Restorasyon
Tarih 29 Haziran 2009
Restorasyon, Avrupa tarihinde, Viyana kongresi (1815) ile 1830-1831 devrim olayları (Fransa’da temmuz devrimi, Belçika ve Polonya devrimleri, Orta italya’da 1831 şubat devrimleri) arasındaki döneme verilen genel ad.
Başlangıçta sadece Fransa için kullanılan bu terim, daha sonra eski rejimlere geçişi belirtmek için bütün Avrupa’ya uygulanmıştır. (Fakat bu geçiş tam anlamıyle eski rejimlerin ihyası demek değildi; devrim rejimlerinin getirdiği hukukî, idarî ve sosyal değişiklikler ve hesaba katılmıştı.) Restorasyon devri monarşilerinde soylu sınıfın ve ruhban sınıfının hukukî ayrıcalıkları kaldırılmış ve bazı yerlerde de meselâ Fransa’da bu rejim ingiltere tipinde anayasal bir rejimin kurulmasına önayak olmuştur.
• Fransa’da Restorasyon. Birinci Restorasyon, Fransa’da Birinci imparatorluğun yıkılmasından sonra monarşinin Bourbon’lar lehine (Louis XVIII) yeniden kurulduğu dönem (6/24 nisan 1814-20 mart 1815). İmparatorluk senatosu 6 nisan 1814′te «Louis Stanislas Xavier de France»ı tahta çağıran bir anayasayı kabul etti. 13 Mayıs 1814′te, hükümdar, geçici hükümetin üyeleri Du-pont, Malouet ve Louis, eski Bonaparte’çılardan Talleyrand ve Reugnot, kralcılardan Montesquiou, Ferrand, Dambray ve Blacas ile ilk hükümeti kurdu. Bu hükümet 30 mayıs 1814′te birinci Paris antlaşmasını imzalayarak Fransa’yı barışı kavuşturdu ve vaadedilmiş olan anayasayı hazırlayarak aynı yılın 4 haziranında çıkardı.
Krallığın yeniden kurulması herhangi bir olaya yol açmamış, imparatorluk döneminin devlet memurları yeni yönetimi tutmuştu. Devlette en başta gelen yeri almayı uman din adamları, ayrıcalıklarına ve mallarına kavuşmayı kuran soylular sınıfı, krallık yönetiminde mülkiyet hakkının ve huzurun teminatını gören burjuvazi, yeni kurulan yönetimi destekliyordu. Ama kral, ihtilâl ve imparatorluk devirlerinin siyasî veya sosyal bakımlardan getirdiği yenilik ve kazançları kabul ettikçe bir eski devir kralı haline geliyordu.
Sonunda, Bassano dükü Maret, kraliçe Hortense, Drouet d’Erlon ve birçok subay tarafından, Napolyon’un iktidara dönmesini sağlamak amacıyle bir komplo hazırlandı ve 1 mart 1815 günü Napolyon Frejus yakınlarında karaya çıktı. İlkin tehlikenin büyüklüğünü pek iyi anlayamamış olan Louis XVIII, 19 mart günü acele Tuileries sarayından kaçmak zorunda kaldı ve 20 martta Lille’e, oradan da Gand’a geçti.
İkinci Restorasyon, Fransa’da Louis XVIII ile Charles X’un saltanatları sırasında yürürlükte olan siyasî rejimin adı (1815 -1830). İkinci Restorasyon, 18 haziran 1815′teki Waterloo yenilgisi ve Napolyon’un Yüzgün’ün sonunda ikinci defa’ işbaşından ayrılması sonucunda kuruldu. Bundan dolayı, Bourbon’ların yeniden tahta dönüşü, Paris’e giren ve Fransa topraklarında üç yıl kalan dört büyük müttefik devletin (İngiltere, Prusya, Avusturya ve Rusya) işgal bölgeleri kurmasıyle aynı zamana rastladı. Bu dört devlet, Bourbon’ları ikinci defa tahta getirmekte tereddüt ediyorlar, Yüzgün’ün onların beceriksizliğinden meydana geldiğine inanıyorlardı. Ama Birinci Restorasyonun hatalarını kabul etmek akıllılığını göstermiş ve Napolyon’un en yakın yardımcılarının dışında herkesi salıvermeyi öngören geniş bir genel af çıkarmayı vaadetmiş olan Louis XVIII, 8 temmuzda Paris’e dönerek kendini bütün Avrupa’ya kabul ettirdi. Ne var ki, Yüzgün döneminin etkisiyle, milletlerarası durum eskisinden daha kötüydü.
Müttefikler 20 kasım 1815 günü, Louis XVIII’e birincisinden daha ağır şartlar getiren ikinci Paris antlaşmasını imzalattılar. Bu arada içerideki durum da hiç parlak değildi. Louis XVIII’in 16 eylül 1824 günü ölmesi üzerine yerine Charles X adiyle kardeşi Artois kontu geçti. Ama iç siyasetteki çatışma ve çekişmelerin arkası kesilmedi. Bu duruma bir darbeyle son vermek isteyen Charles X, 25 temmuz 1830 günü, meşrutiyet yönetimini ve basın hürriyetini kaldırdı. Paris halkı bu davranışa sert bir tepki gösterdi. Kralın kararını takip eden 27, 28 ve 29 temmuz günleri şehirde çıkan ayaklanma sonucunda Charles X tahtından indirildi.
• İtalya’da Restorasyon. Viyana kongresinde kararlaştırılan sınırlar, Avusturya’nın hâkimiyetine imkân vermiş, dolayisiyle de bu hâkimiyet bağımsız ve birleşmiş bir italyan hükümetinin kurulmasına başlıca engel olmuştu. İtalyan yarımadasında, Restorasyon gergin bir siyasî hava yaratmıştı; buna sebep çeşitli italyan devletlerinde iktidara karşı cephe alan muhafazakâr grupların yaptığı baskıydı. Bu yüzden siyaset ve kültür alanında hükümetler, çok sert tedbirler almak zorunda kalıyorlardı (Milano’da çıkan Con-ciliatore dergisinin kapatılması [1819]; İki Sicilya imparatoru Ferdinando I’in bakanı prens Canosa’nın siyasî faaliyetleri).
İktisat alanında ise hükümetler genellikle himayeci ve güdücü bir tutum benimsemişlerdi. Bu baskı siyaseti Napoli ve Piemonte’de patlak veren 1820-1821 ayaklanmalarından sonra daha da artmış ve Restorasyon rejiminin ne kadar sınırlı bir temele dayandığını ortaya koymuştur. Bu arada, tek istisna olarak Toscana’da kurulan rejim gösterilebilir; büyük duka Lorena’lı Ferdinando IV ile bakanı V. Fossombroni ihtiyatlı ve dengeli birer siyasetçi olarak XVIII. yy.ın reformcu geleneklerini sürdürmüşler ve ülkenin fikir hareketlerini liberalizme doğru yönelten ölçülü ve toleranslı bir idare şekli kurabilmişlerdi.
• ingiltere’de Restorasyon, ingiltere tarihinde monarşinin yeniden kurulduğu ve kralın 1660′ta otoritesini yeniden sağladığı dönem. (Daha geniş anlamıyle bu ad 1660-1702 arasındaki döneme verilir.) Cromwell yönetimini izleyen uzun anarşi döneminden onra, Charles Stuart taraftarı «Pervasızlar» ile presbiteryenlerin koalisyonu sonucunda krallık yeniden kuruldu. Londra’da kral ilân edilen Charles II, vicdan hürriyetine saygı göstereceğini ve genel af çıkaracağını vaadettikten sonra Dover’e çıktı ve orada Monk tarafından karşılandı (1660).
Fakat halkın coşkunlukla karşıladığı kralın yeteneksizliği kısa zamanda büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Buna rağmen lord Clarendon’un yönetimi altında, Restorasyon sadece krallığın yeniden kurulmasıyla kalmadı; parlamentonun ve anglikan kilisesinin gücünü kesinlikle ortaya koymağa ve soyluların eski yerlerini kazanmalarına imkân verdi. Clarendon, krala düzenli bir gelir sağladı.
Ayrıca, parlamento yeniden düzenlendi ve milletvekillerine başlangıçtaki görevleri iade edildi (Long Parlament, 1660). Korporasyonlar kanunu, milletvekillerini Covenant’tan ve bazı durumlarda tebaanın, hükümdarlarına karşı kuvvete başvurma hakkı fikrinden vaz geçmek zorunda bıraktı. Ayrıca, bütün puriten eğilimleri ortadan kaldırıldı ve Common Prayer Book’u onaylamayan rahipler görevden uzaklaştırıldı. Restorasyondan sonra fikir ve sanat hareketleri büyük ölçüde gelişti ve bu dönem Büyük Britanya tarihinde bir dönüm noktası oldu. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Restorasyon hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESSMAN (Constantino)
Tarih 29 Haziran 2009
RESSMAN (Constantino), italyan diplomatı (Trieste 1832-Paris 1899), İstria ve Trieste’nin Risorgimento hareketine katılmasını sağlayan milliyetçilerden.
1851 Mantova davasına adı karıştı. 1860′ta Piemonte’ye gitti ve Cavour’un sekreterliğini yaptı. Daha sonra diplomat oldu; Londra büyükelçiliğinde danışman (1893-1895), istanbul’da büyükelçi (1890), daha sonra Crispi zamanında Paris (1893-1895) büyükelçisi oldu. Crispi ve dışişleri bakanı Blanc ile anlaşmazlığa düştü ve görevinden alındı. 1898′den sonra Regno senatörü oldu. (M)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESSMAN (Constantino) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESSAM
Tarih 29 Haziran 2009
RESSAM i. (ar. resm’den ressam). İşi resim yapmak olan kimse: Onlar romancının, ressamın uydurmaları… (R. N. Güntekin). Osman onu ileride bir çocuk resmi için hazırlanan, etrafını tetkik eden bir ressama benzetiyordu. (H. E. Adıvar).
Ressam değneği, ressamların fırça tutan ellerini dayamak için kullandıkları, ucu deri veya kumaş kaplı bir topuzla biten, hafif ağaçtan yapılmış değnek. Kitap ressamı, kitaplardaki resimleri çizen sanatçı.
Bk. ANSîKL.
— ANSİKL. Türkiye’de ressam’lar genellikle, sanat faaliyetlerinin yoğunlaştığı üç büyük ilde (Ankara, İstanbul, İzmir) toplanmıştır. Bu illerde çeşitli yerli ve yabancı sergiler düzenlenir. Ankara ve İstanbul’da, bir yıl içinde açılan resim sergilerin sayısı 100′ü aşar. Son yıllarda ikinci derecedeki bazı büyük illerde de galeriler açıldı. Ressamlar meslek formasyonlarını, sanat eğitimi yapan yüksekokullardan aldıkları gibi, yeteneklerini geliştiren çalışmalarla da kazanmaktadır.
Türkiye’de sanat eğitimi veren kuruluşlar, Devlet Güzel Sanatlar akademisi, eğitim enstitülerinin resim bölümleri, daha çok uygulamalı sanat kollarında faaliyet gösteren Tatbikî Güzel Sanatlar yüksekokuludur. Ressamların bir bölümü de, bu eğitim kuruluşlarında öğretim görevlisi olarak çalışırlar. Ortaöğretim okullarında resim öğretmeni olarak görev yapan ressamlar da önemli bir grup meydana getirirler. Asıl mesleği olan ressamlığın dışında başka işlerden geçimini sağlayanların sayısı oldukça kabarıktır. Türkiye’de hareketli bir resim piyasası bulunmadığı için ressamların tablolarını satarak geçinmesi zordur. Yağlıboya resmin Türkiye’de ressamlarca benimsendiği ilk yıllardan itibaren, resmî ve yarı resmî kuruluşlar ressamlara, eserlerini satın alarak maddî destek oldu.
1939′dan itibaren her yıl açılan «devlet resim ve heykel sergileri», ressamların eserlerinin ödüllerle değerlendirilmesine ve satılmasına imkân verdi. Türkiye’de ressamlar, 1908′den itibaren çeşitli kuruluşlarda biraraya geldiler. Bunların ilki 1908′de kurulan «Osmanlı Ressamlar cemiyetedir. Sonradan «Güzel Sanatlar birliği» olarak adını değiştiren bu kuruluşun, bir de yayın organı bulunuyordu. 1919′da kurulan «Türkiye Ressamlar cemiyeti», Galatasaray lisesi salonunda düzenlediği sergilerle ün kazandı. Bu cemiyet 1926′da dağıldı, önceleri Etnografya müzesi ve Türkocağı salonlarında düzenlenmiş olan Güzel Sanatlar birliği sergileri geniş ilgiyle karşılanıyor ve resim satışları da sağlıyordu. 1928′de Avrupa’daki eğitimlerini tamamlayarak yurda dönen genç sanatçılar grubunun oluşturduğu Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar birliği ile 1933′te beş ressam ve bir heykeltıraş tarafından kurulan «D» grubu, 1940 yılında ilk sergilerini açan Yeniler veya Liman Ressamları grubu ilk ressam kuruşları arasındadır.
• Kitap ressamı. En eski resimli elyazması örneklerinden biri, Codex Vaticanus adı verilen V. yy.dan kalma bir Vergilius’tur. Doğu’da olduğu kadar Batı’da da minyatürün kazandığı olağanüstü atılım bilinmektedir. XV. yy.da tahta kalıplarla basılan kitap resimleri arasında Mirouer de la Redemption de l’umain lignaige (Lyon, 1478), Breydenbach’ın Seyahati (Mayence, 1486) sayılabilir. Daha sonra, 1488′de Paris Dua Kitaplarında bakır üzerine işlemeler ortaya çıktı. O sıralarda adı en çok duyulmuş kitap ressamlarından biri parisli Pierre Le Rouge’du (La Mer des Histoires, 1488).
Ayrıca Fransa’da, Geoffroy Tory, Denis Janot, Mercure Jollat, Bernaıd Salomon (Küçük Bernard da denir), Jean Duvet, Pierre Woeiriot, Rene Boyvin, Rabel, Thomas de Leu sayılabilir. Aynı dönemde alman ve italyan basımevlerinde (özellikle Venedik’te) çok güzel resimli kitaplar yayımlanıyordu.
XVII. yy.da Fransa’da şu adlar önemlidir: çelik kalem alanında Leonard Gaultier, Crispin de Passe (Le Maneige royal, 1625), Valdo, Lasne; ofortta, Perelle’ler, Israel Sylvestre, Stefano della Bella, Abraham Bosse, Chauveau (Vergilius, 1649), Seb. Leelerc (Cl. Perrault’un Vitruve’ü, 1673), Le Pautre (Les Divertissements de Versailles [Versailles Eğlenceleri], 1676); XVIII. yy.da: Cocchin, Eisen, Larmessin, Tardieu, Gravelot (Decamerone, 1757), Moreau le Jeune (Benjamin de La Borde’un Chanson’u [Şarkı]), Marillier (Berquin’in Les İdylles’i [İdiller], 1775), Le Barbier, Monsiau; XIX.yy.da: Desenne, Duplessis-Berteaux, Tony Johannot (Notre-Dame de Paris), Gigoux, Celestin Nanteuil, Gavarni, Grandville (Un Autre Monde [Başka Bir Dünya], 1844), Gustave Dor6 (Dante’nin İnferno’su [Cehennem], 1861). XVIII. yy.da ortaya çıkan renkli gravürlerden sonra XIX.yy.da taşbaskı tekniği doğdu ve özellikle ilk fotoğraf çoğaltma metotlarının bulunması (1847-1882) kitap resmi tekniğini yavaş yavaş geliştirdi.
Günümüze kadar yetişen fransız gravürcüleri arasında şunlar sayılabilir: Daniel Vierge (L’Assommoir [Meyhane], 1878). Auguste Lepere, Rops, Steinlen, Louis Legrand, Chas -Laborde, Dignimont, Vertes, Boussingault, Sylvain Sauvage, Mariette Lydis, Daragnes, Laboureur, Gus Bofa, Pierre Falke, Luc-Albert Moreau, Dunoyer de Segonzac, Georg, Touchagues, Demeurisse, Clairin, Heuze, Brayer, Buffet. Kitap resmi yapan ressamların sayısı çoktur: Holbein (Les Simulacres de la Morı [ölümün Görüntüleri]), Dürer (Maximilien’in Le Livre de Prieres’i [Dualar Kitabı]). Poussin (bir Vergilius, bir Horatius ve bir Kutsal Kitap kapağı süsü), Oudry (Les Fables [Masallar], 1755-1759), De Troy ve Lemoine (La Henriade, 1728), Boucher; XIX. yy.da Deveria, Delacroix (Faust, 1828), Lami, Manet (Ch. Cros’un Le Fleuve’ü [Irmak], 1874), Maurice Deniş (Les Fioretti, 1913).
Bonnard’ın hazırladığı Parallelement (Paralel Olarak) [1900] ve Daphnis et Chloe (Daphnis ve Chloe) [1902], Desvallieres’in Rolla’sı (1906), Picasso’nun Başkalaşımlar’ı, Gromaire’in, Beaudelaire’in Nesir Şiirler’i, Salvador Dali’nin Les Chants de Maldoror’u, Mattisse’in, Mallarme’nin Şiirler’i, Dufy’nin Tarascon’lu Tartarin’i (Tartarin de Tarascon), Derain’in Heroides’i (Heroides’ler); Rouault’nun, Suares’nin La Passion’u (Çile), Dunoyer de Segonzac’ın Les Croix de Bois’sı (Tahta Haçlar) ve Louise Hervieu, Vlaminck, Chagall, Van Dongen, Othon Friesz ile Derain’in eserleri gibi birçok «Ressam Kitabı»nın hazırlanmasında Ambroise Vollard’ın ve kitapseverler derneklerinin rolü büyük oldu. Bu arada, «heykeltıraş kitapları» ile Rodin (Le Jardin des Supplices [işkenceler Bahçesi]), Maillol (Les Eglogues [Egloglar]), Bourdelle (Mozart Enfant [Çocuk Mozart]) ve Belmondo’yu da (Lucien de Samosate’ın Les Amours’u [Aşklar]) unutmamak gerekir. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESSAM hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESENDE (Garcia DE)
Tarih 29 Haziran 2009
RESENDE (Garcia DE), portekizli yazar (Evora 1470-öl. 1536). Joao II ve Manuel I’in özel sekreteriydi.
Vida e Feitos de Joao II (Joao II’nin Hayatı) [1545] ve Miscelânea (1554) adlı eserleri yanında, özellikle Cancioneiro (1516) adlı eseriyle tanındı. Bu son eserde, italyan kültürünün etkisinde kalmış olan veya gelenekçi üç yüz kadar portekız ve ispanyol şairinin şiirlerini biraraya toplamıştır. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESENDE (Garcia DE) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİTER (Virginia)
Tarih 27 Haziran 2009
REİTER (Virginia), alman asıllı italyan kadın oyuncu (Modena 1866 – ay.y. 1937). 1883′te C. Emanuel topluluğuna girdi ve hemen başrollere çıkmağa başladı.
1894′e kadar C. Emanuel ile beraber çalıştı. Sonra Talli-Reinach, F. Ando, C. Leigheb’in topluluklarına geçti; 1902′de L. Carini ile ortaklık kurdu. Shakespeare’in dramlarını ve modern repertuvarı eşine az rastlanır bir ustalıkla yorumlanan Reiter, çok geniş sanat imkânlarından yararlanarak bütün türleri denedi ve çağının komedilerinde de aynı başarıyı gösterdi. «Madame Sans-Gene» en unutulmaz rolleri arasındadır. (M)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİTER (Virginia) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGNAULT veya REGNAUD DE SAİNT-DANGELY
Tarih 26 Haziran 2009
REGNAULT veya REGNAUD DE SAİNT-DANGELY (Michel, — kontu), fransız siyaset adamı (Saint-Fargeau 1761 – Paris 1819). Avukattı.
Etats-generaux’ya seçildi (1789). Krallık taraftarlarının yanında yer aldı. Duquesnoy ile birlikte Ami des Patriotes’u yazdı. Ağustos 1793′te tutuklandı, hapisten kaçtı. 1796′da italyan ordusu has-tahanelerinin yöneticisi, sonra Malta’da komiser (1798), devlet danışmanı (1799), içişleri başkanı (1802) oldu. Yüzgün sırasında milletvekili seçildi ve devlet bakanlığına getirildi. Daha sonra yurt dışına sürüldü (1816-1819). [L]
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGNAULT veya REGNAUD DE SAİNT-DANGELY hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGGİANİ (Serge)
Tarih 26 Haziran 2009
REGGİANİ (Serge), italyan asıllı fransız tiyatro ve sinema oyuncusu (Reggio nell’ Emilia 1922).
1959′da J.P. Sartre’ın Altona Mahpusları (Les Sequestres d’Altona) oyunundaki başrolle büyük bir başarı kazandı. Sinemada Le Carrefour des Enfants Perduş (Kaybolmuş Çocuklar Kavşağı) [L. Joannon'un, 1943], Manon (H.G. Clouzot’nun, 1948), Verona Âşıkları (Les Amants de Verone) [A. Cayatte'ın, 1948], Halka (La Ronde) [M. Ophuls'un, 1950], Altın Horoz (Casque d’Or) [J. Becker'in, 1951], Le Doulos (J.P. Melville’in, 1962), Leopar (11 Gattopardo) [L. Visconti'nin, 1962]
adlı filimlerde dikkati çekti. 1966′da şarkıcılığa başladı. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGGİANİ (Serge) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Regeney
Tarih 26 Haziran 2009
Regeney, mimarîde bir üslûbu (1811-1830) belirtmek için kullanılan ingilizce kelime.
Bu üslûbun başlıca örnekleri, mimar John Nash’in eserleridir (Regent’s Park, Londra). Nash, bu eserlerinde en çok italyan kır evlerini örnek aldı ve yalancı mermer kullandı. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Regeney hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REDYA
Tarih 26 Haziran 2009
REDYA i. (italyan tabiat bilgini Redi’nin [1626-1698] adından ing. redia). Karaciğer sülüklerinin biyolojik çevrim sırasında geçirdiği eşeysiz devre: Karaciğer kelebeği redyası. (Redya bu evreyi bir yumuşakça üzerinde asalak yaşayarak geçirmek zorundadır.)
— ANSiKL. Karaciğer kelebeğinin yumurtasından kirpikli bir embriyon çıkar, bir yumuşakçanın (Lymnea turunculata v.b.) solunum boşluğuna girer, orada sporosist haline geçer ve gelişerek içinde çatallı bir sindirim borusu bulunan bir redya halini alır.
Bu redyalar yumuşakçanın karaciğerini istilâ ederek mevsim kışsa kelebek kurtçuğu halini alır, yaz ise yavru redyalara dönüşür. Yavru redyalar da gene ileride kelebek kurtçuğu halini alır. Çok hareketli olan bu kurtçuklar insanlara, koyun ve sığır gibi hayvanlara geçerek asalak yaşar. (L)
REE i. Bk. RİE.
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REDYA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REDİA
Tarih 25 Haziran 2009
REDİA i. (italyan tabiat bilgini Redi’nin [1626-1698] adından). Parazitol. Karaciğer sülüklerinin biyolojik çevriminde yer alan eşeysiz birey. (Redia evresinde hayvan muhakkak bir arakonakta asalak olarak yaşar; arakonak bir yumuşakçadır.)
— ANSİKL. Karaciğer kelebeğinin yumurtasından kirpikli bir embriyon çıkar ve bir yumuşakçanın (Limnaea trunculata) solunum boşluğuna girer; orada sporosiste dönüşür; sporosist de evrim geçirir; sindirim borusu şeklini alan bir hücre yığını halini alır: buna redia denir. Redia’lar yumuşakçanın karaciğerinde yayılır; mevsim kışsa bunlardan karaciğer kelebeği kurtçukları, yazsa dişi redia’lar meydana gelir; bu redialardan da ileride gene karaciğer kelebeği kurtçukları doğar.
İnsanlara, sığır ve koyun gibi hayvanlara geçerek asalak yaşayan hayvan işte çok hareketli olan bu kurtçuklardır. (L)
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REDİA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REDİ (Francesco)
Tarih 25 Haziran 2009
REDİ (Francesco), italyan bilim adamı ve yazarı (Arezzo 1626-Pisa 1698). Tıp ve felsefe doktorası yaptı (1647).
Bütün bilim dallarını inceledi; başta klasik diller olmak üzere birçok dil öğrendi. Günümüzdeki roman dilleri ve lehçebilim çalışmalarının öncüsüdür. Crusca akademisine başkan oldu. Vocabolario’ya büyük katkılarda bulundu (bu arada yabancı metinlerden aktarmalar da yaptı). Bugün Lavenziana’da bulunan değerli bir kütüphane meydana getirdi. Ferdinando II ile Cosimo III’ün «başhekimi»ydi; büyük dukalık sarayında ve Accademia del Cimento’da çeşitli «tabiî deneyler» yaptı.
Titiz bir gözlemci ve başarılı bir deneyci olan Redi, en güç biyoloji meselelerini ele aldı. Böcek nesillerinin kendiliğinden oluştuğunu öne süren eski efsaneyi yıktı; sineklerin, kokmuş etler üstüne başka sineklerin yumurta bırakması sonucunda ortaya çıktığını ispatladı (1668). Ayrıca insan vücudundaki asalak kurtlar ve birçok hayvan üstüne ilk geniş ve metotlu araştırmayı yapan bilgin de Redi’dir; bundan dolayı parazitoloji (1684) biliminin kurucusu sayılır. Redi’nin küçük eserlerinden birçoğunda çok önemli gözlemler vardır (engerek yılanının zehiri [1664], çeşitli bitkilerin külünden elde edilmiş sudan çıkarılan sunî tuzlar v.b.).
Hekim olarak da büyük ün ve servet kazandı. Consulti adlı eserinden gözlem ve deneye dayanan bir metot ortaya koydu. İlmî yazıları, mükemmel bir üslûp ve arı bir dille yazılmıştır. Consulti ve öbür eserleri edebî yönden büyük önem taşır. Bacco in Toscana (Bacchus Toscana’da) adlı ünlü dithy-rambos’u, Bacchus’un tattığı çeşitli şarapların övgüsünü yapar. Kitap, kapsadığı şiirlerin mükemmelliği, dil ve veznin ustalığı sayesinde ün kazandı. Redi, od’lar, küçük şarkılar, bürlesk şiirler ve soneler de yazdı. Ayrıca Lettere Famigliari (Samimî Mektuplar) adlı bir eseri vardır. (M)
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REDİ (Francesco) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RECAİZADE MAHMUD EKREM
Tarih 25 Haziran 2009
RECAİZADE MAHMUD EKREM, türk şairi ve yazarı (İstanbul 1847-ay.y. 1914).
Tanzimat devri yazar ve bilginlerinden Takvimhane nazırı ve Meclisi Vâlâ üyesi Recai Efendinin oğlu, Ercüment Ekrem Talu’nun babası. Beyazıt rüştiyesi ile Mektebi İrfaniye’yi bitirdi. Harbiye idadisine girdi (1858); sağlığı bozulduğu ve matematikten çok edebiyata ilgi duyduğu için bu o-kuldan ayrıldı. Hariciye Nezareti Mektubî kalemine girdi (1862).
Vergi İdarei Umumiye kaleminde (1866), Esham Muhasebei Mühimine odasında çalıştı. Şûrayı Devlet’te muavin (1868) oldu: Nafıa (1869) ve Tanzimat (1872) dairelerinde görev aldı. Tanzimat dairesi başmuavini oldu (1873). Şûrayı Devlet üyeliğine getirildi (1877). Galatasaray sultanîsi ve Mülkiye mektebinde edebiyat öğretmenliği yaptı (1880-1887). Temyiz Mahkemesi üyeliği ve Tanzimat dairesi reisliğinde (1898) bulundu.
Trablusgarp’a italyan saldırısını önlemek için inceleme yapmak üzere gönderilen kurula katıldı. Evkaf ve Maarif nazırlıkları yaptı (1908). Ayan üyeliğinde bulundu (1908-1914). Edebiyatla ilgili çalışmalarına divan edebiyatı yolunda şiirler yazarak başladı. Namık Kemal ile tanışması sanat anlayışında yenileşme imkânı yarattı. Namık Kemal Avrupa’ya gittikten sonra onun yerine Tasvir-i Efkâr’a makaleler yazdı (1867). Şûrayı Devlet’te muavinlik görevi alınca gazeteciliği bıraktı (1868).
İlk şiir kitabı Nağme-i Seher’i (Seher Nağmesi) 1871′de yayımladı. İki yıl sonra Yadigâr-ı Şebab (Gençlik Yadigârı) adlı şiir kitabı çıktı. 1890′da Zemzeme (Tatlı Sesler) a-dını taşıyan şiir kitaplarını birbirini izleyen ciltler halinde çıkarmağa başladı (I. kısım: 1883; II. kısım: 1884; III. kısım: 1885). III. Zemzeme ve Takdir-i Elhan (Nağmelerin Değerlendirilmesi) [1886] çıktığı zaman, eski edebiyat anlayışını savunanlarla giriştiği tartışmalar, geniş yankılar uyandırdı ve ancak hükümetin işe karışmasıyle kapatıldı. Recaizade Ekrem’in bu sıralarda yayımladığı tenkit yazıları bilgi ve akılla temellenmesi, gerçeğin araştırılmasını amaç edinmesiyle dikkati çekti.
Recaizade Ekrem, 1886′da Servetifünun dergisi çevresinde toplanan Tevfik Fikret, Cenab Şahabeddin, Halit Ziya (Uşaklıgil) gibi çağının genç yazarlarını destekleyerek biçim ve öz bakımından batı edebiyatı anlayışına bağlanan Edebiyatı Cedide hareketinin gelişmesine yardımcı oldu. Konuşma dilinden uzaklaşan ve titizlikle seçilmiş bir kelime kadrosunu, tabiat manzaraları ve hüzünlü duyguların özenli bir işçilikle anlatılmasında kullanan Zemzeme I – III’teki şiirleri, edebiyatı cedide şiirinin etkilendiği kaynakların başında gelir. Recaizade Ekrem, şiirleri ve tenkit yazıla-rıyle divan şiiri geleneğinin ve doğu-islâm düşüncesine bağlı eski edebiyat anlayışının bütünüyle değişmesini sağladı. Şiirin şekil bakımından gelişimine imkân hazırladı.
Divan şiirinde olduğu gibi, yazılışı birbirine benzeyen kelimelerin değil, ancak sesi benzeyen kelimelerin kafiye yapabileceğini, başka bir deyişle kafiyenin göz için değil kulak için olduğunu edebiyat dünyasına benimsetti. Şiirlerinde tabiat ve sevgiye yer verdi. Metafizik meselelerle ilgili olarak ölüm teması {Yakacıkta Bir Mezarlık Âlemi, Tahassür, Ah Nejad v.d. şiirleri) üstünde geniş ölçüde durdu.
Tefekkür (1888), Pejmürde (1894), Nejad Ekrem (genç yaşta ölen oğlu için yazılmıştır) [1914] kitaplarındaki mensur şiirleriyle nesir dilinin gelişmesine yardımcı oldu. Muhsin Bey yahut Şairliğin Hazin Bir Neticesi (1889) adlı eserinden başlayarak roman alanında da çalışmalar yaptı. Bu türdeki en başarılı eseri batı medeniyetinin eksik kavranmasını ve yalnız biçim yönünden taklidini yeren Araba Sevdası’dır (1889). Konularını bir fransız hikâyesinden (Afife Anjelik [1870]), bir fransız romanından (Atala [1873]), bir masaldan (Çok Bilen Çok Yanılır [1914]) alan oyunları da vardır.
Edebiyat tarihi ve tenkit alanındaki çalışmaları arasında bazı şairlerin hayatlarını ve sanatlarının özelliklerini anlatan Kudemadan Birkaç Şair (1889), genç yazarların kitaplarına yazdığı sunuş yazılarını toplayan Takrizat (övgüler) [1898], yeni edebiyat anlayışının ilkelerini tanıtan edebiyat bilgileri kitabı Talim-i Edebiyat (1882) yer alır. Fransızcadan manzum ve mensur bazı tercümelerini Naçiz (Değersiz) [1885] adı altında yayımladı. Chateaubriand’ın Atala’sını (1871) ve Silvio Pellico’nun hatıralarını anlatan eserini de (Meprizon Tercümesi) [1875] Türkçeye çevirdi. (-> Bibliyo.) [M]
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RECAİZADE MAHMUD EKREM hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REAYA
Tarih 25 Haziran 2009
REAYA i. (ar. ra’yye’den re<âyâ, otlatılan hayvan sürüsü).
Esk. Bir hükümdarın yönetimi altında bulunan halk: Gadrede reayasına vali-i eyalet // Dünyada ve ukbada ne zillet, ne rezalet! (Ziya Paşa). Padişah Allah'ın vekili olarak bu toprakları reayasına kiracı gibi vermiştir (Kemal Tahir). // Osmanlı imparatorluğunda müslüman olmayan tebaa: Hıristiyanlar Osmanlı devrinde gerçi reaya muamelesi görmekten şikâyetçidirler (F.R. Atay). // Teşm. yol. Hıristiyan (Zt. BERAYA.) || Terfih-i reaya, tebaanın refahını sağlama.
— ANSİKL. Teşk. tar. Başlangıçta, Osmanlı devletinin yönetimi altında bulunan müslüman ve hıristiyan, bütün halk topluluklarına, yönetilen, hükümete bağlı olan topluluk anlamında reaya deniyordu. Sonraları halk, müslim ve gayrı müslim diye ayrılınca, gayri müslim adı altında toplanan bütün tebaaya reaya adı verildi, islâm dininin doğuşundan bir süre sonra, cizye denen özel bir vergi vermekle görevli olan ve islâm dininden başka bir dine bağlı bulunanlara ehli zimmet veya zimmi denmeğe başlandı.'
Gayri müslim olan bu topluluğun verdiği vergiye karşılık bütün haklarının, can, mal ve mesken güvenliğinin sağlanması devlete bırakılıyordu. Devlet ödedikleri vergiden dolayı, yönetimi altında bulunan bütün gayri müslimlerin hayatını korumakla görevliydi, islâm devletinin yönetimi altında bulunan gayri müslimlerle cizye karşılığı ilk anlaşmayı Hz. Muhammed yaptı. Bu anlaşma gereğince devlet, reayanın (gayri müslimlerin) bütün haklarını koruyacak; onların can, mal, ırz ve mesken güvenliğini sağlayacak; inançlarında, ibadetlerinde onları serbest bırakacak; buna karşılık onlar da devlete cizye vereceklerdi. Hz. Muhammed'in ölümünden sonra, Dört Halife ve daha sonra Halid bin Velid devrinde, gayri müslimlerle (reaya) yeni anlaşmalar yapıldı.
Hz. Muhammed'in koyduğu anlaşma hükümleri yürürlükte kaldı ve duruma göre bunlara bazı yeni maddeler eklendi. Yeni alınan ülkelerdeki gayri müs-limlere ve onların rahiplerine iyi davranıldı; inançlarına, geleneklerine, ibadetlerine, sanat, ticaret yapmalarına engel olunmadı; yalnız, verecekleri cizyenin zamanı, miktarı belirtildi, bununla ilgili anlaşmalar yapıldı. Savaşla girilen bir gayri müslim ülkesindeki halk barış isterse onlarla anlaşma yapılır, alınacak vergi (cizye) bir hükme bağlandıktan sonra gayri müslimler devletin yönetimi altına girerdi.
Vergiler, reayanın sayısına ve malî durumuna göre düzenlenirdi. Vergiyle ilgili anlaşmalarda gayri müslimlerin devlet tarafından her türlü saldırı ve haksızlığa karşı korunma gerekçesi özel bir madde olarak yer alırdı. Cizyeyi vermeyen gayri müslimler, islâm devleti tarafından korunmaz, hayat ve malları güven altına alınmazdı. Hz. Muhammed'in kurduğu bir gelenek gereğince yeni ele geçirilen bir gayri müslim ülkesinde halka, önce anlaşma yapmak için üç şart gösterilirdi.
Bunlar: Müslümanlığı, savaşı veya cizyeyi kabul etmekti. Müslümanlığı kabul edenler cizye vermezlerdi. Savaşı kabul edenler savaş kurallarına göre işlem görürdü. Cizye denen özel vergi ödemeyi kabullenenler de devletin yönetimi altına girer, reaya sayılırdı. Cizye vermeyen gayri müslimlerin hayatları, mal ve mesken güvenliği devlet tarafından sağlanmazdı. Buna karşılık, müslümanlar yapılan anlaşmaların gereğini yerine getirmezlerse reaya da vergi vermezdi. Halife Ömer devrinde, reayadan alınan vergi belli bir düzene konuldu, bazı kurallara bağlandı.
Buna göre, zenginler her yıl 48, orta durumda olanlar 24, yoksullar ise 12 dirhem gümüş cizye vermekle yükümlüydü. Ancak, bu miktarlar da dondurulmadı; devrin şartlarına göre, karşılıklı anlaşmalarla değiştirildi. Halifelik Emevilere geçtikten sonra, devletle reaya arasındaki ilişkiler eskisi gibi sürdürüldü. Ancak, devlet giderlerinin çokluğu ileri sürülerek, bazen cizyenin artırıldığı, ağırlaştırıldığı oldu. Bunun üzerine, reaya ile devlet yöneticileri ve hâkim sınıflar arasında bazı geçimsizlikler ortaya çıktı. Reaya, emevî halifelerinin aşırı masraflarından, gereksiz giderlerinden yakınmağa, Hz» Muhammed ve Dört Halifenin yolundan gidilmediğini ileri sürmeğe başladı. Bütün bunlara karşılık, önemli ve devlet düzenini sarsıcı bir olay çıkarmadıkları sürece reayaya fazla baskı yapılmadı.
Emevîler, reayadan yalnız cizye almakla yetinmediler; onlara devlet işlerinde resmî görevler de verdiler. Hesap ve yazı işleri bilen gayri müslimler Divanda görev alırlardı. Bu durum, devletle reaya, özellikle müslümaniarla gayri müslimler arasında bir yakınlaşmanın, devlet düzeninde eşit işlem görmenin açık bir belirtisi sayılıyordu. Bu yüzden, devlet dairelerinde görev almak için, reaya çocukları arasında hesap, yazı ve tercüme işlerini görebilecek nitelikte bir eğitim ve öğretim düzeni uygulanıyordu. Bunun sonucu, Emevîler devrinde birçok gayri müslim yazar, bilgin, hekim yetişti. Abbasîler devrinde de reaya ve müslümanlar arasındaki ilişkiler eskisi gibi sürdürüldü, Hz. Muhammed ve Dört Halife devrinde kurulan geleneğe uyuldu, Cizye, onların düzenlediği şartlar altında toplandı.
Bazen, devletin giderlerindeki durum gereğince, cizyenin miktarında değişiklikler yapıldı. Abbasîler devrinde ve onlardan sonra gelişen müslüman fetihleri sonucu reayanın sayısı çoğaldı. Alınan uzak ülkelerde reaya ile, müslümanlar, özellikle devlet yöneticileri arasında yeni yeni cizye anlaşmaları yapıldı, iran, Mısır, Kuzey Afrika, ispanya gibi ülkelerde kurulan islâm devletleri bu vergi usulünü sürdürdü; reaya ve müslüman halk ilişkilerini devrin ihtiyaçlarına göre düzenledi.
Anadolu, Selçuklular tarafından alındıktan sonra islâm devletlerinde uygulanan vergi usulü aşağı yukarı olduğu gibi benimsendi. Reaya, vergisini ödediği sürece, bütün din ve dünya işlerinde bağımsız bırakıldı. Onların özel yaşayışlarına, öğretim ve eğitimlerine, ibadetlerine, gelenek ve göreneklerine dokunulmadı.
Osmanlı devletinde de, cizye usulü olduğu gibi bırakıldı. Yeni alman ülkelerde islâm dinini kabul etmeyenler vergiye bağlanarak yerlerinde bırakıldı. Bunların mal, can ve mesken dokunulmazlıkları, inanç ve ibadet bağımsızlıkları devlet tarafından güven altına alındı. Osmanlı devletinin tebaası durumunda olan reaya askere alınmıyordu. Reaya ile müslümanlar arasında, hukuk yönünden ayrılık yoktu. Bütün ayrılık, reayadan alınan cizye idi. Osmanlı devletinde, zaman zaman, reayadan avarız akçesi denen özel bir vergi daha alınırdı, öşür, değirmen vergisi, ağnam v.b. vergiler konusunda müslümanîarla reaya sınıfı eşit işlem görürdü. Reayadan alınan cizye, Halife Ömer devrinde olduğu gibi, edna (düşük), evsat (orta), ala (yüksek), diye üçe ayrılırdı.
Edna, yoksullardan, evsat, malî durumu orta derecede olanlardan, ala ise zenginlerden alınırdı. Osmanlı devletinde, bazı padişahlar, zaman zaman bazı yeni vergiler koydular. Savaş sırasında, savaş giderlerinin, ordu masraflarının çoğalması üzerine Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan Süleyman avarız akçesi toplamayı belli bir kurala bağladılar, önceleri geçici nitelikte olan bu vergi sonraları emlâk vergilerine eklenerek sabit bir vergi durumuna getirildi. Reayadan, yapım işlerinde çalıştırmak yoluyle yararlanıldığı gibi, Yeniçeri ocağına asker yetiştirmek amacıyle özel bir eğitim ve öğretimden geçirilmek üzere çocuklar da alınırdı. Ayrıca, bunlar arasından isteyerek sipahi olanlar, köprü yapımında çalıştırılanlar, ordunun ulaştırma işlerinde görev alanlar davardı.
Yeniçeri ocağına alman reaya çocukları islâm dini kurallarına göre eğitim ve Öğretim görür; içlerinden yetenekli olanlar devlet ve ordu görevlerinde en yüksek basamaklara kadar çıkarlardı. Ayrıca kürekçilik, yol onarımı gibi işlerde çalışanlar vergi ödemekten kurtulur, gündelik de alırlardı. Divanda saklanan reaya defterleri otuz yılda bir «tahrir» yapılarak tutulur, sonra hükümet merkezine gönderilirdi. Bir süre, Yavuz Sultan Selim, reayadan «peksimet bahası» olarak avarız akçesi topladı. Bunu toplarken de, vergi ö-demekle görevli kimselerin malî durumlarının göz önünde tutulmasını, ödeyemeyecekleri bir miktarın toplanması yoluna gidilmemesini buyurdu.
Osmanlı devletinde, reayadan hizmeti görülenlere tımar verilir, bu tımarı kazanmak isteyenler sipahi yazılır, böylece vergiden kurtulurlardı. Yalnız, reayadan olan herkes, istediği zaman sipahi olamaz, tımar alamazdı. Bu konuda uygulanan bazı kurallar vardı. Atadan, babadan devlete hizmeti geçmiş olanlar seçilirdi. Bu usul, vergi vermekten kurtulmak için, herkesin sipahi yazılması sonucu devlet hazinesinin gelir kaynaklarından yoksun kalmasını önlemek içindi. Kanunî Sultan Süleyman, özel bir kanunla reayadan alınması gereken vergileri sınıflandırdı. Sonra Ahmed I tarafından yeniden düzenlenen ve uygulanan Reaya kanunu uzun zaman yürürlükte kaldı.
Osmanlı devletinin iç kurumlarında, yönetim düzeninde görülen sarsıntılar sonucu, reaya ile olan ilişkilerde de bazı aksaklıklar ortaya çıktı. Reayadan vergi toplamakla görevli kimseler, bazen aşırı davranışlarda bulundular; reayadan fazla vergi alma yoluna giderek, devletle reaya arasındaki bağların gevşemesine, birtakım geçimsizliklerin doğmasına yol açtılar, özellikle Murad III devrinde içkilerden vergi alınma yoluna gidilince reaya, durumundan yakınmağa başladı. Çünkü Osmanlı devletinde, içkiyi yapan ve satanlar, daha çok reayadan olan gayri müslimlerdi.
Reaya, Murad III'ün içkiden ayrı bir vergi alınmamasını ve bunun cizyeye eklenmesini istedi. Bunun üzerine yeni bir kanunla reayaya uygulanan vergi, zenginden 45, orta durumda olanlardan 30, yoksullardan 15 akçe olarak düzenlendi. Bu yeni vergi, bölgelerin durumuna göre de değişiyordu. Reayadan alınan bu cizye, sonraları bedeli askerî adını aldı. Tanzimat döneminde de reaya, eski durumunu korudu. Müslümanlarla reaya arasındaki ayrılıklar devletin koyduğu bazı kanunlarla sürdürüldü. Ancak, İkinci Meşrutiyetten (1908) sonra, reayadan da asker alınmağa başlandı.
Bunun sonucu olarak bedeli askerî adı verilen cizye de kaldırıldı. Reaya ile müslüman halk arasında ayrılık zaman zaman yumuşadı; bütün devlet dairelerinde, okullarda, askerlikte reayadan olanlarla müslümanlara eşit işlem yapılma gereği konuldu.
Fatih Sultan Mehmed tarafından, Osmanlı devleti sınırları içinde reayaya tanınan bütün haklar İkinci Meşrutiyete kadar sürdü. Bu uzun dönem içinde reaya, din, eğitim, öğretim, ibadet ve geleneklerinde serbest bırakıldı. Osmanlı bilim kurumlarının yanı sıra, reayanın da geliştirdiği özel öğretim ve eğitim kuruluşları vardı. Buralarda da deneysel bilimler alanında, özellikle tıp, kimya ve matematikten birçok bilgin araştırıcı yetişti.
Sanatlarda, özellikle mimarîde başarılı sanatçılar yetişti. Tanzimat'tan sonra açılan osmanlı öğretim kurumlarının çoğunda reaya çocukları, daha çok yabancı dil ve deneysel bilimlerle ilgili derslerde öğretmenlik görevlerine getirildi. Bunlara elçiliklerde, saraylarda tercümanlık, yabancı devletler nezdinde elçilik görevleri verildi. Askerlik alanında yapılan yeniliklerde reayadan yetişen uzmanlardan da faydalanıldı. Reaya, başlangıçtan beri kendisine tanınan haklara dayanarak, Osmanlı devleti sınırları içinde özel din okulları, öğretim kurumları, ibadethaneler açtı.
Tanzimat'tan sonra azınlıklar kendi dillerinde öğretim ve eğitim yapan, ilkokuldan liseye kadar, özel okullar açtılar. Bunlar arasında fransızca, ingilizce, almanca, italyanca, rumca, ibranîce, ermenice öğretim yapan özel okullar vardır. Reaya, devletle olan ilişkilerinde, kamu düzeninde genel yasalara, din ve inançlarıyle ilgili konularda ise bağlı bulundukları din kurumlarının koyduğu özel kanunlara uymak zorundaydı. Tanzimat'tan sonra reayaya tanınan yeni haklar, İkinci Meşrutiyette genişletildi ve bu haklara yenileri eklendi. Bu yeni haklar, 1912'de reaya tarafından kötüye kullanıldı.
Osmanlı devletinin paylaşılmasını öngören bazı avrupa devletleri ve onların Türkiye'deki temsilcileri, reayanın haksızlıklara uğradığını, haklarının avrupa devletlerince korunması gereğini ileri sürdüler. Bu sebeple Osmanlı devletinin iç işlerine karışmağa başladılar. Birinci Dünya savaşında reaya, Osmanlı devleti içinde daha geniş ölçüde bölücü çalışmalara girişti; devletin genel düzenini sarsıcı, bölücü birtakım haklar istedi.
Savaş yılları süresince de Osmanlılar aleyhinde çalıştı. İzmir ve istanbul illerinde, Karadeniz kıyılarında devletin bütünlüğünü yıkıcı eylemlere girişti. Reaya arasında bağımsızlık isteyenler, Osmanlı devleti toprakları üstünde, özellikle Anadolu'da ayrı birer devlet kurmak için gizli gizli çalışanlar oldu. Birinci Dünya savaşından sonra Türkiye cumhuriyeti kurulunca (1923) Türkiye toprakları üzerinde bulunan bütün insanlar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kabul edildi.
Osmanlı imparatorluğunun baştan beri, kendi toprakları üstünde ayrı bir topluluk olarak koruduğu reaya ile müslümanlar arasındaki ayrılık ortadan kaldırıldı. Türkiye cumhuriyeti uyrukluğunda olan bütün yurttaşlar kanun karşısında, vergi düzeninde, öğretim, eğitim ve din kurumlarında, askerlik alanında, adliye işlerinde eşitliğe kavuşturuldu; özel imtiyazlar ortadan kaldırıldı. (-> Bibliyo.) [M]
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REAYA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RATTAZZİ
Tarih 24 Haziran 2009
RATTAZZİ (Urbano, — kontu), italyan siyaset adamı (Alessandria 1808-Frosinone 1873).
Avukattı. Hukuk profesörü oldu. Torino parlamentosuna seçildi (1848), burada Merkez solu yönetti. Eğitim ve adalet bakanlığı yaptı ve hükümeti Avusturya ile mütarekeyi bozmağa teşvik etti (mart 1849). Meclis başkanı (1852) olarak Cavour’a Connubio koalisyonu içinde Merkez solun desteğini sağladı.
Adalet bakanı oldu (1853). İçişleri bakanıyken (1855-1858) Cavour ile bozuştu. La Marmora kabinesinde yeniden görev aldı (1859-1860). Başbakan olunca (mart-aralık 1862) Garibaldi’yi Güney İtalya’da harekete geçmeğe teşvik etti ve onun Aspromonted’e esir düşmesi üzerine istifa etmek zorunda kaldı.
Ricasoli’nin yerini aldı (nisan-ekim 1867). Garibaldi’yi tekrar Roma’ya karşı kışkırttı ve Mentana savaşı arifesinde çekildi. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RATTAZZİ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REA (Domenico)
Tarih 24 Haziran 2009
REA (Domenico), italyan yazarı (Napoli 1921).
Napoli’de günlük hayatın en alışılagelmiş yönlerini anlatan hikâyelerinde (Spaccanapolt, 1947; Le Formicole Rosse [Kırmızı Karıncalar], 1948; Ritratto di Maggio [Mayıs'ın Resmi], 1953; Gesû, Fate Luce [Isa, Işık Yarat], 1950; Quel che Vide Cummeo [Cummeo'yu Gören Biri], 1955), dramatik ve mizahî tasvirlerde, geniş hayal gücü ve canlı bir gerçekçilikle, barok sanat anlayışına uygun olarak kişileri, olayları ve toplumsal çevreleri açık ve ustalıklı bir şekilde kaynaştırır. (M)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REA (Domenico) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAPONDİ (Dino)
Tarih 23 Haziran 2009
RAPONDİ (Dino), italyan bankacısı (Luca 1350′den önce – Brugge 1414 veya 1415).
Paris’te, Montpellier’de ve Brugge’de bankaları vardı. Charles VI sarayının bankeri (aynı zamanda saraya kıymetli kumaş ve mücevher satıyordu), Yiğit Philippe’in danışmanı ve başsofracısı oldu. Nicopolis’te Türklere esir düşen (1356) Yiğit Philippe’in oğlu Korkusuz Jean’ın kurtarılması için gereken fidyeyi ödedi. Rapondi’nin adı daha sonra Louis d’Orleans’ın öldürülmesi olayına karıştı (1407). Çok zengin olan Rapondi, güzel konaklar yaptırmıştı. (L)
23 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAPONDİ (Dino) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAPİSARDİ
Tarih 23 Haziran 2009
RAPİSARDİ (Mario), italyan şairi (Catania 1844-ay.y. 1912). Eserleri arasında toplumsal ve felsefî konulu şiirler önemli bir yer tutar. Rapisardi, Carducci’nin rakibiydi, onunla yankılar yapan tartışmalara girişti. Eserleri arasında, Palingenesi (1868), Ricordanze (Hatıralar) [1872], Lucifero (1877), Giobbe (Eyyub) [1884], Poesie Religiose (Dinî Şiirler) [1887], Epigrammi (Epigramlar) [1888], Poemetii (Küçük Şiirler) [1885-1907], Atlantide (1894) vardır. (L)
23 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAPİSARDİ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Rapallo konferansı
Tarih 23 Haziran 2009
Rapallo konferansı, Caporetto bozgunundan sonra fransız, ingiliz ve italyan generalleri ve bakanları arasında 6 ve 7 kasım 1917′de Rapello’da toplanan konferans. Temsilciler tek sorumlu olarak kalan başkumandanların tasarılarını bağdaştırmak için Versailles’da toplanacak bir yüksek savaş konseyi kurdular. Her ülkeden iki üyenin katıldığı bu konseye bir kurmay heyeti yardımcı oluyordu. Konferansı ayın 8′inde yapılan Peschiera konferansı izledi. (L)
23 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Rapallo konferansı hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RASTRELLİ
Tarih 23 Haziran 2009
RASTRELLİ (Bartolomeo Carlo, — kontu), italyan heykeltıraşı (Floransa 1675′e doğr. – Petersburg 1744).
1700′e doğru Paris’e yerleşti, 1716′da Petersburg’a davet edildi ve Büyük Petro’nun emrinde çalıştı.
Başlıca eserleri: Leningrad’da Mühendisler meydanında Büyük Petro’nun atlı heykeli, imparatoriçe Anna İvanovna’nın heykeli, prens Meşikov’un (Rus müzesi) ve Büyük Petro’nun (Ermitaj) heykelleri. (L)
23 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RASTRELLİ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RANZONİ (Daniele)
Tarih 22 Haziran 2009
RANZONİ (Daniele), italyan ressamı (İntra 1843-ay.y. 1889). İyi bir portre ressamıydı, ölümünden sonra eserleri genç italyan okulu tarafından gün ışığına çıkarıldı (1930). Ranzoni, Milano ve Torino akademilerinde yetişti, Milano’ya yerleşti (1869) ve 1877-1879 arasında Londra’da oturdu. Başlıca eserleri, İntra müzesindedir. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RANZONİ (Daniele) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RANZOLİ (Cesare)
Tarih 22 Haziran 2009
RANZOLİ (Cesare), italyan filozofu (Mantova 1876-Cenova 1926). Messina (1918-1922) ve Cenova (1922-1926) üniversitelerinde ders verdi.
En önemli eseri: Dizionario di Scienze Filosofiche’dk (Felsefe Bilimleri Lügati) [1905]. ölümünden sonra yayımlanan // Realismo Puro (Saf Gerçekçilik) [1932] ise yazarın gerçekçilik anlayışını en eksiksiz yansıtan kitabıdır. (M)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RANZOLİ (Cesare) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RANİERİ (Antonio)
Tarih 22 Haziran 2009
RANİERİ (Antonio), italyan yazarı (Napoli 1806-ay.y. 1888). 1831-1837 Arasında, daha çok Leopardi ile olan dostluğu dolayısıyle tanındı. Ama, çok sonraları yayımladığı bir hatıra kitabında (Sette Anni di Sodalizio con G. Leopardi [G. Leopardi ile Yedi Yıl], 1880) bu dostluktaki rolünü hoş olmayan bir tarzda övdü. Ginevra o L’Orfanella della Nunziata (Ginevra veya Nunziata’lı öksüz Kız) [1839] adlı romanında, Napoli’deki yoksul çocuklar yurdunda yetişen fakir bir kızın hazin hikâyesini anlattı. Yazarın kovuşturulmasına yol açan bu eser, uzaktan uzağa verismo okulunu müjdeler. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RANİERİ (Antonio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RANGONİ (Cristoforo)
Tarih 22 Haziran 2009
RANGONİ (Cristoforo), italyan mimarı (Piacenza XVII. yy.). Piacenza Belediye sarayının tiyatrosunu yaptı (1646). Tiyatronun binlerce seyirci alan salonu, süslemelerinin zenginliğiyle dikkati çeker (yalancı mermerden dor sütunları, yaldızlı kornişler). Bu tiyatronun, bükülmez bir perdesi ve önemli sahne tertibatı vardı. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RANGONİ (Cristoforo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMUSİO (Giovanbattista)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMUSİO (Giovanbattista), italyan coğrafyacısı, bilgini ve devlet adamı (Treviso 1485-Padova 1557). 1515′ten itibaren Venedik şatosu sekreteri, 1533′te Onlar meclisi sekreteri oldu ve birçok ülkede elçilik yaptı. Yolculuklarını anlatan değerli bir kitap yayımladı: Delîe Navigationi et Viaggi (Denizcilik ve Seyahatler Üstüne) [1550-1559]. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMUSİO (Giovanbattista) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMPOLDİ (Giovanni Battista)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMPOLDÎ (Giovanni Battista), italyan şarkiyatçısı (Uboldo, Milano 1761-Milano 1836). Doğu ülkelerini gezdi; Milano’da gümrük idaresinde çalıştı, öğretici, coğrafî, tarihî birçok derleme dışında, Annali Musulmani (İslâm Yıllığı) [12 cilt, 1822-1826] adlı bir eser yazdı. B. d’Herbolot’nun Bibliotheçue Orientale’ine (Doğu Kütüphanesi) dayanan bu eser, islâm devletleri tarihi üstüne ilk büyük çalışmadır. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMPOLDİ (Giovanni Battista) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMORİNO (Gerolamo)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMORİNO (Gerolamo), italyan generali (Cenova 1792 – Torino 1849). 1807′de La Fleche askerî okulunu bitirdi. İmparatorluk devrinin bütün savaşlarına katıldı ve Waterloo’da albay rütbesiyle görev aldı. Daha sonra İtalya (1821) ve Polonya (1831) ayaklanmalarına katıldı; Mazzini ile birlikte bir gizli dernek kurdu. 1848 ve 1849 savaşlarına katıldı. Novara’dan sonra ihanetle suçlandı; bir harp divanı tarafından mahkûm ve idam edildi. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMORİNO (Gerolamo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMEAU (Jean-Philippe)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMEAU (Jean-Philippe), fransız bestecisi (Dijon 1683-Paris 1764). İlk müzik derslerini babasından aldı. Dijon Notre-Dame kilisesinin orgcusu oldu: Milano’ya yaptığı kısa bir yolculuktan (1701) sonra 1702′de Clermont-Ferrand’da, 1705′te de Paris kiliselerinde orgculuk yaptı. 1706′da Birinci Klavsen Parçaları Kitabım yayımladı. Sırasıyle Dijon’da (1708), Lyon’da (1713) ve yeniden Clermont-Ferrand’da (1713) orgculuk yaptı ve 1722′ye kadar orada kaldı. Aynı yıl Traite d’Harmonie (Armoni incelemesi) adlı kitabını yayımladı.
1723′te Paris’e döndü, ikinci Klavsen Parçalarım (1724) yayımladı ve birkaç vodville tiyatro çalışmalarına başladı. 1732′de Sainte – Croix-de-la-Bretonnerie’de. 1736′da da Cizvit kolejinde orgculuk yaptı. Vergi kesenekçilerinden La Poupliniere’in müzik işlerini yönetti, bu sayede Kraliyet Müzik akademisine girebildi. 1733′te lirik trajedisi Hippolyte et Aricie Paris operasında temsil edildi ama tam bir başarı kazanamadı. Buna karşılık Les indes Galantes 1735), Castor et Pollux (1737) ve özellikle Dardanus (1739) büyük ilgi gördü. Generation Harmonique (Armoni üretmeleri) adlı kitabının yayımlanması ve bir bestecilik okulu açması Rameau’nun şöhretini bir kat daha artırdı, 1745′te saray müzikçiliğine getirildi. Artık fransız müziğinin en büyük temsilcisi olarak kabul edilen Rameau, Bouffon’lar çatışmasının başlamasıyle italyan müziği taraftarlarının saldırısına uğradı (1752-1754). Observations sur Nötre instinct Pour la Musique (Müzik İçgüdümüz Üstüne Düşünceler) [1754] adlı yazısını yayımlayarak kendisi için ileri sürülen iddiaları çürüttü. 1754′ten sonra ancak saray için bazı küçük parçalar besteledi. Sondan bir önceki operası Paladins ancak birkaç kere temsil edildi. Buna karşılık ilk operalarının yeni temsilleri gerçek birer zafer oldu. Abaris ou les Boreades adlı son operası sahneye konulmadan az önce öldü.
Rameau’nun çok sayıdaki eserlerinin en önemli ve en ilgi çekici kısmı otuz üç tiyatro eseridir (lirik trajediler, opera-bale’ler, komedi-bale’ler v.b.); bu eserlerde müzikçinin dramatik dehası ve yenilikçi yetenekleri açıkça görülür. Yaptığı en önemli yenilikler, recitativo’laıın ve aryaların biçimini metnin gereklerine bağımlı kılmak ve gereksiz süslemelerin bir yana bırakılarak danslarla divertimento’lara da anlatımcı bir değer, bir güç kazandırmaktır. Çalgı alanında Rameau orkestrada anarmoniyi ve yaylı çalgılarda çift tel ile pizzicato’yu kullanan ilk bestecidir. Klavsen alanında (dört büyük derleme) getirdiği yenilikler hem anlatım hem de teknik yönden orijinaldir. Füg biçimini kullanan motetieri ses yönünden çok zengindir. Din dışı kantatları çağının geleneklerine daha uygundur. Nazarî eserleri, özellikle akortların oluşması (üçlülerin temel bir bas üstünde üst üste gelmesiyle) ve çevirme ilkesiyle ilgili görüşleri ayrı bir önem taşır. Bunlar uyum teorisine yeni bir yön kazandırmıştır. (ML)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMEAU (Jean-Philippe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMAZZİNİ (Bernardino)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMAZZİNİ (Bernardino), italyan hekimi (Carpi 1633 – Padova 1714). Padova üniversitesinde profesördü; De Morbis Arti-ficum (1713) adlı eserinde, iş kazalarının önemini, alınacak bazı sağlık ve güvenlik tedbirlerini belirterek bu alanda öncülük yaptı. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMAZZİNİ (Bernardino) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAJNA (Pio)
Tarih 20 Haziran 2009
RAJNA (Pio), italyan tenkitçisi ve profesörü (Sondrio 1847-Floransa 1930). Floransa üniversitesinde ders verdi ve «şövalye şiiri»nin menşeleri üstüne önemli eserler yazdı: Ricerche intorno ai «Reali di Francia» (Fransız Kralları üstüne Araştırmalar) [1876], Le Fonti deli «Orlando Furioso» («Çılgın Orlando»nun Kaynakları) [1876], Le Origini dell’Epopea Frencese (Fransız Destanının Menşeleri) [1884]. (L)
20 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAJNA (Pio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİNALDİ (Girolamo)
Tarih 19 Haziran 2009
RAİNALDİ (Girolamo), italyan mimarı (Roma 1570 – 1655), ressam ve mimar ADRİANO’nun (öl. Roma 1597) oğlu. Montelto’da mimarlık okudu, öğretmeni Domenico Fontana tarafından Sixtus Quintus için bir kilise yapmakla görevlendirildi. Sixtus Quintus da Senato sarayının tamamlanmasını ona bıraktı.
— Oğlu, CARLO (Roma 1611 -1691), Bernini’nin öğrencisi idi. Roma’da ikiz Santa Maria dei Miracoli ve Santa Maria in Montesanto kiliselerini yaptı (1662).
Berrini’nin büyük bir projesinden ilham alarak Santa-Maria-Maggiore’nin mihrabını inşa etti. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİNALDİ (Girolamo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİMONDİ (Pietro)
Tarih 19 Haziran 2009
RAİMONDİ (Pietro), italyan bestecisi (Roma 1786 – ay.y. 1853). Napoli’de kralın tiyatrolarında müdürlük yaptı (1824-1832), hayatının son yıllarında Roma’da San Pietro kapellasının yöneticisi oldu. Altmıştan çok opera, yirmi bir bale, pek çok din müziği besteledi. (L)
RAİMONDİNO DE LİUCCİ. Bk. MONDİNO DEİ LİUZZİ.
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMONDİ (Pietro) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİMONDİ (Marcantonio)
Tarih 19 Haziran 2009
RAİMONDİ (Marcantonio), italyan gravürcüsü (Bologna 1480′e doğr. – ay.y. 1534′e doğr.). Ressam Francia’nın kardeşine ait kuyumcu atelyesinde çalıştı. Albrecht Dürer’in bazı gravürlerini ‘ gördükten sonra gravüre heveslendi, bu gravürlerin taklitlerini yaptığı için Venedik senatosu tarafından mahkûm edildi (1510). Daha sonra Raffaello’nun gravürcüsü oldu, onun resimlerini Avrupa’da yaydı. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMONDİ (Marcantonio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİMONDİ (İgnazio)
Tarih 19 Haziran 2009
RAİMONDİ (İgnazio), italyan kemancı ve bestecisi (Napoli 1735′e doğr. – Londra 1813). Barbella’nın öğrencisidir. San Carlo’da kemancılık yaptı (1759-1762), sonra Telemakhos’un Serüvenleri adli taklitli senfonisinin icra edildiği ve eserlerinin pek çoğunun basıldığı Amsterdam’a yerleştiği sanılır.
Başlıca eserleri: Keman, Viyola ve Viyolonsel İçin Üç Üçlü, Üç Keman Konçertosu, Yaylılar İçin Altı Dörtlü, Keman ve Bas için Altı Sonat, Eşlikti Klavsen veya Piyanoforte, Keman ve Viyolonsel Parçaları. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMONDİ (İgnazio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİMONDİ (Giuseppe)
Tarih 19 Haziran 2009
RAİMONDİ (Giuseppe), italyan yazarı (doğ. Bologna 1898).
Ronda dergisi birçok özelliğini Raimondi’nin 1918′de kurduğu edebiyat dergisi La Raccolta’dan aldı (Raimondi, daha sonra Ronda’nın en genç elemanı oldu). Bu derginin yeni-klasik zevki Raimondi’yi sürekli olarak etkiledi; bu durum derginin bütün sayfa düzeninde, bütün yazılarında, denemelerinde açıkça görülür. Notizia su Baudelaire (Beandelaire Üstüne Tanıtma Yazısı) [1924]; Galileo Ovvero dell’Aria (Galileo veya Hava Üstüne) [1926]; Domenico Giordani (1928), Testa o Croce (Yazı mı Tura mı?) [1923], İl Carte-siano Signor Teste (Descartes’çı Bay Teste) [1928]; Magalotti (1929); Giornale Ossia Taccuino (Gazete veya Cep Defteri) [1942], Anni di Bologna (Bologna’lı Anni) [1946]. Raimondi daha sonra başarılı hikâyeler yazmağa başladı, devrin toplumsal ve siyasî olaylarını dikkatle izledi ve bu izlenimlere bir zanaatkar oğlu olarak kendi çalışmalarından edindiği deneyleri de katarak gerçekçi bir şekilde hayatını anlattı:
Giusseppe in italia (Giuseppe İtalya’da) [1949]; en iyi eseri Notizie dall Emilia (Emilia’dan Haberler) [1954]; Mignon (1955). Sanat tenkitçiliği yaptı, ayrıca De Pisis (1954) üstüne bir araştırma, edebiyat ve sanat hayatiyle ilgili bir hatıra kitabı (La Valigia della îndie [Hindistan Bavulu], 1955) yayımladı. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMONDİ (Giuseppe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİMONDİ (Gianni)
Tarih 19 Haziran 2009
RAİMONDİ (Gianni), italyan tenoru (Bologna 1923). İlk olarak 1947′de Bologna’da, 1953′te Londra’da, 1955′te de Scala’ya girerek Maria Callas’ın yanında Traviata’da oynadı. Daha sonra, Viyana’da ve New York Metropolitan’ında (1965) özellikle italyan romantik operalarındaki rolleriyle başarılı oldu. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMONDİ (Gianni) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİMONDİ (Antonio)
Tarih 19 Haziran 2009
RAİMONDİ (Antonio), italyan gezgini ve bilim adamı (Milano 1826 – San Pedro de Facasmayo, Peru 1890). Roma cumhuriyeti aleyhinde gösterdiği faaliyet yüzünden İtalya’yı terk etmek zorunda kaldı ve Peru’ya yerleşti. Orada tabiat bilgisi dersleri verdi (1851). Daha sonra, özellikle Kuzey Peru ve Bolivya’da And dağlarının keşfedilmemiş yerlerine geziler yaptı, Peru’nun bir haritasını hazırladı; ayrıca, topladığı çeşitli belgelerle Peru’nun tabiat şartlarını anlatan bir eser
(El Peru [3 cilt, 1874-1879]) yazdı. (M)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMONDİ (Antonio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAGUSA
Tarih 19 Haziran 2009
RAGUSA, Dalmaçya kıyısında eski cumhuriyet.
• Tarih. Ragusa, yunan şehri Epidauros’un Adriya denizinde, Dalmaçya kıyısı yakınında kurduğu koloniden doğdu. Roma dünyasına katılan ve uzun süre Batı Roma imparatorluğuna bağlı olarak yaşayan Ragusa, on iki yüzyıl boyunca Doğu dünyasının kenarında kurulmuş, deniz ticaretiyle uğraşan bir latin şehri olarak kaldı. Bizans imparatorluğunun gücünün devam ettiği ve Güney İtalya’ya hâkim olduğu süre boyunca Ragusa da Venedik gibi ona bağlıydı. Şehir 1000′de Bizans imparatorluğu sınırları içinde kalmağa devam etmekle beraber Venedik dukasının idarî hâkimiyetini kabul etmek zorunda kaldı. Sonra, Venedik 1204′te Bizans imparatorluğunun deniz parçasını ele geçirince, sırp tehlikesine karşı yunan desteğinden yoksun kalan Ragusa kendiliğinden Venedik’e teslim oldu (1205).
Venedik Ragusa’ya dukayı temsil eden bir kont yerleştirdi ve şehirde kurumlan kendisininkini örnek alan aristokratik bir komün meclisi kurdu. Ama macarların baskısı Ragusa’yı macar kralının otoritesini kabul etmek zorunda bıraktı (1358). 1403′te patriciierinin akıllıca ve ustaca siyaseti, Ragusa’nın Venedik boyunduruğu altına düşmeksizin bağımsızlığını kazanmasına yol açtı. Balkanlar’ın deniz kapılarından biri olan Ragusa, Osmanlıların Akdeniz doğusunu ve Balkanlar’ı fethettikleri sırada kazanılan bu bağımsızlık sayesinde Floransa ve Barcelona’nın ticaret acentaları kurdukları bir yer haline geldi. Şehir zaten uzun süreden beri Balkanlar’da köle ticaretini ve tuz ticaretini kontrol altında tutan büyük bir ticaret yeriydi. Daha XIV. yy. sonunda gümüş üretimiyle ilgilenen Ragusa tüccarları, maden ülkelerinde (Bosna ve Sııbistan) koloniler kurmuşlar ve Batı Avrupa’ya gümüş sevkıyatı tekelini ele geçirmişlerdi; sonradan bakır, kurşun ve XV. yy.da bulunan (1420′ye doğru) yeni maden filizlerinin (özellikle 1430′dan sonra işletilen zencefre) ticaretini de ele geçirdiler.
Şehir bu sayede XV. yy.da büyük ölçüde zenginleşti, edebiyat ve sanat gelişti. Osmanlıların Macarîara karşı Mohaç zaferinden (1526) sonra, Ragusa osmanlı padişahının otoritesini kabul etmek ve her yıl vergi ödemek akıllığını gösterdi. Böylece, XIII. yy.a kadar Venedik’in Bizans imparatorluğu sınırında yaşadığı gibi, Osmanlı imparatorluğunun sınırında yaşamağa başlayan Ragusa, Akdeniz kıyısındaki hıristiyan ve müslüman ülkelerin aracısı haline geldi. Avrupa’nın en büyük filolarından birini kurdu ve gemilerini gerek Atlas okyanusunda gerek Akdeniz’de çalıştırılmak üzere her isteyene kiraladı. Böylece XVI. ve XVIII. yy.da, yeni bir burjuvazinin gelişmesine rağmen aristokratların hâkim olduğu bir rejim altında en parlak dönemini yaşadı.
Ama şehri hemen tamamıyle yıkan ve halkın yarısından çoğunun ölmesine yol açan 6 nisan 1667 depremi kesin bir darbe oldu. O tarihten sonra şehirde islav unsurların nüfuzu günden güne arttı ve Ragusa fiilî bağımsızlığını muhafaza etmesine rağmen bir şehir cumhuriyeti olarak büyük kara devletleri dünyasında çağ dışı bir hal aldı. 1806′da Fransızlarla Ruslar arasında kalınca Napolyon’un Fransız – italyanlarına teslim oldu; Ragusa dükü mareşal Marnı on 1808′de şehrin hükümetini ve senatosunu dağıttı, şehri önce Fransa’nın işgal ettiği Venedik’in Dalmaçya topraklarına bağladı, sonra da İllyria eyaletlerine kattı (1809). Viyana antlaşmasında (1815) şehri alan Avusturya 1918′e kadar muhafaza etti. Ragusa o tarihte islavca Dubrovnik adiyle, yeni kurulan Yugoslavya’ya katıldı.
• Edebiyat ve bilimler. Komşu İtalya’da parlak bir şekilde gelişen hümanizm, dalmaçya şehirlerinde de yayıldı ve bu şehirlerde, Şişgoriç (Georgius Sisgoreus) [1440-1509] ve Crijeviç (Cerva) [1460'a doğr, -1520] gibi meşhur hümanistler yetişti; islavca edebiyat ise özellikle Ragusa’da büyük ölçüde gelişti. İtalyan edebiyatı etkisi kalmış olan ragusa edebiyatında devrin bütün önemli tarzlarına rastlanır. XV. yy.da Sisko Mençetiç (1457-1527) ve Dzore Drziç (1451-1501) trubadur üslûbunda aşk şiirleri yazdılar. XVI. yy.da Ragusa, Güney İslavlarının gerçek fikir merkezi haline geldi. Trajedi ve felsefî şiirin temsilcisi verimli yazar Mavro Vetranoviç’tir (1482-1576). Komediyi Marin Drziç (1507-1567) doruğuna ulaştırdı: gerçek bir rönesans adamı olan Drziç eserlerinde zengin bir dille ve yer yer halk ağzıyla coşkun bir yaşama sevincini dile getirdi. XVI. yy. sonunda aşk şiirinde Petrarca ve Bembo tarzında yeni bir gelişme oldu: bu tarzın en orijinal temsilcisi Dominko Zlatariç’tir (1550′ye doğr. – 1609).
Karşı Reform Ragusa’da çok değişik bir atmosfer yarattı: aşk şiirinin ve komedinin yerini, dinî veya yurtsever edebiyat aldı. Bu yeni akımın XVII. yy. başında en etkili temsilcisi ivan Gunduliç’ti (1589-1638). Yeni denizyollarının keşfi Venedik gibi Ragusa’ya da öldürücü bir darbe indirdi.
O tarihten sonra yavaş yavaş sönen ragusa edebiyatı, cumhuriyetin 1805′te yıkılmasından sonra hırvat edebiyatıyle karıştı. Hırvat edebiyatının başlıca ragusalı yazarları Medo Puçiç (1821-1882) ve İvo Vojnoviç’tir (1857-1929). Ragusa başlıca edebiyat merkeziyse de, öbür dalmaçya şehirlerinde de değerli yazarlar yetişti: meşhur hümanist Maruliç (1460-1524) Split’li, ilk kır romanı (Dağ) yazarı Petar Zoraniç, Zadar’lı, ilk dindışı dram (Köle) yazarı Hanibal Luciç (1485-1533) ve Petar Hektoroviç (1486-1572) Hvar adasındandı.
Ragusa cumhuriyetinde birçok bilgin de yetişti: XV. yy.da latince ilk ticaret nazariyesini yayımlayan ragusalı Georgi, cebiri geometriye ilk; olarak uygulayan Getaldiç, «mizaç»lara, aşırı önem verilmesine ilk karşı çıkan hekim Baglivi (1688-1707), büyük matematikçi Boşkoviç
(öl. 1787), İmperium Orientale’nin yazarı Banduri (1670 – Paris 1743). [L]
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGUSA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAGUENET (rahip François)
Tarih 19 Haziran 2009
RAGUENET (rahip François), fransız müzik tenkitçisi (Rouen 1660-Paris 1722). Kardinal Bouillon’un Roma yolculuğuna katıldı (1698), italyan müziğine hayran kaldı. 1702′de Paris’e dönünce, Parallele des İtaliens et des Français en ce qui Regarde la Musique et les Operas (Müzik ve Opera Bakımından İtalyanlarla Fransızları Karşılaştırma) adlı bir kitap yayımladı; kitap, fransız müziğini tutanlar arasında büyük öfke uyandırdı. Raguenet Defense du «Parallele des İtaliens et des Français» («italyanlarla Fransızların Karşılaştırma» sının Savunması) [1705] ile karşılık verdi. Böylece fransız müziğini tutanlarla italyan müziğini tutanlar arasında çatışmalar başlamış oldu. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGUENET (rahip François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAGNİSCO (Pietro)
Tarih 19 Haziran 2009
RAGNİSCO (Pietro), italyan felsefe tarihçisi (Pozzuoli 1830-Roma 1920). Palermo, Padova ve Roma üniversitelerinde ders verdi.
Başlıca eserleri: Storia Critica delle Categorie dai Primordi della Filosofia Greca Fino a Hegel (Yunan Felsefesinin Başlangıcından Hegel’e Kadar Kategorilerin Tenkitli Tarihi) [2 cilt, 1871]; İl Principio di Contraddizione (Çelişme İlkesi) [1883]. Ayrıca Kant, Schopenhauer, Nicoletto Vernia, G. Zabarella v.b. üstüne incelemeler yayımladı. (M)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGNİSCO (Pietro) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAFFAELLO da Montelupo
Tarih 18 Haziran 2009
RAFFAELLO da Montelupo (Raffaeie Si-NİBALDİ, — denir), italyan heykeltıraşı (Montelupo, Floransa 1505′e doğr.- Roma 1566′ya doğr.). Michelangelo’nun çırağıydı. Julius II’nin mezarı için iki heykel yaptı, Loreto’da Sansovino ile birlikte çalıştı. (L)
18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAFFAELLO da Montelupo hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAFFAELLO
Tarih 18 Haziran 2009
RAFFAELLO (SANTİ veya SANZİO, — denir), italyan ressamı ve mimarı (Urbino 1483 – Roma 1520). İlk resim derslerini babası Giovanni Santi’den aldı.
Babası ölünce (1494), o sıralar Fr. Francia ile birlikte çalışan Timoteo Viti’nin atelyesine girdi. Daha sonra, 1499′a kadar Perugia’da il Perugino’nun atelyesinde çalıştı. İl Perugino’nun hocalığı Raffaello’nun gelişmesinde başlıca etken oldu. Genç yaşına rağmen Raffaello, çıraktan çok bîr usta olarak kabul ediliyor, önemli iş teklifleri alıyordu; 1500′de Evangelista di Pian di Meleto ile birlikte Cittâ di Castello’da Sant’Agostinc kilisesinin mihrap arkalığını yaptı Bu eserin, aynı şehrin pinakotek’indeki bir kopyasıyla, ikisi Napoli’deki Capodimonte müzesinde, biri de Brescia’da Tosio Martinengo pinakotek’inde olmak üzere üç parçası günümüze kalmıştır.
Raffaello’nun ilk dönemi hakkında en iyi fikir verebilecek eserleri Şövalyenin Rüyası (National gallery, Londra) ile Üç Güzeller’dir (Conde” müzesi, Chantilly). Her ikisinde de sarı tonlar, sade, dengeli bir düzenleme ve geniş manzaralar hâkimdiı. Louvre müzesindeki, Aziz Mikael ve Aziz Georgius çift kanatlı tablosunda olduğu gibi, bu tablolarında da, Raffaello’nun sanatında gitgide daha belirgin bir hal alan mekânla kompozisyon arasındaki uyum göze çarpar. Raffaello Vatikan müzesindeki Taç Giyme tablosunda (basit geometrik figürlerde kolayca görüleceği gibi) kompozisyon üstünde titizlikle çalışarak renklere ışıklı bir yoğunluk ve ustasında olmayan bir canlılık getirerek İl Perugino’nun tekniğini aşar. Ayrıca Çarmıha Geriliş (National gallery, Londra); Meryem ve Azizler (Berlin) ve Kurtarıcı isa’da da (Brescia) İl Perugino’nun etkisi sezilirse de Raffaello’nun yeni belirmeğe başlayan kişiliğini gölgelemez.
Kutsal Bakire’nin Evlenmesi’nde (Brera, 1504) ise mekânın, kompozisyon ritmi .ve renk parlaklığıyle birleşmesi,İl Perugino’da rastlanılmayan bir özelliktir. Raffaello bu ünlü ve büyük tablosunu bitirdiğinde yirmi yaşındaydı. Hemen sonra Floransa’ya gitti (1504-1508). Bir yandan sanatını olgunlaştırıyor, öte yandan da floransa resim sanatının getirdiği yenilik ve heyecan dolu havayı tadıyor, Leonardo da Vinci’nin renk tekniğini inceliyordu. Leonardo’dan canlı varlıkları kendi düzenleri içinde duymağa ve bir kompozisyonda yalnız figürleri değil, aynı zamanda çevresinde havanın dolaştığı canlı varlıkların aralarındaki ilişkileri de incelemeyi öğrendi. Michelangelo da, dramatik üslûbu, yapıcı kuvveti, anlatım ve hareket yeteneği, eskiçağı canlandırma gücüyle Raffaello’yu büyüledi. Bu etkiler, özellikle Çarmıhtan İndiriliş’te
(Galleria Borghese, Roma, 1507) açıkça görülür. Floransa’da Raffaello’nun en yakın dostu sanatçı rahip Bartolomeo idi. Daha yaşlı olan Bartolomeo da, sanatta hızlı ve kesin değişikliklerin oluştuğu bu dönemde, klasik denge ülküsünün peşindeydi. Colonna mihrap arkalığı
(Metropolitan museum, New York), Ansidei mihrap arkalığı (National gallery, Londra), Madonna Northbrook (Londra) ve Aziz Georgius (Ermitaj) gitgide Floransa resim okuluna yaklaşan eserlerdir. Meselâ, Leonardo’nun etkisi, ilk Floransa dönemine ait bir dizi portrede (Urbino Dukalık sarayı) ve ünlü Madonna del Granduca’da (Galleria Fitti) daha gözle görülür bir hal alır; rahip Barlolomeo’nun üslûbuna yakın, piramit biçiminde düzenlenmiş eserlerin en gelişmiş örnekleri arasında Madonna del Belvedere (Kunsthistcrisches museum, Viyana), Madonna del Cardellîno (Uffizi), Güzel Bahçıvan (Louvre) v.b. sayılabilir. Açık havada resmettiği Meryemleriyle, Raffaello eski dinî temanın en tipik örneklerinden birini vererek yüzyıllar boyunca, gerek sanat gerek din yönünden kendini ideal olarak kabul ettirdi; figür gruplarının işlenişinde Michelangelo ile ortak noktaların bulunmasına ve kişilerin birbirleriyle bağlantılarında kısmen Leonardo’nun etkisi görülmesine rağmen, bu tablolar kişisel özellikten yoksun değildir: hepsinde de sakin, düşünceli bir hal, ilgi çekici ayrıntılar, yuvarlak biçimlerin huzuru hâkimdir. Raffaello’nun aynı dönemde yap-’ tığı öbür eserler şunlardır: Doni Çifti ve Hamile Kadın (Pitti), Orleans Bakiresi (Chantilly), Kutsal Aile (Bridgeater. Londra). Azize Caterina (National gallery, Londra), Madonna Esterhazy (Budapeşte), Madonna Canigiani (Münih), Meryem Tahtta (Pitti. Floransa) v.b. Tamamlanamayan bu sonuncu eserde Meryem ve Çocuk İsa, tabloda hareket halinde görülen diğer kişiler tarafından, azizlerle çevrili yüksek bir tahta çıkarılmıştır.
Azizlerin her biri kişiliği belirecek şekilde resmedilmiştir; tahtı taşıyan melekler heykelsi bir gölünüm içindedirler; sahneyi tamamlayan giriş kapısının yarım daire şeklindeki, kısmı da son derece gösterişlidir.
Raffaello, papa Julius II tarafından çağırılarak 1511′de Roma’ya gitti, papanın Vatikan’daki yeni dairelerine fresk yapmakla görevlendirildi. Böylelikle, Andrea Mantegna ile Piero della Francesca’nın eserlerinin bulunduğu (bugün kaybolmuştur) daha eski bölümler yıkılıyordu. Raffaello, 1511′de tamamladığı imza odasının (Stanza Della Segnatura) süslemeleriyle işe başladı: Kutsal Tartışma, Parnassos, Atina Okulu, Üç Erdem ve tavandaki bilim ve sanatları konu alan alegorik figürler. Geniş kompozisyonlu bu fresklerde Michelangelo’nun huzursuz ve acı çeken insanlarına karşıt, sakin ve rahat figürler yaptı. 1510′da Agostino Chigi tarafından, Farnesina sarayına Galatea efsanesini canlandıran freskler yapmakla görevlendirildi. Burada B. Peruzzi, Sodoma ve Sebastiano del Piombo ile tanıştı. Raffaello’nun, Galatea konusunda B. Castiglione’ye yazdığı mektup onun estetik idealleri üstüne önemli bir belgedir.
Sanatçı bu mektupta, gerçek bir modeli izlemediğini ve Praksiteles’in yaptığı gibi, çeşitli modellerden de ayrıntılar almadığını öne sürer ve önceden var olan bir güzellik idealine ulaşmak istediğini belirtir. Raffaello’nun renk ve ışık karşıtlığıyle iman gücü yönünden etkileyici olan Madonna di Foligno (Vatikan pinakotek’i) ve Madonna di Casa d’Alba (National gallery, Washington) adlı eserleri aşağı yukarı aynı döneme rastlar. İkinci Stanza’nın fresklerinde (Eliodoro’nun Kovulması, Bolsena Âyini, Aziz Petrus’un Kurtuluşu, Büyük Leo’nun Attilâ ile Karşılaşması) [1511-1514], Sebastiano del Piombo’nun etkisiyle Raffaello rengi ön plana aldı, mimarî tarzındaki süslemelerde ışık ve gölgelere geniş yer verdi (özellikle Aziz Petrus’un Kurtuluşu sahnesinde, ışığın üç kaynaktan gelmesi).
Çağdaşlarının portreleri de (Peçeli Kadın, Pitti; Baldassare Castiglione, Louvre) Raffaello’nun bir renk sanatçısı olduğunu ortaya koyar; Floransa dönemine kıyasla, portrelerin ağırlık noktası artık genel atmosfere değil, modelin derinleştirilmesine bağlıdır. Rafafello bu arada, Michelangelo’nun Sistina şapelindeki peygamberlerinden ilham alarak, Sant’Agostino kilisesindeki işaya freskini yaptı. Meryem Sandalyede, Hezekiyel’e Kutsal Hayalin Görünmesi (Floransa, Pitti) ve Julius II de (Uffizi) aynı döneme rastlar. Raffaello, Leo X’un papalığı sırasında yorulmak bilmeden çalıştı. 1514-1517 Arasında, Stanza’nın Borgo Yangını süslemesini yaptı.
Bu süslemede yardımcılarının geniş ölçüdeki müdahalelerini de belirtmek gerekir. Raffaello yoğun bir dramatik etki yaratma çabasmdaydı: Michelangelo ile rekabet edercesine heykelsi figürler üstünde çalışması, perspektifleri karmaşıklığa götürmesi, bugün manierismo dediğimiz tarzın bilincinde olduğunu gösterir. 1515′te Bologna’daki San Giovanni in Monte’ye Azize Cecilia mihrap arkalığını (bugün pinakotek) yaptı. Aynı yıl, Roma’daki Santa Maria del Popolo kilisesinin Chigi şapeline gezegenleri tasvir eden mozaikler yaptı. Raffaello burada resimlerinde olduğu kadar önemli yapılarında da göze çarpan düzenli ritmiyle dikkati çeker. Stanza’da Yangın’ı bitirdikten sonra, Farnesina sarayının bir salonunda Psykhe efsanesini canlandırdı (1517).
1518, Raffaello sanatının son dönemidir: öğrencileriyle birlikte Vatikan lojmanlarının süslemesine başladı. 1519′da tamamladığı bu süslemelerde «grotesk»lerin arkeolojik motiflerini yeniden yaşattı. 1518′de Leo X’u Ludovico de «Rossi ve Giulio de» Medici arasında gösteren portresi belki de son çağının en iyi eseridir. Villa Madama’nın yapımını üstüne aldı, ayrıca 1518′de başladığı, fakat tamamlayamadan öldüğü ölümünden Sonra İsa’nın Üç Havarisine Görünmesi adlı son eserini öğrencisi Giulio Romano bitirdi. Son devrinde, ritimlerindeki zariflik kayboldu.
Figür kitleleri yoğunlaştı, ışık – gölge oyunları ağırlaştı ve hareketler donuklaştı. Çağının bütün büyük sanatçıları gibi çok yönlü olan Raffaello önemli mimarî eserler de verdi. Bramante’nin ölümü üzerine 1514′te San Pietro’nun mimarlığına getirildi, Loggia galerisini tamamladı, Esquilino mağaralarında bulunan figürler ve Tekvin’i anlatan küçük panolarla burayı süsledi (bu seriye «Raffaello’nun Kutsal Kitabı» denir). 1509′da, merkezî planlı Sant’Eligio degli Orefici kilisesinin projesini hazırlamıştı. Santa Maria del Popolo’daki Chigi kilisesini de yunan haçı biçiminde tasarladı. XVII. yy.da yıkılan Branconio dell’Aquila sarayının balkon ve nişlerle süslü cephesi de başlı başına bir şaheserdir (bu saray hakkındaki bilgimizi Parmesan’ın bir desenine borçluyuz [Louvre]). Raffaello’nun öteki mimarî çalışmaları arasında, G. F. Da Sangallo tarafından gerçekleştirilen, Floransa’daki Pandolfini sarayının projesi ve Eskiçağın «domus aurea» mimarîsine dayanan Roma’daki Villa Madama sayılabilir. Raffaello’nun sanatı, hümanist Bibbiena, şair Tebaldeo ve Ariosto, sanat koruyucusu Agostino Chigi gibi çağının aydın amatörleri arasında büyük bir hayranlık uyandırdı, ölçülü bir zarafete ve sağlam bir dengeye dayanan dehası, bütün sanat dallarını yüzyıllardan beri etkilemektedir. (ML)
18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAFFAELLO hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAFFAELLİNO DEL GARBO
Tarih 18 Haziran 2009
RAFFAELLİNO DEL GARBO, italyan ressamı (Floransa 1470′e doğr.-öl. 1525′e doğr.).
Vasari, üslûp yönünden uyuşmayan çeşitli eserleri Raffaellino’ya mal eder; bu arada tenkitçiler, bu eserlerden bir kısmının aynı adı taşıyan başka bir sanatçı tarafından yapıldığını ileri sürmüşlerdir: Raffaellino de’ CARLİ veya Capponi veya da Firenze). İl Vasari, Raffaellino del Garbo’nun, Filippino Lippi’nin izinde yürüdüğünü ve F. Lippi ile işbirliği yaptığını söyler. Raffaellino’nun Diriliş (Uffizi’de) ve Falcı Kadınlar (Roma’daki Santa Maria kilisesinin Carafa mihrabında, Minerva’nın üstünde) adlı tabloları Filippino üslûbundadır. Oysa, Raffaellino de Carli’ye mal edilen tablolar, Verrocchio, Ghirlandaio ve Degli Umbri’nin etkisinde kalmış bir sanatçıyı ortaya koyar; bu tablolar arasında: Meryem Azizler Arasında (Uffizi’de, 1500); Siena yakınında Santa Maria degli Angeli’de bir tablo (1502); Floransa’da Santo Spirito’daki mihrap arkalığı (1505) vardır. (M)
18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAFFAELLİNO DEL GARBO hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAETİA Alpleri
Tarih 18 Haziran 2009
RAETİA Alpleri, Orta Alpler’in Splügen boğazı ile Avusturya, isviçre ve İtalya sınırlarının kavuştuğu nokta arasındaki kısmı; yaklaşık olarak Graubünden kantonuyle sınırındaki italyan bölgelerini ve Albula, Bernina ve Ortler kütlelerini içine alır. (L)
18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAETİA Alpleri hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAGGİ (Antonio)
Tarih 18 Haziran 2009
RAGGİ (Antonio), italyan dekoratörü (Vico Moresto 1624-Roma 1686). Bernini için Quirinale’nin Sant-Andrea kubbesini yalancı mermerle kapladı ve Gesu kilisesinin süsleme motiflerini yaptı. (L) RAGİB sıf. Bk. RAGIP.
18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGGİ (Antonio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAGGHİANTİ (Carlo Ludovico)
Tarih 18 Haziran 2009
RAGGHİANTİ (Carlo Ludovico), italyan sanat tarihçisi ve tenkitçisi (doğ. Lucca 1910). Pisa üniversitesinde ortaçağ sanatı ve modern sanat dersleri vermektedir.
Yönettiği dergilerle (Critica d’Arte ve Selearte) tarihî araştırmaların yayılmasına katkıda bulundu. Vasari’nin Vite (Hayatlar) [4 cilt, 1942-1944] adlı eserinin önsöz ve notlarla birlikte bir baskısını yayımladı. Tarih, tenkit ve estetik üstüne birçok inceleme ve makale yazdı, önemli eserleri: impressionismo (izlenimcilik) [1944]; Commenti di Critica d’Arte (Sanat Tenkidi Açıklamaları) [1946]; L’Arte e la Critica (Sanat ve Tenkit) [1950]; Cinema, Art e Figurativa (Figüratif Sanat Olarak Sinema) [1952]; Fütura del Dugento a Firenze (XIII. yy. Floransa Resmi) [1954]. (M)
18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGGHİANTİ (Carlo Ludovico) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RADİCE (Attilia)
Tarih 17 Haziran 2009
RADİCE (Attilia), italyan kadın dansçı, koreograf ve pedagog (Taranto 1914). Milano’da Scala Dans okuluna girerek (1922) E. Cecchetti ile çalıştı. Scala’da birinci dansöz (1932) ve yıldız dansöz (1935) oldu, bütün klasik repertuvarda ve Aurel Millos’un başlıca balelerinde (Antiche Danze ed Arie [Eski Danslar ve Parçalar], Petruşka, Le Creature di Prometeo [Prometheus'un Yaratıkları], Orpheus v.b.) oynadı. 1957′den beri yönettiği Roma Operası Dans okulundaki öğrencilerine, ustası E. Cecchetti’nin öğretisini aktarmağa çalışmaktadır. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RADİCE (Attilia) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RADİCATİ (Felice Alessandro)
Tarih 17 Haziran 2009
RADİCATİ (Felice Alessandro), italyan kemancısı (Torino 1778-Viyana 1823), Pugnani’nin öğrencisi. 1815′te Bologna’da orkestra şefi oldu. Birinci sınıf bir virtüözdü. Yaylılar için dörtlüler ve beşliler besteledi. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RADİCATİ (Felice Alessandro) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RADİ (Lorenzo)
Tarih 17 Haziran 2009
RADİ (Lorenzo), italyan cam ustası’(Murano, Venedik 1803-ay.y. 1874). Mozaik renkleri üstünde araştırmalar yaptı ve eski teknikleri geliştirdi. A. Salviati ile birlikte çalıştı. Venedik mozaikçiliğinin XIX. yy .m ikinci yarısında yaptığı hamlede Radi’nin büyük payı vardır. (M)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RADİ (Lorenzo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RADETZKY VON RADETZ (Joseph, — kontu)
Tarih 17 Haziran 2009
RADETZKY VON RADETZ (Joseph, — kontu), avusturyalı feldmareşal (Trzebnitz, Bohemya 1766 – Milano 1858). 1784>te imparatorluk ordusuna girdi.
Türklere (1788-1789) ve Fransızlara karşı (1792-1815) savaştı, italya’daki Avusturya işgal ordusunun başkumandanı oldu (1831), 1848′de italyan ihtilâlini bastırdı. Bir ayaklanma sonunda Milano’dan atıldı, fakat birkaç ay sonra, muzaffer olarak aynı şehre döndü. Sardinyalıları Custozza (1848) ve Novara’da (1849) yenilgiye uğrattı. Meslek hayatını Lombardia-Venedik krallığı genel valisi ve askerî kumandanı olarak tamamladı. Brescia, Venedik ve Milano ayaklanmalarını bastırdı. 1850′de Prusya ile Avusturya arasında çıkmak üzere olan savaşı önlemek için aracılık yaptı. 1857′de emekliye ayrıldı. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RADETZKY VON RADETZ (Joseph, — kontu) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RADAY (Gedeon
Tarih 17 Haziran 2009
RADAY (Gedeon), macar şairi (Ludany 1713-Pecel 1792). Gellert’in ve bazı italyan şairlerinin eserlerini macarcaya çevirdi, Zrinyi Destanı’nı yazdı. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RADAY (Gedeon hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Rabia
Tarih 17 Haziran 2009
Rabia, Halide Edip Adıvar’ın Sineklibakkal romanının kadın kahramanı.
İstanbul’un yoksul mahallelerinden Sineklibakkal’da yaşayan Rabia, bakkal ve ortaoyunu sanatçısı Tevfik’in kızıdır. Annesiyle babası ayrıldığı için, mahalle imamı büyükbabası tarafından yetiştirilir. Sesi güzel olan Rabia hafız ve mevlitçi olur. Abdülhamid II’nin zaptiye nazırı Selim Paşa ile karısı Sabiha Hanımın himayesini görür; onların konağında alaturka musiki dersi alır. Paşanın oğlu Hilmi ile Tevfik, «genç türkler»in istibdat yönetimine karşı giriştikleri çalışmalardan dolayı Şam’a sürüldükten sonra Rabia babasının dükkânını işletir. Selim Paşanın konağında Hilmi’ye piyano dersi veren, daha sonra da islâm dinine girerek Osman adını alan italyan Peregrini ile evlenir. Meşrutiyet’in ilânı üzerine sürgünden dönen babası, eşi ve yeni doğan çocuğuyle mutluluk içinde yaşar.
Rabia, yerli hayatın ve göreneklerin ayrıntılarıyle canlandirıldığı eserde türk ve islâm dünyasının değerlerini temsil eder. Peregrini ile evlenmesi, Batı’nın akliyle Doğu’nun iç zenginliğinin sentezine işaret sayılır. (M)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Rabia hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUODLİBET
Tarih 17 Haziran 2009
QUODLİBET i. («hoşunuza giden» anlamında lat. k.). Müzik ve edebiyatla ilgili çeşitli uyumsuz unsurları bir araya getiren hoş ve nükteli eser.
— ANSiKL. Quodlibet’nin XIII. yy. motet’lerinden türemiş olduğu söylenebilir. Motet yazar ve bestecileri eserlerinin arasına ustalıkla yerleştirilmiş nakaratlar kullanırlardı. Bu eğlendirici «karışımlar» Ortaçağ sonu ile Rönesans dönemi çoksesli müziğinde, özellikle Almanya’da, Glogauer Liederbuch’tan (1460′a doğr.) sonra tutuldu, Quodlibet’i Ludwig Senfl de kullandı.
Sonunda, XVIII. yy.da J.-S. Bach da Goldberg Çeşitlemeleri’nin sonuç bölümünde iki halk melodisinin karışımını sundu, öte yandan italyan frotlola bestecileri ile italya’da yerleşmiş hollandalı taklitçileri de (İsaak), XVI. yy.a kadar bu tarzın çok güzel örneklerini verdiler (Luca Marenzio). İspanya’da ensalada adını alan quodlibet’in başlıca temsilcileri, Francisco de Penalosa (öl. 1535) ile Mateo Flecha’dır. Melodilerin iç içe geçen bir kontrapunto şeklinde gelişmesi yerine birbirini izlemesine «potpuri» denir. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUODLİBET hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RADO (Antal)
Tarih 17 Haziran 2009
RADO (Antal), macar edebiyat tarihçisi ve şairi (doğ. Mor 1862). Uzun süre İtalya’da yaşadı ve italyan edebiyatıyle ilgili birçok eser yazdı: Az Olasz irodalom Törtenete (İtalyan Edebiyatı Tarihi) [2 cilt, 1896], Goldoni es Alfieri (1897), Dante (1907). Ayrıca Romai Ritmusok (Roma Ritimleri) [1906] adlı bir şiir kitabı yayımladı. (M)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RADO (Antal) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUATTROCENTO
Tarih 16 Haziran 2009
QUATTROCENTO i. («dört yüz» anlamında ital. k.). XV. yy.ı belirten italyanca kelime. (Aynı şekilde italyanlar XIV. yy.a Trecento v.b. derler.) [L]
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUATTROCENTO hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUARONİ (Pietro)
Tarih 16 Haziran 2009
QUARONİ (Pietro), italyan diplomatı (Roma 1898). Meslek hayatına 1920′de atıldı.
İtalya’da ve dış ülkelerde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Strasa konferansına uzman olarak gönderildi (1935). Selanik’te başkonsolosluk (1935), Kabil’de bakanlık (1936-1944) yaptı; sonra Moskova’ya büyükelçi tayin edildi (1944-1947) ve S.S.C.B. ile savaş yüzünden kesilen ilişkileri başlatmakla görevlendirildi. 1947-1958 Arasında Paris büyükelçisi oldu, sonra Bonn’a geçti. Diplomatlık hayatı üstüne ilgi çekici hatıralar yazdı. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUARONİ (Pietro) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUARESMİO (Francesco)
Tarih 16 Haziran 2009
QUARESMİO (Francesco), italyan şarkiyatçısı (Lodi 1583-Milano 1656). Fransisken tarikatına girdi. Kutsal Topraklar’a başkanlık etti (1618-1619). 1625′te yeniden Kudüs’e gitti. Kudüs’ten Filippo IV’e mektup yazarak isa peygamberin mezarının müslümanların elinden kurtarılmasını istedi. Yakındoğu ve Küçük Asya’da uzun gezilere çıktı.
Başlıca eseri: Historica, Theologica et Moralis Terrae Sanctae Elucidatio
(2 cilt, 1639). [M]
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUARESMİO (Francesco) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUARENGHİ (Guglielmo)
Tarih 16 Haziran 2009
QUARENGHİ (Guglielmo), italyan müzikçisi (Casalmaggiore 1826-Milano 1882). Milano konservatuvarında okudu. Viyolonsel solocusu ve öğretmeni oldu. Milano katedralinde koro şefliği yaptı. Tiyatro müziği, dinî müzik ve çalgı için müzik parçaları besteledi, bir viyolonsel metodu hazırladı. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUARENGHİ (Guglielmo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUARENGHİ (Giacomo)
Tarih 16 Haziran 2009
QUARENGHİ (Giacomo), italyan mimarı (Vaüle Imagna, Bergamo 1744-Petersburg 1817). A. Palladio tarafından yetiştirildi. 1779′da Rusya’ya gitti, Katerina II’nin mimarı oldu. Petersburg’da neoklasik üslûpta, Ermitaj tiyatrosunu (1782-1785), Bilimler akademisini (1783-1787), Devlet bankasını (1783-1788), Malta Şövalyeleri kapellasını (1789-1800) v.b.ni yaptı. Petergorf’ta (bugün Petrodvorec) İngiliz sarayını ve Konser salonunu, Çarskoye Selo’da da şaheseri Aleksandr sarayı’nı inşa etti. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUARENGHİ (Giacomo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUASİMODO (Salvatore)
Tarih 16 Haziran 2009
QUASİMODO (Salvatore), italyan şairi (Siracusa 1901 – Napoli 1968). Yoksul bir aileden geldiği için, öğrenimini çok erken terk etmek zorunda kaldı.
1921′de Roma’da, kendi kendine Yunanca ve Latince öğrendi. Görevli olarak İtalya’da seyahat etti; sonunda Milano’ya yerleşti. Giuseppe Verdi konservatuvarında italyan edebiyatı profesörü oldu ve Milano’nun günlük bir gazetesinde tiyatro tenkitleri yazdı. Anlaşılması güç bir şairdir. Gerçeği efsane şekline sokan hayallerinin arkasında kederli bir karamsarlık sezilir.
Başlıca şiir kitapları: Acqua e Terre (Su ve Topraklar) [1930], Oboe Sommerso (Batmış Obua) [1932], Giorno Dopo Giorno (Günler Geçtikçe) [1946], La Vita non e Sogno (Hayat Bir Rüya Değildir) [1949], La Terra impareggiabile (Eşsiz Toprak) [1958] (1959 Nobel Edebiyat armağanı). [L]
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUASİMODO (Salvatore) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUANTZ (Johann Joachim)
Tarih 16 Haziran 2009
QUANTZ (Johann Joachim), alman bestecisi ve flütçüsü (Oberscheden, Hannover 1697-Potsdam 1773). Bir demircinin oğluydu.
Müzik öğrenimini Merseburg, Radeberg, Pirna, Dresden’de yaptı (1716), daha sonra Viyana’da Zelenka’dan ders gördü (1717). 1716′da obuacı olarak Dresden ve Varşova saray kapellalarında çalıştı. Fransız Buffardin’den flüt dersleri; bir italya yolculuğundan yararlanarak Fr. Gasparini’den kontrapunto dersleri aldı. Londra’dan geçerek, 1727′de Dresden’e döndü. O zamanlar tahtın vârisi olan Prusya prensi Friedrich, onu kendine flüt öğretmeni seçti, kral olduktan sonra da saray orkestrasına aldı ve saray bestecisi yaptı, ölümüne kadar kralın hizmetinde çalışan sanatçı, kral için bir veya iki flüt için üç yüz kadar konçerto ve iki yüze yakın çeşitli müzik eseri besteledi:
sololar, üçlüler, dörtlüler. Quantz’ın sağlığında basılan eserleri: altı sonat (1734), 6 ikili (1759), flüt için beş sonat, Neue Kirchenmelodien (Yeni Kilise Melodileri), Gellent’in od’ları üstüne 22 melodi (1760). 1752′de hazırladığı Anweisung die Flöte Traverslere zu Spielen (Yan Flüt Metodu) değerli bir metot olmakla kalmaz, XVIII. yy.ın müzik estetiğini de yansıtır. Quantz’a göre bu müziğin ideali, çeşitli millî üslûplardan, özellikle italyan ve fransız üslûplarından oluşan bir «zevkler karışımı»dir. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUANTZ (Johann Joachim) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUAGLİARELLE (Gastano)
Tarih 16 Haziran 2009
QUAGLİARELLE (Gastano), italyan kimyacısı (Salerno 1883 – Napoli 1957). F. Bottazzi’nin öğrencisiydi, 1926′da Napoli üniversitesi biyolojik kimya profesörü ve aynı üniversitenin rektörü oldu. Lincei akademisi millî üyeliğine ve senatörlüğe (1948-1953) seçildi. Canlı organizmalardaki sıvıların incelenmesi, adale fizyolojisiyle ilgili meselelerde, önemli beslenme problemlerinin ortaya konulması v.b. konularında kimyasal-fiziksel metotların uygulanmasına katkıda bulundu. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUAGLİARELLE (Gastano) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUADRO (Giambattista)
Tarih 16 Haziran 2009
QUADRO (Giambattista), italyan mimarı (Lugano? – öl. 1590). Bütün meslek hayatını Silezya ve Polonya’da geçirdi. 1533′ten sonra Poznan’da saraylar ve Polonya Rönesansının en güzel anıtlarından biri olarak bilinen hükümet konağını yaptı. 1569-1572 Arasında Varşova’da Krallık şatosunun başmimarı oldu. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUADRO (Giambattista) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUADRİ (Rolando)
Tarih 16 Haziran 2009
QUADRİ (Rolando), italyan hukukçusu (doğ. San Casciano de’ Bagni 1907). 1939′dan beri üniversite profesörüdür; günümüzde Napoli’de ve ayrıca Mısır ve iskenderiye üniversitelerinde devletler hukuku okutmaktadır.
Başlıca eserleri: La Sudditanza nel Diritto intemazionale (Devletler Hukukunda Uyrukluk) [1939]; La Giurisdizione degli Stati Stranieri (Yabancı Devletlerin Yargılama Yetkisi) [1941]; le Navi Psivate nel İntemazionale (Devletler Hukukunda özel Gemiler [1939] ve devletler kamu ve ceza hukukuyle sömürge hukuku üstüne ders notları. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUADRİ (Rolando) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUADRELLİ (Emlio)
Tarih 16 Haziran 2009
QUADRELLİ (Emlio), italyan heykeltıraşı (Milano 1863-ay.y. 1925). P. Calvi ve F. Barzaghi’nin öğrencisiydi.
Başlıca eserleri: Hâkim Düşünce (Roma, Modern Sanat galerisi), Ugo Foscolo (Milano, Castello Sforzesco); birçok portre. Roma’daki Vittorio Emanuele anıtının süslemelerinde çalıştı. Vergilius’un dev bir heykelini yaptı (bu heykel şairin Mantova’daki mezarındadır). [L]
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUADRELLİ (Emlio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUADRIO (Francesco Saverio)
Tarih 16 Haziran 2009
QUADRIO (Francesco Saverio), İtalyan bilgini (Ponte, Valtelina 1695-Milano 1756). Papanın izniyle cizvit tarikatından ayrıldı, özellikle Della Poesia İtaliana (italyan Şiiri Üstüne) [G. M. Andrani takma adiyle, 1734] adlı eseriyle tanınır.
Daha sonra genişletilerek Della Storia e della Ragione d’Ogni Poesia (Her Şiirin Hikâyesi ve Sebebi Üstüne) [7 cilt, 1739-1752] adını alan bu eser, ilk dünya edebiyatı tarihi denemesidir; pek düzenli ve açık seçik olmamakla beraber günümüzde bile yararlanılan önemli belgeleri kapsar. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUADRIO (Francesco Saverio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUEiROLO (Francesco)
Tarih 16 Haziran 2009
QUEiROLO (Francesco), italyan mimarı (Cenova 1704-Napoli 1762). Cenova’da B. Schiaffino’nun öğrencisi, Roma’da C. Rusconi’nin yardımcısıydı. Daha sonra A. Corradini ile çalışarak sanatını mükemmelleştirdi, özellikle tekniğinin inceliği çok beğenildi. Roma’da (Santa Maria Maggiore, Sant’Andrea delle Fratte) ve Napoli’de (Santa Maria della Pietâ dei Sangro’daki Hayal Kırıklığı) eserleri vardır. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUEiROLO (Francesco) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUERENA (Lattanzio)
Tarih 16 Haziran 2009
QUERENA (Lattanzio), italyan ressamı (Clusone, Bergamo 1768-Venedik 1853). Verona ve Venedik’te D. Maggiotto’dan ders aldı; özellikle dinî resimler ve portreler yaptı. Venedik’in birçok kilisesinde (İsa’nın Çarmıhtan indirilişi, Aziz Giovanni ve Paolo kiliseleri; Sacro Coure, S. Maria Formosa kilisesi v.b.), Londra, Paris, Viyana, Berlin müzelerinde eserleri vardır. Venedik’teki San Marco’nun taç kapısı için Kıyamet Günü adlı mozaik kartonu Querena yapmıştır (1836).
— Oğlu LUiGi de ressamdı. Venedik’te çalıştı. Daha çok, manzara ve günlük hayattan sahneler çizdi. Venedik’te Correr müzesinde (1848 Devrimini ve Venedik’in alınışını canlandıran on bir pastel), S. Gregorio manastırında (manzaralar) v.b. eserleri vardır. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUERENA (Lattanzio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUPAZZO
Tarih 15 Haziran 2009
PUPAZZO i. (ital. k.). Bir çeşit italyan el kuklası. (L)
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUPAZZO hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PULCİNELLA
Tarih 13 Haziran 2009
PULCİNELLA, Polichinelle’in italyanca adı. Napoli’li Pulcinella, Fransa’daki kambur ve parlak elbiseli kukla değil, gaga burunlu, kamburu olmayan, beyaz gömlek ve pantolon giyen, yüzünde siyah yarım maske bulunan bir commedia dell’arte kişisidir. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PULCİNELLA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PULCİ (Luigi)
Tarih 13 Haziran 2009
PULCİ (Luigi), italyan yazarı (Floransa 1432 – Padova 1484). önce Laurenzo il Magnifico, sonra Roberto Sanseverino tarafından himaye edildi. 1466′da Lucrezia Tornabuoni’nin isteği üzerine Morgante Maggiore adlı, şövalye romanlarını alaya alan bürlesk manzumeyi yazmağa başladı (kesin biçimiyle 1481′de yayımlandı), öbür şiirleri: Lorenzo de Medici’nin Nencia da Barberino adlı eserini yansılayan Beca da Dicomano ile Lorenzo’nun turnuvada kazandığı zafer üzerine yazdığı Giostra (1569). Pulci, ayrıca erkek kardeşi LUCA (1431-1470) ile Ciriffo Calvaneo gibi daha ciddî şiirler de yazdı. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PULCİ (Luigi) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PULA
Tarih 13 Haziran 2009
PULA, ital. Pola, Yugoslavya’da (Hırvatistan) şehir, İstria’nın batı kıyısında; 36 800 nüf. ikinci Dünya savaşından önce 57 000 kişi olan şehir nüfusu, italyan halkın göçmesiyle azaldı. Pula bir savaş ve ticaret limanıdır (gemi yapımı). Romalılardan kalma güzel anıtlar (arena, Herakles kapısı, Aurea kapısı, tiyatro, Roma ve Aügustus tapınağı); XV. yy.dan kalma katedral; XVII. yy.dan kalma zengin eski eserler müzesi.
— Tar. Daha M.Ö. II. yy.da Romalıların eline geçen ve Augustus sömürgesi (Pietas Julia) haline getirilen, VI. yy.da piskoposluk, 1334′ten sonra da Venedik sömürgesi olan şehir, 1379′da Cenevizliler tarafından yıkıldı ve hemen yeniden inşa edildi. XVII. yy.da sıtma salgını yüzünden boşaltılan Pula, önce Avusturya-Macaristan’ın askerî limanı, italya’ya bağlanmasından sonra da (Rapallo antlaşması, 1920) bir sanayi merkezi .haline geldi. 1947′de Yugoslavya’ya geçti. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PULA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUİNİ (Carol)
Tarih 13 Haziran 2009
PUİNİ (Carol), italyan şarkiyatçısı (Livorno 1839-Floransa 1924). Floransa Yükseköğrenim enstitüsünde tarih ve doğu asya coğrafyasıyle ilgili dersler verdi (1877-1921). Tarih, din ve çin, japon, tibet coğrafyası üstüne yüzden fazla inceleme dışında, dilbilim ve filoloji çalışmaları da yaptı. Topladığı çin bronzları, eski çin ve japon kitapları Milano’daki Castello Sforzesco müzesindedir. (M)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUİNİ (Carol) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUGNANİ (Gaetano)
Tarih 13 Haziran 2009
PUGNANİ (Gaetano), italyan kemancısı ve bestecisi (Torino 1731 – ay.y. 1798). G. B. Somis’in öğrencisi, Torino Krallık kapellası kemancısı olduktan sonra V. L. Ciampi ile kontrapunto çalışmak üzere Roma’ya gitti. Torino’ya dönüşünde Krallık kapellasında birinci kemancı olarak işe başladı (1770) ve 1776′da orkestra genel yönetmeni, 1786′da askerî bando yönetmeni oldu. Keman virtüözü olarak Paris’e, Londra’ya (Krallık tiyatrosu, 1767, 1768) gitti, 1780′de ise öğrencisi Viotti ile birçok sanat merkezinde konserler verdi. Bestecilik alanında keman için sonat derlemeleri, duo’lar, üçlüler, beşliler ve senfoniler, bir keman konçertosu, bir orkestra süiti (Werther), bir oratoryo (Betuli Liberata), iki kantat ve sekiz opera yazdı (özellikle Nanetta e Lubino [Londra, 1769] ve Achille in Sciro [Torino, 1785]). Pugnani, kemanda tekniği sadece «ifade»nin bir aracı olarak göründü. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUGNANİ (Gaetano) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUGLİA veya PULYA
Tarih 13 Haziran 2009
PUGLİA veya PULYA, İtalya yarımadasında bölge, Apennin dağıyle Adriya denizi arasında, Fortore’den Salento yarımadasının ucuna kadar uzanır; 19 300 km2, 3 409 700 nüf. Beş ili içine alır: Bari, Brindisi, Foggia, Lecce ve Tarento. Bölgede birçok kesim ayırt edilir. Gargano, karst olayları bakımından zengin bir kalkerli burundur; kuzeyde iki büyük denizkulağı (Lesina ve Varano) kıyısında uzanır; büyük kısmı orman ve makilerle kaplıdır. Gargano’nun arkasında, Fortore ile Ofanto arasındaki Tavoliere, Murge’ler ve Bari toprağı, kıyıya paraleldir; Murge dağları, yükseltisi 400 – 700 m arasında değişen kalkerli kayalardan meydana gelir; aşağıda, çok verimli pliyosen kumları ve killerinden meydana gelen Bari toprağı uzanır. Salerno yarımadasında kalkerli engebeler, killi çöküntüler ve kıyı bataklıkları birbirini takip eder.
Başlıcaları Fortore ve Ofanto olan Puglia ırmakları, yazın kuruyan sel sularıdır. Tavoliere dışında (kara iklimi) bölgenin geri kalan her yerinde akdeniz iklimi hüküm sürer; yazın üç ay çok kurak geçer. Tabiî şartlar her yerde tarım hayatına elverişli değildir ve bölge sık sık tırtıl, çekir-
ge veya köstebek akını gibi felâketlere uğrar. Yazın çoğu kavurucu olan rüzgârların yaladığı Puglia’nın nüfusu son derece kalabalıktır. Bununla beraber çaba ve çalışma sayesinde topraktan oldukça yüksek verim elde edilir ve Puglia üzüm, şarap, zeytin, yağ, tütün, badem ve incir üretiminde İtalya bölgelerinin başında gelir. Su bakımından fakir olan bölge, Abruzzi’lerden geçerek Liri’den su getiren bir su kemeri inşasıyle değerlendirilmiştir. Tavoliere’nin başlıca ürünü olan buğday, kuru tarım sistemiyle geliştirilmiş ve bu sayede İtalya’da tek tip tarımın ender örneklerinden biri haline gelmiştir. Bari toprağı, Puglia’nın en verimli ve en zengin kısmıdır; üzümü meşhurdur; alkol derecesi çok yüksek olan şarabı öbür italyan şaraplarına katılmak için kullanılır; badem hâlâ eskiden kalma usullerle yetiştirilir; ayrıca toprakların büyük kısmı zeytin ağaçlanyle örtülüdür. Salento’nun tarım ekonomisinde bağcılık ve zeytinlikler öteden beri ağır basar; ayrıca meyveleri büyük bir ihracatı besleyen incir ağaçları ve Lecce eyaletinin temel tarımı olan tütün yetiştirilir; yemlik bitki farımı Tarento dolaylarında gelişmektedir. Mülkiyet rejiminde de bir değişme başlamıştır; Puglia eskiden bir latifundia’lar a-lanıydı. Bugün büyük mülkler toprak reformunun uygulanmasından beri azalmaktadır; fakat büyük mülkiyet meselesi hâlâ çözülememiştir ve köy nüfusunun artması önemli ölçüde işsizliğe yol açar. Yerleşmede, tamamıyle köylülerden meydana gelen ve bazılarının nüfusu 60 000 kişiyi bulan merkezler ağır basar. Balıkçılık çok yaygındır, çok sayıda küçük liman vardır ve balıkçı sayısı oldukça yüksektir. Tarento istiridye ve midye tarlalanyle meşhurdur. Puglia topraklarında italyan üretiminin yüzde 80′ini sağlayan önemli boksit yatakları bulunur (San Giovanni Rotondo); fakat geri kalan kısımda, sanayinin Bari toprağında toplanması, önemli bir ticaret merkezi Bari’nin genişlemesine sebep olmuştur. Sanayi, tarıma bağlıdır (yağ fabrikaları, un fabrikaları, makarna fabrikaları, şarap mahzenleri, tütün fabrikaları [Lecce'de]). Makine sanayii (Brindisi’de ve Tarento’da) ve petrol rafinerileri (Bari’de) gelişmiştir. Çeşitli işletmeler ve ihraç edilen tarım ü-rünlerinin çeşitliliği Bari’nin liman faaliyetini büyük ölçüde geliştirdi.
• — Tar. Batıya doğru, Eskiçağ Apulia’sından daha dar olan bölge, uzun süre Normanların işgali altında kaldı. 1057′de Robertoil Guiscardo, Puglia dükü olarak tanındı. Siyasî muhtariyetlerini kaybeden şehirler, yavaş yavaş gerilemeğe başladı. Bununla beraber, Bari, Trani ve Brindisi limanlan haçlı seferleri döneminde, insan nakli ve ticaret sayesinde çok canlıydı. Sicilya krallığının bir ili haline getirilen bölge 1861′de İtalya krallığına bağlandı. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUGLİA veya PULYA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUCCİTA (Vincenzo)
Tarih 13 Haziran 2009
PUCCİTA (Vincenzo), italyan bestecisi (Civitavecchia 1778 – Milano 1861). Napoli tarzı operanın temsilcisidir. Londra ve Paris operaları hesabına eserler yazdı, ünlü şarkıcı Catalini’ye eşlik etti. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCCİTA (Vincenzo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUCCİNİA
Tarih 13 Haziran 2009
PUCCİNİA i. (italyan anatomi bilgini T. Puccini’nin adından). Pasmantarları takımından bazitli mantar; belirli bitkilerde asalak yetişen pek çok türü vardır.
— ANSiKL. Puccinia’ların bazı türleri değişik konaklıdır, yani üreme çevrimini ayrı iki konakta tamamlar; bir kısmı ise tek konaklıdır, hep aynı bitki üzerinde gelişir. Birçok türü tahıllarda pas hastalığına sebep olur (Puccinia graminis, siyah pas; P. glumarum sarı pas; P. triticina, esmer buğday pası v.b.). [L]
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCCİNİA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUCCİ (Antonio)
Tarih 13 Haziran 2009
PUCCİ (Antonio), italyan yazarı (Floransa 1309′a doğr. – ay.y. 1388 ?). İlhamını halktan alan şakacı soneler ve bürlesk manzumeler yazdı. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCCİ (Antonio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROVOLONE
Tarih 11 Haziran 2009
PROVOLONE i. Armut veya sucuk biçiminde, çok değişik boyda (0,450-90 kg) yumuşak kıvamlı italyan peyniri. (Yapılış tekniği kaşkaval peynirininkine benzer; tuzlu, kuru bir peynirdir; parafin veya sıvı yağla kaplanarak satılır.) [L]
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROVOLONE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROVENZALE (Francesco)
Tarih 11 Haziran 2009
PROVENZALE (Francesco), italyan bestecisi (Napoli 1627-ay.y. U04). Matio Sabi-no’nun öğrencisiydi. Amuınziata manastırında orgculuk yaptı, yeni tarz «melodram» ile ilgilendi, ilk eseri Cloridea’yı 1660′ta çaldırdı. Scarlatti’nin yardımcılığını yapmak ve o bulunmadığı veya hasta olduğu günlerde yerini almak şartıyle Krallık kapellasının fahrî başkanlığına getirildi (1690). 1663′te Santa Maria di Loreto konservatuvarında öğretmenliğe başladı; gördüğü ilgi karşısında öğrencilerinin sayısını 150′de sınırlamak gerekti. 1674′te Santa Maria di Loreto konser vatuvarındaki görevinden çekilerek, Pieta dei Turchini konservatuvarına geçti ve öğ-retmeniğini 1701′e kadar başarıyle sürdürdü. Düşünüşü ve metodu ölümünden sonra da Napoli konservatuvarlarmda uzun süre ön planda yer aldı.
Eserleri: La Vittotia Fuggitiva (1653); Cloridea; İl Martirio de San Gennaro (1664); Bisalva o Vero Offendere Chi Piu s’ama (1667); İl Schiavo di Sua Moglie (1671); La Fenice d’Avila (dinî opera, 1672); La Colomba Ferita (1673); La Stellidaura Vendicata (1674); Chi Tal Nasce, Tat Vive, o Vero l’ Alessandro Bala (1677). (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROVENZALE (Francesco) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROVANA dİ LEİNİ (Andrea)
Tarih 11 Haziran 2009
PROVANA dİ LEİNİ (Andrea), italyan denizcisi (Leini şatosu 1511 ? – Nice 1590). Emanuele Filiberto ile Nice savunmasına ve Kari V’in Almanya, Flandre ve Picardie savaşlarına katıldı. Cateau-Cambr£sis barışından sonra dük ile birlikte İtalya’ya dönerek küçük bir savaş filosu hazırladı ve denizlerde korsan avına çıktı; İspanyolların Osmanlılara ve Barbaros’lara (Penon de Velez, 1564; Malta, 1565) karşı giriştiği birçok harekâta katıldı. İnebahtı (1571) savaşında çarpıştı ve bu savaşın hikâyesini (yazılanların en önemüsidir) kaleme aldı. Denizcilikte yeni bir tarikat kurdu; bu tarikata amiral (1573), daha sonra da Piemonte ve Nice ‘li soyluların kuvvetlerine kumandan oldu, ayrıca Barbaros kardeşlere karşı Kuzey Afrika kıyılarına yapılan birçok başarısız hücuma katıldı. Carîo Emanuele I tahta çıkınca başka görevler de aldı (msl. Saluzzo harekâtını yönetti). [M]
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROVANA dİ LEİNİ (Andrea) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROSERPİNA
Tarih 11 Haziran 2009
PROSERPİNA. Mit. Roma tarım tanrıçası ve cehennemler kraliçesi, Pluto’nun karısı. Yunan tanrıçası Persephones’in karşılığıydı. Proserpina kültü Roma’ya M. ö. 249′da girdi. Pluto tarafından kaçırılması, latin şairi Claudianus’a üç şarkılık bir epik şiir ilham etti. Eski bir italyan tanrıçası olan Libera ile bir tutuldu.
— İkonogr. Roma Prosperina’sı özellikle kaçırılma sahnesinde tasvir edilmiştir: taş mezarlar, paralar, vazolar, Ostia’daki resim, Farnese sandığının kapağı (Napoli), daha sonra Roma’da San Pietro’nun kapılarındaki Filarete’nin kabartması, Nicolo dell’Abate, Albane, Gentileschi, Luca Giordano, Rubens, Rembrandt, Bon Boullogne; Bernini’nin Roma’daki ve Girardon’un Versailles’deki heykel grupları. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROSERPİNA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROCLEMER (Anna Maria)
Tarih 10 Haziran 2009
PROCLEMER (Anna Maria), italyan kadın oyuncu (doğ. Trento 1923). Tiyatro oyunculuğuna Roma üniversitesinde başladı, daha sonra birçok toplulukta çalıştı. 1952′de
L. Squarzina ve V. Gassman tarafından yönetilen topluluğun başkadın oyuncusu oldu. 1955′te
V. Gassman, sonra G. Albertazzi ile başrolleri paylaştı; birçok filimde de oynadı. (M)
PROCNİAS i. Kuşbil. Bk. araponga.
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROCLEMER (Anna Maria) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROCİDA (Eskiçağda Prochyta)
Tarih 10 Haziran 2009
PROCİDA (Eskiçağda Prochyta), Tiren denizinde küçük italyan adası, Misenos burnu ile İschia adası arasında; 10 500 nüf. Tüf ve bazaltlarla örtülü olan adada dört eski krater vardır; kıyıları genellikle çok yüksektir. Halk balıkçılık ve bağcılıkla geçinir. (L)
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROCİDA (Eskiçağda Prochyta) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROCACCİNİ (Camillo)
Tarih 10 Haziran 2009
PROCACCİNİ (Camillo), italyan ressamı (Bologna 1551′e doğr. – Milano 1629). ERCOLE Büyük’ün (Bologna 1515 – Milano 1595) oğlu. Bologna ile Piacenza’da, Cenova ve özellikle Milano’da birçok eser verdi: şaheseri olan Son Yargı San Prospero de Reggio nell’Emilia kilisesindedir.
— Kardeşi CARLO ANTONİO (Bologna 1555′e doğr. – Milano 1605), manzaralar, çiçek ve portreler yaptı. — GİULiO CESARE (Bologna 1570′e doğr. – Milano 1625), öncekilerin kardeşi, daha çok Correggio’dan ilham aldı. Milano’daki İsa’nın Üç Havarisine Görünmesi, Aziz Carlo Borromeo’nun Mucizeleri ve Louvre müzesindeki Meryem, Çocuk İsa, Assisili Aziz Francesco adlı eserleri onun yaptığı söylenir.
— ERCOLE Küçük (Milano 1596 – ay.y. 1676), Carlo Antonio’nun oğlu. özellikle Çarmıha Geriliş (Brera) tablosu önemlidir. (L)
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROCACCİNİ (Camillo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİNETTİ (Giulio)
Tarih 10 Haziran 2009
PRİNETTİ (Giulio), italyan siyaset adamı (Milano 1851-Roma 1908). Mühendisti, aşırı sağcı partiden milletvekili (1882) seçildi, dışişleri bakanı oldu (1901-1903). üçlü İttifak’ı yeniledi, ama İtalyanların Fransızlara yaklaşmasına çalıştı (elçi Camille Barrere ile görüşmeler, 1902). [L]
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİNETTİ (Giulio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİMİTİF
Tarih 09 Haziran 2009
PRİMİTİF sıf. ve i. (fr. k.). İlkel. G. santl. özellikle XIV. ve XV. yy. italyan ressamlarını ve teşm. yol. Ortaçağ sonlarındaki öbür avrupalı (flaman, fransız, alman ve ispanyol) ressamları belirtmek için kullanılan terim, jl Yapmacıksız üslûbu primitifleri andıran kendi kendini yetiştirmiş ressamlar için de kullanılır. (L)
PRİMİTİVİZM i. (fr. primitivisme). Bk. İLKELCİLİK.
PRİMO DE RİVERA (Jose Antonio). Bk. DE Ri VER A (Jose Antonio).
PRİMO DE RİVERA Y ORBANEJA (Miguel). Bk. DE RİVERA Y ORBANEJA.
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİMİTİF hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİMATİCE
Tarih 09 Haziran 2009
PRİMATİCE (Francesco PRiMATiCCO, il— denir), italyan ressamı, heykeltıraşı ve mimarı (Bologna 1504 veya 1505-Paris 1570). İ. da İmola’nın, Bagnacavallo’nun ve Mantova’daki Te sarayı çalışmalarında yardım ettiği Giulio Romano’nun öğrencisi. Fontainebleau şatosunu süslemek için François I tarafından Fransa’ya çağrıldı. Orada yalancı mermerden tavan ve çerçeveler, alegorik resimler yaptı. Balo salonu (veya Henri II galerisi) için yaptığı kompozisyonlar, onarımlar yüzünden büyük değişikliğe uğradı. Primatice’nin maniyerist üslûbu desenlerinde daha açıkça görülür (Saatlerin dansı, Frankfurt), François II’nin Kırallık binaları sorumlusu oldu (1559) ve bir çeşit sanat diktatörlüğü kurdu. 1540′ta İtalya’ya yaptığı bir geziden, çok sayıda eski heykel, büst, Trajanus sütununun, Laocoon ve Medici Venüsü’nün mulajlarıyle birlikte döndü. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİMATİCE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİMA DONNA
Tarih 09 Haziran 2009
PRİMA DONNA i. («birinci kadın, başkadın» anlamında ital. k.). Kadınların tiyatroda oynaması kabul edildikten sonra italyan operalarında başrole çıkan kadın şarkıcı.
(Sekiz ile on yıl arası öğrenim gören prima donna’lar İtalya dışında, bütün avrupa başkentlerinde, XIX. yy.dan itibaren de Amerika’da çalışmak imkânını buldular. Kaprisleri acayiplikleriyle de ün salan prima donna’lar Benedetto Marcello’nun Teatro alla Moda (Modern Tiyatro; 1720′ye doğr.) adlı eserinde tasvir edilir.) [L]
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİMA DONNA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PREZZOLİNİ (Giuseppe)
Tarih 09 Haziran 2009
PREZZOLİNİ (Giuseppe), italyan yazarı ve edebiyat tenkitçisi (Perugia 1882). Kafası, bütün yeni düşünce ve atılımlara açıktı. Zamanının italyan edebiyatını büyük ölçüde etkiledi. Floransa’da G. Papini ile Leonardo (1903-1907) ve La Voce (1908-1914) gruplarını kurdu ve yönetti. 1930′da, New York’taki Columbia üniversitesinde italyan edebiyatı profesörü oldu. Eserleri: il Sarto Spirituale (Nükteci Terzi) [1907], La Teoria Sindacalista (Sendikacılık Nazariyesi) [1909], Benedetto Croce (1909), La Cultura italiana (italyan Kültürü) [1923], Repertorio Bibliografico di Storia e della Critica della Letteratura İtaliana (italyan Edebiyatının Tarih ve Tenkit Bibliyografya Listesi) [1937-1948]. Ayrıca, otobiyografik nitelikte deneme ve anlatılar: italiano inutile (Faydasız italyanca) [1954], Saper Leggere (Okumasını Bilmek) [1956], Dal Mio Terrazzo (Taraçamdan) [1960], il Tempo della «Voce» («Ses» Zamanı) [1961]. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREZZOLİNİ (Giuseppe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PREVİTALİ (Fernando)
Tarih 09 Haziran 2009
PREVİTALİ (Fernando), italyan orkestra yöneticisi ve bestecisi (doğ. Adria 1907). öğrenimini Torino konservatuvannda yaptı. 1928′den 1936′ya kadar Floransa Senfoni orkestrasının yönetimini V. Gui ile paylaştı. 1936-1953 Arasında Roma Radyo Senfoni orkestrasını yönetti. 1953′ten sonra Roma’da, Santa Cecilia akademisinde sanat yöneticisi oldu. Avrupa ve Amerika’da sayısız konser verdi. Birkaç bestesi ve müzik üstüne yazıları vardır. (M)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREVİTALİ (Fernando) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PREPOSİTİNO di Cremona
Tarih 09 Haziran 2009
PREPOSİTİNO di Cremona, italyan asıllı ilâhiyatçı (öl. Paris 1210′a doğr.). Paris’te okudu, sonra aynı şehirde profesörlük yaptı. 1195′te Mainz din okulları müfettişi, 1206′da Paris üniversitesi kançıları oldu. En ünlü eseri Rationale Devinorum Officiorum (Dinî Törenlerde Akla Yakınlık), roma litürjisi tarihinin başlıca kaynağıdır. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREPOSİTİNO di Cremona hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PREJEAN (Albert)
Tarih 09 Haziran 2009
PREJEAN (Albert), fransız sinema oyuncusu (Paris 1898). Rene” Clair’in gözde oyunculardandı.
Başlıca filimleri: Le Voyage imaginaire (Hayalî Yolculuk) [1925], italyan Hasır Şapkası (Un Chapeau de Paille dltalie) [1927], Paris Damları Altında sous les Toits de Paris) [1930], L’Opera de Quat’ sous (Dört Kuruşluk Opera) [1931]. Prejean, ayrıca Simenon’un romanlarından çekilmiş bir dizi filimde (1944-1945) komiler Maigret’yi canlandırdı. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREJEAN (Albert) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Preciosite
Tarih 09 Haziran 2009
Preciosite, XVII. yy .ın ilk yarısında Fransa’da bazı kibar çevrelerde, duyguların dile getirilişinde ve edebî anlatımda kendini gösteren aşırı incelik hevesi.
Kelimenin tam anlamıyle preciosite, Fransa’da 1650′den sonra, edebî bir akım olmaktan çok, feminist hareketin bir özlemi olarak ortaya çıktı. Evlilik hayatında kadının baskı altında tutulmasına karşı çıkan preciosite, toplumsal kısıtlamalardan bağımsız, son derece güçlü ve ideal bir aşk anlayışını geliştirdi. Bu anlayış aşırı bir duygu inceliğinin ve kibarlar âleminde kadının hâkimiyetinin onaylanışı olarak kabul ediliyordu. Aynı incelik çabası, çeşitli salonlarda, nezaket kuralları ve konuşma tarzında da kendini gösterdi. Kişisel orijinallik, kelimeleri bu anlayışa uygun anlamlar vererek kullanmak, ince istiareler yapmak gibi önceleri hiç de gülünç olmayan bir tarz haline geldi. Zaten precieuses kelimesi de, ilk olarak 1653′te, kibar edebiyatına, romanesk tarza ve aşk şiirlerine karşı çıkan kimseler tarafından, evlerinde edebiyatçıların katıldığı toplantılar düzenleyen kadınlar ve Özellikle de Mile de Scudery için kullanılmıştır.
Urfe” ile Rambouillet konağı şairleri Voituıe, Maileville, Godeau’nun eserlerinden kaynak alan preciosite’ edebiyatı, bu kimselerin eserlerinde, italyan concetti’lerindeki sıkıcılığın, ispanyol Gongora’cılığının ve ingiliz eupheus’çuluğunun izlerini taşıyordu. Başlıca temsilcileri de, Benserade, Segrais, Sarasin, Pellisson, Menage, Gomberville, La Calprenede ve özellikle de Mile de Scudery’ydi (Le Grand Cyrus, 1650; Clelie, 1654-1660). Preciosite edebiyatı çok zaman, aşırı incelik, yapmacıklı bir biçimde derinleştirilmiş bir havaîlik ve anlaşılmazlığa kadar varan bir anlatım özentisine düştü. Bütün bu özelliklerine rağmen, âşıkane duyguların açıklanmasındaki özenli ve ayrıntılı açıklamalarıyle başarılı da oldu. «Precieux»lerden ve «preciosite»den 1660′a kadar söz edilmiştir. Bundan sonraki tarihlerde terim çok daha az kullanıldı. Ama preciosite’ye has davranışlar ortadan kalkmadı, öyle ki, yüzyıl sonundaki kibar çevreleri, 1655-1660 sırasının kibar çevrelerinden pek de farklı olmadı. Preciosite denince her şeyden önce bu aşırı incelik ve yapmacık dolu üslûp akla geldiği için, bazı modern yazarların (E. Rostand, J. Giraudoux) preciositesinden de söz edilebilir. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Preciosite hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRATOLİNİ (Vasco)
Tarih 09 Haziran 2009
PRATOLİNİ (Vasco), italyan romancısı (Floransa 1913). Çok yoksul bir ailenin çocuğuydu, okuyabilmek için her çeşit mesleğe girdi çıktı. İlk romanı il Tappetto Verde (Yeşil Halı) [1941] ve Cronaca Familiare (Aile Günlüğü) [1947] otobiyografiktir. İl Quartiere (Mahalle) [1944], Fakir Âşıklar (Cronaca di Poveri Amanti) [1947], Le Ragazze di Sanfrediano (Sanfrediano’lu Kızlar) [1952] adlı eserlerinde güçlü bir gerçekçilikle floransa hayatının hayli geniş bir tablosunu çizmeğe çalıştı. Un Eroe del Nostro Tempo (Zamanımızın Bir Kahramanı) [1949] adlı eseri, faşist yönetim altında büyüyen ve faşizmin etkisiyle suç işlemeğe yönelen genç bir adamın ruh yapısını inceler. Üçlü bir serinin ilk kitabı olan Metello’da. (1955) toseana halkının birkaç nesli kapsayan hayatını anlatır. Pratolini, çağdaş İtalya’nın sosyal ve duygusal hayatını incelemeğe devam etmektedir: La Scialo (Karışıklık) [1960]; Allegoria e Derisionc (Alegori ve Acı Alay) [1966]. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRATOLİNİ (Vasco) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Principe [İL] (Prens)
Tarih 09 Haziran 2009
Principe [İL] (Prens), Machiavelli’nin San Casciano’da sürgündeyken yazdığı (1513) ve ölümünden sonra yayımlanan (1531) siyasî incelemesi. Piero de Medici’nin oğlu Urbino dükü Lorenzo’ya ithaf edilen (Lorenzo’-nun belki de hiç okumadığı) bu eserde, her ikisinin de başında birer hükümdar bulunan Fransa ile ingiltere’nin toprak bütünlüklerini ve manevî birliklerini sağlamalarına karşılık, italyan cumhuriyetlerinin İtalya yarımadasının birliğini sağlamakta güçsüz kaldıkları belirtilir. Machiavelli, kendini cumhuriyetçi bir hükümete yönelten kişisel çıkarlarını göz önünde bulundurmaz, devlet anlayışına dayanan, kanun ile ahlâkın bu anlayışa bağımlı olacağı ve bu belirli bir sonuca ulaşmak için her aracı geçerli sayan pozitif bir siyaset tasarlar. Böyle bir programı, ancak ihtiyat, bilgelik ve cesareti biraraya getirmeyi başarabilen bir «prens» (yani hükümdar) gerçekleştirebilir. Enerjik, kuvvetli ve halkı ezenlere karşı merhametsiz ve kaygısız olması gereken bu prens, toplum yararı uğruna gerekirse şiddete ve yalana başvurmaktan kaçınmamalıdır. Böylece millî bir ordudan destek alarak italyan topraklarını savunabilecek tek güç olan halk tabakalarını kurtaracaktır. Bu açıdan bakıldığı zaman her halde en uygun «prens» tipi, sıfırdan başlayarak küçük bir modern devlet kurmayı başaran Cesare Borgia’dır. Machiavelli, bu küçük modern devletin, birleşik İtalya’nın çekirdeğini meydana getireceğini ummuştu. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Principe [İL] (Prens) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Pirelli
Tarih 08 Haziran 2009
Pirelli, ilk italyan elektrik kablo ve kauçuk fabrikasından (Milano 1872) doğan italyan sanayi grubu. Kurucusu Giovanni Battista Pirelli’nin (Varenna 1848-Milano 1932) yerine oğulları PiERO (Milano 1881-ay.y. 1956) ve ALBERTO (Milano 1882) geçti. XX. yy. başlarında otomobil, ziraat araçları, motosiklet ve bisiklet lastiği sanayiine el atan kuruluş, kısa zamanda büyüdü ve genişledi, faaliyeti yurt dışına taştı; 1937′de, Basel’de isviçreli malî grupların yardımlarıyle, Milletlerarası Pirelli şirketi kuruldu, 13 firmayı, 16 fabrikayı ve ticaret şebekesini kontrolü altına aldı. Milano’da 1921′de kurulan Pirelli ve ortakları İtalya’da, ana şirket Pirelli S.P.A.’dan bağımsız 11 şirketi denetliyordu. Pirelli, italya’nın en eski ve iş hacmi bakımından Fiat ve Montecatini’den sonra üçüncü gelen firmasıdır.
Türkiye’de Pirelli kuruluşu (1960) yüzde 51′i yabancı, yüzde 49′u millî olan 120 milyon sermayeli bir anonim şirkettir. İzmit’teki fabrikası (açılışı 1962) yılda 750 000 iç ve dış lastik imal edecek kapasitededir. (LM)
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Pirelli hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRATİ (Giovanni)
Tarih 08 Haziran 2009
PRATİ (Giovanni), italyan romantik şairi (Compomaggiore, Trento 1814-Roma 1884). Savoia hanedanına bağlıydı. Duygulu şiirler yazdı.
Eserleri: Venedik’te gerçekten yaşanmış bir aşkı konu edinen Edmenegarda (1841), Ballate (Baladlar) [1843], Canti Politici (Siyasî Şarkılar) [1852], Armando (1864-1868), iside (1878). Prati, italyan romantizminin ikinci dönem şairlerindendir. (L)
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRATİ (Giovanni) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRATELLA (Francesco Balilla)
Tarih 08 Haziran 2009
PRATELLA (Francesco Balilla), italyan bestecisi (Lugo 1880-Ravenna 1955). Lugo ve Ravenna Müzik liselerini yönetti; fütürist müzik tarzının önde gelen temsilcilerinden biridir (1910). Eserlerinde roma folklorundan yararlandı. XVII. ve XVIII. yy. bestecilerinin eserlerini, bu arada Crissimi’nin üç oratoryosunu yayımladı. Operalar (Lilia, 1905; Fabiano, 1939), senfonik eserler (Per un Dramma Orchestrale, 1938), koro eserleri ve sonatlar besteledi. (L)
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRATELLA (Francesco Balilla) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRAMPOLİNİ (Enrico)
Tarih 08 Haziran 2009
PRAMPOLİNİ (Enrico), italyan ressamı (Modena 1894 – Roma 1955). 1912′de fütürizm hareketine katıldı, bunu takip eden yıllarda dadacılıkla ilgilendi. Daha sonra, ikinci fütürizm adı verilen akımın (bu akım İkinci Dünya savaşından sonra gelişti) başlıca temsilcilerinden biri oldu. 1925-1937 Arasında Fransa’da yaşadı, buradaki öncü gruplara (Cercle et Carre, Abstraction-Crgation) katıldı. İkinci Dünya savaşından sonra soyut resme yöneldi. Aynı zamanda tiyatro alanında da faaliyet gösteren Prampolini’nin özellikle Fütürist Pandomima tiyatrosu için yaptığı çalışmaları (1927-1928) önemlidir. (LM)
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRAMPOLİNİ (Enrico) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRAGA (Marco)
Tarih 08 Haziran 2009
PRAGA (Marco), italyan yazarı (Milano 1862-Varesc 1929), Emilio Praga’nın oğlu. Verismo romancılarının geleneğine bağlı gerçekçi piyesler yazdı: Le Vergini (Bakireler) [1889], La Moglie İdeale (İdaal Eş) [1890], La Crisi (Buhran) [1904], La Porta Chiusa (Kapaklı Kapı) [1915]. (L)
08 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRAGA (Marco) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|