RESZKE (Jean de)
Tarih 29 Haziran 2009
RESZKE (Jean de), polca Jan Mieczyslaw, polonyalı opera şarkıcısı (Varşova 1850-Nice 1925), Edouard de Reszke’nin kardeşi.
İtalya’da Ciaffei ve Colognid’en müzik dersi aldı ve ilk defa 1874′te Venedik’te, La Favorita operasındaki Alfonso rolüyle sahneye çıktı. Daha sonra Londra ve Paris sahnelerinde şarkı söyledi. 1876′ya kadar hep bariton rollerine çıktı. Aynı yıl, bir süre için sahneden çekildi ve 1880′de tenor olarak Madrid’de Robert le Diable (Şeytan Robert) operasındaki rolüyle yeniden sahneye döndü.
Bunun ardından, Paris’te Massenet’nin Herodiade’ındaki Jean rolünü yarattı, 1885-1890 arasında Paris operasında bulundu. 1893-1899 Arasında sürekli olarak New York’taki Metropolitan Opera House’da çalıştı, Siegfried başta olmak üzere, Wagner’in birçok operasında başrolleri canlandırdı. (M)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESZKE (Jean de) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESZKE (Edouard de)
Tarih 29 Haziran 2009
RESZKE (Edouard de), polonyalı opera şarkıcısı (Varşova 1855-Garnek 1915).
Proskao Ziraat kolejinde okudu. 1876′da Paris’te Theâtre İtaliend’e, daha sonra Avrupa ve Amerika’nın büyük şehirlerinde sahneye çıktı. Torino’da Alfredo Catalini’nin Edda operasındaki kral rolünü ve Filippo Marehetti’nin Don Giovanni d’Austria’sındaki Carlo V rolünü yarattı, özellikle Faust’taki Mephistopheles, Romeo ve Jülyet’teki Frere Laurent ve Wagner’in operalarmdaki Hans Sachs, Wotan ve kral Mark rollerinde başarı kazandı. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESZKE (Edouard de) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESTOUT veya RETOUT
Tarih 29 Haziran 2009
RESTOUT veya RETOUT, fransız ressam ailesi.
Başlıca üyeleri: eustache (Caen 1655-öl.1743). Ardennes manastırının bir kubbesini resimledi, Mondaye manastırı kilisesinin ve Saint-Jean de Falaise manastırının dekorasyonunu yaptı; — jean II (Rouen 1692-Paris 1768), Jean-Baptiste Jouvenet’nin yeğeni ve öğrencisi.
Resim ,akademisine profesör (1733) ve müdür oldu (1760). Tablolarında daha çok mitolojik ve dinî konuları işledi (İsa’nın İnmeli bir Hastayı İyi Edişi, Anania Ellerini Aziz Paulus’un Basına Koyarken [Paris, Louvre]); — jean BERNAED (Paris 1732-ay.y. 1797), Jean II’nin oğlu. 1758′de Roma Büyük ödülünü kazandı.
Jüpiter ile Mercurius, Philomen ve Baucis’in Sofrasında (Tours Müzesi) adlı tablosu sayesinde 1769′da Akademiye üye seçildi. Devrim sırasında Güzel Sanatlar Genel komisyonu başkanı oldu. Aziz Bruno Çölde Dua Ederken adlı tablosu Louvre müzesindedir. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESTOUT veya RETOUT hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Restorasyon
Tarih 29 Haziran 2009
Restorasyon, Avrupa tarihinde, Viyana kongresi (1815) ile 1830-1831 devrim olayları (Fransa’da temmuz devrimi, Belçika ve Polonya devrimleri, Orta italya’da 1831 şubat devrimleri) arasındaki döneme verilen genel ad.
Başlangıçta sadece Fransa için kullanılan bu terim, daha sonra eski rejimlere geçişi belirtmek için bütün Avrupa’ya uygulanmıştır. (Fakat bu geçiş tam anlamıyle eski rejimlerin ihyası demek değildi; devrim rejimlerinin getirdiği hukukî, idarî ve sosyal değişiklikler ve hesaba katılmıştı.) Restorasyon devri monarşilerinde soylu sınıfın ve ruhban sınıfının hukukî ayrıcalıkları kaldırılmış ve bazı yerlerde de meselâ Fransa’da bu rejim ingiltere tipinde anayasal bir rejimin kurulmasına önayak olmuştur.
• Fransa’da Restorasyon. Birinci Restorasyon, Fransa’da Birinci imparatorluğun yıkılmasından sonra monarşinin Bourbon’lar lehine (Louis XVIII) yeniden kurulduğu dönem (6/24 nisan 1814-20 mart 1815). İmparatorluk senatosu 6 nisan 1814′te «Louis Stanislas Xavier de France»ı tahta çağıran bir anayasayı kabul etti. 13 Mayıs 1814′te, hükümdar, geçici hükümetin üyeleri Du-pont, Malouet ve Louis, eski Bonaparte’çılardan Talleyrand ve Reugnot, kralcılardan Montesquiou, Ferrand, Dambray ve Blacas ile ilk hükümeti kurdu. Bu hükümet 30 mayıs 1814′te birinci Paris antlaşmasını imzalayarak Fransa’yı barışı kavuşturdu ve vaadedilmiş olan anayasayı hazırlayarak aynı yılın 4 haziranında çıkardı.
Krallığın yeniden kurulması herhangi bir olaya yol açmamış, imparatorluk döneminin devlet memurları yeni yönetimi tutmuştu. Devlette en başta gelen yeri almayı uman din adamları, ayrıcalıklarına ve mallarına kavuşmayı kuran soylular sınıfı, krallık yönetiminde mülkiyet hakkının ve huzurun teminatını gören burjuvazi, yeni kurulan yönetimi destekliyordu. Ama kral, ihtilâl ve imparatorluk devirlerinin siyasî veya sosyal bakımlardan getirdiği yenilik ve kazançları kabul ettikçe bir eski devir kralı haline geliyordu.
Sonunda, Bassano dükü Maret, kraliçe Hortense, Drouet d’Erlon ve birçok subay tarafından, Napolyon’un iktidara dönmesini sağlamak amacıyle bir komplo hazırlandı ve 1 mart 1815 günü Napolyon Frejus yakınlarında karaya çıktı. İlkin tehlikenin büyüklüğünü pek iyi anlayamamış olan Louis XVIII, 19 mart günü acele Tuileries sarayından kaçmak zorunda kaldı ve 20 martta Lille’e, oradan da Gand’a geçti.
İkinci Restorasyon, Fransa’da Louis XVIII ile Charles X’un saltanatları sırasında yürürlükte olan siyasî rejimin adı (1815 -1830). İkinci Restorasyon, 18 haziran 1815′teki Waterloo yenilgisi ve Napolyon’un Yüzgün’ün sonunda ikinci defa’ işbaşından ayrılması sonucunda kuruldu. Bundan dolayı, Bourbon’ların yeniden tahta dönüşü, Paris’e giren ve Fransa topraklarında üç yıl kalan dört büyük müttefik devletin (İngiltere, Prusya, Avusturya ve Rusya) işgal bölgeleri kurmasıyle aynı zamana rastladı. Bu dört devlet, Bourbon’ları ikinci defa tahta getirmekte tereddüt ediyorlar, Yüzgün’ün onların beceriksizliğinden meydana geldiğine inanıyorlardı. Ama Birinci Restorasyonun hatalarını kabul etmek akıllılığını göstermiş ve Napolyon’un en yakın yardımcılarının dışında herkesi salıvermeyi öngören geniş bir genel af çıkarmayı vaadetmiş olan Louis XVIII, 8 temmuzda Paris’e dönerek kendini bütün Avrupa’ya kabul ettirdi. Ne var ki, Yüzgün döneminin etkisiyle, milletlerarası durum eskisinden daha kötüydü.
Müttefikler 20 kasım 1815 günü, Louis XVIII’e birincisinden daha ağır şartlar getiren ikinci Paris antlaşmasını imzalattılar. Bu arada içerideki durum da hiç parlak değildi. Louis XVIII’in 16 eylül 1824 günü ölmesi üzerine yerine Charles X adiyle kardeşi Artois kontu geçti. Ama iç siyasetteki çatışma ve çekişmelerin arkası kesilmedi. Bu duruma bir darbeyle son vermek isteyen Charles X, 25 temmuz 1830 günü, meşrutiyet yönetimini ve basın hürriyetini kaldırdı. Paris halkı bu davranışa sert bir tepki gösterdi. Kralın kararını takip eden 27, 28 ve 29 temmuz günleri şehirde çıkan ayaklanma sonucunda Charles X tahtından indirildi.
• İtalya’da Restorasyon. Viyana kongresinde kararlaştırılan sınırlar, Avusturya’nın hâkimiyetine imkân vermiş, dolayisiyle de bu hâkimiyet bağımsız ve birleşmiş bir italyan hükümetinin kurulmasına başlıca engel olmuştu. İtalyan yarımadasında, Restorasyon gergin bir siyasî hava yaratmıştı; buna sebep çeşitli italyan devletlerinde iktidara karşı cephe alan muhafazakâr grupların yaptığı baskıydı. Bu yüzden siyaset ve kültür alanında hükümetler, çok sert tedbirler almak zorunda kalıyorlardı (Milano’da çıkan Con-ciliatore dergisinin kapatılması [1819]; İki Sicilya imparatoru Ferdinando I’in bakanı prens Canosa’nın siyasî faaliyetleri).
İktisat alanında ise hükümetler genellikle himayeci ve güdücü bir tutum benimsemişlerdi. Bu baskı siyaseti Napoli ve Piemonte’de patlak veren 1820-1821 ayaklanmalarından sonra daha da artmış ve Restorasyon rejiminin ne kadar sınırlı bir temele dayandığını ortaya koymuştur. Bu arada, tek istisna olarak Toscana’da kurulan rejim gösterilebilir; büyük duka Lorena’lı Ferdinando IV ile bakanı V. Fossombroni ihtiyatlı ve dengeli birer siyasetçi olarak XVIII. yy.ın reformcu geleneklerini sürdürmüşler ve ülkenin fikir hareketlerini liberalizme doğru yönelten ölçülü ve toleranslı bir idare şekli kurabilmişlerdi.
• ingiltere’de Restorasyon, ingiltere tarihinde monarşinin yeniden kurulduğu ve kralın 1660′ta otoritesini yeniden sağladığı dönem. (Daha geniş anlamıyle bu ad 1660-1702 arasındaki döneme verilir.) Cromwell yönetimini izleyen uzun anarşi döneminden onra, Charles Stuart taraftarı «Pervasızlar» ile presbiteryenlerin koalisyonu sonucunda krallık yeniden kuruldu. Londra’da kral ilân edilen Charles II, vicdan hürriyetine saygı göstereceğini ve genel af çıkaracağını vaadettikten sonra Dover’e çıktı ve orada Monk tarafından karşılandı (1660).
Fakat halkın coşkunlukla karşıladığı kralın yeteneksizliği kısa zamanda büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Buna rağmen lord Clarendon’un yönetimi altında, Restorasyon sadece krallığın yeniden kurulmasıyla kalmadı; parlamentonun ve anglikan kilisesinin gücünü kesinlikle ortaya koymağa ve soyluların eski yerlerini kazanmalarına imkân verdi. Clarendon, krala düzenli bir gelir sağladı.
Ayrıca, parlamento yeniden düzenlendi ve milletvekillerine başlangıçtaki görevleri iade edildi (Long Parlament, 1660). Korporasyonlar kanunu, milletvekillerini Covenant’tan ve bazı durumlarda tebaanın, hükümdarlarına karşı kuvvete başvurma hakkı fikrinden vaz geçmek zorunda bıraktı. Ayrıca, bütün puriten eğilimleri ortadan kaldırıldı ve Common Prayer Book’u onaylamayan rahipler görevden uzaklaştırıldı. Restorasyondan sonra fikir ve sanat hareketleri büyük ölçüde gelişti ve bu dönem Büyük Britanya tarihinde bir dönüm noktası oldu. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Restorasyon hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESTİF (veya RETİF) DE LA BRETONNE
Tarih 29 Haziran 2009
RESTİF (veya RETİF) DE LA BRETONNE (Nicolas restif, — denir), fransız yazarı (Auxerrois 1734-Paris 1806).
Bourgogne’lu bir çiftçinin oğluydu. Paris’te matbaa işçisi ve sahibi oldu. 1767′den itibaren taşra hayatını ve Paris şehrine karşı tutkusunu dile getiren romanlar yazmağa başladı.
Başlıca eserleri şunlardır: Lucile ou les Progres de la Vertu (Lucile veya Erdemin Gelişmesi) [1768], Le Paysan Perverti ou les Dangers de la Ville (Baştan Çıkan Köylü veya Şehir Hayatının Tehlikeleri) [1775], şaheseri sayılan Babamın Hayatı (La Vie de Mon Pere) [1779], kendi hayatını anlattığı Monsieur Nicolas ou le Coeur Humain Devoile (Bay Nicolas veya Sırrını Açığa Vuran Gönül) [1794-1797], Le Pornographe (Açık Saçık Şeyler Yazan) [1769], Le Glos-sographe (Sözlükçü) [1773], L’Andrographe (Hünsaların Hayatını Anlatan Yazar) [1782]. Restif de La Bretonne daha sonra îdees Singulieres (Acayip Düşünceler) adı altında toplanan bu son üç eserde atılgan bir ıslahatçı, insanları seven bir kimse olarak dikkati çeker. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESTİF (veya RETİF) DE LA BRETONNE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESSMAN (Constantino)
Tarih 29 Haziran 2009
RESSMAN (Constantino), italyan diplomatı (Trieste 1832-Paris 1899), İstria ve Trieste’nin Risorgimento hareketine katılmasını sağlayan milliyetçilerden.
1851 Mantova davasına adı karıştı. 1860′ta Piemonte’ye gitti ve Cavour’un sekreterliğini yaptı. Daha sonra diplomat oldu; Londra büyükelçiliğinde danışman (1893-1895), istanbul’da büyükelçi (1890), daha sonra Crispi zamanında Paris (1893-1895) büyükelçisi oldu. Crispi ve dışişleri bakanı Blanc ile anlaşmazlığa düştü ve görevinden alındı. 1898′den sonra Regno senatörü oldu. (M)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESSMAN (Constantino) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESSAM
Tarih 29 Haziran 2009
RESSAM i. (ar. resm’den ressam). İşi resim yapmak olan kimse: Onlar romancının, ressamın uydurmaları… (R. N. Güntekin). Osman onu ileride bir çocuk resmi için hazırlanan, etrafını tetkik eden bir ressama benzetiyordu. (H. E. Adıvar).
Ressam değneği, ressamların fırça tutan ellerini dayamak için kullandıkları, ucu deri veya kumaş kaplı bir topuzla biten, hafif ağaçtan yapılmış değnek. Kitap ressamı, kitaplardaki resimleri çizen sanatçı.
Bk. ANSîKL.
— ANSİKL. Türkiye’de ressam’lar genellikle, sanat faaliyetlerinin yoğunlaştığı üç büyük ilde (Ankara, İstanbul, İzmir) toplanmıştır. Bu illerde çeşitli yerli ve yabancı sergiler düzenlenir. Ankara ve İstanbul’da, bir yıl içinde açılan resim sergilerin sayısı 100′ü aşar. Son yıllarda ikinci derecedeki bazı büyük illerde de galeriler açıldı. Ressamlar meslek formasyonlarını, sanat eğitimi yapan yüksekokullardan aldıkları gibi, yeteneklerini geliştiren çalışmalarla da kazanmaktadır.
Türkiye’de sanat eğitimi veren kuruluşlar, Devlet Güzel Sanatlar akademisi, eğitim enstitülerinin resim bölümleri, daha çok uygulamalı sanat kollarında faaliyet gösteren Tatbikî Güzel Sanatlar yüksekokuludur. Ressamların bir bölümü de, bu eğitim kuruluşlarında öğretim görevlisi olarak çalışırlar. Ortaöğretim okullarında resim öğretmeni olarak görev yapan ressamlar da önemli bir grup meydana getirirler. Asıl mesleği olan ressamlığın dışında başka işlerden geçimini sağlayanların sayısı oldukça kabarıktır. Türkiye’de hareketli bir resim piyasası bulunmadığı için ressamların tablolarını satarak geçinmesi zordur. Yağlıboya resmin Türkiye’de ressamlarca benimsendiği ilk yıllardan itibaren, resmî ve yarı resmî kuruluşlar ressamlara, eserlerini satın alarak maddî destek oldu.
1939′dan itibaren her yıl açılan «devlet resim ve heykel sergileri», ressamların eserlerinin ödüllerle değerlendirilmesine ve satılmasına imkân verdi. Türkiye’de ressamlar, 1908′den itibaren çeşitli kuruluşlarda biraraya geldiler. Bunların ilki 1908′de kurulan «Osmanlı Ressamlar cemiyetedir. Sonradan «Güzel Sanatlar birliği» olarak adını değiştiren bu kuruluşun, bir de yayın organı bulunuyordu. 1919′da kurulan «Türkiye Ressamlar cemiyeti», Galatasaray lisesi salonunda düzenlediği sergilerle ün kazandı. Bu cemiyet 1926′da dağıldı, önceleri Etnografya müzesi ve Türkocağı salonlarında düzenlenmiş olan Güzel Sanatlar birliği sergileri geniş ilgiyle karşılanıyor ve resim satışları da sağlıyordu. 1928′de Avrupa’daki eğitimlerini tamamlayarak yurda dönen genç sanatçılar grubunun oluşturduğu Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar birliği ile 1933′te beş ressam ve bir heykeltıraş tarafından kurulan «D» grubu, 1940 yılında ilk sergilerini açan Yeniler veya Liman Ressamları grubu ilk ressam kuruşları arasındadır.
• Kitap ressamı. En eski resimli elyazması örneklerinden biri, Codex Vaticanus adı verilen V. yy.dan kalma bir Vergilius’tur. Doğu’da olduğu kadar Batı’da da minyatürün kazandığı olağanüstü atılım bilinmektedir. XV. yy.da tahta kalıplarla basılan kitap resimleri arasında Mirouer de la Redemption de l’umain lignaige (Lyon, 1478), Breydenbach’ın Seyahati (Mayence, 1486) sayılabilir. Daha sonra, 1488′de Paris Dua Kitaplarında bakır üzerine işlemeler ortaya çıktı. O sıralarda adı en çok duyulmuş kitap ressamlarından biri parisli Pierre Le Rouge’du (La Mer des Histoires, 1488).
Ayrıca Fransa’da, Geoffroy Tory, Denis Janot, Mercure Jollat, Bernaıd Salomon (Küçük Bernard da denir), Jean Duvet, Pierre Woeiriot, Rene Boyvin, Rabel, Thomas de Leu sayılabilir. Aynı dönemde alman ve italyan basımevlerinde (özellikle Venedik’te) çok güzel resimli kitaplar yayımlanıyordu.
XVII. yy.da Fransa’da şu adlar önemlidir: çelik kalem alanında Leonard Gaultier, Crispin de Passe (Le Maneige royal, 1625), Valdo, Lasne; ofortta, Perelle’ler, Israel Sylvestre, Stefano della Bella, Abraham Bosse, Chauveau (Vergilius, 1649), Seb. Leelerc (Cl. Perrault’un Vitruve’ü, 1673), Le Pautre (Les Divertissements de Versailles [Versailles Eğlenceleri], 1676); XVIII. yy.da: Cocchin, Eisen, Larmessin, Tardieu, Gravelot (Decamerone, 1757), Moreau le Jeune (Benjamin de La Borde’un Chanson’u [Şarkı]), Marillier (Berquin’in Les İdylles’i [İdiller], 1775), Le Barbier, Monsiau; XIX.yy.da: Desenne, Duplessis-Berteaux, Tony Johannot (Notre-Dame de Paris), Gigoux, Celestin Nanteuil, Gavarni, Grandville (Un Autre Monde [Başka Bir Dünya], 1844), Gustave Dor6 (Dante’nin İnferno’su [Cehennem], 1861). XVIII. yy.da ortaya çıkan renkli gravürlerden sonra XIX.yy.da taşbaskı tekniği doğdu ve özellikle ilk fotoğraf çoğaltma metotlarının bulunması (1847-1882) kitap resmi tekniğini yavaş yavaş geliştirdi.
Günümüze kadar yetişen fransız gravürcüleri arasında şunlar sayılabilir: Daniel Vierge (L’Assommoir [Meyhane], 1878). Auguste Lepere, Rops, Steinlen, Louis Legrand, Chas -Laborde, Dignimont, Vertes, Boussingault, Sylvain Sauvage, Mariette Lydis, Daragnes, Laboureur, Gus Bofa, Pierre Falke, Luc-Albert Moreau, Dunoyer de Segonzac, Georg, Touchagues, Demeurisse, Clairin, Heuze, Brayer, Buffet. Kitap resmi yapan ressamların sayısı çoktur: Holbein (Les Simulacres de la Morı [ölümün Görüntüleri]), Dürer (Maximilien’in Le Livre de Prieres’i [Dualar Kitabı]). Poussin (bir Vergilius, bir Horatius ve bir Kutsal Kitap kapağı süsü), Oudry (Les Fables [Masallar], 1755-1759), De Troy ve Lemoine (La Henriade, 1728), Boucher; XIX. yy.da Deveria, Delacroix (Faust, 1828), Lami, Manet (Ch. Cros’un Le Fleuve’ü [Irmak], 1874), Maurice Deniş (Les Fioretti, 1913).
Bonnard’ın hazırladığı Parallelement (Paralel Olarak) [1900] ve Daphnis et Chloe (Daphnis ve Chloe) [1902], Desvallieres’in Rolla’sı (1906), Picasso’nun Başkalaşımlar’ı, Gromaire’in, Beaudelaire’in Nesir Şiirler’i, Salvador Dali’nin Les Chants de Maldoror’u, Mattisse’in, Mallarme’nin Şiirler’i, Dufy’nin Tarascon’lu Tartarin’i (Tartarin de Tarascon), Derain’in Heroides’i (Heroides’ler); Rouault’nun, Suares’nin La Passion’u (Çile), Dunoyer de Segonzac’ın Les Croix de Bois’sı (Tahta Haçlar) ve Louise Hervieu, Vlaminck, Chagall, Van Dongen, Othon Friesz ile Derain’in eserleri gibi birçok «Ressam Kitabı»nın hazırlanmasında Ambroise Vollard’ın ve kitapseverler derneklerinin rolü büyük oldu. Bu arada, «heykeltıraş kitapları» ile Rodin (Le Jardin des Supplices [işkenceler Bahçesi]), Maillol (Les Eglogues [Egloglar]), Bourdelle (Mozart Enfant [Çocuk Mozart]) ve Belmondo’yu da (Lucien de Samosate’ın Les Amours’u [Aşklar]) unutmamak gerekir. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESSAM hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESNAİS (Alain)
Tarih 29 Haziran 2009
RESNAİS (Alain), fransız filim yönetmeni (Vannes 1922). Paris Sinema yüksekokulunda okudu.
Birçok kısa filim çekti: Van Gogh (1948); Gauguin (1950); Guernica (Ro-bert Hessens ile birlikte, 1950); Les Statues Meurent Aussi (Heykeller de Ölür) [Chris Marker ile birlikte,1951]; Nuit et Brouillard (Gece ve SrSj [1956]; Toute la Memoire du Monde (Dünyanın Bütün Belleği) [1956]; Le Mystere de l’Atelier 15 (15 Numaralı Atelyenin Esrarı) [Chris Marker ile birlikte, 1957]; Le Chant du Styrene (Styrene’in Şarkısı) [1958]. 1959′da yaptığı ilk uzun filmi Hiroşima Sevgilim (Hiroshima Mon Amour) ile genç nesil sinemacılarının en ünlüleri arasında yer aldı.
öbür filimleri: Marienbad’da . Geçen yıl (L’Annee Derniere â Marienbad) [1961]; Savaş Bitti (La Guerre est Finie) [1965]; Je t’aime, je t’aime (Seni Seviyorum) [1967]. (L)
RESNELİ NİYAZİ BEY. Bk. NİYAZİ BEY Resneli.
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESNAİS (Alain) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RESİM veya RESM
Tarih 29 Haziran 2009
RESİM veya RESM i. (ar. resm). örnek olarak alınmış herhangi bir şeyin karakalem veya boya ile kâğıt v.b. bir yüzey üstüne çıkarılmış biçimi: Sonra kiliselerde görülen azizlerin resimlerine benzer bir hal aldı (H. R. Gürpınar).
Duvarlarda kıymetli, açık saçık resimler asılıydı (Ömer Seyfeddin). Yorulduğumuz vakit ben, resim yapmağa başlıyorum (R. N. Güntekin). || Bir nesnenin veya yerin fotoğraf makinesi aracılığıyle bu iş için hazırlanmış bir kâğıda alınmış şekli, fotoğraf: Albümün yaprakları içinden gözlerime bakarak gülümseyen bu resim, Kâmran’ın resmiydi (R. N. Güntekin). Hayır, dedi, ben gençlik resimlerimden hiçbirini saklamam. Her sabah aynada nasılsam, oyum! (F. R. Atay). || Yazma, çizme, boyama sanatı: Resim öğretmeni. Resim dersi, || Tören, alay. merasim: Geçit resmi. || Resim müzesi. Bk. PîNAKOTEK. || Resim sergisi, her türlü resimlerin ve özellikle yağlıboya tabloların sergilendiği yer.
— ÇEŞ. DEY. Resim almak (çekmek veya çıkarmak), fotoğraf makinesiyle bir şeyin şeklini kâğıda geçirmek. || Resim gibi, çok güzel, çok hoş v.b. anlamında kullanılır: Resim gibi kız. \\ (…)nın resmidir, «(…»nın olacağı kesin ve bellidir» anlamında kullanılır: Bir kere sevdaya tutulmaya gör // Ateşlere yandığının resmidir (C. S. Tarancı). Çalışmamakta ısrar edersen, sınıfta kaldığının resmidir.
— Esk. Eser, iz, nişan. || Şekil: Haç resmi, Mührü Süleyman resmi || Âdet, usul, tavır. || Tarz, üslûp. || Plan, taslak. || Devlete ait iş, davranış, söz. || Resmi âli, padişahların cuma namazına gidiş ve gelişinde veya Hırkai Saadeti ziyareti sırasında yapılan tören. || Resmi geçit, geçit töreni. || Resmi kadim, eski usul. || Resmi küşad (veya iftitah), açılış töreni. || Resmi müsennem, profilden alınmış veya yapılmış resim. || Resmi selâm (veya tazim), askerî protokolün gereklerine göre yapılan selâm merasimi.
— Farklar psikol. Dört resim testi, Van Lennep tarafından meydana getirilen ve T. A.T. testine benzeyen yansıtmalı test. Bk. ansikl.
— Folk. Halk resimleri. Bk. ansikl.
— G. santl. Bk. ansikl.
— Huk. Bir işin yapılması sebebiyle idare tarafından kişilerden alman vergi cinsinden bir para: Gümrük resmi. Belediye resmi. Rıhtım resmi. Levha resmi. (Bk. ansikl.) || Resim ve harç muafiyeti, resim veya harca bağlı hizmetlerden yararlananların, özel durumları sebebiyle resim ve harç verme yükümlülüğü dışında bırakılmaları durumu. (Bk. ansikl.) ||
— Esk, Resmi kısmet, terekenin vereselerine dağıtılması karşılığında alınan vergi. (Mirasın paylaştırılmasıyle kassam denilen memurlar uğraşırlardı. Kassam teşkilâtının olmadığı yerlerde bu işi kadı ve naipler yapardı. Resmi kısmet yüzde 0,15 ile yüzde 0,30 arasında değişirdi. Her kadılıkta bir kassam defteri vardı, ölenin terekesi kassam tarafından bu deftere geçirilir ve her birinin değeri altına yazılırdı, ölenin cenaze masraflarıyle kassamın alacağı düşünüldükten sonra kalan, şer’î kanuna göre vârislere verilirdi.) || Resmi Kısmet kanunu, Osmanlı imparatorluğunda ölen kimselerin geride bıraktıkları mal, eşya ve paralarından alınacak olan, resmi kısmetin kimler tarafından tahsil edileceğini düzenleyen kanun. (Bk. ansikl.) // Resmi kitabet, kadılar tarafından alınan vergi. (XVII. yy.da bu vergi kadılar için 20, hademeler için 5 akçeydi.) || Resmi nişan (veya resmi berat), tayini yapılan kadılardan alınan vergi. (Kadı ve mevalî tayinlerinde, kendilerine tayinlerini, kaza ve salâhiyetlerini bildiren ve padişahın tuğrasını taşıyan bir belge verilirdi [tuğra çekme parası olarak da bir resim alınırdı].) // Resmi sicil, kadıların sicil defterlerine kaydettikleri mektuplardan aldıkları vergi. (Kadıların belirli maaşları yoktu; geçimlerini, baktıkları dava veya kendilerine yapılan müracaatlardan aldıkları vergilerle sağlarlardı. Resmi sicilin miktarı 2-7 akçe arasında değişirdi. Buna sicil akçesi de denirdi.)
— İda. Resmi âdi, ulufe gününden başka günlerdeki elçi kabul töreni. || Resmi tahlif, devlet memurlarının işe başlarken yemin töreni. (Başta sadrazam olmak üzere vükelâ ve devlet adamlarının sadakat yemini etmeleri sultan Abdülmecid devrinde başladı [1850]. Taşra memurları da idare meclisi önünde yemin ederdi.)
— Mal. Esk. Resmi ağıl, koyun, keçi v.b. küçükbaş hayvanlar vergisi. (XVI. yy.da üç yüz koyundan beş akçe vergi alınırdı.) || Resmi arus, evlenen erkeklerden alınan düğün vergisi. (Erkeğin evlendiği kızsa altmış akçe, dulsa veya gayri müslim kızsa otuz akçe, gayri müslim dulsa on beş akçe vergi alınırdı. Bunu tımar, zeamet ve has sahipleri alırdı. Tımar sistemiyle birlikte bu vergi de kaldırıldı.) || Resmi âsiyab, değirmen vergisi. (Bir yıl sürekli işleyen değirmenlerden altmış; altı ay işleyenlerden otuz; üç ay işleyenlerden on beş akçe alınırdı. Tanzimattan sonra bu vergi kaldırıldı.) // Resmi badiheva, tımar usulünün yürürlükte olduğu dönemde ekili arazisi olmayan ve ticaretle uğraşan gayri müslimlerden alınan vergi. (Evlilerden yılda iki, bekârlardan altı akçe alınırdı.
Tanzimattan sonra kaldırıldı. Resmi raiyet ve resmi mücerred de denirdi.) || Resmi bennâk, tımar sahiplerinin gayri müslimlerden aldıkları vergi, (iki çeşitti: ekinli bennâk, caba bennâk. Ekinli bennâk, elindeki arazisi yarım çiftten az olanlardan, caba bennâk ise toprağı olmayan ve ticaretle uğraşan gayri müslimlerden alınırdı. Vergi yılda iki akçeydi. Tanzimattan sonra kaldırıldı.) || Resmi bidat, gümrüğe gelen eşyadan gümrük vergisinden ayrı olarak alınan vergi. (Tanzimattan sonra kaldırıldı.) || Resmi çift, arazi vergilerinden biri. (iki öküzle işlenebilecek arazi demekti.
Bu vergi, en az yirmi iki, en çok elli yedi akçeydi. Tanzimattan sonra kaldırıldı. Çift akçesi de denirdi.) || Resmi çift bozan, çiftliği bırakarak başka iş yapanlardan alınan vergi, (Vergi, bütün çift, yarım çift ve ondan az arazideki çiftin bozulmasına göre değişirdi. Bütün çift için üç yüz yarım çift için yüz elli, daha az arazi için yetmiş beş akçe alınırdı. Tanzimattan sonra kaldırıldı.) || Resmi ganem, koyun vergisi. (XVI. yy.da iki koyun veya keçiden bir akçe alınırdı. Tanzimattan sonra, ağnam resmi adını aldı.) || Resmi güvara, turfanda meyve sebze vergisi. (Gügeri memuru adı verilen, bir memur tarafından toplanırdı.) // Resmi hınzır, domuz vergisi. (Hıristiyanların beslediği domuzlardan her biri için yılda dörder para vergi alınırdı.
Gayrimüslimlerin isteğiyle kaldırıldı [1779]. Domuz sahiplerinin bu işten fazla kâr etmeleri üzerine yeniden alınmağa başlandı. Tanzimattan sonra tekrar kaldırıldı.) || Resmi nize, üç voynuktan meydana gelen gönder’in her yıl mart ayında hazineye ödediği vergi. (Resmi nize altı akçeydi. Sefere giden voy-nuklar altı akçe, ötekiler beş akçe öderlerdi.) || Resmi tapu, devlet arazisi üzerinde yapılan bina, koru, harman yeri gibi ziraattan alıkonulan topraklardan alınan vergi. (Verimli araziden elli akçe, daha az verimli yerden de yirmi akçe alınırdı. Tanzimattan sonra bu tür yerlerden bedeli öşür ve mukaatai zemin adı altında vergi almamağa başlandı.)
— Mat. Bk. Görüntü.
— Tasav. Resim hırkası, mevlevîlerin giydiği, bedeni geniş hırka. (Mevlevi, bu hırkayı üç gün sır olduktan sonra tarikat şeyhinin huzuruna çıkınca giyer.)
— Teknol. Çizgisel resim, sanayiyle ilgili nesnelerin veya süslemelerin çizimine yarayan teknik resim. (Bk. ansikl.) || Geometrik resim, bir nesnenin geometrik orantılarını yansıtan resim. || Gölgeli resim, gölgelerle aydınlık kısımların iyice belirtildiği resim. || Grafik resim, bilimsel konularda uygulanan ve kesitleri, düzlemleri v.b. gösteren resim. || iki renk resim, renkli kâğıt üzerine yapılan ve aydınlık bölgeleri beyaz kalemle belirten resim. || Lavili resim, çini mürekkeple gölge vurulan veya suluboya ile renklendirilen resim. || Makine resmi veya sanayi resmi, çizgi veya lavi ile yapılan ve makineleri, makine parçalarını v.b. göstermeğe yarayan resim. || Meslek resmî, teknik resim kurallarının belirli bir meslek dalında (marangozluk, topografya v.b.) uygulanması.
|| Mimarî resim, teknik resim kurallarına göre bir binanın planını, en ve boy kesitini gösteren resim. || Modelli resim, canlı bir modeli veya gerçek bir peyzajı örnek. alarak yapılan resim. || ölçülü resim veya ölçülü kroki, cetvel veya pergel kullanmadan yapılan ve bir nesneyi gerçekte olduğu gibi gösteren, ayrıca da o nesneyi meydana getiren bütün parçaların ölçüsünü veren ve bu parçaların nasıl biraraya getirileceklerini belirten resim. (Bu tür resimde nesnenin biri yatay öbürü düşey iki düzlem üzerindeki izdüşümleri gösterilir; düşey düzlemdeki izdüşümüne boy, yatay düzlemdeki izdüşümüne de en kesit denir; bazen nesnenin başka kesitleri de gösterilir ve bunun için de nesne belirli birtakım düzlemlere göre bölünür.) || Serbest elle resim, cetvelsiz ve pergelsiz olarak büyük bir serbestlikle yapılan bina, makine resmi. || Taklit resim, çeşitli figürlerin, manzaraların ve süslemelerin çizilebilmesi için akademelerde öğretilen resim. || Teknik resim, sanayide, makine veya her çeşit imalât parçasının tam ve hatasız olarak yapılabilmesi için, çizimi yapan mühendis ile imalâtı yapacak işçiler arasında anlaşmayı sağlayan, standart ve normlardan yararlanan resim. || Üç renk resim, XVIII. yy.da kullanılan ve renkli kâğıt üzerine yapılan bir çeşit pastel. (Aydınlık noktalar beyaz kalemle boyanır, ten rengi ise sanginle verilir.)
— Ansikl. Farklar psikol. Dört resim testi, dört tane renkli resimden meydana gelir. Birinci resimde, bir masa çevresinde, biri oturmuş, öteki ayakta duran iki insan görülür; ikinci resimde, sadece, bir odanın ortasında bulunan bir yatak vardır; üçüncü resimde, bir lamba direğine yaslanmış bir adam bulunmaktadır; dördüncü resimde ise, bir tenis sahası görülür; kadınlı erkekli oyuncular oynamakta, bazı kişiler de, oturmuş oyunu seyretmektedir. Teste tabi tutulan denek, bu dört resmi istediği sıraya göre düzenleyebilir, ama resimlerin dördünü de kullanmak zorundadır. Denekten istenen şey, bu resimlere bakarak bir baş kahraman seçmesi, tek bir hikâye meydana getirmesi ve bu hikâyeyi yazılı olarak açıklamasıdır. Yapılacak yorumlama önce hikâyenin konusu ve resimlerin ilişkisi üstünde durur.
Deneklerin büyük bir kısmının ileri sürdükleri temalar, gerçeğe iyi bir intibak gösterildiğine işaret olarak kabul edilir. Hikâyenin biçim bakımından analizi, deneğin anlattığı konuya karşı takındığı tavrı ele alır: denek, bu hikâyeye birtakım ahlâkî düşünceler katıyor mu? Deneğin kullandığı üslûp ve kelime hazinesi seçme midir, yoksa rasgele mi? Denek, hangi resmi hikâyenin başlangıcı, hangisini bitimi olarak kabul etmiştir? Hikâye, aynı zamanda, deneğin sentez yapma kabiliyetini de incelemeyi sağlar. Bu husus, T.A. T.’de ele alınmamaktadır. Dört resim testi, T.A.T.’ye oranla, uygulanması daha kolay ve daha süratli olan bir testtir; ama T.A.T. kadar zengin değildir.
— Folk. önceleri folklorun bir parçası sayılan halk resimleri, bugün sanat tarihinin önemli bir dalı oldu. Halk resmi, okumamış veya az okumuş bir toplumun sanatıdır. Taşbaskısı hikâye resimleri imzasızdır; duvar resimlerinde ise bazen imzaya rastlanır. Bu resimler bugün modern sanata kaynak olmakta ve eskiye oranla daha fazla ilgi görmektedir. Çoğu hayalden yapılmış olan bu resimler, ilkel bir özellik taşır. Perspektif ve oranlar, gerçek dışında kalır. Bazen üç katlı bir köşk insan boyunu geçmez, bazen de gözyaşından denizler ve içinde gemiler görülür.
Halk resimleri halk masallarına uygun, halkın anlayabileceği, sevebileceği resimlerdir.
Bunları sekiz bölüme ayırmak mümkündür:
1. kahvehane resimleri; 2. kitap resimleri (çoğunlukla âşık hikâyelerinde); 3. dinî resimler;
4. tılsım resimleri; 5. yazıyle yapılmış resimler; 6. yazıyle tabiat resimleri (Ah Minelaşk gibi);
7. cam altı resimleri; 8. deri üzerine yapılmış karagöz resimleri.
1. Kahvehane resimleri çeşitli özellikler gösterir. Osmanlılar döneminde memurların gittiği kahvehanelerde zamanın siyasetini yansıtan resimler vardı. Bunlar arasında ikinci Meşrutiyetin ilânıyle (1908) ilgili olarak, Enver ve Niyazi Beylerin timsali hürriyet ve maderi hürriyet’i zincirlerinden çözmesi, Hareket ordusu, saçı sakalı birbirine karışmış Namık Kemal, Fatih’in atını denize sürmesi, Yavuz Sultan Selim’in palabıyıklı resmi, Sultan Reşad, padişah tuğraları, Ahırkapı feneri, Kâğıthane Göksu mesiresi en çok görülen resim konularıydı. Âşık ve esnaf kahvehaneleri Anadolu’dan gelen gariplerle dolardı. Halife Ali’nin resimleri, billûruâzam (yüce billur), Hayber kalesi, Kan kalesi, Veysel Karanî’nin develeri, yarısı insan, yarısı yılan olan ve taht üzerinde oturmuş olarak tasvir edilen Şahmeran’ın resimleri bu kahvehaneleri süslerdi. Kıyı kahvehanelerinin de kendine göre gelenekleri vardı. Bunların hepsinde gesimleri bulunurdu. Nuh’un üç ambarlı gemisi, Mahmudiye (devrin en büyük gemisi), Izzeddin ve Sultaniye vapurları, kıyıda denizkızı, gemiciler, tanınmış kabadayılar, tulumbacılar v.d.
Acem çayhaneleri denilen yerlerde görülen resimler öteki kahvehanelerdekinden çok farklı bir resim sergisini andırırdı. Bunlar istanbul’a yerleşmiş azerbaycanlı türklerin yaptığı mitolojik resimlerle doluydu. Zaloğlu Rüstem’in Dev sefit ile mücadelesi; Behram’ın ejderhayı kovalaması; Hamza pehlivanın Kafdağı’nı devirmesi; korkunç yüzlü, boynuzlu iskender ile Zülkarneyn; arslanları zapteden Danyal, ince elbisesi altından çıplak vücudu görülen Şirin gibi.
2. Kitap resimlerinde başta taşbaskısı hikâyeler olmak üzere tarihî ve dinî konulara yer verilir. Âşık kitaplarında en çok Ferhat ile Şirin, Leylâ ile Mecnun, Elif ile Mahmud, Varaka ile Gülşah, Kerem ile Aslı, Şah ismail ile Arabüzengi, Köroğlu ile Selma, Âşık Garip ile Şah Sanem, Hüsrev ile Gülşah Bânu, Derdiyok ile Zülfüsiyah, Âşık Ömer, Şâpur Çelebi, Seyfülmülûk resimli olarak görünürler.
3. Dinî konulara giren halife Ali kitapları ile dinî – destanî Battal Gazi kitaplarında az sayıda resme rastlanılır. Bu arada Nasreddin Hoca hikâyelerinin de resimli olanları vardır. Dinî resimlerin başında canlı varlıklara yer verilmeyen Mekke, Medine resimleri gelir. Bunlar Kur’an sayfalarında, camilerde ve birçok yerde görülür. Marifetname ve Muhammediye’nin birçok sayfası resimlidir. Başta islâm inançlarını özetleyen Eşkâli Heyeti islâm levhası içinde cennet, havzı kevser, kalemi alâ, levhi mahfuz, tubâ, israfil suru, âraf; yine bu levhanın orta kısmında kürsü, mizan, sırat, bunun altında cehennem, zakkum ağacı gelir. Burada insanlar yuvarlaklar halinde temsil edilir. Beyaz halkalar müslü-manlar, siyahlar kâfirlerdir. Bazı kutsal kişilerin yüzlerinde nikap (örtü) görülür.
4. Tılsım resimleri, bazen islâm dininin yasakladığı tılsım ve sihrin yerine geçer ve halk arasında çok tutulur. Halk resim sanatının en önemli, gelişmeye en uygun tarafı budur. Nazara karşı göz ve el resimleri, büyü için yapılan kargacık burgacık şekiller, bugün de halk arasında ilgi görmektedir. Büyü yapmada, olduğu gibi büyü bozmada da resimlerden yararlanılır. Bayezid II devrinde şöhret kazanmış olan Uzun Firdevsî’nin Davetname’sinde sihire, tılsıma ve resimlere pek çok yer verilmiştir. (Bk. cilt III, DAVETNAME renkli sayfası.) Sevgiliye kavuşmak için yapılan tılsım resimleri, halk sanatının hayalgücüne dayanan en güzel örnekleridir.
5. Yazıyle yapılmış resimler, özellikle dinî konulardadır. Altı, kelimei tevhid, üstü minarelerle meydana gelen yazı-resimler, bazen kesme kâğıtla yapılır. Bu şekilde yazı – resim kuşlar, arslanlar, kandiller, gemiler, «maşallah»lı ibrikler çoktur. Yazıyle yapılmış Ashabı kehfler, aynı zamanda uğur getirici levhalardır. Bunların güvercinli o-lanlarına Nuh’un Gemisi adı verilir.
6. Yazıyle yapılmış tabiat resimlerinin en güzel örneği Ah Minelaşk tabloları, manzarayle birleşmiş yazı – resimlerdir. Aşkı temsil eden bu resimler dükkânlara, gergef ile işlenmişleri evlere asılırdı.
7. Cam altı resimleri, halk resimleri arasında önemli bir yer tutar ve bugün de (bozulmuş bir şekilde) görülür. Konuları camiler, ibrikler, Süleyman peygamberin mührü v.b.dir. Bunlar cam üzerine siyah çizgilerle yapılır, araları renkli yaldızlarla doldurulur. Sır altı çiniler gibi bu cam altı resimler de olağanüstü parlaklıktadır. Resimler doğrudan doğruya cama yapıldığından kırılıp. parçalanma tehlikesi vardır. Bu yüzden halk resimlerinin bu çeşitleri nadirdir. Bu resim tarzı dekoratif ve dinî bir özellik taşır.
8. Karagöz resimleri halk sanatının en zengin bölümünü meydana getirir. Oyuna başlamadan önce süslü, havuzlu köşkler, bahçeler perdeye konur. Buna göstermelik denir. Resimler saydamlaştırılmış deve derisine yapılır. Bunların bir özelliği de önemli bir kıyafet tarihi niteliğinde olmasıdır.
— G. santl. Altamira veya Lascaux mağaralarından da anlaşıldığı gibi, duvar resmi, tarihöncesi çağlara kadar uzanır. Kullanılan en eski boyayıcı maddeler, yağ veya reçine ile ezilmiş çeşitli renkte topraklar, kireçleşmiş kemiklerdi. Bütün eski âkdeniz ve uzakdoğu kavimleri, ince alçı sıvalı duvarlara yaptıkları resimlerde, daha sonra eklenen lâciverttaşı mavisi ve bakır yeşiliyle birlikte bu temel boyayıcı maddeleri kullandılar. Eski Mısır ve Girit’te, koyu bir çizgiyle çevrelenmiş bu tür dekoratif eserlerden pek çok örneğe rastlanır. Yontulmuş kamışların uzun bir süre kullanılmasından sonra, hayvan kılından yâpilmiş firçâlâr ortaya çıktı. Mısır da, tahta veya panoya yapıştırılmış ve ince alçı ile hazırlanmış tuval üzerine portre yapma sanatı doğdu. Aynı devrede renkleri sabitleştiren ve koruyan balmumlu resimlere rastlanır.
Pompei freskleri, mumlu resmin bilgi ve hüner isteyen bir çeşididir; çok ince ve kuru bir sıva üzerine, tutkallı boyalar birbiri üzerine kat kat vurulmuş, parlatılmış, verniklenmiş ve mumlanmıştır; resimler, dayanıklık ve tazeliklerini bu işleme borçludur.
Bu usul, italya’da Giotto ve daha sonra rönesans sanatçıları tarafından parlak bir şekilde temsil edilen gerçek freskten farklıdır. Freskte, yanmış kireç ve ince kumdan meydana gelen taze sıva üzerine yumuşak fırçalar ve sulandırılmış boyalarla resim yapılır. Hazırlanmış harcın yüzeyi, kurumağa başlamadan işlenebilecek genişlikte olmalıdır. Bu bakımdan, büyük bir el çabukluğu ve ustalık isteyen fresk, kurudukça hafifleyen çok ince renk armonileri yaratma imkânını sağlar. Sıvanın derinliğine tespit edilen bir renk, açıkhavaya dayanabilir.
Freskte genellikle şu renkler kullanılır; Saint-Jean beyazı, sarı aşı-boyası, yanmış ve tabiî siena toprağı, Van Dyck kırmızı-kestanesi ve kestanesi, mars moru, kobalt mavisi, zümrüt yeşili, bakır yeşili, yeşil toprak, fildişi siyahı, balık siyahı veya duman siyahı, koyu toprak. Giotto ve Gozzoli hiç bir zaman taslak kullanmazlardı. Sanatçıların freski yapmadan önce, resimlerini kâğıda çekmek, çizgileri iğneyle delmek, sonra da üzerinden kömür tozu geçirerek resmi sıvaya aktarma alışkanlığı daha sonraları ortaya çıkmıştır. Fresk rötuşa imkân vermediğinden, taslak kullanmak, işi büyük ölçüde kolaylaştırmıştır. XVI. yy.da İtalya’da astarın hazırlanmasında yer alan yumurtalı ve tutkallı boya zamanla, yerini inceltici olarak kullanılan çeşitli yağlara bıraktı. Pigmentleri, arap zamkı ve gliserin ile karıştırılan guvaş ve suluboya gibi su ile karıştırılan boyalar genellikle eskislerde çok işe yarar.
Ortaçağda, kola ve ince alçıyle hazırlanmış tahta panolar üzerine de çok resim yapılırdı; ama tahtanın çatlamak gibi bir sakıncası olduğundan, XVII. yy.dan itibaren tuval tercih edilmeğe başlandı. Keten tuval, kenevir tuvalden üstündür; daha kabaca olan hint keneviri, tiyatro dekoruna uygun düşer; çok delikli olan pamuk tuval ise iyi değildir, İsorel, kaim karton, hattâ kâğıt, yağlıboya için elverişlidir.
Bir çerçeveye gerilen veya duvara tespit edilen tuvale kola ile alçı veya tebeşir, karıştırılarak sürülür; bu ilk tabaka emici olduğundan, ponzalandıktan sonra üzerine bir kat beziryağı ile saf veya hafif renkli üstübeç çekmek gerekir. Kuruma süresi en azından altı aydır.
Birçok ressam, tablonun genel tonunu daha çabuk elde edecek şekilde önceden boyanmış bir zemin üzerinde çalışır. El Greco gri fon üzerinde, Velasquez ise kolalanmış tuval üzerinde (sadece, İçki İçenler’i aşıboyası zemin üzerine yapmıştır) çalışırlardı. Carlos IV ve Ailesinin Portresi’nin hazırlıklarında görüldüğü gibi Goya, kavuniçi tonu tercih ederdi. Nicolas Poussin oldukça koyu kırmızı bir aşıboyası kullanırdı; resimlerin zamanla kararmış olması bu yüzdendir.
Açık aşıboyaları, hafif griler veya saf beyaz, daha fazla tercih edilen renklerdir. Günümüzde ressamlar, malzemelerini kendileri hazırlamaktan vaz geçmişlerdir. Piyasada iki katlı olarak hazırlanmış, çok güzel keten tuvaller bulunur. Boyalar, XIX. yy.ın başlarından beri sınaî olarak hazırlanır. Eski atelyelerde çırakların bütün vaktini alan ezme işi de böylece tarihe karışmıştır.
Palet oldukça geniş olmalıdır. Yassı ve yumuşak fırçalar boy boydur, ama ayrıntıları belirtmek için ince bir kalem fırçası da bulundurulmalıdır. Çok sık kullanılan beyaz boya paletin ortasına sıkılır; bir yana sıcak renkler, öteki yana soğuk renkler konur. On kadar renk yeterlidir: beyaz, siyah, sarı, tabiî ve yanmış siena toprağı, karinen kırmızı, vermiyon (zincifre), limon sarısı, prusya mavisi, zümrüt yeşili (emeraude yeşili).
Bunlar bir boya çanağı içinde sadece terebantinle veya ketenyağı veya haşhaş yâğıyle karıştırılarak inceltilebilir. Verniklerin amacı, resmi korumak ve ona bir parlaklık vermektir. Ancak verniklerin zamanla ve ışığın etkisiyle sararmak gibi bir sakıncaları olduğunu unutmamalıdır. Renklerine göre, bir tabloyu, verniklenmeden önce, altı ay veya bir yıl kurumağa bırakmak doğrudur. Bu arada, rötuş verniğine başvurulur. Bu vernik, donuklukları giderir, birkaç dakikada kurur, ama dayanıklı değildir.
• Resim pazarı. Sanat eserlerinin açık arttırmayle satılması usulü M.ö. 146′dan beri vardı. Meselâ L. Mummius’un Eski Yunan’dan getirdiği ganimet böyle satılmıştı. Romalılar da kral Attalos’un satın almak istediği bir tabloyu bu yoldan elde ettiler. Roma’da, değer biçici olarak görev yapan tellâllar vardı. Fransa’da ise, bu işle görevlendirilmiş olan kimselerin yerini XVI. yy.da yeminli muhamminler aldı. Açık arttırmalı büyük satışlar özellikle XVIII. yy.dan itibaren başladı. Bu satışlar için, meraklıları ve bu işin ticaretini yapan kimseleri çekmek amacıyle resimli broşürler bastırılırdı. Tablo alım satımıyle uğraşan kimseler daha sonraki tarihlerde ortaya çıktı. Resim satışında geleneksel usul, ressamın atelyesinden aracısız olarak halka satıştı. Bu arada, daha XVI. yy.dan itibaren Anvers’te, sanat eserlerinin satışı için, Wael’ler, du Jon, de Bruyn, Musson ve özellikle de daha sonraları Avusturya’da şube açacak olan Forchoudt’lar gibi milletlerarası büyük firmalar kuruldu. O devirde belçikalı birçok ressam yalnız ihracat için çalışıyordu.
Bu alışverişlerde aracı olarak çalışanlardan biri de Rubens’ti. Fransa’da XVIII. yy.da en büyük tablo tacirleri, Watteau’nun yakın dostu Gersaint, Mariette ve Lebrun’dü. Paris’te tablo ticaretinin merkezi Notre-Dame köprüsüydü. Ama bu ticaret asıl XIX. yy.ın sonunda bütün dünyaya yayıldı. ilk tablo tacirleri Union Artistique (Sanatçılar birliği), Georges Petit, Durand-Ruel, Sagot, Diot, Tempelae-re, Salvator Meyer, Bernheim’lar ve Paul Rosenberg ile modern resmin gelişmesinde büyük bif rolü olan ve bu işe 1892′ye doğru başlayan Ambroise Vollard’dı. Ayrıca Squlîe – Tanguy’in, Blot’nun, Wildenstein’in, Londra’da Ackerman ile Barnett ve Sotheby’nin, Amerika’da da Duveen, Samuel-son, Brummer ve Seligmann’ın adları özellikle anılmağa değer.
— Huk. Resim, idarenin gözetim ve denetimi altında yapılan bir iş, bir eylem sebebiyle kişilerden alınan park olduğu için vergi cinsinden sayılır ve belli bir iş, hizmet dolayısıyle alınır. Eğlence yerlerinden, buraların denetimi görevini yapan belediyenin aldığı resim gibi. Kanunkoyucu bazı faaliyetler veya bazı kuruluşları resim verme yükümlülüğü dışında tutmuştur. Resimler, idarece görülen hizmetler dolayısıyle alındığından, hizmetler gibi çok çeşitlidir. Türkiye’de alınan resimlerin bellibaşlıları şunlardır: damga resmi, deniz ve kara ulaşım ataçları resimleri, elektrik üretim resmi, hal resmi, hayvan alım satım resmi, ilân resmi, ruhsat resmi, süt köpeği resmi, taşocağı resmi, temizleme ve aydınlatma resmi, işgaliye resmi.
• Resim ve harç muafiyeti. Resim verme yükümlülüğü türk hukuk mevzuatında dağınık bir şekilde düzenlenmiştir. Harçlar kanunu hangi hizmetlerden, kimlerin harç bakımından muaf tutulacaklarını belirtmiştir. Kamu hizmetlerini yürüten bazı kuruluşların da resim ve harçlardan muaf olduğunu belirten özel hükümler vardır. Meselâ posta, telgraf ve telefon hizmetleri dolayısıyle kimlerden resim ve harç alınmayacağı ilgili kanunda gösterilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri kanununa göre adlî müzaheretten yararlananlar yargılama harçlarından muaf tutulurlar. Genellikle, kamu yararına hizmet eden Kızılay, Çocuk Esirgeme kurumu gibi kuruluşlar bu muafiyetten yararlanır.
XVI. yy.a ait olan Resmi Kısmet kanunu’na göre;
a. sefere giden sipahiler, emekliye ayrılan sipahiler ve bunlarm nikâhlı karılarının resmi
kısmetleri ile;
b. askerî sınıftan sayılan kadılar, müderrisler, şeyhülislâm dairesinde ve vakıf işlerinde çalışanların resmi kısmetleri kazaskerler tarafından tahsil edilirdi;
c. padişah beratıyle doğancı olanlar herhangi bir kimseye bağlı değillerse askerî sınıftan sayıldıkları için resmi kısmetleri mahallî kadılar tarafından;
ç. çeşitli memuriyetlerde üç veya daha fazla akçe gündelikle çalışanların resmi kısmetleri de kazaskerler tarafından;
d. yörük, cambaz, tatar ve voynuklarm resmi kısmetleri ise kazasker kassamları tarafından tahsil edilirdi.
— Teknol. Çizgisel resim deyince, temel, tasarı ve analitik geometri şekillerinin çizimi, bir, iki veya üç noktalı perspektifler, mimarî ve makine resimleri ve topografya çizimleri anlaşılır. Bu gibi resimlerde düz cetvel, T cetvel, gönyeler, pistole, pergel, dubıdesimetre, iletki, tirlin, kalemucu, karakalem, çini mürekkebi, bazı boyalar, fırça, silgi v.b. kullanılır.
Resme başlamadan önce, bütün uzunluk, yükseklik veya kalınlıkların hesaplanmasını sağlayacak bir ölçek kararlaştırılır, ölçekler, güdülen amaca ve çizilecek nesnelerin boyutlarına göre seçilir. Bu hazırlıklar tamamlanınca resim tüm ve doğru olarak kalemle çizilir, sonra üzerinden mürekkeple geçilir.
Resimler ikiye ayrılır: kimi çizgiyle yapılır ve bunlardan sadece yukarıdaki şartlara uygun olmaları beklenir; görüntü resmi diyebileceğimiz öteki resimlerde, perspektif gibi çok daha karmaşık kurallara uymak gerekir ve çeşitli gölge oyunlarıyle eşyanın kabarıklığı gösterilir. Ayrıca ressamın izdüşümlerini, dolayısıyle de tasarı geometriyi iyi bilmesi lazimdir.
Teknoloji alanında kullanılan resim teknikleri arasında, cetvel ve gönye ile çizilen resimlerden başka bir de hiç bir araç kullanmadan yapılan ve cisimlerin biçim ve çevrelerini serbestçe çizmeğe dayanan bir resim tekniği daha vardır. Bu tür resimlere kroki adı verilir. Mimari resim’in bir biçimi de, kroki tekniğiyle yapılan süsleme resmi’dir. Genellikle fantaziye ve sadece sanat kabiliyetine dayanan bu tür resim, mürekkepli kalemle yapılır ve teknik resimden tamamıyle ayrı bir tekniğe dayanır.
Topografya çizimleri için, plan çıkarma ve düzeçleme konusunda bilgili olmak gerekir. Uzman bir ressam, bu teknikle arazinin genel görünümünü verebilir, düzeç eğrileri veya taramalarla toprağın engebelerini gösterebilir. Böyle bir resmi başarıyle yapabilmek için elin cetvelsiz çalışmaya yatkın olması ve arazideki herhangi bir engebeyi belirtebilecek kadar renk farklarından yararlanmayı bilmek lâzımdır.
Çizgisel resim ayrıca sanatçılar tarafından, bir binayı tam perspektifine oturtmak ve tablolarındaki çeşitli planlar arasında uygun bir orantı kurmak için kullanılır. Bu durumda resim tümüyle grafiktir ve sadece tasarı geometri kurallarına dayanır. Optik mercekler, tam yansıtmalı prizmalar ve düzlem aynalar üstünde yapılan araştırmalar, teknik resim için yararlı birtakım âletlerin icat edilmesine imkân vermiştir: karanlık oda, aydınlık oda v.b. gibi adlar alan bu âletler sayesinde ressama düşen tek şey, resmini çizeceği nesnenin görüntüsü üzerinden kalemle geçmektir; başka birtakım âletler (pantograf v.b.) sayesinde de, orijinal resim mekanik olarak istenilen oranda küçültülür veya büyültülür.
+ Sıf. Esk. Resmî. (ML)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RESİM veya RESM hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REMBRANDT
Tarih 29 Haziran 2009
REMBRANDT (Rembrandt Harmenszoon VAN RİJN, — denir), hollandalı ressam ve gravürcü (Leiden 1606-Amsterdam 1669).
Babası değirmenci, anası bir fırıncı kızıydı. Çok dindar olan ana, oğlunu her gün yüksek sesle incil’den parçalar okuyarak yetiştirdi. Rembrandt Latin okuluna gönderildi, 1620′de Leiden üniversitesine yazıldı; fakat küçük yaştan beri resme büyük bir eğilimi vardı. Zayıf bünyesi yüzünden babasının yerini alamayacağı anlaşılınca, ressam ve gravürcü olarak Leiden’de Jacob Van Swanenburg’un (1620-1623) sonra Amsterdam’da Pieter Lastman’ın (Caravaggio’ya hayrandı) [1623-1624] ve Jacop Pîjnas’ın yanına gönderildi.
1625′te Leiden’e dönerek tek başına çalışmağa başladı. Babasının ölümünden sonra (1630) kesin olarak Amsterdam’a yerleşti.
Rembrandt’ın ününü sağlayan ilk önemli Eseri Doktor Tulp’un Anatomi Dersi’dir (1632). Amsterdam’da, Van Uylenburgh adlı zengin bir tacirin evinde kalıyordu. Bu tacirin Friesland sarayında danışman olan babası Rembrandt’m estamplarından bir kısmını bastırmıştı. Van Uylenburgh’un Saskia adlı bir de kızkardeşi vardı. Yakınlarının karşı koymalarına rağmen Saskia 1634′te Rembrandt ile evlendi. Valinin himayesi altında geçen sekiz yıllık maddî ve manevî başarılar, parlak bir hayat ve mutlu bir evlilik süresince Saskia’nın güzelliği ve zerafeti ressamın başlıca tema’sı oldu (çeşitli desenler, gravürler, yağlıboyalar). Ama araya üzüntüler de girdi: 1636, 1638 ve 1640′ta ilk 3 çocuğunun ölümü; 1640′ta Rembrandt’ın annesinin ölümü, 1642′de Saskia da ölünce Rembrandt 1641′de doğan oğlu Titus ile yalnız kaldı.
O sırada çok para kazanıyordu. Jodenbreestraat’taki evi her çeşit değerli sanat eşyasıyle doluydu (Raffaello, Van Eyck ve Giorgione’den yağlıboya tablolar; antika mermerler; Dürer, Cranach, Callot, Rubens ve Mantegna’dan gravürler; Bruegel’den desenler, iran minyatürleri, Saskia’ya giydirmekten zevk aldığı için ipeklileri; mücevherler ve altın zincirler, porselenler, silâhlar, tabiî veya egzotik ilgi çekici eşya, değerli mobilyalar).
Rembrandt borsa oyunlarına giriyor ve hesapsız para harcıyordu. Saskia’nın Ölümü sırasında bitirdiği Gece Devriyesi adlı tablo ısmarlayanlar tarafından beğenilmedi; bu, portre geleneğinden kopan kolektif bir portreydi: ciddî bir poz alarak hareketsiz şekilde dizilmiş kişiler yerine etkili ve yaşanmış bir sokak sahnesi. Şaşkına dönen halk bile tabloyu beğenmedi. Satışlar seyrekleşti. İşsiz kalan Rembrandt tefecilere başvurmak zorunda kaldı. Hindistan’a deniz nakliyatı yapmayı denediyse de başarı sağlayamadı. Bu malî güçlüklere, Titus’un sütannesinin, aleyhine açtığı rezalet yaratan bir davanın sıkıntısı da eklendi.
1645′te Hendrickje Stoffels adlı yirmi beş yaşındaki bir köylü kızını hizmetçi olarak yanma aldı. Oğlunun geleceğini güvenlik altına almak isteyen Saskia’nın bıraktığı vasiyetin bazı önleyici maddeleri olmasaydı Rembrandt hiç kuşkusuz bu kızla evlenecekti. Zaten Menno Simonnis’in anabatist mezhebine girmesiyle bozulan ünü, bu kızı hayatına sokmasıyle daha da zarar gördü. Hendrickje Stoffels’i çıplak olarak gösteren Batşeba Yıkanırken adlı tablo ahlâksızlıkla suçlandı. Bu arada doğan Corneila adlı kızları 1654′te küçük yaşta öldü. Rembrandt’ın, devrin büyük kişileri yerine, model olarak ihtiyarları, yoksul insanları, komedi sanatçılarını ve hattâ zencileri alması da ayrıca hoş karşılanmıyordu. 1656′da ikinci Anatomi Dersi’ni yaptığında alacaklıları harekete geçti; 1657′de mallarının envanterini çıkarttılar; bu da iflâs ve bütün mallarının açık artırmaya çıkarılmasıyle sonuçlandı. Rembrandt bir han odasına sığındı. Sonra Hendrickje ve Titus ile beraber Amsterdam’da Portekizliler sinagogu yakınında Rozengracht yahudi mahallesine yerleşti.
Basit bir evde oturuyor, küçük çapta gravür, yağlıboya tablo ve enteresan eşya ticareti yapıyorlardı. Bu sırada ingiltere’de Yorkshire bölgesinde Hull’a birkaç aylık bir gezi yapan Rembrandt Amsterdam’a dönerek Kumaşçı Loncaları adlı tablosunu çizdi. Bu arada belediye binası için yaptığı Julius Civilis’e Suikast adlı tablosu reddedildi. 1662′de Hendrickje Stoffels’in ölümüyle kesin bir mutsuzluğa düştü; Hendrickje ressama resim sanatının yarattığı, gerçekten heyecan veren güzel kadın tiplerinden birini ilham etmiş ve ona muhtaç olduğu bağlılık ve iyilikle destek olmuştu. Onun ölümünden sonra yedi yıl daha yaşadı.
Birlikte çalıştığı Titus dışında herkes tarafından terk edilmişti. Ondan bir yıl önce de Titus öldü. Bütün dünya müzelerinde Rembrandt’ın yüzlerce tablosu muhafaza edilmektedir. Louvre’da yirmiden fazla resmi vardır.
Bunlar arasında en ünlüleri: Düşünen Filozof (1633), Kenarsız Bir Şapka ve Altın Bir Zincir Takmış Rembrandt’m Portresi (1634), Melek Rafael Tobiaş’tan Ayrılırken (1637), Kutsal Aile (1640), Emvas Hacıları ve İyi Yürekli Samiriyeli (1648), Hendrickje Stoffels’in Portresi (1652′ye doğr.), Batşeba Yıkanırken (1654), Derisi Yüzülmüş öküz (1655), Yaşlı Adam Portresi (1660), Aziz Matta (1661). Rembrandt’m öbür önemli e-serleri arasında, Amsterdam’da Rijksmuseum’daki (Gece Devriyesi, Kumaşçı Loncaları, Profesör Jean Dayman’ın Anatomi Dersi, Nişanlı Yahudi Kızı), Berlin müzesindeki (Altın Miğferli Adam), Dresden müzesindeki (Ressam, Karısı Saskia ile); La Haye’de Rijksmuseum’daki (Rembrandt’m Annesi, Doktor Tulp’un Anatomi Dersi), Ermitaj müzesindeki (ibrahim’in Oğlunu Kurban Edişi, Haçın İndirilişi, isa ile Samiriyeli Kadın), Londra National gaîlery’deki {ilerlemiş Yaşta Sanatçı) tabloları sayılabilir.
En son gravür katoloğunda (1955) 299′u gerçek, 98′i de şüpheli 397 eser vardır. Bu gravürlerin hemen hepsi Paris’te Bibliotheque Nationale’in Cabinet des Estampes bölümünde toplanmıştır. Rambrandt gelmiş geçmiş ofort’çulann en büyüğü sayılır. Leiden’de yirmi yaşından beri gravür yapıyordu. Resam asıl üslûbunu 1653′ten sonra buldu. Resim ve gravürleri, üslûp gelişmesi ve seçtiği konular . bakımından birbirine paraleldir. Burada, hayatındaki gibi dört dönem göze çarpar: gençlik; Saskia ile mutluluğu, acılarla dolu olgunluk; son.
Tevrat ve İncil’den ilham almadığı zaman (bütün kutsal tarih’i resimlediği söylenir) gerek çevresinden, gerek kendinden (kendi portrelerinden altmış ikisi bilinirse de bunların yüzü aştığı sanılır) yararlanarak insanı tasvir etmiş ve onun sırrını çözmeğe çalışmıştır, önceleri eşya ve canlıları bütün fizik gerçekleri içinde çizdi, daha sonra ışık-gölge oyunları ve eşsiz tekniği (özellikle desenleri şaşırtıcı bir modern anlayış içindedir) ile, iç dünya gerçeğini yansıtan görünüşü duygulu bir yoğunlulukla dile getirmeyi başardı. Rembrandt’ın Jodenbreestraat’taki evi 1906′da müze haline getirildi. (L)
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REMBRANDT hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RETH (Alfred)
Tarih 29 Haziran 2009
RETH (Alfred), macar asıllı fransız ressamı (Budapeşte 1884-Paris 1966). 1905′te Paris’e yerleşti.
Orada Jacques-Emile Blanche’ın öğrencisi oldu, kübizmle, sonra soyut sanatla uğraştı, boyalarına kum, kömür tozu, yumurta kabuğu karıştırarak yeni malzeme elde etme yollarım aradı. Art Moderne müzesinde eseri vardır (Hubin Restoranı, 1912). [L]
29 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RETH (Alfred) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENOU (Louis)
Tarih 27 Haziran 2009
RENOU (Louis), fransız sanskritçe uzmanı (Paris 1896-Vernon 1966).
Lyon üniversitesinde ve Sorbonne’da ders verdi. Eserleri: Dictionnaire Sanskrit-Français (Sanskritçe-Fransızca Lügat) [1932], Terminologie Grammaticale du Sanskrit (Sanskritçe Gramer Terimleri) [1942], Les Ecoles Vediques et la Formation du Veda (Veda Okulları ve Veda’nın Meydana Gelişi) [1947], Manuel des Etudes indiennes (Hintçe İncelemeler Elkitabı) [1949].. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENOU (Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENOİR (Jean)
Tarih 27 Haziran 2009
RENOİR (Jean), fransız filim yönetmeni (Paris 1894), Auguste Renoir’ın oğlu, Pierre Renoir’ın kardeşi.
Bir süre seramikçilik yaptı. 1924′te yönetmenliğini Albert Dieu-donne’nin yaptığı Une Vie Sans Joie (Neşesiz Hayat) adlı filmin senaryosunu yazdı. Aynı yıl ilk filmini çevirdi: La Fille de l’Eau (Su Kızı). Bu tarihten sonra çeşitli türde filim çevirdi: Nana (1926); La Petite Marchande d’Altumettes (Kibritçi Kız) [1928]; La Chienne (Dişi Köpek) [1931]; La Nuit du Carrcfour (Yol Kavşağındaki G’ece) [1932]; Tonİ (1934); Le Crime de M. Lange (M. Lange’ın Cinayeti) [1935]; Ayaktakımı (Les Bas-Fonds) [1936]; Kır Gezintisi (Une Parti de Campagne) [1937] ve aynı yıl şaheseri sayılan Harp Esirleri (La Grande İllusion); Hayvanlaşan İnsan (La Bâte Huma-in) [1938]; Karısı ve Âşığı (La Regle du Jeu) [1939].
İtalya’da başladığı Tosca’yı bitiremeden, 1940′ta Hollywood’a gitti. Orada çevirdiği filimlerin en iyisi The Souther-ner’dir (Güneyli Adam) [1945]. Hindistan’da, Rüya Gibi Geçti (The River) [1951] ve italya’da Altın Araba (La Carrosse d’Or) [1952] adlı filimleri yönetti. Fransa’ya döndü ve orada French-Cancan (1955), Elena et Les Hommes (E1ena ve Erkekler) [1956], Kırda Kahvaltı (Le Dgjeuner sur l’Herbe) [1959], Le Caporal £pingle (1962), Dr. Cordelier’nin Vastveinamesi (Le Testament du Dr. Cordelier) [1963] adlı filimleri çekti. Eserlerinde, şekilden çok içgüdüye önem verir. Yerine göre gerçekçi, alaycı, şair ve yerici olduğu için onu herhangi bir akıma mal etmek güçtür. 1966′da sinemayı bir süre için bırakarak edebiyatla ilgilendi ve Les Cahiers du Capitaine Georges (Kaptan Georges’un Hatıra Defteri) adlı eseri yayımladı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENOİR (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENOİR (Claude)
Tarih 27 Haziran 2009
RENOİR (Claude), fransız kamera yönetmeni (Paris 1913), oyuncu Pierre Renoir’ın oğlu ve Jean Renoir’ın-yeğeni. 1934′ten beri kendini en iyi görüntü yönetmenlerinden (özellikle renkli) biri olarak kabul ettirdi.
Birçok önemli filmin çekimine katıldı; bunlardan bazıları: Toni (1934); Kır Gezintisi (Une Partie de Campagne) [1936]; Rüya Gibi Geçti (The River) [1951]; Altın Araba (Le Carrosse d’Or) [1952] (dördü de Jean Renoir’ın); M. Cloche’un, Monsieur Vincent’ı (1947); A. Astruc’un Bir Hayat’ı Une Vie) [1958]; R. Vadim’in Et Mourir de Plaisir’i (1960). [L]
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENOİR (Claude) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENOİR (Auguste)
Tarih 27 Haziran 2009
RENOİR (Auguste), fransız ressamı (Limoges 1841-Cagnes-sur-Mer 1919). 1844′te Paris’e yerleşmiş bir terzinin oğlu.
Daha çocukluğunda Louvre’a gidiyor ve özellikle heykel salonlarını geziyordu. On üç yaşında, Temple sokağında bir porselen süslemecisinin yanına çırak olarak girdi; sonra yelpazeleri resimleyen bir atelyede çalıştı; büyük bir ustalıkla, XVIII. yy. taklidi resimler yaptı. Ressam olmağa karar verince, kazancından artırdığı paralarla Güzel Sanatlar okuluna yazıldı (1862). Gleyre’in atelyesinde Monet, Sisley ve Bazille ile tanıştı, Cezanne, Pissarro ve Guillaumin ile dost oldu. 1863′te Esmiralda adlı eseri Salon’a kabul edildi (Renoir sonradan bu tablosunu parçalamıştır). Aynı yıl, Reddedilmişler Salonunda sergilenen Manet’nin resimleri karşısında büyük bir hayranlık duydu.
Renoir ve arkadaşları, Corot’nun, Courbet’nin, Millet’nin resimlerini de beğeniyorlardı; izlenimci anlayışa uygun olarak açık havada resim yapmak üzere Fontainebleau ormanına gittiler. Renoir burada, Chailly-en-Biere’de Diaz’ın öğütlerinden yararlandı. 1864 Salonuna kabul edilmemesine karşılık tabloları 1865 Salonunda sergilendi; sonra 1866′da yine geri çevrildi. Renoir, Manet’nin çevresinde biraraya gelen ve akademiye karşı olan gençlerin buluştuğu Guerbois kahvesindeki akşam toplantılarına devam ediyordu.
İlk desteği, Manet le birlikte kendisini de atelyesinde barındıran Bazille’den gördü. 1867′de Frederic Bazille’in Portresi’ni (Lo-uvre) ve Courbet’nin Sen Kıyısında Genç Kadınlar adlı tablosunun etkisiyle Avcı Di-ana’yı yaptı ve bu eseri de Salon’a alınmadı. Buna karşılık Şemsiyeli Lise’i 1868′de kabul edildi. Bu resim, Duranty ile Castagnary’-nin ilgisini çekti. Zola, Renoir’ın konularını içinde yaşadığı çağdan almasını ve Sen kıyısındaki Grenouilere’âe kayıkçıları ve suya girenleri açık havada gösteren aydınlık figürler yapmasını beğenerek Renoir’a «aktüaliteci» adını verdi. 1870′te Salon’a kabul edilen Pınarda Yıkanan Kadın ve Cezayirli Kadın adlı tablolarında Renoir’in Delacroix’ya artan hayranlığının izleri görülür.
Salon tarafından bir daha reddedilince, 1874′te, Ressam, Heykeltıraş, Mimar, Gravürcü ve Desenciler Anonim ortaklığının birinci sergisine katıldı. Bu dernek üyeleri kısa zamanda «izlenimci grup» adını aldı. Renoir’ın sergiye verdiği resimlerden, özellikle La Loge (Courtauld koleksiyonu, Tate gallery) adlı tablosu anılmağa değer. Renoir bu grupta, manzara resminden çok figürle ilgilenenler arasında yer alıyor ve fırçayı lekeler meydana getirecek biçimde sürmekten çok, boyayı ince ve saydam tabakalar halinde üst üste koyarak çalışıyordu.
1875′te Drouot konağında eserlerini satışa çıkarttı ama pek alıcı bulamadı. Bu başarısızlığına karşılık Victor Choquet ile Georges Charpentier’den destek gördü. Bir yayınevi sahibi olan Charpentier’nin Grenelle sokağındaki salonu o devirde, Paris’in seçkin kişilerinin, Zola, Daudet ve Goncourt’ların çevresinde biraraya geldikleri yerdi. Marguerite Charpentier’nin koruduğu Renoir 1876′dan sonra düzenli olarak Salon’a kabul edildi. Burada 1878′de Bayan Charpentier ve Çocuklarının Portresi (Metropolitan Museum, New York) tablosunu sergiledi.
Gortot sokağında kiraladığı bahçede La Galette Değirmeni adlı tablosunu (Louvre) bu dönemde yaptı. 1876′da on beş tablosuyle izlenimci grubun ikinci sergisine, sonra 1877 sergisine, son olarak da aralarında Kayıkçıların Öğle Yemeği de (Philips Memorial gallery, Washington) bulunan yirmi dört tablo ile 1882 sergisine katıldı. 1879′da Cezayire gitti; Paris’te doktor Gachet ile tanıştı; Chatou’da, Croissy’de, Sen kıyılarında resimler yaptı. 1881′de Aline Charigot ile evlendi.
Bir süre Guernesey’de oturdu. Sonra italya’ya gitti (1882) ve bu gezisi sanatında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Napoli müzesinde Pompei resimlerini inceledi.
Palermo’da Richard Wagher’in Portresi’ni (Opera kütüphanesi, Paris) yaptı. Piero Della Francesca, Benozzo Gozzoli ve Raffaello’nun e-serleri karşısında bir öğrenci hayranlığına kapılarak «İzlenimciliğin sonuna kadar gitmiştim; ama ne yağlıboya’yı, ne de desen yapmayı bilmediğimi anlıyorum» dedi. Cennini’nin Trattato della Pittura (Resim Üstüne İnceleme) adlı kitabını elinden düşürmüyordu. Bu kitabın 1911′deki fransızcasına yazdığı önsöz Renoir’ın tek teorik yazısıdır. Bundan sonra, aktüaliteci»liği bırakarak klasik bir ressam olmak istedi.
O zamana kadar eserlerinde yer almayan çıplak kadın artık başlıca tema’sı oldu; paletindeki renkleri azaltarak toprak boyalarını ve kobalt mavisini kullanmağa başladı, insan ve eşyanın çevre çizgilerini daha belirgin hale getirdi, daima açık havada resim yapmayı bıraktı. Kısa süren bu dönemdeki şaheseri Suda Yıkanan Kadınlardır (1883-1885, Carroll S. Tyson koleksyonu, Philadelpiha).
Üslûbunun kesin biçimini alması için gerekli olan bu çetin ve azimli arayış döneminden sonra, mizacına da uygun gelen çekici konulara el attı; «tatlı ve hafif» resimler yapmağa başladı. 1884′te La Rochelle’de, La Roche-Guyon’da, Varengeville’de, Essoyes da çalıştı; 1885′te İspanya’ya gitti; orada Velazquez’in tablolarını gördükten sonra bu ressamı Greco’dan da, Tiziano’dan da üstün buldu. Burant-Ruel sayesinde, Brüksel’de, Londra’da, New-York’ta ilk büyük başarılarını elde etti.
1888′de Martigues’e giderek Cezanne ile buluştu. Montmartre’a (Château des Brouillards) yerleştiği 1890 yılında «sedefli» denilen dönemi başlar; bu dönemde yaptığı resimlerde, şekillere belli belirsiz bir kabarıklık vermek için, uzun fırça darbeleriyle renkleri hafifçe birbirine karıştırıyordu. 1891′den itibaren her yıl Güney Fransa’ya (Tamaris-sur-Mer, Cassis, Marsilya, Miramar, Nimes, Rhöne vadisi) gitmeğe başladı. Cagnes’da ağır bir romatizmaya tutuldu (1899). Burada satın aldığı (1901) malikânesinden ancak her yaz Esso-yes’ya gitmek için ayrılıyordu. Essoyes, karısının çocukluk arkadaşı Gabrielle Renard’ın memleketiydi. Bu kadın çocuklarına dadılık ettiği gibi evin idaresini de eline aldı; aynı zamanda, güzel ve dolgun vücuduyle Renoir’ın son yıllarındaki tablolarına (kırmızı ve yaldızlı renklerin gittikçe hâkim olduğu dönem) modellik etti. Ambroise Vollard 1894′te Renoir’a maddî yönden destek oldu; ama sanatçı rahat bir hayata ancak 1907′de kavuşabildi.
1910′dan sonra Renoir ancak koltuk değneğiyle yürüyebiliyordu; 1912′de fırçasını başparmağı ile işaret parmağı arasına bağlamak zorunda kaldı. 1914′te, eserleri daha o hayattayken Louvre müzesine alındı (isaacs de Camondo koleksiyonu). Ayrıca 1918′de Mme Georges Charpentier’nin küçük portresi de aynı müze için devlet tarafından satın alındı. Auguste Guenot, Renoir’ın ölümsüzleştirdiği kadın tiplerine uygun düşen birkaç heykel yaptı. Bu eserlerini Renoir’ın desenlerini örnek alarak ve sanatçının nezaretinde çalışarak gerçekleştirdi. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENOİR (Auguste) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENNES
Tarih 27 Haziran 2009
RENNES, Fransa’da İlle-et-Vilaine idare bölgesinin merkezi, Paris’e 361 km uzaklıkta, Rennes havzası’nda, İlle ve Vilaine ırmaklarının kavşağında; 157 692 nüf. üniversite. Millî Sağlık okulu.
Rennes bir çöküntü bölgesindeki (Rennes havzası) tabiî yolların birbirine yaklaştığı yerde kuruldu. Havzanın verimli toprakları, Bretagne’ın geri kalan kısmındaki daha verimsiz topraklarla çelişir. Şehir 1720 yangınından sonra düzgün bir plana göre yeniden inşa edildi. Şehirde güzel anıtlar vardır; özellikle iç süslemeleri çok zengin olan, XIII. yy.dan kalma Adliye sarayı (eski Bretagne mahkemesi), Thabor bahçenin yanında XIV. yy.dan kalma Notre-Dame kilisesi.
Klasik cepheli Saint-Pierre katedralinin yapımına 1787′de başlandı ve 1844′te tamamlandı. Vilaine ırmağının sol kıyısında müzelerin toplandığı yapı yükselir, idarî ve adlî bir şehir olan Rennes aynı zamanda da bir fikir ve din merkezidir. Vilaine’in sol kıyısında ticaret ve sanayi tesisleri de gelişmiştir; makine yapımı, tarım makineleri, dokuma (konfeksiyon, tuhafiyecilik) ve besin (bisküvi fabrikası) sanayii, marokencilik, ayakkabı yapımı, kâğıt fabrikası, mobilya yapımı v.b. Ayrıca Rennes yakınlarında büyük bir otomobil fabrikası kurulmuştur. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENNES hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENDULİC (Lothar)
Tarih 27 Haziran 2009
RENDULİC (Lothar), alman generali (Wiener – Neustadt 1887).
Avusturya – Macaristan ordusunda subaylık yaptı. Bu orduda Birinci Dünya savaşına katıldı, 1935′te albay rütbesiyle Avusturya genelkurmayında görev aldı, Paris’te askerî ataşe oldu. 1938′de alman ordusuna girdi ve Viyana’daki 17. Kolordunun kurmay başkanlığına getirildi. 1940′ta bir tümene kurnanda etti, 1941-1943 arasında Sovyet cephesinde savaştı, daha sonra Balkanlar’ın batı kesimindeki alman ve hırvat kuvvetlerinin başına getirildi.
1944′t.e, Dietl’in yerine Finlandiya’daki 20. Ordunun basına geçti ve 1945 yılının ocak ayından mayısına kadar, sırasiyle, Doğu Prusya Ordular grubuna, Courlande Ordular grubuna ve Avusturya’nın, savunmasıyle görevli Güney Ordular grubuna kumanda etti. 7 Mayısta Patton emrindeki amerikan kuvvetlerine teslim oldu. 1951′de serbest bırakıldı. 1954′te, Gekâmpft, Geseigt, Geschlagen (Savaştı, Kazandı, Yenildi) başlığı altında hatıralarını yayımladı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENDULİC (Lothar) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENAULT (Michel)
Tarih 27 Haziran 2009
RENAULT (Michel), fransız dansçısı (Paris 1927). 1946′dan 1959′a kadar Paris operasında yıldız dansçı olarak çalıştı.
Klasik balenin başlıcalarında (Giselle) oynadı; yeniden temsil edilen birçok eserde (Le Chevalier et la Damoiselle [Şövalye ve Genç Kız], Sylvia) rol aldı; birçok ilk temsilde (Mirages [Seraplar], 1947; Etudes [1952]; Romeo ve Juliet [1955]; La Dame â la Licorne [Boynuzlu At ve Kadın], 1959) sahneye çıktı.
Paris operasından ayrıldıktan sonra, Liane Dayde ile birlikte çeşitli ülkelerin (S.S.C.B., 1960) sahnelerinde dans etti. [L]
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENAULT (Michel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENAULT (Lotus)
Tarih 27 Haziran 2009
RENAULT (Lotus), fransız sanayicisi (Paris 1877-ay.y. 1944). 1898 Ekiminde Billancourt’daki küçük bir atelyede ilk otomobilini kendi eliyle yaptı ve ona üç tekerlekli bir taşıttan söküp aldığı 1,75 BG’de bir Dion-Bouton motoru taktı.
Kardeşi MARCEL’in (Boulogne-Billancourt 1882-Bourgde-Vay, Payre komünü, Vienne 1903) isteği üzerine küçük seriler halinde ufak arabalar yapmağa karar verdi; 1899′da priz direk kutusunun ve ayçatallı vites şanzımanının patentini aldı. Bu arada, ufak arabalar yapmak amacıyle Billancourt’da küçük Renult Kardeşler fabrikası kurulmuştu. Madrid Otomobil yarışında kardeşi Marcel kaza sonucu ölünce, Louis Renault, fabrikasını genişletmek için yarışları bırakmağa karar verdi.
Bu konuda öteki kardeşi FERNAND (1865-1909), kendisine yardımcı oldu. Birinci Dünya savaşında fabrikaları uçak ve cephane imaline yöneldi. 1918′de emin ve kullanışlı olan hafif Renault tankları’nı yapmayı başardı. Barışla birlikte, Renault yeniden otomobil yapımına başladı; Boulogne-Billancourt tesislerinin sanayi gücünü arttırmağa devam etti ve bir süre sonra bu tesisler, «devlet içinde devlet» sözüne hak verdirecek bir duruma geldi. Louis Renault, diretken zekâsıyle (500′ün üstünde patent bıraktı) yeni iş alanlarına sürekli olarak el attı; özellikle tarım makineleri üstünde çok çalıştı; denizcilik ve sanayi tesisleri kurdu ve ağır vasıtalar için dizel motorları yaptı.
Louis Renault, işgalde Almanlar hesabına çalışmakla suçlandırıldı, kendini savuna-madan öldü ve bütün fabrikaları millileştirildi. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENAULT (Lotus) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENAULT (Bernard)
Tarih 27 Haziran 2009
RENAULT (Bernard), fransız paleobotanikçisi (Autun 1836 – Paris 1904). Kendisinden önce bilinmeyen bütün fosil bitki gruplarını (bctryopteridae, sphenophyleae, cycadoxyleae, calamariaceae v.b.) tanımladı.
1879′da Structure Comparee de Quelques Tiges de la Flore Carbonifere (Karbon Çağı Florasına Ait Birkaç Bitki Sapının Karşılaştırmalı Yapısı) adlı tezini yayımladı. A. Brongniart ile birlikte, fosil bitkilerden cordaites’te yumurtacıkların önünde çiçektozu odacığı bulunduğunu ortaya çıkardı, özellikle Commentry, Autun ve Epinac bölgelerindeki fosil flora ve yakacak olarak kullanılan fosil mikroorganizmalar üstünde çalıştı. Cours de Boîanique Fossile (Fosil Botanik Dersleri) adlı bir eser yayımladı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENAULT (Bernard) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENAUDOT (Theophraste)
Tarih 27 Haziran 2009
RENAUDOT (Theophraste), fransız hekimi ve gazetecisi (Loudun 1586 – Paris 1653). 1612′de kralın doktoru oldu.
Halk sağlığı ile ilgilendi ve bir dispanser kurdu. 1631′de La Gazette’i çıkardı. Bu gazetede, siyasî haberler ve Paris’te geçen olaylar yer alıyordu. Daha sonra 1635′te Mercure Fran-çais’nin yönetimini ele aldı. (M)
RENAUD LE VİEUX. Bk. LE VİEUX (Renaud).
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENAUDOT (Theophraste) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENAUDET (Augustin)
Tarih 27 Haziran 2009
RENAUDET (Augustin), fransız tarihçisi (Paris 1880 – ay.y. 1958).
Bordeaux Edebiyat fakültesinde (1919-1937), Sorbonne’da (1937-1946), Ecole des Hautes Etudes’de (1942-1951) ve College de France’ta (1946 -1951) profesörlük yaptı.
Erasmus, Machiavelli ve Dante üstüne birçok eser yazdı. Humanisme et Renaissance (Hümanizm ve Rönesans) [1958] adlı eseri ölümünden az önce yayımlandı. (M)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENAUDET (Augustin) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENAUD (Madeleine)
Tarih 27 Haziran 2009
RENAUD (Madeleine), fransız kadın oyuncu (Paris 1900). 1921-1946 Arasında Comedie Française’de çalıştı.
1947′de kocası J. L. Barrault ile birlikte, kendi adlarını taşıyan topluluğu kurdu.
Başlıca oyunları: Montherlant’dan ölü Kraliçe (La Reine Morte) [1942]; Claudel’den Le Soulier de Satin (Saten Ayakkabı) [1943], Mauriac’dan Les Mal-Aimes (Sevilmeyenler) [1945]; S. Beckett’den Oh! les Beaux Jours! (Ah. Mutlu Günler!) [1963], Marguerites Duras’dan Bütün Gün Ağaçlarda (Des Journees Entieres Dans les Arbres) [1966]. Marivaux’nun komedilerini eşsiz bir incelikle yorumladı.
Ayrıca birçok filim çevirdi: La Maternelle (Ana Okulu) [1933]: Le Ciel Esi â Vous (Gök Sizindir) [1943]; Le Plaisir (Zevk) [1951] v.b. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENAUD (Madeleine) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENARD (Jules)
Tarih 27 Haziran 2009
RENARD (Jules), fransız yazarı (Châlons, Mayenne 1864 – Paris 1910). Mercure de France’ın kurucularından biridir (1890).
Başlıca hikâye ve romanları şunlardır: l’Ecornifleur (Otlakçı) [1892]; Le Vigneron dans sa Vigne (Bağcı Bağında) [1894]; Poil de Carotte (Horoz ibiği) [1894]; Histoires Naturelles (Tabiat Bilgisi) [1896]: Bucoliques (Çoban Şiirleri) [1898]. Tiyatro için küçük piyesler yazdı: Le Plaisir de Rompre (Kesip Atma Zevki) [1897]; Le Pain de Menage (Evin Ekmeği) [1898]. Renard, kendini, «görüntü avcısı» diye tanımlardı.
Gerçekten de hayatın çeşitli görünüşlerini, mizahî ve izlenimci bir üslûpla, kuru ve sert çizgilerle canlandırdı. 1887-1910 Arasında tuttuğu Günlük’ü, 1925-1927 yılları arasında yayımlandı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENARD (Jules) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENARD (Georges)
Tarih 27 Haziran 2009
RENARD (Georges), fransız tarihçisi ve yazarı (Amillis Saine-et-Marne 1847-Paris 1930).
Paris komününe katıldı, İsviçre’ye sığındı. Sonra Fransa’ya döndü. Sırasıyle Monge okulunda, Conservatoire National des Arts et Metiers’de ders verdi. 1907′de College de France’ta Emek Tarihi kürsüsüne getirildi.
Başlıca eserleri: La Republi-que de 1848 (1848 Cumhuriyeti) [1906];
G-. Weulersse ile birlikte yazdığı Le Travail dans l’Europe Moderne (Çağdaş Avrupa’da Emek) [1920]; Le Travail dans la Prehistoire (Tarihöncesinde Emek) [1928]. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENARD (Georges) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RENAN (Ernest)
Tarih 27 Haziran 2009
RENAN (Ernest), fransız yazarı (Treguier 1823 – Paris 1892). Beş yaşında babasını kaybetti. Annesi ve ablası tarafından yetiştirildi. Çeşitli din okullarında okudu. Saint-Sulpice kolejinde îbranîce öğrendi.
Alman düşüncesinden etkilenerek katolik i-nancından koptu. 1845′te papazlıktan ayrıldı. Felsefenin yanı sıra, filoloji çalışma ve araştırmalarını da sürdürdü. 1847′de Essai Historique et Theorigue sur les Langues Semitiques (Samî Dilleri üstüne Tarihî ve Nazarî Deneme) adlı eseriyle Volney ödülünü kazandı. 1848 Devriminden büyük ölçüde etkilendi. Jules Simon’un yönettiği La Liberte de Penser (Düşünme Hürriyeti) adlı gazetede yazılar yazmağa başladı.
İnsanlığı ilgilendiren büyük meselelerin ancak liberal bir bilim yoluyla çözümlenebileceğini ispatlamak amacıyle Avenir de la Science (Bilimin Geleceği) adlı eseri yazdı. Bu eser, ancak 1890′da kitap olarak yayımlandı. 1850′de Bibliotheque Nationale’deki süryanîce elyazmalarını sınıflandırmakla görevlendirildi. Revue des Deux Mondes ve Journal des Debats’da. yazılar yazdı. 1852′de Averroes et Averro-isme (İbni Rüşt ve İbni Rüşt’çülük) konulu teziyle doktorasını verdi. 1860′ta ablasıyle birlikte, arkeolojik bir görevle Suriye’ye gitti. 1861′de ablasının ölümü üzerine yalnız olarak yurda döndü; göreviyle ilgili çok geniş temel bilgiler ve ilgi çekici örnekler dışında, isa’nın Hayatı (Vie de Jesus) adlı eserinin müsveddelerini de getirdi; bu eser, yirmi yıllık çalışmalarının büyük bir kısmını kapsayan Histoire des Origines du Christianisme’in (Hıristiyanlık Menşelerinin Tarihi) ilk cildidir. Renan, 1862′de College de France’ın îbranîce kürsüsüne getirildi. Ama daha ilk dersinde, isa’dan «eşsiz bir adam» olarak söz etmesi gürültülere yol açtı.
Dersleri önce ertelendi, sonra da bütün bütün kaldırıldı. Renan’ın edebiyat çevrelerine girmesi bu sıralara rastlar. 1863′te yayımlanan İsa’nın Hayatı’nda. isa’yı tenkitçi tarih metotlarıyle incelediği için yeni tepkilere yol açtı! 1864′te eserine devam edebilmek için Mısır’a, Anadolu’ya ve Yunanistan’a gitti. 1869′da siyasete atılmayı denedi. Savaş sırasında Prusya prensi Friedrich ile barış konusunda görüşmeğe çalıştı. Savaştan sonra yeniden College de France’taki kürsüsüne dönerek, ülkesinde düşünce ve ahlâk alanını kapsayan bir reform üstünde çalışmalara başladı. 1883′te College de France’ın müdürü oldu.
Hayatının son yıllarında Origines adlı eserini Histoire du Peuple d’israel (İsrail Milletinin Tarihi) ile tamamlamağa çalıştı ve Drames Philosophiques’i (Felsefî Dramlar) yazdı.
Renan’ın öbür eserleri: Histoire Generale et Systeme Compare des Langues Semitigues (Samî Dillerinin Karşılaştırmalı Sistemi ve Genel Tarihi) [1885]; Essais de Morale et de Critigue (Ahlâk ve Tenkit Denemeleri) [1859]; Questions Contemporaines (Çağdaş Meseleler) [1868]; Dialogues et Fragments Philosophiques (Felsefî Diyalog ve Yazıtlar) [1876]; Drames Philosophiques (Felsefî Dramlar) [Caliban, l'Eau de Jouvence (Gençlik Suyu), Le Pretre de Nemi (Nemi Rahibi), Abbesse de Jouarre (Jouarre Rahibesi)] (1886); Çocukluk ve Gençlik Hatıraları (Souvenirs d’Enfance et de Jeunesse) [1883], Feuilles Detachees (Kopuk Sayfalar) [1892]. Renan, kiliseden kopmakla birlikte, en büyük önemi manevî değerlere verdi, insanlığın ilerlemesi konusunda bütün varlığıyle liberal bilime ve tenkitçi düşünceye bağlandı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RENAN (Ernest) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REMUSAT
Tarih 27 Haziran 2009
REMUSAT (Charles François Marie, — kontu), fransız siyaset adamı (Paris 1797 -ay.y. 1875), Aguste Laurent’ın oğlu.
Liberal milletvekili (1830-1847) ve içişleri bakanı (mart-ekim 1840) oldu. ikinci cumhuriyeti (1848) savundu; 2 aralık 1851′den sonra sürgün edildi ve ancak 1859′da genel af çıkınca geri dönebildi. Thiers kabinesinde dışişleri bakanlığına getirildi (1871); işgal altındaki toprakların kurtarılmasına çalıştı (mart 1873 antlaşması).
Ama Paris’te Barodet karşısında seçimleri kaybedince çekildi (mayıs 1873). Sonra Haute-Garonne’dan milletvekili seçildi, 1875 Anayasa kanunlarının hazırlanmasına katıldı. Birçok tarih ve felsefe eseri yayımladı. Hatıraları (Memoires) 1958′den itibaren yayımlanmağa başlandı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REMUSAT hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REMİZOV (Aleksey Mihayloviç)
Tarih 27 Haziran 2009
REMİZOV (Aleksey Mihayloviç), rus yazarı (Moskova 1877-Paris 1957). Gençliğinde çok seyahat etti, tutuklandı ve sürgüne gönderildi; birçok bilim dalıyle ilgilendi. Gerçekçi romana sembolizm anlayışını uyguladı, halk geleneğini modernleştirerek stilize etti ve ahenkli nesriyle epik ve lirik bir edebiyat türü yarattı.
Zamyatin veya Pilnyak gibi rus yazarlarını büyük ölçüde etkiledi. Çasıy (Saatler) adlı hikâye kitabiyle tanındı. Ama asıl ününü Prud (Gölcük) [1905], Krestovıye Sestrıy (Haçlı Rahibeler) [1911], Zga (Karanlık) adlı üçlemeyle sağladı. Ayrıca alaylı ve nükte dolu bir anlatı derlemesi yayımladı: Posolon (1906). 1907′de şaheseri sayılan Limonar (Limoncu) çıktı. 1921′de göç etti, Paris’e yerleşti. Paris’te mistik düşünceler, nükte ve buluşlarla dolu birçok eser yazdı: Vzvihrennaya Rossiya (Burgaçtaki Rusya) [1927]; Podst-rijyonnıymi Glazami (Kırpılmış Gözler) [1951]; Ogon Vesçey (Nesnelerin Ateşi) [1954]. (L)
REML i. Bk. REMİL.
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REMİZOV (Aleksey Mihayloviç) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REMİ d’Auxerre
Tarih 27 Haziran 2009
REMİ d’Auxerre, frank ilâhiyatçısı (841′e doğr.-Paris 908′e doğr.). Saint-Germain d’ Auxerre keşişiydi, Loup de Ferrieres’e ve Johannes Scotus’a bağlandı.
Heiric’in yerine, Auxerre manastırındaki okulun başına geçti. 893′te Reims’te, sonra Paris’te ders verdi. IX. yy.ın düşünce alanına geniş ölçüde katkıda bulundu. Kutsal Kitap üstüne yorumlar yaptı ve latin grameri üstüne çalıştı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REMİ d’Auxerre hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REMARQUE
Tarih 27 Haziran 2009
REMARQUE (Erich Maria KRAMER, Erich Maria — denir), alman yazarı (Osnabrück 1898-Luzern, isviçre 1970).
Birinci Dünya savaşını Almanya açısından anlatan Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (İm Westen Nichts Neues) [1929] adlı romanı yazdı. Savaşa karşı acı bir suçlama olan bu roman bütün dünyada geniş yankılar uyandırdı,
öbür eserleri: çarpışma bittikten sonra bile, savaş yıllarının zihniyetini sürdürmeğe çalışan bir zümrenin romanı Dönüş Yolu (Def Weg Zurück) [1931], İnsanları Seveceksin (Liebe Deinen Nachsten), Üç Arkadaş (Drei Kameraden) [1938]; Paris’teki göçmen çevrelerini konu alan Zafer Âbidesi (Arc de Triomphe) [1941]; alman toplama kamplarını anlatan Tedirgin Hayat (Der Funke Leben) [1952]; Der Sch-warze Obelisk (Kara Obelisk) [1958]; Der Himmel Kennt Keine Günstlinge (Tanrının Gözdeleri Yoktur) [1961]; Die Nacht in Lizbon (Lizbon Gecesi) [1963]. Remarque, Hitler’in iktidara gelişinden sonra yurdunu terk ederek Amerika’ya gitti. 1947′de amerikan uyruğuna girdi. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REMARQUE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REJANE
Tarih 27 Haziran 2009
REJANE (Gabrielle REJU, — denir), fransız kadın oyuncu (Paris 1856 – ay.y. 1920).
1875′te Vaudeville tiyatrosunda sahneye çıktı. Pek çok modern dram ve komedinin başarısında büyük payı oldu. Rejane tiyatrosu adını alan Nouveau Theâtre’a geçti. Sinemada Alsace filmiyle ün kazandı ve J. Richepin’in Miarka’sini çevirirken öldü. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REJANE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİNİNG (Maria)
Tarih 27 Haziran 2009
REİNİNG (Maria), avusturyah kadın şarkıcı (Viyana 1903). Sanat hayatına 1931′de Viyana’da atıldı.
Münih’te, Londra’da (1938), Paris’te (1940), Salzburg’da v.b. sahneye çıktı. Viyana operasının birinci dramatik sopranosu oldu (1937-1955). Konser şarkıcısı ve mozart’çı olarak ün yapan sanatçı, Richard Strauss’un Güllü Şövalye operasındaki Mareşal’in eşi rolünde başarı kazandı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİNİNG (Maria) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİNACH (Thedore)
Tarih 27 Haziran 2009
REİNACH (Thedore), fransız tarihçisi ve nümismatı (Sainl-Germain-en-Laye 1860 -Paris 1928). Savoie milletvekili (1906-1914), College de France’ta eski paralar profesörü (1924) oldu.
Eserleri arasında Histoire des tsraelites (Yahudilerin Tarihi) [1885], Mithridate (1890), L’Histoire par les Monnaies (Paralarla Tarih) [1902], Recueil General des Monnaies d’Asie Mineure (Anadolu Paralan Üstüne Genel Derleme) [Babelon ile birlikte, 1904], La Musique Grec-que (Yunan Müziği) [1926] vardır. La Revue des Etudes Grecques (1888-1967) ve La Gazette’ın (1909) yayımını yönetti. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİNACH (Thedore) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİNACH (Joseph)
Tarih 27 Haziran 2009
REİNACH (Joseph), fransız siyaset adamı (Paris 1856 – ay.y. 1921). Avukattı. Gambetta kabinesinde görev aldı (1881).
Milletvekili (1889-1898; 1906-1914) seçildi. Dreyfus davasını savundu. Histoire de l’Affaîre Dreyfus (Dreyfus Olayının Tarihi) [7 cilt, 1901-1911] adlı bir eser yazdı. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİNACH (Joseph) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİNACH (Adolphe)
Tarih 27 Haziran 2009
REİNACH (Adolphe), fransız arkeologu (Paris 1887 – Ardenne’lerde 1914), Joseph Reinach’ın oğlu. Atina Fransız okulunun üyesi oldu,(1909-1911). Yunanistan’da ve Mısır’da çeşitli kazılar yaptı.
Başka eserleri: Fouilles a Coptos (Coptos’ta Kazılar) [R. Weill ile, 1910], Atthis, Histoire de l’Etat Athenien (Atthis, Atina Devletinin Tarihi) [1912], L’Origine du Thyrse (Thyrsos’un Menşei) [1812], Portraits Greco -Egyptiens (Yunan – Mısır Portreleri) [ölümünden sonra yayımlandı, 1914]. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİNACH (Adolphe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİMS
Tarih 27 Haziran 2009
REİMS, Fransa’da Marne idare bölgesinde idare çevresi merkezi, Champagne’ın kuzeyinde, İlede-France yamacı yakınlarında; 160 000 (banliyölerle birlikte
175 000′e yakın) nüf.
Üniversite. Dokumacılık (yün işçiliği) merkezi, Champagne şarapları yapımı, demircilik, elektrik malzemesi, makine sanayii, camcılık v.b. önemli bir ticaret merkezi.
• Tarih. Galyalı Remi’lerin başkenti olan eski Durocortorum şehri (bugün Reims), roma hâkimiyeti sırasında Gallia Belgica’nın merkezi oldu ve Belçika yolu üzerinde önemli bir konak yeri haline geldi. 290′da bir piskoposluk merkeziydi. Aziz Remi’nin piskoposluğu sırasında Clovis, Hıristiyanlığı burada kabul etti; Fransa kralları, bu olaydan sonra bu şehirde taç giymeğe başladılar; 1548′de bir üniversite kuruldu. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında şehir, bombardımanlardan büyük zarar gördü.
• Askerî tarih. Belçika ile Bourgogne ve Paris ile Lorraine arasındaki ulaşım yollarının kavşak noktasında olan Reims hemen her devirde askerî açıdan önemli rol oynamıştır. 1 Eylül 1914′te Almanlar tarafından işgal edilen şehir, 13 eylülde Fransızlar tarafından geri alındı ve o tarihten itibaren Fransa sınırları içinde kalmakla beraber çeşitli savaşlara sahne oldu. General Eisenhower ve müttefik genelkurmay başkanları, 7 mayıs 1945′te alman generali Jodl’un teslim olma teklifini burada kabul ettiler.
• Güzel sanatlar. Şehirde Roma devrinden kalma birçok kalıntı vardır. Bunlar arasında «Mars kapısı» adı verilen bir zafer takı ile bir amfiteatr sayılabilir. Reims’te Ortaçağdan kalma en eski kilise Saint-Remi’dir. Ayrıca, büyük bir kısmı XIII. yy.da yapılmış, ama birçok değişikliğe uğramış ve Birinci Dünya savaşında çok zarar görmüş olan Saint-Jacques kilisesini de anmak gerekir Şehrin katedrali ise, Ortaçağdan kalma en ilgi çekici binadır.
1211′de eski bir karolenj tapınağının kalıntıları üzerine inşa edilen bu katedralin yapımı ancak XIII. yy. sonuna doğru tamamlanabildi. Yapımında çalışan ustaların adları katedralin içindeki bir labirentte yazılıdır: Jean d’Orbais, Bernard de Soissons ve ana cepheyi yapan Robert de Coucy. Çeşitli atelyelerde yapılmış olan ve katedralin dış kısmını süsleyen heykel grupları (Tebşir, Meryem’in Ziyareti, Meryem’in Kiliseye Takdim Yortusu; Gülümseyen Melek, Havva, «Philippe Auguste» adlı kral) gotik fransız sanatının en güzel örneklerindendir. Koro yerinin vitrayları XIII. yy.dan kalmadır. Reims, müzelerinin zenginliği bakımından da önemli bir şehirdir. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİMS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİLLE (Honore Charles, — kontu)
Tarih 27 Haziran 2009
REİLLE (Honore Charles, — kontu), Fransa mareşali (Antibes 1775-Paris 1860). 1803′te general, 1807′de imparatorun yaveri, 1808′de Toscana komiseri ve kont oldu.
Wagram’da yararlık gösterdi ve Bernadotte’u gözaltında tutmak üzere Anvers’e gönderildi (ağustos-kasım 1809). 1810′da Navarra, 1812′de Aragon valisi oldu. Portekiz ordusunun başına getirildi (kasım 1812). Daha sonra Soult’un emrine geçti ve Vittoria’da başarı kazandı
(haziran 1813), Waterloo’da bir piyade kolordusuna kumanda etti.
1819′da Fransa Yüksek meclis üyesi, 1820′de Kral meclis üyesi oldu, Louis-Philippe tarafından mareşalliğe yükseltildi (1847). 1851 Hükümet darbesine katıldı ve 1852′de senatör oldu. (L)
27 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİLLE (Honore Charles, — kontu) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİDY (Affonso Eduardo)
Tarih 26 Haziran 2009
REİDY (Affonso Eduardo), brezilyalı mimar (Paris 1909 – Rio de J.aneiro 1963). Ric de Janeiro Millî Güzel Sanatlar okulunu bitirdi (1930). Aynı şehirde eğitim bakanlığı binasında çalıştı (1936).
Eserlerinin özelliği, yapı ve şekillerde yenilikten yana olması, bina ile ortam arasında uygunluğa önem vermesidir. Rio de Janeiro’da Pedre-gulho (1950), Millî tiyatro (1950), Modern Sanat müzesi (1954), Memurlar Yardımlaşma kurumunun genel merkezi (1957-1962), Paraguay’da, Asuncion’da deneme okulu (1953). [L]
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİDY (Affonso Eduardo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REİCHA (Anton)
Tarih 26 Haziran 2009
REİCHA (Anton), çek asıllı fransız müziği bestecisi ve nazariyecisi (Prag 1770-Paris 1836), çek viyolonselcisi ve bestecisi Joseph Reicha’nın (Klattau 1746-Bonn 1795) yeğeni.
Amcasının yardımıyla seçici prensin orkestrasına flütçü olarak girdi. Beethoven, aynı orkestrada alto çalıyordu. 1794′te Hamburg’da ilk operasını yazdı: Oubaldi ou les Français en Egypte (Oubaldi veya Fransız-lar Mısır’da). Sonra Paris’e gitti, Haydn ile birlikte çalıştığı, Albrechtsbergen ve Salieri ile dostluk kurduğu Viyana’da yaşadı (1802-1808). Daha sonra Paris’te yerleşti; 1829′da fransız uyruğuna geçti.
Üflemeli çalgılar için 26 beşli’iyi iyi karşılandı ve Paris Konservatuvarı kontrapunto ve füg profesörlüğüne getirilmesini sağladı (1818). Müzik eğitimi ve nazariyatı konusunda birçok kitap yazdı: Etudes ou Theories Pour le Piano-forte, Dirigees d’une Maniere Nouvelle (Yeni Metotla Yürütülen Piyano-Forte İncelemeleri ve Nazariyeleri) [1800], Traite de Melodie Abstraction Faite de Ses Rapports avec l’Harmonie (Armoni ile İlişkilerini Göz önünde Tutmadan Melodi İncelemesi) [1814],
Cours de Composition Musicale ou Traite Complet et Raisonne d’Harmonie Pratique (Müzik Besteleme Dersleri veya Pratik Armoni Dersleri) [1818], Traite de Haute Composition Musicale (Yüksek Beste Dersleri) [1824-1826], L’Art du Compositeur Dramatique ou Cours Complet de Composition Vocale (Opera Bestecisinin Sanatı veya Ses Eserleri İçin Beste Dersleri) [1833]. Peüt Traite d’Harmonie (Armoni Dersleri Elkitabı). Bilgisi, tekniği ve bilimi, Liszt, Berlioz, Franck ve Gounod gibi ünlü bestecilerin kendisinden ders almasına yol açtı. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REİCHA (Anton) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGOYOS (Dario)
Tarih 26 Haziran 2009
REGOYOS (Dario), ispanyol ressamı (Ribadesella 1857-Barcelona 1913).
Carlos Haes’in öğrencisi oldu. 1880′de Paris’e gitti, sonra Brüksel’e geçti. Bu şehirde L’Essor (Atılım) grubunun ilk sergisine katılarak (ocak 1881) kendini tanıttı. Daha sonra İrun’a yerleşti; Los XX (Yirmiler) grubunu kurdu; 1890′dan sonra Madrid’deki bütün millî sergilere, Barcelona ve Paris’te çeşitli yarışmalara katıldı.
Amsterdam, Brüksel ve Berlin’de eserlerini sergiledi. 1898′de Barcelona’da bir sergi açtı. Eserleri ispanya ve Arjantin’deki özel koleksiyonlarda, Bilbao, Pantevedra, Barcelona ve Madrid müzelerindedir. (M)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGOYOS (Dario) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGNİER (Edme)
Tarih 26 Haziran 2009
REGNİER (Edme), fransız mühendisi (Semur-en-Auxois 1751 – Paris 1825).
Büyük Devrim sırasında Halk Kurtuluş komitesinin portatif silâhlar yapımı müfettişi oldu Topçu müzesini kurdu. Barut kuvvetini ölçmeğe yarayan bir deney kabı ve özellikle dinamometreyi icat etti. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGNİER (Edme) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGNİER (Henri DE)
Tarih 26 Haziran 2009
REGNİER (Henri DE), fransız yazarı (Honfleur 1864-Paris 1936). önceleri Le-conte de Lisle ve Heredia’nın etkisinde kaldı, fakat bir süre sonra kendi kişiliğini buldu.
Yumuşak ve belirsiz duyguları u-yumlu bir biçimde dile getirdi.
Başlıca eserleri: Poemes Anciens et Romanesgues’i Eski ve Romanesk Şiirler) [1890]; Les Je-ux Rustigues et Divins (Tanrısal Kıroyunlar) [1897]; Les Medailles d’Argile (Kilden Madalyalar) [1900]; La Çite des Eaux Sular Şehri) [1902]; La Sandale Ailee Kanatlı Sandal) [1906]; Vestigia Flammae 1920); Flamme Fenax (1922-1928). [L]
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGNİER (Henri DE) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGNAULT (Victor)
Tarih 26 Haziran 2009
REGNAULT (Victor), fransız fizikçisi ve kimyacısı (Aachen 1810 – Paris 1878). Ecole Polytechnique’te ve Madencilik okulunda öğrenim gördü.
1840′ta, Gay-Lussac’tan sonra Ecole Polytechnique’te kimya profesörlüğü yaptı. Ertesi yıl, College de France’ın Fizik kürsüsüne geçti. 1847′de maden ocakları başmühendisliğine, 1854′te de Sevres yapımevinin müdürlüğüne getirildi.
Eserleri, özellikle, verilen ölçülerin son derece kesin olması bakımından önemlidir. Başlıca çalışmaları: akışkanlar statiğinin (sıkıştırılabilme ve genleşme) incelenmesi; doyurucu su buharı basıncının, buharlaşma ısısının, gazların ısınma ısısının, civada mutlak genleşmenin, gaz ve buhar yoğunluklarının, sesin havada yayılma hızının ölçülmesi. Kimya alanında, alkaloitleri inceledi ve etilenin klorlu ornatma türevlerini elde etti. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGNAULT (Victor) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGNAULT veya REGNAUD DE SAİNT-DANGELY
Tarih 26 Haziran 2009
REGNAULT veya REGNAUD DE SAİNT-DANGELY (Michel, — kontu), fransız siyaset adamı (Saint-Fargeau 1761 – Paris 1819). Avukattı.
Etats-generaux’ya seçildi (1789). Krallık taraftarlarının yanında yer aldı. Duquesnoy ile birlikte Ami des Patriotes’u yazdı. Ağustos 1793′te tutuklandı, hapisten kaçtı. 1796′da italyan ordusu has-tahanelerinin yöneticisi, sonra Malta’da komiser (1798), devlet danışmanı (1799), içişleri başkanı (1802) oldu. Yüzgün sırasında milletvekili seçildi ve devlet bakanlığına getirildi. Daha sonra yurt dışına sürüldü (1816-1819). [L]
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGNAULT veya REGNAUD DE SAİNT-DANGELY hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGNAUDİN (Thomas)
Tarih 26 Haziran 2009
REGNAUDİN (Thomas), fransız heykeltıraşı (Moulins 1627 – Paris 1706).
François Anguier’in öğrencisiydi. Henri II de Mont-morency’nin Mezarı’nın (Moulins lisesi) yapımında hocasına yardım etti. özellikle Versailles’da, Girardon ile birlikte, Apollon’un Yıkanması (Thetys mağarası) adlı heykel grubunun yapımında çalıştı. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGNAUDİN (Thomas) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGNARD (Jean-François)
Tarih 26 Haziran 2009
REGNARD (Jean-François), fransız oyun yazarı (Paris 1655 – Grillon şatosu, Dour-dan yakınları 1709).
1678′de korsanlar tarafından kaçırılarak Cezayir’e götürüldü. 1681′de serbest bırakıldı. 1683′te Paris’e döndü. Birçok komedi yazdı. Bunların arasında Le Joueur (Kumarbaz) [1696], Les Menechmes (ikizler) [1705] ve Miras Peşinde (Le Legataire Üniversel) [1708] sayılabilir. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGNARD (Jean-François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGİO
Tarih 26 Haziran 2009
REGİO i. (lat. k.). Esk. Rom. Roma şehrinde mahalle (Servius Tullius, şehri dört bölüme ayırmıştı [Suburana, Esquilina, Collina ve Palatina], Augustus ise on dört bölüme ayırdı [Porta-Capena, Caelimontium, İsis ve Serapis, Templum Paris, Esquiliae, Alta Semita, Via-Lata, Forum-Romanum, Circus-Flaminius, Palatium, Circus-Maximus, Piscina-Publica, Aventinus, Transtiberim] ve numaraladı.
Bunlar da iki yüz altmış üç vici’ye ayrılıyordu. Vici’lere, tapınma yerlerini yönetmek için seçilen ve buralara tayin edilen magistri vicorum başkanlık ederdi. Hadrianus’tan itibaren, koruyucular, bölgelerin başına getirildiler.)
|| Augustus zamanında İtalya’nın on bir idarî bölümünden (Transpadana, Venetia ve İstria, Liguria, Emilia, Etruria, Umbria, Picenum, Samnium, Campania, Bruttium ve Lucania, Apulia ve Calabria) biri. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGİO hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Regensburg diyeti kararı
Tarih 26 Haziran 2009
Regensburg diyeti kararı, Kutsal Roma Germen imparatorluğunun parçalanmasına yol açan karar (1803).
Luneville antlaşması (1801), Ren’in sol kıyısında mallarını kaybetmiş alman prenslerine tazminat vermeyi öngörüyordu. Müzakereler Paris’te Napolyon ile ilgililerce satın alınan Talleyrand tarafından yürütüldü. Fransa’da hazırlanan karar, 24 mart 1803′te Regensburg diyeti tarafından onaylandı ve 27 nisanda imparator Franz II de bunu imzaladı.
Bu karar katolik prenslerini Protestanların yararına olarak zayıflatıyordu. Alman devletlerinin sayısı iyice azalmıştı. Serbest şehirlerin sayısı 51′den 6′ya (Bremen, Hamburg, Lübeck, Nürnberg, Augsburg ve Frankfurt) indirildi ve yüz yıllık kilise prenslikleri laikleştirildi. Artık yalnız bir tek kilise seçicisi vardı, o da Regensburg’a nakledilen Mainz seçicisiydi. «İmparatorluk başşansölyesi» ve «Diyet başkanı», unvanlarını taşıyordu. (Bk. DALBERG.)
Bu karardan en çok yararlanan Paderborn, Hildesheim, Erfurt ve kısmen de Münster piskoposluklarıyle genişleyen Prusya> Jülich, Zweibrücken ve Rheinland – Pfaiz’a karşılık Freising piskoposluğu ile Passau piskoposluğunun bir kısmını alan Bavyera; Ren’in sağ kıyısında Basel, Strasburg Speyer piskoposluklarıyle serbest Mannheim ve Heidelberg şehirlerini alan Baden prensliği idi. Toscana dukası Salzburg ve Eichstatt piskoposluklarını, Hanover’li Georg III Osnabrück’ü, Avusturya, Trento, Brixen piskoposluklarını ve Passau piskoposluğunun bir kısmını aldı.
Baden-Württemberg ve Hessen-Kassel’in protestan prensleri için yeni seçicilikler kuruldu ve bu da Seçiciler meclisinde beş katoliğe karşı Protestanların sayısını altıya çıkardı; böylece Prensler meclisinde Protestanların oy sayısı 54′e karşı 70′e çıktı. Böylece, Almanya’da Avusturya etkisi Fransa’nın yararına olarak geriliyordu. Regensburg kararı, fiilen Kutsal imparatorluğun sonunu gösteriyordu. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Regensburg diyeti kararı hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REGAUD (Claudius)
Tarih 26 Haziran 2009
REGAUD (Claudius), fransız hekimi (Lyon 1870 -Paris 1941).
X ışınlarının ve radyumun canlı dokular üstündeki etkisini ve radyasyonla tedavideki yerini inceledi. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REGAUD (Claudius) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Reform
Tarih 26 Haziran 2009
Reform, XVI. y.da Avrupa’nın büyük bir bölümünü papaların hâkimiyetinden çıkaran ve protestan kiliselerinin kurulmasına yol açan dinî hareket.
XV. yy.ın sonunda, hıristiyan kiliselerince istenen dinî ve ahlâkî reform, birtakım vaizler tarafından başlatılmıştı. Ne var ki Roma, dünyevî nüfuz siyasetinden caymadığı gibi yüksek kilise makamlarına tayin yapma sistemini de düzeltmeğe yanaşmıyordu. Halk derin bir huzursuzluk içindeydi ve bütün aydınlar bu duruma bir çözüm yolu bulunmasını istiyorlardı. Erasmus’un eserleriyle, Kutsal Kitap üstünde filoloji incelemeleri başlamış, dinî inanç ve kurumların tenkidine girişilmişti.
10 Kasım 1483′te Saksonya’nın Eisleben şehrinde doğan Augustinus rahibi Martin Luther, uzun süren bir vicdan bunalımından sonra, Aziz Paulus’un «Romalılara Mektup»unda, insanın manevî kurtuluşunu doğrudan doğruya iman’a bağlayan bir metin buldu. Bu metin bütün protestan kiliseleri için bir ilahiyat, bir ahlâk ve bir mistisizm kaynağı olacaktı. Johannes Tetzel’in yönetimindeki Dominiken rahipleri Saksonya’da gürültülü bir kampanya ile, papa Leo X’un San Pietro kilisesinin yeniden yapılması için gereken maddî imkânları sağlamak amacıyle satışa çıkardığı endüljans’lara müşteri toplamağa çalışırlarken, Luther, Wittenberg üniversitesinde kendi iman doktrinini okutmağa başlamıştı bile. 31 Ekim 1517′de, endüljans’ların dayandığı ülkeye ve fiilî uygulamaya karşı doksan beş tez ilân etti.
Ama henüz papaya başkaldırmış değildi. Bu tutumundan doğacak devrimci sonuçları, iki yıl içinde, yavaş yavaş geliştirecekti. Sonunda, haziran 1519′da, Leipzig’de ilâhiyatçı Johann Eck’e karşı, Kutsal Kitap araştırmalarında tek otoritenin, serbestçe kullanılan kişisel yargı olduğunu açıkladı.
Luther’in protestosu katolik dünyasında büyük bir yankı uyandırmıştı. İbranî dili uzmanı Johann Reuchlin’in yeğeni Melan-chthon gibi birçok genç ilâhiyatçı Luther’i destekliyordu; Ulrich von Hutten ona Rheinland ve Schwaben şövalyelerinin desteğini vaat etti. Erasmus da, Saksonya seçicisinin himayesini sağlamıştı. Bunun üzerine Luther 1520 haziranıyle eylülü arasında yayımladığı üç başlıca eserinde doktrinini açıkladı.
Doktrinin anahatları şunlardı: evrensel ruhanîlik ilkesi, kutsal sırların üçe indirilmesi, kişi vicdanının hürriyete kavuşması ve aynı zamanda din bütünlüğü, kilise ve siyasî disiplin zorunluğu. Luther, aralık 1520′de, kendisini afaroz eden Leo X’un kararnamesini Wittenberg’de alenen yaktı. Ocak 1521′de imparator tarafından Worms diyetine çağrıldı ve fikirlerini cesaretle savundu. Saksonya seçicisi kendisine Wartburg’da inzivaya çekilebileceği bir yer sağladı. Luther orada «Reform»un eline bir silâh vermek için Kutsal Kitap’ı Almancaya çevirmeğe koyuldu.
Luther’in Wittenberg’deki en ateşli taraftarı olan Andreas Karlstadt, bunun üzerine rahiplerin yemin mecburiyetini kaldırdı, din adamlarının da evlenebileceğini ilân etti ve kutsal resimlere tapınmaya son verdi. Missa âyini bir «kurban» olmaktan çıktı ve bir anma töreni haline geldi. Wartburg’dan dönen Luther bu oldubittileri onayladı. Daha o zamandan, doktrinlere sansür koyma fikrini benimsemeğe başlamıştı; nitekim fazla radikal bulduğu Karlstadt’ı Saksonya’dan çıkarttı; eyalet içinde, tapınma âyinleri ve papazları olmayan dinî topluluklar kurmağa kalkışan Thomas Münzer Mülhausen’e sığınmak zorunda kaldı.
1524′ten beri, Güney Almanya’da, Münzer tarafından kışkırtılan bir köylü ihtilâli gelişiyordu. Luther, prensleri bu ihtilâli bastırmağa teşvik etti; o sıralarda bir «Devlet kilisesi» fikrini benimsemeğe başlamıştı. İmparator ve katoliklerle mücadelesinde prenslerin yardımına muhtaçtı. 1528′den beri devlet adına kiliseleri denetleyen «ziyaretçiler» de çok geçmeden bir çeşit yeni piskoposluk kurdular. Karlstadt’ın görüşü, İsviçre’de ve Ren havzasında kabul edilmeğe başlanmıştı. Antik hümanizme bağlı olan ve isviçre’den paralı asker alınmasına karşı gelmesiyle tanınan Uhich Zwingli, Luther’in çağrısına uydu ve tasarladığı reformlar gereğince 1525′te Zürich’te, 1528′de Bern’de Kutsal sırları reddetti ve litürjiyi çok sadeleştirdi. 1529′da Basel’de Oecoîampade, katoliklere ve hattâ Roma’ya sadık kalan Erasmus’a karşı Zvvingli mezhebini yaydı.
Bu mezhebi, Strassburg’ta da, 1524′te Martin Bucer kabul ettirmişti.
Kilise mülkünün el değiştirmesinde çıkar gören alman prensleri Luther reformunu destekliyordu. 1525′te katolikler Dessau’da bir savunma birliği kurunca, Saksonya seçicisi ile Hessen İandgrafı Philipp, buna karşılık, Gotha’da bir «İncil birliği»nin başına geçtiler (1526). Güney almanya şehirlerindeki Zvvingli taraftarları ise bu birliğin dışında bırakıldı. Avrupa siyasetinin papadan uzaklaştırdığı imparator, 1526′da devletlere kendi sınırları içinde din meselesini istedikleri gibi çözümlemek yetkisini vermişti; ama papayı yendikten sonra bu tavizlerini inkâr etti (1529).
Reform taraftarları bu tutumu «protesto» ettikleri için, bağlı oldukları kiliselere «protestan» adı verildi. 1529′da Marburg’da Luther ile Zvvingli arasında yapılan uzlaşma teşebbüsü sonuç vermedi. Ama imparator, fransız ve türk tehlikesi karşısında, 21 haziran 1530′da topladığı Augsburg diyetinde, Reform taraftarlarıyle Roma taraftarlarını birleştirmeğe çalıştı. Melalanchthon çok önemli tavizler verdi; ama ne zwingli’ciler ne de katolikler anlaşmaya hazır değildi. Sonunda Luther’in sabrı taştı ve gürültülü tartışmaların ardından ilişkiler kesildi.
Mart 1531′de, Luther’in reformunu kabul eden prensler ve şehirler Smalkalde birliğini kurdu. Zwingli’nin ölümünden sonra (11 ekim 1531), taraftarları 25 mayıs 1536′da Luther ile Witenberg uzlaşmasını yaptılar. 1532′de Smalkalde birliğinin Fransa ile yaptığı ittifak karşısında imparator daha ılımlı bir siyaset benimsemek zorunda kaldı. 1525 Köylü ihtilâlinin bir devamı olan ayaklanma, yani Strassburg’tan Amsterdam ve Münster’e kadar papazsız ve prenssiz bir toplum kurmak ve yetişkinlerin vaftiz edilmesini’ öngören bir kilise meydana getirmek amacında birleşen anabatistlerin ayaklanması karşısında, reformcularla katolikler bir an için birleştiler.
Bir prenslik ordusu Münster’e girerek korkunç misilleme hareketlerinde bulundu. Ancak imparatorun Luther ve Zwingli taraftarlarını Roma ile uzlaştırmak için harcadığı bütün çabalar (Hagenau ve Worms görüşmeleri ve 1541 Regensburg diyeti) ilâhiyatçıların inatçı tutumu yüzünden sonuç vermedi.
• Reform imparatorluk sınırlarını aşmağa başlıyordu. Anvers’te, Luther’in ilk yazılan 1518′den itibaren okunmağa başlanmıştı. Brüksel’de Marguerite d’Autriche’in hükümeti danışma için Erasmus’u ve bazı erasmus’çulan çağırdı. Ama 1520 ile 1531 arasında imparator emirnameleri, Kiliseden ayrılanların ölüm cezasına çarptırılacağını ilân ederek hiç olmazsa görünüşte başarı sağladı. Ne var ki, yine de anabatist propagandasının önü alınamamıştı. O sırada İsveç’te kral Gustaf I Vasa, İsveç’i Danimarka boyunduruğundan kurtarıyor (1523), itibarını kaybetmiş bir papaz sınıfının mülklerini kamulaştırıyor ve 1529′dan itibaren de millî monarşiye sıkıca bağımılı resmî bir luther’ci kilise kurmağa çalışıyordu.
Danimarka’da kral Christian II bir ihtilâlle devrilmiş, Friedrich I, Luther’ciliği resmî din haline getirmişti. Kısa bir süre sonra, Friedrich Iin tahtta hak iddia eden bir katoliği yenmesi Norveç’in protestan olmasına yol açtı (1537). İngiltere’de, kral Henry VIII, nazır Thomas Wolsey’in yardımıyle, aslında Luther’ciliğe kesinlikle karşı çıkan bir disiplin reformuna girişmişti. Ama Henry VIII, Kari V’in teyzesi olan karısı Catherine of Aragon ile evliliğinin bozulmasını istiyordu. Papa ise, imparatorun etkisi dolayısıyle, bu evliliği bozmadı. Bunun üzerine, kralın danışmanı Cromwell, 11 şubat 1531′de, kiliseyi tahta bağımlı kılan bir tasarıyı parlamentodan geçirdi. Oysa nazır Thomas Mora sapkınlığı ezmeğe devam ediyordu.
Cambridge’li bir ilâhiyatçı olan Thomas Cranmer, kralı papaya rağmen boşanmağa teşvik etti. Sonunda, Henry VIII, 11 temmuz 1533′te Anne Boleyn ile evlenince papa tarafından afaroz edildi. Ocak 1534′te de anglikan sapkınlığının yerleşmesine yol açan eylemler başladı. Katolik birliğini savunanlar, en ünlüleri Thomas More olan birçok kurban verdi. 1537′de ilân edilen Book of Ârticles, içinde yine de birçok katoliklik unsuru bulunan bir Protestanlık ortaya koyuyordu. İskandinavya’da olduğu gibi, İngiliz Protestanlığında da, kilise yöneticilerinin kademeleşmesi muhafaza edildi. Kilise mülkleri satışa çıkarıldı ve 1539′da ilân edilen 6 maddelik kararnameyle, sapkınlıkların kovuşturulması için engizisyon usullerinin uygulanması öngörüldü.
Bu arada, Fransa kilisesinde de derin değişiklikler başlıyordu. Jacques Lefevre d’Etaples, 1521′de, Meaux piskoposu Guillaume tarafından bölgesindeki reform çalışmalarına katılmağa çağrıldı ve ilk iş olarak da Yeni Ahit’i Fransızcaya çevirmeğe başladı. Bu arada tapınma usullerinde de sadeleşmeye gidiliyordu.
Lyon ve Meaux’da, reform propagandası sosyal bir nitelik kazanmağa başlamıştı. 1525 Pavia yenilgisinde kralın esir düşmesinden sonra naip Luisa di Savoia bir süre sapkınlığı bastırma siyaseti güttü. Lefevre d’Etaples, Strassburg’a sığınmak zorunda kaldı. Dört yıl sonra, Louis de Berquin’in ölüme mahkûm edilmesi Luther ve Zwingli propagandasını durdurdu. Kral François I, siyaset gereği papa. Clemens VII’ye yaklaşmıştı. 1534′te reform taraftarları propaganda afişleri asmağa başlayınca, Fransa hükümeti kıyıma geçti.
• Lefevre’in öğrencisi olan ve İsviçre’ye sığınan Guillaume Farel, Neuchâteld’e bir zwingli kilisesi ve faal bir propaganda merkezi kurmayı başarmıştı. 1535′te ise, Savoia dükünün ve piskoposunun boyunduruğundan kurtulan Cenevre’ye reform hareketini getirdi. Bu arada,
1 kasım 1533′te fakültelerin açılışı dolayısıyle rektör Nicolas Cop’u reformcu bir konuşma yapmağa teşvik eden Jean Calvin Basel’e sığınarak orada Oecolampade’ın doktrinini benimsedikten sonra 1536 martında İnstitution de la Religion Chretienne (Hıristiyan Dinî Kurumu) adlı kitabını yayımladı.
Calvin’in otoritesi, 1536 sonundan beri Farel’in ısrarı üzerine kaldığı Cenevre’de yayılıyordu. Calvin, Saint-Pierre vaizi olarak, institution Chretienne’i fransızca bir ilmihal biçiminde özetledi. 10 Kasım 1536′da Farel, her yurttaş için zorunlu olan iman düsturunu açıkladı. Ama bu çeşit bir kısıtlamayı ne liberal burjuva sınıfı, ne cumhuriyet topraklarına sığınmış anabatistler, ne de Kutsal Kitap’ın serbest yorumu sonucunda Arianus’çuluğa ve tabiî dine varan rasyonalist ilâhiyatçılar kabul ediyordu. Güçlü bir muhalefet, 23 nisan 1537′de alınan ve 26 mayıs 1538′de onaylanan bir kararla Farel ile.
Calvin’in sürgün edilmelerine yol açtı. Calvin, Strassburg’da Fransız Mültecileri kilisesini yeniden kurdu ve Hagenau’da, Worrns’ta, Regensburg’ta, iuther’cilerin Roma ile uzlaşmaması için mücadele etti. 1540 Seçimlerinde Protestanların kazanması Calvin’in 13 eylül 1541′de muzaffer olarak dönmesini sağladı. 20 Kasım 1541′de yayımlanan Orâonnances Ecclesiatiqueslerle hıristiyan reformu kesinleşti. Bu reforma uygun olarak kilise, kişilerin ve devlet memurlarının tutumunu denetleyen bir kurul tarafından yönetiliyordu. Muhalefet liderleri sürüldü veya ölümle cezalandırıldı. Aragon’lu bir doktor olan ve Teslis’i inkâr ederek bütün hıristiyan kiliselerini öfkelendiren Miguel Servet (Christianismi Restitutio, 1553) Calvin tarafından katolik engizisyonuna ihbar edildi.
Hapisten kaçarak Cenevre’ye sığman Servet tutuklandı ve 28 ekim 1553′te yakıldı. Bu gaddarlığın uyandırdığı kızgınlık uzun süre yatışmadı. Ama Calvin konseylerde, fransız mültecilerinden de destek gören sağlam bir çoğunluğa dayanıyordu. 1559′da Cenevre’de kurulan ve Theodore Beze’in yönetiminde bulunan Cenevre akademisi, Avrupa’nın en yüksek protestan okulu oldu. Wittenberg’in yapamadığını şimdi Cenevre başarıyordu. Yani şehir, militan Protestanlığın merkezi olmuştu. Kari V’in baskı siyaseti sonucunda Hollanda ve özellikle de Anvers’te gerileyen Protestanlığı Calvin’cilik yeniden canlandırdı.
İngiltere’de ise Henry VIII’in 28 ocak 1547′de ölmesinden sonra Calvin’cilik ikinci bir reformun ilham kaynağı oldu. Edward VI’nın henüz bir çocuk olmasından istifade eden Somerset ve daha sonra da Warwick, Cranmer’in yardımıyle, papazların evlenmemesini öngören hükmü ve kilise sunaklarını kaldırdılar ve sadece dinî görevlerde bir kademeleşmeyi kabul ettiler. Prayer Book’un (Dua Kitabı) 1549 ve 1552′de yayımlanan iki ayrı metni dua ve tapınmada birlik kurulmasını sağladı. Kral François I’in saltanatının son yıllarındaki kovuşturmalara ve sert kararnamelere rağmen Calvin’cilik krallığın hemen hemen bütün eyaletlerinde protestan kiliseleri kuruyordu. Ayrıca, Calvin’in üç delegesinin huzurunda mayıs 1559′da Paris’te ilk Sinod toplandı.
Bu arada, daha sonraları Karşı Reform adıyle anılacak olan hareket de teşkilâtlanıyordu. Bu hareket, gücünü, bazı küçük sapkın topluluklarının kolayca yok edildiği İspanya’dan ve İtalya’dan alıyordu. Ama Roma başlangıçta bazı hayal kırıklıklarına uğradı. 1545-1548 Arasında, Trento konsilinin ilk toplantıları Papalık kurumunda derin değişiklikler yapılması konusunu pek önemsememişti. Ayrıca, ne imparator ne de Fransa kralı, konsilin kararlarını kabul etmemişti. Protestan kiliseleri temsilcilerinin istemeyerek ve çok geç çağrıldıkları yeni görüşmelerse 1551′de başladı ve 28 nisan 1552′de savaşın taşlamasıyle yarıda kaldı.
18 Şubat 1546′da Luther öldüğü zaman. Karşı Reform, Lutherci’liğin yok olacağı umuduna kapıldı. Saksonya dükü Moritz’in yenilgisinden sonra Mühiberg’de galip gelen Kari V, 19 mayıs 1547′de Wittenberg’e girmişti. Ama imparator, Roma’nın beklediği tavizleri vermek istemedi. Augsburg’da yapılan bir antlaşma Protestanların temel hürriyetlerini ortadan kaldırmakla birlikte Trento konsilinin kararlarını da uygulatmadı. 1552′de Saksonyalı Moritz imparatorluk davasını terk etti ve savaş yeniden başladı. 3 Ekim 1555′te imzalanan Augsburg antlaşmasıyle de imparatorluğun sınırları içinde protestan kilise ve devletlerin varlığı resmen kabul ediliyor ve her yurttaşın kendi devletinin dinini kabul etmek zorunda olduğu belirtiliyordu. O sırada Protestanlık Almanya’nın üçte ikisine hâkim olmuş, Bohemya’yı ele geçirmiş ve etkisini kısmen Avusturya, Macaristan ve Polonya’ya da yaymıştı.
Reformun henüz iyice yaygın bir duruma gelmediği ingiltere’de katolikler, 3 ağustos 1553′te Henry VlII’in büyük kızı Mary Tudor’un tahta çıkışını sevinç gösterileriyle karşıladılar. Mary Tudor, kardinal Pole ile anlaşarak, İngiltere krallığını Papalık ile uzlaştırmak için çaba göstermeğe başladı. Oğlu Philipp’i kraliçeyle evlendirmiş olan imparatorun aracılığıyle, papa Julius III, kilisenin kamulaştırılmış malları üstünde hak iddiasından vaz geçti ve parlamento 30 kasım 1554′te ingiltere’nin yeniden katolik kilisesine döndüğünü ilân etti. Bundan sonra girişilen kıyımda, Anglikan kilisesi, başta Cramer olmak üzere 277 kurban verdi. Ama 17 kasım 1558′de Mary Tudor ve kardinal Pole öldüler.
Henry VIII ile Anne Boleyn’in kızı Elizabeth, ingiltere kraliçesi oldu. Katoliklikten nefret eden Elizabeth için din bir hükümet aracından başka şey değildi. Babasının reformunu Edward VI’nın reformuna tercih ediyor ve Calvin’ciliğin getirdiği cumhuriyetçi kurumlardan da hoşlanmıyordu. Üç karanameyle, tahtın kilise üstündeki hâkimiyetini yeniden kurdu. 1552 Tarihli Prayer Book (Dua Kitabı) bazı değişikliklerle yeniden yürürlüğe girdi, ingiltere’de «Tanrı çocuklarının katkısız serbestliğini» arayan küçük topluluklar belirmeğe başlamıştı.
Roma, Elizabeth’e karşı İskoçya’nın yardımına güvenebilirdi. Ama John Knox’un ateşli dinî konuşmaları, kişizadelerin düşmanlığı ve halkın hoşnutsuzluğu çok geçmeden kuzeyde de tamamıyle cumhuriyetçi ve piskopossuz bir kilisenin gelişmesine yol açtı.
Fransız Protestanları arasında, krala bağlı subaylar, İtalya ve Fransa’da savaşmış kimseler ve en yüksek ailelerden bazı kişiler yer almağa başlamıştı. O zamana kadar sadece dinî nitelik taşıyan bu topluluk askerî bir kimlik kazanıyordu. Mayıs 1558′de, Preaux-Clercs’de 4 000 kişi, silâhlı kimselerin refakatinde, ilâhiler okuyarak Sen nehri boyunca yürüyüşe geçti. Kral Henri II durumdan kuşkulandı. Guise düklerinin kardeşi olan Lorraine kardinali 1550′den beri Cizvitleri Paris’e kabul etmişti. 1555 Aralık ayında Roma’da papa Paulus IV ile yaptığı görüşmeler sırasında Calvin’cilikle derhal mücadeleye girişmeğe söz vermiş, Roma engizisyonunun Fransa’ya yerleşmesini de memnuniyetle kabul etmişti. 3 Nisan 1559′da imzalanan Cateau-Cambresis antlaşmasiyle, altmış beş yıldan beri süregelen İtalya savaşları ispanya lehine sonuca bağlandı ve iki krallık din sapkınlarına karşı uzlaşmaya vardı.
Henri II Cenevre veya ingiltere’ye karşı bir haçlı seferi düzenlemek istiyordu. 2 Haziran 1559′da Ecouen’da imzalanan yeni bir kararname, Protestanlara kaçmak veya ayaklanmaktan başka bir çare bırakmadı. Paris parlamentosundan dört danışman Bastille’e hapsedilmişti. 10 Temmuzda kralın bir kaza sonucu ölümü, Fransa’da din savaşlarının başlamasını ancak üç yıl geciktirebildi. Bk. PROTESTANLIK. (L)
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Reform hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REHN (Frank Knox Martin)
Tarih 26 Haziran 2009
REHN (Frank Knox Martin), amerikalı ressam (Philadelphia, Pennsylvania 1848 -Magnolia, Massachusetts 1914).
Philadelphia Güzel Sanatlar akademisinde okudu. Deniz, manzara resimleri ve portreleriyle tanındı, özellikle deniz ressamı olarak büyük başarı kazandı. 1900 Paris sergisinde şeref payesi aldı. 1885′te New York’ta açılan bir sergide ve 1907′de Philadelphia Sanatçılar birliğinden altın madalyalar kazandı. İçinde figürlerin yer aldığı en önemli eseri Türk Haremi’dir.
Başlıca deniz resimleri: Kaybolan Tekne (Detroit Sanat müzesi), Bir Yaz Gününün Bitişi (Buf-falo Güzel Sanatlar akademisi); Tayfasının Terk Ettiği Harap Gemi (1892); Gulf Stream’de Güneşli Bir öğleden Sonra (1914) [M]
26 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REHN (Frank Knox Martin) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REDON (Odilon)
Tarih 25 Haziran 2009
REDON (Odilon), fransız ressamı ve gravürcüsü (Bordeaux 1840 – Paris 1916).
Rodolphe Bresdin’den ofort ve taşbasma tekniğini öğrendi. 1870′te Fantin Latour ile dostluk kurdu ve Corot ile tanıştı, izlenimcilerin sadece sondan bir önceki sergilerine katıldı (1885). Daha çok sembolistlere ve nabilere yakındı, özellikle düşlerini, kafasından bir türlü atamadığı fikirleri, gördüğü kâbusları anlatmağa çalışıyor, sanatını «telkinci» olarak niteliyordu. İlk özel sergisini 1881′de açtı; saman rengi ve mavi kâğıtlara yaptığı füzenler ün kazanmasına yol açtı.
1890′dan sonra yavaş yavaş füzenden vaz geçerek kurşun kalem, sangin ve çin mürekkebiyle çalıştı. 1894′te pastel kullanmağa başladı; kısa bir süre sonra da yağlıboya ve suluboya resimler yaptı. Taşbasma eserleri de vardır: Goya’ ya Saygı (1885), Gece (1886). Yağlıboya resimleri azdır. «Sanatta hiç bir şey sadece irade ile oluşmaz», tersine, her şey, «bilinçaltından gelen etkilere boyun eğmekle oluşur» diyen Redon, bu görüşleri dolayısıyle, gerçeküstücülerin öncülerinden sayılır.
Paris’teki Petit Palais’de, elli kadar yağlıboya, pastel ve suluboya resmi, Kröller Müller müzesinde ve Louvre’da (Kapalı Gözler, Madam Odilon Redon’un Portresi, Gauguin’in Portresi, Çiçek Vazosu, Örümcek ve kurşunkalem desenler) tabloları vardır. Domecy şatosuna ve Fontfroide manastırına duvar resimleri de yapmıştır. (L)
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REDON (Odilon) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RECLUS (Elisee)
Tarih 25 Haziran 2009
RECLUS (Elisee), fransız coğrafyacısı (Sainte-Foyla-Grande 1830 – Thourout, Brug-ge yakınları 1905).
Cumhuriyetçi düşünceleri yüzünden 1851′de Fransa’dan ayrılmak zorunda kaldı, Avrupa’da gezdi, bir süre için Amerika’ya gitti, Paris’e dönünce (1857), La Terre, Description des Phenomenes de la Vie de Globe (Yeryüzü, Yerküredeki Hayat Olaylarının Tasviri) [1867-1868] adlı iki ciltlik eserini yayımladı. Enternasyonal’e girdi. Komün’e katıldığı için sürgün edildi.
Yurt dışında Geographîe üniverselle (Evrensel Coğrafya) [1875-1894] adlı büyük eserini yazmağa başladı; bu eser sayesinde 11892′de yeni Brüksel üniversitesinde profesör oldu.
Başlıca eserleri: Afrigue Australe (Güney Afrika) [1901], kardeşi Onesime ile birlikte yazdığı L”Em-pire du Milieu (1902), Homme et la Terre (İnsan ve Toprak) [1905-1908]. — Büyük kardeşi ELİE, fransız yazarı (Sainte-Foy-la-Grande 1827 – Brüksel 1904), 1848 cumhuriyetçi hareketine katıldı; iki defa sürgün edildi. Kardeşi Elisee Reclus’nün yazdığı kitaplara katkısı oldu.
Başlıca eseri: Les Primitifs, Etudes d’Ethnologie Comparee (İlk İnsanlar, Karşılaştırmalı Etnoloji İncelemeleri) [1855]. — ONESiME, fransız coğrafyacısı (Orthez 1837 – Paris 1916), öncekilerin kardeşi. Afrika ve Avrupa’nın birçok yerini dolaştı. Başlıca eserleri: La France et ses Colonies (Fransa ve Sömürgeleri) [1886-1889]; 1910-1914′te Nouvelle Geographîe Üniverselle Bong (Yeni Bong Dünya Coğrafyası) [1910-1914]. — ARAMAND (Orthez 1843 – Sainte-Foy-la-Grande 1927); öncekilerin kardeşi, Orta Amerika’yı dolaştı ve yolculuk hatıralarını yayımladı. — PAUL. fransız hekimi, öncekilerin kardeşi (Orthez 1847 – Paris 1914). Tüberküloz ve husye sifilisi üstüne incelemeler (Malaâie Kystique de la Mamelle [Memede Kist Hastalığı]) yayımladı ve lokal anestezi üstüne eserler verdi. (L)
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RECLUS (Elisee) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RECAMiER (Julie BERNARD, Madame—)
Tarih 25 Haziran 2009
RECAMiER (Julie BERNARD, Madame—), fransız soylu kadını
(Lyon 1777-Paris 1849).
Lyon’da bankacı olan babası, 1784′te bakan Calonne’un himayesiyle Paris’e yerleşti. Madame Recamier 1793′te kendinden çok yaşlı olan bankacı Recamier ile evlendi. Kocası 1798′de Necker konağını satın alınca, Madame Recamier, Madame de Stael ile tanıştı.
Konsüllük devrinde çevresinde sayıları gitgide artan bir hayranlar topluluğu meydana geldi. Bu topluluğun en önemli kişileri, Adrien ve Mathieu de Montmorency, Lucien Bonaparte, Moreau ve Bernadotte’tu. Çok güzel bir kadın olan Madame Recamier, kendisine âşık etiği kimselerin fazla ileri gitmelerine izin vermez, ama cesaretlerini de büsbütün kırmazdı. Kocasının işleri ters gidince Coppet’ye, Madame de Stael’in yanına çekildi.
Orada tanıştığı Prusya prensi August’u elde etmeyi başardı. Boşanmağa kalktı, kocası önce razı oldu, sonra vaz geçti. Kendisini muhaliflere yakın olmakla suçlayan imparator tarafından Paris’ten sürülünce, kocasının ailesine sığındı. 1814-1815′te Benjamin Constant ile yakınlık kurdu. Res-torasyon’un başlarında kocası ikinci defa büyük para kaybına uğradı; bunun üzerine Madame Recamier Abbayeaux-Bois’ya çekildi (1819) ve Chateaubriand ile ilişki kurdu. Ballanche ve Jean-Jacques Ampere gibi yakın dostlarının devam ettiği salonunu Chateaubriand’a tapılan, bir mabet haline getirdi. Souvenirs (Hatıralar) ve Correspon-dances’ını (Yazışmalar) yeğeni Amelie Cyyoct (Madame Charles Lenormant) yayımladı (1859). [L]
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RECAMiER (Julie BERNARD, Madame—) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REBER (Napoleon Henri)
Tarih 25 Haziran 2009
REBER (Napoleon Henri), fransız bestecisi (Mulhouse 1807-Paris 1880).
Paris konservatuvarında armoni, sonra beste dersleri verdi (1862), bir Traite d’Harmonie (Armoni Ders Kitabı) yazdı. (L)
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REBER (Napoleon Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REBEL
Tarih 25 Haziran 2009
REBEL, bütün üyeleri saray kapellasında çalışan fransız müzikci ailesi
(XVII. ve XVIII. yy.).
En ünlü üyeleri: JEAN FERRY (Paris 1661-ay.y. 1747). Babası Jean’ın ve Lully’nin eğitimi altında yetişti. Couperin’den sonraki ilk fransız sonat bestecileri, arasında yer aldı. 1700′de Paris operasına girdi, önce küçük koroyu çalıştırmakla işe başladı, 1717′de orkestranın başına geçti.
Kapellanın senfoniciliğine getirildi. Koreografili senfonileri başarı kazandı; çalgı için yazdığı eserler: Keman Parçaları (1705), Kapris (1711), Boutade (1712), Dans’ın Tipleri (1715), Dans Tanrıçası (1720), Kır Zevkleri (1734), Hava, Ateş, Toprak, Su (1737);
— FRANÇOİS, besteci (Paris 1701-ay.y. 1775), Jean Ferry’nin oğlu. 1714′ten sonra Paris operasında çalışmağa başladı, 1726′da Concert Spirituel’de Francoeur ile birlikte keman düo’ları icra etti; Operanın yöneticisi oldu, 1749′da kralın müzik işleri yöneticiliğine getirildi. Francoeur’ün yardımıyle otuzdan çok oyun sahneledi: Dardanus, Les İndes Galantes v.b. Bir Te Deum ve bir De Profundis besteledi. (L)
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REBEL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REAU (Louis)
Tarih 25 Haziran 2009
REAU (Louis), fransız sanat tarihçisi (Poitiers 1881 – Paris 1961).
Nancy (1908-1911) ve Paris (1938-1951) fakültelerinde sanat tarihi okuttu.
Başlıca eserleri: Histoire de l’Expansion de l’Art Français (Fransız Sanatının Yayılış Tarihi) [1924-1933], Histoire de la Peinture Française au XVIII. s. (XVIII. yy.da Fransız Resim Tarihi) [1925] , L’ Europe Française au Siecle des Lumieres (Aydınlık Çağında Fransız Avrupası) [1938], L’Art Russe (Rus Sanatı) [1946], L’Art Roumain (Rumen Sanatı) [1946],
La Rayonnement de Paris au XVIII6 Siecle et I’Histoire de la Peinture au Moyen Age: Miniature (XVIII. yy.da Kültür Merkezi Paris ve Ortaçağda Resim Tarihi: Minyatür) [1946], Encyclopâdie de l’Art (Sanat Ansiklopedisi) [1951], İconographie de l’Art Chretien (Hıristiyan Sanatının İkonografyası) [1955]. (L)
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REAU (Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
REAL (Pierre François, — kontu)
Tarih 25 Haziran 2009
REAL (Pierre François, — kontu), fransız siyaset adamı (Chatou, Paris 1757 -Paris 1834).
Paris komününün ilk savcı yardımcısı oldu, «sankülotlar»ın cepheye gönderilmesini sağlamak üzere Konvansiyon’a bir heyet yolladı ve bu davranışı, kitle ayaklanmasıyle ilgili 23 ağustos 1793 kararına yol açtı. Real, Danton’un dostuydu. Hapse atıldı (nisan – temmuz 1794), sonra Mehee ile Journal des Patriotes de 1789 (1789 Yurtseverleri Gazetesi) adlı gazeteyi yönetti (1795-1796). Direktuvar komiseri (1799), devlet danışmanı (1800) ve Fouche’nin yardımcısı (şubat 1804) oldu.
Cadoudal komplosunu ortaya çıkardı ve bununla ilgili iddianameyi hazırladı. Napolyon tarafından Vincennes’de Enghien dükünün sorgusunu yapmakla görevlendirildi, fakat oraya dükün idamından sonra vardı. Bu yüzden kralcılar onu suçladılar. Kont Real (1808) Yüzgün sırasında polis müdürü oldu. (L)
25 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa REAL (Pierre François, — kontu) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAYSKİ (Louis Ferdinand YON)
Tarih 24 Haziran 2009
RAYSKİ (Louis Ferdinand YON), alman ressam (Pegau, Saksonya 1806 – Dresden 1890). Subaydı.
1835′te Paris’e gitti ve Delacroix’nın eserlerini inceledi. 1839′dan sonra daha çok Dresden’de yaşadı, özellikle sakson. soylularının portrelerini yaptı. Üslûbu çağdaş alman resminin genel havasından büyük ölçüde ayrılır ve XVII. yy. hollandalı ressamlarınkine yaklaşır. Eserleri Dresden (Galeri) ve Berlin’dedir (Millî galeri). [M]
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAYSKİ (Louis Ferdinand YON) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAYNE (Michel)
Tarih 24 Haziran 2009
RAYNE (Michel), fransız dansçısı, bale yöneticisi ve koreografı (Vincenne 1924).
Monte-Carlo operasından ve Cuevas markisinin büyük balesinden yıldız dansçı olarak Paris operasına geçti, 1962′de Opera-Comique’in bale yöneticisi oldu. Koreograf olarak Reflets (Yansımalar) [1963] balesini düzenledi, Rameau’nun Zoroastre opera-bale’sini (1964) ve Fındıkkıran’ın kısaltılmamış düzenlemesini sahneledi (1965). [L]
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAYNE (Michel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAYNAUD (Ernest)
Tarih 24 Haziran 2009
RAYNAUD (Ernest), fransız şairi (Paris 1864 – ay.y. 1936).
Edebiyat hayatına dekadanların estetiğine uygun olan Le Signe (İşaret) adlı kitabiyle atıldı (1877). 1891′de roman okulunun kuruluşuna katıldı. 1900′de Sagittaire dergisini yayımladı. En iyi şiirlerini La Couronne des Jours (Günlerin Tacı) [1905] adlı kitabında topladı. La Melee Symboliste (Sembolist Çatışma) [1918, 1921, 1925] adlı edebî hatıraları kayda değer. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAYNAUD (Ernest) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAYNAL (Guillaume)
Tarih 24 Haziran 2009
RAYNAL (Guillaume), fransız tarihçisi ve filozofu (Saint-Geniez d’Olt 1713 – Paris 1796). Rahip oldu, sonra felsefe ve tarihe merak sarınca rahiplikten ayrıldı. Helvetius, d’Holbach ve Mme Geoffrin’in salonlarına devam etti.
Histoire du Stathou-derat (Stathouder’liğin Tarihi) [1748], Histoire du Parlement d’Angleterre (İngiltere Paılamentosunun Tarihi) [1748] adlı eserleri yayımladı. Büyük eseri Histoire Philosophique et Politique des Etablissement et du Commerce des Europeens dans les deux indes (İki Hindistan’da Avrupalıların Kurum ve Ticaretinin Felsefî ve Siyasî Tarihçesi) [1770'te gizlice yayımlandı] ömürgeci devletlerin siyasetine, rahipler sınıfına, Engizisyona karşı çıktı.
Bir yandan eseri yasaklanırken, bir yandan da hakkında parlamento tarafından tutuklama kararı alınan rahip Raynal, önce Friedrich II’nin, sonra Katerina II’nin yanına kaçtı. 1787′de Fransa’ya dönme izni aldı ve Toulon’a, Malouet’nin yanma yerleşti, fitats generaux’ya seçildi, fakat yaşı çok ileri olduğu için, Malouet lehine milletvekilliğinden çekildi. 31 Mayıs 1791′de Meclis’e bir mektup yazarak devrimci şiddet hareketlerini kınadı. Terör günlerinde saklandı, 1795′te Enstitü üyesi oldu, fakat göreve baş-layamadan öldü. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAYNAL (Guillaume) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAYLEİGH
Tarih 24 Haziran 2009
RAYLEİGH (John William STRUTT, üçüncü —baronu), ingiliz fizikçisi (Langford Grove 1842-Witham, Essex 1919).
Cambridge üniversitesinde okudu. 1879′da, Maxwell’den sonra aynı üniversitenin fizik profesörü oldu ve 1887′ye kadar bu görevde kaldı. O tarihte, Tyndall’den boşalan Tabiat Felsefesi kürsüsünü yönetmek için Londra Krallık enstitüsüne çağrıldı. 1905′te Royal Society başkanlığına, 1908′de Cambridge üniversitesi şansölyeliğine, 1910′da da Paris Bilimler akademisi yabancı üyeliğine seçildi.
Lord Rayleigh, fiziğin bütün dallarında ilgi çekici eserler verdi. Tek moleküllü ince elektron tabakalarını inceleyerek, bazı moleküllerin boyutlarını belirledi ve Avogadro sayısının değerini hesapladı (1892). Sıvıların yüzeyindeki duraklı dalgaları, ince lamların titreşimini, kılcallık olayını ve yüzey gerilimlerini inceledi. Gazların yoğunluklarını kesinlikle belirledikten sonra, Ramsay ile birlikte argon’u keşfetti. Işığın dağılması ve gökyüzünün rengi üstüne yaptığı ünlü araştırmaları da anılmağa değer. Lord Rayleigh’ın kaleme aldığı monografiler, Cambridge üniversitesinin yayımladığı «Scientific Papers»ta çıktı (1904 Nobel Fizik ödülü). [L]
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAYLEİGH hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAYET (Oliver)
Tarih 24 Haziran 2009
RAYET (Oliver), fransız arkeologu (Cairou, Lot 1848 – Paris 1887). Miletos ve Didymeion’de kazılar yaptı ve Tanagra seramiklerini tanıttı.
Başlıca eserleri: L’Architecture İonique en İonie (İonia’da lon Mimarîsi) (1877], Milet et le Golfe Latmique (Miletos ve Latnios Körfezi) [1877-1885], Monuments de l’Art Antiçue (Antik Sanat Anıtları) [1879-1883]. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAYET (Oliver) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAYET (Jacqueline)
Tarih 24 Haziran 2009
RAYET (Jacqueline), fransız kadın dansçı (Paris 1936).
1946′da Paris operasına girdi, 1956′da birinci dansçı oldu, 1961′de Giselle’in yeni temsilinde yıldız dansçılığa yükseldi. Birçok opera temsilinde oynadı (Hop-Frog, 1953; Turangalia, 1960; Webern Opus 5, 1966 v.b.). Dış ülkelerde de tanındı. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAYET (Jacqueline) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAYET (Georges)
Tarih 24 Haziran 2009
RAYET (Georges), fransız astronomu (Bordeaux 1839 – Floirac, Bordeaux yakınları 1906).
Paris rasathanesi müdürüydü (1863). Marsilya, sonra Bordeaux Fen fakültelerinde astronomi dersleri verdi. Floirac rasathanesini kurdu ve yönetti (1879-1906). C. Wolf ile birlikte, Kuğu takımyıldızında, birbirine çok yakın üç küçük yıldız buldu. Bu yıldızlara Wolf-Rayet yıldızları denir. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAYET (Georges) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAVEL (Maurice)
Tarih 24 Haziran 2009
RAVEL (Maurice), fransız bestecisi (Ciboure 1875-Paris 1937).
Paris konservatuvarında Anthiome, Ch.de Beriot, Pessard, Gedalge ve Faure’nin öğrencisiydi. Katıldığı birçok yarışma arasında yalnızca Roma ikincilik ödülünü kazandı. Daha çok Paris’te yaşadı. Birinci Dünya savaşında asker oldu. 1920′de Montford-l’Amaury’de yerleşti, Avrupa ve Amerika’yı dolaştı (1928). 1933′e doğru bir beyin kanaması geçirdi, son çare olarak ameliyata başvurulduysa da kurtarılamadı.
Doğuştan müzikçi olan Ravel benimsediği her tarzda ustalığını ortaya koydu; bu arada, en orijinal ifadesi çalgı müziği alanında belirdi. Ravel, Wagner hayranlığına kapılmadı, Bayreuth’deki çeşitli tartışmalara da hiç katılmadı. Habanera adlı eseriyle daha 1895′te gerçek kişiliğini bulduğunu ortaya koydu. Chabrier gibi, melodi çizgisine ve akorların uyuşumlu bir şekilde birbirini izlemesine dikkat ederek eski fransız klavsencilerinin ve lavtacılarının geleneğini sürdürdü. En katı akademiciliği, en aşırı cüretlerle birleştirerek her türlü taklitten uzak kaldı. Ravel Chabrier ve Rus bestecilerinden çok Saint-Saens, hattâ Liszt’e yakındır.
Bütün sanatına hâkim olan melodi anlayışı onu makam düzenini kullanmağa yöneltti. Müzik dili alanında gösterdiği cüret ve buluşlara, lirik ve senfonik eserlerinden çok önce, piyano eserlerinde rastlanır. Habanera, Noctuelles (Miroirs), Gaspard de la Nuit, Les Valses Nobles et Sentimentales (Soylu ve Duygulu Valsler) bu yolda birer aşamadır. Ravel’in yaratıcı gücü hiç bir zaman teknik düzeniyle bozulmadı.
Ravel’in ses için yazdığı eserler, ayrı ayrı yayımlanmış 22 melodi ve derlemelerden meydana gelir: şarkı ve orkestra için Şehrazat (Tristan Kling-sor, 1903), Histoires Naturelles (J. Renard, 1906), Stephane Mallarme’nin Üç Şiiri (orkestra ve şarkı için, 1913), Madagaskar Şarkıları (ses ve çalgılar için, Parny, 1925, 1926), Don Kişot Dulcinea’da (P. Mo-rand, 1932). Bunlara üç uyumlu melodi derlemesini (Beş Yunan Halk Melodisi [1907], Dört Halk Şarkısı [1910], İki İbranî Melodisi [1914] ve a cappelîa karışık koro için Üç Şarkı’yı [M. Ravel, 1915]) eklemek gerekir.
Çalgı için bestelediği eserler: piyano için, Habanera (iki piyano için, 1895), Menuet Antiçue (1895), Pavane pour une İnfante Defunte (ölmüş Bir İnfanta İçin Pavan) [1899], Jeux d’Eaux (Fıskiyeler) [1901], Sonatine (1905), Miroirs (1905), Ma Mere l’Oye (dört elle piyano için, 1908), Gaspard de la Nuit (1908), Valses Nobles et Sentimentales (1911), Le Tombeau de Couperin (Coupe-rin’in Mezarı) [1917], iki piyano konçertosu (1931) [ikincisi yalnız sol içindir].
Oda müziği alanındaki eserleri: yaylı çalgılar için fa’lı dörtlü (1902-1903), İntroduction et Allegro (flüt, klarinet ve yaylı çalgılar eşliğinde arp için, 1905-1906), piyano, keman ve viyolonsel için la üçlüsü (1914), iki sonat, keman ve piyano için bir rapsodi, Çigan (1924); senfonik müziği: İspanyol Rapsodisi (orkestra için, 1907), Vals (1919-1920), Bolero (1928). Tiyatro eserleri, lirik tiyatro (L’Heure Espagnole [Franc-Nohain], 1907; l’Enfant et les Sortileges [Çocuk ve Büyücüler], Gölette 1920-1925) ve baleler (Daphnis ve Chloe [1909-1912] ve dört elle piyanonun orkestra aktarması olan Ma Mere VOye [1912]) olmak üzere iki bölüme ayrılır. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAVEL (Maurice) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAVAİSSON-MOLLİEN (Felix LACHER)
Tarih 24 Haziran 2009
RAVAİSSON-MOLLİEN (Felix LACHER), fransız filozofu ve arkeologu (Namur 1813
— Paris 1900). 1837′de Essai sur la Metaphy-sique d’Aristote (Aristoteles’in Metafiziği Üstüne bir Deneme) adlı eseri için Mic-helet ile birlikte Berlin Manevî bilimler akademisi ödülünü kazandı.
Bu denemeyi ikinci bir ciltle tamamlayarak 1846′da yayımladı. 1838′de doktor ve Rennes fakültesine profesör, 1859-1888 arasında yüksek öğretim genel müfettişi oldu.
Başlıca eserleri: L’Habitude (Alışkanlık) [1839] adlı tezi (bu tez bütün bir Aristoteles metafiziğini kapsar); Rapport sur le Stoicisme (Sto-isizm Üzerine Açıklama) [1868]; bir arkeoloji eseri: la Venüs de Milo (Milo Venüs’ü) [1871]; Morale et Metaphysiçue (Ahlâk ve Metafizik) [1893]. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAVAİSSON-MOLLİEN (Felix LACHER) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAVAİLLAC (François)
Tarih 24 Haziran 2009
RAVAİLLAC (François), fransız suikastçi-si (Touvra, Charente 1578 – Paris 1610). İlkokul öğretmeniydi. Sonra citeaux rahipleri manastırına girdi, garip hareketleri yüzünden buradan kovuldu.
Kralın öldürülmesini haklı gösteren yazıların etkisiyle Paris’e gitti. Avusturya ile ilişkisini kesmeğe hazırlanan Henri IV’ü öldürmek için bir bıçak çaldı. Günah çıkardıktan sonra Ferronnerie sokağından Arsenal’e giden kralın arabasını takip etti. Yolu tıkayan arabanın sebep olduğu karışıklıktan yararlandı, krala hücum ederek bıçağını göğsünün yan tarafına iki defa sapladı; kral. o anda öldü. Başkan Harlay’ın yönettiği davalarda Ravaillac suç ortakları olmadığını söyledi.
Bunu işkenceler yapılırken de tekrarladı. Tek başına hareket ettiğine ant içtikten sonra papaz tarafından günahları çıkarıldı. Kollarından ve ayaklarından atlara bağlanıp parçalatıldı (27 mayıs). [L]
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAVAİLLAC (François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAUMER (Kari Georg)
Tarih 24 Haziran 2009
RAUMER (Kari Georg), alman pedagogu ve jeologu (Wörlitz, Dessau 1783 – Er-langen 1865).
Göttingen ve Halle’de hukuk, Freiberg ve Paris’te (1808) jeoloji okudu. Fichte’nin Reden an die Deutsche Nation (Alman Milletine Nutuklar) kitabını inceleyerek alman milletinin yeniden doğuşuyle ilgili düşünceleri şekillendirdi ve 1809′da Pestalozzi’nin metodunu daha yakından derinleştirmek için Yverdon’a gitti, ama memnun kalmayarak kısa süre sonra buradan ayrıldı.
1811′de Breslau üniversitesine mineraloji profesörü tayin edildi; 1819′da liberal düşünceleri yüzünden güçlüklerle karşılaşınca Halle üniversitesine geçti. Soruşturmalar devam ederken 1923te istifa etti ve Nürnberg’de Dittemar enstitüsüne yardımcı müdür oldu. 1827′de Erlangen’e joloji profesörlüğüne getirildi ve ölümüne kadar bu görevde kaldı (Erlangen’de pedagoji dersleri de verdi).
Başlıca eseri: Geschichte der Padagogik (Pedagoji Tarihi) [4 cilt, 1843-1854]. (M)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAUMER (Kari Georg) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAUH (Frederic)
Tarih 24 Haziran 2009
RAUH (Frederic), fransız filozofu ve ahlâkçısı (İsere, Saint Martinle-Vinoux, Isere 1861-Paris 1909).
Edebiyat doktoru oldu (1890). Toulouse Edebiyat fakültesine profesör, ficole Normale’e ve Paris Edebiyat fakültesine öğretim görevlisi tayin edildi.
Başlıca eserleri: Essai sur le Fondement Metaphysigue de la Morale (Ahlâkın Metafizik Temeli Konusunda Deneme) [1890]; De la Methode dans a Psychologie des Senti-ments (Duygular Psikolojisinde Metot üstüne) [1898]; Psychologie Appliquee â l’Education (Eğitime Uygulanan Psikoloji) [1900, G. Revalut d'Allonnes ile birlikte]; Experience Morale (Ahlâkî Deney) [1903]. Rauh’a göre, sosyoloji ile törelerin metafiziği arasında, pozitif ve bilimsel bir ahlâka yer vardır. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAUH (Frederic) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAUF PAŞA (Şerif Mehmed)
Tarih 24 Haziran 2009
RAUF PAŞA (Şerif Mehmed), türk devlet adamı (İstanbul 1838-ay.y. 1923).
Bosna valisi Osman Şerif Paşanın oğlu. öğrenimini özel hocalardan gördü, iki yıl Paris’te okudu. Dönüşünde Babıâli Tercüme kaleminde devlet hizmetine girdi. Çeşitli kaymakamlık ve mutasarrıflıklarda bulundu. Uzun süre Kudüs mutasarrıfı olarak kaldıktan sonra Beyrut, Bitlis, Elazığ, Suriye, Erzurum ve Selanik’te valilik ve ikinci Meşrutiyet’ten sonra birkaç gün İstanbul şehreminliği yaptı.
Daha sonra Halep ve İzmir valiliklerine gönderildi. Tevfik Paşa kabinesinde on beş gün kadar dahiliye nazırlığında bulundu. Mısır’a fevkalâde komiser tayin edildi. Buradan dönüşünde Şûrayı Devlete, daha sonra Ayan meclisine başkan oldu. (m)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAUF PAŞA (Şerif Mehmed) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAUCH
Tarih 24 Haziran 2009
RAUCH, Alsace’lı orgcu ailesi. JEAN-GEORGES (Soultz, ?-Strasbourg 1710), Augsburg’da, sonra Strasbourg’da orgculuk (1687) yaptı; Strasbourg’da, Sebastien de Brossard’ın kapella yöneticisi olduğu sırada orgcubaşıydı.
Eserleri: 2 ilâ 8 sesli Novae Sirenes Sacrae Harmoniae (1687), Harmonicus Missarum Concentus (orkestra ve orgla çalınan, konçerto biçiminde 4-8 sesli üç missa; onları izleyen bir Cantate Domino ve bir Domine, Salvum Fac Regem), on iki sonat (Cithara Orpheî).
— Oğlu MİCHEL JOSEPH (öl. Strasbourg 1738), Paris’te bir süre çalıştıktan sonra katedralde babasının yerine geçmek üzere Strasbourg’a döndü ve orada Silbermann orgunu ilk defa o çaldı.
—jean -georges II (Strasbourg 1702-ay.y. 1779), Michel Joseph’in erkek kardeşi; papaz ve katedralin orgcusu oldu (1738-1779). — jean -basptiste, Jean-Georges’un yeğeni. Onun yerini aldı. 1796′ya kadar Strasbourg katedralinin orgculuğunu yaptı. (L)
24 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAUCH hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RASPAİL (François Vincent)
Tarih 23 Haziran 2009
RASPAİL (François Vincent), fransız siyaset ve bilim adamı
(Carpentras, Vaucluse 1794-Arcueil, Paris 1878).
Cumhuriyetçi fikirleri benimsedi; Babylone sokağındaki bir kışlanın ele geçirilmesi sırasında yaralandı (temmuz 1830). Kendisine nişan verildi, ama kralın teklif ettiği fahrî görevleri kabul etmedi. Tersine cumhuriyetçi kuruluşları destekledi ve hattâ bu tür kuruluşlardan biri olan Halk Dostları derneğinin başkanı oldu. Fakat derneğinin ilerigelenleriyle birlikte tutuklanarak mahkûm edildi (1832).
Bundan sonra hayatının büyük bir kısmını hapiste veya sürgünde geçirdi, ama yine de siyasî ve bilimsel çalışmalarını sürdürmeyi başardı. 25 Şubat 1848′de Paris’te Belediye sarayında cumhuriyeti ilk olarak o ilân etti; Ami du Peuple gazetesini kurdu. Geçici hükümeti, siyasî ve sosyal meselelerle yeterince uğraşmamakla suçladı.
1849 Nisan’ında, 15 mayıs 1848 olaylarına katıldığı için altı yıl hapse mahkûm edildi; bu mahkûmiyeti sürgüne çevrildi ve Belçika’ya yerleşti. 1859′da affa uğradı, 1863′te Fransa’ya döndü ve cumhuriyetçi milletvekili seçildi (1869-1870; 1876-, 1878). Kimya ve tıpla ilgilendi ve bu konularda halkın anlıyabileceği dilde birçok eser yayımladı: Le Medecin des Familles (Ailelerin Hekimi) [1843], Manuel de la Sante (Sağlık El Kitabı) [1846]. (L)
23 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RASPAİL (François Vincent) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAPONDİ (Dino)
Tarih 23 Haziran 2009
RAPONDİ (Dino), italyan bankacısı (Luca 1350′den önce – Brugge 1414 veya 1415).
Paris’te, Montpellier’de ve Brugge’de bankaları vardı. Charles VI sarayının bankeri (aynı zamanda saraya kıymetli kumaş ve mücevher satıyordu), Yiğit Philippe’in danışmanı ve başsofracısı oldu. Nicopolis’te Türklere esir düşen (1356) Yiğit Philippe’in oğlu Korkusuz Jean’ın kurtarılması için gereken fidyeyi ödedi. Rapondi’nin adı daha sonra Louis d’Orleans’ın öldürülmesi olayına karıştı (1407). Çok zengin olan Rapondi, güzel konaklar yaptırmıştı. (L)
23 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAPONDİ (Dino) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAPİN (Nicolas)
Tarih 23 Haziran 2009
RAPİN (Nicolas), fransız şairi (Fontenayle-Comte 1535′e doğr.-Poitiers 1608). Paris parlamentosunda avukattı, sonra büyük devlet memuriyetlerinde bulundu. Henri de Navarre’ın tarafını tuttu. 1594′te Ağır Ceza yargıcı oldu. Gerek Reform’a, gerek Birlik’e karşı olan, dürüst bir hâkimdi. Satire Menippee’nin belli başlı yazarlarındandır, ölümünden sonra dostları Oeuvres latines et française (Latince ve Fransızca Eserler) [1610] adlı eserini yayımladılar. Ariosto’nun Orlando Furioso’sunu (Çılgın Orlando) sekizer mısralık kıtalar halinde Fransızcaya çevirdi (1579). [L]
23 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAPİN (Nicolas) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RASTRELLİ (Bartolomeo Francesco)
Tarih 23 Haziran 2009
RASTRELLİ (Bartolomeo Francesco), italyan mimarı (Paris 1700′e doğr.-Petersburg 1771),
Carlo Rastrelli’nin oğlu. Rusya’da barok ve rokoko üslûbunda ki mimarînin en başarılı temsilcisidir, özellikle Petersburg’daki Kışlık sarayı, Smolny enstitüsünü, Çarskoye Selo’daki (Puşkin) yazlık sarayı, Kiev’deki Svyatoy Andrey kilisesini yaptı. (L)
23 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RASTRELLİ (Bartolomeo Francesco) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAOUX (Jean)
Tarih 22 Haziran 2009
RAOUX (Jean), fransız ressamı (Montpellier 1677-Paris 1734). Ranc ve Bon Boullongne’un öğrencisiydi. 1704′te İtalya’ya gitti, üç yıl Roma’da, iki yıl da Venedik’de kaldı. 1714′te Paris’e dönüşünde, çeşitli fanteziler yaptı (kapı alınlıkları, masal kompozisyonları, tarihî portreler). Bir İngiltere gezisi dönüşünde, rahibe, su perisi, ilham perisi kılığında tiyatro oyuncularının, Ceres, Venüs, Diana, Pomone kılığında saraylı kadınların resmini yaptı. Eserleri Louvre, Versailles ve eyalet müzelerindedir. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAOUX (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RANGABİS (Aleksandros Rizos)
Tarih 22 Haziran 2009
RANGABİS (Aleksandros Rizos), yunanlı siyaset adamı ve yazar (İstanbul 1810-Atina 1892). Atina üniversitesinde arkeoloji profesörlüğü yaptı. Dışişleri bakanı oldu (1856). Paris ve Berlin elçiliklerinde bulundu. Modern Yunanistan’a, Eski Yunanca’ya yakın edebî bir dil kazandırmağa çalışan yazarlardandır.
Başlıca eserleri: Historia tis Arkhaias Kallitekhnias (İlkçağ Güzel Sanatlar Tarihi) [1866]; Syllogi ton Hellinikon Arkhaiotiton (İlkçağ Helen Eserleri Derlemesi) [1842], Politikai Arkhaiotites (Siyasetle İlgili İlkçağ Eserleri) [1866]. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RANGABİS (Aleksandros Rizos) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RANDOİN (Lucie)
Tarih 22 Haziran 2009
RANDOİN (Lucie), biyoloji ve sağlık uzmanı fransız kadın bilgin (Boeurs-en-Othe, Yonne 1888-Paris 1960), Albert Dastre’ın öğrencisi, önce çeşitli hayvan türlerinin kanındaki şekerleri inceledi, sonra araştırmalarını vitaminlere yöneltti, beslenmede denge ve dengesizlik kavramlarını ortaya koydu, 1942′de Besin Sağlığı Bilimsel enstitüsü müdürlüğüne getirildi. Besinlerin sağlık bakımından ıslahı ve diyetetiğin geliştirilmesinde büyük payı oldu. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RANDOİN (Lucie) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMUZ (Charles Ferdinand)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMUZ (Charles Ferdinand), fransızca yazan isviçreli yazar (Culiy, Vaud kantonu 1878 – Pully, Lozan yakını 1947).
1902′den 1914′e kadar Paris’te yaşadı; sonra İsveç’e döndü ve oraya yerleşti. 1914′te kurulan Cahîers Vaudois’ya yazılar yazdı: bir süre sonra Stravinskiy ile birlikte çalıştı. Le Petit Viliage (Küçük Köy) [1903], Chansons (Şarkılar) [1914] gibi şiir kitapları, Raison d’tire (Varolma Nedeni) [1914], Le Grand Printemps (Büyük İlkbahar) [191.7], Chant de Nötre Rhone (Rhöne’umuzun Türküsü) [1920], Salutatîon Paysanne (Köylü Selâmı) [1921] gibi lirik nesirleri; Aline (1905), Vie de Samueî Belet (Samuel Belet’nin Hayatı) [1913], Le Regne de l’Esprit Malin (Kötü Ruhun Hükümranlığı) [1917], La Guerison des Maladies (Hastalıkların İyileştirilmesi) [1917], Terre du Ciel (Göğün Toprağı) [1918], Les signe Parmi Nous (Aramızdaki İşaretler) [1919], Presence de la Mort (ölümün Varlığı) [1923], La Grande Peur dans la Hontagne (Dağda Büyük Korku) [1926] gibi hikâyeleri; Questions (Sorular) [1935], Paris, Notes d’un Vaudois (Paris, Bir Vaud’lunun Notları) [1939] gibi denemeleri vardır.
Yirmi ciltlik Ouvres Complete’inden (Toplu Eserler) [1941] sonra Ramuz, Journal’ini (Günlük) yayımladı (1945). Ramuz klasik gelenekten ayrılarak eserlerini kendi konuşma diliyle yazdı. Bu dil bazen çetrefil ve kaba bir dildi. Fakat Ramuz, Peguy ve Claudel gibi en yalın ve sade araçlarla güçlü bir şiir yaratmayı bildi. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMUZ (Charles Ferdinand) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMUS
Tarih 22 Haziran 2009
RAMUS (Pierre DE LA RAMeE, daha çok latince — adiyle tanınır), fransız hümanisti, matematikçisi ve filozofu (Cuts, Vermandois 1515-Paris 1572). İflâs etmiş bir kişizadenin oğluydu; gündüzleri Navarre kolejinde uşaklık ederek, geceleri de okuyarak edebiyat doktoru oldu.
Aristoteles’i yeren iki eser yazdı: Dialeciicae Partitiones ve Aristotelicae Animadversiones (1543). Sorbonne, bu eserlere tepki gösterdi ve kral konseyi Ramus’u mahkûm etti. Ama 1545′te Presles kolejinin başkanı ona kendi yerine geçmesini teklif etti; 1547′de Henri II Sorbonne’un kararını geçersiz saydı ve Ramus 1515′de Lorraine kardinali sayesinde krallık kolejinde
(College de France) kürsü sahibi oldu. Böylece Colîege de France’a tayin edilen ilk matematik profesörü oluyordu. Poissy kolokyumundan sonra (1561) Ramus, reform hareketine katıldı ve kürsüsünden ayrılmak zorunda kaldı. Amboise barışının ardından görevine döndü (1563-1567). 1568′de Almanya’ya bir yolculuk yaptı. Saint-Germain barışından (1570) sonra Paris’e döndü. Düşmanı Charpentier’nin kiralık kaatilleri tarafından, Saint-Barthelemy katliamı sırasında Presles kolejinde öldürüldü. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMUS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMPAL (Jean-Pierre)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMPAL (Jean-Pierre), fransız flütçüsü (Marsilya 1922). Müzik öğrenimine babası Joseph Ramp al ile başladı, sonra Paris konservatuvarıı bitirerek bir birincilik ödülünü aldı. 1945′ten sonra dünyaca tanındı. Rampal, günümüzün en büyük flütçüleri arasında yer alır. XVII. ve XVIII. yy. klasik repertuvarınm önemli bir bölümü onun sayesinde yeniden değerlendirilmiştir. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMPAL (Jean-Pierre) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMOND (Louis)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMOND (Louis), fransız hekimi (Paris 1879-ay.y. 1952). Sporotrikoz, Sporotrichum Beurmanni (1902), ilkel akciğer plevra tüberkülozu ve tüberküloz menenjitleri üstüne incelemeler yaptı. Conferences de Clinique Medicale Pratiçue (Pratik İç Hastalıkları Kliniği Konferansları) adı altında toplanan dersleri, XX. yy.ın ilk yarısındaki klinik öğretiminde ne kadar büyük bir açıklık ve kesinliğe varıldığını gösterir. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMOND (Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Rameau’nun Yeğeni (Le Neveu de Rameau)
Tarih 22 Haziran 2009
Rameau’nun Yeğeni (Le Neveu de Rameau), Diderot’un eseri. Diyalog şeklinde yazılmış olan, hem hicive, hem de romana benzeyen bu kitap, 1762′ye doğru kaleme alındı. 1773′te gözden geçirildi ama yayımlanmadı. 1805′te bir kopyadan yararlanan Goethe tarafından Almancaya çevrildi; Briere 1821′de eseri yeniden Fransızcaya çevirdi.
Eserin orijinal elyazması, Paris’te eski kitapçılarda bulunmuş ve bilgin Monval tarafından 1891′de yayımlanmıştır. Satranç oyuncularının buluştuğu «Cafe’de la Regence»ta eserin müzikisi ve aylak kahramanı, hamisi tarafından nasıl kovulduğunu Diderot’ya anlatır. Yazar bu tema üstünde hicivli, pedagojik, felsefî ve edebî çeşitlemeler yapar. Piron, Cazotte ve Mercier’nin tasvir ettikleri gerçek bir kimse olan bu kahraman aracılığiyla, Diderot kendi tenkitçi fikirlerini açıklar ve Encyclopedie düşmanlarına şiddetle hücum eder. (-» Bibliyo.) [L]
RAMEE (LA). Bk. RAMUS.
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Rameau’nun Yeğeni (Le Neveu de Rameau) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMEAU (Jean-Philippe)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMEAU (Jean-Philippe), fransız bestecisi (Dijon 1683-Paris 1764). İlk müzik derslerini babasından aldı. Dijon Notre-Dame kilisesinin orgcusu oldu: Milano’ya yaptığı kısa bir yolculuktan (1701) sonra 1702′de Clermont-Ferrand’da, 1705′te de Paris kiliselerinde orgculuk yaptı. 1706′da Birinci Klavsen Parçaları Kitabım yayımladı. Sırasıyle Dijon’da (1708), Lyon’da (1713) ve yeniden Clermont-Ferrand’da (1713) orgculuk yaptı ve 1722′ye kadar orada kaldı. Aynı yıl Traite d’Harmonie (Armoni incelemesi) adlı kitabını yayımladı.
1723′te Paris’e döndü, ikinci Klavsen Parçalarım (1724) yayımladı ve birkaç vodville tiyatro çalışmalarına başladı. 1732′de Sainte – Croix-de-la-Bretonnerie’de. 1736′da da Cizvit kolejinde orgculuk yaptı. Vergi kesenekçilerinden La Poupliniere’in müzik işlerini yönetti, bu sayede Kraliyet Müzik akademisine girebildi. 1733′te lirik trajedisi Hippolyte et Aricie Paris operasında temsil edildi ama tam bir başarı kazanamadı. Buna karşılık Les indes Galantes 1735), Castor et Pollux (1737) ve özellikle Dardanus (1739) büyük ilgi gördü. Generation Harmonique (Armoni üretmeleri) adlı kitabının yayımlanması ve bir bestecilik okulu açması Rameau’nun şöhretini bir kat daha artırdı, 1745′te saray müzikçiliğine getirildi. Artık fransız müziğinin en büyük temsilcisi olarak kabul edilen Rameau, Bouffon’lar çatışmasının başlamasıyle italyan müziği taraftarlarının saldırısına uğradı (1752-1754). Observations sur Nötre instinct Pour la Musique (Müzik İçgüdümüz Üstüne Düşünceler) [1754] adlı yazısını yayımlayarak kendisi için ileri sürülen iddiaları çürüttü. 1754′ten sonra ancak saray için bazı küçük parçalar besteledi. Sondan bir önceki operası Paladins ancak birkaç kere temsil edildi. Buna karşılık ilk operalarının yeni temsilleri gerçek birer zafer oldu. Abaris ou les Boreades adlı son operası sahneye konulmadan az önce öldü.
Rameau’nun çok sayıdaki eserlerinin en önemli ve en ilgi çekici kısmı otuz üç tiyatro eseridir (lirik trajediler, opera-bale’ler, komedi-bale’ler v.b.); bu eserlerde müzikçinin dramatik dehası ve yenilikçi yetenekleri açıkça görülür. Yaptığı en önemli yenilikler, recitativo’laıın ve aryaların biçimini metnin gereklerine bağımlı kılmak ve gereksiz süslemelerin bir yana bırakılarak danslarla divertimento’lara da anlatımcı bir değer, bir güç kazandırmaktır. Çalgı alanında Rameau orkestrada anarmoniyi ve yaylı çalgılarda çift tel ile pizzicato’yu kullanan ilk bestecidir. Klavsen alanında (dört büyük derleme) getirdiği yenilikler hem anlatım hem de teknik yönden orijinaldir. Füg biçimini kullanan motetieri ses yönünden çok zengindir. Din dışı kantatları çağının geleneklerine daha uygundur. Nazarî eserleri, özellikle akortların oluşması (üçlülerin temel bir bas üstünde üst üste gelmesiyle) ve çevirme ilkesiyle ilgili görüşleri ayrı bir önem taşır. Bunlar uyum teorisine yeni bir yön kazandırmıştır. (ML)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMEAU (Jean-Philippe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Rambouillet (HÖTEL DE)
Tarih 22 Haziran 2009
Rambouillet (HÖTEL DE), Paris’te, Saint-Thomas-du-Louvre sokağındaki konak. Rambouillet markizinin planlarına göre inşa edildi. Rambouillet markizi, burada 1610′dan itibaren, yeni görgü kurallarını ve edebiyat anlayışını yaymağa çalışan kibar insanları toplardı. Bu topluluğun en parlak dönemi 1630-1645 yıllarına rastlar. Corneille Polyeucte’u bu konakta okudu ve Bossuet ilk vaazını burada verdi; Guirlande de Julie de burada hazırlandı. (M)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Rambouillet (HÖTEL DE) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMBOUİLLET
Tarih 22 Haziran 2009
RAMBOUİLLET, Fransa’da Seine-et-Oise idare bölgesinde idare çevresi merkezi, la Beauce’un kuzeyinde; 12 593 nüf. Şehir bir şato yakınında ve büyük bir ormanın ortasında gelişti; Paris bölgesinin en büyük sayfiye merkezlerinden biridir. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMBOUİLLET hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMBOSSON (Yvanhoe)
Tarih 22 Haziran 2009
RAMBOSSON (Yvanhoe), fransız şairi ve sanat tenkitçisi (Berny, Seine 1872 – Paris 1943). Çeşitli şiir kitapları (Le Verger Dore [Yaldızlı Meyve Bahçesi, 1895]; Le Coeur Emu [Üzgün Gönül, 1905]), monografiler (Jules Valadon [1897], Falguiere) ve bir Histoire des İnstruments de Musique (Müzik Âletleri Tarihi) [1898] yazdı. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMBOSSON (Yvanhoe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMBERT
Tarih 22 Haziran 2009
RAMBERT (Myriam RAMBERG, Marie — denir), polonya asıllı ingiliz kadın dansçı ve bale yöneticisi (Varşova 1888). Jaques-Dalcroze ile çalıştı. Helİerau’daki (Dresden yakını) enstitüsünde ders verdi. Paris’te Enrico Cecchetti ile klasik baleye çalıştı ve Bahar Âyini koreografisine emeği geçti. 1920′de Londra’da bir okul açtı; L. Massine, F. Ashton gibi sanatçılar bu okulda yetiştiler. 1930′da Ballet Club’ı, 1935′te Ramberf balesini kurdu. Sanat faaliyetinin merkezi Ninette De Valois’nın hazırladığı ilk balelerin oynatıldığı Londra’daki Mercury Theatre’dır. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMBERT hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMBAUD (Aifred)
Tarih 22 Haziran 2009
♦ RAMBAUD (Aifred), fransız tarihçisi (Besançon 1842 – Paris 1905). Jules Ferry’nin özel kalem müdürü (1879), Sorbonne’da profesör (1881), senatör (1895-1903), millî eğitim ve güzel sanatlar bakanı (18%) oldu. E. Lavisse ile beraber (1893) Histoire generale du IV’e Siecle â nos Jours’u (IV. yy.dan Günümüze Kadar Genel Tarih) hazırladı. Konstantinos Porphyrogenetos hakkındaki tezinden (1870) sonra çağdaş tarihle ilgilenmeğe başladı: Les Français sur le Rhin (Fransızlar Ren Kıyılarında) [1873], Histoire de Russie (Rusya Tarihi) [1877]., La Revolution Française et VAristocratie Russe (Fransız İhtilâli ve Rus Aristokrasisi) [1878]. (L)
22 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMBAUD (Aifred) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAMALHO (Antonio)
Tarih 20 Haziran 2009
RAMALHO (Antonio), portekizli ressam (Barquerios 1859-Figueira de Foz 1916). Lizbon’da okudu. Paris’te A. Cabanel ile birlikte çalışarak sanatını geliştirdi. Manzaralar ve portreler çizdi. Ramalho «Aslan grubunun kurucularındandır; bu grup adını Ramalho ile arkadaşlarının toplandıkları , kahvenin adından almıştır. (M)
20 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAMALHO (Antonio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RALLİS (Theodoros)
Tarih 20 Haziran 2009
RALLİS (Theodoros), yunan ressamı (İstanbul 1852 – Paris 1909). Paris’te çalıştı. Konusunu yunan toplumundan ve en çok dinî sahnelerden alan resimleri: Uyuyan Çoban Kızı, Selâm, Meryem, Megaralı Kadın Kilisede, Bagia Yortusu, Tutuklu, Hamamda. Salonlarda büyük başarı kazandı. Eserleri Atina Resim müzesindedir. (LM)
20 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RALLİS (Theodoros) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİSON (Andre)
Tarih 20 Haziran 2009
RAİSON (Andre), fransız orgcusu (XVII. yy.ın ilk yarısı-Paris 1719). Sainte-Genevieve kilisesinde orgculuk yaptı (1666-1718). Orgla ilgili iki eser yazdı. Bu eserlerin birincisinde «kilise müziğinin bütün ses perdeleri için yeterli» beş missa ile bir magnificat; ikincisinde de bir uvertür, bir allemande ve çeşitli noel şarkıları vardır. (L)
20 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİSON (Andre) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİSİN Büyük (Jacques)
Tarih 20 Haziran 2009
RAİSİN Büyük (Jacques), fransız oyuncusu, dram yazarı ve müzikçisi (Chaorce, Champagne 1653 – Paris 1702). Babası ve kardeşleriyle birlikte Paris’te «Petits Comedieus Dauphius» topluluğunu kurdu. 1684 -1694 Arasında Comedie-Française’de çalıştı. Bu tiyatroda dört eseri temsil edildi. Bunların en ünlüsü Le Faux Gascon’dur (Sahte Gaskonyalı) [1688]. —- Erkek kardeşi JEAN – BAPTİSTE. Küçük Raisin denir (Troyes 1655′e doğr. – öl. 1693), Hötel de Bourgogne ve Guenegaud tiyatrolarında çalıştı. (L)
20 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİSİN Büyük (Jacques) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİSA
Tarih 20 Haziran 2009
RAİSA (Rosa BURSTEİN, Rosa — denir), polonya asıllı amerikalı, kadın şarkıcı (Bialystok 1893 – Los Angeles 1963). İtalyada müzik öğrenimi gördü. Sahneye ilk olarak 1913′te Parma’da çıktı. Daha sonra Paris’te (1914), Chicago’da, Buenos Aires’te temsiller verdi. 1916′da Scala’ya girdi; orada Neron (1924) ve Turandot’ta, (1926) oynadı. Opera şarkıcısı olarak, soprano sesinin duruluğu ve esnekliğiyle tanınmıştı. Chicago’ya yerleşti ve ölümüne kadar orada ders verdi. (L)
20 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİSA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAKOVSKİ (Kristian Georgiyeviç)
Tarih 20 Haziran 2009
RAKOVSKİ (Kristian Georgiyeviç), bulgar asıllı sovyet siyaset adamı (Kotel 1873 -S.S.C.B. toplama kampında 1941 veya 1953). ikinci Balkan savaşından (1913) sonra Romanya’ya yerleşti; Fransa’da tıp okudu. Romanya’ya dönünce Sosyalist partiye yeni bir düzen verdi ve 1916′da tutuklandı. Şubat devriminden sonra serbest bırakıldı; bolşevik lideri oldu ve Ukrayna Halk Komiserleri konseyi başkanlığına getirildi (1919). S.S.C.B.’yi Londra’da (1923-1925) ve Paris’te (1925-1927) temsil etti; daha sonra partiden çıkarıldı (1927) ve troçki’ci olduğu iddiası ile Sovyet Orta Asyası’na sürüldü. 1934′te yeniden partiye kabul edildiyse de, 1938′de tekrar kürek cezasına çarptırıldı. (L)
20 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAKOVSKİ (Kristian Georgiyeviç) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİMU
Tarih 19 Haziran 2009
RAİMU (Jules MURAiRE, — denir), fransız oyuncusu (Toulon 1883-Paris 1946).
İlkin müzikholde, 1914′ten önce tiyatro ve sinemada oynadı, büyük başarısını Marcel Pagnol’ün Marius’undaki oyunuyle elde etti (1929). Alışılmışın dışına çıkması, rollerini yapmacığa kaçmadan «duyarak» oynaması büyük bir ilgiyle karşılandı. 1
943-1946 Arasında Comedie-Française’de çalıştı. Bazı sessiz filmler çevirdi, sinemadaki başarısını da gene Marius’taki C6sar rolüyle kazandı.
Başlıca filimleri: Marius (1931); Fanny, Les Gaîtes de l’Escadron (Bölüğün Eğlencesi) [1932]; Cesar (1936); Gribouille (Dengesiz) [1937]; UEtrange M. Victor (Garip M. Victor) [1938]; La Femme du Boulanger (Ekmekçinin Karısı) [1939]; Les İnconnus dans la Maison (Evdeki Yabancılar) [1942]; L’Homme au Chapeau Rond (Yuvarlak Şapkalı Adam) [1946]. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMU hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAHN (Rudolf von)
Tarih 19 Haziran 2009
RAHN (Rudolf von), alman diplomatı (doğ. Ulm 1900). 1928′den sonra dışişleri bakanlığında çalışmağa başladı ve 1931′de Ankara büyükelçiliğine ataşe olarak getirildi. Lizbon (1938) ve Paris’te (1940) elçilik müşaviri oldu. Vichy hükümetiyle Almanya arasındaki ilişkileri düzenlemekle görevlendirildi, Tunus’ta görev aldı (1942). 25 Temmuz 1943′ten sonra italya-Almanya arasındaki ilişkileri düzenledi. 8 Aralıkta italya’ya büyükelçi olarak gitti. 1950′de hatıralarını yayımladı. (M)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAHN (Rudolf von) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAGUSA
Tarih 19 Haziran 2009
RAGUSA, Dalmaçya kıyısında eski cumhuriyet.
• Tarih. Ragusa, yunan şehri Epidauros’un Adriya denizinde, Dalmaçya kıyısı yakınında kurduğu koloniden doğdu. Roma dünyasına katılan ve uzun süre Batı Roma imparatorluğuna bağlı olarak yaşayan Ragusa, on iki yüzyıl boyunca Doğu dünyasının kenarında kurulmuş, deniz ticaretiyle uğraşan bir latin şehri olarak kaldı. Bizans imparatorluğunun gücünün devam ettiği ve Güney İtalya’ya hâkim olduğu süre boyunca Ragusa da Venedik gibi ona bağlıydı. Şehir 1000′de Bizans imparatorluğu sınırları içinde kalmağa devam etmekle beraber Venedik dukasının idarî hâkimiyetini kabul etmek zorunda kaldı. Sonra, Venedik 1204′te Bizans imparatorluğunun deniz parçasını ele geçirince, sırp tehlikesine karşı yunan desteğinden yoksun kalan Ragusa kendiliğinden Venedik’e teslim oldu (1205).
Venedik Ragusa’ya dukayı temsil eden bir kont yerleştirdi ve şehirde kurumlan kendisininkini örnek alan aristokratik bir komün meclisi kurdu. Ama macarların baskısı Ragusa’yı macar kralının otoritesini kabul etmek zorunda bıraktı (1358). 1403′te patriciierinin akıllıca ve ustaca siyaseti, Ragusa’nın Venedik boyunduruğu altına düşmeksizin bağımsızlığını kazanmasına yol açtı. Balkanlar’ın deniz kapılarından biri olan Ragusa, Osmanlıların Akdeniz doğusunu ve Balkanlar’ı fethettikleri sırada kazanılan bu bağımsızlık sayesinde Floransa ve Barcelona’nın ticaret acentaları kurdukları bir yer haline geldi. Şehir zaten uzun süreden beri Balkanlar’da köle ticaretini ve tuz ticaretini kontrol altında tutan büyük bir ticaret yeriydi. Daha XIV. yy. sonunda gümüş üretimiyle ilgilenen Ragusa tüccarları, maden ülkelerinde (Bosna ve Sııbistan) koloniler kurmuşlar ve Batı Avrupa’ya gümüş sevkıyatı tekelini ele geçirmişlerdi; sonradan bakır, kurşun ve XV. yy.da bulunan (1420′ye doğru) yeni maden filizlerinin (özellikle 1430′dan sonra işletilen zencefre) ticaretini de ele geçirdiler.
Şehir bu sayede XV. yy.da büyük ölçüde zenginleşti, edebiyat ve sanat gelişti. Osmanlıların Macarîara karşı Mohaç zaferinden (1526) sonra, Ragusa osmanlı padişahının otoritesini kabul etmek ve her yıl vergi ödemek akıllığını gösterdi. Böylece, XIII. yy.a kadar Venedik’in Bizans imparatorluğu sınırında yaşadığı gibi, Osmanlı imparatorluğunun sınırında yaşamağa başlayan Ragusa, Akdeniz kıyısındaki hıristiyan ve müslüman ülkelerin aracısı haline geldi. Avrupa’nın en büyük filolarından birini kurdu ve gemilerini gerek Atlas okyanusunda gerek Akdeniz’de çalıştırılmak üzere her isteyene kiraladı. Böylece XVI. ve XVIII. yy.da, yeni bir burjuvazinin gelişmesine rağmen aristokratların hâkim olduğu bir rejim altında en parlak dönemini yaşadı.
Ama şehri hemen tamamıyle yıkan ve halkın yarısından çoğunun ölmesine yol açan 6 nisan 1667 depremi kesin bir darbe oldu. O tarihten sonra şehirde islav unsurların nüfuzu günden güne arttı ve Ragusa fiilî bağımsızlığını muhafaza etmesine rağmen bir şehir cumhuriyeti olarak büyük kara devletleri dünyasında çağ dışı bir hal aldı. 1806′da Fransızlarla Ruslar arasında kalınca Napolyon’un Fransız – italyanlarına teslim oldu; Ragusa dükü mareşal Marnı on 1808′de şehrin hükümetini ve senatosunu dağıttı, şehri önce Fransa’nın işgal ettiği Venedik’in Dalmaçya topraklarına bağladı, sonra da İllyria eyaletlerine kattı (1809). Viyana antlaşmasında (1815) şehri alan Avusturya 1918′e kadar muhafaza etti. Ragusa o tarihte islavca Dubrovnik adiyle, yeni kurulan Yugoslavya’ya katıldı.
• Edebiyat ve bilimler. Komşu İtalya’da parlak bir şekilde gelişen hümanizm, dalmaçya şehirlerinde de yayıldı ve bu şehirlerde, Şişgoriç (Georgius Sisgoreus) [1440-1509] ve Crijeviç (Cerva) [1460'a doğr, -1520] gibi meşhur hümanistler yetişti; islavca edebiyat ise özellikle Ragusa’da büyük ölçüde gelişti. İtalyan edebiyatı etkisi kalmış olan ragusa edebiyatında devrin bütün önemli tarzlarına rastlanır. XV. yy.da Sisko Mençetiç (1457-1527) ve Dzore Drziç (1451-1501) trubadur üslûbunda aşk şiirleri yazdılar. XVI. yy.da Ragusa, Güney İslavlarının gerçek fikir merkezi haline geldi. Trajedi ve felsefî şiirin temsilcisi verimli yazar Mavro Vetranoviç’tir (1482-1576). Komediyi Marin Drziç (1507-1567) doruğuna ulaştırdı: gerçek bir rönesans adamı olan Drziç eserlerinde zengin bir dille ve yer yer halk ağzıyla coşkun bir yaşama sevincini dile getirdi. XVI. yy. sonunda aşk şiirinde Petrarca ve Bembo tarzında yeni bir gelişme oldu: bu tarzın en orijinal temsilcisi Dominko Zlatariç’tir (1550′ye doğr. – 1609).
Karşı Reform Ragusa’da çok değişik bir atmosfer yarattı: aşk şiirinin ve komedinin yerini, dinî veya yurtsever edebiyat aldı. Bu yeni akımın XVII. yy. başında en etkili temsilcisi ivan Gunduliç’ti (1589-1638). Yeni denizyollarının keşfi Venedik gibi Ragusa’ya da öldürücü bir darbe indirdi.
O tarihten sonra yavaş yavaş sönen ragusa edebiyatı, cumhuriyetin 1805′te yıkılmasından sonra hırvat edebiyatıyle karıştı. Hırvat edebiyatının başlıca ragusalı yazarları Medo Puçiç (1821-1882) ve İvo Vojnoviç’tir (1857-1929). Ragusa başlıca edebiyat merkeziyse de, öbür dalmaçya şehirlerinde de değerli yazarlar yetişti: meşhur hümanist Maruliç (1460-1524) Split’li, ilk kır romanı (Dağ) yazarı Petar Zoraniç, Zadar’lı, ilk dindışı dram (Köle) yazarı Hanibal Luciç (1485-1533) ve Petar Hektoroviç (1486-1572) Hvar adasındandı.
Ragusa cumhuriyetinde birçok bilgin de yetişti: XV. yy.da latince ilk ticaret nazariyesini yayımlayan ragusalı Georgi, cebiri geometriye ilk; olarak uygulayan Getaldiç, «mizaç»lara, aşırı önem verilmesine ilk karşı çıkan hekim Baglivi (1688-1707), büyük matematikçi Boşkoviç
(öl. 1787), İmperium Orientale’nin yazarı Banduri (1670 – Paris 1743). [L]
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGUSA hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|