaşmasının sonucu olan ince yağmurlar halinde düşer; bununla birlikte yükseltisi 500 m’yi geçen tepelerde (paranalar) seyrek otların yetişmesine imkân verir. Kıyı bölgesi, Batı Andlar’dan inen sel sularının ağzındaki vahalarla yer yer kesilen bir taş ve kum çölüdür. Buna karşılık Peru Amazon bölgesi bol yağış alır (ovada 3 m’den çok): bu yağışlar ve ekvator bölgesinin aşırı sıcaklığı montana denen ve yapraklarını dökmeyen sık bir ormanın yetişmesine imkân vermiştir. Montana adı, teşmil yoluyle bütün bölgeyi de ifade eder. Doğu Andlar’ın yamaçlarında orman seyrekleşir: burası otlu bozkırlar ve çalılarla örtülü ceja da montana bölgesidir. Doğu sierralarda yükselti sıcaklığın düşmesine yol açar. Cuzco’da yıllık sıcaklık ortalaması 20°C, en yüksek sıcaklık 26°C ve en düşük sıcaklık —5°C’tır. Mayıs Kasım aylarında yağış düşmez ve yağışlar aralık-nisan ayları arasında toplanır. Yağışlar yükseltiyle birlikte azalır: kuzeyde yıllık yağış ortalaması 900 mm, güneyde ise 300 mm’dir; ancak sert ve ender bir otun yetiştiği punalar çöllerle örtülüdür. Ağaçlar yalnız vadilerde ortaya çıkar (salkım söğüde benzeyen molle ahlat ağacı). Dikenli ağaçsılar ve cereus katlarıyle (3 800 – 1 500 m yükselti arasında) Batı And punalarından kıyı çöllerine geçilir. Buzullar ve daimî karlar yüksek kalıntı engebelerinde toplanmıştır ve 4 500 m’nin altına pek ender iner. Cordillera Blanca’nın adını buzullardan almasına karşılık, Misti’-de, yükseltisine rağmen, daimî karlar yoktur.
PERU Beşeri coğrafya
Peru, eski kızılderili medeniyetlerinin ülkesidir. Halkın çoğu hâlâ quechua ve aymara dillerini konuşur. Nüfusta kızılderililerin oranı yüksektir: bütün ülkede yüzde 47, Sierra’da yüzde 80. Melezlerin sayısı da hemen hemen aynıdır ve şehirlerde özellikle Lima’da yaşayan safkan beyazların sayısı ancak 600 000′dir. ülkede hâlâ 40 000 asyalı (özellikle cinli) ve 30 000′den az zenci yaşar. Hızla çoğalan nüfus son kırk yılda iki kat kadar artmıştır. Doğum oranının binde 30′dan çok, ölüm oranının ise binde 8,2′den az olduğu sanılır. Ortalama nüfus yoğunluğu km2′de 8,1 kişidir. Ama, Sierra’-daki yoğun nüfuslu vadilerle Puna’nın ve Amazon ormanmdaki birbirine uzak toplulukların nüfusu çok farklıdır. Peru’nun öteden beri bir köylü ülkesi olmasına karşılık şehir nüfusu zaman zaman tehlikeli bir ritimle artar. Bunun sebebi, Kızılderililerin yoksulluk yüzünden dağlardan kaçmasıdır: 1925′te 250 000 kişi olan Lima’nın nüfusu bugün Calles limanıyle birlikte bir milyonu aşar. öbür Peru şehirleri çoğunlukla sanayinin az ölçüde geliştiği büyük tarım pazarlarıdır: şekerkamışı ve pirinç tarlalarıyle Trujillo ve Chiclayo, vahasıyle Arequipa, pamuk tarlalarıyle Ica ve Piura, güzel tarlalarıyle Cuzco. Bununla birlikte yeraltı kaynaklarının işletilmesi Andlar’da, Cerro de Pasco ve La Oroya, Tacna (bakır), Chimbote (çelik fabrikası) gibi şehir çekirdeklerinin kurulmasına yol açmıştır. Büyük Okyanus kıyısında Bolivya’nın limanı olan Mollendo, Peru’nun Amazon kıyısındaki limanı tquitos ve Titicaca gölünün limanı Puno’da ulaşım sayesinde sanayi gelişmiştir.
Peru iktisadî coğrafya
• Tarım ve balıkçılık. Tabiî bölgelerin çeşitliliği üretimin ve kır faaliyetlerinin büyük ölçüde çeşitlenmesine imkân verdi: Amazon bölgesinde kerestecilik, tropikal ürünler tarımı (pirinç, mısır, manyoka, yerfıstığı, şekerkamışı, pamuk, kahve, kakao, çay), akdeniz ve ılıman iklim bitkileri (buğday, arpa, asma, zeytin, mercimek, bakla, fasulye), patatesin ağır bastığı And bitkileri tarımı. Ama çoraklık sulamayı gerektirir ve tarımı devamlı olarak kuraklık tehdit eder. Amazon ırmaklarının sularını kıyıya ulaştırmak için büyük çalışmalar tasarlanmıştır. Sömürgecilerden kalma büyük mülkler veya tersine bazı sulak bölgelerde toprakların aşırı derecede parçalanmış olması genellikle çok yoksul olan kızılderili köylülerin hayat seviyesinin yükselmesini engeller. Dağlardaki geniş alanların teknik bakımdan çoğunlukla geri olmasına karşılık, kıyılardaki daha modern büyük çiftliklerde şekerkamışı ve pamuk yetiştirilir; kimyevî gübre ile tohum seçimi Mısır elyafına benzer bir pamuk üretilmesine imkân vermiştir. İhracat bitkileri tarımının gelişmesi, besin tarımıyle atbaşı yürümez: oysa beslenecek insan sayısı günden güne artmaktadır. Et üretimi ülke ihtiyacını karşılamağa yetmez. Bununla birlikte And sürüleri (koyun, lama, vicuro, alpaka) yün ihracatına imkân verir. Peru doğudaki sıcak ve yağışlı bölgelerin değerlendirilmesini (Tingo Mario yerleşme merkezi) desteklemektedir. Ayrıca Büyük Okyanus’un soğuk sularında büyük ölçüde balıkçılık yapılır. Ton balığı avcılığının teşkilâtlandırılması, hamsi setlerinin yakın bir tarihten beri büyük ölçüde işletilmesi ve büyük tesisler inşa edilmesi Peru’nun birkaç yıl içinde yabancı sermaye ve teknisyenler yardımıyle dünyada balıkçılığının en gelişmiş olduğu devletlerden biri haline gelmesine imkân verdi. 1960-1965 Arası gayrısafi millî hasıla, yılda yüzde 6 oranında arttı; ama hızlı nüfus artışı bu oranı yaklaşık olarak yüzde 3,5′e düşürdü. Bu ilerlemenin başlıca sebebi, Jbalık unu sanayiinin gelişmesidir. 1960-1964 Arasında, tutulan balık miktarı 3,6′dan 9,1 Mt’a çıktı ve Peru dünyada birinci sıraya yükseldi (1966′da 8,8 Mt). Bir toprak reformu başlatılarak 60 000′den çok köylüye toprak verildi.
• Madenler. Yeraltı kaynaklarının işletilmesi Peru ekonomisinin sağlam olmayan dengesini sağlar. Sömürge dönemindeki altın ve gümüş, özellikle XIX. yy .da işletilen guano, bugün ikinci plana düşmesine rağmen hâlâ önemlidir. Peru dünyanın dördüncü gümüş üreticisidir; guano hâlâ kıyıdaki çorak adalarda elde edilir. Demirsiz madenler üretimi önemlidir: kurşun, bakır (La Oroya’da işlenir), Cerro de Pasco bölgesinde çinko daha az ölçüde çıkarılır ama ticarî önemi büyük olan vanadyum, bizmut, antimon, tungster, molibden, kadmiyum, uranyum, manganez. Demir filizi üretimi hızla gelişmektedir: 1953′ten beri işletilen Marcona yatağı; Lima’nın güneyinde Acari madenleri; zengin filizlerin bulunduğu ve Japonların ilgilendiği güneydeki Chala limanı yakınında yataklar. Peru Maden bankası yeraltı kaynaklarının değerlendirilmesini destekler ve yabancı şirketlere (başlıcaları amerikan şirketleri) arama ve işletme imtiyazları verir. Madenlerin dağlarda, çoğunlukla 3 500 m’den yüksekte olması, bunların işletilmesini güçleştirir ve masrafları artırır.
• Enerji kaynakları. Peru enerji” sıkıntısı çeker: Ancak idare bölgesinde, Santa vadisinde ve Arequipa ile Tuna arasında, maden kömürü üretimi 160 000 tonu pek az geçer; hidroelektrik üretimi çorak iklim, akarsuların sel rejimi ve Andlar’ın yüksek eğimi yüzünden sınırlıdır; bununla birlikte petrolün katkısı önemlidir: en verimli yataklar kıyı bölgesinin kuzeyindedir: Lobitos ve Negritos (bir ingiliz şirketi tarafından işletilir), Talara (Standart Oil’un kolu olan bir şirket), Zorritos (devlet şirketi) petrol merkezleri. Amazon yamacında Amerikan-Peru şirketinin üretimi artmaktadır. Aynı zamanda And dağeteğinde araştırmalar yoğunlaşmakta ve Manaus’ta (Brezilya) inşa edilecek rafineriye ham petrol sevkıyatı tasarlanmaktadır.
PERU için Machupiccu’da harabeleri önem arzetmektedir. Andların en yüksek zirvelerinden Salcantay ‘dır.
• Sanayi. Peru’da sanayi son yıllarda gelişti. Geleneksel besin ve dokuma sanayii (Lima, Cuzco, Arequipa) dökümcülük, çinko, bakır ve kurşun tasfiyesinin yanı sıra modern sanayiye ve temel donatıma yönelmiştir (Chimbote Çelik fabrikası). Gelişen kimya sanayii, gübre, patlayıcı madde, ecza ve antikriptogam malzemesi, sunî dokuma üretir. Ayrıca seramik, sıcağa dayanıklı maddeler oto lastiği fabrikaları kurulmuştur.
Peru’da sanayide en büyük gelişme, üretimi üçte iki artan demir çıkarımında oldu (1966′da 5,3 Mt); petrol üretimi daha ağır gelişmesine rağmen 1966′da 3 Mt’u geçti. Bakır, kurşun, çinko, değerli madenler, 1960′-tan sonra en yüksek seviyesine ulaştı; kurşun, özellikle de çinko üretiminin bir kısmı yerinde değerlendirilmeğe başladı.
• Ulaşım. Hükümetin sürekli çabalarına rağmen ulaşım yolları ağı henüz yetersizdir. 4 000 km’yi aşan demiryollarının çoğu özel şirketlerindir (başlıcası bir kanada şirketi); hatların çoğu 1951′den sonra And şehirleriyle maden merkezlerini kıyı limanlarına bağlamak için inşa edildi ve inşaat sırasında dünyanın en yüksek seviye farklarıyle karşılaşıldı. Başlıca hatlar Lima’yı Cerro de Pasco ve Huancayo’ya bağlar; Çuzco, Puna, Arequipa ye Mollendo’ya bağlanmıştır. En iyi karayolu, Büyük Okyanus kıyısını takip eden Panamerika karayoludur. Devam eden inşaatlarla karayolları And yamacına doğru uzatılmaktadır; And yamacında ırmak ulaşımı da düzenlenmektedir (tquitos limanı). Ayrıca hava ulaşımı hem milletlerarası (Lima havalimanının donatılması), hem de mahallî rol oynar. Başlıca limanlar Talara (petrol ihracatı), Paita ve Pisco (pamuk), San Juan (Marcona’nm demiri), Bolivya dış ticaretine katkıda bulunan Chimbote, Mollendo ve Matarani, donatımı çok modern olan ve çeşitli malların mübadelesi yapılan Callao’dur.
• Dış ticaret. Peru’nun dış ticareti, hâlâ hammadde ihracatıyle sanayi ürünleri ithalâtına dayanır. Maden filizi, maden ve tropikal ürünlere (pamuk, şekerkamışı) yönelen ihracat oldukça çeşitlidir. Besin ürünleri ve yeni sanayiler için gerekli donatım mallarını ithal etme zorunluğu ticaret ?çığını artırmış, peru parasını zayıflatmıştır. Latin Amerika’da Peru’nun özelliği serbest mübadeleci siyaseti ve dış yatırımları geniş ölçüde kabul etmesidir.
Genellikle tek tip üretime dayanan nispî refahın sağlam temellere oturtulmadığı 1965′te balık unu ihracatındaki gerilemeyle ortaya kondu; pamuk ve şeker fiyatlarının düşmesi durumu daha da ciddîleştirdi. Balıkçılığın gelişmesi 1960′tan sonra, eskiden beri hep açık veren ticaret bilançosunu dengelemeğe imkân vermişti. Bu sanayinin gerilemesi ihracatta duraklamaya yol açtı; oysa ithalat artmağa devam ediyordu. Ticarî bilanço 1965′te yeniden açık verdi, aynı yıl altın ve döviz rezervlerinin yarısı eridi. Durum güç çözülür bir hal aldı; çünkü ihracatta beklenen yeni gelişme 1959-1964 dönemindeki kadar hızlı olmadı (o dönemdeki olağanüstü artış henüz dizginlenemeyen bir enflasyona yol açmıştı). Latin Amerika serbest mübadele bölgesinin kurulması (1960-1961) 1960-1964 arası öteki tiye devletlerle ticareti iki kat. artırchysa da, 1966′da A.B.D. hâlâ Peru’nun ticaret yaptığı başlıca ülkeydi (ithalâtın yüzde 37’si, ihracatın yüzde 35′i).
TARİH
ilk medeniyetler
En eski medeniyetin kuzey kıyıdaki Huaca Prieta medeniyeti olduğu (M.ö. 1500′e doğru) sanılır: M.ö. 1000′e doğru ortaya çıkan mısır ve seramik, kıyıda Viru ve Chavin (yaklaşık olarak M.S. 300′den 600′e), Mochicas (Moche anıtları) ve Nozca (M.S. 500′e doğru) kültürlerinin gelişmesine yardım etti. Sonra büyük siteler çağı başladı: yaylada Aymaraların Tiahuanaco sitesi, kıyıda Chimaların başkenti Chanchan (M.S. 1200′e doğru). Bütün bu medeniyetlerin ortak özelliği mısır ve patates tarımı, lama yetiştiriciliği, bakır, tunç ve altın metalürjisidir: ayrıca hepsi yazıları olmadığından hatıra bırakmak için quipu kullanırlardı. 1200′e doğru tnkalar Güneş sülâlesi Cuzco vadisi Quechua’larında hüküm sürmeğe başladı: XV. yy.da Viracocha İnka, Pachacutec, Tunas, Yupanqui ve Huayna Capac zamanında 5° kuzey enlemi ile 37° güney enlemi arasındaki And yayları ve kıyı halklarının hepsine hâkimiyetini kabul ettirdi, özellikle mimarîsi (bk. cuzco, machupicchu) ve idarî kurumlarıyle ilgi çeken inka medeniyeti boyun eğdirdiği bütün halklara silinmez damgasını vurdu.
ispanyol fethi ve hâkimiyeti
Devletini iki oğlu Atahualpa (Quito) ve Huascar (Cazco) arasında bölüştüren Huayna Capac’ın ölümünde (1525′e doğru), iç savaş İnka imparatorluğuna büyük zarar verdi. Panama İspanyolları, Balboa’dan beri, daha güneyde altın bakımından zengin bir ülke bulunduğunu biliyorlardı ve bazıları kıyı bölgesini keşfe gitmişlerdi. Bu serüvencilerden Francisco Pizarro, Kari V tarafından henüz fethedilmemiş olan Yeni Castilla’nın genel valiliği ve başkumandanlığına tayin edildi (1529). Atahualpa’nın kardeşini öldürttüğü (1532) sırada inka topraklarına ayak basmıştı (1531). Pizarro birkaç asker ile İnka’yı tutukladı ve boğdurdu (1533 ağustosu); İspanyollar Cuzco’yu ve hazinelerini ele geçirirken ülkeyi Pizarro’dan sonra onun tayin ettiği kukla valiler yönetti. İnka Manco Capac II ayaklandı, genel valinin kardeşini büyük şehirde kuşattı (1533-1536) sonra ormanlara çekildi. İnka imparatorluğunun candamarını Cajamarca ortadan kaldırdı ve yenilenler ya kendilerini öldürerek veya İspanyolları çekmiş olan hazineleri tahrip ederek direndiler. Birbirlerine düşman olan Pizarro ve arkadaşları (bk. almagro) 1538-1542 arası ortadan kalktılar.
1542′de Kari V «Yeni yasalara çıkarttı ve bunların uygulanması için Peru Kral naipliğini kurdu; sınırsız bir arazi olan bu naiplik Güney Amerika’da devam eden fethin hareket üssü olarak yararlanıldı: ilk genel vali Blasco Nunez Vela, 1543′te, kıyı yakınında Pizarro tarafından kurulan (1535) ve 1542′de bfr audiencia merkezi olan Lima’ya yerleşti. Genel valiye bir meclis (Real acuerdo) ve yerlerini 1582′de sekiz mültezimin aldığı il valileri (corregidoreler) yardım ediyordu. Canete markisi genel vali (1556-1561) Andres Hurtado de Mendora’nın hazırladığı sömürge sistemini Francisco de Toledo (1563-1581) inka örneğini kopya ederek teşkilâtlandırdı: bu sistem tarım toplulukları halinde biraraya toplanmış olan kızılderililerin sömürülmesine dayanıyordu: toplulukların bazıları kendilerini sömüren bir ispanyol yöneticinin vesayeti altındaydı (encomienda’laı); öbürleri kabilenin kamu yetkisine ve mita’ya (Inkaların kurduğu angarya sistemi) karşı borçluydular (çoğu bu yüzden Lima’ya ve kıyı bölgelerine kaçtı). Kızılderilileri paganlıktan kurtararak hıristiyan kültürüne bağlamak (Juli cizvit misyonu) ve orijinalliklerini muhafaza etmek için (Kari II’nin Recopilacion de las Ley es do indias’ı çıkarması [1680]) rahipler büyük çaba harcadılar, inka kralı Tupac Amaru I’in (öl. 1571) ve 1780′de Tupac Amaru II’nin (öl. 1781) isyanlarının da gösterdiği gibi inka klanı toplum yapısında ağırlığını uzun Süre muhafaza etti. İspanyol kolonları And yaylalarında zeytin, buğday ve üzüm yetiştirmeğe başladılar; kıyıda kurdukları şekerkamışı işletmelerinde çalıştırmak için zenci köleler getirdiler: boyalar, mobilyalar, dinî süslemeler, meksika dokumaları v.b. satın aldılar. Ama Peru’nun başlıca zenginliği yeraltı kaynaklarıydı. Huancavelica civa madeni sayesinde Meksika’da (1567), sonra Peru’da (1572′de veya en geç (1585′te) gümüş malgamasına başlandı. 1545′te bulunan Potosi gümüş madeni XVIII.yy.a kadar dünya üretimine hâkim oldu ve Callao de Lima’dan Panama (başlıca yol) ve Tehuantepec kıstaklarına (Huatulca, XVI.yy.dan sonra da Novidad limanlan) doğru giden ticarî akınların büyük kısmını besledi. İspanya’nın ve bütün Avrupa’nın ekonomisini bozan bu para, sömürge toplumunu zenginleştirdi: Peru’da şehirler, barok üslûbunda kiliseler ve bir üniversite (1551′de Lima’da San Marcos üniversitesi) inşa edildi; ayrıca ülkenin lüks eşya ithalâtı günden güne artıyordu.
Ama bu refah dönemi uzun sürmedi; Potosi’nin gümüş üretimi, 1610-1630 arası en yüksek seviyesine eriştikten sonra, işletmenin teknik yetersizliği ve kızılderili halkın mita’nın uygulanmadığı kıyıya, tarım işletmeler ine ve şehirlere (özellikle Lima) kaçması yüzünden çöktü: ücretli işçi sınıfının doğması bu süreci engellemedi; zaten nüfus da XVII. yy., sonuna kadar büyük ölçüde azaldı. XVIII. yy.da nüfus yeniden artmağa başladı, ama Potosi tekrar kalkmamadır bunda, ispanya ile Büyük Okyanus ve Panama kıstağı aracılığıyle kurulan ilişkilerin kesilmesi ve ispanya ile tek bağlantının uzun ve tehlikeli Buenos Aires yolundan başka bir bağlantının bulunmaması büyük bir rol oynadı. Avrupa ile bağlantıları kesilen, birbirinden iyice uzak ve her birinde ayrı bir hayat tarzı gelişen coğrafî birimlerden kurulur ve aslında bütün Güney Amerika’yı içine alan yedi audencia’ya (Panama, Santa Fe de Bogota, Quita, Lima, Charcas, Şili ve Buenos Aires) bölünmüş büyük Peru Genel valiliği yavaş yavaş bugünkü sınırlarına yerleşti. Tierra Firma veya Yeni Granada (1718) Genel valiliği 1739′da kesinlikle teşkilâtlanarak Peru’dan bugünkü Venezuela, Kolombiya ve Ekvador’u aldı; 1776′da La Plata Genel valiliğin (Arjantin, Uruguay, Paraguay) kurulmasıyle Peru Charcas audienca’sım (Yukarı Peru, bugünkü Bolivya) bile kaybetti. Ayrıca 1778′de kurulan Şili Genel valiliği Lima’ya karşı oldukça muhtardı ve ticaret serbestisinin ilânı (1778) ispanyol sınırlarını tehlikeye düşürerek bağımsızlığı hazırladı.
Peru’ nun Kurtuluşu ve Siyasî bağımsızlık
Kral naibi J.F. Abascal (1804-1816), Kreollere ispanyol hâkimiyetini kolaylıkla kabul ettirdi ve isyan eden arjantin ordusunu püskürttü. Ama Cadiz ayaklanmasından (1820) sonra, San Martin, Arjantinli ve Şilililerin başında hücuma geçti, ayaklanan Lima’ya girdi, Peru’nun bağımsızlığını ilân ederek «Koruyucu» unvanını aldı (28 temmuz 1821); ama Bolivar ile Guayakuil’de görüştükten (temmuz 1822) sonra 1822 eylülünde bu unvandan vaz geçti. Kurtarıcı adı verilen Bolivar ordusu (eylül 1823) ispanyol ordusunu kesinlikle yok etti (Junin ve Ayacucho 1824): son ispanyol garnizonu (Callao garnizonu) 1826 ocağında teslim oldu. Ama topluma hâlâ beyaz azınlık, büyük mülk sahipleri ve kilise hâkimdi. Daha o tarih: e siyasî kargaşa başladı; Bolivar’m ülke; kaderine terk etmesinden (eylül 1826) erce iki yıl içinde iki cumhurbaşkanı değişi: Peru’da birçok pronunciamento ve Anayasa değişikliği olurken XIX. yy. Avrupa siyasî belâgatinin altında CaudillolariK şahsî rekabetleri gizleniyordu.
Aşağı ve Yukarı Peru arasındaki geleneksel bağlar, mareşal Santa Cruz’un bir Peru-Bolivya konfederasyonu kurmasına (1836 imkân verdi: bu birliği şili ordusu dağıttı (1839). iki defa cumhurbaşkanı seçilen Ramon Castilla (1845-1851 ve 1855-1862), diktatörlüğünü kabul ettirdi, kızılderililerder. vergi alınmasını ve zencilerin köleliğini kaldırdı, millî ekonomiyi geliştirdi: avrupa sermayelerinin guano ve güherçile işletmeleriyle ilgilenmesi, ülkeye çok kötü şartlar altında yaşayan cinli işçiler getirilmesin: başlattı (1849′dan sonra). Bir borç meselesi ispanyol donanmasının guano bakımından zengin olan Chinehar adalarını işgal etmesine (1864), sonra Callao’yu topa tutmasına yol açtı (1866); sonunda ispanya sömürgeyi yeniden fethetme hevesinden vaz geçmek zorunda kaldı. Tarapuca güherçilelerinin yol açtığı Pasifik savaşında, Şili, Bolivya (1879-1881) ve Peru’yu (1879-1883) yendi. Peru, Tarapaca ilini Şili’ye bıraktı. Şili Tacna ve Arica’nın öbür illerini de işgal ederek, plebisit yapılıncaya kadar on yn elinde tuttu. Aslında mesele ancak 1929′ d a Şili’nin Tacna’yı iade etmesi ve Arica’y: muhafaza etmesiyle çözüldü. Brezilya (1909 ve Kolombiya ile daha az önemli sınır çatışmaları çözüldü (Leticia trapeze’nin bırakılması, 1934); buna karşılık, Ekvador ile anlaşmazlık (Maranon’un kuzeyindeki bölge) Peru’nun anlaşmazlık konusu amazon arazilerinin büyük kısmında hâkimiyetin: onaylayan Rio de Janeiro antlaşmasına (1942) rağmen henüz gerçekten çözümlenememiştir.
Pasifik savaşı ve Şili işgali yüzünden iflâs eden Peru, devletin yönetimini askerlere (general Iglesias, sonra Caceres [1886-1890 ve 1894-1895]), maliye ve ekonominin yönetimini ise bir avrupa konsorsiyumuna (Peruvian Corporation) bıraktı. Maden işletmesi (altın, gümüş, bakır, çinko, petrol), XX. yy. başında yeniden gelişti. 1908-1912, sonra 1919-1930 arası cumhurbaşkanı seçilen A.B. Leguia, Birinci Dünya savaşından sonra şiddet yerine rüşveti tercih eden ve büyük iktisadî buhran sırasında ortadan kalkan bir diktatörlük kurdu. V.R. Haya de la Torre tarafından 1924′te Paris’te kurulan ve 1933′te kanun dışı ilân edilen marksist eğilimli ve A.B.D. düşmanı A.P.R.A. (Alienza Popular Revolucionaria Americana [Amerikan Devrimci Halk birliği]) ülkede yeni bir siyasî kuvvet oldu. Manuel Prado Ugarteche’nin (1939-1945) başkanlığı sırasında temel hürriyetler yeniden ortaya çıktı. L. Bustamente y Rivero’nun cumhurbaşkanlığı sırasında (1945-1948) A. P.R.A.’nm siyasete katılmasını ve bir hükümet darbesi denemesini (1948), iktidarı general M.A. Odria’ya veren bir Pronun-ciamiento takip etti; M.A. Odria, A.P.R. A.’yı ve Komünist partisini kanun dışı ilân etti (1948) ve cumhurbaşkanı seçildi (1950-1956). 1956 Seçimlerinin serbestçe yapılması «apriste»lerin ve liberallerin M. Prado Ugartache’yi yeniden cumhurbaşkanı seçmelerine (şubat 1960) imkân verdi. Haziran 1962′de, başkanlık seçimleri sonuçları, A. P.R.A. Kurucusu Haya de la Torre lehine gibi göründü. Günden güne basit bir «reformizm»e yönelen Torre’nin durumunun devamlı olarak gerilemesine rağmen, ordu vadenin yaklaşmasından kaygılandı ve darbeye baş vurdu: general Ricardo Perez Godoy seçimleri iptal etti ve geçici bir askeri hükümet kurdu. Haziran 1963′te, yeni seçimler sonucunda Halk Hareketi partisinin adayı olan ve hıristiyan demokratlara dayanan liberal Belaunde Terry başkan seçildi. Fakat sosyal reformlar sınırlı kaldı. Yönetici çevrelerin dağlı köylülerle pek ilgilenmemesi, Castro’yu örnek tutarak silâhlı mücadeleyi genişletmeğe çabalayan ger iller o hareketlerinin gelişmesine yol açtı, özellikle, M.I.R. (Movimiento de la îzquierda Revolucionaria [Devrimci Sol hareketi]), 1965′ten sonra birçok çete kurdu: hareketin kurucularından avukat Luis de la Puente Uceda, aynı yıl savaşırken öldü ve hükümet çevreleri âsilerin yok edildiğini açıkladı.
Gerilla faaliyetinin önlenmesi üzerine hükümetçe temmuz 1965′te kaldırılan anayasal haklar iade edildi (1966). 3 Ekim 1968′de başkan Belaımde Terry bir askerî hükümet darbesiyle devrilerek Buenos Aires’e sürüldü. Darbeyi takip eden günlerde birtakım öğrenci hareketleri patlak verdi. Askerî darbe hareketini yöneten genelkurmay başkanı general Juan Velasco Alvarado, başkan, general Ernesto Montagne ise başbakan oldu; askerlerden meydana gelen 12 kişilik bir hükümet kuruldu. Yeni hükümet, önceki anlaşmaları iptal ederek ülke petrolleri ve şeker plantasyonları devletleştirdi. Toprak reformunun gerçekleştirilmesi doğrultusundan köklü tedbirler alındı. Petrol şirketlerinin devletleştirilmesi, dolayısıyle A.B.D.’-nin Peru ile olan anlaşmazlığı devam ederken, Peru hükümetinin ülke karasularını 200 mile çıkarma konusundaki kararını uygulaması iki ülke arasındaki ilişkileri büsbütün gerginleştirdi. Peru askerî hükümeti sanayi kesiminde de köklü reform ve devletleştirme tedbirlerine girişti. Peru’da 31 mayıs 1970′te meydana gelen büyük deprem 50 000 kişinin ölümüyle sonuçlandı; 800 000 kişi açıkta kaldı.
Pizarro ile Atahualpa’nın Cajamarca’da karşılanması (1532) The de Bry’ın gravürü Cabinet des Estampes, Paris.
AN AY AS A
1933 Anayasasında birçok defa değişiklik yapıldı. Okuma yazma bilen erkek ve kadınlar (1956′dan beri) seçmendir (21-60 yaş arası oy kullanma mecburîdir). Cumhurbaşkanı, iki başkan yardımcısıyle birlikte altı yıl için seçilir, yürütme gücünü elinde tutar; meclislere karşı sorumlu olan on iki bakan vardır. Devlet güvenliği gerektirdiğinde cumhurbaşkanı hürriyetlerin tamamını veya bir kısmını kaldırabilir ve sınırı kanunla tespit edilen olağanüstü yetkiler alır. Yasama gücü tek dereceli genel oy sistemiyle altı yıl için seçilen senato (53 üyeli) ve millet meclisindedir (182 üye). Ülke bir vali tarafından idare edilen 24 idare bölgesi ile illere (onlar da idare bölgelerine) bölünmüştür, ilke olarak belediye meclisleri seçimle iş başına gelir. Kızılderili topluluklarına kanunî haklar tanınmıştır.
GÜZEL SANATLAR
Kolomböncesi eski peru sanatı Güney Amerika’nın en önemli sanatıdır ve Inka imparatorluğunun bütünlüğü sağlamasından önce çeşitli bölgelerde gelişen farklı medeniyetlerin sonucudur. (Bk. KOLOMBÖNCESİ.) Fetihten sonra Peru, ispanyol barok sanatının bir eyaleti haline geldi: ama yerli sanatçıların etkisi ve katkısı, bu sanata eski sanatları hatırlatan hayalî süsleme temalarıyle orijinal bir görünüş kazandırdı. Başlıca anıtlar Cuzco katedrali ve Pamata kilise sidir. XVI. ve XVII. yy .da Cuzco’da gelişen bir resim okulundan inka ilerigelenlerinin portreleri, dinî tablolar ve inka sembollerinin hıristiyan temalarına karıştığı eserler kalmıştır. XVII. ve XVIII. yy.da bol altın kullanan şatafatlı süsleme sanatı oymalarla süslü koltuklar, kumaşlar, çerçeveler bıraktı. Halk sanatı, seramiklerde, giyeceklerde ve dinî eşyalarda ispanyol sanatı ile kolomböncesi sanatı kaynaştırır. XIX.yy. ressamlarından Jose Gilde Casho portreler, F. Laso, L. Merino ve F. Fierro halk hayatından sahneler bıraktılar.
EDEBİYAT
Kolomböncesi edebiyat için bk. İNKA İMPARATORLUĞU; sömürge döneminin edebî faaliyeti için bk. İSPANYOLCA.
• Şiir. XVIII. yy.ın mirasçısı olan hiciv şairleri Felipe Pardo y Aliağa (1806-1868) ve Manuel Asensio Segura’dan (1805-1871) sonra, romantik nesli şu şairler temsil eder: Lamartine hayranı Jose Arnaldo Marquez (1830-1904): ağıtlar yazan Carlos Augusto Saloverri (1831-1890); V. Hugo’nun etkisinde kalan Clemente Althaus (1835-1881); daha çek nesirleriyle tanınan Ricardo Palma (1833-1919), millî edebiyatı ispanyol geleneklerinden kur!atmağa çalışan Manuel Gonzalez Prada (1844-1918). Ama Peru’da modernciliğin gerçek önderi, Ruben Dario’ nun çömezinden çok rakibi olan epik ve romantik şair Jose Santos Chocano’dur (1875-1934): has Santas (Kutsal öfkeler), Alma America, Epopeya de los Libertadores (Kurtarıcıların Destanı) güçlü ve coşkun bir lirizmle kaleme alınmıştır. Aynı nesilde ı Jose Maria Eguren (1882-1942) daha ahenkli bir şiirin yaratıcısıdır. Bu iki ustanın açtığı yolu şu şairler takip etti: şehvetli ve umutsuz şair Victor Vallejo (1895-1938); fütürizmden geçtikten sonra yumuşayan ama hâlâ Güney Amerika’da edebî bağımsızlık hareketinin başlıca temsilcilerinden olan Alberto Hidalgo (doğ. 1893). Çağdaş Peru edebiyatının başlıca özelliği halk ruhunu ve modern iktisadî gelişmenin ortaya koyduğu toplum meselelerini anlatma kaygısmdadır.
ispanyol tç savaşının yürekten sarstığı Cesar Valleionun (1892-1938) ölümünden sonra Cesar Mor o (1904-1956), Xavier Abril idce. 1905). Enrique Pena Barrenchea (doğ. 1905), Emilic Adolfo Westphalen (doğ. 1911), Martın Adan (doğ. 1918) sayesinde şairler avrupa edebiyat okul ve araştırmalarını yakından takip ettiler. Ama Julio Garrido Malaver (doğ. 1909), Felipe Arias Larreta (1910-1955) ve Mario Florian’ın (doğ. 1917) sanatı, siyasî amaçlarla dolu militan bir lirizmdir. Jorge Eduardo Eielson (doğ. 1922), Javier Sologuren (doğ. 1922), Sebastian Salazar Bondy (1924-1965), Washington Delgado (doğ. 1926), Leopoldo Chariarse (doğ. 1928), Alberto Escobar (doğ. 1929) ve Pablo Guevara (doğ. 1930) ile, yeni neslin bir kısmı yalnız estetik amaçlara yönelirken, Gustavo Valcarceî (doğ. 1921), Alejandro Romualdo Valle (doğ. 1926), Juan Gonzalo Rose (doğ. 1928) ve Manuel Scorza (doğ. 1929) geleneksel yoldan ayrılmadılar.
• Roman. Romances Historicos del Peru’nun ve Helenc’in Dostları romanının yazarı Fernando Casos’tan (1828-1882) sonra ispanyol-amerika edebiyatının en iyi hikayecilerinden biri olan Ricardo Palma (1833-1919) gelir; Peru Gelenekleri adlı eserinde fıkralar ve efsanelerle ülkesinin bütün geçmişini canlandırır. Paralvillo ve Sisebuto yazarı Guiterrez de Quintarilla (1858-1935) ve iki kadın romancı onu örnek almıştır: çok güzel bir psikolojik roman (Blanco Sol) yaza a Mercedes Cabello de Corbonero (1852-1909) kızılderili meselesini ilk olarak ele alan Yuvasız Kuşlar romanının yazarı Clorinda Mateo de Turner (1854-1909).
• Tugsten adlı romanında ülkesinin sosyal meseleleriyle uğraşan Victor Vallejo ve Abraham Valdelomar (1887-1919) ile peru romanı yeni bir çığıra girdi. Enrique Lopez Albujar’m (doğ. 1872) çok iyi bir hikayeci olmasına rağmen, peru hikâyesi en mükemmel şeklini Ventura Garcia Calderon ile (1887-1959) buldu: Akbabanın İntikamı, ölüm Tehlikesi, Kan Rengi’nde, kızılderililer ve melezler büyük bir ustalık ve trajik bir anlayışla canlandırılmıştır. Aynı zamanda çok zarif şiirler de (Cantilenas) yazan Ventura Garcia Calderon’u, Lois Valcarceî (doğ. 1891), Aurora Caceres (doğ. 1880) ve Tanrısız Halk romanında kızılderili meselesine eğilen Cesar Falcon örnek aldılar. Ama kızıldenülerin en ateşli savunucusu Ciro Alegria’dır (doğ. 1909).
Yerli edebiyat geleneğinde, çağdaş romancı Ciro Alegria (1909-1967) ve Jose Maria Arguedas’ın (doğ. 1911) eserleri hâkimdir. Bu yazarların etkisi, Arturic Demetrio Hernandez (doğ. 1903), Jose Diez Canseco (1904-1949), Francisco Vega Seminario (doğ. 1903) Fernando Romero (doğ. 1908) ve Francisco lzquierdo Rios’un (doğ. 1910), hikâye ve anlatılarında görülür. Eleodero Vaıgas Vicuna (doğ. 1924), Carlos Zavaleta (doğ. 1928), Julio Ramon Riberro (doğ. 1929), Enrique Congrains Martin (doğ. 1932), Mario Vargas Lİosa (doğ. 1936) gibi genç romancılar daha çok gerçekçi konulara yönelmekte ve ingiliz-amerikan anlatım tekniklerinden ilham almaktadır.
• Deneme. Şair Manuel Gonzalez Prada aynı zamanda da bağımsız düşünceli atak bir polemikçidir: Serbest Sayfalar ve Savaş Saatleri adlı denemeleri yüce bir düşünceyi yansıtır. Hikayeci Ventura’nın kardeşi Francisco Garcia Calderon (1833-1953), Latin Amerika Demokrasileri, Kaygılı Avrupa ve Yeni Almanya Anlayışı adlı eserleriyle Latin Amerika’da siyasî düşüncenin temsilcisidir. Luis Alberto Sanchez (doğ. 1900), ispanyol-amerika düşünce hareketinde kitaplarıyle önemli rol oynadı:
Amerika’da Kültür Hayatı ve Tutkusu, Latin Amerika Yaşıyor mu? Bu son eserde bütün kıtanın etnik meselelerini inceler ve bu meselelerin çeşitli ırkların kaynaşmasıyle çözüleceğini söyler.
• Tiyatro. XIX. yy.dâki gelişmeden sonra peru tiyatrosunda sadece Juan Rio s (doğ. 1914) ve Enrique Solari Sfayne’dan (doğ. 1918) söz edilebilir.
Edebî tenkit alanında, E. Nunez (doğ. 1908), Alberto Tauro (doğ. 1914), Augusto Tamayo Vargas (doğ. 1914): Jorge Puccinelîi (doğ. 1920), Manuel Suarez Miravaî (doğ. 1922) ile çok başarılı eserler verilmektedir. (l)
PERU akıntısı. Bk. humboldt akıntısı.
22 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERU hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERTİNAX
Tarih 22 Mayıs 2009
PERTİNAX (Publius Helvius) [Alba Pom-peia, Liguria 126 - Roma 193], Roma imparatoru (192). Azatlı bir kölenin oğlu olan Pertinax başarılı bir askerdi. Konsül (192), Roma valisi oldu. Roma’yı Commodus’un elinden alan (193) isyancılar tarafından imparator seçildi, üç ay süren hükümdarlığı sırasında Comodus’un mallarını satışa çıkardı, Devlet maliyesini düzeltti; fakat muhafız erleri tarafından öldürüldü. (L)
22 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERTİNAX hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERTH
Tarih 22 Mayıs 2009
PERTH, Avustıalya’da şehir, Batı Avustralya eyaletinin merkezi, Swan River’in halici kıyısında; 431 000 nüf. Şehir 1829′da. kurulan bir askerî karakol çevresinde gelişti. Başlangıçta, Doğu Avustralya’nın kalabalık bölgelerine binlerce kilometre uzakta olduğu için çok sıkıntı çeken şehir, XIX. yy .da altın bulunması ve Swanland’da tarım ve hayvancılığın gelişmesi sayesinde genişledi. Bugün Swan ırmağı boyunca uzanan parklarıyle güzel bir şehirdir. Ticaret gelişmiştir, ama sanayi özellikle Perth’in 20 km batısındaki Fremantle limanı yakınında toplanmıştır. Petrol rafinerisi. (L)
22 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERTH hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERSONALES
Tarih 21 Mayıs 2009
PERSONALES veya PERSONATAE çoğl.
i. Bot. Bk. MASKELİLER. PERSONEL i. (fr. personnel). Bir hizmet veya kuruluşun görevlileri; bir işyerinde çalışanların tümü.
Devlet ve diğer kamu kuruluşlarında çalışan ve faaliyete çeşitli derecelerde katılan gerçek kişiler. Bk. ANSÎKL. Huk. ve İşletmec. bölümü.
— Ask. Personel hizmetleri, askerî birliklerde çeşitli konulardaki çalışmalarla ilgili hizmetler. Bk. ANSÎKL.
— Huk. Personel dairesi. Bk. Devlet PERSONEL DAiRESî.
Personel kanunu, görevlerinin özelliği olan bazı memurlar (hâkimler, silâhlı kuvvet mensupları gibi) dışında kalan bütün devlet memurlarının hukukî statüsünü düzenleyen kanuna verilen genel ad; resmî adiyle Devlet Memurları kanunu (sayı 657).
Personel reformu, personel rejiminin genel idarî reform açısından yeniden ele alınmasını, böylece kamu hizmetlerinin daha rasyonel ve etkili kılınmasını sağlayacak insan unsurunun, yeterli nitelik ve yaşama seviyesine kavuşturulmasını amaç edinen düzenleme çalışmaları.
Personel rejimi, başta devlet memurları olmak üzere, çeşitli kamu personelinin hukukî statülerini, malî, iktisadî ve sosyal haklarını, yükümlülüklerini ve diğer özlük işlerini düzenleyen hükümler. (Türkiye’de, üniversite öğretim üye ve yardımcıları, hâkimler ve askerler gibi, görevleri gereği ayrı bir personel rejimine bağlı memurlar da vardır. Bunların dışında, genel olarak personel rejimini, Devlet Memurları kanunu düzenler.)
— ANSÎKL. Ask. Personel hizmetleri, genellikle, personel muhasebesini yapmak, tayin ve nakil işleri, eğitim, kurs, personel kayıtlarının tutulması, personel raporlarının denetimi, birleştirilmesi ve ilgili makamlara ulaştırılması gibi görevlerdir. Personel hizmetlerinde ayrı bir önemi olan özlük işleri de emeklilik, istifa, ihraç, tart, tekrar askere alma, uzatma, ölüm, nişan ve taltifler, nakil, izin, kimlik kartları, güvenlik belgeleri v.b. işlemlerin düzenle yürütülmesidir. Bunlar dışında personel hizmetlerine, «özel hizmetler» olarak nitelendirilen şu hizmetler de katılır: askerî birlikler için yeterli eğlence, moral ve refah hizmetlerinin sağlanması, spor ve eğlenceyle ilgili programların hazırlanması; çeşitli eğlence çalışmalarının denetlenmesi, özel ihtiyaç maddelerinin sağlanması ve dağıtımının denetlenmesi; ordu dinlenme kampları ve bölgelerinin kurulması. Bunlardan başka, mahkeme hükümlerinin uygulanması, askerî personelin sivillerle ilişkilerini düzenlemek; savaş esirlerinin toplanması, korunması ve bunlardan faydalanma; disiplin ve tahliye işleri de personel hizmetlerinden sayılır.
—» Huk. Personel, genel olarak her kuruluş ve hizmette çalışanları kapsayan bir terimdir. Ancak, personel kanunu, personel rejimi, personel reformu gibi ifadelerde görüldüğü üzere bu terim yaygın olarak kamu personeli anlamıyle kullanılır, özel şeklinde çalışan kimselere.daha çok’işçi* ve müstahdem* denilmektedir. Bu anlamıyle personel, «çeşitli devlet faaliyetlerinin ve kamu hizmetlerinin gerektirdiği gerçek kişilerin tümü» demektir. Devlet ve öteki kamu kuruluşları aslında birer tüzel kişilik^ olduğundan, kararların alınması ve uygulanması gerçek kişiler eliyle yürütülür. Bu gerçek kişilerin tümüne personel adı verilmekle birlikte, hepsi aynı hukukî statü içinde değildir. Genel olarak kamu personeli dörde ayrılır: 1. kamu hizmetleri ve bu hizmetlerin kadrolarıyle kaynaşmış, aslî ve sürekli nitelikteki memurlar (bk. memur); 2. kanunların açık hükümlerine dayanılarak idarenin tek taraflı işlemleriyle ve gerekiyorsa zor kullanarak hizmete aldığı mükellefler (bk. mükellef); 3. kamu hizmetlerinin görülmesini sağlamak için, devamlı hizmet kadrolarına girmeden geçici ve arızî olarak, idare hesabına kişisel faaliyette bulunan ve yardımcı denilen kişiler; 4. özellikle il özel idareleri ve belediyelerde, seçim sonucu görev alan üyeler; bu genel ayrım, Devlet Memurları kanununa bağlı kurumlar bakı? mından değişmekte ve memur, sözleşmeli personel ve yevmiyeli personel şeklinde yeni bir kamu personeli ayrımı yapılmaktadır.
— İşletmec. İşletmede personel, işletmenin verimliliği, üretkenliği ve hizmetlerin gecikmeden yapılması bakımlarındna en önemli unsurdur. Bunun için, işletmenin genel amacma uygun personel seçimi, bu personelin âdil, ahenkli ve verimli bir şekilde çalıştırılması işletmecilik bakımından büyük önem taşır.
İşletmeler için personel seçimi genellikle personel servisince yapılır. İlke, işe en uygun kişiyi bulmaktır. Meslekî nitelik isteyen işlere, bu niteliği taşıyanlar seçilir. Belirli meslekî bilgiyi gerektirmeyen işler için seçim, iş arayanlar açısından bazı meseleler ortaya çıkarır; kişinin, kendisine uygun gelecek ve benimseyeceği meslek veya işte çalışmasını sağlamak yolları aranır. Buna «meslekî yöneltim» denir; bu yöneltim psikoteknik veya sanayi psikolojisi aracılığıyle gerçekleştirilir. Elle çalışma söz konusu ise, kişiyi işe alıştırmak veya kabiliyetlerini anlamak için, psikoteknik laboratuvarlarında uygulanan testlere baş vurulur. Diğer ülkelerde geniş uygulama alanı olan psikoteknik, Türkiye’de İ.E.T.T., T.C.D.D. işletmelerinde kullanılmaktadır. İşletmeler, bünyeleri için gerekli işleri, iş değerlendirmesi yaparak tespit ederler. İş değerlendirmesi görevlerin sınıflandırılmasıyle başlar. Her işin, bir diğer işe göre nispî değeri tespit edilir. Bu işlem yapılırken nicel, nicel olmayan ve her ikisini birleştiren metotlar kullanılır. Nicel olmayan metotların başında hiyerarşik sınıflandırma ve sıralama (Tranking sistem) metodu gelir. Bu metotta işler, önem sırasına göre sınıflandırılır. Görevler veya işler önceden yapılmış olan çözümlerden çıkan bilgilerin ışığı altında karşılaştırmaya tabi tutulur ve basit olarak tanımlanır. Uygulamada sıra sınıflandırılması işlerin ikili olarak karşılaştırılması gibi metotlar kullanılır. Bu değerlendirme basittir, ama belirli sonuç vermez ve daha çok öteki usullerle bulunan sonuçların kontroluna yarar. Nicel olmayan diğer bir metot, kategorilere göre sınıflandırmadır. Çeşitli görevleri içine alan belirli sayıda kategoriyi tanımlayan bu metot, sıralama metodu ilkelerini benimser.
Nicel olan ve etkenlere dayanan metotlar da iki türlüdür: etken karşılaştırma metodu (factor comparaison system) ve puan sistemi (points system). Puan sisteminde, işin gerektirdiği etkenler, ustalık (öğretim, tecrübe ve yaratıcılık), çaba (bedenî, zihnî), sorumluluk diye sıralanır. Bunlar önemlerine göre derecelendirilir. Her derecenin bir puanı olur ve her iş için gerekli yüzde puan cranı belirtilir. Puan sisteminin eksikliğini gidermek amacıyle, Eugene J. Benge’in geliştirdiği, etken karşılaştırma metodu uygulanır. Puan sisteminden farklı olarak burada anahtar işleri seçilir ve puan birimi yerine para birimi kullanılır. Her iki metodu içine alan metot ise temel istidat metodudur; göz önüne alınan işi düzenli ve doğru yapmak için gerekli istidat, yetenek ve temel bilgilerin değerlendirilmesi esasına dayanır. İşletme böyle bir değerlendirmeden soma çalıştırdığı personele vereceği ücretleri tayin eder. Görevi yapabilecek yetenekteki adaylar mülakat ve test ertesi işe alınır. Rahat bir atmosfer içinde yapılan mülakat, adaya işi tanıtma ve işletmeye de adayı tanıma fırsatını verir. Test de, gerek psikolojik, gerek psikoteknik usullerle yapılır ve personel olarak istihdam edilecekleri tanımağa ve onun özelliklerini ortaya çıkarmağa yarar. Kişi işe alındıktan sonra da, onun işletme amaçlarına uygun olaıak çalışması, etkin ve verimli olması için gerekli tedbirlerin alınması yöneticiye düşer. (M)
Personel dairesi (başbakanlık devlet), devlet kurumlarının personel rejimlerini ülkenin malî, iktisadî ve sosyal gereklerine göre düzenlemek, bu düzeni hukukî esaslar içinde yürütmek üzere kurulmuş, Başbakanlığa bağlı devlet dairesi (kuruluşu 1960). Görevleri: genel personel kayıtlarını tutmak; personel rejimiyle ilgili kanun, tüzük, yönetmelik tasarılarını hazırlamak; memur ve hizmetlilerin yükümlülüklerini tespit etmek, bunları gruplandırmak suretiyle aynı mahiyetteki işler için ücret eşitliği sağlamak; kadro unvanlarını standart duruma getirmek, memur ve hizmetli kadrolarının hizmet gereklerine uygun seviyede olmasını sağlamak; kurumlara personel alınması, bu personelin terfii konularında ehliyet şartlarını tespit etmek; maaş ve ücretlerde iktisadî ve sosyal şartların gerektirdiği düzenlemeleri hazırlamak, dış seyahat ve görevlerde uygulanacak ödemeleri tayin etmek; personelin yetiştirilmesi ve daha yüksek kadrolara hazırlanması için gerekli usul ve araçları tespit etmek; inzibatî ceza sisteminin dengeli ve eşitlik prensibi içinde işlemesini ve uygulanmasını takip etmee*. Teşkilâtın başkanı, Maliye, Millî Savunma, Millî Eğitim bakanlıklarıyle Yüksek , Denetleme kurulundan seçilmiş beş kişilik Devlet Personel heyeti’nin de başkanıdır. Esas birimler: teknik ve idarî kısımların âmiri olan genel sekreter; hizmetleri ve personeli sınıflandıran, personel ve kadro unvanlarını standartlaştırma işleriyle meşgul olan sınıflandırma şubesi; kadro isteklerini inceleyen, kadroların rasycnelleştirilmesini takip eden ve dairenin bütçe işlerine bakan Kadrolar ve Personel Sınıfları şubesi; personelin hizmet şartlanyie ilgili kanun, tüzük, yönetmelik, kararname çalışmalarını yapan Hukukî Statüler şubesi; hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim faaliyetini düzenleyen Eğitim şubesi; sosyal haklarla ilgili konuları inceleyen ve statüleri tespit eden Sosyal Haklar şubesi; çeşitli kurumlara alınacak personelin sınav şartlarını koyan ve dairece yapılması gerekli sınavları yapan Personel Tedariki İmtihanlar şubesi. Yardımcı birim idarî şubedir. (M)
21 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERSONALES hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERSEUS
Tarih 21 Mayıs 2009
PERSEUS (M.ö. 212′ye doğr.-Alba Fucens 166), son Makedonya kralı (179-168). Evlilik dışı bir çocuk olmakla beraber babası Philippos V tarafından tahtın mirasçısı seçildi. Bu yüzden Romalıların gözdesi üvey kardeşi Demetrios ona düşman oldu. Babaları 181′de Deme trios’u öldürttü. Perseus, Philippos Vten sonra tahta çıktı. Romalılara karşı öç alma hazırlıklarına girişti. Yunanistan’da ve Doğuda genç krala duyulan yakınlığın arttığını gören senato ona savaş ilân etti (172-171). Askerî bakımdan zayıflığını bilen ve içinde bir barışma umudu taşıyan Perseus beceriksiz romalı generaller karşısında savunmada kaldı. Ama usta Paulus Aemilius, 22 haziran 168′de güçsüz Makedonya ordusunu Pydna’da (Makedonya) yok etti. Herkes tarafından ihanete uğrayan Perseus Semendirek’e (Samothrake) sığındı, sonra da düşmana teslim oldu. Perseus, Paulus Aemilius’un zafer töreninde hazır bulunduktan sonra hürriyetine kavuşmadan öldü. (L)
21 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERSEUS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERSEPOLİS,
Tarih 21 Mayıs 2009
PERSEPOLİS, esk. Parsa. Esk. coğ. Pers imparatorluğunun başkentlerinden biri; M. ö. VI. yy. sonunda kral Dara tarafından kuruldu, oğlu Kserkses ile Artakserses I tarafından genişletildi. İskender, şehri M.ö. 331′de yaktırdı. Kral sitesinin kurulduğu meydan Dara’nın, Kserkses’in saraylarını ve kabul salonlarını (Tahtı Cemşid veya apadana) kapsıyordu. Bu düzlüğe, kenarları kabartmalarla süslü iki burma merdivenle ulaşılıyordu. Kserkses’in taht odası yüz sütunluydu. Yirmi metre kadar olan sütun gövdelerinin tepelerinde, bazıları insan başlı boğa göğüsleriyle süslü 2 m’den yüksek sütun başlıkları vardı. Dara’nın kabul salonu, 10 000 kişiyi alabilecek büyüklükteydi. Sarayı ise yontulmuş ve kapıların üzerinde Mısır silme oluklarıyle süslenmiş taş bloklardan yapılmıştı. Bu taş blokların ancak birkaçı bugüne kalmıştır. Krallık ambarını ve cephaneliği kapsadığı için «Hazine» denen yerde, çok renkli alçıyle kaplı tahta sütunları olan, dört revaklı bir avlu vardı. Bu yapıların duvarları, sıra sıra insanları gösteren alçak kabartmalarla süslüdür. Persler ve Medler, askerler ve haraç taşıyan hamallar. (L)
21 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERSEPOLİS, hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERON (Juan Domingo)
Tarih 20 Mayıs 2009
PERON (Juan Domingo), arjantinli siyaset adamı (Lobos, Buenos Aires 1895). Albaylığa yükseldi (1941), haziran 1943 Askerî hükümet darbesine katıldı. Farrell’in savaş bakanı yardımcısı oldu. Çalışma bakanlığını da üzerine aldı (1944), hemen sonra da başkan yardımcılığına getirildi. Gömleksizler (des-camisados) ve sendikalar tarafından desteklendi, 9 ekim 1945′te tutuklandı, ama Eva Duarte’nin yönettiği adamları tarafından kurtarıldı (17 ekim).
Peron 21 ekimde Eva ile evlendi. Başkan seçilince (24 şubat 1946) «adaletçülik»i gerçekleştirmek istedi; bu, işçilerin korunması, sosyal adalet, güdümcülük ve onun deyimiyle, kapitalizmle komünizm arasında «üçüncü yol»du. Mart 1949 Anayasası ile 1951′de yeniden başkan seçilme imkânını sağladı ve generalliğe getirildi (1950). Kilit noktalarına adamlarını yerleştirdi, La Prensa’yı kendi gazetesi haline getirdi ve bir polis diktatörlüğü kurdu. Ekonomik alanda danışmanının tavsiyelerine uyarak büyük toprakları kamulaştırdı (1946-1949), toprakların ıslahına girişti, Merkez bankasını, demiryollarını ve dış ticareti millileştirdi, pezo’yu devalüe etti, dış borçları ödedi, bir devlet ticaret filosu kurdu ve İngiltere, Fransa, Şili. Bolivya, Paraguay ve Ekvator ile ticaret antlaşmaları imzaladı. Beş yıllık bir sanayileşme planını uygulamağa başladı (1947). Ama kredi bulabilmek için çiftçileri devlete çok düşük fiyatla mal satmağa zorladı, sonra da bu malları büyük kârlarla ihraç etti. Bunun üzerine çiftçiler üretimi düşürdüler ve tahıl ithal etmek gerekti. Peron’un 11 kasım 1951′de yeniden seçilmesinden sonra hazırlanan ikinci ekonomik planda tarıma önem verildi ve kapılar yabancı sermayeye, özellikle amerikan sermayesine açıldı. Sosyal alanda, karısının yardımıyle «işçi aksiyonerliği»ni kurdu ve altmış yaşından yukarı olan işçilere emeklilik hakkı tanıdı. Dış siyasette, dünya blokları arasında tarafsızlık siyasetini benimsedi, Kore savaşı sırasında müttefiklere yalnız erzak vermekle yetindi. Bir Latin Amerika federasyonu kurulmasını ve İspanya ile yakınlaşmayı tasarladı. Kilise ile çatıştı (boşanmanın kabulü, 1954; dinin devletten ayrılması, 1955), Buenos Aires piskopos yardımcısına işten el çektirdiği için afaroz edildi (haziran 1955), ordu ile de çatıştı; 19 eylül 1955 ayaklanmasında yerini general Lonardi’ye bırakarak istifa etmek zorunda kaldı. Sırasıyle Nikaragua, Venezuela, Dominik cumhuriyetine, sonra da İspanya’ya sığındı. Arjantin’deki taraftarları Adaletçi Ulusal Haıeket’i kurdular (mayıs 1958) ve bu teşkilât 1962 seçimlerinde gücünü ortaya koydu. 2 Aralık 1964′te Rio de Janeiro’ya bir uçakla döndü; fakat aynı gün hükümet yetkilileri tarafından İspanya’ya geri gönderildi. İspanya hükümeti, bir daha siyasî faaliyette bulunmaması şartıyle Peron’a tekrar siyasî iltica hakkı tanıdı. Arjantin’de mart 1965′te yapılan seçimlerde Peron’cular büyük başarı sağladılar. 1971 Eylülünde Peron, karısı Eva Duarte Peron’un İtalya’ya gömülmüş olans mumyalanmış cesedini Arjantin hükümetinden istedi ve Madrid’de evinin yakınında bir mezarlığa gömdürdü. (L)
20 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERON (Juan Domingo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERİOİKOS
Tarih 17 Mayıs 2009
PERİOİKOS i. (peri, çevre ve oikein, oturmak’tan yun. k.). Esk. Yun. Fethedilen bir ülkede yaşayan kişi; köle ile yurttaş arası bir sınıftandı.
— ANSİKL. Lakonia, Girit, Aıgolis ve Tesalya’da perioikos’lardan söz edilir. Lakonia’dakilerin Dorlar tarafından hâkimiyet altına alınmış Akhaia’hlar olduğu sanılır. Bunlar çiftçi, zanaatçı ve tacirdi. İsparta’nın hâkimiyeti altındaki toprakların çevresindeki zengin kasabalarda yaşarlardı. Toprak edinmekte ve devretmekte serbesttiler, yerli muhtar kuruluşları vardı; fakat siyasî bakımdan İsparta Harmostes’leri tarafından sıkı bir şekilde göz altında bulundurulurlardı. Vergi vermek ve askerlik yapmak zorundaydılar. M.ö. V. yy.dan itibaren sık sık ayaklandılar ve Roma tarafından boyunduruktan kurtarıldılar. O zaman Eleuthero -Lakones (hür Lakonyalılar) konfederasyonunu kurdular. (L)
17 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERİOİKOS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERİKLES
Tarih 15 Mayıs 2009
PERİKLES, atinalı kumandan ve devlet adamı (M. ö. 495′e doğr. -Atina 429).
Demokratların başkanı olan Ksanthippos ile Alkmeon Agariste’nin oğlu. öğretmenleri Urlalı (Klazomenai) Anaksagoras, Oa’lı Damon ve Elea’îı Zenon’un etkisiyle yüksek ideallere bağlandı. Otuz yaşma doğru siyasete atıldı; demokrat partinin başı Ephialtes ile birlikte aristokrat Kimon’u mahkemeye verdi (463) ve Aeropagos’a karşı açılan mücadeleye katıldı.
Ephialtes’in öldürülmesinden sonra demokratların başına geçen Perikles, 443-429 arasında en azından on beş defa kamu görevlisi seçilerek devleti yönetti; Atina’daki siyaseti demokratlaştırmağa çalıştı, Aıkhon’luğu bütün yurttaşlara açık tuttu, kura usulünü yaygınlaştırarak birçok kamu görevine uyguladı, Bule üyelerine, prytanis’lere, arkhon’lara, heliantes’lere, yurttaşlara ve köylerdeki oikoslara ödenekler (misthos) bağladı, fakirlerin tiyatrolara parasız girmelerini sağladı; bununla beraber ekklesia’nın oturumlarına katılan yurttaşlara ödenek vermedi ve bu meclisin, yürürlükteki kanunlara aykırı düşen kararlarını iptal etmek üzere «kanuna aykırılık» dâvaları açtırdı. Atinalılarla Korinthos’u, Aigina’yı, İsparta’yı ve müttefiklerini, Boitia’Iıları, Persleri (459-446) karşı karşıya getiren çatışmalarda, çok kere, ama özellikle 454′ten sonra, askerî harekâtı yöneten Perikles (Sikyon’a karşı girişilen başarılı sefer), uzun bir süre, sonuna kadar savaşı savundu. Fakat Perslerle yapılan Kallias barışından (449) ve İsparta ile yapılan Otuzyıl barışından (446) sonra, hâlâ bağımsız kalan yunan siteleri üzerinde Atina’nın egemenliğini, barışçı metotlarla, kültür alanında gerçekleştirdiği başarıların sağladığı üstünlükle kurmağa çalıştı. (Bk. PANHELENİZM.)
Perikles, Miletos’lu mimar Hippodamos’u, Abdera’lı filozof Protagoras’ı ve tarihçi Bodrum’lu (Halikarnassos) Herodotos’u Atina’ya getirdi; bu şehir, «Perikles yüzyılı»nda uygarlığın doruğuna ulaştı. Yunanistan’ın Atina dışındaki sitelerinden hiç biri, heykeltıraş Pheidias’ın Akropolis’teki çalışmaları, Sophokles ile Euripides’in tiyatrodaki başarıları, sofistlerin ve Sokrates’in dersleri ve Aspasia’nın başında bulunduğu klüple boy ölçüşebilecek bir sanat ve düşünce düzeyine ulaşmamıştı. Melesias’ın sınır dışı edilen oğlu aristokrat Thukydides’in (443′e doğr.) sistemli muhalefetinden kurtulan Perikles’e OLYMPOS’LU lakabı verildi, yurdu, bütün yurttaşlara yiyecek ve iş sağlayan örnek bir demokrasi durumuna getirdi, büyük bir bayındırlık programını yürürlüğe koydu: Pire’nin kalelerle çevrilmesi, fazladan 100 kadırga inşası, Akropolis tesisleri, Attike’deki anıtlar. Atina konfederasyonu hazinesinden para çekerek yaptığı bu büyük harcamalar ve yurdunun güvenliği için duyduğu kaygı sonucunda Perikles, Atina’nın müttefikleri üzerindeki egemenliğini sağlamlaştırdı; bu amaçla daha 448-447′den başlayarak Gelibolu yarımadasında Eğriboz’da ve Adalarda, Klerukhia sistemini geliştirdi.
Bunlar müttefiklerin ağırına gidiyordu ama, çok kere de, onlar için barbarlara karşı değerli bir koruyucu oluyordu (Tabya inşası). Perikles Delos birliğinden ayrılan (haziran 446) Euboia’nın bağımsızlık isteklerini kırdı, Trakya’daki Brea’da bir koloni kurdu. Panhelen’ci bir amaç güttüğü için, daha 444-443′te, İtalya’nın güneyinde Thonrioi kolonisinin kurulmasıyle sonuçlanan seferi hazırladı, ayrıca Sisam’lılarm ayaklanmasını (440-439) bastırdı ve bunlara zorla demokratik bir hükümet kabul ettirdi. 437′de güçlü bir donanmanın başına geçerek, Atina’nın buğday ve balık ihtiyacını sağladığı bu bölgelerde devletin gücünü duyurmak için Karadeniz’i baştan başa dolaştı: şüphesiz onur öncülüğü ile Hagnon Trakya’yı kontrol etmek üzere Amphipolis’i kurması da (436) İsparta ile çatışmayı önceden sezen Perikles buna karşı Atina seferini hazırladı: Korkyra’yı Korinthos’a karşı destekledi (433); Korinthos’tan ve İsparta’dan yardım isteyen Potidaia tarafından girişilen ayaklanmayı bastırmaya girişti.
Megara’lılara Attike pazarlarını ve konfederasyon limanlarını yasaklayan ve bu yüzden Peloponnesos savaşlarının çıkmasına (431) sebep olan kararnameyi hazırlatan da Perikles olmalıdır. Bununla beraber bu büyük adam, gittikçe kuvvetlenen bir muhalefetle karşılaşmağa başlamıştı: kişisel düşmanları, hayal kırıklığına uğramış iktidar heveslileri, Kleon gibi sabırsız emperyalistler ve sürgünden dönen Thukydides’in çevresinde toplanan Oligarkhos’lar bu muhalefet cephesini meydana getiriyordu. Pheidias ve Anaksagoras gibi dostlarının, hattâ Miletos’lu Aspasia’nm (Perikles’in nikâhlı karısından ayrıldıktan sonra evine yerleştirdiği parlak zekâlı kadın) aleyhine dâvalar açıldı. Bununla beraber halk, Perikles’e daima güven duyuyordu:
Atina, Perikles’in savaş planını benimseyerek, daha savaşın başında Atina surlarının ardına çekildi. 430 Yazında Perikles, Epidauros bölgesini yakıp yıktı, ama Atina’da veba salgını başlamıştı. O kış, Peloponnesos savaşında ölenlerin onuruna ünlü cenaze söylevini verdi. Halkın umutsuzluğundan yararlanan düşmanları, kendisine teslim olunan gizli ödeneğin hesabını veremediği için Perikles’i 50 talanton para cezasına çarptırdılar. Durumun kötüye gittiğini gören Atinalılar’ın, 429 ilkbaharında yeniden kumandanlığa seçtikleri Perikles vebaya yakalanarak öldü (eylül 429). [L]
15 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERİKLES hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERGE
Tarih 14 Mayıs 2009
PERGE. Esk. coğ. Bugün Murtma, Anadolu’da (Pamphylia bölgesi) şehir. Eski yazarlardan yalnız Skylaks, Perge’nin Lykia bölgesi sınırları içine girdiğini söyler. Şehir stratejik bir yerde kurulmuştu; şehrin akropolis’inin hemen yanından geçen Karasu ırmağının (Kestros veya Kaustros) Aksu kolu, taşıtların işlemesine elverişliydi ve denizle bağlantıyı sağlıyordu. Büyük bir kıyı yolu, Side’den başlayıp Perge (Murtına) ve Attaleia (Antalya) şehirleri üzerinden geçerek ülkenin içlerine kadar uzanıyordu. Şehrin adı Yunanca değildir; yerli bir Anadolu di-PERGE linden gelir.
Eski yazarlar şehre ilk defa, tiyatro özellikle Argolis’ten ve Lakedaimon’dan gelen Yunanlıların yerleştiğini bildirirler. Perge kazıları şehrin efsanevî kurucularının Mopsos ve Kalkhas olduğunu gösterdi. Şehrin adına ilk defa M. ö. IV. yy.da rastlanır. M. ö. 334′te Büyük İskender’in seferi sırasında Makedonyalıların Perge’den geçtiğini kaynaklar bildirir. Şehrin Ptolemaiosların hâkimiyeti zamanındaki durumu karanlıktı. Polybios’a göre, M. ö. 218′de Akhaios’un kumandanı Garsyeris, Selge üzerine yapacağı saldırı için Perge’den Pamphylia ve Pisidia bölgeleri şehirlerine elçiler göndererek yardım isteğinde bulundu. Buna göre, o dönemde Perge, Selefkilerin elinde bulunuyordu. Yine Polybios’a göre, Büyük Antiokhos tarafından Perge’ye tayin edilen kumandan, kralından emir aldıktan sonra şehri Manlius Vulso’ya teslim etti. Bundan sonra şehir Bergama’nın hâkimiyeti altına girdi. M. ö. II. yy.da veya II. yy. ile I. yy. arasında şehrin zor günler geçirdiği sanılıyor. Cicero’nun verdiği bilgilere göre M. ö. 80 veya 79 yılında Pergeli hekim Artemidoros’un yol gösterdiği Verres, şehirdeki Artemis tapmağını yağma etti. Perge ve çevresinde Roma imparatorlarına ait sayısız şeref yazıtı tespit edildi. Bu yazıtlar imparator Caligula, Claudius, Trajanus, Hadrianus ve Gordianus’a aittir. Şehrin yetiştirdiği ünlü kişiler şunlardır: Myron’un oğlu hekim Asklepiades, Vale-rus Elektos, Kallikles’in oğlu Sofist Varus, Zoilos ve Arkhimedes’in öğrencisi matematikçi Apollonios. Perge şehrinde kutsanmış olan tanrıların başında Artemis Pergaia gelir, Perge Artemis’nin çok eski kökenli yerli bir tanrıça olduğu ve sonraları yunan Artemisi ile kaynaştığı sanılıyor. Eski yazarlara göre Artemis Pergaia’nın şehirde oldukça büyük bir tapınağı vardı. Perge tiyatrosunda bir yer de Artemis rahibesine ayrılmıştı. Şehirde ele geçen sikkelere göre Perge’de ayrıca şu tanrılar da kutsanıyordu: Zeus, Apollon, Athena, Hephaistos, Hermes, Afrodit, Asklepios, Dionysos, Serapis, Harpokrates, Pan, Hekate, Nike, Themis, Tykhe ve Herakles. Ayrıca, Roma imparatorluk kültlerinin de olduğu biliniyor. Şehir, Anadolu’nun en eski Hıristiyanlık merkezlerinden bindir. Hierokles’e göre Perge, Syllion (Yanköy) ile birleştikten sonra Pamphylia eyaletinin dinî metropolisi oldu.
• Arkeolojik araştırma ve kazılar. Perge harabeleri hakkında ilk önemli bilgileri veren gezgin ve yazarlar şunlardır: Leake, Texier, Ritter, Hirschfeld, Fellows, Schörnborn, Pourtales, Tremaux, Lanckoronski, Fabricius, Paribeni, Romanelli, Pace ve Viale. Bu yazarların hepsi Perge harabelerini yerinde ziyaret ederek anıtlar hakkında bilgi vermişlerdir. En eski Perge yerleşmesi, çevresine oranla oldukça yüksek olan ve ancak güneyden çıkılabilen 50 m yüksekliğinde bir dağ üzerinde kurulmuştur. Tepenin eteğine çok sonra yerleşme oldu. Şehirdeki ilk sistemli araştırma ve kazı 1949′da A. M. Mansel’in başkanlığında yapılmağa başlandı. Uzun bir aradan sonra 1953-1957 arasında yeniden ele alındı. 1967′den sonra kazılar sistematik olarak her yıl devam ediyor. Bu kazılarda şehrin biri Helenistik, öteki Geç Antik çağa ait iki kapısı, Helenistik kapının gerisindeki oval avlu ve üç gözlü tak, şehrin belkemiği olan 20 m genişliğindeki direkli caddenin büyük bir kısmı, caddenin sonunda yer alan anıtsal bir çeşme binası ve şehrin 1 km kadar güneyinde dor düzeninde erken Helenistik döneme ait bir tapınak ortaya çıkarıldı. Ayrıca kazılarda Perge’nin hayırsever kişileri de tanındı. Bunlardan en önemlisi Plancia* Mağna’dır. Bu kadın, imparator Hadrianus zamanında (M. S. 120-121), askerî önemini kaybeden Helenistik kapının gerisindeki oval avluyu bir şeref avlusu haline getirdi, avlunun yan duvarlarındaki hücre sayısını da arttırarak, buraları tanrı ve Perge’nin efsanevî kurucularının (Mopsos, Kalkhas) heykeîleriyle süsledi. Ayrıca, oval avlunun gerisindeki üç gözlü ve iki katlı tak şeklinde bir kapı yaptırdı; bu kapıya Nerva’dan Hadrianus’a kadar gelen imparatorlar, imparatoriçeler ve onların yakın akrabalarının heykellerini koydurdu. Plancia’nm yaptığı bu büyük bağışlardan dolayı Perge halkı, belediye meclisleri (demos ve boule) ve senatosu (gerusias) bu kadın için çeşitli yerlerde heykeller diktirdiler; heykellerin kaideleri üzerine de bu kadına verilen unvanları ve görevleri yazdılar. Yazıtların bazılarında şehrin kızı olarak da gösterilir, bu unvan ancak şehre büyük iyilikleri dokunmuş kadınlara veriliyordu. Bu yazıtlarda Plancia, bir şehir devleti içinde en yüksek mülkî memur olan «demiurgos» olarak da geçer; bu görev aslında sadece erkeklere verilirdi. Ayrıca, baş tanrıça Artemis Pergaia’nın rahibesi, tanrılar anasının ömür boyunca rahibesi ve imparator kültünün de başrahibesiydi. Perge’de yapılan kazılar sırasında bu ünlü kadının heykelleri de ele geçti. (-> Bibliyo.) [M
14 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERGE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PEREKOP
Tarih 14 Mayıs 2009
PEREKOP, S.S.C.B.’de kasaba, adını Kırım yarımadasını Ukrayna ovasına bağlayan kıstağa vermiştir.
— Tar. Eski bir yunan kolonisi (Tophros) olan, Ortaçağda Tozla adını alan kasaba, ancak XVI. yy.da Kırım hanının bir kule yaptırmasından sonra biraz önem kazandı. 1736′da ve 1738-1771′de Rusların işgaline uğradı, 1783′te kesinlikle Rus çarlığına katıldı ve Perekop adını aldı. Kırım’ın girişine hâkim olan Perekop kıstağı önemli askerî rol oynadı: kasım 1920′de Vrangel’in birlikleri burada Kızılorduya yenildi; ekim 1941′-de Almanların aştığı kıstağı 1944 nisanında Tolbuhin zorladı. (l)
Pere Lanchaise mezarlığı, Doğu mezarlığı da denen Paris mezarlığı (44 hektara yakın), şehrin kuzeydoğusunda koruluk bir tepe ü-zerinde kurulmuştur. La Fontaine, Moliere, Chopin, Musset, Balzac ve Auguste Comte gibi birçok ünlü kişi bu mezarlığa gömülmüştür. (L)
14 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PEREKOP hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERDE
Tarih 13 Mayıs 2009
PERDE i. (fars. k.). Bir açıklığın önüne, görüşü veya ışığı engellemek veya bir şeyi gizlemek için gerilen örtü: Gözleri yemek masasından yarı inik perdelere kaydı (S.F. Abasıyanık). Neler saklıyor perdeleri I Garip ve çiçeklerle süslenmiş (F. H. Dağlarca). Salonu bir perde ikiye bölüyordu. (Bk. ANSiKL. Mobl. bölümü.)
Mec. Bir şeyi görmeye engel olan veya iki şeyi birbirinden ayıran engel: Işığın eşya üzerinde bir örtü olduğunu, eşya ile bizim aramızda bir perde olduğunu sanıyoruz (N. Ataç).
— çeş. dey. Perde arkası, bir şeyin görünürde olmayan, gizli yanları,
Perde arkasına (veya arkasında) gizlenmek, başkalarını öne sürüp gizlice onları yönetmek, ortaya çıkmamak: Çünkü, efendileri ortalıkta yok. Perde arkasına gizleniyorlar (S. Kocagöz).
Perde çekmek, (bir şeyin önüne) perde germek. Gizlemek, örtmek: Perde çek çehreme hicran günü ey kanlu sirişk I Ki gözüm görmeye ol mehlikadan gayrı (Fuzuli).
Perdelerini açmak, bir tiyatronun yeni mevsimde temsillere başladığını belirtir.
Perde ve sahne, sinema ve tiyatro,
Perdesi yırtık (veya sıyrık), utanmazca davranışlar yapan kimse,
Beyaz perde, sinema.
Demir perde. Bk. demirperde.
Gözlerinden perde kalkmak, gerçekleri görmeğe başlamak.
— Esk. Namus, iffet. \\ Perde-i iffet, [özellikle kadınlar için] namus.
Perde-i namus, şeref, itibar. ||. Perde-i nilgûn, gökyüzü.
Perde-ber-endaz, utanmayı bırakan. Perde-berendaz
Perde-gî («iyice örtünmüş»), namuslu kadın. Perdegi.
Perde-gîyan, namuslu kadınlar. Perdegiyen
Perde-kâr, perde ile örtülen yer. Perdekar.
Perde-keş, perde çeken. Engel olan. Perdekeş
Perde-nişin, inzivaya çekilerek yaşayan. Evinden dışarıya çıkmayan namuslu kadın. Perdenişin.
Perde-puş, perdeyi çeken. Sır saklayan,.Perdepuş,
Perde-şinas, şarkı söyleyen.Perdeşinas.
— Ask. Kıtalarının büyük kısmına veya başka manevralara ait hareketleri maskelemek üzere kumandanlık tarafından meydana getirilen hafif ve devingen savunma hattı: Bir yöne karşı bir kıta perdesi meydana getirmek.
— Bot. Körpe iken bazı mantarların sapını ve şapkasını saran zarsı örtü. (Şapka genişleyip sap uzayınca bu perde yırtılır, sapın dibini bir çeşit kın gibi sarar; bazı mantarlarda da şapkanın üzerinde pul pul kalır.)
Konuk orkidelerde köklerin dışını saran, yağmur ve sisten su almasını sağlayan, içi hava ile dolu, gümüşî kül renginde dış doku.
Perde metodu. (Bk. ANSiKL.)
Bakteri perdesi, bazı bakterilerin dışını saran ve sıvıların yüzeyinde sürekli bir örtü meydana getiren jelatinsi kılıf.
— Denize. Gemilerin ana güvertesi altındaki kısmı enine ve boyuna bölmelere ayıran düşey bölme. (Bk. BÖLME.) \\ Perde güvertesi, su geçirmez perdelerin son bulduğu en üst devamlı güverte. (Su geçmez bölmeler teknenin dibiyle bu güverte arasındadır.)
Perde kapısı, su geçirmez perde üzerine açılmış su geçmez kapı.
Perde kaplaması, gemilerde taşınan yüklerin saçla temasını önlemek için perdelerin ambarlara bakan yüzüne yapılan ağaç kaplama. (Perde tirizi de denir.)
Perde takviyesi, su geçirmez perdeleri takviye etmek için perde saçları üzerine belirli aralıklarla tespit edilen çelik profiller.
Arzani perde, geminin enine doğrultusunda yapılan perde.
Glend perdesi, şaftın gemi bünyesinden çıktığı sınırda yatak içine alındığı kovanın ön kısmının bağlandığı perde.
Kazan perdesi, kazan dairesini sınırlayan baş ve kıç perdelerden biri.
Kıç perde, bir bölmede geminin geri yönündeki perde.
Makine perdesi, makine dairesini komşu bölmelerden ayıran baş veya kıç perdelerden biri. (Genellikle baş taraftakine makine ön perdesi, kıç taraftakine makine arka perdesi denir.)
Oluklu perde, oluklandırılmış çelik levhalardan yapılmış perde.
— Dil bil. Bk. TİTREM.
— Ed. Esk. Gökyüzü.
— Fizyoî. Perde yüksekliği, seslerin sıklığına, frekansına bağlı olan işitme niteliği.
— Havc. Hız yüzünden ortaya çıkan fizyolojik bozuklukların bütünü. Bk. ANS1KL.
— İnş. Tahta perde, tahtaların yan yana çakılmasıyle yapılan bölme.
Perde duvar, çelik veya betonarme karkas bir yapıda döşemeleri taşımayan dış duvar. (Perde duvarın görevi içeri ve dışarıyı ayırmak, bazen de ışığın geçişine engel olmaktır. Perde duvarlar, döşemelerin ayrık istinat noktalarına dayandığı binalarda kullanılır. Karkas üzerine uygulanan, hafif ve yalıtkan olan perde duvarlar genellikle prefabrikedir. Bu duvarlarda malzeme olarak cam, çelik, alüminyum, ahşap, plastik maddeler v.b. kullanılır.). İnşaat tabiri.
— Kıyf. Esk. Yüze örtülen şey, peçe.
— Metalürji. Alev perdesi, kontrollü kavisi olan bir metalürji fırınının giriş kısmında meydana gelen alevli gaz ağı. (Alev perdesi, koruyucu bir ekran meydana getirerek kontrollü havada çalışan bir fırının içine hava girişini önler.)
— Mus. Makam.
Tambur, lavta, bağlama, mandolin gibi bazı mızraplı sazların saplarına, belirli sesleri vermek ve işaret etmek üzere bağlanan bağlar. || Sesin tizlik ve pestliği: Yüksek perdeden veya alçak perdeden söylemek. Yüksek veya alçak perdeden başlamak. || Ses: Dügâh perdesi, segah perdesi, neva perdesi. Bk. ANSîKL.
— Oto. Tekerlek perdesi, tekerleği yan taraftan örterek çamurun girmesini önleyen ve taşıta süs olarak takılan saç parçası.
— Patol. Perde inmek (veya gelmek). Halk dili. Gözde katarakt olmak.
— Plast. malzeme. Dökümden sonra eşek-senli iki mil veya iki levhayı ya da bir levha ile kalıbın buna karşı gelen çeperini ayıran ve sonra bir delik veya bir kanal açmak için kesilen genellikle ince (milimetrenin onda biri) zar.
— Sine. ve Foto. Perdeye aktarmak, bir e-seri filme almak. || Peyaz perde. Bk. BEYAZ perde.
Büyük perde. Bk. ANSİKL.
- Elektrolüminesan perde, büyük televizyon görüntülerini verebilen perde; bundan sinema salonlarında televizyon göstermede yararlanılır.
Portre perdesi, uygun tir çerçeveye yerleştirilen siyah veya beyaz renkte bezden disk. (Bu disk çekim sırasında ışık etkilerini ayarlamak amacıyle ışık kaynağıyle nesne arasına uygun bir şekilde yerleştirilir.)
— Temş. santl. Karagöz oyununda görüntülerin yansıtıldığı ince kumaştan beyaz yüzey.
Perde kurmak, karagöz oyununa başlamak. .
— Teşk. tar. Perde çavuşu, bazı devlet dairelerinin kapısında duran görevli asker. (Resmî dairelerin kapısına perde asılırdı. Buradaki görevli, çavuş rütbesinde olurdu. Bu yüzden, bunlara perde çavuşu denirdi. Perde çavuşu daireye görüşmeğe gelenlerle devlet görevlilerine [daha çok vali ve kumandan] aracılık yapardı.)
— Tiyat. Sahneyi seyirciye açan ve kapayan örtü,
Bir oyunun, perdenin açılmasıyle başlayıp, kapanmasiyle biten bölümlerinden her biri. (Bk. ANSİKL.)
Teşm. yol. Bir perde, iki perde v.b., bir perdelik oyun, iki perdelik oyun v.b.
— Zır. Ağaç perdesi, süs amacıyle veya tarımsal faydası düşünülerek, sunî olarak meydana getirilen değişik uzunlukta ve dar (birkaç metre ile 200 m) ağaç dizisi. Bk. ANSİKL.
— Zool. Parmaklan birbirine bitiştiren zar. (Hayvan ve canlılar için kullanılır. Örnek ördeklerde parmak araları perdelidir.
— ANSİKL. Bot. Perde metodu. Renkli perdeler, bazı ışın gruplarını geçirmediğinden çeşitli ışık ışınımlarının rolünü anlamak için fotosentez incelemelerinde kullanılır. Bu çeşit perdeler ya renkli camlarla, ya da çift katlı bir camın iki çeperi arasına renkli bir sıvı konarak elde edilir. Bk. KLOROFİL.
— Havc. Perde ikiye ayrılır: siyah perde ve kırmızı perde. Başkoltuk yönünde 4 g’-den büyük bir ivmeden sonra beyni beslemeğe yeterli gücü bulamaz ve bu yüzden beyne giden kan yavaş yavaş azalır. Pilotun gözlerine, kansızlık sebebiyle görüşü azaltan siyah bir perde iner. Bu bozukluk geçicidir ve ivmenin azalmasıyle hemen kaybolur. Kırmızı peıde, baş-koltuk yönünde çok büyük bir ivmeyle karşılaşan pilotun gözlerine iner. Siyah perdenin aksine kırmızı perde, kanın beyin bölgesine hücum etmesinden ileri gelir. Bu bozukluk siyah perdeye oranla çok daha ağır sonuçlar doğurur; çünkü kanın beyne hücumu beyin damarlarında patlamaya yol açabilir. Bundan dolayı bu etki ivme ile birlikte kaybolmaz. Bu kötü etkileri önlemek için «g elbise» adı verilen uçuş elbisesi geliştirilmiştir.
— Mobl. Pencere perdelerinin kullanılışı Eskiçağa kadar çıkar. Perdeler, kapı ve pencere kasalarının kötü kapanışlarını gizlemek amacıyle kullanılırdı. Günümüzde saydam tüller ve pencereyi kaplayan az veya çok geniş kumaşlar perde adını taşır. Perdeler genellikle devingendir; asılı veya takılı olduğu ip, ray v.b.nin üzerinde kayarak yer değiştirir. Bazı perdeler ise sabittir. Ama bir açıklığı tam olarak kapamayan bu perdeler daha çok ev dekorasyonu için estetik görüntü ve süs amacıyle kullanılır. Dekorasyon aksesuarı olarak perde yüzyıllar boyunca değişik şekil ve niteliklerde dekor olmuşlardır.
Türkler, uzun süre pencerelere tahta kafesler koyarak hem ışık ayarlamasını, hem evlerin içinin görünmemesini sağladılar. Kafesli pencerelerin içine konan perdeler sadece süs amacıyle yapılıyordu. Bu perdeler el tezgâhlarında ince bezden dokunurdu. Büyük evlerde pencere kenarlarından yere kadar inen ince, çatma perdeler geçerliydi. Kadife, hereke ipeklileri ve ağır yünlü kumaşlardan içi astarlı kalın perdeler kullanılırdı. Türk evlerinde, kapı perdeleri de, pencere perdeleri kadar önemliydi. Bu perdeler daha çok odaların sıcak tutulması amacıyle asılır; kilimden, keçeden bazen de deriden olurdu.
— Mus. 24 Eşit olmayan aralıklı türk dizisinde bulunan ve üst üste 12 tam dörtlü ile 11 tam beşli alınmak suretiyle doğrudan doğruya tabiattan elde edilen perdeler şunlardır:
— Sine. Büyük perde. Sinema, televizyonun küçük görüntülerine karşı mücadele edebilmek için tabanı 22 m genişliğinde olan büyük veya geniş perde sistemini benimsedi. Bu konuda çeşitli usuller uygulayan birçok grup vardır; bunlardan biri de hıristiyan anamorfozuyle ilgili incelemeler üstüne kurulmuş olan ve sinemaskopu, sinepanoramik’i ve diyaliskopu kapsayan gruptur. Bir başka grup da (vistavizyon) yatay şekilde geçen 35 mm’lik negatif standart filim kullanmaktadır. Nihayet Todd-AO perde sisteminde de saniyede 30 kere geçen 65 mm’lik filim kullanılır.
— Tiyat. Eski Yunanlılarda oyun perdelere bölünmezdi ve çeşitli olaylar araya girer, bunlar da koro ile birbirine bağlanırdı.
Perde önce, Romalılarda bir sahne oyununun tamamı ve Yunanlıların «drama» kelimesinin karşılığı anlamında kullanıldı; daha sonra da bugünkü anlamını kazandı. Klasik oyunlarda genellikle 5 perde vardı. Komedilerle dramlarda perde sayısı değişirdi. Bazı oyunlar «gün»lere, bazıları da «tablo» denen daha küçük bölümlere, ayrıca her perde de «sahne»lere bölünürdü.
— Zır. Ağaç perdesi, kurutucu rüzgârlara karşı bir engeldir; dik yamaçlarda sel yarıntıları açılmasını azaltır; ağaçların terlemesi havanın nem oranını yükseltir; nemin artması ağaçlardaki buharlaşmayı azaltır. 1948′den beri. Don steplerinde ve Aşağı Volga’da sistemli şekilde ağaç perdeleri meydana getirilmekte ve bu kurak bölgeler verimli topraklar haline dönüştürülmektedir.
♦ Perde perde zf. Azar azar: Şahinde’nin perde perde yükselen sesinin yanında… (Sabahattin Ali). Sular sarardı… Yüzün perde perde solmakta ! Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta… (Ahmet Hâşim). [LM]
13 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERDE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERCZEL
Tarih 12 Mayıs 2009
PERCZEL (Moric), macar generali (Bonyhad, Tolna 1811-ay.y. 1899). Askerî mühendisti, 1840′ta ordudan ayrıldı ve Reichstag’a milletvekili seçildi. 1847′de sol kanadın sözcülüğünü yaptı. 1848 Devrimi sırasında gönüllülerden kurulu bir birliğin başına geçti ve Jelaçic emrindeki hırvat kıtalarını Ozora’da yenilgiye uğrattı. Kendisi de yenilince düzenli macar ordusuna katıldı, kısa bir süre sonra bu ordunun başına Bern geçince oradan ayrıldı (1849). Tisza ırmağının gerilerine püskürtüldü. Görgey tarafından görevinden uzaklaştırıldıysa da yeniden on bin asker topladı. Demlinski ile birleşti ve Tamışvar’da yararlık gösterdi. Macar yenilgisinden sonra Türkiye’ye, sonra Londra’ya (1851), oradan da Paris’e kaçtı ve 1867′de Macaristan’a döndü, milletvekili seçildi.
12 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERCZEL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Perceval
Tarih 12 Mayıs 2009
Perceval veya Conte du Graal («Perceval veya Graal’in Masalı»). Chretien de Troyes’nin masalı (1182′ye doğr.). Şairin son eseridir ve tamamlanmamıştır. Anası onu şövalyelik hayatının tehlikelerinden uzaklaştırmak için yoksulluk ve cehalet içinde büyütmüş olmasına rağmen, Perceval kendini askerlik sanatına verir. Arthuı’ün şatosuna varır ve şövalyeliğin kanunlarını öğrenir. Maceraları sırasında Günahkâr kralın şatosuna varır. Graal âyininde hazır bulunur, fakat garip tören hakkında bilgi istemek cesaretini gösteremez. Şatodan ayrıldıktan sonra da Graal’in hatırası aklından çıkmaz; kendisine yapılan birçok uyarmadan, soru sormaması yüzünden gerçeğe varamadığını ve Günahkâr kralı felâketten kurtaramadığını anlar. Chretien de Troyes’un romanı burada biter, fakat Perceval, Graal çevrimindeki bütün eserlerde yeniden görülür. Alman şairi “VVolfram von Esehen-bach, Parzival adlı eserinde fransız şiirinin konusunu işlemiştir: fakat Graal’in karşısında Perceval gibi susmakla yetinen Parzival keşiş Trevrizent’in vaızlarını dinleyerek gerçeği sezinler ve günahkâr krala onu kurtaracak soruyu sorar. R. “VVagner, Parsi-fal adlı eserini “VVolfram von Eschenbach’-ın şiirinden ilham alarak yaratmıştır. (L)
12 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Perceval hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PERAKENDE, PERAKENDECİ
Tarih 12 Mayıs 2009
PERAKENDE sıf. (fars. perâgenden, dağıtmak’tan peragende > perakende). Bir malı, tüketicinin ihtiyaçlarına göre, teker teker veya sadece birkaç parça halinde satmaya dayanan (satış biçimi): Perakende satış. \\ Bu şekilde alınan veya satılan: Perakende mal. (Zt. TOPTAN.) || Esk. Düzenli olmayan, dağınık, perişan.
— Esk. Perakende-dil (veya hatır), üzüntülü gönül. j| Perakendegû, saçma sapan konuşan.
— Huk. Bk. SATIŞ.
I. Ask. Esk. Hastalık ve başka sebepler yüzünden kıtalarından geriye kalan asker.
— Denize. Esk. Savaş gemilerinde yardımcı ve özel hizmetlerde kullanılan emireri, yazıcı, kumanyacı, aşçı, terzi, salon ve büfe görevlisi ve terzi neferler için kullanılan genel terim. || Perakende bölüğü, büyük gemilerde perakende erlerinden kurulu bölük.
— Mal. Esk. Borç ve alacaklıların kaydedildiği defter. (ML)
PERAKENDECİ sıf. ve i. (perakende’den perakendeci). Malını küçük miktarlar veya parçalar halinde satan (tacir). [Zt. TOPTANCI.] || Perakendeci esnaf, alıcının istediği kadaı ufak miktarlarda mal satan esnaf.
♦ Perakendecilik i. Perakende yoluyle yapılan alışveriş. (M)
12 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PERAKENDE, PERAKENDECİ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PENULA, PENUTİA, PENZA
Tarih 12 Mayıs 2009
PENULA i. (lat. paenueV’dan). Esk. Rom. Askerlerle yolcuların giydiği kısa, kalın ve kolsuz palto. (L)
PENUTİA’LAR, Kaliforniya, Oregon, 1daho ve Britanya Kolombiyası’na dağılmış, aynı dil ailesinden kızılderili kabilelerinin tümü. (Penutia’lar ya ortadan kaldırılmış veya belli yerlerde toplanmıştır.) [L]
PEN YUVAR i. (fr. peignoir). Bk. SABAHLIK.
PENZA, S.S.C.B.’de şehir, Moskova’nın güneydoğusunda; 296 000 nüf. Şehir Volga ırmağının kolu olan Sura ırmağı kıyısında ve Don’a kavuşan Hoper ırmağının kaynağı yakınında kurulmuştur. Dokuma (yün) sanayii. Çeşitli metalürji. (L)
PENZA, S.S.C.B.’de şehir, Moskova’nın güneydoğusunda; 296 000 nüf. Şehir, Volga’nın kolu Sura kıyısında ve Don’da son bulan Hoper’in kaynağı yakınındadır. Selüloz Ye kâğıt. Dokuma (yün). Çeşitli metalürji. (L)
12 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PENULA, PENUTİA, PENZA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Pentagon
Tarih 11 Mayıs 2009
Pentagon, Amerika Birleşik devletlerinin Millî Savunma bakanlığı ile Genel Kurmay başkanlığının genel adı. Washington’da, Savunma bakanlığı servislerinin 1942′den beri bulunduğu binanın adı, şeklinden (beşkenar) gelir. (L)
Arlington (Virjinya), Washington, D.C. sınırında bulunmaktadır.
ABD’deki askeri işlerle ilgili tüm resmi kurumlar, Pentagon kapsamında ele alınır.
Adını Washington’da üstlendiği binanın biçiminden alır. 1941 ile 1943 yılları arasında inşa edilen ve içiçe geçen beş tane beşgenden (pentagon,yunanca’da beşgen demektir.) oluşan bina 34.000 m²’lik alan ve 4.000 m²’yi aşkın kullanım alanıyla dünyanın en büyük resmi daire binalarından biridir.
11 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Pentagon hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PENÇİKÇİ
Tarih 11 Mayıs 2009
PENÇİKÇİ i. (pençik’ten pençikçi). Teşk. tar. Savaşlarda ve akınlarda askerler tarafından elde edilen esirler için, esir sahibinden belli bir vergi veya yakaladığı esirlerin «beşte biri»ni hükümet adına alan kimse. (Pençü yekçi de denir.) [Pençikçiler, devlet adına elkonulan esirleri bir deftere yazar, akıncı kumandanıyle birlikte mühürler ve devlet merkezine gönderirlerdi. Bu defterlere esirlerin eski adlarıyle birlikte babalarının adları ve dış görünüşleri yazılırdı.]
Pençikçi başı, savaşlarda ele geçirilen esirlerin beşte birini ve öteki esirler için de gereken vergiyi toplamakla görevli pençikçilerin başı. (M)
PENÇIKLI sıf. {pençik’ten pençikli). Esk. Pençik denilen senetle satılmış (köle). — Mal. Pençikli kul, pençik resmi ödenmiş olan ve esirciler tarafından satılan esirler verilen ad. (M)
11 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PENÇİKÇİ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PEMBROKE,
Tarih 10 Mayıs 2009
PEMBROKE, Kahada’da (Ontario) şehir, Ottawa ırmağının meydana getirdiği Al-lumette gölü kıyısında; 15 500 nüf. Hidroelektrik tesis. Bıçkıhaneler. Kâğıt hamuru ve kâğıt. Kibrit. Elektrik malzemesi. Dokumacılık. (L)
PEMBROKE, Büyük Britanya’da şehir, Galler ülkesinin güneydoğusunda, Milford Haven körfezi kıyısında; 12 700 nüf. XIII. yy.dan kalma bir şatonun yıkıntıları. Yakınında Pembroke Dock askerî limanı; tersane. (L)
PEMBROKE (Richard DE CLARE, ikinci — kontu), genel olarak Strongbow («kuvvetli yay») denir (öl. 1176), birinci Pembroke kontu GiLBERT Fin oğlu Henry II zamanında Galler’de güç durumda kaldı. Leinster kralı Dermöt MacMurrough, 1166′-da ingiltere kralından yardım isteyip asker toplamağa başlayınca, Richard bu fırsattan yararlanmayı düşündü. 1170′te Fitzs-tephen ve Fitzgerald’in peşinden irlanda’da karaya çıktı; Leinster’i zaptetti, Dermot’un kızıyle evlendi ve kralın ölümünden sonra 1171′de Leinster tahtına oturdu. Fakat aynı yıl normandiyalı korsanlardan korkan Henry II, irlanda’ya müdahale etti. Richard kendisinin krala bağlı olduğunu kabul ederek, onun ve temsilcisi hâkim Lacy’-nin otoritesine boyun eğdi. (E)
10 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PEMBROKE, hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PENCAP
Tarih 08 Mayıs 2009
PENCAP veya PENCAB, Hindistan ve Pakistan’da bölge; kuzeyde Himalaya, batıda Salt Range ve lndus, güneyde Tar çölü, doğuda yüksek Ganj ovasıyle sınırlıdır.
• Coğrafya. Pencap «Beş ırmak» ülkesidir. Cihlam, Çenab, Ravi, Satlec ve Beas adlı bu beş ırmak, geniş bir dağ eteği ovası meydana getirmiş ve alüvyon tabakasını, taraçaları yaran geniş vâdi şeritleriyle oymuştur. Suyun büyük kısmını Himalaya’ daki kar ve buzların erimesi sağlar, Bengal’den her yıl muson yağmurları gelmez ve kışın batıda hava basıncının düşmesi bol yağışa yetmez. Bu iklim şartlarını, Büyük İskender zamanında geniş alanları kaplayan tabiî bitki örtüsünün bozulması (seyrek ağaçlı akasya ve bodur palmiye ormanları) daha da kötüleştirmişti. Kenar kısımları çorak olan bu topraklarda tarım faaliyeti sulamaya bağlıdır. Bilinen ilk sulama çalışmaları 1359′da moğol imparatorlarının emriyle başlatılmıştı; 1859′dan sonra İngilizler sistemli bir sulama planı uyguladılar. Bugün ırmak sularının beşte dördü, barajlarla sulama şebekesine yöneltilmiştir; su dağıtımı elli yıldan beri bol tahıl (buğday, ikinci derecede de darı ve mısır), pamuk ve şekerkamışı yetiştirmeğe imkân verir. Nüfus büyük ölçüde artmıştır: 1891′de nüfusu 60 300 kişi olan Lyall-pur idare bölümünün nüfusu 1951′de 2 157 000′e yükselmişti. Pencap’ın demiryoluyle Karaçi’ye bağlanması şehrin ve limanın gelişmesinde başlıca rolü oynamıştır. Geleneksel el sanatlarının özellikle Lahor’ da (Pakistan), Amritsar’da ve Cullundur’da (Hindistan) hâlâ çok faal olmasına rağmen, Pakistan’da (Lahor, Sialkot, Multan, Ra-valpindi’de) ve Hindistan’da (Ludhiana ve Amritsar) modern fabrikalar da kuruldu. Ama Pencap, 1947′de Hindistan ile Pakistan arasında bölünmesinden büyük zarar gördü; kadroların ve arazi sahiplerinin büyük kısmı Batı Pencap’tan Hindistan’a geçtiler; Batı Pencap’a çok yoksul göçmenler akın etti. Pencap’ın Pakistan bölümündeki suları toplayan barajların çoğu Hindistan’a verilen Doğu Pencap topraklarındadır. Bununla birlikte başlıca anlaşmazlıklar sınır antlaşmalarıyle çözümlenmiştir. —
Pencap eyaleti (Hindistan), 122 831 km2; 20 298 000 nüf.; merkezi, Çandigarh.
• Tarih. Daha M.ö. III. binyılda gelişen Pencap (Harappa’nın bulguları), Yunan ve Roma çağında, özellikle sanat açısından Yunanlıların etkisinde kaldı. Ülke uzun süre çeşitli arî klanlar arasında bölüşüldü. İstilâcıların geçiş bölgesi olması, müstahkem şehir ve kasabalar kurulmasına yöl açtı; sırasıyle Hunların (VII. yy.), Türklerin (XI. yy.) ve Afganlıların geçtiği bölgede Afganlılar Müslümanlığı yaydılar: mezhepleri XV. yy.da ortaya çıkan Sikhî-ler, Moğol imparatorluğu çöktükten sonra (XVIII. yy.) bir konfederasyonlar grubu kurdular. Lahor’a yerleşen Sikhîlerin başlıca önderi Rancit Singh, İngilizlerle dostça geçindi (1809), sağlam bir idare ve askerî düzen kurarak durumunu sağlamlaştırdı, ölümünden kısa süre sonra (1839) taht kavgaları ve İngilizlerin müdahalesiyle Pencap, İngiliz Hindistan şirketinin eline geçti (Sikhîler savaşı, 1846 ve 1849). 1937′den sonra bağımsız bir eyalet haline gelen Pencap, 1947′de Hindistan (Doğu Pencap) ile Pakistan arasında bölüşüldü. 1956′-da kurulan Pencap eyaleti (Hindistan) bir bakanlar kurulu ve bir vali tarafından yönetilir; bir meclis ve bir konseyden meydana gelen bir parlamentosu vardır.
• Güzel sanatlar. Pencap’ın sanat bakımından geçmişi Cilâlıtaş devrine dayanır (Sohan «kültürü»); «lndus medeniyeti» denen medeniyetle (M.ö. 3500-1880 dolaylan) bölgede Mezopotamya medeniyetine benzeyen bir medeniyet gelişti. Sonradan Perslerin Akamanış imparatorluğuna katılan (M.ö. VI.-IV. yy.) bölge, Büyük İskender’in akınından sonra (M.ö. 326-325) Hint-Yunanlılar tarafından işgal edildi. Coğrafî durumu yüzünden sık sık istilâ edilen bölge, önce Kusana imparatorluğuna (M.ö. II. yy., M.S. II. yy.), sonra Gupta imparatorluğuna katıldı (IV. yy.). 775′ten sonra müslümanlarm işgal ettiği ilk hint toprağıdır. 1021′de Gazneliler, 1517′de Babur tarafından fethedildi. Sanatı bu çeşitli dönemleri yansıtır; gelişmiş olan minyatür sanatı, özellikle sikhî okulu tarafından temsil edilir. (L)
08 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PENCAP hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PELLE (Maurice Cesar Joseph)
Tarih 08 Mayıs 2009
PELLE (Maurice Cesar Joseph), fransız generali (Douai 1863-Toulon 1924). Ecoie Polytechnique’in topçu bölümünü bitirdi. Berlin’de askerî ataşelik yaptı (1911). İdarî işler âmiri (1914) ve Joffre’un yanında yardımcı general (1915) oldu. 1917′de 15. kolorduya komuta etti. 1918 Martındaki alman saldırısında düşmana Oise yolunu kapayarak yararlık gösterdi. Savaştan sonra, Çekoslovakya’ya gönderilen fransız askerî kuruluna başkanlık etti (1919) ve İstanbul’da Fransa Yüksek komiserliği yaptı (1920). 23 Nisan 1923′te başlayan Lozan konferansının ikinci devresine fransız delegesi olarak katıldı. (L)
Pelleas et Melisande, beş perde ve on üç tabloluk müzikli dram. Librettosu Maeter-linck’in bir eserinden alınan bu dramı Debussy besteledi. İlk defa Messager yönetiminde Mary Garden, Jean Perier, H. Duf-rane ve F. Vieuille’ün katılmasıyle Opera Comiqu,e’te temsil edildi. Orta yaşlı senyör Golaud, zarif Melisande ile evlenir. Üvey kardeşi Pelleas genç kadına âşık olur. Kuşkulanan Golaud, kıskançlıktan Pelleas’ı öldürürken Melisande’m da ölümüne sebep olur. Olayın üstü kapalı bir biçimde gelişmesi, karşılıklı recitativo biçimindeki dramatik şarkının sürekli olarak duyulması, tek ve toplu söylenen şarkı bulunmayışı, senfonik unsurun silinmesi, orkestrada leitmotiv’in ve beş tonlu gamın kullanılması bu müzikli eserin başlıca özellikleridir. (L)
08 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PELLE (Maurice Cesar Joseph) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PELEMANS (Willem)
Tarih 07 Mayıs 2009
PELEMANS (Willem), belçikalı besteci (Anvers 1901). Lirik eserler (Le Petit Soldat de Plomb [Küçük Kurşun Asker], 1945; Le Combat de la Vierge et du Diahle [Bakire İle Şeytan'ın Çatışması], 1949; De Mannen van Smeerop, 1963), bir bale, yedi senfoni, iki piyano konçertosu (1945, 1950), bir keman konçertosu (1945), bir oratoryo (1929), oda müziği, on altı piyano sonatı besteledi. (E)
07 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PELEMANS (Willem) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Çeşitli İlanlar
Tarih 03 Mayıs 2009
81423 5010 BİR eğitim firmasının AVRUPA ve Anadolu YAKASINDAKİ şubelerinde maaş + PRIM+yol+yemek ile ÇALIŞACAK papme ve Mime ANKETÖRLER ARANMAKTADIR randevu için: 02122939723 05.04.2003
81424 5010 DENEYİMLİ Deneyimsiz, Bay Bayan Anketörler alınacaktır. 02122962156 02122259238 05.04.2003
81425 5030 ASP Bilen Web tasarımcısı, Delphi’de program geliştirebilen profesyonel elemanlar aranmaktadır. 02122279984 05.04.2003
81426 5030 ASP, Grafikerlik, Autocad, Web Kursları 02122139700 05.04.2003
81427 5030 ASP, Grafikerlik, Bilgisayar, Web, Muhasebekursları 02122917202 05.04.2003
81428 5030 BAHÇELİEVLER civarından Bilgisayar Kullanabilen Bayan 02126445854 05.04.2003
81429 5030 BAYRAKÇIDA çalışacak Corel ve Freehand kullanabilen bay, bayan bilgisayarcı aranıyor. Günay Bayrak imalat 02122320432 05.04.2003
81430 5030 BİLGİSAYAR firmasına tecrübeli satış elemanı 02164181144 05.04.2003
81431 5030 BİLGİSAYAR, Grafikerlik, Web kursları 02125701351 05.04.2003
81432 5030 BİLİŞİM Sektörü’nde çalışacak elemanlar alınacaktır. (Büyükçekmece Avcılar) 02128528439 05.04.2003
81433 5030 FOLYO kesim bilen eleman aranıyor. 02125122895 05.04.2003
81434 5030 GRAFİKER PHOTOSHOP, Freehand, web tasarımı PROGRAMLARINDA deneyimli MATBAA takibinide yapabilecek 05444630069 05.04.2003
81435 5030 REKLAM Ajansına grafiker aranıyor. CV Faks: 02122115857 05.04.2003
81436 5030 WORD ve Excell’i iyi kullanabilen bilgisayar operatörü aranıyor. 02122253575 05.04.2003
81437 5040 ACELE Çocuklarınıza, ev işlerinize, hastalarınıza yatılı gündüzlü yardımcılar Artıdan 02164186970 05.04.2003
81438 5040 ACELE çocuklarınıza, yaşlılarınıza, hastalarınıza referanslı bakıcılar 02164890149 05.04.2003
81439 5040 ACELE hastalara, çocuklara, evişlerine, yardımcılar, villalara eşler, Emre’den 02123569003 02123569004 05.04.2003
81440 5040 ACELE Yatılı Çocuk Bakıcısı aranıyor 02128533183 05.04.2003
81441 5040 ACİL Ataşehirde evişlerine çocuk bakımı yatılı bayanlar YILDIZ DANIŞMANLIK 02164562079 05.04.2003
81442 5040 AİLELERİNİZE, yaslılarınıza yatılı Bayanlar, Bakırköy’deyiz 02124661126 05.04.2003
81443 5040 ATAŞEHIR Danışmanlıktan evişlerinize, çocuklarınıza, hastalarınıza türk, yabancı yardımcılar 02164561554 05.04.2003
81444 5040 BAKICILAR, dadılar gönderilir. Referanslı, yatılı, gündüzlü Eminden Mecidiyeköy deyiz. 05448105951 05.04.2003
81445 5040 BİZİM danışmanlık güvencesiyle hastalarınıza, çocuklarınıza bakıcılar 02128533588 05.04.2003
81446 5040 ÇOCUK Bakıcısı Aranıyor 02125390697 05.04.2003
81447 5040 ÇOCUK bakımından ve evişlerinden anlayan yatılı bayan aranıyor. Tepecik Yolu Sk. Alkent Karşısı Demet Ap. No:48 D:1 Etiler 02123582521 02123582522 05.04.2003
81448 5040 EUROPE Plustan çocuk bakıcıları, hastabakıcılar 02124662193 02124662194 05.04.2003
81449 5040 EVIŞLERINDE yatılı çalışacak bayan elemanlar. 02122964844 05427474754 05.04.2003
81450 5040 EVİM Danışmanlıktan evişlerinize, çocuklarınıza, hastalarınıza, yaşlılarınıza, yatılı, gündüzlü, referanslı elemanlar temin edilir. 02128823350 05.04.2003
81451 5040 EVİMDE çocuk bakarım Beylikdüzü 02128530773 05.04.2003
81452 5040 EVİŞLERİNE yatılı yardımcı bayan 02164785583 05.04.2003
81453 5040 EVİŞLERİNE, çocuk bakımına, yatılı elemanlar 02164140294 02163487045 05.04.2003
81454 5040 NETADAN Referanslı Bakıcılar, Yardımcılar 02126546324 05.04.2003
81455 5040 SARMAŞIK’TAN çocuklarınıza dadılar, hasta yaşlılarınıza bakıcılar, ev işyerlerinize eleman temin edilir. 05359763313 02128533198 05.04.2003
81456 5040 SPASTIK özürlü çocuğa bakacak yatılı bayan aranıyor. Müracaat: Gül Hanım 02125206838 05.04.2003
81457 5040 YATILI 20 35 arası Moldovyalı, Ukraynalıbayanlar 02123569005 05.04.2003
81458 5040 YATILI 30 Yaşı aşmamış deneyimli dadılar aranıyor. 02123278253 02123278254 05.04.2003
81459 5050 DERSANEMIZE branş öğretmenleri ve sekreter alınacaktır. 02125900126 05364861488 05.04.2003
81460 5050 DERSHANEYE %10 hisse alabilecek, Branş Öğretmeni, 05354698644 05.04.2003
81461 5060 ARÇELİK Yetkili Servisine teknisyen 02164891960 02164891961 05.04.2003
81462 5060 AUTOCAD 2000 programında elektrik tesisatı çizebilen tecrübeli eleman aranıyor. 02122104736 05.04.2003
81463 5060 AVRUPA Yakasında oturan elektrikçiler aranıyor. 02163883155 05.04.2003
81464 5060 AYDINLATMA ürünleri imalatına tecrübeli ustalar. 02122199237 05.04.2003
81465 5060 BAYAN elektrik teknisyeni elektrik meslek yüksek okulu mezunu eleman alınacaktır. 05444072403 05.04.2003
81466 5060 BAYAN Elektrik Teknisyeni, Elektrik Meslek Yüksek Okulu mezunu eleman alınacaktır. C.V Faks: 02126643333 05.04.2003
81467 5060 BEŞİKTAŞ Etectrolüx servisine klima ve beyaz eşya ustası 02122360955 05.04.2003
81468 5060 BEYAZ Eşya Tamirinden anlayan Teknisyen aranıyor 02125919405 05.04.2003
81469 5060 DENEYİMLİ Elektrik tesisatçıları aranıyor. Beylikdüzü 05365191927 05.04.2003
81470 5060 ELEKTRİK teknisyeni aranıyor. 02164415858 02163708684 05.04.2003
81471 5060 ELEKTRİK Teknisyeni; Şile’deki konut şantiyemizde kadrolu ve yatılı 300 Milyon+ SSK+ Yemek. 02126639650 05.04.2003
81472 5060 ELEKTRİKÇİ usta ve kalfası aranıyor. 02126750402 05324134022 05.04.2003
81473 5060 ELEKTRİKÇİLER MAKİNA panosundan anlayan deneyimli 02124818073 05.04.2003
81474 5060 ELEKTRİKÇİYE Kalfa aranıyor. 02126527359 05.04.2003
81475 5060 ELEKTRİKÇİYE usta ve kalfa aranıyor 02122494677 05.04.2003
81476 5060 KLİMA Ustaları aranıyor. Anadolu Yakasından. 02165214600 05.04.2003
81477 5060 MASLAKTA bulunan işyerimize; TEKNİK Lise yada E.M Lisesini bitirmiş, SÜRÜCÜLÜKTE deneyimli MAKİNE ELEKTRİKÇİSİ KALIP Ustası (Metal Kesim ve Sıvama) işlerinde deneyimli TORNACI ALINACAKTIR. 02122761716 02122761736 05.04.2003
81478 5060 MESLEK lisesi mezunu Elektrik bakımcısı Fabrika deneyimli Tel: 02128753595 02128753597 05.04.2003
81479 5060 OTO elektrik ve alarm ustası aranıyor 05358881575 05.04.2003
81480 5060 OTO elektrik ve alarmdan anlayan ustalar+ (sosyal haklar) 02126156480 05324346466 05.04.2003
81481 5060 PRINTER ustaları aranıyor. Mecidiyeköy 02122120664 02122120735 05.04.2003
81482 5080 50,000,000TL Yevmiyeyle bayan garsonlar aranıyor, kalacak yer 02323699901 05.04.2003
81483 5080 ACELE bay bayan servis elemanları 02163396000 05.04.2003
81484 5080 ACELE garsonluk yapabilecek bayanlar aranıyor, kalacak yer yemek ücretsizdir. 02323693711 05357424807 05.04.2003
81485 5080 ACİL 5 yıldızlı oteller için ekstra garsonlar 02126632713 05.04.2003
81486 5080 ALTUNİZADE de lokantaya bulaşıkçı, paket servis elemanı 02164743486 05.04.2003
81487 5080 ATAKÖY’DE Cafe çay bahçesinde çalışacak bay, bayan 02125597071 05.04.2003
81488 5080 BAKIRKÖY civarında oturan tecrübeli komi 02125713427 05.04.2003
81489 5080 BALIK restaurantımıza tecrübeli referanslı garsonlar komiler 02164929813 02163186701 05.04.2003
81490 5080 CAFETERYA’DA çalışacak genç, kat garson alınacaktır. Harbiye 05446553453 05.04.2003
81491 5080 DOLGUN ücretle barda servise çıkacak hostes garson bayanlar. 05443883842 05.04.2003
81492 5080 DOLGUN ücretli bay bayan Mutfak Servis elemanları 05422582823 05.04.2003
81493 5080 DÖNERDEN Anlayan Tabldot Aşçısı ve Yardımcısı 02125446224 05.04.2003
81494 5080 EKSTRA garsonlar aranıyor. 02122672899 05.04.2003
81495 5080 MASLAK ta kebap salonuna komi 02122763310 05.04.2003
81496 5080 RESTAURANTIMIZA bayan Garsonlar 250 Milyon+ SSK 02163601076 05.04.2003
81497 5080 SİRKECİDEKİ Restoranla komi 02125132076 05.04.2003
81498 5090 ACELEgüvenlikçiler. 05448253241 05.04.2003
81499 5090 ATATÜRK Havalimanındaki firmamıza Avrupa yakası ikametli 2030 yaşlarında askerliğini tamamlamış lise mezunu güvenlik personelleri 05333506608 05.04.2003
81500 5090 BEYKOZ ve Civarında oturan 1.80 boylarında Güvenlik Elemanları 02128729555 05.04.2003
81501 5090 GENÇ emekliler, Küçükçekmece, avcılar, Beylikdüzü civarındaoturuyorsanız 240,000,000+ 60,000,000+ yemek imkanlarıyla güvenlik görevlisi olarak çalıştırılmak üzere müracaat: 02164570029 05.04.2003
81502 5090 GÜVENLİK elemanı Ayazağa Ciyak Sitesinde 02122893087 05.04.2003
81503 5090 GÜVENLİK elemanları alınacaktır. Şirinevler, Beylikdüzü, Yenibosna civarında oturanlar tercih edilir. 02124522529 02124522734 05.04.2003
81504 5090 TREN yolu istikametinde, Samandıra civarında oturan güvenlik elemanları 02164677850 05.04.2003
81505 5090 YUKARIDUDULLU imes sanayi sitesine yakın oturan genç emekliler aranıyor. 02126605890 05.04.2003
81506 5120 500 Milyon aylıkla Kalfalar. 02125552348 05.04.2003
81507 5120 ACELE Bahçeşehir’e manikürcüler aranıyor. Tel: 02126696230 05.04.2003
81508 5120 ACELE bayan kuaförüne genç yardımcılar. Soyak Yenişehir. 02165330865 02165330866 05.04.2003
81509 5120 ACELE çırak ve yardımcılar aranıyor. 02122899292 05.04.2003
81510 5120 ACELE Kalfa ve yardımcı aranıyor. 02165723701 05.04.2003
81511 5120 ACELE kendine güvenen Manikürcü makyöz; 02164919412 05.04.2003
81512 5120 ACELE Manikürcü aranıyor Bahçelievler 02125572908 05.04.2003
81513 5120 ACELE Manikürcüler, Kalfalar, Yardımcılar 02125308555 05.04.2003
81514 5120 ACIBADEM bayan kuaförüne kalfalar, yardımcılar. 02165451744 05.04.2003
81515 5120 ACİL manikürcü ve yardımcı Leydi Kuaföre 02122134859 05.04.2003
81516 5120 BAKIRKÖY e makyajdan anlayan manikürcü, kalfa, yardımcılar. 02125722911 05.04.2003
81517 5120 BAY, bayan kuaförüne kalfa, yardımcı aranıyor. 02128531364 05.04.2003
81518 5120 BAYAN kalfa, manikürcü aranıyor Babçelievler 02126437596 05.04.2003
81519 5120 BAYAN kuaförüne acele kalfa 02166127528 05.04.2003
81520 5120 BAYAN Kuaförüne Bay Bayan Eleman Aranıyor 02126744729 05.04.2003
81521 5120 BAYAN kuaförüne bayan eleman Haznedar 02125550377 05.04.2003
81522 5120 BAYAN kuaförüne kalfa 02163522557 05.04.2003
81523 5120 BAYAN kuaförüne kalfa, yardımcı, çırak 02164633903 05.04.2003
81524 5120 BAYAN Kuaförüne Manikürcü ve Yardımcı aranıyor. 02125606094 05.04.2003
81525 5120 BAYAN kuaförüne manikürcü ye yardımcılar aranmaktadır. Ücret dolgundur. 02163410555 02163415308 05.04.2003
81526 5120 BAYAN Kuaförüne Ustalar 30 üstü 02128825252 05.04.2003
81527 5120 CADDEBOSTAN Erdem Kramer Erkek Kuaförüne manikürcü, yardımcı, kasiyer, 02163634911 05.04.2003
81528 5120 CADDEBOSTAN’daki Güzellik salonuna müşterili kuaför kalfa 02163550502 05.04.2003
81529 5120 CERRAHPAŞA dabayan kuaförüne baybayan eleman aranıyor. 02126335663 05.04.2003
81530 5120 ÇEKMEKÖY’ DE bayan kuaförüne kalfalar, föncüler 05336333546 05.04.2003
81531 5120 ÇIRAK ve yardımcı (Ataköy) 02126617756 05.04.2003
81532 5120 ÇOK acil manikürcü genç kalfalar Florya 02126628889 05.04.2003
81533 5120 DOLGUN Ücretle acele profesyonel Manikürcü Bahçelievler 02124420356 05.04.2003
81534 5120 ERKEK Kuaför Salonuna Manikürcü 02128638734 05.04.2003
81535 5120 ERKEK kuaförüne deneyimli manikürcü Babçelievler 02125557449 05.04.2003
81536 5120 ERKEK kuaförüne kalfa Elmalıkent sitesi Ümraniye 05425117609 05.04.2003
81537 5120 ERKEK kuaförüne kalfa Mecidiyeköy 02122673170 05.04.2003
81538 5120 ERKEK kuaförüne Kalfa, Çırak Ataköy 02125606900 05.04.2003
81539 5120 ETİLER de Güzellik Salonuna Manikürist+ yardımcıaranıyor. 02123582522 05.04.2003
81540 5120 HAVALİMANINDAKİ bayan kuaförüne kalfalar, çıraklar 02124654414 05.04.2003
81541 5120 İLHAN Ayhan Kuaföre deneyimli Manikürcü aranıyor. Moda 02163468275 05.04.2003
81542 5120 KEMERBURGAZ’DA bayan kuaföre kalfa (Mecidiyeköy, Şişli, Çağlayan, Kağıthane, Alibeyköy de oturan tercihimizdir) 02123602806 05.04.2003
81543 5120 KIZILTOPRAK’da tecrübeli Manikürcü, föncü, yardımcı 02164493904 05.04.2003
81544 5120 KUAFÖRE kalfa ve manikürcü aranıyor 02163603974 05.04.2003
81545 5120 KUAFÖRE Kompleci Bayanlar, Esenyurt 02125963031 05.04.2003
81546 5120 KUAFÖRE manikürcü ve kalfa aranıyor. 02122731318 05.04.2003
81547 5120 MANİKÜRCÜ 500 Milyon maaş+ SSK+ yemek 02164783389 05.04.2003
81548 5120 MANİKÜRCÜLER, Bay Bayan kalfalar yardımcılar aranıyor. 02124162823 05.04.2003
81549 5120 MANİKÜRCÜYE süper şartlar Beşiktaş 02122581545 05.04.2003
81550 5120 NIŞANTAŞI’nda açılacak kuaför salonuna, kalfa, yardımcı, manikürcü. 02123510945 05.04.2003
81551 5120 PROFESYONEL kalfalar Merter 02125022962 05.04.2003
81552 5120 SAC’tan anlayan Komple Manikürcü Fatih 02125316879 05.04.2003
81553 5120 TECRÜBELİ kalfalar. Aylık gelir 500 Milyon 02163473075 05.04.2003
81554 5120 ULUS’TA erkek kuaförüne manikürcü bayan aranıyor. 02122873916 02122574873 05.04.2003
81555 5120 ÜSKÜDAR Seval Estetiğe Manikürist aranıyor. 02164950010 05.04.2003
81556 5130 KARGO ANT Kargo yurtiçinde acentelikler verilecektir 03124199095 05.04.2003
81557 5140 ESENYURT’ TAKİ fabrikamıza tecrübeli oluklu kutu, koli slatör ustaları 02126722902 05.04.2003
81558 5140 GRAFIKER aranıyor.Fax: 02126594786 05.04.2003
81559 5140 SERIGRAF ustası aranıyor. 02164284545 05.04.2003
81560 5140 SERIGRAFÇI, Frekansçı, Pedalcı, Gezer kesimci 02126375383 05.04.2003
81561 5140 SERİGRAF DA çalışacak ragleci ve çırak aranıyor. Bağcılar 02124365741 05.04.2003
81562 5140 SERİGRAF elemanları aranıyor. 02126673769 05.04.2003
81563 5150 ALÜMİNYUM GİYDİRME cephede projeden imalata kadar sorumlu, AUTOCAD ve ofis programlan™ kullanabilen, 3 yıl tecrübeli Mimar alınacaktır. TEL: 02163110040 05.04.2003
81564 5150 AUTOCAT bilen bayan tekniker. Büyükçekmece Fax: 02128638109 05.04.2003
81565 5150 BAYMAK Şişli Plaza için Emek inşaat bayan bay Satış Mühendisi/ Tekniker ve Montaj ustası arıyor. 02122342702 02122341590 05.04.2003
81566 5150 DOĞALGAZ firmasına makine mühendisiaranıyor. 02122620155 05.04.2003
81567 5150 DOĞALGAZ malzemeleri pazarlamasında çalışacak ehliyetli makine mühendisi 02124512500 05.04.2003
81568 5150 ENCODER Sayıcı bilgisi olan ingilizce bilen satış pazarlama deneyimli mühendis Faks: 02122445156 05.04.2003
81569 5150 MAKİNA imalatında çalışacak Konstrüktör, Talaşlı imalat bilgisine tam vakıf elemanlar Pendik 02165953074 05.04.2003
81570 5150 ŞANTİYEDE inşaat şirketlerinde çalışmış, ön muhasebeden anlayan, inşaat Teknikeri alınacaktır. 02122942917 05.04.2003
81571 5150 TAKIM Arkadaşı inşaat Mühendisi Mimar Fax: 02164469177 05.04.2003
81572 5160 BÖLGE Müdürlüğümüzde Mobilya Sevkıyatında ve Montajında çalışacak ehliyetli elemanlar aranmaktadır ikitelli ve Çevresi tercihtir. 02126751372 05.04.2003
81573 5160 CİLACI ustaları aranıyor. Servis+ yemek 02127484412 05.04.2003
81574 5160 CİLACI ve cilacı kalfaları aranıyor. 02164516561 05.04.2003
81575 5160 DEMİR doğrama ustası ve çelik kapı kaplamacısı aranıyor. 02125022481 05.04.2003
81576 5160 KOLTUK döşemesine Usta, Kalfalar aranıyor. 02126750222 05.04.2003
81577 5160 MOBİLYA ve marangoz ustaları aranıyor 02163420144 05.04.2003
81578 5160 MOBİLYA, Mermer Ustaları, Çıraklar ikitelli civan 02124861761 05.04.2003
81579 5160 MOBİLYACI kalfası aranıyor. 02125533733 05053305838 05.04.2003
81580 5160 MOBİLYACI ve cilacı yardımcıları aranıyor, ikitelli civarından 02126750382 05.04.2003
81581 5160 OFİS mobilyaya kaplama cila ustası ve mobilya ustası aranıyor. 02126783737 05337453001 05.04.2003
81582 5160 TECRÜBELİ mobilya ustaları alınacaktır. Güngören 02126444302 05.04.2003
81583 5170 BAYRAMPAŞA Megacenter’deki işyerimize lise mezunu bayan önmuhasebe elemanı 02126408859 05.04.2003
81584 5170 BİLGİSAYARLI muhasebe uzmanı yetiştirme programı, forwin tabanlı, logo, Eta, Micro, Link+ iş garantili 02125437575 05.04.2003
81585 5170 DENEYİMLİ bay bayan muhasebe elemanı. Eyüp 02125451383 05.04.2003
81586 5170 DENEYİMLİ bayan ön muhasebe elemanı 02125283253 05.04.2003
81587 5170 ETA programını bilen lise mezunu bayan 02126569110 05.04.2003
81588 5170 İÇ Çamaşır ihracatında deneyimli muhasebeci. 02126559170 05.04.2003
81589 5170 LOGO kullanabilen beyanname, yevmiye kaydı, diğer resmi işlemleri yapabilecek büroya muhasebe elemanı Çapa 02125853468 05.04.2003
81590 5170 LOGO LKS bilen 20 25 yaşlarında, ön muhasebeye bayan Merter 02125399851 05.04.2003
81591 5170 MALI müşavirlik bürosuna tecrübeli bayan 02124820301 05.04.2003
81592 5170 MALI müşavirlik şirketine Üniversite mezunu, deneyimli, muhasebe şefi, elemanları Fax: 02122227682 05.04.2003
81593 5170 MERTER’DEKI firmamıza Eta kullanabilen tecrübeli bayan Ön Muhasebe Elemanı aranıyor. 02126775348 05.04.2003
81594 5170 MUHASEBE bürosuna deneyimli bayan eleman 05323251521 02164613110 05.04.2003
81595 5170 MUHASEBE ve telefona bakacak deneyimli bayan 02126373117 05.04.2003
81596 5170 MUHASEBECİ LKS bilen, tekdüzen hesap planına hakim, TİCARET lisesi mezunu 20 30 yaş arası BAYAN muhasebeci aranıyor. RESİMLİ CV ile şahsen başvurulacaktır. Bayrampaşa TEL: 02126134120 02125773061 05.04.2003
81597 5170 ÖN muhasebe bilen bayan eIeman 02164196198 05.04.2003
81598 5170 ÖN muhasebe elemanı aranıyor. 02164415858 02163708684 05.04.2003
81599 5170 ÖN muhasebe ve ihracatta tecrübeli Micro programı kullanabilen, tercihen ingilizce bilen bayan eleman aranmaktadır 02125392910 02125392911 05.04.2003
81600 5170 ÖN Muhasebe Word Excel! bilen bayan CV Fax: 02163867451 05.04.2003
81601 5170 ÖN Muhasebede çalışacak Referans verebilecek eleman alınacaktır. 02126595643 05.04.2003
81602 5170 ÖN muhasebeden anlayan bayan eleman 02122835185 02122843018 05.04.2003
81603 5170 PENDİK Kaynarca civarında Word, Excel! kullanan Ön Muhasebe bilen tecrübeli bayan eleman alınacaktır. 02164912066 05.04.2003
81604 5170 ŞİRKETİMİZE ingilizce bilen ön muhasebeci 02125139737 05.04.2003
81605 5170 Şişli TEKSTİL ön muhasebesinde deneyimli Eta bilen bay aranıyor 02126413232 05.04.2003
81607 5170 TİCARET Lisesi mezunu eleman Fatih 02126310501 05.04.2003
81609 5170 TURİZM Firmasının Ön Muhasebesine deneyimli, ingilizce bilen bayan eleman. Faks: 02125119417 05.04.2003
81610 5170 VEGA ve Eta bilen bayan muhasebeci (Ahmet Bey) 02126713775 05.04.2003
81611 5200 KAPORTACI,boyacı aranıyor. 05427202637 05.04.2003
81612 5200 KAPORTACI, Boyacı aranıyor. 02123209897 05.04.2003
81613 5200 KAPORTACI, boyacı, motorcu, elektrikçi ustaları aranıyor. 02125565534 05.04.2003
81614 5200 MEKANİKustası aranıyor. 02125587175 05359703212 05.04.2003
81615 5200 MEKANİKÇİ, oto elektrikçisi aranıyor. 02125076750 05.04.2003
81616 5200 MITSUBISHI, Hyundai servisine mekanı, oto elektrikçisi ve oto boyacısı 02163749848 05.04.2003
81617 5200 OTO boyacı kaportacı ustası aranıyor. 02126112946 05.04.2003
81618 5200 OTO boyacı ustası aranıyor. 02125316529 05.04.2003
81619 5200 OTO döşeme ustaları aranıyor. 02125515584 02124529805 05.04.2003
81620 5200 OTO döşemeci aranıyor. 02125491807 05.04.2003
81621 5200 OTO kuaförden anlıyan yıkamacı aranıyor, (İçerenköy) 02165757138 05.04.2003
81622 5200 OTO kuaförüne yıkamada tecrübeli elemanlar Beşiktaş 02123278216 05.04.2003
81623 5200 OTO tamir ustası (Ahmet Bey) 02126713775 02126713776 05.04.2003
81624 5200 OTO yağlamacı yıkamacı alınacak. 02163121265 05.04.2003
81625 5200 OTO yıkama eleman ve gece bekçisiZeytinburnu 02124167287 05.04.2003
81626 5200 OTO yıkamacıları, yemek yatılı 02122569611 05.04.2003
81627 5200 OTO Yıkamaya Tecrübeli Elemanlaralınacaktır 02122160838 05.04.2003
81628 5200 OTOMOTİV PEUGEOT yetkili servisine, MEKANİKELEKTRİK KAPORTA ustaları.araç yıkama elemanı TERCİHEN Endüstri Meslek Lisesi mezunu YETKİLİ servis.tecrübesi olan ASKERLİĞİNİ yapmış.elemanlar aranmaktadır. TEL: 02126150725 05.04.2003
81631 5200 TECRÜBELİ oto yıkamaya eleman 02165663989 05.04.2003
81632 5200 TECRÜBELİ Yıkamacılar yatacak yer verilir. 02126436162 05.04.2003
81633 5200 TOFAŞ Servisine elektrikçi ustası aranıyor. 02125496565 05.04.2003
81634 5200 TÜRKELİOto’ya kaportacı, boyacı, elektrikçi, mekanikçi aranıyor. 02126682737 05.04.2003
81635 5200 YAGLAMACIYıkamacı aranıyor 02163476925 05.04.2003
81636 5200 YETKİLİ SERVİSE KONUSUNDA tecrübeli SERVİS danışmanı HASAR danışmanı YEDEK parça elemanı alınacaktır ATAŞEHİR 02165724202 05.04.2003
81637 5210 ACELE deneyimli ferforje satış elemanı aranıyor 02163657013 05.04.2003
81638 5210 ACELE istanbul içi ve dışına bay bayan pazarlama elemanları. Çalışacak (şoförlü minibüsler) kiralık 02125553431 02125553467 05.04.2003
81639 5210 AKTİF SATIŞ deneyimi olan elemanlar alınacaktır. ANADOLU ve Avrupa yakası’nda TÜRKİYE’DE yeni piyasaya sürülen teknolojik bir ürün için YÜKEK gelirle çalışacak, KENDİNE güvenen, bay bayan MAAŞ+prim 05444072403 05.04.2003
81640 5210 ALKOLLÜ Alkolsüz içecek dağıtımına eleman, 02122206826 05.04.2003
81641 5210 ANKETÖR olarak satış ekibine destekli çalışabilecek, 18/ 25 yaş arası A.Ö.F. Üniversite öğrencileri alınacaktır. 02164996090 05.04.2003
81642 5210 AYLIK 430,000,000 ücretle aktif satış temsilcileri aranıyor. 02125431185 05.04.2003
81643 5210 BAKKAL piyasası olan teminat verebilecek pazarlamacı. 02163899333 05.04.2003
81644 5210 BİLGİSAYAR firmamızın satış departmanına prezentable müşteri temsilcisi bayan eleman alınacaktır. Mecidiyeköy. Fax: 02122138252 05.04.2003
81645 5210 BİLGİSAYAR firmasına tecrübeli kurumsal satış elemanı 02122745454 05.04.2003
81646 5210 BOYA ve izolasyon malzemesi tanıtım ve pazarlamasında deneyimli prezantabl bay veya bayan elemanlar alınacaktır 02163776242 02164518934 05.04.2003
81647 5210 DENEYİMLİ bay bayan satış elemanları 02124332231 05.04.2003
81648 5210 DENEYİMLİ bay, bayan satış elemanlar 02124332261 05.04.2003
81649 5210 DENEYİMLİ şoför plasiyer aranıyor. Gaziosmanpaşa Küçükköycivarıtercihimizdir. 02126185048 05.04.2003
81650 5210 DETERJAN Piyasasında tecrübeli Satıcılar aranmaktadır. 02125022675 05365877694 05.04.2003
81651 5210 DETERJAN ve kozmetik, sektöründe tecrübeli bay, bayan pazarlama elemanları alınacaktır 05445055983 05.04.2003
81652 5210 DİKSİYONU düzgün bayan mağaza satış elemanı (Koza davetiye) 02163307404 05.04.2003
81653 5210 GIDA Firmasına Plasiyer ve Şoför Alınacaktır. Bayrampaşa 02124372898 05.04.2003
81654 5210 GIDA piyasasında çalışacak araçlı plasiyerler aranıyor. 02124328414 05.04.2003
81655 5210 HAZIR Yemek Konusunda Ekip Sorumluluğu alabilecek bay bayan Müşteri Temsilcileri. 02126568719 05.04.2003
81656 5210 İNŞAAT Sektöründe deneyimli maaş+ primle çalışacak pazarlamacılar aranıyor. 02163065770 05.04.2003
81657 5210 İTHAL içecek meşrubat pazarlamasında tecrübeli prezantabl bay bayan temsilciler alınacaktır. 02163394483 05.04.2003
81658 5210 KİMYASALLAR Konusunda çalışacak Bayan Satış Danışmanlarıalınacaktır 02122105286 05.04.2003
81659 5210 KURYE Şirketimize Portföyü olan Bayan Satış Sorumluları 02123208493 05.04.2003
81660 5210 LEVENT Metrocity alışveriş merkezinde çalışacak satış temsilcileri alınacaktır. Faks: 02163555699 05.04.2003
81661 5210 MAAŞLA çalışacak bay bayan satış elemanları 02164491319 05.04.2003
81662 5210 MAĞAZALARIMIZA tecrübeli bayan kasiyer ve satış sorumluları alınacaktır. 02124463947 05.04.2003
81663 5210 MALTEPE’DEKİ firmamıza bay, bayan satış temsilcileri sekreter aranıyor. 02164426837 05.04.2003
81664 5210 MÜŞTERİ Temsilcisi, Restaurantımıza fiziği ve diksiyonu düzgün bayan müşteri temsilcisi arıyoruz. (Halkalı Sefaköy1kitelli civarı tercihtir.) 02126750604 02126750605 05.04.2003
81665 5210 NESTLE Anadolu yakası distribütörlüğüne bay bayan satış elemanı ve tüccar plasiyer alınacaktır. 02165677048 05.04.2003
81666 5210 PARTTIME, full tıme personeller üniversite öğrencileri. 02123560238 05.04.2003
81667 5210 PAZARLAMA organizasyonuna satış temsilcileri ve grup yöneticileri 02123207216 02123207217 05.04.2003
81668 5210 PAZARLAMACI toptancıların dikkatine kazançlı bir mamulün satışını yapmak istermisiniz 05427118588 05.04.2003
81669 5210 PAZARLAMADA çalışacak bay bayan eleman 02626424147 05.04.2003
81670 5210 PLASTİK Banyo Aksesuarları satışında deneyimli, Aksaray, Karaköy, Anadolu’da portföyü olan pazarlamacı alınacaktır. 02125445428 05.04.2003
81671 5210 POLO Gıda’ya istoç yakınlarından B ehliyetli bay bayan sıcak satış elemanları 02126593105 05.04.2003
81672 5210 SARIGAZI Arçelik bayiisine bayan satış elemanı 02164298043 05.04.2003
81673 5210 SATIŞ Elemanları Üniversite mezunu ev tekstili ürünleri pazarlayan firmamıza 02124472733 05.04.2003
81674 5210 TABLDOTA Pazarlamacı aranıyor 02126733738 05.04.2003
81675 5210 TANITIM cihazları üreten firmada pazarlama sorumluları adayların 25 yaş üzeri diksiyonu düzgün, sektörde deneyimli olmalarıtercihtir. 02163478038 05.04.2003
81676 5210 TURDA çalışacak bay, bayan, evli çiftler aranıyor. Kalacak yer mevcuttur. 02163493576 05357278436 05.04.2003
81677 5210 VAROLAN işinize ilave günde 2 saatinizi ayırarak gelirinize gelir katmak için iş imkanı sunuyoruz, pelin görüşelim. Randevu için: 02165731814 05.04.2003
81678 5210 YANGIN söndürme cihazlarında çalışacak pazarlamacılar 02126523707 05.04.2003
81679 5210 YEMEK fabrikasına pazarlamacı eleman alınacaktır 02126970729 05.04.2003
81680 5210 YEMEK Firmasına Satış Sorumlusu Bayrampaşa 02125658162 05.04.2003
81681 5210 YOĞURT piyasasında deneyimli, müşteri portföyü olan, Plasiyerler aranıyor. 02127165222 05.04.2003
81682 5210 YÜKSEKOKUL mezunu ön muhasebe bilgisayar bilen diksiyonu düzgün bayan satış temsilcileri CV’nizi 02163659892 05.04.2003
81683 5220 BAYAN Diş Hekimi aranıyor. Ümraniye 02165238480 05.04.2003
81684 5220 BAYAN RADYOLOG ARANIYOR. Ücret tatminkardır 05444887172 05.04.2003
81685 5220 CORUM, psikolog, çocuk gelişimci, ücret dolgun 05426059011 05.04.2003
81686 5220 DANIŞMANLIK firmasına psikolog, psikiyatrisler aranıyor 02122978293 05.04.2003
81688 5220 ECZANE’YE bayan eleman aranıyor. Büyükçekmece 02128630422 05.04.2003
81689 5220 GECE çalışacak staf bebek hemşiresi aranıyor. 02126328554 05.04.2003
81690 5220 JİNEKOLOG PEDİATRİSİ UZMANLAR tam gün çalışacak NEVŞEHİR 05427415017 05.04.2003
81691 5220 KOCAEÜTJEKİ özel eğitim merkezimize Fizyoterapist, Psikolog, çocuk gelişimi uzmanları, özel eğitimci alınacaktır. Ücret dolgundur 05423035437 05.04.2003
81692 5220 MERKEZİMİZE temmuzda başlamak üzere, çocuk gelişim öğretmeni, psikolog, özel eğitim öğretmeni ve fizyoterapist alınacaktır 05422366975 05.04.2003
81693 5220 ÖZEL Hayat Hastanesi’ne, üroloji uzmanı, kadın hastalıkları uzmanı, K.B.B. ve pratisyen hekim, tıbbı dokümantasyon alınacaktır 02425124251 02425121455 05.04.2003
81694 5220 RADYOLOJİ merkezine MR BT rapor sekreteri aranmaktadır. 02125299193 05.04.2003
81695 5220 SAĞLIK merkezine deneyimli, iyi derecede bilgisayar bilen, prezantabl Tıbbi Sekreter, 02163028519 05.04.2003
81696 5220 SUNGUR Medikale Bayan elemanlar 02163454238 05.04.2003
81697 5230 ACELE sekreter alınacaktır Pendik 02163544486 05.04.2003
81698 5230 ACİL santrale ve mağazamıza tecrübeli bayan eleman Yenibosna 02126535386 05.04.2003
81699 5230 AJANSIMIZA KONUŞMASINA ve giyimine ÖZEN gösteren bayan SEKRETERaranıyor. 05444630069 05.04.2003
81700 5230 ATAŞEHİR civarından sekreter 02164565230 05.04.2003
81701 5230 AVCILAR’ DA oturan Galeriye bayan sekreter alınacaktır. 02126947302 05.04.2003
81702 5230 AVUKAT Bürosuna sekreter 02125879728 05.04.2003
81703 5230 AYGAZ bayide çalışacak ön muhasebeden bilgisayardan anlayan telefona bakacak bayan eleman 02122119092 05.04.2003
81704 5230 BAYAN sekreter aranıyor. 02122703076 05.04.2003
81705 5230 BAYAN sekreter aranıyor. Yakacık 02163098941 05.04.2003
81706 5230 BAYAN sekreter Yakacık 02163099924 05.04.2003
81707 5230 BÜRO’YA Bayan Sekreter Aranıyor 02125830376 05.04.2003
81708 5230 İNŞAAT firmasına ingilizce, Internet bilen bayan 02125734599 05.04.2003
81709 5230 İYİ derecede Office programı kullanabilen diksiyonu düzgün bayan eleman. CV için Fax: 02125495754 02125495752 05.04.2003
81710 5230 LALELI’ DEKİ mağazamıza muhasebe bilen 18 25 yaşlarında aktif bayan sekreter 02125174083 05.04.2003
81711 5230 LALELİ de emlakçıya sekreter aranıyor. 05427755585 05.04.2003
81712 5230 LİSE (Ticaret mezunu tercihimizdir) Bayan 02126567021 05326376749 05.04.2003
81713 5230 MALTEPE civarında oturan sekreter aranıyor. 02163704859 05.04.2003
81714 5230 MATBAADA çalışacak sekreter aranıyor. Taşocağı Cad. Eryılmaz iş merkezi No:15/ B Çağlayan 02122913506 02122913508 05.04.2003
81715 5230 MECİDİYEKÖY de telefona bakacak bayan 05448253241 05.04.2003
81716 5230 MERTER’DEKİişyerimize sekreter aranıyor. 02126374517 05.04.2003
81717 5230 MOBİLYA mağazasına deneyimli bayan satış elemanı Eyüp 02125768401 05.04.2003
81718 5230 OFİS içerisinde çalışabilecek bayan elemanlar. 02123278930 05.04.2003
81719 5230 OFİS Programlarında iyi kullanabilen santral operatörü 02124810000 05.04.2003
81720 5230 OSMANBEY’DEKİ avukatlık bürosuna sekreter alınacaktır. 02122199897 05.04.2003
81721 5230 ÖNMUHASEBE Bilen Sekreter 02126373125 05.04.2003
81722 5230 PERSONEL taşıma şirketine Word 6×0611 bilen bayan 02128750303 05.04.2003
81723 5230 PEUGEOT servisimize bilgisayar bilen, diksiyonu düzgün bayan eleman 02163873838 02163873839 05.04.2003
81724 5230 ŞİRKETİMİZE Bilgisayar bilen Bayan sekreter. 02122447697 05.04.2003
81725 5230 ŞİRKETİMİZE özgüven sahibi yoğun telefon görüşmelerini yönetebilecek bayan sekreter alınacaktır. 02125587804 05.04.2003
81726 5230 ŞİRKETİMİZİN bünyesinde çalışacak tecrübeli, bilgisayar bilen Santral Operatörü aranmaktadır. Halkalı Cad. No:157 Kat:4 Sefaköy Tetik Turizm (Can Bey) 02125998721 05.04.2003
81727 5230 TECRÜBELİ sekreter aranmaktadır. 02126129975 05.04.2003
81728 5230 TEKSTİL firmamıza tecrübeli bayan sekreter. 02124891846 05.04.2003
81729 5230 TEKSTİL firmasına bayan sekreter Merter 02126373493 05.04.2003
81730 5230 TELEFON’A Bakacak Bayan Bayrampaşa 02125637427 02125641145 05.04.2003
81732 5230 TELEFONA bakacak bayan sekreter 02163380687 05.04.2003
81733 5230 TELEFONA bakacak bayan sekreter aranıyor. 02124155751 05.04.2003
81734 5230 TELEFONA bakacak lise mezunu bilgisayardan anlayan bayan aranıyor. 02126493551 05.04.2003
81735 5230 TEMEL Otomotiv’de çalışacak bayan sekreter. Avcılar Parseller 02126906019 05.04.2003
81736 5240 RAY Sigorta Acentesine Portföyü) Bay Bayan 02126320094 05.04.2003
81737 5240 SERVİS ve Sigorta şirketimize yetenekli elemanlar veya ortak Maaş+ Prim 02126378865 05.04.2003
81738 5240 SİGORTA, prezantabl, ofis içi bayan 02163263052 05.04.2003
81739 5250 AS 600 şoförü Kaynarca civarında 02163376732 05.04.2003
81740 5250 Avrupa Yakası LPG’II otosuyla şoförler. 02125568374 05.04.2003
81741 5250 BEŞİKTAŞ civarından E sınıfı ehliyetli şoför 02163162130 05.04.2003
81742 5250 E Ehliyetli ağır vasıta şoförü 02125578212 05.04.2003
81743 5250 E sınıfı ehliyetli Şoför alınacaktır. Net maaş: 300 Milyon+ SSK 02126711864 05.04.2003
81744 5250 E sınıfı şoför lise mezunu 28 35 yaş arası 02125629720 05.04.2003
81746 5250 EMEKLİ .şoför aranıyor. 02125086896 05.04.2003
81747 5250 EN az lise mezunu, bekar, 30 yaşını aşmamış, Alaşehir civarında şahsi işlere yardımcı mesai 09.0022:00 Özgeçmişle müracaatlarınız Sibel Hanım’a 02125194402 05.04.2003
81748 5250 GAZETEMİZE askerliğini yapmış arabalı şoför 02124528232 05.04.2003
81749 5250 GÜNGÖRENDE oturan şoför aranıyor. 02125386881 05.04.2003
81750 5250 GÜVENLİK ve Makam şoförlüğü yapabilecek, referans verebilecek elemanaranıyor.Tel 02124460100 05.04.2003
81751 5250 KOCAELİ ve civarında çalışacak plasiyer şoförler alınacaktır. 02125570131 02125570134 05.04.2003
81752 5250 LPG’Lİ aracıyla çalışacak şoförler aranıyor. Tel: 02125729047 05.04.2003
81753 5250 MASLAK’TAKİ paket servisimize A2 Ehliyetli motorcular alınacaktır. 02122854343 05.04.2003
81754 5250 SU işinde çalışacak eleman, şoför 02126606063 05.04.2003
81755 5250 ŞOFÖR aranıyor. Topkapı, Fatih, Eyüp, Fındıkzade* oturanlar tercih edilir. 02128751590 05.04.2003
81756 5250 UN pazarlamada tecrübeli E sınıfı ehliyetli teminat verebilecek şoför 02166115415 05.04.2003
81757 5250 UZUN yol tecrübeli, sabıka kayıtsız, E sınıfı ehliyetli şoför 02124933946 05.04.2003
81758 5250 ÜSKÜDAR’DA oturan servis aracında çalışacak emekli şoför 02163880888 05.04.2003
81759 5260 2. SINIF model makineci aranıyor. 02122447735 05.04.2003
81760 5260 ACELE 400 Milyon maaşla makineciler aranıyor. Yemek+ SSK Dudullu 02163654044 05.04.2003
81761 5260 ACELE bayan pantolonda çalışacak makineciler alınacaktır. Esenler 02126106767 05.04.2003
81762 5260 ACELE beş iplik overlokçular 350,000,000+ SSK+ yemek+ yol parası Bakırköy 02125830031 05.04.2003
81763 5260 ACELE ihracat Firmasına: Kompleci, Reçmeci, Singerci, Overlokçu, son kontrolcüler, ortacılar aranıyor. Bağcılar Özşahinler SSK+ Yemek+ Servis 02124357973 05.04.2003
81764 5260 ACELE ilik düğme, çıt çıt, pontereze çıraklar ve Ustalar, Güngören 02125627322 05.04.2003
81765 5260 ACELE montta singerciler+ kompleciler+ gözlü ilikçiler+ kalite kontrolcüler aranıyor. Avcılar 02126907342 05.04.2003
81766 5260 ACELE ütücü ve kalite kontrolcüler alınacaktır. Sefaköy 02125798493 05.04.2003
81767 5260 ACEMİ bayan elemanlar alınacaktır. 02125033360 05.04.2003
81768 5260 ACİL penye ihracatı firmasına singerci, reşmeci Küçükköy (Gazi mahallesine Servis) 02125374413 05.04.2003
81769 5260 ACK. birinci sınıf makineciler 375 Milyon ikinci sınıf makineciler 300 Milyon overlokçular 300 Milyon kalite kontrolcüler 250 Milyon Ara ütücüler 225 Milyon elişiciler 180 Milyon Anadolu deneyimi olan pazarlamacı aranıyor. Maaş+ Prim Daisy Collectio 02165231481 02165231584 05.04.2003
81770 5260 ARA ütücü, son ütücü, overlokçu, ortacı Kadıköy 02163276380 05.04.2003
81771 5260 ATÖLYEMİZE imalat müdürü aranıyor. SSK+ yemekle yol 02126395973 05.04.2003
81772 5260 AYGÜN Tekstil’de toptanda 10.500.000 nevresim takımları 05436439897 05.04.2003
81773 5260 AYHAN Tekstil’de çalışacak bay, bayan makineciler, overlokçular, çift iğneciler, kollucular, kalite kontrolcüler, ortacılar 02165217245 05.04.2003
81774 5260 AZIZOĞLU Tekstil; Dokuma ihracat Yapan Firmamıza Konusunda en az 5 yıl deneyimli, Gerber, Asisyt Operatörleri. Başvurular Gizli Tutulacaktır. CV Faks: 02125043384 05.04.2003
81775 5260 BANİ TEKSTİL İHRACAT Firmasına muhasebe ELEMANI, Modelist yardımcısı MODEL Makineci, Singerci, OVERLOKÇU, Reçmeci, Güvenlik GÖREVLİSİ alınacaktır. Şahsen BAŞVURULMASI rica olunur. Avcılar. 02126948789 05.04.2003
81776 5260 BARCO Tekstil’e ikitelli Halkalı civarında oturan Tastif ve baskıda çalışacak bayan eleman Yemek+Servis +SSK mevcuttur. 02126934630 05.04.2003
81777 5260 BARUDA Nakış Makinelerinde Çalışacak Deneyimli Makineciler Alınacaktır. Esenyurt 02125964619 05.04.2003
81778 5260 BAY ve bayan usta makineciler, overlokçular 02164811264 05.04.2003
81779 5260 BAYAN Giyiminde tecrübeli bayan modelist aranıyor. 02126135643 05.04.2003
81780 5260 BAYAN işinde Çalışacak Makineciler 02125633484 05.04.2003
81781 5260 BAYAN işinde usta makineciler aranıyor. Ödeme haftalık 02126406649 05.04.2003
81782 5260 BİRİNCİ, ikinci sınıf makineciler, Parça başı usta makineciler alınacaktır. Bostancı 02165722787 05.04.2003
81783 5260 ÇORAP ihracatında tecrübeli kar ortağı Fax: 02125240627 05.04.2003
81784 5260 ÇORAP makinesinde çalışacakMakineciler alınacaktır. 02124241217 05.04.2003
81785 5260 DALİ TEKSTİL’E FASON takipçiler, makineciler TASNİFÇİLER, kalite kontrol elemanları, MODEL makineciler aranıyor. YEMEK+ SSK+ yol 02166119256 05.04.2003
81786 5260 DEMKA TEKSTİL REÇMECİLER, overlokçular, singerciler KALİTE kontrolcüler, ütü paketçiler alınacaktır. YEMEK+ yol+ SSK Ücret dolgundur. 02126675113 05.04.2003
81787 5260 DENEYİMLİ Ustabaşı aranıyor. (Kadrosuyla Birlikte) 02124456302 05.04.2003
81788 5260 DENEYİMLİ, son ütücü, kalite kontrolcü, paketlemeciler alınacaktır Güneşli 02126559716 05.04.2003
81789 5260 DILAY Tekstil’e bayan iç çamaşırında çalışacak reçmeciler, overlokçular, singerciler, kontrolcüler, ortacılar 02126909312 05.04.2003
81790 5260 DOLGUN ücretle Haramidere’deki ihracat firmamıza overlokçu, singerci, reçmeci, kompleciler alınacaktır. yemek+ SSK+ servis 02125829995 05.04.2003
81791 5260 DURAS TEKSTİL Kot yıkama FABRİKASINDA çalışacak deneyimli KİMYA Mühendisi, Kimyasalda ÇALIŞACAK, ustalar ve yıkamada DENEYİMLİ vardiye amiri ve Usta Makineciler ALINACAKTIR. 02125382114 02125376479 05.04.2003
81792 5260 EKİCİ TASARIMCI’nın yanına planlama, ORGANİZASYON, aksesuar işlerine yardımcı EN az lise mezunu ELEMAN 02124368670 02124342988 05.04.2003
81794 5260 EMPAŞ Emprimeye bilgisayarda çizim yapacak tecrübeli desinatörler 02124891727 05.04.2003
81795 5260 FERMUAR Fabrikamıza: imalat ve Personele bakacak idareci, Sekreterler, Pazarlama elemanları alınacaktır. 02125539442 05.04.2003
81796 5260 FİRMAMIZA 300 Milyona Kalite kontrolcüler, Temizlemecileralınacaktır. 02126782512 05.04.2003
81797 5260 FİRMAMIZA Bayan Sekreter Alınacaktır 02126406312 05.04.2003
81798 5260 FİRMAMIZIN dikimhanesine bayan fasoncu alınacaktır Bağcılar 02124624452 05.04.2003
81799 5260 FLORYA’DAKİ tekstil firmamıza iyi derecede ingilizce bilen bayan eleman. 02125527386 02126395692 05.04.2003
81800 5260 GİZEM TEKSTİL’E deneyimli imalat Müdürleri Ustabaşları alınacaktır. 02163924347 05.04.2003
81801 5260 GÖMLEK de Ustabaşı, Makineciler ilikçiler Aranıyor Gaziosmanpaşa 02126147669 05.04.2003
81802 5260 GÖMLEK’TE çalışacak usta makineciler ve overlokçular (ÜcretDolgundur.) 02122956023 05.04.2003
81803 5260 İHRACAT YAPAN Firmamıza; SON Ötücüler, Kalite Kontrolcüler, PAKETLEMECİLER, Temizlemeciler, Asortici, TASNIFÇILER Aranıyor.: 02124744655 05.04.2003
81804 5260 İHRACATTA çalışacak Deneyimli Modelistler 02126683323 02126684176 05.04.2003
81805 5260 KATİ İHRACATTA çalışacak REÇMECİ, overlokçu, singerci KALİTE kontrolcüler alınacaktır. ESENLER, Altınşehir^ servis MEVCUTTUR. Halkalı 02126938513 05.04.2003
81806 5260 KONFEKSİYON atölyesine, makineciler, overlokçular, usta, acemi elemanlar aranıyor. Bağcılar civarı. 02124355555 02125072516 05.04.2003
81807 5260 KONFEKSİYONA Bay, Bayan Kar Ortağı aranıyor 05366886096 05.04.2003
81808 5260 KONFEKSİYONA overlokçu, düz makineci, reçmeci, ortacı elemanlar SSK+ yol Bağcılar 02125209818 02125209319 05.04.2003
81809 5260 KONFEKSİYONA usta makineciler 02165658671 05.04.2003
81810 5260 KOTTAçalışacak modelist model makineciler aranıyor. 02124307231 05.04.2003
81811 5260 KOTTA deneyimli ütü paket şefleri, modelistler alınacaktır Mahmutbey Güneşli Bağcılar Civarı 02124464110 05.04.2003
81812 5260 KÜÇÜKBAKKALKÖY’DEKİ şirketimizesekreter 02165721512 05.04.2003
81813 5260 LEKE JEANS’E TOPTAN satış departmanına YETİŞTİRİLMEK Üzere BAYAN satış elemanları 2030 yaş arası tercihtir 02125020001 02125561198 05.04.2003
81814 5260 MAKASTAR ve yardımcıları alınacaktır iç piyasa için penye tecrübeli 02125560851 05.04.2003
81815 5260 MODEL makineciler, reçmeciler aranıyor. 02122110663 05323664849 05.04.2003
81816 5260 MODELHANE MODELHANE şefi MODELİST İHRACAT Firmamıza ÖRME Kumaşta 5 yıl deneyimli CAN Tekstil 02126577862 05.04.2003
81817 5260 NAKIŞ ve süzenede çalışacak elemanlar ve acemi bayanlar 02126125642 05.04.2003
81818 5260 NAKIŞTA çalışacak Usta Makineciler aranıyor 02126445423 05.04.2003
81819 5260 NUR TEKSTİL İHRACAT firmasına penyede deneyimli, FASON takipçisi aranmaktadır. BAYRAMPAŞA civarında oturanlar tercih edilir. 02125775317 05.04.2003
81820 5260 NURHAK TEKSTİL e overlokçu, singerci, paketlemeciler 02166316420 05.04.2003
81821 5260 OMEX International Export firmasına çok iyi derecede ingilizce bilen yurtdışına çıkma problemi olmayan, müşteri portföyü olan, dokuma grubunda deneyimli bayan personel alınacaktır. 0,212.432 20 30 02124322031 05.04.2003
81822 5260 ORA Tekstil’e dokumada çalışacak 1 .sınıf makineciler, overlokçular, k.kontrolcüler Bostancı 02165757687 02165757688 05.04.2003
81823 5260 OSCAR Trikoya usta remayözcüler, Singer bilen overlokçular aranıyor. Merter 02125048078 05.04.2003
81824 5260 OVERLOKÇULAR, reçmeciler, el isçileri. Haznedar, Güngören, Bağcılar civarında oturanlar. 02125067501 05.04.2003
81825 5260 ÖRME DENEYİMLİ Fason Takipçisi ve Ütücüler (bay) PAKETLEMEDE (bayan) alınacaktır. İŞYERİMİZ Güneşli’dedir. 02125159343 05.04.2003
81826 5260 PANTALONDA ve montta 125 Milyon haftalıkla çalışacak makineciler 02126542042 02126542046 05.04.2003
81827 5260 PANTOLONDA 30 makinelik parkura ustabaşı alınacaktır. Ümraniye 02166319180 05.04.2003
81828 5260 PENYE imalatı Yapan Firmamıza Modelist ve Model Makineciler alınacaktır, işyeri Merter 02125390645 05.04.2003
81829 5260 PENYEDE çalışacak Dikiş bilgisi olan kalite kontrol şefleri, bant şefleri, reçmeciler, singerciler, overlokçular, kalite kontrolcüler Ötücüler aranıyor. ikitelli 0,212.693 38 606933861 PENYEDE çalışacak overlokçular, reşmeciler, singerciler alınacaktır. Ü 02126180264 05.04.2003
81830 5260 PENYEDE çalışacak usta overlokçu reçmeci ve singerciler aranıyor ücret dolgundur 02125683701 05.04.2003
81831 5260 PENYE’DE ÇALIŞACAK usta singerciler, overlokçular KOMPLECİLERaranıyor. Net maaş 350 400 450+ yemek+ SSK YEŞİLPINAR, Küçükköy, Sultançiftliği ESENTEPE, Beşyüzevler, Atışalanı, Esenler’e SERVİS vardır. 02126419222 05.04.2003
81832 5260 PENYEDE çalışacak Ustabaşı yardımcısı,500 Milyon 550 Milyon’a Reçmeci, Overlokçu, Kalite kontrolcü, aranıyor. Yerimiz Bağcılardadır. 02126348376 05.04.2003
81833 5260 REMAYÖZCÜLER, Ötücüler, makastar, ortacılar alınacaktır. 02164221555 05.04.2003
81834 5260 ŞOFÖREKVA Tekstil’e dokumada model dikebilecek bay bayan ön muhasebe tutabilecek bayan eleman. 02124893231 05.04.2003
81835 5260 TRİKO da deneyimli kalite kontrolcü aranmaktadır. 02126129975 05.04.2003
81836 5260 TRİKO İHRACAT FİRMASINA SHIMA Bilgisayar Desencileri USTA Dokumacılar REMAYÖZCÜLER Aranı TEL: AAYOZCULER Aranıyor. .: 02126936626 05.04.2003
81837 5260 TRİKOCA STOLL Makineci (Erkek) BAYAN Overlokçu, singerci, MAKASTAR, Remayöz yardımcısı, BAYAN Ustabaşı aranıyor. Maslak 02122898060 05.04.2003
81838 5260 TRİKODA kotoncu 2199 makinecisi aranıyor. Yenibosna 02124525786 05.04.2003
81839 5260 TRİKODA Remayözcü, Overlokçu, Ütücü aranıyor 02122327931 05.04.2003
81840 5260 TRİKOYA kalite kontrolcüler, remayözcü ve makastar aranıyor. Çamlıkahve 02125060952 05.04.2003
81841 5260 USTA ve yardımcı remayözcü, ortacı, overlokçu 02126124075 05.04.2003
81842 5260 USTABAŞI İHRACATTA deneyimli 120 kişilik EKİBİ yönetebilecek 02124329615 05.04.2003
81843 5260 UZUNOĞLU TEKSTİLE MAKİNACI, overlokçu. Net 500 Milyon sekreter 02163658087 05.04.2003
81844 5260 ÜSKÜDAR Ünalan Mahallesindeki Penye Atölyesine vasıflı vasıfsız işçiler alınacaktır. Yemek+ Servis 02163177390 05.04.2003
81845 5260 ÜTÜCÜLER, kontrolcüler, paketlemeciler alınacaktır. Üçyüzlü, Güngören, Bağcılar çevresi 02125624672 05.04.2003
81846 5260 YAZ Sport, ütü paketlemede çalışacak eleman ve bayan aşçı aranıyor Bağcılar’da oturanlar tercih edilir 02126341144 05.04.2003
81847 5260 YENİBOSNA’DAKİ firmamıza kotta deneyimli makastarlar alınacaktır 02124526095 05.04.2003
81848 5260 YUVARLAK örmeye makineciler aranıyor Güneşli 02126568690 05.04.2003
81849 5260 ZEYTİNBURNU’NDA bilgisayara ve telefona bakacak 2335 yaş arası Lise mezunu, diksiyonu düzgün bayan sekreter 05323259892 02124151325 05.04.2003
81850 5270 SPOR salonuna modern temizlik elemanı 02164119132 05.04.2003
81851 5270 TECRÜBELİ cam temizleme elemanıalınacaktır. 02125173709 05.04.2003
81852 5270 TEMİZLİK ve çay işlerine bakacak bayanlar 02124891727 05.04.2003
81853 5270 TEMİZLİK yapabilecek bayan 02124773738 05.04.2003
81854 5270 TEMİZLİK, yemek için 30 35 yaşlarında bayan 02122107074 05.04.2003
81855 5270 YEMEK, çay ve temizlik işlerine bayan Merter 02125078679 05.04.2003
81856 5270 YERLİ yabancı yatılı bayan aranıyor. 02164250152 02164252858 05.04.2003
81857 5270 ZEYTİNBURNU civarında oturan temizlikçi bayan 02163364433 05.04.2003
81858 5280 ACELE Beyoğlu’nda pastaneye deneyimlitezgahtar 02122927798 05.04.2003
81859 5280 BAYAN tezgahtarlar. Kadıköy 02163300515 05.04.2003
81860 5280 BEYOĞLU’NDAKİ mağazaya prezantabl bay bayan tezgahtar 02122495601 05.04.2003
81861 5280 GAZİOSMANPAŞA’DAKİ Giyim Mağazasına bayan tezgahtarlar 02126373893 05.04.2003
81862 5280 HAVALİMANINDA Gümüş reyonunda çalışacak tecrübeli bayan tezgahtar 02126630663 05.04.2003
81863 5280 PASTANEMİZE Bay Bayan Tezgahtarlar alınacaktır 02125292867 05.04.2003
81864 5280 PAŞABAHÇEYE bayan tezgahtar alınacaktır. Şirinevler 02124518686 05.04.2003
81865 5280 ŞARKÜTERİ’ye bay tezgahtar aranıyor. Küçükçekmece 02124255656 05.04.2003
81866 5290 ACELE Metal kesme, sıvama kalıpçısı. 02125229429 05.04.2003
81867 5290 E.M.L. Torna mezunu montajda çalışacak, askerliğini yapmış elemanlar Pendik 02165953074 05.04.2003
81868 5290 FREZECİ, Tornacı, Kaynakçı tecrübeli Ustalar. Yatacak yer, yemek vardır. 02125495201 05.04.2003
81869 5290 KALIPÇI, Tornacı ve Kaynakçı aranıyor. 4.Levent: 02122841516 05.04.2003
81870 5290 MAKINA imalatında çalışacak deneyimli tornacı ve frezeci aranıyor. 02125655338 05.04.2003
81871 5290 MAKINA Kalıp imalatında CNC frezeci,frezeci, montajcılar 02125546966 05.04.2003
81872 5290 MAKİNEMontaj Teknikeri, Tornacı ikitelli 02124860257 05.04.2003
81873 5290 MESLEK Lisesi mezunu askerliğini yapmış takım bilemede çalışacak elemanlar. 02126713523 05.04.2003
81874 5290 TERÜBELİ Tornacı ve Frezeciler Alınacaktır. Beylikdüzü 02128737656 05.04.2003
81875 5290 TORNA tesviye mezunları alınacaktır. Esenyurt 02126722779 05.04.2003
81877 5290 TORNACI aranıyor. Dudullu Sarıgazi civarında oturanlar tercihimizdir. 02164999110 02164999076 05.04.2003
81878 5290 TORNACI, Frezeci Kalfa, Çırak 02125448787 05.04.2003
81879 5290 TORNACILAR ARANIYOR.Topkapı 02124818073 05.04.2003
81880 5300 KAPADOKYA’DA satılık otel 05323228605 05.04.2003
81881 5500 ABBATE Merter Mağazamıza Bayan Satış elemanları aranmaktadır. 02125020109 05.04.2003
81882 5500 ACELE arabasıyla uyku seti satabilecek elemanlar aranıyor. Ücret dolgundur. 02125720551 05.04.2003
81883 5500 ACELE çocuk bakıcıları, stand hostesleri, sekreterler 02123569003 02123569005 05.04.2003
81884 5500 ACELE çocuk bakıcısı (yatılı yabancı olabilir) 02128533589 05.04.2003
81885 5500 ACELE dizilere reklamlara, deneyimsizler Cem Ajans 02125431744 05.04.2003
81886 5500 ACELE firmamızın çeşitli departmanına çalışacak bay bayan eleman alınacaktır. Net: 250 Milyon 02163448534 05.04.2003
81887 5500 ACELE polyesterci ustalar, İçerenköy’e 05353075919 05.04.2003
81888 5500 ACELE Yatılı Hastabakıcısı aranıyor 02128533180 05.04.2003
81889 5500 ACELE yeni açılan firmamıza 16 25 yaş arası bay, bayan elemanlar aranıyor. Anadolu yakası, servis+ yemek vardır. 02165746958 05.04.2003
81890 5500 ACELE yufkacı aranıyor. 02164941597 05.04.2003
81891 5500 ACELE, televizyon dizilerinde oynayacak yeni yüzler aranıyor, kayıt ücretsizdir, müracaat. Güz ajans 02122885689 02163431843 05.04.2003
81892 5500 ACİL elektrik kaynakçısı aranıyor. Unkapanı 02125277932 05.04.2003
81893 5500 ACİL ELEMAN ARANIYOR ASYA ve Avrupa yakalarında FUARLARDA çalışacak hostesler MARKETLERDE çalışabilecek bayan promosyon elemanları arıyoruz. AVRUPA Tel: 02122447276 05.04.2003
81894 5500 ACİL Restauranta bayan garson 02163452803 05.04.2003
81895 5500 AİLEMİZE yardımcı yatılı genç bayan 02163729617 05.04.2003
81896 5500 AJANSIMIZA bay bayan çocuk oyuncu manken fotomodeller aranıyor. 02125720979 02125708517 05.04.2003
81897 5500 AJANSIMIZA MANKEN, fotomodel, oyuncu adayları aranıyor. 02125704324 05.04.2003
81898 5500 AKATLARda yüzme havuzu şirketine bayan 02123519859 05.04.2003
81899 5500 AKŞAMLARI kendi arabasıyla çalışacak maaşlı Kartal, Toros, Minibüsler aranıyor. 02126416315 05.04.2003
81900 5500 ALANYA’DA çalışacak tecrübeli cep telefonu tamircileri alınacaktır. 05466270297 05.04.2003
81901 5500 ALTINVARAK çerçeve işinde yetiştirilmek üzere bayan eleman alınacaktır. 02164660867 05.04.2003
81902 5500 ALTUNİZADE’DE CAFETERYADA çalışacak BAY bayan genç servis elemanları TEL. 02165729095 02165729096 05.04.2003
81903 5500 ALÜMİNYUM ve duşakabin ustaları aranıyor. 02124512461 05.04.2003
81904 5500 ANADOLU Yakasında oturan, benzin istasyonuna deneyimli müdür 02125138921 05.04.2003
81905 5500 ANAOKULU öğretmeni aranıyor. Şirinevler tercihimizdir. 02126371520 05.04.2003
81906 5500 BAYAN kasiyer, bilgi işlem elemanları 02122334322 05.04.2003
81907 5500 BAYAN Satış Elemanı alınacaktır. Osmanbey Hediye 0yuncak Dünyası 02122321317 05.04.2003
81908 5500 BAYAN Spor hocası aranıyor. Esenler 02126115675 05.04.2003
81909 5500 BEŞİKTAŞ’TAKİ işyerimize bay bayan elemanlar 250 Milyon+ yol 02122273698 02122273476 05.04.2003
81910 5500 BEYLIKDÜZÜNDEKI Lokantamızda çalışacak Bulaşıkçı ve Garson aranıyor 02128750831 05.04.2003
81911 5500 BİLARDO ve Cafe’ye kasiyer aranıyor. 02126110855 05.04.2003
81912 5500 BİLGİSAYAR, ingilizce bilen eleman aranıyor. 02125882392 05.04.2003
81913 5500 BİLGİSAYARDANDaktilodan anlayan eleman 02124662654 05.04.2003
81914 5500 BOSTANCI Civarından Temizlik çay işlerine genç bayan 02164451453 05.04.2003
81915 5500 BÖREKÇİYE hamurcu alınacaktır. 02163121638 05.04.2003
81916 5500 BROŞÜR dağıtacak elemanlar 02124511012 05.04.2003
81917 5500 BÜFEDE çalışmak üzere vasıfsız eleman Zeytinburnu Yedikuletercihimizdir. 02125469298 05.04.2003
81918 5500 BÜFEYE elemanlar alınacaktır. 02163461084 05.04.2003
81919 5500 BÜRO içinde çay yemek işlerine bayan 02163413433 02164923087 05.04.2003
81920 5500 Büyükçekmece/ Beylikdüzü ULUSLARARASI Nakliye firmamıza Lehçe (Polakca) konuşan eleman 02165769827 05.04.2003
81921 5500 BÜYÜKKALE Hipermarkete kasiyer Merter Babçelievler 02124817626 02124817627 05.04.2003
81922 5500 CAFETERYA’ YA bay bayan garson 02164288240 05.04.2003
81923 5500 CAM ve Alüminyum ustası aranıyor. 02126422424 05.04.2003
81924 5500 ÇAĞLAYANDAKİ işyeri için Elektronik Teknisyen ve Alüminyum ustası aranıyor. Tel: 02122343406 05.04.2003
81925 5500 ÇAMLICA bizim markete deneyimli kasap aranıyor. 02164435512 05.04.2003
81926 5500 ÇATALCADA villa işlerine yatılı bayan 02163496303 05323610168 05.04.2003
81927 5500 ÇAY ve temizlik işlerine bakacak Merter civarında oturan bayan 02125064850 05.04.2003
81928 5500 ÇELİK çatı demir doğram ve şantiye imalatı, imalat ve montaj perfoje’de çalışacak vasıflı eleman aranıyor. (Yatılı) Müracaat: 02163327473 05323459097 05.04.2003
81929 5500 ÇELİK kapı elemanı Çelik bölümüne tecrübeli Y.Dudullu/ Ümraniye 02164203846 05.04.2003
81930 5500 ÇELİK Konstrtiksiyonda tecrübeli oto ehliyeti 35 yaşlarında ciddi, disiplinli, sorumluluk alabilen imalat ve montaj müdürü. 02127891676 02127893466 05.04.2003
81931 5500 ÇEVİRİ büromuza deneyimli Türkçe Rusça çevirmen arıyoruz. 02122118535 05.04.2003
81932 5500 DEMİR doğramacı ferforjeci Merter 02125021053 05.04.2003
81933 5500 DEMİR doğramacılar aranıyor. 05326360119 05.04.2003
81934 5500 DENEYİMLİ iş makinaları kaynakçısı aranıyor. Avrupa yakasında oturanlartercihimizdir. 02125951389 05.04.2003
81935 5500 DENEYİMLİ Jeofizik mühendisi elektromanyetik ve sismikle analiz yapabilen eleman 02164189511 05.04.2003
81936 5500 DENEYİMLİ Mutfakçı Ustaları ve Argon Kaynakçıları aranıyor 02122534200 05.04.2003
81937 5500 DERSHANEYE; Lise mezunu Eğitim Danışmanları 02126328364 05.04.2003
81938 5500 DİZİLER ACELE Kurtlar Vadisi, Ekmek Teknesi HAYAT Bağları, deneyimsiz oyuncular 02125720277 05.04.2003
81939 5500 DOGALGAZ kaynakçısı aranıyor. Maaşlı 05337434786 05.04.2003
81940 5500 DOGALGAZ Ustaları tecrübeli, 02163909939 05.04.2003
81941 5500 DÖNERCI aranıyor. Esenler Otogar’da acil 02126580358 05.04.2003
81942 5500 DUŞKABİN montajını bilen, arabalı arabasız elemanlar aranıyor. 02126426345 05.04.2003
81944 5500 EGE’DE GÖL kenarındaki turistik işletmemizde çalıştırılmak üzere iyi Almanca bilen, 35 yaşını geçmemiş Maitre’de Hotel (Müşteri Temsilcisi) aranmaktadır.Tel: 05335741928 05.04.2003
81945 5500 ELEKTRİK kaynakçısı aranıyor. 02125491824 05.04.2003
81946 5500 ELEMANLAR BAYRAMPAŞA, ikitelli, Altınşehir CİVARINDA Oturan ELEKTROSTATİK Toz Boya Ustası, METAL Enjeksiyon Ustası, VE yardımcı elemanları ZAMAK Kalıpçı ve KALFALARI aranmaktadır. 02126911243 02126911244 05.04.2003
81947 5500 EMEKLİ deneyimli tahsilatçılar maaş+ prim 02163458373 05.04.2003
81948 5500 EML mezunu montajda çalışacak elemanlar ikitelli 02124861769 05.04.2003
81949 5500 ESENYURTTA oturan vasıfsızelemanlaralınacaktır. 02126724642 02126724678 05.04.2003
81950 5500 ETİLER’DEKİ ajans, danışmanlık, emlak işlerine ortak bayan aranıyor. 02122942917 05.04.2003
81951 5500 EVişlerine yatılıbayan 02125757304 05054100991 05.04.2003
81952 5500 EVİŞLERİNDE ve Hasta Bakabilecek Yardımcı Bayan 250 Milyon Maaş Esenken! 02126725054 05.04.2003
81953 5500 FASTFOOD Restauranta poğaça, börek, pastacı, baklavacı ustaları aranıyor. 02126590696 05.04.2003
81954 5500 FATİH DE 20 30 yaşlarında bayan eleman aranıyor. 02126313649 05.04.2003
81955 5500 FİRMAMIZA Bayan Muhasebeci ve Sekreter Aranıyor. Beylikdüzü 02128763414 05.04.2003
81956 5500 FİRMAMIZDA çalışacak bayan kasiyer ve ön muhasebe elemanı alınacaktır. Müracaatlar www.al.com.tr 02122934131 05.04.2003
81957 5500 FİRMAMIZDA çalışmak üzere rovelverci ve oto boyacısı ar anıyor. 02125266754 05.04.2003
81958 5500 FOTOĞRAFÇI yabay bayan elemanlar 02124510880 05.04.2003
81959 5500 FOTOĞRAFÇIYA bilgisayar bilen bayan elemanlar Alibeyköy 02126267376 05.04.2003
81960 5500 FUAR hostesleri aranıyor. Rouge Ajans 02125830376 05.04.2003
81961 5500 GAZALTI kaynakçıları aranıyor. Habipler 02125953192 05.04.2003
81962 5500 GENÇ ehliyetli boyacı Libadiye 02164280124 05.04.2003
81963 5500 GENÇ EMEKLİLER SENELERDİR edindiğiniz iş tecrübesini, GENİŞ çevrenizi, SAĞLAM insani ilişkilerinizi, SERMAYESİZ, KENDİ işinizde, DEĞERLENDİRMEK isterseniz BİZE hemen başvurun. FAX: 02123141639 05.04.2003
81964 5500 GİRESUN Samsun istikametine bayan hostesler aranıyor, maaş: 420,000,000+ yemek 02126582805 05.04.2003
81965 5500 GÖÇMENLİK başvurunuzu, dil eğitiminizi aracısız yapınız. 05426132668 05.04.2003
81966 5500 GÜMRÜKLEME şirketine Evrim kullanabilen ihracatta deneyimli eleman 02126378500 05.04.2003
81967 5500 GÜMRÜKLERDE iş takibi yapacak eleman 02164727901 05.04.2003
81968 5500 GÜMÜŞ Banyosuna Elemanlar aranıyor. 02125175871 05.04.2003
81969 5500 GÜNEŞLİ Bağcılar’da oturan temizlikçi bayan 02124893120 05.04.2003
81970 5500 GÜNGÖREN civarında oturan ofisboy aranıyor 02125113188 05.04.2003
81971 5500 GÜNLÜK 20 Milyon’a full+time bayan anketörler. 02122747780 05.04.2003
81972 5500 HABIBLERDE’KI işyerlinize Tornacı aranıyor. 02125954604 02125954605 05.04.2003
81973 5500 HALKLA ilişkileri iyi, kendine güvenen, kendi kazancını kendi belirleyebilen bayan elemanlar aranıyor CV Faks: 02163481510 02163481514 05.04.2003
81974 5500 HARAMİDERE Total benzin istasyonunda çalışacak vasıfsız elemanlar 02124225865 02124225866 05.04.2003
81975 5500 HARİTA teknikeri, bayan muhasebeci 02163801390 05324716204 05.04.2003
81976 5500 HAYATINDA başarı, kariyer, ekonomik özgürlük isteyen sorumluluk sahibi ciddi kişilere iş fırsatı 05444701011 05.04.2003
81977 5500 HERKESİN kendi patronu olduğu bir işte çalışmak istermisiniz? 05443881233 05.04.2003
81978 5500 HİPERMARKETE şarküterici, kasap aranıyor Bağcılar 02124291702 05.04.2003
81979 5500 IKlTELLI’deki işyerimize Plastik kalıbında tecrübeli Meslek Lise mezunu elemanlar aranıyor. 02126711825 05325567868 05.04.2003
81980 5500 IŞIK kasa: oto boyacı kalfası. SSK+ Yemek Maltepe 02165891505 05.04.2003
81981 5500 İNTERNET Cafeye eleman aranıyor. 02125184888 05.04.2003
81982 5500 İSTANBUL genelinde broşür dağıtacak elemanlar Günlük 13 Milyon 02164786410 05.04.2003
81983 5500 İSTANBUL’DA açılacak olan zihinsel özürlü çocuklar rehabilitasyon merkezine sorumlu müdüraranmaktadır. 05424171530 05.04.2003
81984 5500 İSTANBUL’DA çalışacak çelik kapı presçileri ve ustaları 02126933799 05.04.2003
81985 5500 İŞ merkezlerinden reklam, kartvizit siparişleri alabilecek giyimine özenli baylar, bayanlar 02124510162 05.04.2003
81986 5500 İŞLETME mezunu (gıda sektöründe deneyimli) aranıyor. 02122958227 05.04.2003
81987 5500 KADIKÖYDE oturan Gazete dağıtımında gece çalışacak tecrübeli eleman. 02164185588 05.04.2003
81988 5500 KALIPÇI ŞİRKETİMİZİN kalıphane bölümünde çalışacak 30 yaşını geçmemiş, KALIP ve Teknik Resim bilgisi olan elemanlar aranmaktadır. MÜRACAAT edeceklerin şahsen başvurmaları gerekmektedir. AKSA Otomotiv ORGANİZE Sanayi Bölgesi Tormak Sanayi Sitesi J Blok No: 02125495732 05.04.2003
81989 5500 KARTAL civarında vasıfsız bayanelemanlar. 02163742389 05.04.2003
81990 5500 KASAP aranıyor Sarıyer Sanpaome marketleri 02122718844 05.04.2003
81991 5500 KAYNAKÇI aranıyor. Samandıra civarında oturanlar tercihimizdir. 02163207204 05.04.2003
81992 5500 KAYNAKÇILAR DOLGUN ücretle makine montajında çalışacak ASKERLİĞİNİ yapmış E.M.L mezunları aranıyor. TEL: 02127714020 05.04.2003
81993 5500 KESİM ve büküm ustaları alınacaktır. Beylikdüzü 02128752150 05.04.2003
81994 5500 KLİMA montaj+ tamirinden anlayan elemanlar 02122741538 05.04.2003
81995 5500 KOZMETİK sektöründe satış deneyimi olan satış temsilcileri aranmaktadır. 02126124325 05.04.2003
81996 5500 KUMAŞ üzerine serigrafik baskı yapabilecek eleman aranıyor. 02165733313 05.04.2003
81997 5500 KUYUMCU Fabrikasına Fotoğrafçı ve Vardiyalı çalışabilecek Telerozyon operatörü aranıyor 02126373910 02126373865 05.04.2003
81998 5500 KÜÇÜKBAKKALKÖY’DEKI mağazamızda çalışacak tecrübeli şarküterici ve kasap 02165232940 02165751683 05.04.2003
81999 5500 LİSE MEZUNU ELEMANLAR ASKERLİĞİNİ yapmış, 30 yaşını aşmamış, AVCILAR Büyükçekmece Hadımköy ESENYURT civarında oturan, ERKEK elemanlar alınacaktır. MITHATPAŞA Cad. Hakan iş merkezi N0:2 Kat:7 Şirinevler LİSE mezunu bayan eleman alınacaktır. 02125506542 05.04.2003
82000 5500 MARKETİMİZDE anons yapacak deneyimli bayan eleman alınacaktır. Bahçelievler. 02125567803 05.04.2003
82001 5500 MARKETİMİZE bayan kasiyer, bayan ara reyoncu, bayan aşçı alınacaktır. Uppa Center Bakırköy 02126605326 05.04.2003
82002 5500 MARKETİMİZE Deneyimli Bay Manavcı Deneyimli Bayan Reyoncu Şirinevler 02124512062 05.04.2003
82003 5500 MARKETTE çalışacak Kartal Soğanlık civarı oturan deneyimli eleman alınacak, 02164523758 02164523759 05.04.2003
82004 5500 MARKETTE çalışacak kasiyer, reyoncu, aşçı ve güvenlik alınacaktır. Beşyüzevler 02125352225 05.04.2003
82005 5500 MEKANİKTE ve elektronik terazi montajında çalışacak askerliğini yapmış elemanlar aranıyor. 02165274394 05.04.2003
82006 5500 OKMEYDANI civarında oturan bayan kasiyer ve B Sınıfı ehliyetli şoför aranıyor. 02122224861 02122224862 05.04.2003
82007 5500 OTO müzik sistemi konusunda tecrübeli elemanlar. Bağcılar Güngören Sanayi Sitesi 15. Blok No:7 02126165777 05.04.2003
82008 5500 OTO yedek parçada yetiştirilmek üzere 20 23 yaş arası bilgisayar bilen kefilli ehliyetli eleman aranıyor 02122544522 05.04.2003
82009 5500 OTOMOBİL bayisine diksiyonu düzgün, prezantabl, Ümraniye çevresinde oturan bayan 02166326170 05.04.2003
82010 5500 SEFAKÖY civarında oturan işyerinde mutfağa bakabilecek bayan aranıyor 02126241561 05.04.2003
82011 5500 SERİGRAFİ ustası, oto boyacısı aranıyor. 02163354837 05.04.2003
82012 5500 SHOW dünyasına atraksiyon sanatçıları, stand hostesleri, özel yetenekli kişiler aranıyor. 02122447628 05.04.2003
82013 5500 ŞARKÜTERİYE genç servis elemanı, bayan kasiyer, ikbal 05326127140 05.04.2003
82014 5500 ŞİR.NAS CATERING KONUSUNDA En az 5 yıl deneyimli İŞLETME Müdürü, tecrübeli GIDA Mühendisi, sekreter ÖN muhasebeye bayan, MÜŞTERİ temsilcileri aranıyor. 02124891638 05.04.2003
82015 5500 ŞİRKETİMİZE tecrübeli temizlikçi bayan alınacaktır. Zeytinburnu Kocamustafapaşa Şehremini civan 02125477168 02125472624 05.04.2003
82016 5500 ŞİRKETİMİZİN reklam departmanına bay bayan 02165232965 05553636219 05.04.2003
82017 5500 ŞİŞLİ deki Restaurant a lokantalarda çalışmış tecrübeli bayan aşçı yardımcısı 02122407229 02122478367 05.04.2003
82018 5500 TABELA sektörüne deneyimli işletme müdürü 02163169396 05.04.2003
82019 5500 TABELACIDA çalışacak bay bayan elemanlar alınacaktır. 02125046709 05.04.2003
82020 5500 TABELACIYA bilgisayarda kesim yapabilecek deneyimli bay 05357241793 05.04.2003
82021 5500 TABLDOT’A sıcak, soğuk tatlı, döner yapabilen deneyimli aşçıbaşı alınacaktır 02122224709 05.04.2003
82022 5500 TALAŞLI imalatta tecrübeli kesme sıvama kalıpçısı ikitelli 05324336866 05.04.2003
82023 5500 TECRÜBELİ bayan çay servis elemanları aranmaktadır 02165761068 05.04.2003
82024 5500 TECRÜBELİ CNC Torna operatörü, Egzantirik Presci ve depocu alınacaktır. 02163654279 02163654296 05.04.2003
82025 5500 TECRÜBELİ Klima ve Montaj Ustaları, Jeneratör Ustası ve SekreterAlınacaktır 02126710755 05.04.2003
82026 5500 TECRÜBELİ Soğuk meze ustası, pide ve lahmacun ustası aranıyor. 02122850400 05.04.2003
82027 5500 TEKNİK servis elemanları alınacaktır, istoç’daki su arıtma cihazları servisimiz için, teknik lise mezunu, tercihen beyaz eşya servisinde çalışmış 02126597361 05.04.2003
82028 5500 TEKNİSYENLER KAYNAK, ince Saç ve ABKANDişinde tecrübeli. 05356532606 05.04.2003
82029 5500 TEKSTİL parça boya ve kot yıkama fabrikasına tecrübeli boyama ve yıkama ustaları aranıyor. Esenyurt: 02126727242 02126724678 05.04.2003
82030 5500 TEKSTİL Şirketine; Personel ve İdari işlerinde genç emekli Subay Astsubay Merter Fax: 02126371623 05.04.2003
82031 5500 TELSİM Abone merkezine bayan eleman 02122936567 05.04.2003
82032 5500 TOPÇULAR Civarında oturan bayan aşçı aranıyor. 02126744627 05.04.2003
82033 5500 YEMEK Fabrikasına ahçı yardımcısı şoför LKS bilen sekreter aranmaktadır. 02122819008 05.04.2003
82034 5500 YEMEK Fabrikasına Gıda Mühendisi ve Servis Elemanları alınacaktır. 02126204962 05.04.2003
82035 5500 YEMEK fabrikasına pazarlamacı, aşçı alınacaktır. Ümraniye 02164995027 05.04.2003
82036 5500 YENİ açılacak simit evine çaycı, garson, tezgahtar elemanlar alınacaktır. 02125708336 05.04.2003
82037 5500 YEPYENİ iş endüstrisiyle, cazip gelir fırsatı, evden, ofisten çalışma imkanı, 18 ciddi kişi arıyoruz 05444191257 05.04.2003
82038 5500 YURTDIŞI yazışmalarını takip edebil
03 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Çeşitli İlanlar hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Eleman İlanları
Tarih 03 Mayıs 2009
ÇOCUK BAKIM
ACELE ağır yataklarınıza, felçli yaşlılarınıza bakıcılar Bostancıdayız 0.216.361 89 75-0.216.361 8982
ACELE ağır yatalaklarınıza, felçli yaşlılarınıza bakıcılar Bostancıdayız. 0.216.384 1611-0.216.4106504-0.216.3618982-0.533.3496451
ACELE As’tan bayan elemanlar gönder~ir 0.216.463 46 26-0.21 6.4643836-0.216.4643837-0.542.5955893
ACELE Çocuklarınıza, Hastalarınıza, Ev işlerinize Bayanlar Villalarınıza Eşler Utkandan 0.212.2933711
ACELE çocuklarınıza, hastalarınıza, evişlerinize elemanlar Kafkasyalı 0.216.346 4115-0.216.34681 93
ACIL; Yatılı- gündüzlü Türk-yabancı bayan elemanlar; ikiz bebek bakıcıları aranıyor. Kardelen Danışmanlık: 0.216.3463620-0.216.346 3670
ÇOCUKLARINIZA hastalarınıza, evişlerinize yatılı, gündüzlü, güvenilir elemanlar.0.212.8635059-0.536.567 5652
ÇOCUKLARİNIZA. Evişlerinize, Hastalarınıza, Temizliğe, Bayanlar: 0.212.881 91 38
ÇOCUKLARİNİZA, Hastalarınıza, Evişlerinize, Bayanlar Taşkın’dan 0.212.243 01 03-0.533.6263023
MARMARADAN Çocuklarınıza, Hastalarınıza, Evişlerinize Yardımcılar 0.216.4149012
NETA’ dan referanslı bakıcılar, Yardımcılar0212.6546324-0212.654 6330
TUNA’dan referanslı, deneyimli bakıcılar 0.216.4565011-0.216.4565012
BERKAY’DAN UZUN vadede kaliteli hizmet arıyorsanız HER yaş çocuğa KARDELEN YATILI, gündüzlü, referanslı, I güvenilir, FARKIMIZ özen ve tecrübemiz BAKICILAR dadılar, ablalar, EVLERİNZE tecrübeli bayanlar VİLLALARINIZA deneyimli yabancı elemanlar 800000000′dan, 400000000′a hazır işler, hazır elemanlar MECİDİYEKÖY 2122125226
YATILI çocuk Bakıcıları, Ablalar, Evişlerinde Yaşlılara bayanlar, GUVENLIR aileler yanında 500000000 750000000 ve ustu maaşlarla 2122134838
25 yaşındaki kızıma bakacak, evişlerine yardımcı olacak yatılı bayan 02122871002
ACELE ağır yatalak hastalarınıza, 0 6 yaş çocuklarınıza güvenilir bakıcılar Afta’dan 021634888 09
AİLEYE evişlerinde yardımcı olmak üzere, 30 yaşını geçmemiş, referans ve kefil verebilecek, Anadolu yakasında oturan, iş günlerinde akşama kadar çalışacak bayan 02165744616
ASRIN Güvencesiyle; Ev işlerine çocuk bakımına villalara yabancı yerli esler temin edilir 02122802179
AVRASYA BEBEKLERİNİZE bakıcılar EVİŞLERİNİZE referanslı yardımcılar AUPAIRLERE kaçırılmayacak fırsatlar 02163609296
AVRUPA gelişimi mezunları, EBEKLERINİZE ablalar, bakıcılar, PROFESYOIL güvenilir dadılar, EVİŞLERİNİZE referanslı tecrübeli, YATIU gündüzlü elemanlar, YAŞULARINIZA, hastalarınıza bakıcılar, PIZA referanslı çiftler, TELEFON: 02122596944
BEST UZUN vadede kaliteli hizmet orsanız BAKICILAR hemşireler HASTALARINIZA şefkatli refakatçiler sağlıkçılar EVLERİNİZE aşçı, ev işçisi bay bayan VİLLALARINIZA karı koca sekreter, özel şoför BEŞİKTAS 0212236 7666
COCUĞUNUZA bakarım yatısız 05462665648
ÇOCUKLARINIZA dadılar, bakıcılar BEBEKLERİNİZE anne yardımcıları EVIŞLERİNİZE referanslı bayanlar VILLALARINIZA çocuksuz çiftler HASTALAR yaşlılarınıza bakıcılar ŞİRKETLERE, Ofislere elemanlar 250, 300$ maaşla MOLDOVYA’ lı Türk elemanlara GARANTIJ hazır işler TIGAR: Adresimiz: Fahrettin Kerim Gökay Caddesi Çemenzar Numaral74Göztepe 021656753 95
ÇOCUKLARINIZA güvenilir ablalar bakıcılar Else 0216310 5023
ISTANBUL DANIŞMANLIK gelişimi mezunları ÇOCUKLARINIZA bakıcılar, dadılar ablalar EVIŞLERINIZE yatılı, gündüzlü, tecrübeli yardımcı HASTALARIMZA, yaşlılarınıza, hemşireler bakıcılar VILLALARINIZA referanslı 02164149155
EĞİTİM
AUPAIR Amerika’da İngiltere’de ücretsiz İngilizce, Atılım’la Avustralya’da Kanada’da Malta’da ekonomik dil okulları 03124180224
AUPAIR İngiltere’den aracısız 02122278630
AUPAIR’ Iik, İngiltere’de, Avustralya’ca uygun dil okulları 02122245945
AUPAİR baylara bayanlara İngiltere’de hazır aileler Oxford güvencesiyle beklemeden 02164189197
AUPAİR, İngiltere, ABD 02122361181
ELEKTRİK/ELEKTRONİK
ELEKTRİK teknisyenler. Bilgisayar/ Data kablolama’da tecrübeli. Doğuş Bilgisayar Çağlayan 0212.222 8989
ELEKTRONİK Teknisyenler alınacaktır. Güngören 0212.6444838-0532.7434239
EM.L elektrik bölümü mezunları alınacaktır. 0.212.320 2000
PLC programı bilen, pano döşeyebilen elektrikçiler alınacaktır. 0.212.5037355
TECRÜBELİ fotokopi tamircisi aranıyor. 0.212.2178915-0.532.3506868
USTALAR alınacaktır. 0.212.561 2374
YETIŞTİRİLMEK üzere Elektrik, Elektronik mezunları 0212.292 0798
GÜVENLİK
ALIŞVERİŞ merkezine Şişli, Mecidiyeköy civarı tecrübeli güvenlikler 0.216.414 8566
ANADOLU Avrupa yakası part-time fuIl-time tecrübeli güvenlikler 0.216.414 8566
ATAKOY Bakırköy civan tecrübeli güvenlikler 0.216.4148566
MATBAA
MAŞALİ ve Gestetner’ e kalfa Maltepe 0.216.3053013
PHOTOSHOP ve Freehand kullanabilen PC ve Mac sistemine hakim grafiker. email: roll®rollreklam.com 0212.295 4814 Faks:0212.2954813
MİMAR MÜHENDİS
AUTOCAD 3D-Max kursları www. bt-eğitim.com 0.212.241 7241
AUTOCAD kullanabilen mutfak satışında tecrübeli mimar alınacaktır 0.212.661 9727
AUTOCAD, 3DMax kursları 0.212.5701351 AUTOCAD, 3Dmax kursları 0216.3462606 -0.212.5701880
DOGALGAZDA tecrübeli makine mühendisi aranıyor.C.212.2620155
HALI mağazasına tecrübeli bayan iç Mimar aranıyor 0.212.6321695
KARTAL’ daki elektronik firmamıza satın alma ve lSO belgelendirme işleri ehliyetli mühendisler. 0.216.3878720
KUAFÖR
ACİL Manikürcü, Salon Vip 0.216.384 5616
ATAŞEHİR’ deki City Kuaför’e kalfa ve manikürcü aranıyor. 0216.4558246
AYCO Kuaför’e katta, manikürcü aranıyor. 0.212.2964032
BAY bayan föncüler Part-time komple ağdacılar Kocasinan 0212.5158976
BAYAN kuaförüne kalfa- manikürcü 0.216.325 97 31-0.216.4747614
BAYAN kuaförüne; Bay- bayan yardımcılar ve çıraklar 0.21 2.268 0101
BULGURLU’ daki erkek kuaförüne kalfa aranıyor. 0216.4127600
DOLGUN maaşla deneyimli manikürcü ve kalfa aranıyor. A~Z saç tasarımı 0.216.368 2245
ERKEK kuaförüne deneyimli kalfa aranıyor 0.216.4285404 ERKEK Kuaförüne tecrübeli kalfa 0.212.2475542 Nişantaşı
ESA Kuaför’e tecrübeli manikürcü Caddebostan 0.216.467 2843
GÜZELLİK Salonuna Manikür, Pedikürcü aranıyor.0.216.317.56.09
GÜZELLİK Salonuna yüzdelikli kuaför aranıyor. 0.216.3522316
İÇERENKOY’de bayan kuaförüne ortak, kalfa ve yardımcı aranıyor 0.216.573 0422
İŞİNDE uzman manikürcüler kalfalar aletli epilasyoncular Merter 0212.6428205
KALFA manikürcü, yardımcı ve aletleriyle çalışacak estetisyen aranıyor. 0.212.5329043
KALFA ve manikürcü aranıyor. Şenel Kuaför 0212.252 1134
KARTAL Aligür kuaföre kalfa aranıyor.0.216.309 9855
KUAFÖRE kalfa, yardımcı, çırak aranıyor. 0.212.2951130
KUAFÖRE Manikürcü 0.216.3389867
KUAFÖRE Yardımcı, Çırak aranıyor.Acıbadem 0.216.3259686
MİM bay bayan bölümüne manikürcüler0.216.455 9473-0.216.4559474
MOBİLYA
ACELE ; makineciler, kaynakçılar. 0.216.5274973-0.216.3642002
ACTIVE Mobilya Modoko mağazamıza satışta tecrübeli bay, bayan eleman.0.216.364 2153
CILA işçilik (götürü) 0212.6746598
DOŞEMECİ ustası ve yardımcısı aranıyor 0.212.6307732
DOŞEMECILER dolgun [ücret+ yemek+ SSK-t- servis 0.216.4666296
FABRİKAMİZA iskeletçi usta ve kalfa aranıyor.0.216.3137300
FENSY Mobilyaya Kattalar aranıyor. 0212.541 9022 Sefaköy
Gebze’deki fabrikamız için mobilyacılar, cilacılar ve montajcılar (Götürü) aranmaktadır SSK-t- servis+ yemek+ yatak 0216.326 43 29-30
KALİFİYE Koltuk Döşeme Usta ve Kalfaları aranıyor. Yemek+ SSK. Erdoğan Turgut Mobilya. Okmeydanı 0212.256 7272
KALİFİYE Koltuk iskeletçisi aranıyor. Okmeydanı 0212.256 7272
MARANGOZ ustası ve dolap ustası aranıyor.0.212.2895701
MOBİLYA ustası alınacak. Sultançiftliği civarı0212.6196500
SUNTALAM- Laminat çalışacak Usta- Kalfa 0.216.3998838
MUHASEBE
A.NETTEN Bilgisayarlı Muhasebe kursları + iş imkanları 0.212.2250780-0.212.225 7516
AAC’den ücretsiz bilgisayarlı muhasebe kursları iş imkanı 0.212.2528020 Taksim Kadıköy
BAYAN Muhasebe Elemanı aranıyor. 0.212.278 86 28-0.212.3240116
BEYUKDÜZÜ civarında bilgisayar ve ön muhasebesi olan bayan eleman 0.212.8754755
UĞUR Balkuv Tiko Bomonti’ye muhasebe de bilen santralci 0.212.2466076-0.212.2466077
ULUSLARARASI Nakliye firmasına Almanca bilen bayan eleman 0.216.4287907
WORD- Excel bilen yoğun telefon trafiğini idare edebilecek sekreter aranıyor.0.212.624 7070
YÖNETİCİ Sekreteri Beylikdüzü CV Fax: 0212.8753597 30
SEKRETER Bakırköy 0212.571 5378
MİMAR MÜHENDİS
AUTOCAD 3D-Max kursları www. bt-egitim.com 0.212.241 7241
AUTOCAD kullanabilen mutfak satışında tecrübeli mimar alınacaktır 0.212.661 9727
AUTOCAD, 3DMax kurslar 0.212.5701351 AUTOCAD, 3Dmax kursları 0216.3462606-0.212.5701880
DOGALGAZDA tecrübeli makine mühendisi aranıyor.C.212.2620155
HALI mağazasına tecrübeli bayan iç Mimar aranıyor 0.212.6321695
KARTAL’DAKİ elektronik firmamıza satınalma ve lSO belgelendirme işleri ehliyetli mühendisler. 0.216.3878720
MAKİNA MÜHENDİS GIDA Makine İmalatından anlaya uzman Makine Mühendisi aranıyor 0.212.225 3240
TECRÜBELİ makina teknik ressamı 0.212.6830450-53 YABANCİ dil bilen satış konusunda deneyimli bayan iç mimarlar aranıyor 0.532.2862221
AUTOCAD 3D-Max kursları www. bt-egitim.com 0.212.241 7241
AUTOCAD kullanabilen mutfak satışında tecrübeli mimar alınacaktır 0.212.661 9727
AUTOCAD, 3DMax kursları 0.212.5701351 AUTOCAD, 3Dmax kursları 0216.3462606-0.212.5701880
DOGALGAZDA tecrübeli makina mühendisi aranıyor.C.212.2620155
HALI mağazasına tecrübeli bayan iç Mimar aranıyor 0.212.6321695
KARTAL’DAKİ elektronik firmamıza satınalma ve lSO belgelendirme işleri ehliyetli mühendisler. 0.216.3878720
MAKİNA MÜHENDİSİ GIDA Makina İmalatından anlaya UZMAN Makina Mühendisi aranıyor0.212.225 3240
TECRÜBELİ makina teknik ressamı 0.212.6830450-53 YABANCİ dil bilen satış konusunda deneyimli bayan iç mimarlar aranıyor 0.532.2862221
SİGORTA
HAYAT Sigortası pazarlamasında deneyimli, kendi ekibini kurmak, yönetmek isteyenler, bizi arayın 0212.6744929
SİGORTA acenteliğimizin profesyonel satış kadrosuna yetiştirilmek üzere bay- bayan elemanlar 0.212.6768000
SİGORTA Acentemizde aktif olarak (Maaş+ prim) çalışacak hırslı takım arkadaşlar arıyoruz. 0212.6744929
SİGORTA sektöründe pimle satış elemanı 0.216.33391 88
SİGORTACILIĞI meslek e-dinmek isteyip, acentelik kuramayanlar Gelin portföyünüzü acenteliğimizde birlikte değerlendirelim. 0212.6744929
SAĞLIK
10 Hat HASTANEYE COCUK DOKTORLARI YENİ Doğan yoğun bakım deneyimli COCUK hastalıkları uzmanları 2126153838
12 MERKEZİMİZDE partime çalışacak Fizyoterapist aranmaktadır 2164492611
12 MERTER ve Gaziosmanpaşa’daki muayenehanelerimizde pat t time çalışacak diş doktorları 021250749 61
ORTOPEDI Uzmanı, Özel Hastanede çalışacak 05337258555
ECZA Deposuna genç elemanlar Millet Cad No:11 Aksaray ECZACI aranıyor 02126722696
ECZACI aranıyor 05362283588
Eczacıya 15 Milyar 05324415879
ECZANEDE çalışmak üzere güzellik uzmanı 02122345617
GÖZ doktoru 11:00 190 arası Ümraniye ve Üsküdar 02165216646
GÖZ DOKTORU 1500 19:30 saatlerinde MED Lens, KOZYATAGI 02164688442
Göz doktoru ünite İle aranıyor 0542647 0379
GÖZ Uzmanı Özel Hastanede çalışacak 053325 8555
GÖZ, Nöbetçi doktor, nöbetçi diş 02126433101
HASTANEMIZE staff dahiliye uzmanı, staff genel cerrahi uzmanı, sertifikalı diyaliz hemşireleri ve ameliyathane hemşiresi aranmaktadır 05334315606
HASTANEYE ful time veya pakt time ortopedi uzmanı ve anestezi reanimasyon uzmanı aranmaktadır 0212549 6340
HASTANEYE tam gün yoğun bakım deneyimli çocuk hastalıkları uzmanı 0216574 1000
HASTANEYE Anestezi Teknisyeni Aranıyor 0212489 08 00
Nöbetçi Doktor ve Diş Hekimi: 02124465138
KLİNİĞE hemşire deneyimli 02164140573
İZMİTTE Bulunan Rehabilitasyon merkezimize fizyoterapist, Sosyal hizmet özel eğitim uzman[arı alınacaktır 05424171530
İZMİT’ teki diyaliz merkezimize sertifikalı pratisyen hekim aranmaktadır 0262321 4187
KIZILAY Üsküdar Tıp merkezinde tam gün çalışacak fizik ortopedi doktorları aranmaktadır Müracaatların Üsküdar Halk Caddesi No15 adresine yazılı olarak Yanılması Tel: 0216492719
TIP Doktoru, çok iyi derecede İngilizce bilen, çok iyi düzeyde bilgisayar kullanalı tam gün mesai yapabilecek uluslararası kongre organizasyonunda çalışacak, pratisyen tıp doktoru aranmaktadır 05423127978
MANAVGAT Özel Bilgi hastanesine Kadın doğum uzmanı bayan dahiliye uzmanı Yabancı dil bilen ve pratisyen hakim Yabancı dil bilen aranıyor 024275337 37Faks: 753 50D6 MERKEZIMİZDE partime çalışacak diyet uzmanı aranmaktadır 0216449 2611
MR merkezini işletecek ortak doktor aranıyor İstanbul 0532261 0459
MUAYENEHANEYE Bayan Dış Hekimi 0212679 72 42
NÖBETCİ Çocuk Doktoru Kalan Tıp Merkezine, 0212425 1500
ÖZEL Bahat Halk hastanesine, tamgün Dahiliye ve KBB uzmanı aranıyor 02126490080
ÖZEL Eğitim ve Rehabilitasyon merkezine Sosyal hizmet uzmanı, fizyoterapist,psikolog aranıyor ÖZEL Halkalı Kent Hastanesi’nde çalışmak üzere DERMATOLOJİ uzmanı EBE hemşire aranmaktadır MURACAAT: 02124712000
ÖZEL Hastaneye Diş Hekimi yardımcısı alınacaktır 02122700022
ÖZEL Hastaneye stajyer kadın doğum uzmanı kardiyoloji uzmanı 0212619 7639
ÖZEL Volkswagen servisine boyacı kalfası 02164283060
ÖZM kliniğe yeni mezun hemşire 02126295734
YEŞİLYURT Polikliniğine diş hekimi aranıyor 0212573 31 8
PEKEL’den Acele yatılı Bakım aranıyor 600 Milyon: 02126603479
POLİKLİİĞİMİZDE çalışmak üzere, Biyokimya uzmanı aranmaktadır 02627438490
POLİKLİNİGE Hemşire, Doktor, Nöbetçi Diş Hekimi: 0212562 8698
POUKLİNIĞE part time bayan jinekolog aranıyor 05326142012
POLİKKİNİĞİMİZE nöbetçi diş hekimi aranmaktadır 02165675212
PSİKOLOG aranıyor Psikoteknik değerlendirmede çalıştırılacak 05322724779
SAĞLIK kabinine ortak doktor hemşire veya sağlık memuru 0532722 1512
SAĞLIK kuruluna uygun şartlarla ortopedi göz psikiyatri 0532596 3325
SAĞLIK sektörüne yetiştirilmek üzere bayan eleman 02125345998
ŞOFÖR
ÇÖP kamyonlarına şoförler ve çöpçüler aranıyor.0.212.4661589-0.212.4661590
E sınıfı şoför aranıyor. 0212.510 91 69
HADIMKÖY’deki fabrikamıza panelvanla sevkıyat yapabilecek tecrübeli şoförler 0.212.7712929
İKITELLİ’ DE tüpçüye E sınıfı ehliyetli 30 yaşını aşmamış şoför aranıyor 0212.5490007-0212.5490008
MIKSER Şoförü ve Pompacı, tecrübeli (Hereke, Tuzla, Şekerpınar, Kaynarca, civarından)0.216.5930167-0216.4451536
TEZGAHTAR
DÖRTEL tekstil fabrika satış mağazamıza bayan satış ele-mani alınacaktır. Güneşli civan tercihimizdir. 0.212.655 8831-0.212.6553576
HASİRCİLAR Giyim Mağazamıza satış elemanlar alınacaktır. Başvuruların birebir yapılması rica olunur. E-5 Karayolu üzeri Hasırcılar eşmerkezi Carrefour karşısı Haramidere 0.212.8750011
KURUYEMİŞ toptancısında çalışacak tecrübeli bay tezgahtar Rami 0.212.5630550
MOBİLYA Mağazası’na deneyimli Bayan Tezgahtar 0212.6795677
PASTANEYE deneyimli tezgahtar. 0216.3369750
TÜL- perde işinde çalışacak genç, dinamik, tecrübeli elemanlar Sultanbeyli 0216.3988954
TORNACI
ACİL otomat- rovelver- taşlama ve CNC elemanları alınacaktır 0.212.54941 71
CAD/CAM programını iyi kullanabilen elemanlar alınacaktır 0212.6981900/179
GENÇ Tornacılar 0.212.549 8376
GÜNEŞLİ- İkitelli civarında oturan tornacı alınacaktır. 0212.5495782-4 hat
KALIPÇI ve Tornacı aranıyor 0.212.2841516 4.Levent
KESME kalıpçısına, kalıpçı yardımcısı aranıyor. Meslek lisesi Autocad bilen tercih edilir.0.212.501 7658
METAL Form kalıpçıları ve kalıp hane sorumlusu aranıyor.0212.6137982
TECROBELİ acele tornacı aranıyor ikitelli 0212.5491252
TESVİYE ve matkapta çalışacak elemanlar 0.212.652 5264 TORNA tesviye mezunu elemanlar alınacaktır. Esenyurt 0.212.6722779
TORNACİ alınacak M.S.L mezunu İkitelli. 0.212.4854682
TORNACİ aranıyor Tuzla civarı 0.216.591 03 52-0.216.591 0353
TORNACILAR TECRÜBELİ Frezeciler Hidrolikçiler, Tesviyeciler Bayrampaşa 0.212.5670824
ÇEŞİTLİ ELEMAN
ACELE büro içinde çalışacak 18-40 yaş arası elemanlar alınacaktır 0.212.660 90 95-0.212.660 9096
ACIBADEM’DE evimizde çalışacak yatılı bayan 0216.3266294
ALTİNŞEHIR Ayakkabı fabrikasına yetiştirilmek üzere lise mezunu gençler ve çaycı aranıyor 0212.6783331-3 Hat
ANAOKULUNA bayan aşçı, temizlikçi Haznedar.212.539 5905
ANAOKULUNUN yemek işlerini yapacak görgülü ev hanımı 0.216.3172206
ARÇELİK servisine deneyimli Klimacı, Soğutmacı ve teknisyenler aranıyor.0.212.251 5353
ARIYORUZ Türkiye’de önde gelen holdingimizin çeşitli departmanılarında ofis içinde görevlendirilecek en az Lise mezunu bay- bayan eleman 0.212.624 25 69-0.212.6240253
AVCILAR LC.WAİKİKİ mağazası için tecrübeli SATIŞ elemanları ve GÜVENLİK eleman alınacaktır MÜRACAAT Pazartesi- Çarşamba şahsen E-5 Karayolu üzeri Ambarı kavşağı 0.532.781 0992
HAVAYOLLARİNA hostes yetiştirecek eğitimci hostesler 0.216.4182270-0.212.6604597
HİDROLİK ve Eksantrik Presçiler aranıyor. 0212.691 1042
HIZLI klavyesi olan eleman. Rami 0212.4179398
İÇERENKÖY cıvanda kıraathaneye garson aranıyor 0.216.5756250
IDEMİMAR çizim programı kullanabilen eleman aranıyor.0.212.6370330
İHLAS Holding A.Ş.’ye ihtiyaçtan dolayı lise mezunu bay-bayan elemanlar 0212.5322421
KADİKOY’ DEKİ büromuza Bayan Eleman, 0.216.4147411
KALORİFER ve tesisat ustalar aranıyor 0.216.3324983
KARİTİNG pistinde çalışmak üzere gençler alınacaktır. 0.216.4597039
KAYNAKCİLAR (gazaptı), presçiler ve yardımcı elemanlar alınacaktır.Tel:0212.642 3480
KAZANCİLAR, elektrikçiler, Sıhhi Tesisatçılar, Bakımcılar 0212.5774629
KITAPEVINE’ en az lise mezunu 18- 25 yaş arası Bayan Satış eleman, ve Bayan Sekreter aranıyor: 0.212.660 98 22-23
İHRACAT Firmamıza tecrübeli, Modelist ve Makinacılar aranıyor Üçyüzlü, Bağcılar Tabya, İkitelli’de oturanlar tercihimizdir. 0.212.508 9213-5089214
İHRACAT firmasına model makineci, makastar yardımcısı, pastalcı ve metocu aranmaktadır. Güngören Tel:0.212.5393686-0.212.5393688 CV Fax: 0212.5077078
İHRACAT firmasına penyede deneyimli modelistler 0212.6493833
İHRACAT firmasına remayözcüler remayöz yardımcıları aracılar, makastar Topkapı 0212.5017334
ACELE bluzcu parçabaşı yada 400.000.000 maaşlı makineciler, beş iplik overlokçular 300.000.000 SSK+ yemek+yol parası Bakırköy 0212.5830031
ACELE Örme kumaşta erkek ağırlıklı çalışabilecek Modelistler aranıyor.0212.5021216
İHRACAT ve imalatçı firmamıza konusunda deneyimli,KUMAŞ planlamacısı aksesuar planlamacısı, BASKI- nakış takipçisi ve çaycı alınacaktır. İŞYERİ- Avcılar- Esenyurt’da dır, 0.212.6207233-3hat
ACELE usta singerciler aranıyor. Yenibosna 0.212.452 1631
ADEN TEKSTİL konusunda ihracat yapan firmamıza ÜTÜCÜLER KALİTE kontrolcüler PAKETLEMECİLER ASORTİCİLER METOCULAR TASNİFCILER ALINACAKTIR FAIİH Caddesi Yüksel Sokak No:11MERTER 0.212.6373005
KONTROLCO temizlemeci ve ütücüler aranıyor 0.212.4343474
AKSESUAR KONFEKSİYON yan malzemelerinde bilgili, MÜŞTERİ ilişkilerinde deneyimli BAYAN eleman. Küçük köy civarı 0.212.5383947
KRAL TEKSTİLE ORME Konfeksiyonda İNGİLİZCE bilen PLANLAMA yapabilecek MÜŞTERİ temsilcileri AYLIK 80 ton kumaş takip organizasyonunu yapabilecek ORME ve boyada deneyimli elemanlar 0212.430 79 39- Faks: 0212.4307950
AKSESUAR planlamasına üniversiteli bayan. 0.212.6370308 Merter
AKSU Tekstil’e parça boyada çalışmış deneyimli kimya mühendisi, laborant müşteri temsilcisi ve usta alınacaktır.0.212.6911558-0212.6911559
BARCO TEKSTİL fabrikasına ustabaşı REÇMECİ overlokçu, singerci 0.212.6934630-6972781
BAYAN Terzisine genç kız yardımcı aranıyor.0.216.3637110-0.533.5606021
KUMAŞ Firmasına Kalite kontrole ve kartala bölümüne Erkek Elemanlar. 0212.5570064 Pbx
KUMAŞ kesimhanesine iş bağlantısı yapacak elemanlar 0.212.4200610-0.532.2727479
MAKASTAR aranıyor Çocuk giyimde çalışacak 0212.6746301
MAKASTAR, makastar yardımcısı, fason takipçisi alınacaktır. 0.212.2242774
MARS Tekstil’de çalışacak Modelist ve Kesimci aranıyor.0212.63902 36-6390283
MERTER ve Güngören’den konfeksiyonda çalışacak elemanlar alınacaktır 0.212.6378340
MODEL Makinacılar, usta seçmeciler lason takipçiler ve ortacılar aranıyor.0.212.211 0663 Şahsen başvurmaları rica olunur.
BRODE FABRİKASINA Esenler civarından USTA Makinacılar, kopukçular NAKİŞÇILAR, Teknisyenler 0532311 9640
BAŞLANGIÇ:250.000.000 Net Maaş+ SSK+ Yemek TEL:0212.6159210-0212.6159265
TIR şoförleri.0.212.4769484-0.216.311 9843
VİNÇ kullanacak operatör Şoför 0.21 2.279 7437
VİNÇLI taşımacılıkta çalışmış şoför aranıyor Bayrampaşa civarından 021256351 63
VİNÇLİ taşımacılıkta çalışmış şoför aranıyor B.paşa civarında02125635163
TEKSTİL KONFEKSİYON
SELDUR NAKIŞ’A TASNIF ve kalite Kontrolcüler NAKİŞ temizlemeciler ON muhasebeden anlayan BAYAN sekreter alınacaktır. BAĞCILAR, Güngören, Esenler civan tercihimizdir. 0.212.5073485-3 hat
SİTİLIST
DOKUMA dış giyimde tecrübeli STİLİST aranıyor. Tel:0.212.6303689-0.212.6303690 CV için Fax 0.212.4747398
TEKSTİL firmamıza deneyimli model makinacı alınacaktır Tel: 0.216.311 08 8W 14 hat
TERZI’DE çalışacak ceketçi, pantoloncu aranıyor.0.216.36661 01
TRİKO’YA Modelist ve Yardımcısı, CMS ustası, Remayözcü.Ümraniye.0.216.3351262
TRİKO ihracat Firmasına;ÜTÜCÜ STOLL Makineci ORME ve Konfeksiyon bölümüne; USTABAŞİ ARANIYOR.0.212.2898014/0.212.289 8015
TOL perde dikiminde tecrübeli usta makineci modelci alınacaktır. 0.212.5124041
YİL-TEM TRİKO’YA İHRACATTA deneyimli iş regolesini ayarlayabilecek INSAN ilişkilen düzgün KONFEKSİYON Şefi alınacaktır. 0.212.544 4378
YUVARLAK Örgü Malünasında deneyimli Usta aranıyor.:0.212.6376968
3 Nakış Makinasına tut iş sağlayacak %20 kar ortağı aranıyor. 0212.50661 04
TEMİZLİK
AVCILAR, Beylikdüzü civarında oturan temizlik elemanları, 0.216.3462302
BAKİHKOYDEKİ Ofisimize bayan Temizlik elemanı alınacaktır 0212.6602260
ÇAĞLAYAN’DAKİ Şirketimize çay ve temizlik işleri yapacak bayan eleman 0212.2954814
SİRKECİ civarında oturan akşam temizlik personeli 0.212.6740619
ÇEŞİTLİ ELEMAN
A.Ş FABRIKAMIZİN çeşitli departmanlarında VASIFLİ vasıfsız bay bayan elemanlar 3 sekreter 2 Muhasebe Bilgisayar konusunda tecrübesi olan elemanlar. SSK+ Yol+ Yemek TEL: 0.212.639 03 82- 0.21 2.5527937-0.216.5237868
A.ŞSICAK Satış Konusunda deneyimli BAY bayan elemanlar BAYAN grup şefleri alınacaktır.500.000.000 ön avans ödenip SATIŞLARDA %15 prim YATACAK yer mevcuttur.0.212.5527893-0.212.451 4817
ACELE320.000.000+ SSK+ yol+ yemek güvencesiyle BÜRO içinde çalışacak 18-40 yaş arası YETIŞTIRILMEK üzere BAY bayan elemanlar alınacaktır PAZARLAMAYLA ilgimiz yoktur CUMARTESİ pazar tatildir. 0.212.5832580-0.212.5436329-0.212.660 2914
ACELE DOLGUN ücret yol+ yemek+ SSK FIRMAMIZİN yeni açılan DEĞİŞİK departmanlarında çalışacak 15 bay, 20 bayan satış elemanı 3 sekreter alınacaktır: MERKEZ: Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi Gediz Sok No:25 Kat:2 Şirinevler ŞUBE: Alemdağ Caddesi No:85 Kat:3 Barış Ticaret Ümraniye (Yapı kredi Bankası yanı)
BUTİK SUAT’A ÜMRANİYE’DEKİ giyim mağazamıza ASGARİ 5 yıl deneyimli, MAĞAZA Müdürü MODA ve Ümraniye’deki işyerimize 23-30 yaş arası EN az 5 yıl deneyimli SORUMLULUK alabilecek BAYAN Satış elemanlar alınacaktır.İLANIMIZ 15 gün geçerlidir.0.216.4180968-0.216.3168664
COŞKUN tabildota acele aşçı ve aşçı yardımcısı 0.212.5442278
DEMİR Doğramada çalışacak eleman aranıyor.0.212.6399257-0.532.6236729
DOĞALGAZ firmasına tesisatçı aranıyor. 0.212.259 8446-0.532.4346122
DOĞALGAZ tesisatı için taşeronlar alınacaktır. 0212.2239513
ELEKTRİK panosu sac bölümünde çalışacak elemanlar alınacaktır. 0212.671 0290
ENDÜSTRİYEL mutfak ustaları, kalfaları, dolgun ücretle 0.212.2898660
ENJEKSİYON makinalarında çalışacak bay bayan elemanlar alınacaktır 4levent cıvan 0.212.2703397
EVDE Hasta bakacak Hemşire aranıyor. 0.21 2.256 66 33-0.532.2122947
EVİŞLERİNE yatılı veya yatısız bayan 0.21 2.327 1864-0.212.3271865-0.533.723 95 33
FABRİKAMIZA mekanik tamir bakım ustası aranıyor.0212.4351740
FABRİKAYA montajcı, presçi, şoför alınacaktır. Güngören 0212.502 1039
GAZALTI Ve Oksijen kaynağı yapacak Eleman:0.212.5589020
GENÇ prezantabl internette sörf yapabilen, İngilizce bilen üniversite mezunu bayan 0.212.3207068-3207069
GÜVENLİK kameralarımızın tanıtımını yapacak elemanlar 0.216.4186380
HADIMKOY ’deki fabrikamıza teknik lise mezunu, üretim bakımda çalışacak elemanlar 0.212.771 2929
HAVAYOLLARINA HOSTES (uçucu- yer) HAREKAT memuru operation TICKETING (IATA- UFTAA) BAYAN, Bay adaylar yetiştirilecektir BAKIR K OY 0.212.660 6290-0.212.660 6291KADIKÖY 0.216.418 22 70-418 22 71 DUHA Havacılık Kursu HAVACILIKTA Uzman Kuruluş
KURYE Firmasına deneyimli yaya kuryeler. Maaş+ Prim 0212.2253575
MAĞAZA müdürü; bayan giyimde tecrübeli. Avcılar 0.212.5672812/13
MARKET deneyimli kasaplar ve güvenlik elemanları 0216.411 0472
MATBAA’YA Lise mezunu Elemanlar aranıyor.0212.6124835-6124359
MONTAJA sanat okulu metal mezunu elemanlar 02126133798
MONTAJA sanat okulu mezunu elemanlar 02126133798
MONTAJDA çalışacak bayan elemanlar alınacaktır 4.Levent civarı 0.212.2703397
OTO Galerisinde çalışacak temizlik elemanı, ehliyetli tercihimizdir. 0212.6947301
PARFÜMERİDE çalışacak Bostancı civarında oturan bayan eleman aranıyor 0216.4636210
PASLANMAZ çelik metal pazarlamasında tecrübeli pazarlama Müdürü, Satış Temsilciler alınacaktır 0.212.5124041
PAZARLAMA TERCİHEN Pazarlama veya İktisat mezunu TAKIM çalışmasını bilen ve uyum sağlayabilecek DEGİŞIMCİ ve gelişimci SEYAHAT engeli bulunmayan İKNA kabiliyeti yüksek EN az3 yıl deneyimli BAY pazarlamacılar alınacaktır
MODELİST
DENEYİMLİ bay Modelist ve stilist alınacaktır (Çocuk giyiminde tecrübeli olmaları tercih nedenidir)0.212-634 4242
PERDE mağazasına satışlarda tecrübeli Tezgahtar Montajcı alınacaktır. 0.212.5124041 PI~A imalatına vasıfsız bayan elemanlar 0212.6343315
PLASTİK Kalıp Ustası tecrübeli İkitelli- Beşyüzevler 0212.549 6549
RESTORANİMIZA Dönerci ustası ve servis elemanı alınacaktır. İkbal! Mecidiyeköy 0212.3477188- 2748913
SANTRALE bakabilecek İngilizce bilen lise mezunu bayan eleman. İngilizce bilen Endüstri Mühendisi.Tel:0.216.377 24 80 Faks:0.216.3770252
SİNEMAYA makinist yetiştirilmek üzere eleman aranıyor. Bahçelievler 0.212.441 21 93
ŞİRKETİMIZ departmanlarında yetiştirilecek asgari lise mezunu personel alımı yapılacaklır0.212.652 2942
ŞİRKETİMIZDE yetiştirilip yetki alabilecek bay, bayan 0.282.2602688-0.282.260 2833
ŞİRKETİMİZ bilgisayar teknik servis elemanı aranıyor.0212.6793847
ŞÖFÖRLÜĞÜ olan PVC montaj ustası 0212.2790616
HAVAYOLLARI
HAVAYOLLARINA hostes yetiştirecek eğitimci hostesler 0.216.4182270-0.212.6604597
HIDROLİK ve Eksantrik Presçiler aranıyor. 0212.691 1042
Hızlı klavyesi olan eleman. Rami 02l2.4179398
IÇERENKOY civanında kıraathaneye garson aranıyor 0216.5756250
İDEMİMAR çizim programı kullanabilen eleman aranıyor.0.212.6370330
IHLAS Holding A.Ş.’ye ihtiyaçtan dolayı lise mezunu bay-bayan elemanlar 0212.532 2421
KADIKÖY’DEKİ büromuza Bayan Eleman, 0216.4147411
KALORIFER ve tesisat ustaları aranıyor 0.216.3324983
KARTING pistinde çalışmak üzere gençler alınacaktır.0.216.4597039
KAYNAKCILAR (gazaltı), presçiler ve yardımcı elemanlar alınacaktır Tel:0212.642 3480
~KAZANCİLAR, elektrikçiler Sıhhi Tesisatçılar, Bakımcılar0212.5774629
KİTAPEVİNE en az lise mezunu 18- 25 yaş arası Bayan Satış elemanı ve Bayan Sekreter aranıyor. 0212.660 98 22-23
TABELA ustaları ve kalfaları aranıyor: 0.212.506 9714
TABELACI ustası, yardımcılar aranıyor. Yenibosna 0.212.4510340
TECRÜBELİ Pideci, aşçılar aranıyor: Akmerkez Yoldaş bey 0.536.8575742
TESİSAT Ustaları 35 yaşını aşmamış, askerliği yapmış, yoğun seyahat programına uyabilecek elemanlar. Mür:0.212.6563019 Faks:0212.6563004
TESİSATÇI, Kalfa Çıraklar aranıyor Erenköy 0216.4117148
TOPKAPI civarında oturan şoför, tornacılar frezeciler, makina teknisyenleri ve meslek lisesi mezunu elektrik teknisyenleri 0.212.6711561
VİDA imalatında çalışacak tecrübeli elemanlar alınacaktır: Vidasan Ltd. Şti.0212.5654828-0212.6131218
YEMEK- çay yapacak bayan eleman 0212.5498370
ZEYTİNBURNU ‘nda kafeteryada çalışacak bayan kasiyer, aşçı, garson- komi0.212.547270819/11/2002 11:51
HUKUK Bürosunda çalışacak Maliye Finans konularında bilgili yöneticilik vasfı olan bay Muhasebe Müdürü aranmaktadır.0212.5701708-0212 5704007
İNGİLİZCE bilen bilgisayar ve ön muhasebe bilgisine sahip bayan büro elemanı Dale Ltd. 0212.3568228
İTHALAT firmasına eta, excel, word ‘de 5 yıl deneyimli bayan. Bahçelievler 0212.441 5276
m derecede bilgisayar bilen muhasebeci.216.411 3454
KONUSUNDA Lider Kurumumuza eleman alınacaktır; 1- İ.İ.E-İthalat İhracat Elemanı 2-MM- Maliyet Muhasebe Elemanı -YÜKSEK OKUL mezunu, -ASKERLIKLE ilişkisi olmayan, -EN az 3 yıl deneyimli -YABANCIDİL tercih sebebidir. (21 11.2002 tarihine kadar 0.216.3129030 No’lu faksa gönderilmesi gerekmektedir).
KUAFÖR
METTA erkek kuaförüne eleman aranıyor. Bakırköy 02125831520
PROFESYONEL solaryum merkezinin kuaför departmanı işletmeye verilecektir.02163305845 02164493810
MUHASEBE
KONUSUNDA örgün eğitim almış 30 yaşını aşmamış, Logo, Gold , insan kaynakları programlarında ve şirket muhasebesinde deneyimli erkek adaylar Faks:02165757900 doruk140@mynet.com
LKS-2 ORTAMINDA Sipariş Alım Üretim Satışa yönelik muhasebe tutabilecek DENEYİMLİ yüksek okul mezunu bayan BAŞVURULARIN C.V. ile yapılması rica olunur. SAHRAYICEDİT Tel:0.216.385 1325/ Faks:0216.3601195 email:grafik@berkmatbaa.com
MERTER merkez ofisimize Logo, Excel bilen Bayan, 0212.481 0476
MİMAR MÜHENDİS
AUTOCAD kullanabilen, Pencere konusunda deneyimli, ehliyetli, satış tecrübesi olan Mimar aranmaktadır. Fax: 0216.3073114
AUTOCAD kullanmasını bilen makina bölümü mezunu bayan teknik ressam aranıyor.0212.4852052
AVRUPA ve Anadolu Yakasındaki showroomlarımızda çalışacak İngilizce bilen 25- 35 yaşlarında bay bayan İç Mimar aranmaktaktadır. 0216.3501918
BAYAN, Şirketler Grubuna Autocad bilen, proje çizebilen, İngilizce bilen makina mühendisleri işyeri Teşvikiye 02122276270
ELEKTRONİK MÜHENDİSİ ELEKTRONİK malzeme ithalatı yapan firmamızın satış Departmanında görevlendirilmek üzere ASKERLIKLE ilişkisi olmayan OTO ehliyetli SEYAHATA engeli olmayan INGİLİZCE ve bilgisayar çok iyi derecede biten adayların resimli CV ‘lerini 22.112002 tarihine kadar kesifinfo@turk.net adresine göndermeleri rica olunur.
GEMKOM A.Ş’ de çalışmak üzere, mimarlar alınacaktır. CV’leriniz için Fax:0216.4468191
İNGİLİZCE bilen İnşaat mühendisi ve Çelik- Betonarme deneyimli, Autocad Uzmanı inşaat teknikeri. consult@orientresearch.com
YI Derecede Aluplan kullanabilen mimarlar aranıyor.0212.66341 66
KALORİFER ve doğalgaz işinde çalışacak tecrübeli Makina Mühendisi aranıyor.0212.564 2916
KARTAL’DAKİ elektronik firmamıza satınalma ve İSO belgelendirme işlerine ehliyetli mühendisler, 0216.387 87 20
ÇOCUK BAKICISI
EROĞLU HİZMETİYLE AİLELERE yatılı gündüzlü güvenlik tecrübeli çocuk bakıcıları, dadılar, ablalar, EV İŞLERİNİZE referanslı bayanlar YALILARINIZA hastalarınıza bakıcılar VİLLALARINIZA tecrübeli karı-kocalar İNGİLİZCE Türkçe bilen yabancılar GÜVENİLİR deneyimli referanslı hazır eleman hazır işler MECİDİYEKÖY:0212.2134838-02122134839-02122136078 BAKIRKÖY:02126601510-0212.6601511
ISTANBUL DANIŞMANLIK ÇOCUK gelişimi mezunlar COCUKLARINİZA bakıcılar, dadılar ablalar EVİŞLERİNİZE yatılı gündüzlü, tecrübeli yardımcılar HASTALARINIZA, yaşlılarınıza hemşireler bakıcılar VİLLALARINIZA referanslı çiftler BAĞDAT Cad. No:132/3 FENERYOLU 0216.4149155-0.216.4149156-0216.3369756
EL VAN GÜVENCEMİZLE uzun vadede DOGRU hizmet bebeklerinize DADILAR, bakıcılar çocuklarınıza REFERANSLI ablalar, evişlerinize GÜNDÜZLÜ, yatılı yardımcılar HASTALARINIZA, yaşlılarınıza, hemşireler HASTABAKICILAR villalarınıza referanslı çiftler 0.216.3864236-0216.360 42 23 Erenköy0.2125877845-0212.58785 99 Aksaray
LALE DANIŞMANUK Güvencesiyle HASTALARİNIZA, yaşlılarınıza, HEMŞİREL.ER, refakatçiler,COCUKLARINIZA bakıcılar, DADILAR, ablalar EVLERİŞLERİNİZE tecrübeli, YATILI gündüzlü elemanlar, VİLLALARINIZA referanslı çiftler. 0.212 2819642-0.212.281 9643
DASE AİLELERE çok geniş PERSONEL portföyümüzle YATILI gündüzlü ÇOCUK bakıcıları, dadılar EVİŞLERİNİZE tecrübeli referanslı bayanlar HASTALARINIZIN, yaşlılarınızın bakımları HAZIR elemanlar- hazır işler 0216.4143412-0216.3309135
KARDELEN FARKIMIZ özen ve Tecrübemiz YATILI gündüzlü güvenilir, REFERANSLI çocuk bakıcıları, (İKİZ bebelerinize dadılar, EVİŞLERİNİZE tecrübeli yardımcılar, YAŞLILARINIZA- hastalarınıza şefkatli, BİLİNÇLİ hastabakıcılar hemşireler.KADIKÖY: 0.216.3463620-0216.34636 70
YATILI, lise mezunu, referanslı ilkokul çocuğuna ablalık yapabilecek evişlerine yardımcı bayan. Dolgun ücret+ hafta sonu tatil 0.212.6630236- 0.532281 6390
SAĞLIK
DİŞ Teknisyeni Porselen altyapı elemanı 0216.3377616
ERE Hemşire Diş Tabibi, Yönetici Kliniğe 0.532.60073 11-0.212.4160608
FİZİK tedavi ve CP merkezinde çalıştırılmak üzere fizyoterapist, özel eğilim uzmanı ve psikolog aranıyor. 0.53224452 62~ 04122288196-97
FİZYOTERAPIST ARANIYOR. 0.532.5142050 Gaziantep.
HASTANEMİZE full time dahiliye uzmanı alınacaktır. 05422602347 -
HASTANEMİZE KARDİOLOJİ Uzmanı, bayan Halkla İlişkiler uzmanı VE Resepsiyonistler alınacaktır. 0212.5039240
03 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Eleman İlanları hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Zalim PEDRO
Tarih 03 Mayıs 2009
PEDRO Zalim (Burgos 1334 – Montiel 1369), Castilla ve Leon kralı (1350-1369). Alfonso XI ile Portekizli Maria’nın oğlu. önce Blanca de Borbon ile evlendi (1335). Avila ve Salamanca başpiskoposlarına bu evliliği geçersiz ilân ettirdikten sonra, Juana de Castro ile evlendi (1354). Çok geçmeden onu da bıraktı. 1362 Baharında, Sevilla meclisine 1352′den beri metresi olan Maria de Padilla (öl. 1361) ile gizlice evlendiğini bildirdi ve ondan olan çocuklarını tanıdı: Alfonso (1359-1362), Beatriz, Cons-tanza ve Isabel tahta vâris oldular. Hükümdarlığı, Castilla tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden biri sayılır. Siyasî-as-kerî tarih bakımından bu yılların en büyük meselesi, Castilla’nın Yüzyıl savaşları sırasında Fransa ve ingiltere ile ittifak yapmasıdır. Bu görünüşün arkasında saklanan gerçek, Pedro’nun iktisadî alanda kazandığı zaferdir. Sanayinin ve ticaretin tarımdan üstün olduğunu^ anladı, bu alanlara yönelmek üzere program yaptı. Toplumsal alanda, Castilla’da derebeylik devrine son vermeyi öngördü. Yaptığı program, Katolik Krallar tarafından ancak yüz elli yıl sonra yarım yamalak gerçekleştirilebildi. Soylu sınıfı iktisadî iktidarı elde tuttu, fakat siyasî tekelini kaybetti. Castilla’nın, yalnız hayvancılığa ve tarıma dayanan iktisadî yapısı değişmedi.
Babası Alfonso XI’in ölümünden (27 mart 1350) sonra tahta çıkan Pedro, karahumma salgınının iktisadî ve toplumsal sonuçlarıyle mücadele etmek zorunda kaldı: üretimin düşmesi, fiyatların ve ücretlerin artışı, yollarda baş gösteren güvensizlik v.b. Bu yüzden 1351′de Valladolid meclisini topladı, fiyatları ve ücretleri tespit etti. Çalışma zorunluğunu ilân etti, eşkıyalığa karşı savaşabilmek için kanunlar çıkardı, soyluların isteklerini sınırlamak istedi, krallığın maliyesini yeniden teşkilâtlandırmak üzere bir vergi talimatı çıkardı, bu göstergede belediyelerin kazançlarını ve ödemelerini ayrıntılı biçimde dökerek, onları vergiye bağladı. Böylece birçok soylunun imtiyazları ortadan kalktı ve soylular hukuk dışı gelirlerden yoksun kaldılar.
Bu tedbirler, iktisadî nitelikte olmakla beraber, açık bir siyasî tutumu da dile getiriyordu: artık kral her şeye hâkim demekti. Bu bakımdan Valladolid meclisiyle İngiltere’deki işçilerin statüsü (1350), kara-hummadan sonra Aragon kralı Pedro (Aut-’ las Malavi) IV tarafından konan Aragon kanunlanyle şubat 1351′de çıkan fransız kanunları arasında bağıntı kurmak gerekir. Karahummanın yol açtığı kötü durumdan önce krallar, tüm krallık kadrosu adına kanunlar çıkarır, muafiyeti olan senyörleri hesaba kalmazlardı. Alfonso XI’e boyun eğen castilla soyluları Pedro I’in hükümdarlığının başlarında siyasî ve iktisadî durumlarını düzeltmek istediler. Ancak toplumsal baskı grubu olarak hareket etmek için gerekli birlikten yoksundular. Kendi adına hareket eden bir iki senyör dışında, kimse kralı etkileyemedi. Castilla’nın dış siyaseti konusunda aralarında hemen anlaşmazlık başgösterdi. Juan Alfonso de Albu-querque ile kralın yeğeni Fernando de Aragon, İngilizlerle anlaşmaktan yanaydılar; Enrique, Tello ve Fadrique de Trastamara (Pedro’nun kardeşleri) Fransa’ya yaklaşıyorlardı, ama kral senyörler yönetimine karşı çıkarak, kendi hâkimiyetini kurmak isteyince, hepsi birleşti. Yenik düşen senyörler (1353), ya krala tabi oldular ya da ülkeyi terk ettiler. Kral, yönetim kadrosuna burjuvaları ve hukukçuları getirtti. Ama soylular ümitlerini kesmemişlerdi, başkaldırmak için fırsat kolluyorlardı. Bu fırsat 1356 Aragon-Castilla savaşında ortaya çıktı. Savaş, siyasî (yarımadada hegemonya kurmak için mücadele) ve iktisadî (Ceneviz rekabetiyle karşılaşan Aragon ticaretinin savunulması) sebepler yüzünden patlak verdi. Askerî yönden Castilla’nın üstünlüğü eziciydi. Ancak Aragon kralı Pedro IV-ün diplomatik ustalığıyle durum değişti. 1353′te soyluların yenilgisinden sonra, Fransa’ya sığınan Enrique de Trastamara, Aragon kralı tarafından ücretli askerlerden meydana gelen ordusuyle birlikte kiralandı, böylece Önemli askerî takviye sağlandı. Ayrıca, Castilla’nın içişleri de hayli karışıktı: çünkü soylular yaşlı krala karşı gelme eğilimindeydiler. Dış tehlike ve içteki kararsızlık Zalim Pedro’yu zıvanadan çıkardı. Sonunda castilla soylularına karşı kanlı bir zulüm hareketine girişti ve kendisine bağlı kalan son dostlarının desteğini de kaybetti. Enrique, Pedro I gibi duygularına kapılmadı, durumdan yararlanmayı bildi. Kendini Castilla kralı ilân ettirdi, fransız soylularının desteğini sağladı (1366). Fransız soyluları bu işte çıkar görüyorlar, bölgelerinde bulunan ve kolayca eşkıya çetelerine dönüşen ücretli askerlerden kurtulmak, ingiltere’ye karşı tekrar savaşa başlamak için denizde Castilla’nın desteğini sağlamak istiyorlardı. Enrique, ayrıca, Granada’daki vergi ödeyen, maliyecilik, idarecilik ve tüccarlık yapan müslüman-larla yahudilerin Pedro I’e destek olmalarından faydalanarak, iktidar kavgasını kutsal savaşa dönüştürmeyi başardı. Böylece Fransa ücretli askerlerini verecek, Aragon papası ile Enrique’in kendisine Murcia’yı verme vaadine güvenen Aragon kralı da tasarının malî yönünü yükleneceklerdi. Pedro I, tehlikeyi karşılayabilmek için ingilizlerle Navaralılara başvurmak zorunda kaldı. Ancak bunların istediği karşılık (birine Vizcaya, ötekine de G’uipuzcoa verilecekti), gücünü bu ticaret bölgelerinden alan krala fazla ağır geldi. Müttefikleri tarafından terk edilen Pedro I, 1369′da Montiel’de öldürüldü ve Castilla’nın iktisadî ve toplumsal yapısını temelden değiştirmeğe kalkışan ilk kişi böylece göçmüş oldu. (M)
03 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Zalim PEDRO hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PEDRO III
Tarih 02 Mayıs 2009
PEDRO III (Lizbon 1717-ay.y. 1786), Portekiz kralı (1777-1786). Kral Joao V ile Manana d’Austria’nın oğlu; kardeşi kral Jos6 Fin kiziyle evlendi (1760) ve tahtı onunla paylaştı. Pedro III ile karısı Maria I, Pom-bal’ı 1777′de iktidardan uzaklaştırdılar. (L)
PEDRO III Büyük (1239-Villafranca del Panades, Barcelona 1285), Aragon (1276-1285) ve Sicilya (P1ETRO I adiyle) kralı, Jaime I’in oğlu. 1246′da Sicilya kralı Man-fredo’nun kızı Constanza Stauffen ile evlendi (1262). Manfredo ölünce (1266) karısı ona 50 000 altın ons’luk bir çeyiz getirdi. O da karısına Sicilya kraliçesi unvanını verdi. O andan itibaren Charles d’Anjou’-nun bütün hasımlarına vc kurbanlarına (Konrad V, Roger de Lluria) destek oldu. Bir deniz imparatorluğu kurmak istediği için kardeşi Jaime de Mallorca’ya metbulu-ğunu kabul ettirdi (Perpignan antlaşması, 1279). Vespri Siciliani’den sonra (30 mart 1282) Sicilya’ya geçti, Palermo kralı tacını giydi (1 eylül). Papa Martinus IV, karşısına düşmanlar çıkarttı ve onu afaroz etti. Calabria’da Anjou’lularla çarpıştı. Amirali Roger de Lluria Charles d’Anjou’nun oğlu Topal Charles’i esir aldı. Felipe II kuzenini desteklemek için Aragon’a girdi, Gerona’-yı kuşattı, fakat Pedro IH’ün filosu deniz ulaşımını kestiği için Perpignan’a çekilmek zorunda kaldı. Pedro III Sicilya’nın tek hâkimi oldu, bu adayı Güney İtalya’dan ayırarak İki-Sicilya krallığını kurdu. (L) PEDRO IV (Portekiz 1429-Granollers 1466), Portekiz başkumandanı, Katalanların kralı (1464-1466). Coimbra dükü Pedro ile Urgel kontu Jaime’nin kızı İsabel’in oğlu. On altı yaşında, babası Portekiz naibiyken Pedro. Avis başkumandanı ve hâkimi tayin e-dildi. Babasının düşmesi ve 1440′ta ölmesinden sonra birkaç yıl (1449-1456) Castil-la’da yaşamak zorunda kaldı. Orada, Al-varo de Luna, Santillana markisi ve Juan de Mena ile dostluk kurdu. 1456′da servet ve unvanlarını geri aldı. 1463′te Katalanların Juan Il’ye karşı başkaldırmaları üzerine Jaime de Urgel’in yeğeni olması dola-yisiyle kendisine taht teklif edildi. İki yıl süreyle Juan Il’ye karşı mücadeleye devam etti, ama kesin bir zafere ulaşamadı. Calaf bozgunu (1465) ve Cervera’nın kaybedilme-siyle katalan otoritelerinin gözünden düştü, güçsüzlük, despotluk ve askerler arasında taraf tutmakla suçlandı. Veremden öldü. Aynı zamanda bir edebiyatçı olan Pedro IV’ün eserleri arasında Satıra de Felice e infelice Vida (Mutlu ve Mutsuz Hayatın Yergisi), Menosprecio del Mundo (Dünyayı Küçümseme) ve Tragedia de la Reina İsabel (Kraliçe İsabel’in Trajedisi) sayılabilir. (M)
02 Mayıs 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PEDRO III hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|