RAGUİN (Eugene)
Tarih 19 Haziran 2009
RAGUİN (Eugene), fransız jeologu (Paris 1900). Paris Maden okulunda profesörlük yaptı, Jeoloji Harita dairesi müdürü ve Fransız Jeokimya derneğinin ilk başkanı oldu.
Başlıca eserleri: Geoiogie Âppliguee (Uygulamalı Jeoloji) [1934]; Geoiogie du Granite (Granitin Jeolojisi) 1946]. RAGUSA, İtalya’da şehir, Sicilya’da, il idare merkezi, irminio vadisine hâkim bir tepe üzerinde; 57 300 nüf. Şehir iki ayrı çekirdekten meydana gelir: daha eski olan Ragusa ibla’da XVIII. yy.dan kalma saraylar ve kiliseler vardır; daha aşağıda olan bu eski şehir, çok büyük bir merdivenle düzgün planlı modern şehre (XVIII. yy.-dan kalma katedral) bağlıdır. Ragusa önemli bir tarım pazarıdır; petrol rafinerisi, — Ragusa ili, 247 200 nüf. özellikle tepelerden meydana gelen şehir, Sicilya’nın güneydoğu kısmında, Akdeniz kıyısında uzanır. Kıyı ovası bağlar ve turunçgil bahçeleriyle kaplıdır. İç kısımdaki tepelerde hayvancılık yapılır. Petrol yatakları işletmesi. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGUİN (Eugene) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAGUENET (rahip François)
Tarih 19 Haziran 2009
RAGUENET (rahip François), fransız müzik tenkitçisi (Rouen 1660-Paris 1722). Kardinal Bouillon’un Roma yolculuğuna katıldı (1698), italyan müziğine hayran kaldı. 1702′de Paris’e dönünce, Parallele des İtaliens et des Français en ce qui Regarde la Musique et les Operas (Müzik ve Opera Bakımından İtalyanlarla Fransızları Karşılaştırma) adlı bir kitap yayımladı; kitap, fransız müziğini tutanlar arasında büyük öfke uyandırdı. Raguenet Defense du «Parallele des İtaliens et des Français» («italyanlarla Fransızların Karşılaştırma» sının Savunması) [1705] ile karşılık verdi. Böylece fransız müziğini tutanlarla italyan müziğini tutanlar arasında çatışmalar başlamış oldu. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGUENET (rahip François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAGNAR Lodbrok veya REGNARD Lodbrog
Tarih 19 Haziran 2009
RAGNAR Lodbrok veya REGNARD Lodbrog («Kürk donlu»), danimarkalı şef (IX. yy.). 845′te vikingleriyle birlikte yüz yirmi parça geminin başında Fransa’ya gitti, Sen nehrine girdi, Paris’i yakıp yıktı. Korsanlıklarını İspanya ve İngiltere’de de sürdürdü. (L)
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGNAR Lodbrok veya REGNARD Lodbrog hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAİMOND VII
Tarih 19 Haziran 2009
RAİMOND VII (Beaucaire 1197-Millau 1249), Toulouse kontu (1222-1249). Raimond VI’nın oğlu ve halefi. Toulouse devletini yeniden kurmağa çalıştı. Amaury de Montfort’u son sığınağı olan Carcasson’dan kovdu (1224) ve Katar’lara yapılan zulme fiilen son verdi.
Din sapkınlığı yeniden arttığı i-çin papa Honorius VIII, tarafından afaroz edildi. Oysa Raimond VII papaya boyun eğmiş olduğunu bildirmişti. Papa bu olayın hemen ardından, Louis VIII’i papalık elçisi Romano di Sant’Angelo’nun hazırladığı yeni bir haçlı seferine sürükledi. Avignon kuşatıldı ve teslim oldu (haziran-eylül 1226); Languedoc krala boyun eğdiğini bildirdi. Toulouse bölgesi yakılıp yıkıldığı için Raimond VII, eyaletlerinin Akdeniz bölümü (Carcassonne, Beziers, Agde, Nîmes) ile Tanrr’ın güneyindeki Albigeois’yı Fransa kralına bırakmak zorunda kaldı. Ama Toulouse bölgesini, Rouergue’i, Quercy’yi ve Albigeois’nın bir kısmını muhafaza ediyordu.
Ayrıca tek kızı Jeanne’ın Louis IX’un kardeşi Aîphonse de Poitiers ile evlenmesine de rıza gösteriyordu. Bu, Toulouse kontluğunun kesinlikle krallık mülkü içine alınmasını hazırlayan bir olaydı (Meaux-Paris antlaşması 1229).
Louis IX ve Kilise, din sapkınlığıyle mücadele etmek amacıyle, Raimond VII’yi, Toulouse üniversitesini kurmak (1229), Katar’ların kovuşturulmasını sağlayan ve toprakları üstünde dominiken engizisyoncuların adlî faaliyet göstermesine izin veren yasalar kabul etmek zorunda bıraktılar. Bunun üzerine papa Gregorius IX’dan Venaissin kontluğunun yeniden kurulması iznini alan (1234) Raimond VII, İngiltere kralı Henry III ile ittifak yaparak topraklarının Capet’ler tarafından yutulmasını önlemeğe çalıştı (1242). Henry III Narbonne’u geri aldı; ama İngilizlerin geri çekilmesinden sonra Raimond VII boyun eğmek (ekim 1242) ve kontluğun bağımsızlığına fiilen son veren Lorris antlaşmasını imzalamak zorunda kaldı (1243). [L]
19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMOND VII hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAFFY (Jean)
Tarih 18 Haziran 2009
RAFFY (Jean), Acem Raffy denir, iran asıllı fransız ressamı (Paris 1920). Kendi kendini yetiştirdi. Desenlerindeki kesinlik, renk ahengindeki incelik ve Doğu’yu andıran şiir havası (insanlarla bezenmiş köy veya Paris manzaraları) sanatının başlıca özellikleridir.
Eserleri Paris Art Moderne müzesiyle Philadelphia müzesindedir. (L)
18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAFFY (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RAFFAELLİ (Jean François)
Tarih 18 Haziran 2009
RAFFAELLİ (Jean François), fransız ressamı (Paris 1850-ay.y. 1924). Başlangıçta küçük burjuvazinin gülünç yönlerini işledi (1870), sonra Paris ve banliyösünden peyzajlar çizdi (1879′dan itibaren). En tanınmış eseri Georges Clemenceau 1885′te, Paris’te Fernando Sirkinde bir Seçim Toplantısında (Versailles müzesi) adlı büyük portresidir. Tek renkle çalışması ve halka hitap etmesiyle, resimde natüralizmin temsilcisidir. (L)
18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAFFAELLİ (Jean François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RADİGUET (Raymond)
Tarih 17 Haziran 2009
RADİGUET (Raymond), fransız yazarı (Sa-int-Haur-des-Fosses 1903 – Paris 1923). ünlü sanatçıların, tanınmış kimselerin devam ettiği «Boeuf sur le toit» kahvesinin gediklilerindendi.
Kübizmi benimseyen edebiyat çevrelerinde yetişmiş olmasına rağmen, Jean Cocteau’nun ve basımcı Bernard Grasset’nin desteğiyle yayımladığı ilk romanı içimizdeki Şeytan’da (La Diable au Corps) [1923] klasik ölçülere bağlı kaldı, ölümünden sonra basılan ikinci romanı Le Bal du Comte d’Orgei’de. de (Orgel Kontunun Balosu) [1924] aynı temiz, duru üslûp, insan psikolojisinin ayrıntılarını incelemede aynı derin ve aydınlık tahlil gücü görülür. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RADİGUET (Raymond) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RACQUET
Tarih 17 Haziran 2009
RACQUET, XVII. yy.da Paris’te yaşamış orgcu ailesi:
— CHARLES (Paris 1590 – ay.y. 1644), Almanya’ya yolculuk yaptı ve devrin müzik alanındaki seçkin kişileriyle, özellikle P. Mersenne ile dostluk kurdu. Birçok lavtacı ve bu arada Deniş Gaultier’yi yetiştirdi.
Mersenne’in kitabında yer alan ünlü eserleri: Duo Biçiminde On iki Mezmur Ayet (1636) ve Org Üstünde Neler Yapılabileceğini Gösteren örnek Fantezi; —JEAN (Paris 1633-ay.y. 1689), öncekinin büyük oğlu. Babasının görevlerini devraldı ve Cite’deki Madeleine kilisesi ile Saint-Symphorien kilisesinin orgcusu oldu. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACQUET hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RACOVİTA (Emil)
Tarih 17 Haziran 2009
RACOVİTA (Emil), romanyalt biyoloji bilgini (Yaş 1868-Bükreş 1947). Paris’te hukuk ve fen fakültelerinden mezun oldu.
Yirmi yıl Banyuls-sur-Mer’deki Arago laboratuvarında müdür yardımcılığı yaptı. E.A. Martel’in yazılarını okuduktan ve Mallorca mağaralarının birindeki yer altı suyunda küçük kabuklu bir hayvan bulduktan sonra deniz bilim ve deniz favnası ile ilgili çalışmalarından vaz geçerek 1904′ten itibaren mağara hayvanlarını incelemeğe başladı. Az sonra, o sıralarda mağaracıl kınkanatlıları incelemeğe başlayan Rene Jeannel ile birlikte çalıştı. 1907′de Biyospeleoloji Sorunları Üstüne Denemeler’i yayımladı.
Bu eserle biyos-peleoloji’nin temellerini attı. Mağaracıl canlılarla ilgili ilk dergiyi Jeannel ile birlikte kurdu. Racovita, eşbacaklı kabukluların incelenmesi alanında uzmanlaştı. Banyuls, mağara favnasının incelendiği milletlerarası bir merkez haline geldi. 1920′de Banyuls’tan ayrılarak anayurduna gitti ve Cluj’da ilk speleoloji enstitüsünü kurarak müdür yardımcılığını Jeannel’e verdi. Bu iki biyoloji bilgini isviçreli P.A. Chappuis ile birleşerek Romanya ve Balkan yarımadasındaki mağaraları incelediler. Racovita, mağaralardaki hayat şartlarını, bu şartların canlılar üzerindeki etkilerini, yer altında yaşayan organizmaların evrim şekillerini, üremelerini, yeryüzündeki dağılışını ve zoolojideki sistematik yerini belirleyen ilk bilgindir. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACOVİTA (Emil) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RACİNE (Louis)
Tarih 17 Haziran 2009
RACİNE (Louis) [Paris 1692 - ay.y. 1763], Jean Racine’in küçük oğlu. Rollin’in öğrencisiydi. Dörder türküden kurulu La Grâce (Tanrı’nın Lutfu) [1720] ve La Religion (Din) adlı Jansenius’culuk etkisinde yazdığı şiirler, Voltaire ve J.-B. Rousseau tarafından övülmesine rağmen pek başarılı değildir. Od’lar ve Mektuplar’dan başka babasının hayatı üstüne Memoires’ı (Hatıralar) Milton’un Kayıp Cennet’inin (The Paradise Lost) mensur tercümesini ve Reflexions sur la Poesie’yi (Şiir Üstüne Düşünceler) [1742] yayımladı. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACİNE (Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RACİNE (Jean)
Tarih 17 Haziran 2009
RACİNE (Jean), fransız trajedi yazarı (La Ferte-Milon 1639 – Paris 1699). Anne ve babasını çok küçük yaşta kaybeden Racine Port-Royal rahibeleri tarafından yetiştirildi.
1658′de Harcourt kolejinde felsefe öğrenimine başladı. Bu arada şiirler de yazıyordu; 1660ta yayımlanan La Nymphe de la Seine (Sen Nehrinin Perisi) çok beğenildi. 1660 ve 1661′de Amasie ve Les Amours d’Ovide (Ovidius’un Aşkları) adlı iki trajedi yazdı (oynanmayan bu eserler kaybolmuştur). Rahip olmayı tasarlıyordu. Bir ruhanî ödenek ve mevki elde edebilmek için Uzes’e (kasım 1661) gitti fakat hayal kırıklığına uğrayarak 1662 sonlarında veya 1663′ün başında Paris’e döndü. Yeniden tiyatroya yöneldi, fakat ilk piyesi Thebaide (haziran 1664) pek tutulmadı. Ama Alexandre (İskender) [aralık 1665] oyunuyle zamanının başta gelen yazarları arasında yer aldı, 1667′den itibaren de büyük eserlerini vermeğe başladı:
Andromaque (1667), Les Plaideurs (Davacılar) [1668]; Britannicus (1669); Berenice (1670), Bajazet (Bayezid) [1672]; Mithridate (1673); tphigenie (1674); Phedre (1677). Bunların hepsi aynı başarıya ulaşamadı, özellikle Britannicus üstüne çeşitli yorumlar yapıldı. Ama gene de Racine, kamuoyunca zamanının en büyük trajedi yazarı olarak kabul edildi. Onun dehasını kabul etmek istemeyenler yalnız Corneille taraftarlarıydı. Saray ise Racine’i tutuyordu. 1677′de, Racine’in artık trajedi yazmayacağını duyan halk çok şaşırdı. Bu kararın birçok sebebi vardı.
Louis XIV, Racine’i Saray’ın resmî tarihçiliğine tayin etmişti; bu resmî görev, şairlikle bağdaşamazdı, öte yandan, 1665′ten beri Port-Royal ile arası bozuk olan Racine, kendisini yetiştirenlerin sert ilkelerine dönmüştü. Bir de Phedre’e karşı yöneltilmiş saldırılar Racine’i hayli üzmüştü. Hoş karşılanmamış olmasına rağmen Phedre, kısa zamanda başarıya ulaştı. Mayıs 1677′de Racine evlendi ve böylece hayatında yeni bir dönem başladı.
On iki yıl sonra tekrar tiyatroya döndü. Mme de Maintenon’un isteği üzerine, Saint-Cyr okulu yatılı kız öğrencileri için Esther’i (1689) ve Athalie’yi (1691) yazdı. Tiyatroya düşman olan sofular Mme de Maintenon’a baskı yaparak bu oyunu oynattırmadılar. Provalar durduruldu, Racine de bundan böyle dinî trajediler yazmaktan vaz geçti. Artık koyu bir hıristiyan gibi yaşamağa başlayan yazar yalnız çocuklarının eğitimiyle ilgilendi. Louis XIV ona yakınlık gösteriyordu. Ama şair, Port-Royal’e bağlılığını saklamıyordu. Büsbütün gözden düşmemişti ama itibarı azalmıştı. 1698′de hastalandı ve 21 nisan 1699′da öldü. Tiyatro eserleri, bütünüyle ele alındığında Racine’in, Corneille ile Quinault arasında kendine özel bir yol bulmak çabasında olduğu görülür. Corneille 1660′tan sonra, aşkın hür ve kahramanca bir duygu olarak ikinci plana atıldığı, buna karşılık ahlâkî ve siyasî düşüncenin ağır bastığı bir trajedi anlayışını benimsemişti.
Buna karşılık Quinault, duygusal olmayan her çabayı küçümsüyor, aşkı karşı konulmaz, akıl dışı, coşkun ama kısır bir tutku sayıyordu. Racine ise tutkuyu, insanları cinayete ve ölüme kadar sürükleyen bir şer kuvveti olarak görür, öte yandan, trajedilerinde diyalogu Corneille veya Quinault gibi ele almaz. Corneille diyaloguna ahlâkî özdeyişler, manevî hayatla ilgili genel gerçekler, serpiştirmeğe meraklıdır. Quinault’nun trajedileri aşk üstüne söylenmiş vecizelerle süslüdür. Racine’in diyalogu ise, kişilerin birbirlerini yumuşatmağa veya yararlanmağa çalıştıkları bir çeşit karşılıklı çalışmadır.
Racine trajedisinin bu genel niteliklerine, Andromaque’tan Phedre’e kadarki eserlerinde belirli bir şekilde gelişen özellikleri de eklemek gerekir. Başlangıçta, yunan etkisinden çok latin etkisi altındadır. Andromague’ının konusunu Euripides’den değil Vergiliuş’tan almıştır. Britannicus ile Berenice’î yazdığında trajedi anlayışı Corneille’inkinden pek farklı değildi. Fakat Mithridate ile başlayan bir gelişme, İphigenie’de daha da belirgin bir hale geldi ve Phedre’de tam bir olgunluğa ulaştı. Racine yunan trajedisine döndü ve tanrıların hükmettiği kutsal dram havasını buldu. Tenkitçiler her zaman Racine’in sanatındaki olgunluğa, klasik trajedi kurallarına uymaktaki rahatlığına ve en ufak bir yanlışa bile düşmeyişindeki ustalığına hayran olmuşlardır. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACİNE (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RACHİLDE
Tarih 17 Haziran 2009
RACHİLDE (Marguerite EYMERY, Madam Alfred VALETTE — denir), fransız kadın yazar (Chateau l’Eveque, Dordogne 1860 -Paris 1953). Adı sembolizmin ve Mercure de France dergisinin tarihine bağlıdır. Bu derginin yöneticisi Alfred Valette ile evlendi. Birçok roman, deneme ve az rastlanılır ruh halleri konusunda incelemeler yayımladı.
Başlıca eserleri: Monsieur Venüs (Bay Venüs) [1889]; Les Hors-Nature (Tabiat Dışı’lar) [1897]; Le Meneur de Louves (Kurt Sürücüsü) [1905]; Le Tour d’Amour (Aşk Kulesi) [1914]; Le Grand Seigneur (Büyük Senyör) [1922]; Alfred Jarry ou le Surmâle des Lettres (Alfred Jarry veya Edebiyatın Üstün Erkeği) [1928]; Mon Etrange Plaisir (Garip Zevkim) [1934]; Face a la Peur (Korkuyle Karşı Karşıya) [1942]. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACHİLDE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RACHETTE (Dominique)
Tarih 17 Haziran 2009
RACHETTE (Dominique), fransız heykeltıraşı (Valençay veya Kopenhag 1744 – Petersburg 1809). Kopenhag ve Paris akademilerine devam etti. 1779′da Petersburg’a yerleşti. Krallık Porselen fabrikasında çalıştı. Eserleri Gürleyen Jüpiter adlı heykeli, Büyük Petro’nun, matematikçi Euler’in, prens Bezborodko ile prens Demidov’un büstleri (Ermitaj). [L]
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACHETTE (Dominique) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RACHEL
Tarih 17 Haziran 2009
RACHEL (Elisabeth Rachel FELİK, Mlle— denir), fransız trajedi oyuncusu (Mompf, Aargau kantonu, isviçre 1821 – Fransa 1858).
Paris konservatuvarında okudu, ilk defa 17 haziran 1838′de Horace’taki Camille rolüyle Theâtre Français’ye girdi. Bundan sonra, Racine’in (Emilie, Hermio-ne, Monime, Roxane, Esther, Pauline, Chime-ne, Phedre, Berenice, Athalie), Ponsard’ın (Lucrece), Scribe ve Legouve’nin (Adrienne Lecouvreur), V. Hugo’nun (Angelo’da La Tisbe) eserlerinde rol aldı, oynadığı her rolde başarı kazandı ve çağının en ünlü aktrisi oldu. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACHEL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RACAN
Tarih 17 Haziran 2009
RACAN (Honorat.de BUEİL, — senyörü), fransız şairi (Champmarin şatosu, Aubigne 1589 – Paris 1670). Soylu bir ailedendi. 1605′te Malherbe ile tanıştı. Malherbe onun hem dostu, hem de öğretmeni oldu. Subay olarak birkaç sefere katıldıktan sonra genç yaşta Touraine’deki şatosuna çekildi. Buradan sadece Paris’teki dostlarını görmek ve üyesi olduğu (1634) Fransız akademisinin toplantılarında bulunmak için çıkardı. Racan’nın şiirleri ince ve duyguludur. 1618′e doğru yazdığı Stances sur la Retraite (Yalnızlık üstüne Dörtlükler) en önemli eseridir. Bergeries (Kır Şiirleri) adlı pastoralindeki diyalog, sevimli alaycılığı ile dikkati çeker. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACAN hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RABUT (Charles)
Tarih 17 Haziran 2009
RABUT (Charles), fransız mühendisi (Paris 1852-ay.y: 1925). Bayındırlık bakanlığına girdi, Mühendislik okulunda profesörlük yaptı (1896-1912), 1912′de bayındırlık başmüfettişi oldu.
Köprü inşaatında, hiç değilse bazı kısımlarının yapımında ve özellikle, köprülere uygulanan kontrol işlemlerinde yenilikler yaptı. Bu kontrol işlemlerinde kullanılmak üzere, parçaların basınç altında uzamasını kontrol edebilen bir âlet ve yine parçaların birbirlerine göre ötelenme ve dönme hareketlerini gösteren bir kayıt cihazı tasarladı. Böylece, herhangi bir inşaatın temel elemanlarını «dinleyerek», hangi parçalara destek vurmak gerektiğini ortaya koyan usulü buldu.
Hesaplarla varılan sonuçları, laboratuvar denemeleriyle maketler üstünde kontrol eden ilk o oldu. 1902′de, betonarmenin şekil değiştirmeı kanunlarını, bu şekil! değişikliklerinin hesaplanmasını ve betonarmenin kullanış kurallarını açıklayarak, yapı sanatında gerçek bir devrim yaptı. İnşaatta, sünger taşı, cüruf v.b.’den yapılmış hafif betonların ve köprü ayaklarında, kulelerde borulu betonun kullanılmasını sağladı.
Ayrıca, hidrolik konusunda, bazı çalışmalar, dönüşümler teorisi üstüne araştırmalar yaptı ve eşzamanlı bir denklemler sistemi için bir çözüm metodu buldu. (L)
RABUTİN (Roger DE). Bk. BUSSY.
RAC i. (fars. râc). Anat. Esk. Mide. (M)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABUT (Charles) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RABOU (Charles)
Tarih 17 Haziran 2009
RABOU (Charles), fransız yazarı (Paris 1803 – ay.y. 1871). Balzac’ın dostuydu; onunla birlikte çalıştı. Balzac, ölmeden önce, Rabou’yu yarım kalmış romanlarını tamamlamakla görevlendirdi: Le Depute d’Arcis (Arcis Milletvekili) [1854], Le Comte de Sallenave (Sallenave Kontu) [1855]» La Famille Beauvisage (Beauvisage Ailesi) [1855], Les Petits Bourgeois de Paris (Parisli Küçük Burjuvalar) [1856-1857]. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABOU (Charles) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RABEMANANJARA (Jacques)
Tarih 17 Haziran 2009
RABEMANANJARA (Jacques), madagaskarlı yazar (Maroantsetra, Tamatave ili 1913). Dedesinden atalarının dinini ve Betsimisaraka’ların efsanelerini öğrendi, önce Sainte-Marie adasında, ardından Tananarive’de dinî okulda öğrenim gördü.
Sonra idarî işlerde görev aldı. Fransa’ya bir gezi sırasında Paris’e yerleşti (1939-1945). Memleketine dönünce, oradan Fransız Millî meclisine milletvekili seçildi. «Madagaskar’ı Kalkındırma Demokratik hareketi nin ilk genel sekreteri oldu. Mart 1947 ayaklanmasının kışkırtıcısı olarak suçlandı. Müebbet küreğe mahkûm edilerek on yıl süreyle Tananarive’de, sonra Marsilya’da hapiste kaldı. 1956 genel affıyle serbest kalınca dostu Alioune Diop ile Presence Africaine’in idaresinde çalıştı.
Madagaskar’ın bağımsızlığının tanınmasından sonra 1960′ta yurduna döndü milletvekili seçildi, iktisat (1960-1965) ve tarım bakanlığı (1965-1967) yaptı. 1967′de dışişleri bakanı oldu. Şiirlerinde (Sur les Marches du Soir [Gecenin Basamaklarında], 1942; Antsa [1948]; Lamba [1956]; Antidote [1961]), denemelerinde (Temoignage Malgache et Colonialisme [Madagaskar Tanıklıkları ve Sömürgecilik], 1956; Nationalisme et Probîemes Malgaches [Milliyetçilik ve Madagaskar'ın Sorunları], 1958 ve oyunlarında (Les Boutriers de l’Aurore [Şafak Gemicileri], 1957; Agapes des Dieux ou Tritriva [Tanrıların Yemeği veya Tritriva], 1962) ülkesinin ve yurdunun hürriyet özlemini dile getirdi. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABEMANANJARA (Jacques) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RABELAİS (François)
Tarih 17 Haziran 2009
RABELAİS (François), fransız yazarı (La Deviniere, Chinon yakını 1494′e doğr. – Paris 1553). Babası Chinon krallık mahkemesinde avukattı.
Rabelais, 1520′de Fontenayle-Comte’daki Puy-Saint-Martin manastırında kaldı. Burada Pierre Amy ile Yunanca çalışıyor, o arada da Guillaume Bude ile mektuplaşıyordu. Papa Clemens VII’nin izniyle, 1524-1525′te benedikten tarikatına girdi. Burada fikir çalışmaları için elverişli bir sığınak bulacağını umuyordu. Manastırın başrahibiyle Poitou ve Perigord’u, sonra da Liguge’yi ziyaret etti.
1527 Başlarında papazlıktan ayrıldı, en ünlü üniversite şehirlerini dolaştı ve 17 eylül 1530′da Montpellier Tıp fakültesine yazıldı, burada büyük bir ün kazandı. Para sıkıntısı yüzünden, Lyon’a giderek, henüz doktor unvanını almamış olduğu halde Pont-du-Rhöne hastahanesinde hekimliğe başladı. Bir fikir ve yayın merkezi olan bu şehirde 1532′de Hippokrates’in AphorismoVsini (özlü Sözler), sonra da büyük eserinin ilk kitabı olan Horribles et Epouvantables Faits et Prouesses du tres Renomme Pantagruel’i (Çok ünlü Pantagruel’in Korkunç ve ürkütücü Marifetleri ve Kahramanlıkları), yayımladı. Yeni koruyucusu Paris piskoposu ve diplomat Jean du Bellay, Roma’ya görevli giderken Rabelais’yi de hekim olarak yanında götürdü.
Rabelais, Lyon’a dönüşünde, Pantagruel’in gördüğü ilgiden cesaret alarak, ekim 1534′te Vie tnestimable du Grand Gargantua, Pere de Pantagruel’i (Pantagruel’in Babası Koca Gargantua’nın Paha Biçilmez Hayatî) çıkardı. 1535′te Lyon’dan ayrılarak Jean du Bellây ile yeniden İtalya’ya gitti fakat bu arada Lyon’daki görevine son verilmişti; kardinal Saint-Maur- les -Foses Piskoposluk meclisinde ona bir üyelik maaşı bağladı.
Bundan sonraki on yılını (1536-1546) Rabelais hekimlik yaparak ve maceralı bir hayat sürerek geçirdi. 1597′de Montpellier’de doktor unvanını aldı, sonra kralın çevresine kabul edildi ve resmî bir şahsiyet oldu. Kardinalin kardeşi Guillaume du Bellay, Piemonte’ye gittiği sırada (1540), Rabelais hekim olarak onun yanında bulundu. Langey senyörünün ölümünden sonra, Krallık divanına danışman tayin edildi ve Poitou’ya yerleşti. 1546 Başlarında Tiers Livre des Faicts et Dicte Heroigues du Noble Pantagruel’i (Asil PantagrueJ’in Kahramanca İşleri ve Sözlerinin üçüncü Kitabı) Navarra kraliçesi Marguerite’e armağan etti. Sorbonne, bu kitabın «çeşitli sapık görüşlerle dolu» olduğunu öne sürdü ve önceki eserleri gibi bu eserini de suçladı. Rabelais, Metz’e kaçarak, yeni bir görevle Roma’ya gönderilen Jean du Bellay’ye katıldı. Lyon’dan geçerken Quart Livre de Pantagruel’i (Pantagruel’in Dördüncü Kitabı) yayımlattı (1548).
Bu eserin devamı ancak 1552′de çıktı. Rabelais, hayatının son iki yılında, Du Bellay’nin koruyuculuğu sayesinde Meudon’da papazlık yaptı. Bu neşeli papaz, vaktinin çoğunu Paris’te geçiriyor ve sık sık «sağlık cenneti» adını verdiği Saint-Maur-les-Fosses’ye gidiyordu, ölümünden dokuz yıl sonra, Cinguieme Livre de Pantagruel’in (Pantagruel’in Beşinci Kitabı) ilk bölümleri Ulsle Sonantc adiyle yayımlandı. Bu eserin tamamı 1564′te Lyon’da çıkmıştı. Yazarın ölümünden sonra yayımlanan bu kitabın gerçekliği üstünde şüpheler belirdi. Ancak eser, Rabelais’ye maledilebilecek bir çaptadır. Ronsard, Rabelais’yi kendini içkiye vermiş ayyaş olarak tanıtır. Hakkında söylenenler, onun gerçek kişiliğini uzun süre gölgelemiştir. Rabelais XVII. ve XVIII. yy.da da okunmuştur. Oysa, o sıralarda rönesans eserleri gerektiği gibi değerlendirilmiyordu. Bundan ötürü bu çağlarda Rabelais’nin sadece açık saçık anlatımına önem verildi. Onu «fransız edebiyatının yaratıcısı» sayarak gerçek yerine oturtan Chateaubriand’dır.
Rabelais’de, XVI. yy.ın ilk yarısındaki hümanistlere özgü, doymak bilmeyen bir öğrenme isteği vardı. Gargantua’sı ve Pantagruel’i zamanın bütün büyük meselelerini alaycı bir biçimde dile getirmek için kullandığı birer araçtır. Rabelais, okurundan, eserindeki «özlü ilik»i çıkarmasını ve fanteziler ardındaki derin düşünceye varmasını bekler. Bu düşüncenin temel özelliği, ortaçağ zihniyetine karşı bir tepki olmasıdır: Rabelais, Hıristiyanlığın inr san bedenini hor görmesinden ve bâtıl inançlardan nefret eder, eserinin her satırında insan yaratılışına ve insanlığı ileri götürecek olan bilime inancını belirtir. Kiliseye, skolastiğe, geleneksel eğitim metotlarına saygısızlığı reformların bir an önce uygulanmasını istemesindendir; ustası saydığı Erasmus gibi, Rabelais’yi de hiç biı kilise tutmamış, katoliklerce protestan dostu, protestanlarca da dinsiz sayılmıştı.
Gerçekte Rabelais, hiç bir kapıya kul olamayacak kadar düşünce hürriyetine bağlıdır: insanoğlunun türlü çılgınlıklarını hoş görmek ve derin bir iç huzura kavuşmak için başvurulacak tek kaynak onca akıldı. Kahkaha, onun elinde, hayal kırıklığının tek ilâcı olmuş, Theleme manastırının alınlığına yazdığı vecizeyle de, sağduyuya beslediği güveni belirtmişti.
Hikayeci olarak Rabelais, her şeyden önce eşsiztir usta, eşine az rastlanır bir kelime cambazıdır; ele aldığı her tipi canlandırma yı gözümüzün önünden gitmeyecek ayrıntıları bulup yerine oturtmayıbilir. Güldürme sanatının bütün inceliklerinden, bütün imkanlarından yararlanmakta ustadır: hele önsözlerinde ve halk hikâyelerindeki kelime cümbüşü insanı âdeta sarhoş eder.
Çağının toplumunu, bıyık altından gülerek gözümüzün önüne seriverir ve ölümsüz tipler yaratır (Panurge, Picrochole, Bridoie v.b.). Hicvinde kin değil, candan bir kahkaha, ince bir mizah ve coşkun bir neşe vardır. Bunca zamandıı bunca insanı büyüleyebilmesinin sırrını, gerçek ile hayali, kaba saba şakalar ile en ince mizahı bağdaştırmasında aramalıdır, öyle ki, onun deyimiyle «ayak takımı» da, «en seçkin aydınları» da bu eserde aradıklarını bulabilirler. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABELAİS (François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RABEL (Jean)
Tarih 17 Haziran 2009
RABEL (Jean), fransız ressamı ve gravürcüsü (Beauvais 1545′e doğr. – Paris 1603). François I, Henri III, Henri IV, Üç Coligfıy Kardeşler, Jean d’Albret, Mary Stuart, Catherine de Medicis ve İngiltere kraliçesi Elizabeth’in gravürlerini yaptı.
Gilles Corrozet’nin Antiquites de Paris (Paris’in Eski Eserleri) adlı eserini resimledi (1588).
— Oğlu DANîEL (Paris 1578′e doğr. -ay.y. 1637), Marie Medicis tarafından ispanya’ya giderek Anne d’Autriche’in portresini yapmakla görevlendirildi. Çiçekleri (Bitki Bahçesi kütüphanesi, Paris), modayı veya bale figürlerini (Le Ballet de la Douairiere du Billebahaut (Billebahaut Kibar Dulunun Balesi], Louvre ve Bibliotheque Nationale, 1626) canlandıran desenler veya suluboyalar ona mal edilir. Honore d’Urfe’nin Astree’sini de o resimledi (1633). [L]
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABEL (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
RABAUD (Henri)
Tarih 17 Haziran 2009
RABAUD (Henri), fransız bestecisi (Paris 1873-ay.y. 1949). 1894′te Roma büyük ödülünü kazandı.
Roma’da bestelediği üç esere (ikinci mi minör senfoni; Lenau’nun Faustundan aldığı La Procession Nocturne [Gece Alayı], 1899; Eyyub oratoryosu), iki Rus Şarkısı Üstüne Divertimento’yu, Eyyub’un İkinci Kitabı Üstüne Şiir’i (1905) eklemek gerekir. Münih ve Bayreuth’e gitti, Wagner’den etkilenerek tiyatro için eserler yazmağa yöneldi: La Fille de Rolland (Rolland’ın kızı) [1904], Marouf, Savetier du Caire (Kahireli Kunduracı Maruf) [1914], L’Appel de la M er (Denizin Çağırışı) [1924], Rolande et le Mauvais Garçon (Rolande ve Bıçkın) [1949]. Ayrıca oda müziği, melodiler, bir XVI. yy. ingiliz Süiti, piyano ve orkestra için Prelüd ve Toccata v.b. besteledi. 1908-1918 Arasında Paris operasının orkestrasını yönetti. 1920-1941 Arasında da Paris konservatuvarında G. Faure’den boşalan müdürlük görevini üstüne aldı. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABAUD (Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QVİSTGAARD (J.W. von Rehling)
Tarih 17 Haziran 2009
QVİSTGAARD (J.W. von Rehling), danimarkalı minyatürcü (Orsholtgaard, Titjob eyaleti 1877). Kopenhag’daki Krallık Tarım kolejini bitirdi.
Kopenhag’da, kısa bir süre Johan Rohde’nin yönetiminde öğrenim gördükten sonra, 1901′de A.B.D.’ye 1906′da Londra ve Paris’e gitti. 1909′da, kral, kraliçe ve kral ailesinin öbür üyelerinin minyatürlerini yapmak üzere, Kopenhag’a döndü. 1912′de New York’a yerleşti. 1913′te Ghent’te, 1914′te New York’ta kendi eserleri için özel sergiler açıldı. Qvistgaard’ın en ünlü eserleri arasında, Theodore Roosevelt’in yağlıboya portresi ve birçok minyatür sayılabilir. (M)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QVİSTGAARD (J.W. von Rehling) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİZET (Leon Alphonse)
Tarih 17 Haziran 2009
QUİZET (Leon Alphonse), fransız ressamı (Paris 1885-ay.y. 1955). Kendi kendini yetiştirdi. 1903′ten sonra Montmartre tepesini, Paris’in kenar mahalleleri ve banliyölerini canlandıran peyzajlar yaptı, özellikle Paris Art Moderne müzesinde ve Cambrai müzesinde eserleri vardır. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİZET (Leon Alphonse) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİTTARD (Henri)
Tarih 17 Haziran 2009
QUİTTARD (Henri), fransız müzik bilgini (Clermont-Ferrand 1864 – Paris 1919). Figaro ve Matın gazetelerinde müzik tenkitçiliği yaptı. XVII. yy. müziğini inceledi ve çalışmalarını Un Musicien Français inconnu: H. Du Mont (Bilinmeyen Bir Fransız Müzikçisi: H. Du Mont) [1906] adlı kitabında topladı. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİTTARD (Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİNTON (Rene)
Tarih 17 Haziran 2009
QUİNTON (Rene), fransız fizyolojisti (Chaumesen-Brie 1867 – Paris 1925). College de France’ta Patolojik Fizyoloji laboratuvarında asistan olarak çalıştı, özellikle L’Eau de Mer, Milieu Organique (Organik Ortam, Deniz Suyu) [1904] adlı büyük eseriyle tanındı. Bu eserde, iç ortamımızın, hayatın başlangıcı olan deniz suyunun bir devamı olduğunu gösterir ve deniz suyunun hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği sonucuna varır. (L)
17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNTON (Rene) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUEİROS (Jose Maria eça de)
Tarih 16 Haziran 2009
QUEİROS (Jose Maria eça de), portekizli yazar (Povoa da Varzim 1845 – Paris 1900). 1873′ten sonra diplomatik mesleğine girdi. Edindiği tecrübeleri ve yaşantılarını portekiz edebiyatında gerçekçi türün en iyi örnekleri olan romanlarında dile getirdi: O Crime do Padre Amaro (Amaro Babanın Cinayeti) [1875]. O Primo Basilio (Kuzen Basilio) [1878], Â Reliquia (1887), Os Maias (Mayalar) [1888], A Cidade e as Serras (Şehirler ve Dağlar) [1901]. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUEİROS (Jose Maria eça de) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUEİPO DE LLANO Y SİERRA (Gonzalo)
Tarih 16 Haziran 2009
QUEİPO DE LLANO Y SİERRA (Gonzalo), ispanyol generali (Tordesillas 1875 -Gambada, Sevilla yakınları 1951). ispanyol-Amerikan savaşma katıldı ve Fas’ta hizmet gördü.
Cumhuriyetçi görüşleri benimsediği için Primo de Rivera’nın diktatörlüğüne karşı çıktı. Görevinden alındı; 1928′de bir ayaklanmaya kalkıştı. Paris’e sığındı ve ispanya’ya ancak 1931′de cumhuriyet kurulduğu zaman döndü; cumhurbaşkanı Alcala Zamora’nın askerî kabine şefi oldu. 1936′daki milliyetçi ayaklanmada önemli bir rol oynadı, atak bîr saldırıyle Sevilla’yı ve sonra Malaga’yı zaptetti (1937). Radyo yaymlarıyle düşman üstünde psikolojik etki yaratmağa çalıştı ve bu sebeple general RADİO lakabını aldı. Daha sonra, Madrid’de kalmış olan milliyetçi elemanlarla bağıntı kurdu. İç savaştan sonra İtalya’daki ispanyol Askerî heyetini yönetti (1939-1942). [L]
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUEİPO DE LLANO Y SİERRA (Gonzalo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUEBEC
Tarih 16 Haziran 2009
QUEBEC,fr. Kanada’da şehir,Quebec eyaletinin merkezi,Saint-Charles ile Saint-Laurent’ın kavşağında; 171 000 nüf.(banliyölerile birlikte 310 000 nüf,).
Laval üniversitesi Şehir, bu kesimde Diamant burnu ile (100 m yüksl.) Levis tepeleri arasında akan Saint-Laurent halicinin ağzında kuruldu. Hisarı ırmağa hâkimdir; kuzeyde Saint -Charles ırmağının kıvrımlar çizerek aktığı geniş bir çöküntü uzanır. Askerî ve idarî bir şehir olan Quebec, XVIII. yy. sonunda, limanı sayesinde bir ticaret merkezi haline geldi; ama XIX. yy.ın ikinci yarısında Montreal’in rekabetinden oldukça zarar gördü. Sanayi de aynı dönemde gelişti (dericilik, ayakkabı yapımı, konfeksiyon, kürk, makine yapımı, kâğıt fabrikaları). Limanı hâlâ canlı ve buğday trafiği önemlidir. Ama Quebec her şeyden önce bir idare, din ve fikir merkezidir. Her yıl birçok turist çeken şehir, Fransızlardan kalma anılarla doludur.
— Tar. Champlain’in, yerli köyü Stadacona’nın yerinde kurduğu yerleşme merkezi bugünkü Quebec’in çekirdeğidir. Kirke kumandasındaki İngilizlerin eline geçen Quebec (1629), 1632 antlaşmasıyle, Fransa’ya geri verildi. Bir cizvit okulu (1635) ve büyük bir papaz okulu inşa edildi (1663). 1674′te bir piskoposluk kurularak başına piskopos Laval getirildi. Quebec garnizonu’na hücum eden ingilizler (Phipps) püskürtüldüler (1690). 1759 Eylül’ünde Abraham ovalarında Montcalm’ın ölümünden sonra, garnizondaki 600 kişi (Ramezay’ın emrinde) teslim oldu.
Paris antlaşmasıyle (1763) İngiltere’ye bırakılan şehri, James Murray (1763-1766) ve Guy Carleton gibi valiler sertliğe kaçmadan yöneterek Londra’yı ingiliz hukukunu zorla uygulamak isteğinden vaz geçirdiler. 1791′de çıkarılan bir kanunla Aşağı Kanada, Yukarı Kanada’dan ayrıldı; Quebec, Yukarı Kanada’nın merkezi olarak kaldı. Papineau’nun ayaklanmasından sonra (1837) iki eyalet Birlik kanunuyle (temmuz 1840) yeniden birleştirildi ve Kingston merkez oldu. 1864′te Quebec’te Londra konferansının kararlarını hazırlayan (aralık 1866) bir konferans toplandı; Londra konferansında şartları tespit edilen Kanada federasyonu, 1867 Kuzey Amerika anlaşmasıyle kuruldu. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUEBEC hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUATREMERE (Etienne Marc)
Tarih 16 Haziran 2009
QUATREMERE (Etienne Marc), fransız-şarkiyatçısı (Paris 1782-ay.y. 1857). Bibliot-heque Nationale’de görev aldı; kıptî diliyle eski mısır dilinin özdeşliğini ispat etti (Recherches Critiques et Historiques sur la Langue et la Litterature de I’Egypte [Mısır Dil ve Edebiyatı üstüne Tarihî ve Eleştirel Araştırmalar], 1808). College de France’ta ibranî, süryanî ve kaide dilleri (1819), sonra Doğu Dilleri okulunda farşça profesörü oldu (1827), Reşidüddin’in iran Moğollan Tarihi’ni (1836), Makrirî’nin Eyyubıler ve Memluk Sultanları Tarihi’ni (1837-1845) v.b. Fransızcaya çevirdi. Kütüphanesi, Bavyera kralı tarafından satın alındı. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUATREMERE (Etienne Marc) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUATREMERE (Antoine Chrysostome)
Tarih 16 Haziran 2009
QUATREMERE (Antoine Chrysostome), Quatremere de Quincy diye tanınır, fransız arkeologu ve siyaset adamı (Paris 1755 -ay.y. 1849). Milletvekili seçildi (1791).
Terör devrinde hapse atıldı. Beşyüzler meclisi üyesi oldu; 18-Fructidor’dan 18-Brumaire’e kadar sürgüne gönderildi. Tekrar milletvekili seçildi (1820-1822). Arts et Monuments public’in başına getirildi (1816), Pancoucke’un Encyclopedie Methodique’i (Metodik Ansiklopedi) için bir Dictionnaire de l’Architecture (Mimarlık Lügati) [1795-1825] kaleme aldı ve Essai sur l’İdeal’de (ideal üstüne Deneme) [1805] eski yunan ve latin yazarlarının taklidini savundu, öbür eserleri: Jüpiter Olympien (Olympos Jüpiter’i) [1814] ve Michel-Ange (Michelangelo) [1839] (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUATREMERE (Antoine Chrysostome) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUATREFAGES DE BREAU (Jean Louis Armand de)
Tarih 16 Haziran 2009
QUATREFAGES DE BREAU (Jean Louis Armand de), fransız tabiat bilgini (Berthezene, Valleraugue yakınları 1810-Paris 1892). Toulouse Fen fakültesinde kimya ve zooloji okuttu. Sonra Paris’e gitti ve hayatını kalemiyle kazandı.
Sur les Caracteres Zoologiques des Rongeurs (Kemirgenlerin Zoolojik Karakterleri üstüne) adlı bir tez yazdı. 1850′de Napoleon lisesi tabiat tarihi öğretmenliğine getirildi. 1855′te Museum National’de anatomi ve etnoloji profesörlüğüne tayin edildi. Sipiritüalist idi. İnsan soyunun bir menşeden geldiğini savundu. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUATREFAGES DE BREAU (Jean Louis Armand de) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Quasimodo
Tarih 16 Haziran 2009
Quasimodo, V. Hugo’nun Notre-Dame de Paris adlı romanının kişisi. Katedralin zangoçudur; kambur, tek gözlü, sağır, koca kafalı, ağzı çarpık, yüzü siyillerle dolu olmakla birlikte çok ince ve duyguludur. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Quasimodo hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Quartier Latin
Tarih 16 Haziran 2009
Quartier Latin, Paris’te, Sen nehrinin sol kıyısında, üniversite faaliyetinin merkezi olan kesime verilen ad. Saint- Michel bulvarının sağında ve solunda yer alan mahallelerden meydana gelir. Edebiyat, insan bilimleri, fen, hukuk, tıp ve eczacılık fakülteleri, enstitüler, birçok lise ve Paris’in en önemli kitabevleri bu bölgededir. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Quartier Latin hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUARONİ (Pietro)
Tarih 16 Haziran 2009
QUARONİ (Pietro), italyan diplomatı (Roma 1898). Meslek hayatına 1920′de atıldı.
İtalya’da ve dış ülkelerde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Strasa konferansına uzman olarak gönderildi (1935). Selanik’te başkonsolosluk (1935), Kabil’de bakanlık (1936-1944) yaptı; sonra Moskova’ya büyükelçi tayin edildi (1944-1947) ve S.S.C.B. ile savaş yüzünden kesilen ilişkileri başlatmakla görevlendirildi. 1947-1958 Arasında Paris büyükelçisi oldu, sonra Bonn’a geçti. Diplomatlık hayatı üstüne ilgi çekici hatıralar yazdı. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUARONİ (Pietro) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİNQUET (Antoine)
Tarih 16 Haziran 2009
QUİNQUET (Antoine), fransız eczacısı (Soissons 1745 – Paris 1803). Eczacılık çalışmaları yanı sıra fizik ve meteoroloji çalışmalarını da sürdürdü. Birçok Montgolfier balonunun yapımına katıldı ve çeşitli paratoner modelleri hazırladı. Fakat özellikle Quinquet lambaları’nın mucidi ve yapımcısı olarak tanınır. Bu lambalar aslında Sevres fabrikalarında yapılan kristal bir silindirle donatılmış Argand lambalarının geliştirilmiş şeklidir. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNQUET (Antoine) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİNN (Anthony)
Tarih 16 Haziran 2009
QUİNN (Anthony), amerikalı sinema oyuncusu (Mexico 1915). Sinemaya 1936′da küçük rollerle başladı. Adını ancak 1950′den sonra duyurabildi. önemli filimleri,
E. Kazan’ın, Viva Zapata’sı (1951); F. Fellini’nin, Sonsuz Sokakları (La Strada) [1954]; J.Delannoy’un, Nötre Dame’ın Kamburu (Nötre – Dame de Paris) [1956]; G. Cukor’un, Heller in Pink Tights’ı (1959); R. Nelson’un, Reçuiem for a Heavy Weight’i (1961); M. Kakoyannis’in Zorba’sı (1964); A. Mackendrick’in, Jamaika’da Fırtına’sı (High Wind in Jamaica) [1965]. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNN (Anthony) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİNET (Edgar)
Tarih 16 Haziran 2009
QUİNET (Edgar), fransız tarihçisi ve siyaset adamı (Bourgen-Bresse 1803-Paris 1875). Hıristiyanlık, Fransız devrimi, engizisyon, ültramontanizm, Cizvitler ve çağdaş Fransa, italya ve Almanya tarihiyle ilgili çeşitli incelemeler yaptı. 1841′de College de France’ta edebiyat profesörü oldu.
Din aleyhtarı ve liberal düşünceleri yüzünden 1846′da Guizot tarafından buradan uzaklaştırıldı. 1847 ve 1871′de milletvekili seçildi. Uzun süre Brüksel ve Veytaux’da (isviçre) sürgün kaldı. Teorilerini L’Esprit Nouveau (Yeni Anlayış) [1874] adlı eserinde özetledi. Qunet’nin 30 cilt tutan bütün eserleri 1877 -1882 yılları arasında yayımlandı. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNET (Edgar) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİNAULT (Philippe)
Tarih 16 Haziran 2009
QUİNAULT (Philippe), fransız tiyatro yazarı (Paris 1635 – ay.y. 1688). Tiyatroya 1653′te Les Rivales (Rakip Kadınlar) adlı komedisiyle başladı. Le Fantöme Amoureux (Âşık Hayalet) [1659] adlı eserinde Calderon’u taklit etti. Romanesk trajediler yazdı: Le Feint Alcibiade (Sahte Alkibiades) [1658], Agrippa (1662), Astarte (1665). La Mere Coquette (Şuh Ana) [1665] adlı bir komedisini oynattı. 1672′den itibaren operaya yöneldi ve Lully için birçok libretto yazdı: Alceste (1674), Proserpina (1680), Amadis de Gaule (1684), Roland (1685). [L]
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNAULT (Philippe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİLLARD , (Pierre Antoine
Tarih 16 Haziran 2009
QUİLLARD , (Pierre Antoine), fransız ressamı ve gravürcüsü (Paris 1701-Lizbon 1733). 1726′da Lizbon’a gitti. Mafra ve Alcantara kiliseleri için dinî tablolar, dükün at üzerinde bir portresini ve Müge’de Cadaval dükünün şatosu için günlük hayat sahneleri yaptı, üslûbu yer yer Watteau’nunkini andırır. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİLLARD , (Pierre Antoine hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİCHERAT (Louis)
Tarih 16 Haziran 2009
QUİCHERAT (Louis), fransız dilbilgini (Paris 1799 – ay.y. 1884).
Başlıca eserleri: Traite de Versification Latine (Latin Nazmı Üstüne inceleme) [1826], Thesaurus Po-eticus Linguae Latinae (Latin Şiiri Hazineleri) [1836], Dictionnaire Latin-Français (Latince – Fransızca Lügat) [Daveluy ile, 1844]. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİCHERAT (Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUİCHERAT (Jules)
Tarih 16 Haziran 2009
QUİCHERAT (Jules), fransız arkeologu (Paris 1814 – ay.y. 1882). Löuis Quicherat’nın kardeşi. 1847′den sonra Ecole des Chartes’ta ders verdi; 1871-1882 Arasında bu okulun yöneticiliğini yaptı.
Fransız arkeolojisine bir müspet bilim niteliği kazandırdı. Arkeolojiyle ilgili makaleleri dışında başlıca eserleri: Proces de Condamnation et de Rehabilitation de Jeanne d’Arc (Jeanne d’Arc’ın Mahkûmiyeti ve İtibarının İadesiyle İlgili Dava) [1841-1849], Aperçus Nouveuux Sur l’Histoire de Jeanne d’Arc (Jeanne d’Arc Olayı üstüne Yeni Görüşler) [1850], De la Formation Française des Anciens Noms de Lieu (Fransızcada Eski Yer Adlarının Oluşumu) [1868], Histoire du Costume en France (Fransa’da Kıyafet Tarihi) [1875]. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİCHERAT (Jules) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUET (Jean Antone)
Tarih 16 Haziran 2009
QUET (Jean Antone), fransız fizikçisi ve kimyacısı (Nîmes 1810 – Paris 1884). 1833′te Ecole Normale Superieure’ü bitirdi; liselerde fizik okuttu ve genel müfettişliğe kadar yükseldi. D. Bernoulli’nin sesli borular teorisini tamamladı, eterdeki ışık titreşimlerini inceledi, asetileni saf olarak elde etti ve bakır asetilürü buldu. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUET (Jean Antone) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUESNEVİLLE (Gustave Augustin)
Tarih 16 Haziran 2009
QUESNEVİLLE (Gustave Augustin), fransız eczacısı ve hekimi (Paris 1810 – ay.y. 1889).
Uygulamalı kimya çalışmaları yaptı, özellikle bizmut ve tuzlarını inceledi; bizmut hidrat ve çözünen nişasta iyodür için bir hazırlama usulü buldu. 1840′ta Revue Scientifique et industrielle,i (Bilimsel ve Sınai Dergi) çıkardı; dergi değişik adlar altında 1940′a kadar yayımlandı. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUESNEVİLLE (Gustave Augustin) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUESNEL
Tarih 16 Haziran 2009
QUESNEL, İskoçya asıllı fransız ressam ailesi.
Başlıca üyeleri: FRANÇOİS, iskoçyalı James V’in ressamlarından birinin oğlu (Holyrood şatosu, Edinburgh 1543′e doğr.-Paris 1619). Mary of Lorraine ile Fransa’ya gitti, Henry III’ün ressamı oldu; yağlıboya ve karakalem portreleri yaptı: La Force Dükü, Gabrielle d’Estrees, Anne de Thou (Versailles); — NICOOLAS I (öl.Paris 1632), François’nın kardeşi. Sarayın portre ressamı oldu. Bir Paris Planı yaptı. Eserleri Versailles’da ve Mans müzesindedir. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUESNEL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUESNAY (François)
Tarih 16 Haziran 2009
QUESNAY (François), fransız hekimi ve iktisatçısı (Mere, İle-de-France 1694-Versailles 1774). Orta halli bir ailenin çocuğuydu.
Paris’te başarılı bir tıp öğrenimi yaptı; Mantes’da Hötel-Dieu’nün başcerrahı oldu, cerrah ve doğum uzmanı olarak büyük bir ün kazandı, Observations sur les Effets de la Saignee’yi (Kan Almanın Sonuçları üstüne Gözlemler) [1730] yazarak o güne kadar bu konuda ileri sürülmüş tezleri çürüttü. 1736′da Essai Physique sur l’Economie Animal’i (Hayvansal iktisat üstüne Fizik Deneme) yayımladı. Eczacılık akademisinin daimî sekreterliğine getirildi (1737). Mme de Pompadour’un (1749), sonra kralın (1752) hekimi oldu. Versailles şatosundaki dairesinde, iktisadî meselelerle ilgilenen Diderot, Turgot, Mirabeau markisi, Dupcnt de Nemours gibi saray adamları toplanırdı.
Encyclopedie için, daha çok kişisel deneylerine dayanan «çiftçi» (1756) ve «tahıl» (1757) maddelerini yazdı. Altmış dört yaşında, başlıca eseri sayılan Le Tableau Economique’i (iktisadî Tablo) [1758] yayımladı. Bu eserde ortaya koyduğu görüşleri Maximes Generales du Gouvernement Economique d’un Royaume Agricole’de (Bir Tarım ülkesinin İktisadî Yönetimi üstüne Genel ilkeler) geliştirdi. Nispeten az yazmış olmasına rağmen çağdaşları ve özellikle de fizyokratlar adiyle tanınan topluluk üstünde büyük etkisi oldu. Quesnay’e göre, iktisadî düzende, kanunkoyucunun uymak zorunda olduğu tabiî yasalar vardır. Devletin üretime ve mübadeleye müdahalesi yanlıştır ve kötü sonuçlar doğurur.
Toprak, zenginliğin başlıca kaynağıdır; sanayinin, zenginliklerin artmasına, insanları topraktan koparmadiği ölçüde katkısı vardır. Ticaret herhangi bir gerçek zenginlik değil, sadece bireysel, yani ortak olmayan bir kazanç sağlar (bir kimsenin kazancı, başka birinin kaybıdır). Zenginliğin ilk kaynağı toprak olduğu için, vergi yükünü yalnız toprağın taşıması gerekir. Çağdaş iktisatçılar, Quesnay’in Tableau Economique adındaki eserine hiç değilse tarih açısından büyük önem verirler. Quesnay bu eserinde, Harvey’in kandolaşımı konusundaki keşfini zenginliklerin dolaşımına uyguluyordu. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUESNAY (François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUERENA (Lattanzio)
Tarih 16 Haziran 2009
QUERENA (Lattanzio), italyan ressamı (Clusone, Bergamo 1768-Venedik 1853). Verona ve Venedik’te D. Maggiotto’dan ders aldı; özellikle dinî resimler ve portreler yaptı. Venedik’in birçok kilisesinde (İsa’nın Çarmıhtan indirilişi, Aziz Giovanni ve Paolo kiliseleri; Sacro Coure, S. Maria Formosa kilisesi v.b.), Londra, Paris, Viyana, Berlin müzelerinde eserleri vardır. Venedik’teki San Marco’nun taç kapısı için Kıyamet Günü adlı mozaik kartonu Querena yapmıştır (1836).
— Oğlu LUiGi de ressamdı. Venedik’te çalıştı. Daha çok, manzara ve günlük hayattan sahneler çizdi. Venedik’te Correr müzesinde (1848 Devrimini ve Venedik’in alınışını canlandıran on bir pastel), S. Gregorio manastırında (manzaralar) v.b. eserleri vardır. (M)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUERENA (Lattanzio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUENU (Edouard)
Tarih 16 Haziran 2009
QUENU (Edouard), fransız cerrahı (Mar-quise 1852-Paris 1938). Paris fakültesinde cerrahî kliniği profesörü oldu. Rektum, karaciğer, pankreas, dalak cerrahîsi üstündeki çalışmalarıyle tanındı. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUENU (Edouard) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
QUELVEE (François)
Tarih 16 Haziran 2009
QUELVEE (François), fransız ressamı (Evreux 1884-Saint-Germain-en-Laye 1967). Dekoratif Sanatlar yüksekokulunda profesör oldu (1936-1954). Evreux Ticaret odası (1935) ve Sarah-Bernhardt tiyatrosunda (1943) duvar dekorasyonları yaptı. Art Moderne Millî müzesi, Paris Güzel Sanatlar müzesi, Evreux, Grenoble, Boston müzelerinde eserleri vardır. Ayrıca, Comedie -Française ve Opera için dekor ve kostümler yaptı. (L)
16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUELVEE (François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PYAT (Felix)
Tarih 15 Haziran 2009
PYAT (Felix) fransız yazarı ve siyaset adamı (Vierzon 1810 – Saint-Gratien, Seine-et-Oise 1889). Avukat oldu (1831), ama, barodan ayrıldı ve edebiyat hayatına atıldı.
Edebiyatçılar derneğinin kurucuları arasına girdi. Kralcı gericilerin eseri saydığı romantizmle mücadele etti. Dramlar yazdı: Les Deux Serruriers (İki Çilingir) [1841]; Le Chiffonnier de Paris (Paris Eskicisi) [1847]. Louis Blanc’ın dostuydu. 1848 ve 1849′da montanyar milletvekili seçildi; sosyalizmin liderlerinden biri olarak kabul edildi, fakat zengin bir aileden geldiği için, Proudhon’un dediği gibi «demokrasinin aristokratı» sıfatından kurtulamadı. 13 Haziran 1849 olayına karıştığı için isviçre’ye, sonra İngiltere’ye kaçtı. 1869′da af edildi. Combat gazetesini kurdu (1870) ve Seine’den milletvekili seçildi (1871); komün üyesi oldu (26 mart). Hayatını kurtarmak için İngiltere’ye kaçtı. Tekrar Fransa’ya döndükten sonra (1880), La Commune gazetesini çıkardı. Marsilya’dan milletvekili seçildi (1888). [L]
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PYAT (Felix) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUYSEGUR
Tarih 15 Haziran 2009
PUYSEGUR (Jacques François de chas-tenet.— markisi), Fransa mareşali (Paris 1656-ay.y. 1743). Orduya girdi (1677) ve süvari albayı (1702) oldu; 1707′ye kadar tümgeneral olarak ispanya hizmetinde bulundu. Harp divanı üyeliğine getirildi (1715) ve Fransa mareşali oldu (1734). L’Art de la Guerre par Principes et par Regles (İlkeler ve Kurallara Göre Savaş Sanatı) [1748] adlı bir eser yazdı. (L)
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUYSEGUR hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUY (Jean)
Tarih 15 Haziran 2009
PUY (Jean), fransız ressamı (Roanne 1876-ay. y. 1960). Lyon ve daha sonra Paris (1903) Güzel Sanatlar Okulu Mimarî bölümünde okudu; Güzel Sanatlar okulunda Jean-Paul Laurens’in atelyesine devam etti ve Carriere’den ders aldı. Daha sonra «fov»larla ilişki kurdu. Renklerin nüanslı etkilerine karşı verdiği önem bakımından Bonnard ve Vuillarde ile kıyaslanabilir. Art Moderne müzesinde resimleri vardır (Yatakta, 1923). [L]
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUY (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUVİS DE CHAVANNES (Pierre)
Tarih 15 Haziran 2009
PUVİS DE CHAVANNES (Pierre), fransız ressamı (Lyon 1824-Paris 1898). Yakalandığı bir hastalık yüzünden mühendislik öğrenimini yarıda bırakarak İtalya’ya gitti; orada Rönesans ustalarının fresklerini görünce resme karşı bir ilgi duydu.
Paris’e dönünce Delacroix’dan, Thomas Couture’den ders aldı. Pieta’sı 1850 Salon’una kabul edildi. Puvis de Chavannes, herkesten uzak yaşıyor, resimlerini çok seyrek olarak sergiliyordu. Bununla birlikte, 1859′da, Salon’a gönderdiği Av Dönüşü (Marsilya) adlı panosu dikkat çekti. Üslûbu yavaş yavaş olgunlaştı. 1861′de devletçe satın alınan Savaş, Çalışma ve Dinlenme (1863) adlı kompozisyonları gelişmesinin aşamalarını gösterir. Sanatçı, ilk büyük siparişi, Amiens müzesini yapan mimar Diet’nin aracılığıyle 1865′te aldı. önce, ünlü Ave Picardia Nutrix’i yaptı. 1882′de en orijinal eserlerinden biri olan iudus pro Patria’yı bitirdi. Bu resimde sadeleştirilmiş bir manzara içinde, sağda ve solda duran kadın ve erkek seyircilerin önünde mızrak atma denemeleri yapan gençler canlandırılmıştır. Sanatçı gerçeğin bu tarzda idealleştirilmesine ömrü boyunca bağlı kaldı. Fresk yapmadığı halde, yağlıboya kompozisyonlar, üzerinde yer alacakları duvarlarla tam bir uyum ve ayrılmazlık halindedir. Buna örnek olarak şu eserleri sayılabilir: Lyon müzesi için Eskiçağ Hayali ve Hıristiyan ilhamı; Marsilya müzesi için Yunan Kolonisi Marsilya ve Doğunun Kapısı Marsilya; Poitiers belediye sarayı için Arapları Yenen Charles Martel; Rouen için İnter artes et Naturam. Paris’te, Sorbonne’un büyük amfiteatrıyle, Belediye sarayını süsledi ve Pantheon için de Aziz Genevieve’in hikâyesini canlandıran bir kompozisyon hazırladı.
En ünlü eseri Aziz Genevieve Paris Şehrini Korurken’i de (1874) bu şehirde yaptı. Boston kütüphanesi için Dehayı Alkışlayan ilham Perileri’ni çizdi. Bu arada portreler de yaptı: Kendi Portresi (Floransa), Maria Cantacuzino’nun Portresi (1883, Lyon), Yoksul Balıkçı (Louvre). 1896′da prenses Cantacuzino ile evlendi; karısının ölümü yüzünden hayatının son ayları üzüntü içinde geçti. Puvis de Chavannes, zamanının resmini etkileyen bütün hareketlerin dışında kaldı. Sayıştay binasındaki fresklerine hayran olduğu Chasseriau’nun aracılığıyle İngres geleneğini benimseyen sanatçı, yine de akademik ressamlar arasında yer almaz. Resmî salonla ilişkisini keserek Cociste Nationale des Beaux-Arts’ın (Millî Güzel Sanatlar derneği) kurucularına katıldı. Buna karşılık izlenimci akımı hiç bir zaman benimsemedi. Nitekim manzara resimleri Monet’den çok Corot’yu hatırlatır. Ressamın özellikle Gauguin ve Maurice Denis üstünde büyük bir etkisi olmuştur. (L)
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUVİS DE CHAVANNES (Pierre) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUTRAMENT (Jerzy)
Tarih 15 Haziran 2009
PUTRAMENT (Jerzy), polonyalı şair ve romancı (Minsk 1910). Polonya’nın Paris elçisi oldu. Swieia Kulo (Ey Kutsal Kurşun) [1946] adlı savaş hikâyelerinden sonra yayımladığı Rzeezywistosc (Gerçek) [1947] adlı romanında öğrencilerin faşizmle mücadelesini anlattı; Wrzesien (Eylül) [1951] adlı kitabında Polonya’nın 1939′daki yenilgisinin sebeplerini inceledi. Rosztafe (Yol Ağzı) [1954] adlı romanında yeni Polonya’nın canlı bir tablosunu çizdi. Son eserleri arasında iki roman (Damatlar [1963], Yaban Domuzu [1964]), otobiyografik bir anlatı (Yarım Yüzyıl [1951-1965]) ve hikâye derlemeleri (Karaçamlar [1966]) sayılabilir. (L)
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUTRAMENT (Jerzy) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUTEAUX
Tarih 15 Haziran 2009
PUTEAUX, Fransa’da Seine idare bölgesinde (Saint-Denis idare çevresi) kanton merkezi, Paris’in batı banliyösünde, Sen ırmağı kıyısında (sol kıyı), Asnieres dirseğinde;
39 687 nüf. önemli sanayi merkezi: uçak ve otomobil yapımı, metalürji (dökümevleri, kazancılık), makine yapımı, tezgâhlar, otomobil parçaları, radyo yapımı, pompalar, ecza malzemesi ve parfüm, amyant, karton v.b. (L)
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUTEAUX hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUSSORT (Henri)
Tarih 15 Haziran 2009
PUSSORT (Henri), fransiz hukukçusu (1615 -Paris 1697), Danıştay üyesiydi. Yeğeni Colbert tarafından kurulan Adalet şûrasında, Fouquet’ye karşı düşmanca tutumu ile dikkati çekti (1664). Birçok komisyona başkanlık etti. «iKiNCî COLBERT» diye anılırdı; yüksek adalet mercilerini ve derebeylik mahkemelerini şiddetle tenkit etti. Mütevellilerin mallarına elkonulmasına taraftardı. (L)
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUSSORT (Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PURKYNE (Karel)
Tarih 15 Haziran 2009
PURKYNE (Karel), çek ressamı ve sanat tenkitçisi (Wroclaw 1834 – Prag 1868), Jan Purkinje’nin oğlu. Prag ve Münih’te okudu, Paris’te kaldığı bir yıl içinde (1856-1857), Bohemya’nın sanatına hâkim olan alman etkisinden kendini kurtardı. Purkyne, Prag’da Shakespeare için yapılan kutlamalar için çizdiği taslaklar (1846) ve Cervantes’in Don Kişot’u için yaptığı resimlerle tanındı (eserleri Prag Modern Sanat galerisinde yer almaktadır). Purkyne sanat tenkitlerinde gerçekçiliği ateşli bir şekilde savundu. (M)
15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PURKYNE (Karel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Pulcinella
Tarih 13 Haziran 2009
Pulcinella, 1 perdelik şarkılı bale, ilk olarak 1920′de Paris operasında Sergey Diaghilev’in Rus Bale topluluğu tarafından temsil edildi. Müziği Stravinskiy ile Pergolesi’nin, koreograf isi Leonide Massine’nin, dekor ve kostümleri P. Picasso’nundur. Konu Sergey Diagbilev tarafından bir commedia dell’arte taslağından alınmıştır. Pulcinella’nın kadınlardan gördüğü ilgiyi çekemeyen bazı gençler onu öldürmeğe karar verirler. Bunu haber alan Pulcinella’nın yerine geçen bir arkadaşı darbelerin altında ölmüş taklidi yapar. Balenin sonunda, Öldüğü sanılan Pulcinella’nın dirilmesi düşmanları arasında büyük bir şaşkınlık yaratır. Oyun, bir gürültü patırtı içinde, neşeli bir şekilde son bulur. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Pulcinella hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUL
Tarih 13 Haziran 2009
PUL i. Eskiden kullanılan akçeden küçük madenî para: Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul (N. F. Kısakürek). Gerçi ne parası, ne pulu, ne malı, ne mülkü var
(N. Araz).
— ÇEŞ.DEY. Bir pul etmemek, değersiz olmak. || Bir pula satmak, hiç önem vermemek, (birine karşı) sadakatsiz davranmak: Ben senin âşıkınım / Bir pula satma beni (Halk türküsü). || Para pul. Bk. PARA.
— Bot. üzerinde bulunduğu organa sımsıkı yapışık, şekil ve yapıca çok basit yaprakların her biri. Bk. ANSiKL.
— Böcekbil. Çiftkanatlı böceklerde kaşıkçık. || Diviklerde düşen kanatın yerinde kalan çotuk. || Kelebeklerde ufacık bir sivri nokta ile kanatların derisine tutunan çok küçük plak. (Kelebeklerin kanadında sürekli olarak «toz» görünüşünde yer alan ve onlara gerek yansıma yoluyle [kimyasal renkler], gerek ışığın enterferans oyunlarıyle [fizik renkler] çeşitli renkler veren ve renklere parlaklık kazandıran kısımlar, bu pullardır.)
— Huk. Pul sahtekârlığı, devlet tarafından çıkartılan kıymetli evrakın bir türü olan pulun, yetkili olmayan kişilerce basılması. (Resmî evrakta sahtekârlık suçu sayılır. [Bk. sahtekârlık.])
— înş. Çatı kaplama işlerinde madenî örtü elemanıyle çivi başı arasına konan küçük boyutlu çinko veya bakır parçası.
— Mim. üst üste konmuş, düz veya hafif kabarık dairesel küçük plakalardan meydana gelen süsleme.
— Oyun. Tavla oyununda kullanılan yuvarlak küçük levha.
— Pulc. PTT idaresi tarafından, postanın alacağı ücretleri göstermek üzere çıkarılan basılı kâğıt. (POSTA pulu da denir.) [Bk. ANSiKL.] || Damga pulu. Bk. DAMGA.
— Saatçilik. Bir mihvere desteklik etmesi için, bir kol veya duvar saatinin platinine perçinlenmiş pirinç parça.
— Sürüngenler bilimi. Bazı deniz kaplumbağalarının bağasını kaplayan ve çeşitli eşya yapımında kullanılan madde.
— Süs. santl. Ortası delik maden levhacık. (Bk. ANSIKL.) || Pul iğnesi, pulun deliğinden geçecek kadar küçük ve ince iğne.
— Teknol. Vida, cıvata v.b. şeylerin boynuna geçirilen ortası delik madenî levha.
— Terz. Bir kumaşın üzerine süs olarak dikilen küçük, yuvarlak, ince ve delikli, maden, jelatin, sedef v.b. parçası. (Bk. ANSiKL.) || Pul işlemek, bir kadın elbisesinin üzerine pullar işleyerek süslemek.
— Zool. Balıkların, sürüngenlerin ve bir kısım kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levha. Bk. ANSiKL.
— ANSiKL. Bot. Pul’lara köksaplarda, bazı asalak bitkilerin (canavarotu) yer üstü saplarında, soğanlarda, bileşikgillerin bürümlerinde rastlanır. Bunlar ya tomurcuklarda olduğu gibi koruyucu veya soğanlarda olduğu gibi besleyici bir görev yapabilir. Kozalaklıların meyve yapraklarına da pul denir.
— Pulc. Ortaçağdan beri, yolların güvensizliği yüzünden, ağırlık ve mesafeye göre hesaplanan gönderme ücretini mektubu alan kimsenin ödemesi âdet olmuştu. Ama bu ödeme şekli dağıtım işini güçleştiriyordu. Kendisine bir şey gönderilen kimseye kabul etmemek hakkının tanınması da mektuplaşanların birtakım hilelere başvurmalarına yol açıyordu (adres üzerinde belirli değişiklikler yaparak veya zarfın üzerine önceden kararlaştırılmış bazı işaretler koyarak parasız haberleşmeyi sağlamak gibi). Ayrıca, ücret tarifesinin yüksekliği dolayısıyle gizli yapılan mektup ulaştırma işleri de büyükçe bir para kaybına sebep oluyordu. Buna karşı ilk defa, 8 ağustos 1653′te Paris’te petite poste’un kuruluşu sırasında, Paris parlamentosu danışmanı Renouard de Villayer bir çare bularak taşıma ücretinin önceden ödenmesi usulünü getirdi. Bu usule göre, gönderilmek istenen mektubun gönderme ücreti mektubun varışında alıcıdan değil de, mektup gönderildiği zaman mektubu gönderen kimse tarafından ödeniyor ve bu durum da bugünkü posta pullarının yerini tutan bir belgeyle mektubun üzerinde belirtiliyordu. Ancak, mektup gönderen kimsenin bu önceden ödeme işini postahanede yapması zorunluluğu bu usulün yaygınlaşmasını önledi. Bu durumu önlemenin tek yolu, ücret tarifesini hafifletmek ve sadeleştirmek (ücret değişikliklerini mektubun ağırlığına göre değil de gideceği yere göre uygulamak), ayrıca ödeme muamelesini elden geldiğince basitleştirmekti. İsveç’te De Treffenberg (1823), İngiltere’de Charles Knight (1834) ve Charles Whiting (1837-1838), Fransa’da da Piron (1838) ile Grasset (1839) bunun için, basılı veya üzeri damgalı kâğıt veya zarflar kullanmayı tasarladılar. 1819-1836 Arasında, bu sistem özellikle, gönderme işlerini tekelinde bulunduran Sardunya krallığı tarafından bile kullanıldı. Bu ülkedeki posta idaresi, yazışmaların ulaşımını tekelinde bulundurarak, özel ulaklarla gönderdiği mektuplar için bir çeşit mektup kâğıdı satıyordu. İngiliz James Chalmers’ın denemeleri pula son biçimini verdi (1834-1838). Chalmers’ın bu buluşu, birçok tartışmadan sonra, Rowland Hill’in teklifi üzerine 1840′tan itibaren İngiltere’de kullanılmağa başlandı (10 ocakta bütün İngiltere toprakları üzerinde tek ücret uygulaması başladı; 6 mayısta da ilk posta pulu olan 1 penny’lik siyah pul çıkarıldı), ücretin peşin ödendiğini gösteren bir belge olduğu için de, 28 ağustos 1848′den itibaren, Posta idaresi genel müdürü Etienne Arago’nun isteği üzerine, posta pulu usulünü Fransa da kabul etti. Oysa Fransa’da bu yenilik, daha önceleri, ücret indirimleri dolayısıyle hazinenin zorunlu olarak kayba uğrayacağı gerekçesiye birkaç kere reddedilmişti. 1 Ocak 1849′da Fransa’da posta ücretleri yeniden düzenlendi.
Üzerlerinde çeşitli sayıda şekiller bulunan posta pulları, ülkeye ve çıkış tarihine göre değişen tabakalar halinde basılır. Bu pulların birbirinden kolayca ayrılmasını sağlamak için de iki pul arası dantel biçiminde delikli olur. Otomatik dağıtıcılar için tek pul dizisi veya birkaç pulluk tabakalar halinde satışa sunulan pullar da vardır. Genellikle dikdörtgen biçiminde olan posta pulu bazen kare, hattâ üçgen veya herhangi bir geometrik şekilde de yapılmış olabilir. Yüzeyi genellikle 4 ilâ 20 sm2 arasında değişir. Çok zaman, pulun değeriyle birlikte yüzeyi de büyür. Ayrıca bu yüzey, seçilen konuya göre de değişir. Bazı olağanüstü durumlarda, piyasaya gerekli sayıda pul çıkarmak konusundaki güçlükler dolayısıyle veya belirli bir yerde gerekli sayıda pul bulunmaması sebebiyle pulların ikiye bölünerek değerinin yarısı hesabiyle kullanıldığı da olmuştur. 1915′te Rusyada kalın kağıt üzerine basılan bazı zamksız pullar para yerine piyasaya sürülmüştü.Büyük parçalar halinde gönderilen matbu evrak önceden iptal edilmiş pullarla postaya verilir ve böylece de idarenin postaya verme işlemi sırasında pul iptal etme zorunluluğu önlenmiş olur. Bu konuda 1893′te yapılan denemeler kesin bir sonuç vermedi. Ama bu usul 1920′den beri yine kullanılmaktadır. Pulların kullanım süresi genellikle sınırlı değildir.
Kullanım bakımından kolaylıkları dolayısıyle posta idareleri çok zaman, telekomünikasyon idareleriyle işbirliği yaparak, mektupların üzerindeki pulların tarifenin gerektirdiğinden eksik olması halinde ödenecek fark ücretleri konusunda, taahhütlü, özel ulak mektuplar, posta paketleri, telgraf, telefon v.b. ücretleri için de pul kullanılması yoluna gitmiştir.
• Türkiye’de ilk posta pulu ince kâğıtlara basılmıştı ve üzerinde tuğra ile «Devleti Âliyyei Osmaniye» yazısı vardı. 1865′te pulun biçimi değiştirildi; tuğra çıkarıldı ve dikine bir oval zenmin üzerine ayyıldız yerleştirildi; ayrıca pulun üzerine «Postai Devleti Osmaniye» yazısı kondu. 1876′da yapılan değişiklikle de bu yazı, ayın ortasına yerleştirildi ve yıldız kaldırıldı. 1892′de pulun çevresi türk motifleriyle süslendi, ortaya osmanlı arması basıldı. 1898′de Osmanlı-Yunan savaşının başarıyle sonuçlanışını kutlamak üzere altı köşeli bir pul çıkarıldı. Bu pulun” üzerinde «Bilâdı Meftuha’dan Tisalya Kıt’ası Postasına Mahsustur» kaydı kondu ve tuğraya da yer verildi.
İkinci Meşrutiyetin ilânı (1908) üzerine çıkarılan pulda «Hatırai Meşrutiyet» yazısı yer aldı. Bundan sonraki dönemde Sultan Reşad’ın bazı vilâyetlere yaptığı ziyaretler de pullarda sürşarjla belirtildi. 1913′e kadar çıkarılan türk pullarında resim kullanılmadı. İlk resimli posta pulu Edirne’nin düşman işgalinden kurtarılışının hatırasına ve Edirne’deki Selimiye camii’nin resmiyle süslenerek Londra’da bastırıldı. Birinci Dünya savaşı sırasında eski pullar sürşarjlı olarak kullanıldı; savaşın sonuna doğru (1917) tedavüle çıkarılan pullar Viyana’da bastırıldı. 1920′de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti tarafından daha önce Avrupa’da bastırılan pullar ikiye bölünerek kullanıldı; bu da ihtiyacı karşılamayınca mahakim ve devairi adliye, mahakimi şer’iye, kâtibi âdil, amele pasaportu, defteri hakanî, tiyatro, müze, Hicaz demiryolu, donanma ve maliye pullarından bir kısmı önce elle, daha sonra makineyle sürşarj edilerek posta pulu yerine kullanıldı; ihtiyaç bu yolla da karşılanamayınca İtalya’da, üzerinde «Kelimei Tevhid» yazısı bulunan pullar bastırıldı (1922). Kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra 1 ocak’ 1924′te Lozan antlaşmasının hatırasına bastırılan ve satışa çıkarılan pullarda Atatürk’ün resmi ve «Hatırai Sulh» yazısı yer aldı. Dünyada ilk kabartma posta pulu Türkiye’de basıldı (1968). PTT idaresince, Ankara’daki Ajans Türk kurumuna bastırılan ve anma grubundan olan bu pullarda türk çinileri desen olarak kullanıldı.
Bu pullar üç türlüdür: 1. Yeşiltürbe kubbe tavan motifi;
2. İstanbul’daki Hürremsultan türbesinde bulunan kabartma bahar çiçeği motifi;
3. iznik çinisi.
Aynı kurum daha sonra İstiklâl mâdalyasıyle madalya ve beratını birarada veren iki kabartma pul daha bastı (1968). Gene Ajans Türk’e, 1971′-de Hava kuvvetlerinin 60. kuruluş yıldönümünü anma dolayısıyle pul bastırıldı.
• Pullar genel olarak üçe ayrılır: hazine pulları; posta pulları; yardım pulları.
Hazine pulları”nın hangi belgelere ne ölçüde yapıştırılacağı, ilgili kanunlarla belirtilir ve bedeli hazineye kalır. Türkiye’de hazine pullarının kullanılmasına Düyunu Umumiye tarafından ve damga resminin toplanması amacıyle 1880′de başlandı. Meşrutiyet döneminde Hicaz demiryolunun yapımına yardım için hazine pulu çıkarıldı, bunlar postada kullanılmadı. Postada kullanılan ve geliri hazineye kalan pullar: 1. evlâdı şüheda pulları (1915); 2. tayyare müdafaa pulları (1937); 3. millî müdafaa pullarıdır (1941).
Posta pulları. Türkiye’de posta pulu bastırma ve piyasaya sürme yetkisi 5584 Sayılı kn. md. 7 ile PTT Genel müdürlüğüne verildi. Genel müdürlük Postada Kullanılan Değerli Kâğıtlar yönetmeliğinde posta pullarıyle ilgili yıllık emisyon programlarının nasıl hazırlanacağını, pullara basılacak resimlerin nasıl sağlanacağını, pulların basımlarıyle ilgili kuralları, pulların teşkilâta dağıtımını, piyasaya çıkarılış zamanını satışta kalma ve geçerlik sürelerini belirtti. Aynı genel müdürlük 5584 Sayılı kn. md. 20′ye göre resmî daire ve kuruluşlarda, anma törenlerinde, bir yardım ve hizmet karşılığı görülen işlerde kullanılmak üzere üç ayrı türden pul çıkarmakla görevlendirildi. Bu pulların baskı sayısı, abonelerin ihtiyacı, serbest satış durumu, satısta kalma süreleri hesaplanarak 300 000 -600 000 arasında tespit edildi. PTT idaresinin üyesi bulunduğu Dünya Posta birliğinin (UPU) Dünya Posta sözleşmesinde ve tüzüğünün 7., 105., 173. ve 174. maddelerinde de posta pullarıyle ilgili hükümler vardır.
Yardım pulları, postada kullanılan fakat geliri ilgili derneklere giden, çeşitli tarihlerde çıkarılan pullardır.
Başlıcaları: muhacirun ianesi pulları (1890); Müdafaai Milliye cemiyeti pulları (1915); Osmanlı Donanma cemiyeti pulları (1918); Kızılay şefkat pullan (1910); Türk Hava kurumu pulları (1926); Çocuk Esirgeme kurumu şefkat pulları (1928).
— Süs. santl. Zanaatçıların en çok beğendiği pul, karet kaplumbağalarının kabuklarından elde edilir. Bu kabuklar, siyah renkli ve sarı veya açık kahverengi beneklidir. Pul elde etmek için kabuk ilkin kaynar suda yumuşatılır; ardından da bakır kalıplara dökülür. Pul yapımında, XIX. yy.ın ortasından beri, yüksek basınçta birbirine eklenen yumuşatılmış parçalar da kullanılmaktadır.
Eskiler hayvan kabuklarını ve kabuklardan elde edilen pulları çeşitli işlerde kullanırlardı. Meselâ lir’lerin. gövdesi içi boş bir kabuktu, Vergilius, Ovidius ve Juvânal üzeri hayvan kabuğu pullarıyle süslenmiş döşeme eşyasından söz ederler. Bu usulün Uzakdoğu’da da bilindiği Avrupa’da XV. yy.dan itibaren portekiz denizcilerinin tanıklıkları dolayısıyle öğrenildi. Bundan sonra da Rönesans döneminin ince marangozluğu artık tümüyle bu usulü benimsedi ve . tahtadan yapılmış döşeme eşyası, 1670′e doğru, pul veya (kalay ve bakır gibi) yumuşak bir madenden yapılmış gömme süslerle donatılmağa başlandı. Bu süsleme tarzı XVIII, yysın sonuna kadar (Jacob, Montigny, Levvaseur gibi) en ünlü ince marangozlar tarafından kullanıldı. Fransa’da İkinci imparatorluk döneminde aynı süsleme tarzı yeniden geçerli kılınmak istendi ama pulları meydana getiren ana maddelerin zamanla pulun biçiminin değişmesine yol açması ahşap üzerine yapılan süslemelerde artık bu maddenin kullanılmaması sonucunu doğurmuştu. Bundan dolayı da, Madagaskar’dan, Seychelles adalarından veya Venezüella’dan gelen kabukların kullanım alanı daraldı ve bu kabuklar yalnız küçük yüzeyler halinde, tütün takımı, fırça sapı, pudra kutusu kapağı, tarak ve yelpaze,yapımında kullanılmağa başlandı.
— Terz. Pullar, yuvarlak, dört köşe, uzun, sivri uçlu, düz, üzeri hafifçe kabarık, tek renkli veya ortası göz göz delik olabilir ve tek sıra halinde, bir desen meydana getirecek biçimde veya bir boncuğun çevresine işlenir.
— Zool. Zooloji bilginleri derideki yassı uzantıların her çeşidine pul adını verirler. Pullar çok değişik yapıda olduğu için daima homolog organlar olmayabilir. Balıkların pulları altderiden oluşan küçücük plaklardır; bunların oluşumunda üst derinin payı genellikle pek önemsizdir. Pulların yapısı türlere göre çok değişiktir. Köpekbalıklarında pullar plakoid şeklinde, yani diş yapısında ve biçimindedir. Mersin balıklarında pullar ganoyittir; yani üzerleri parlak bir mine ile kaplıdır. Kemikli balıklarda pullar ince ve esnek, kenarları ya dişli (taraksı pullar) veya değirmidir (değirmi pullar). Ayrıca balıkların pulları birbirinden bağımsız ve kiremit düzeninde dizilidir; bunların tedricî büyümelerine bakılarak balıkların yaşı tahmin edilebilir. Sürüngenlerde pullar balıklarınkinden çok farklıdır. Bunlarda pullar üstderiden oluşur ve kiremit düzeninde değildir; derinin üzerinde yüzeysel bir tabaka halinde yer alır ve zamanla birbirine bitişip kaynaşarak bir bütün olur.
Bunların hepsi birden bir çeşit kılıf meydana getirir. Hayvan büyüyebilmek için bu kılıfı zaman zaman atmak zorundadır (deri değiştirme). Kertenkelelerle yılanlarda pullar çok basittir. Timsahlarla kaplumbağalarda pulların altında ayrıca altderiden oluşan kemik plakalar bulunur. Böylece tam bir dış iskelet halini alan pullar kamlumbağalarda esas iskeletle birleşerek bağayı meydana getirir. Sürüngenlerinkine tıpatıp benzeyen pullara kuşların bacaklarında rastlanır ve bu iki sınıfın ortak bir soydan geldiğini gösterir. Bazı memelilerde (pangolin, tatu) görülen bağalar da tıpkı timsahlarınkini andırır. Kelebeklere verilen pulkanatlılar adı, kanatlarını ince bir toz tabakası gibi örten mikroskopik pullardan dolayı verilmiştir. Bir kısım kelebeklerin madenî ebrulu, kadifemsi, yanardöner güzelim renkleri kanat pulları üzerine düşen ışığın yansıma ve enterferasyonlarından ileri gelir.
♦ Sıf. Pula benzeyen, pulu andıran. | İnce bir tabaka halinde olan. || Pul şişe, yeşil camdan yapılan çok ince çeperli şişe.
— Jeol. Pul kaya, yaprak yaprak ayrılan taşların genel adı. Eşanl. ŞiST.
♦ Pul pul blş. sıf. Pullar, küçük parçalar halinde. (LM)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUİSEUX (Victor)
Tarih 13 Haziran 2009
PUİSEUX (Victor), fransız astronomu ve matematikçisi (Argenteuil 1820 – Frontenay, Jura 1883). Rennes (1841) ve Besançon (1846) Fen fakültesi matematik profesörü oldu. 1855′te Paris rasathanesi müdür yardımcılığına, 1857′den Sonra Sorbonne’da astronomi kürsüsüne getirildi. Çalışmalarının çoğu gök mekaniğiyle ilgiliyse de, Puiseux, karmaşık değişkenli cebirsel fonksiyonlar teorisinin gerçek kurucusudur (1850). — Oğlu pıerre (Paris 1855 – Frontenay, Jura 1928), Sorbonne’da öğretim görevlisi (1880) ve Paris rasathanesi astronomu oldu (1893); 1897′de Paris Fen fakültesi gökfiziği dersleri profesörlüğüne getirildi. Ayın hareketinin yüz yıllık ivmesini ve küçük gezegenleri inceledi, sapınç sabitini belirledi. Ay’ın fotoğraf atlası ve gökyüzünün fotoğraf haritasının hazırlanmasında büyük payı vardır. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUİSEUX (Victor) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUGNO (Stephan Baoul)
Tarih 13 Haziran 2009
PUGNO (Stephan Baoul), fransız piyanocusu, orgcusu ve bestecisi (Montrouge 1852 – Moskova 1914). Paris konservatuvarına devam etti ve birçok ödül kazandı. Saint-Eugene kapellasına 1871′de yönetici oldu; 1892 ile 1901 arasında Paris konservatuvarında armoni ve piyano dersleri verdi. 1893′te, kendini virtüöz piyanocu olarak kabul ettirdi ve Chopin konserleri, ayrıca E. Ysaye ile oda müziği konserleri düzenledi. Piyano parçaları, bir oratoryo (Lazarus’un Dirilişi, 1879), bir bale (Kelebekler), on iki kadar operet besteledi ve Nadia Boulanger ile birlikte G. D’Annunzio’nun La Citta Morta’sına (ölü Şehir) müzik yazdı. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUGNO (Stephan Baoul) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUGNANİ (Gaetano)
Tarih 13 Haziran 2009
PUGNANİ (Gaetano), italyan kemancısı ve bestecisi (Torino 1731 – ay.y. 1798). G. B. Somis’in öğrencisi, Torino Krallık kapellası kemancısı olduktan sonra V. L. Ciampi ile kontrapunto çalışmak üzere Roma’ya gitti. Torino’ya dönüşünde Krallık kapellasında birinci kemancı olarak işe başladı (1770) ve 1776′da orkestra genel yönetmeni, 1786′da askerî bando yönetmeni oldu. Keman virtüözü olarak Paris’e, Londra’ya (Krallık tiyatrosu, 1767, 1768) gitti, 1780′de ise öğrencisi Viotti ile birçok sanat merkezinde konserler verdi. Bestecilik alanında keman için sonat derlemeleri, duo’lar, üçlüler, beşliler ve senfoniler, bir keman konçertosu, bir orkestra süiti (Werther), bir oratoryo (Betuli Liberata), iki kantat ve sekiz opera yazdı (özellikle Nanetta e Lubino [Londra, 1769] ve Achille in Sciro [Torino, 1785]). Pugnani, kemanda tekniği sadece «ifade»nin bir aracı olarak göründü. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUGNANİ (Gaetano) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUECH (Denys)
Tarih 13 Haziran 2009
PUECH (Denys), fransız heykeltıraşı (Gavernaxv Aveyron 1854 – Paris 1942). 1884′te Roma ödülünü kazandı; 1921′den 1933′e kadar Medici villası müdürlüğünü yaptı. Resmî sanatın en gözde temsilcilerinden biriydi. Anıtlar, mezarlar ve büstler yaptı. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUECH (Denys) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUECH (Aime)
Tarih 13 Haziran 2009
PUECH (Aime), fransız helenisti (Saint-Andrede-Sangonis, Herault 1860 – Paris 1940). Pindaros’tan bir tercüme, Demosthenes’in Philippika ve Homeros’un ilyada’sı üstündeki incelemelerinden başka, edebiyatla ilgili birçok eser yazdı: Histoire de la Litterature Grecaue Chretienne (Hıristiyan Yunan Edebiyt Tarihi) [1928-1930] v.b. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUECH (Aime) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUCELLE (Jean)
Tarih 13 Haziran 2009
PUCELLE (Jean), XIV. yy .da yaşamış fransız minyatürcüsü. Paris’te önemli bir minyatür atelyesinin şefiydi; fransız minyatürüne, kıvrık dal çizgilerinden ve küçük boy insan figürlerinden meydana gelen bir süsleme biçimi getirdi. Bu süsleme biçimi, Breviaire de Belleville’de (Belleville Dua Kitabı) [1343'ten önce bitirildi], Robert Billyng’in incili’nde (1327) ve Livre d’Heures du Duc de Berry’de (Berry Dükünün Dua Kitabı) görülür. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCELLE (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUCCİTA (Vincenzo)
Tarih 13 Haziran 2009
PUCCİTA (Vincenzo), italyan bestecisi (Civitavecchia 1778 – Milano 1861). Napoli tarzı operanın temsilcisidir. Londra ve Paris operaları hesabına eserler yazdı, ünlü şarkıcı Catalini’ye eşlik etti. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCCİTA (Vincenzo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUCCİNİ (Giacomo)
Tarih 13 Haziran 2009
PUCCİNİ (Giacomo), italyan bestecisi (Luc-ca 1858 – Brüksel 1924). Müzikçi bir ailenin çocuğu. Lucea’da Müzik enstitüsünde okudu, daha sonra Milano konservatuvarına girdi. Le Villi (1884) ve Edgar (1889) adlı ilk operaları Milano’da başarıyle temsil edildi. Dünya çapında ün kazanan operaları: Manon Lescaut (Torino, 1896; Paris, 1900), librettosu Sardou’nun eserinden aktarılan La Tosça (Roma, 1900; Paris, 1903), Madame Butterfly (Milano, 1904), Altın Batı’nın Kızı (New York, 1910), La Rondine (Monte-Carlo, 1917), ayrıca il Tabarro, Suor Angelica, Gianni Schicchi (New York, 1918; Roma, 1919) adlı operalardan meydana gelen Le Trittico (Üçlü Eser). Turandot adlı son operası Alfano tarafından tamamlandı ve 1926′da Scala di Milano’da Toscanini’nin yönetiminde temsil edildi. Sayıları bir hayli tutan bu operaların yanı sıra Puccini, bir büyük missa, bir Capriccio sinfonico, orkestra için iki menuetto ve oda müziği besteledi. İtalyan reisino’sunun temsilcisi sayılan Puccini, tiyatronun bütün inceliklerini, halkı etkilemenin çeşitli yollarını çok iyi bilir ve zaman zaman aşırılığa kaçan duygulu bir dil kullanır. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCCİNİ (Giacomo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PUANT
Tarih 13 Haziran 2009
PUANT i. (lat. punda > fr. pointe). Koreografi. Ayak parmaklarının ucunda dikilen ve ne topuğu ne de ayağının hiç bir kısmı yere değmeden adımlar âtan kadın dansçını hareketi. || Puant zamanı, ayak parmağının ucunu yere değdirerek ayağın üst kısmını uzatma ve dizi germe şeklindeki dans hareketi. || Alçak puant veya sıkışık puant, ayağını uzatıp parmaklarını birbirlerine doğru sıkarak ayak bileğinin ön kısmını ileri çıkaran kadın dansçının duruşu. || Yarım puant, yere ayağın ön kısmını basarak, geri kalanını puanttaki gibi yere değdirmeden yukarıda tutmakla elde edilen duruş. || Yarım puant zamanı, vücut ağırlığını, yere basan parmaklara vererek ve ayak tabanı ile topuğu havaya kaldırarak elde edilen dans hareketi.
— ANSİKL. Koreografi. Puant’lar balede XIX. yy.ın başında ortaya çıktı. Bu akademik dansın Auguste Vestris devrinde eriştiği teknik gelişme, dans ayakkabısının gelişmesi sayesinde oldu. Dans ayakkabısı Direktuvar devrinde topuksuz bir sandal, sonunda da dans şosonu halini aldı. Puant üzerine ilk dikilenler 1809-1818 arasında Opera’da çalışan fransız Goslelin ile italyan Amalia Brugnoli’dir. Fakat romantik koreografinin sembolü haline selen puantı 1832′de Maria Taglioni Paris operasında La Sylphide balesinde ortaya attı. Balede erkekler hiç bir zaman puant yapmazlar. (L)
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUANT hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Forex ve Döviz Piyasaları
Tarih 13 Haziran 2009
Döviz piyasaları
Yatırım, hedging, spekülasyon amacıyla yapılan hareketlerin gerçekleştiği döviz piyasaları 24 saat açıktır. Açılış Sidney ve Tokyo’da olur, Hong Kong ve Singapur, Bahreyn ile sürer Avrupa piyasalarına geçer. Frankfurt, Zürih, Londra’dan New York, Chicago piyasalarına ve Los Angeles ve San Fransisco’ya devam eder. İşlem hacmi, dünya ticaret hacminin 50 katından fazladır. İşlemlerde ağırlık Amerikan doları ve Alman markı, Amerikan doları ve yen üzerindedir. Günlük işlem hacmi, milyar dolar temelinde en fazla İngiltere, ABD, Japonya, Singapur’dadır.
İşlemlerin çekirdeğinde aracı ticari bankalardır. Merkez bankaları kur ve faiz istikrarı sağlar. Bankalar doğrudan, Interbank ile, aracılar ve brokerlar ile, merkez bankaları ile, Hazine ile çalışırlar. Bankaların döviz piyasasındaki riskleri politik, transfer riskleri olarak sistematik olabilir. Riskler finansal da olabilir ve kur ve faiz riskleri şu pozisyonları içermektedir: spot, forward, swap, opsiyon. Ayrıca çalışanların riskleri de işlemleri etkiler: performans, zayıflık, hırs, eğitimsizlik, stres, yanlış anlamalar, dil sorunu, yazım hataları, takım uyumsuzluğu, headhunters, iletişim sistemleri.
Döviz piyasaları bir ülke parasının başka bir ülke parasıyla değişimi işlemleridir. Yabancı para ve mevduat hesaplarının değişimi olarak aktifler spot ve forward biçimlerinde para fonlarında dönüşür. Kullanılan ortam elektroniktir. Kur, bir para biriminin diğer para birimi karşısındaki fiyatıdır. Kotasyonları çift taraflıdır: alış-satış. Alış ve satış arasındaki farka spread denir. Bir para, baz döviz alınır ki, bu ABD dolarıdır. Kurlar, direkt veya dolaylı olarak gösterilir. Yurtiçi piyasalarda, yerli para içermeyen gösterimler çapraz kur, uluslararası piyasalarda ABD dolarını içermeyen kurlar çapraz kur olarak tanımlanır.
Türkiye’de para piyasaları [değiştir]
Türkiye’de modern para ve döviz piyasaları 24 Ocak 1980 Kararları ile harekete geçmiştir. Bu tarihten önce ithal ikameci, korumacı sistem vardı. Devletçe belirlenen sabit kur sistemi, karaborsa ve yastıkaltı sektörlerine yol açıyordu. 24 Ocak Kararlarıyla ABD doları 47.70′ten 70.00 liraya yükseltilerek devalüasyon yapıldı. Esnek ve günlük kur sistemine geçildi, fiyatlar serbestçe piyasada belirmeye başladı. TPKKK 29 aralık 1983′te kaldırıldı, kredi ve mevduat faizleri serbest bırakıldı. 30 temmuz 1981′de SPK kabul edildi. Döviz girişi her tür yoldan serbestleştirildi. 1989′da altın piyasası kuruldu.
Türkiye’de döviz işlemleri Serbest piyasada, TCMB denetimindeki döviz ve efektif piyasasında, bankalararası piyasasında olmak üzere üç piyasada gerçekleştirilmektedir. Serbest piyasada işlemler efektiftir. Merkez bankası piyasasında ise, Merkez Bankası, bankalararası döviz hareketlerini yönetiyor, kaynakları etkin olarak kullandırıyor, Türk lirasının yabancı paralar karşısındaki değerini ayarlıyor. Döviz işlemleri en yoğun olarak bankalararası piyasada gerçekleşmektedir.
Para piyasaları
Finansal piyasalar, işlem gören ürünlerin vadesine göre para piyasaları ve sermaye piyasaları olarak ikiye ayrılmaktadır. Para piyasalarında işlem 1 yıldan kısa, sermaye piyasalarında bir yıldan uzundur. Para piyasalarında kısa vadeli likidite açığı olanla fazlası olan karşılaşır. Likidite fazlası olan faiz talep eder, açığı olan faiz öder. Mekana göre yurtiçi ve yurtdışı olarak ikiye ayrılan para piyasalarında işlemler ulusal parayla sınırlıysa yurtiçi (Interbank), uluslararası paralarla yapılanı yurtdışı piyasadır (Euromarket).
Örgütlü, kurumsal, profesyonel, kredibilitesi yüksek, ürün standardı olan bir piyasadır. Para piyasalarında müşteriler, bankalar aracılığıyla karşı karşıya gelirler. Döviz piyasalarına, alım satım, fonlar, repolar, mevduatlara bankalar aracılık eder. Bankalar müşterilerle, diğer bankalarla, finansal aracılar ve brokerlarla, merkez bankalarıyla ve Hazine ile çalışırlarken kar amacı ve kendi pozisyonlarını hedef alma gayesiyle hareket ederler.
Bankalar para piyasası risklerine karşı hedging (koruma) yöntemi uygular. Bunun için forward, futures, opsiyon yöntemleri kullanırlar. Para piyasası fon transferleri ile piyasanın likidite sorununu çözer. En önemli aktörü olan bankalar topladıkları mevduat fonlarını işletmelere kredi olarak verir, hükümetlere Hazine Bonosu adıyla kısa vadeli borçlanma araçları satın alarak fon aktarırlar. Fonların fiyatı olan faiz oranı, vade, para birimi, kredibilite, enflasyon, arz ve talep tarafından belirlenir.Faiz oranları dalgalanmaları, bankaların açık ve kapalı pozisyonlarını, fiyat riskini belirler. Piyasalarda her gün belirli bir zamanda bir Interbank Oranı belirlenir. Mesela Londra’da LIBOR olan bu oran piyasadaki referans bankaların her gün saat 11′de diğer bankalara 1 ile 12 ay arasındaki sürelerde borç vermeye razı oldukları oranı gösterir. Faiz oranları yanında faiz periyotları belirlenmektedir.İşlem süreleri, günlerin fiili sayılarıyla veya bütün ayları 30 gün kabul etmekle yapılır. Takvim yılının hesaplanması da ya yılın 365 gün olarak kabul edilmesi (sterlin, belçika frangı, singapur doları) yahut yılın 360 gün olarak kabulüyle (diğer paralar) olur.
Para piyasası işlem türleri unsecuritised ve securitised olarak iki türdür. Unsecuritised işleme over teh counter denir ve doğrudandır. Securitised’de ise ikincil piyasa olabilir. Banka kredileri sabit veya fixed term loans ve periyodik veya roll over credits olarak ikiye ayrılır. Tasarrufçuların banka işlemleri de call money, day to day money, fixed term deposits, fiduciary deposits diye farklı türlere ayrılmaktadır. İkincil para piyasası enstrümanları hazine bonoları, mevduat sertifikaları, banka kabulleri, finansman bonoları, euro commercial paper, repo’dur.
Türkiye para piyasaları Türk lirası ve sermaye piyasası işlemlerini gerçekleştirir. Para piyasası da organize ve organize olmayan olarak ikiye ayrılır. Organize piyasalar Interbank, devlet iç borçlanma senetleri piyasası, TCMB repo ve tersrepo işlemleri piyasası, İMKB tahvil ve bono piyasası, borsa para piyasası’dır. Organize olmayan piyasalar Bankalararası Serbest para piyasası, bankalararası repo piyasası, bankalararası tahvil ve bono piyasası’dır.
Bankalararası Döviz Piyasası
1990′dan beri çalışan piyasada bankalar, kurumlar ve özel finans kurumları işlem yapar. Bankalar, birbirleriyle ve sadece line’ı olan bankalarla sadece line limitleriyle iş yapar. Bu iş için teminat talep etmezler. Reuters’de, bir Amerikan Doları için alış satış kotasyonları ilan edilir. Bu kotasyonlar ancak 1.000.000 ABD Doları için geçerlidir. Fiyat, pazarlıklıdır.
Merkez Bankası bu piyasaya müdahale edebilmektedir. Piyasanın 10′da açılmasını takiben kotasyonları izler, eğer kotasyonlar tolere edilebilen seviyeyi aşarsa müdahaleye başlar. Merkez Bankası Döviz ve Efektif Piyasaları Müdürlüğü,en yüksek dolar alış kuru veren bankalardan başlayarak telefonla, minimum işlem limiti olan 1.000.000 dolarlık satışlar yapar ve satışlar hedeflenen fiyata kadar devam eder. Bankalar, aldıkları dolar karşılığı TL’yi EFT sistemi kapanıncaya kadar Merkez Bankası’na yatırır. Bankalar, TL yükümlülüğünü karşılayamazsa cezai işlem yapılır. Döviz Interbankında Londra kaynaklı işlemlerde büyük bankalarla Türk bankaları brokerlar aracılığıyla işlem yapmaktadırlar.
Döviz
Döviz, dar anlamda (çek, poliçe gibi) yabancı parayı temsil eden belgeler. Türkçede yabancı ülkelerin paralarına döviz denmektedir. Herhangi bir ülkenin parasının, başka bir ülkenin (veya ülkelerin) parasına dönüştürülmesiyle ilgili işlemlere de döviz işlemi veya kambiyo işlemi denir. Döviz kelimesi dilimize Fransızca’daki deviseden geçmiştir. Genel olarak döviz dendiğinde milletlerarası ödemelerde kullanılan ödeme araçlarının tamamı ifade edilir.
Ekonomik açıdan bakıldığında döviz, iktisadi anlamda bir mal niteliğindedir. Döviz borsaları bazı özel nitelikleri olan piyasalardır. Kısaca belirtmek gerekirse, New York, Londra, Tokyo, Frankfurt, Zürich ve Paris en büyük döviz borsaları arasında bulunmaktadır. Ancak, döviz piyasalarını belirli bir yer veya mekanla sınırlı piyasalar olarak düşünmek doğru değildir.
Döviz borsaları, muayyen coğrafi bölgelerde faaliyet gösterseler de, çeşitli elektronik haberleşme araçlarıyla birbirleriyle sürekli olarak ilişki içinde bulunurlar. Denilebilir ki, günün her saatinde dünyadaki döviz piyasalarından herhangi birisi açık bulunur. Mesela ABD’in batısında yer alan San Fransisco’da borsalar kapandığında Uzak Doğuda Tokyo, Hong Kong ve Singapur borsaları, ayrıca bu borsalardaki çok uluslu Amerikan ve Avrupa bankalarının şubeleri yeni açılmışlardır. Uzak Doğu borsaları kapandığında ise Orta Doğunun mali piyasaları ve merkezleri iki saatten beri çalışmakta olup Avrupa borsaları mesaiye yeni başlamaktadır. Avrupa ile ortak çalışma saatleri sırasında New York borsasında faaliyet hacmi yoğunlaşmaktadır. Londra bankaları coğrafi konumları dolayısıyla, günlük çalışma süresi içinde öteki Avrupa piyasaları ve Kuzey Amerika dahil olmak üzere, Uzak Doğu ve Orta Doğu piyasalarıyla işlem yapabilmektedirler.
Milletlerarası döviz borsaları 24 saat sürekli olarak çalıştıkları için döviz fiyatları (kurları) sürekli olarak değişirler. Döviz bir iktisadi mal gibi işleme tabi tutulduğundan, dövizin bir arz ve talebi ve dolayısıyla da bir fiyatı vardır. Döviz fiyatlarına döviz kuru (exchange rate) denmektedir.
Döviz kurları genellikle bir birim döviz başına (veya bununla değiştirilebilen) milli para miktarı olarak tanımlanır. Döviz kurları 1 birim milli paranın karşılığı olan döviz miktarı olarak da tanımlanabilir. Bu şekilde düşünüldüğünde kurlar 1 USD = 1,35 TL veya 1 TL = 0,74 USD olarak ifade edilebilir. Bu iki sistem birbirinin tersidir. Birincisinde dövizin, milli para cinsinden değeri ifade ediliyor; buna direkt-kotasyon sistemi deniyor. İkincisinde ise milli paranın dış değeri, yani döviz cinsinden fiyatı gösteriliyor; buna da indirekt kotasyon sistemi deniyor.
Milletlerarası borsalarda döviz kurları ABD dolarıyla milli paralar arasındaki değişim oranı şeklinde ifade edilince, ABD doları dışında iki para arasındaki değişim oranı bunların dolar cinsinden fiyatlarına göre dolaylı olarak hesaplanabilir. Mesela, 1 USD = 1,35 TL ve 1 USD = 0,83 EUR ise; 1 EUR = 1,63 TL olur. Bu şekilde dolar dışındaki paralar arasında hesaplanan kurlara çapraz kur (cross-rate) denilmektedir. Yani iki para arasındaki dolaylı değişim oranına çapraz kur adı verilir.
Yabancı paraların çapraz kurları arasında da bir uyum vardır. Çapraz kurlar arasındaki uyum bozulur, yani dövizin ucuz olduğu yerden satın alınıp pahalı olduğu yerde satılması işleri ortaya çıkabilir. Bu farklardan yararlanarak kazanç sağlanması işlemine arbitraj denir. Geniş anlamda döviz ticareti; döviz bazında mevduat bulundurmayı, döviz piyasaları arasındaki kur farkından kar elde etmeyi (döviz arbitrajı), zaman içindeki kur değişmelerinden kar elde etmeyi (döviz spekülasyonu) de kapsamına almaktadır.
Döviz piyasaları vadeli piyasa (forward market) ve vadesiz piyasa (spot market) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Vadesiz piyasalarda döviz işlemleri herhangi bir işgününde o günün döviz kuru üzerinden yapılmaktadır. Vadeli piyasalarda ise tarafların sözleşme ile tesbit ettikleri gelecekteki bir gün ve döviz kuru üzerinden (vadeli döviz kuru) döviz alım ve satımının taahhüt edilmesi şeklinde yapılmaktadır.
Vaktiyle altın para sisteminin yürürlükte olduğu yıllarda ülke paraları, bulundurdukları veya temsil ettikleri altın miktarına göre birbirleriyle mübadele edilirlerdi. Mesela Türk lirası 2 gr altını, dolar 6 gram altını temsil ediyorsa, 1 dolar = 3 TL olarak belirlenirdi. Böylece belirlenmiş olan kurların değişmeleri de mümkün olmazdı. Altın para sisteminin çok önemli bir üstünlüğü olarak nitelenen bu husus, daha sonra kâğıt para sistemine geçirilmesiyle birlikte geçerliliğini kaybetti. Döviz kurları sabit veya esnek olarak belirlenebilmesinin fayda ve mahzurlarını esas alan tartışmalar iktisat literatüründeki canlılığını hala korumaktadır.
II. Dünya Savaşı sonlarından 1973 başlarına kadar dünyada geçerli olan ve Bretton Woods Sistemi diye bilinen para sistemi bir sabit kur sistemiydi. 1973 başlarından itibaren Batılı ülkeler esnek veya değişken kur sistemini benimsemişlerdir. Ne var ki, Avrupa Topluluğu ülkeleri gibi bazı sanayileşmiş ülkeler paralarını sabit kurlardan birbirine bağlayarak bir para sahası oluşturmuşlardır. Belirtmek gerekir ki, günümüzde tam bir esnek kur sistemi hemen hemen hiçbir ülkede uygulanmamaktadır. Hemen hemen her ülke döviz kurlarının nisbi de olsa istikrarlı oluşunu özlemektedir. İstikrar arayışları ise döviz piyasalarına müdahaleyi zorunlu kılmaktadır.
Türkiye’de 1929 yılına kadar Lozan Antlaşmasında yer alan hükümler dolayısıyla döviz piyasalarına fazla bir müdahalede bulunulamamıştır.
Lozan Antlaşmasının koyduğu sınırlamaların sona ermesiyle birlikte, 20 Şubat 1930 tarihinde çıkartılan 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu ile döviz işlemlerini düzenleme yetkisi Maliye Bakanlığına verilmiş ve yoğun bir şekilde döviz kontrolu uygulanmaya başlanmıştır.
Özellikle 1983′ten sonra Türk Lirasına konvertibilite sağlamak yönünde getirilen bazı düzenlemelerle 1567 sayılı kanunun uygulamaları yerine geniş ölçüde bir serbesti ortamı getirilmiştir. Sabit döviz kuru sistemi fiilen terk edilmiş ve kurların önce kısa aralıklarla, sonraları Merkez Bankasınca her gün belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Hükümet 1989′da aldığı bir kararla banka ve yetkili kurumlara 3000 dolar veya eşdeğer döviz satabilme hakkı verildi. Mart 1990′da 32 sayılı karar olarak bilinen Türk Parasını Koruma Hakkındaki Karar’da yapılan değişiklikle, Türkiye’de yerleşik kişilere sınırsız döviz bulundurma ve transfer etme gibi haklar tanındı (1993).
Para piyasalarında spot işlemler:
Para ve döviz piyasaları, dünya coğrafyasının zaman dilimine göre yapıldığından işlemlerde işlem tarihiyle teslim tarihi (valör) farklıdır. Döviz ticareti fiziki değil, muhabir hesaplar üzerinden olur. Teslimatlar işlem gününden iki gün sonradır. Örneğin, Amerika’dan getirteceğim bir mal için x dolara ihtiyacım var. Bankamı arar, kuru sorarım. Banka, alış ve satış rakamı verir. Bu fiyatlar bankanın yabancı parayı alış ve satış rakamlarıdır. Banka, iki işgünü sonra x doları kredi eder, yani çekme izni verir, hesabımdan satış rakamı olan YTL’yi düşer.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Merkez Bankası, banknot ihraç eden, hükümetin para ve kredi politikasını yürüten, veznedarlık görevini üstlenmis ve devletin iktisadi ve mali danışmanlığını yapan bağımsız bir ekonomik kurumdur. Kağıt para (banknot) basma tekelini elinde bulundurur ve bu yetkiye istinaden bağımız olarak para politikasını belirler. Ayrıca Hazine Müsteşarlığı’na bağlı olan Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nce basılan madeni paraların tedavülü de Merkez Bankası’nca sağlanmaktadır. Merkez Bankası Elektronik Fon Transferi EFT, Elektronik Menkul Kıymet Transferi EMKT sistemlerinin Türkiye’deki sahibi olup[2], Tüm Dünya Bankalararası Mali İletişim Topluluğu’in (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication – SWIFT) Türkiye ayağını yürütmektedir[3]. Banka büyük Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS) olarak adlandırılan büyük bir veri tabanına sahiptir. Bu veri tabanındaki bilgiler İngilizce ve Türkçe olarak kullanıcıların hizmetine açılmıştır.
Vikipedi, özgür ansiklopedi
13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Forex ve Döviz Piyasaları hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PSİCHARİS (Janis)
Tarih 12 Haziran 2009
PSİCHARİS (Janis), yunanlı yazar ve filolog (Odessa 1854-Paris 1929). Paris’e yerleşti, orada, Doğu Dilleri okulunda modern yunanca profesörü oldu ve yeni yunan filolojisiyle ilgili fransızca eserler yayımladı: Essais de Grammaire Historique Neo-Grecque (Yeni Yunanca Tarihi Gramer incelemeleri) [1886-1889]; Etudes de Philologie Neo-Grecque (Yeni Yunan Filolojisi İncelemeleri) [1892]. Yazdığı çeşitli yunanca eserlerle,
(başlıcaları: Yolculuğum, 1888; Yanniri’nin Rüyası, 1897; Yalnızlıkta Hayat ve Aşk, 1904; Çınarın Gölgesinde, 1911) konuşulan «halk» dilinin nesirde kullanılmasını sağlayarak, yunan edebiyat akımı üstünde derin bir etki yaptı. (LM)
12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PSİCHARİS (Janis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PSİCHARİ (Ernest)
Tarih 12 Haziran 2009
PSİCHARİ (Ernest), fransız subayı ve yazarı (Paris 1883-Saint-Vincent-Rossignol’da düşman tarafından öldürüldü, Virton yakınları, Belçika 1914), Jean Psichari’nin oğlu. Felsefe öğrenimi yaptı. Ch. Peguy ile tanıştı, onun etkisiyle idealizme daha fazla güç kazandıran bir yol bulmağa çalıştı. Ruhî bir bunalım geçirdi, sonra bir sömürge birliğine katıldı (1903) ve Lenfant heyetiyle Kongo’ya gitti (1906). Moritanya’da uzun süre kaldı (1906-1912).
Başlıca eserleri: Appel des Armes (Silâhların Çağrısı) [1913]; Voyage du Centurion (Takımın Yolculuğu) [1916'da yayımladı]. Psichari çevresindekileri eserlerinden çok kişiliğiyle etkilemiştir. (L)
12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PSİCHARİ (Ernest) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PSAMMOCARCİNUS
Tarih 12 Haziran 2009
PSAMMOCARCİNUS i. Kabuğu Paris dolaylarında eyosen kum tabakalarında bulunan yengeç. (L)
12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PSAMMOCARCİNUS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRUNİERES (Henry)
Tarih 12 Haziran 2009
PRUNİERES (Henry), fr ansız müzik bilgini (Paris 1886-Nanterre 1942). Romain Rolland’ın öğrencisidir. 1919′da Revue Musicale adlı müzik dergisini kurdu, ayrıca bu derginin faaliyetlerinden biri olan Vieux-Colombier konserlerini düzenledi (1921). 1930′da Lully’nin eserlerini yayımlamağa başladı, fakat ölümüyle bu büyük hamle yarıda kaldı. Eserleri arasında Lulli (1909), La Vie et l’Oeuvre de Claudio Monteverdi (Claudio Monteverdi’nin Hayatı ve Eserleri) [1927], Cavalli et l’Opera Venitien au XVII. (XVII. yy.da Cavalli ve Venedik Operası) [1931] sayılabilir. Ayrıca Nouvelle Historie de la Musique (Yeni Müzik Tarihi) [1934-1936] adlı 2 ciltlik bir eseri vardır. (L)
12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRUNİERES (Henry) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRUNİER (Leon)
Tarih 12 Haziran 2009
PRUNİER (Leon), fransız eczacısı (Arras 1841-Paris 1906). Paris Yüksek Eczacılık okulunda profesörlük yaptı (1879); ilâç olarak kullanılan kimyasal maddeler üstünde birçok inceleme yazdı. Traite sur les Medicaments Chimiques et leurs Essais (Kimyasal İlâçlar ve Denemeleri üstüne İnceleme) adlı bir kitabı vardır. (L)
12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRUNİER (Leon) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRUD’HON (Pierre Paul)
Tarih 11 Haziran 2009
PRUD’HON (Pierre Paul), fransız ressamı (Cluny 1758-Paris 1823). Bir taş yontucusunun onuncu oğlu, Dijon’da okudu, Paris’te sanatını geliştirmek imkânını elde etti. 1784′te Bourgogne eyaletleri Roma ödülünü kazandı. 1785′te Roma’y»i yerleşti. İtalya’da, özellikle Raffaello, Vinci ve Correggio’nun eserlerini inceledi. 1789′da Fransa’ya döndü, gravür ve süslemeler yaptı; özellikle Josephine de Beauharnais’nin konağında, Saint-Cloud sarayının bir tavanında (Gerçeğin Yeryüzüne İnişi), Lcuvre’da (Çalışmanın Yol Gösterdiği Deha) çalıştı. Çok sayıda portre, alegorik ve mitolojik konulu tablolar (Psykhe’nin Kaçırılışı, Diana’nın Jüpiter’e Yakarışı, Suçu Kovalayan Adalet ve İntikam) yaptı, 1817 Salonu’nda, Astyanaks’ın Kaderine Ağlayan Anâromakhe adlı tablosunu sergiledi. Prud’hon’un maviye çalan kâğıt üzerine füzen ve tebeşirle yaptığı desenler, yağlıboya resimlerinden daha çok dayanmıştır. Constance Mayer’in portresi (Louvre’daki desen bölümü) şaheserlerindendir; çıplak’larının çoğundaki şehvetli güzellik, Ingres’i ve Chasseriau’yu haber verir. Prud’hon, romantizmin öncülerinden sayılır. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRUD’HON (Pierre Paul) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROVENCE Tarih
Tarih 11 Haziran 2009
PROVENCE Tarih
Phokaia’lılar M. ö. VI. yy.da Massaliaryı (Marsilya) kurdukları sırada Ligürler de Rhöne’un doğusunda Akdeniz kıyısına yerleştiler; Massalia gerek doğrudan doğruya, gerek ticaret acenteleri aracılığıyle yerliler arasında yunan asıllı bir tarım (bağcılık, zeytinlikler) ve sanayiyi (çanak çömlek yapımı) yaydı. Keltler, Ligürlerle karıştılar (M.ö. IV.-III. yy.). Galya’da bir koalisyon kurulması (125-121), Romalıları ülkeyi işgal etmeğe teşvik etti (salyen kalesi Entromont’un yıkılması; Aix’in kurulması 122); bu işgalin hedefi, İspanya’ya geçişi kolaylaştırmaktı (via Domitia’nın inşası). İlk Alp ötesi eyalet (Provincia Romana) meydana geldi ve bölgeye adını verdi:
Provence. Sonradan Narbonnensis (Narbonne’un kurulması, 118) adını alan bu eyalete Tötonların yenilmesinden (Aix, 102) ve barışın sağlanmasından (90-83) sonra tüccarlar ve şövalyeler akın etti. Marsilya’ya boyun eğdirilmesinden sonra (49) Sezar emekli askerlerini Arles, Bezieıs ve Frejus’e yerleştirdi; Augustus da, Orange, Vienne, Avignon v.b. kolonilerini kurarak eyaletin yasasını tespit etti. Alp kesimi (Alp e s-M arıt ime s) imparatorun yetkisi altına verildi; bölgenin geri kalan kısmı senato eyaleti haline getirildi ve bir vali ile bir meclis (her ikisi de Narbonne’da [Narbonnensis]) tarafından yönetilmeğe başlandı. İlk barbar akınlarından sonra (M.S. 250′ye doğr.) Narbonnensis ikiye bölündü; Rhöne’un doğusundaki kısım (Alpes Maritimes buraya bağlıydı) Viennoise adını aldı (293-305). Yeni barbar akınları önce Viennoise’ın doğusunda ikinci bir Narbonnensis kurulmasını (381), sonra Galyalar valisinin Treves’den Arles’e çekilmesini gerektirdi. Arles, Batı imparatorluğunun devamı boyunca (395-476), Vizigotlara direndi. Batı Roma imparatorluğu yıkılınca bölgenin güneyini Vizigotlar, kuzeyini ise Burgondlar işgal ettiler. Vizigotların Vouills’de bozguna uğramasından (507) sonra yerlerini Ostrogotlar aldı; sonra Franklar Provence’ı krallıklarına kattılar (536). Bourgogne krallığına bağlanan Provence, muhtariyetini bir ölçüde korudu; ama Araplar Septimania bölgesini işgal edince (VIII. yy.) Charles Mart el Arapların tarafını tutan Provence’lılara boyun eğdirdi (736-739). Martel’in birliklerinin yakıp yıktığı Provence, Karolenjler zamanında büyük ölçüde geriledi. Verdun antlaşmasıyle (843) Lothar’a geçen eyalette, oğlu Kari ilk Provence krallığını (855-363) kurdu. Mirasçılar arasındaki on beş yıl süren mücadeleden sonra Kel Charles’ın kayınbiraderi Boson, Bourgogne ve Provence kralı seçildi (879); Boson’un ölümünden sonra birçok defa el değiştiren eyalette, 947′de Bourgogne-Provence krallığı kuruldu. Buranın hükümdarı Konrad, Arles, Apt ve Avignon’da üç kontluk kurarak yönetimi elinde topladı. Bu sayede Boson’un oğlu Guillaume, derebeylere hâkimiyetini kabul ettirerek, kıyıya yerleşmiş olan Arapları ülkeden çıkardı; şehirlerde ticaretin yeniden başlaması sayesinde burjuvazi gelişmeğe başladı. Bourgogne Provence krallığı imparatora geçene kadar (1032) Guillaume’un sülâlesi iktidarı elinde tuttu. Toprakların kadın vârisler elinde bölünmesini önlemek için 1112′de Gevaudan’lı Beauce ile evlenen Barcelona kontu Ramon Berenguer III ve Toulouse kontu Alphonse Jourdain 1125′te Provence’ı bölüştüler. Berenguer III, Rhöne, Durance, Alpler ve deniz arasında kalan toprakları (kontluk), Alphonse Jourdain ise Rhöne’un batısındaki kısmı (markilik) aldı. Baux derebeyleri (Baux savaşları, 1142-1162), Forcalquier kontları ve Toulouse kontlarıyle çatışan katalonyalı Provence kontları, din adamlarının desteğini sağladılar; savaşı kazanınca evlilik yoluyle Forcalquier kontluğunu ele geçirdiler (1196). Kontların Toulon’da ve Balear adalarında müslümanlarla savaştıkları sırada, doğu ticaretiyle zenginleşen burjuvalar birçok hürriyet elde ettiler. Tutumları kont Ramon Berenguer IV’ü (1209-1245) kontluğu yeniden teşkilâtlandırmağa şevketti. Berenguer IV, Provence’ı «baillie»liklere (adalet görevlisi) böldü; kendinden öncekilerin siyasetinden vaz geçti ve Fransa ile ilişki kurdu (1235′e doğr). ölümü üzerine yerine damadı Anjou’lu Charles geçti (1246-1285); sık sık yurt dışına çıkmak zorunda kalan Charles, Provence’ta katalan asıllı bir senechal tarafından yönetilen gerçek bir merkezî hükümet kurdu; senechal’e bir kurul yardım ediyordu; Charles iki yeni «baillie» kurdu ve Baux derebeylerinin desteklediği bir komün isyanından yararlanarak konsüllüklerin yerine «viguerie»leri (hâkim) getirdi (1251-1262). Ramon Berenguer IV-ün ustaca maliye siyasetiyle biriken bütçe fazlası, Charles I’in İtalya’da, özellikle Napoli’de (1266) bir ittifak ve fetih siyasetine girişmesine imkân verdi. Ama Sicilya katliamı (1282) ertesinde, Napoli Deniz savaşında Charles I’in bozguna uğramasından sonra, oğlu Charles II’nin (1285-1309) fidyesini ödemek için ilk Provence meclisleri toplandı (1286) ve vergi işleri düzenlendi. Provence’ın zenginliği, Sicilya’nın ve Akka’-yı müslümanların almasından (1291) sonra doğu ticaretinin kaybedilmesinden, Ara-gon’a karşı savaştan ve korsanlardan büyük zarar gördü. ülke o tarihte halkının üçte ikiye yakınını kaybetti. Kraliçe Jeanne I, Anjou’lunun (1343 – 1382) siyaseti, şirketlerin (1357-1358), Aragon çetelerinin (1361) ve fransız çetelerinin (1365-1369) akınları durumu daha da ağırlaştırdı. Jeanne I’in evlat edindiği (1380) Anjou’lu Louis I’in (1383-1384) ölümünden sonra dul karısı, Nice, Puget-Theniers, Lantosque vadisi ve Barcelonette’i Savoia’ya bıraktı. Vârisleri Louis II (1384-1417) ve Louis III (1417-1434), Napoli’yi yeniden ele geçirmek için giriştikleri seferler yüzünden hazineyi boşalttılar. Rene (1434-1450) Napoli’yi kesinlikle kaybetti ve barış yeniden sağlanınca Provence’ın iktisadî kalkınmasına katkıda bulundu. Yerine geçen yeğeni Maine’li Charles (öl. 1480) ölürken Provence’ı Fransa kralı Louis XI’e miras bıraktı. Fransa kralı bir barış ve birliği sağlama siyaseti güttü. Fransız-lspanyol savaşları sırasında François I’in isviçreli ve alman birlikleri, Provence’a («Valdo’culuğu» ve Luther’ciliği soktular (1545). Aix parlamentosu sapkınlığa savaş açtı ve «valdo’cular» ezildi (1545). Din savaşı sırasında katolikler «Ligue» (birlik) adı altında birleşirken Protestanlar krala ve «siyasetçilere» yanaştılar (1584). Ligue başkanı Cassaubc (1591-1596), Marsilya’da zorbalığını sürdürürken vali, Provence’ın ortasına ve güneyine hâkimdi. Aix parlamentosu, Henri IV’ün mezhep değiştirmesinden sonra tanıdı (1594). Her üç yılda bir toplanan meclisler vergi kanunları çıkarmada çekimser davrandığından, 1639′dan sonra toplanmağa çağrılmadılar; yerlerini kralın iktidarını destekleyen bir komünler genel meclisi aldı; bu mecliste Aix konsülleri, Provence’ın savunucusuydu. Bir dilekçe meclisi kurulması ve üyelerine parlamento başkanı ve danışmanı olma imkânı tanınması (1647) soyluların isyanına yol açtı; isyanı Mazarin’in Provence valiliğine tayin ettiği Merceur dükü bastırdı (1652-1653). Marsilya’ya boyun eğdirilme-sinden sonra (mart 1660), Provence’ı kraliyet idaresi yönetti.
XVIII. yy.da kral birliklerinin avusturyalı istilâcıları püskürttükleri (1707-1746) ve vebanın Provence’ı kırıp geçirdiği (1720) sırada, Provence’lı korsanlar bir yağma hareketine giriştiler. Paris parlamentosu gibi Aix parlamentosu da Jansenius’çuluk lehine mücadele etti ve civzitlerin suçlanarak sürgün edilmesinde önemli rol oynadı (1764). Maupeou tarafından kaldırılan (1771) Aix parlamentosu yeniden toplandıktan sonra (1775) siyasetle ancak ikinci derecede rol oynadı, imtiyazlılar 1770′ten itibaren Provence meclislerinin toplanmasını istediler; ama komünlerin genel meclislerine çoğunluk vermeyi ve vergilerde yeni bir dağılım yapmayı kabul etmediler. Bunun üzerine halk imtiyazlılara karşı şiddet hareketlerine girişince, imtiyazlılar muafiyetlerinden hemen vazgeçtiler. 1789 Etats generaux seçimlerinde seçilen iki Provence’lı-nın devrimin yönetiminde kesin etkisi oldu. Aix ve Marsilya’da Mirabeau; Paris’te, Sieyes. Provence üç idare bölgesine bölündü (26 şubat-4 mart 1790): Bouches-du-Rhöne, Var ve Basses-Alpes idare bölgeleri: bu bölünmeyle Provence’ın son siyasî imtiyazları da ortadan kalktı.
— Leng. Provence dili teriminin dilbilimde iki kullanımı vardır: geniş anlamıyle oc dili lehçeleri bütününü ve özellikle eski provence dilini veya trubadurların dilini, dar anlamıyle de bugün Eski Provence, Nice kontluğu, Venaissin kontluğu, Dauphine’nin güneyi ve Nîmes ile Uzes idare çevrelerini kapsayan topraklar üzerinde konuşulan dili belirtir. Şüphesiz bu iki anlamlılık biraz rahatsız edicidir; bazı dilbilimciler, provence dili teriminin geniş anlamını belirtmek için Oc’tan türeyen Oksitan kelimesini kullandılar; ama bu kelime de iki anlamlıdır, çünkü günümüzde oc dili lehçelerinin tümü için ortak bir dil kurmak isteyen ve trubadurların imlâsını kullanan bir grup modern yazar (özellikle languedoc lehçesiyle yazanlar) tarafından Özel bir anlamda ele alınır.
Dar anlamıyle provence dilinin en azından dört değişik biçimi vardır: Rhöne’un her iki kıyısında konuşulan rhâne lehçesi; Martigues ve Marsilya’dan Cannes’a ve Apt’tan Draguignan’a kadar uzanan kıyı lehçesi; nice lehçesi ve Forcalquer ile Castellane ve Sisteron ile Allos arasında oknuşulan gap lehçesi; buna Yukarı Alpler’de konuşulan alp provence lehçesi de eklenebilir; bir geçiş lehçesi sayılan bu lehçe, fransız-provence lehçesi özellikleri kapsayan gap lehçesinin değişik bir biçimidir. Bü lehçelerin her birinin değişik biçimleri vardır: lehçesel parçalanma çok yaygındır ama farklar yalnız fonetikte görülür; lehçelerin kelime hazinesi, morfolojisi ve sözdizimi ortaktır; yalnız, nice lehçesinin bu konuda ayrıcalık gösterdiği söylenebilir; çünkü 3388′de Provence’ın geri kalan bölümüyle bağlarını koparan ve bu yüzden özel bir evrim geçirerek birçok eski biçimi muhafaza eden bu lehçe, kendine has bir görünüm kazanmıştır. Bu lehçelerden rhâne lehçesi, Mistral ve çömezleri (Felibrige okulundan şairler) sayesinde edebiyat dili oldu ve çok zengin bir edebiyatın ifade aracı haline geldi. Mistral, Aubanel, Roumanille,
J. d’Arbaud, V. Bernard’ın eserleri milletlerarası bir üne ulaştı. Provence dili, Mistral’den önce de sürekli ve çoğunlukla başarılı olarak yazılmıştı; XVI. yy.da Bellaud de la Bellaudiere, XVII. ve XVIII. yy.da Brueys, Zerbin, T. Gros, J.de Cabanes, XIX. yy.da marsilyalı şarkı yazarı Victor Gelu tarafından işlendi. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROVENCE Tarih hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROUVE (Victor)
Tarih 11 Haziran 2009
PROUVE (Victor), fransız ressamı, gravürcüsü, heykeltıraşı ve dekoratörü (Nancy 1858-Setif 1943). Nancy’de Güzel Sanatlar okulunda okudu. Daha sonra burslu olarak ficole Nationale SupSrieure des Beaüxarts’a devam etti. 1901′e kadar Paris’te yaşadı. Gençliğinde, Emile Gaile hesabına çalışıyordu. Onun yerine, Nancy okulunun yöneticiliğine seçildi. Bu okulun anlayışına uygun taslaklar hazırladı ve portre resminden ciltçiliğe, gömme süs işlerine, bronz süslemelere, mücevherciliğe kadar birçok alanda çeşitli tekniklerden yararlandı. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUVE (Victor) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROUVE (Jean)
Tarih 11 Haziran 2009
PROUVE (Jean), fransız mimarı (Nancy 1901), Victor Prouve’nin oğlu. 1923′te kendi hesabına bir atelye açarak iç ve dış parmaklıklar, mağaza kepenkleri, madenî mobilya ve doğrama işleri yaptı. Le Corbusier ve Mallet-Stevens’in dikkatini çekti; Beaudouin ve Lods ile çalıştı (Clichy halkevi, Buc Hava kulübü, Fransa’da katlanmış çelik saçtan ilk perde duvar örneği). 1944′te Nancy belediye başkanı, sonra Danışma kurulu üyesi seçildi. Yenilikten yana olan mimarlara yardım etti: Paris’te İnşaat federasyonu binası (1949), Lille Enternasyonal fuarı binası (1950-1951), Eordeaux İtfaiyeciler kışlası (1951) v.b. özellikle Meudon’da evler yaptı (1950), standartlaştırmaya başvurmak ve hafif alaşımlar kullanmak suretiyle yapı işlerinin sanayileştirilmesinde büyük rol oynadı. Nancy’deki evi (1954), üslûbunun en belirgin yanını ortaya koyar: ana iskelet, katlanmış saçtan yapılmış açık bir kesonlar sisteminden kurulmuştur; yanları, zemine oturan beton döşeme taşlarına gömülü profillere uygun şekilde yapılmıştır; katlanmış saçtan bir kiriş, alüminyum kasalardan meydana gelen çatıyı taşır, örtü, çelik strüktürlü ahşap panolarla sağlanmıştır. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUVE (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROUVOST (Jean)
Tarih 11 Haziran 2009
PROUVOST (Jean), fransız işadamı (Roubaix 1885). Roubaix’de yün ticaretiyle uğraşan nüfuzlu bir ailenin çocuğuydu. Paris -Midi ve Paris-Soir gazetelerini satın aldı; 1932-1938 arasında bu iki gazetenin genel yöneticiliğini yaptı. Paris Soir’ın tirajını 1936′da iki milyona yükseltti. Haftalık Match ve kadın dergisi Marie-Claire’i de satın aldı. 1940′ta istihbarat bakanlığında bulundu. İkinci Dünya savaşı sonunda, günlük Figaro’nun Yayım Derneği Yönetim kurulu üyesi, Prouvost İplik fabrikası ve Roubaix Yün mağazası yöneticisi oldu. Haftalık Paris-Match’ı, sonra Tele 7 Jours adlı dergileri kurdu. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUVOST (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROUST (Marcel)
Tarih 11 Haziran 2009
PROUST (Marcel), fransız yazarı (Paris 1871-ay-y. 1922), profesör Adrien Proust ile Jeanne WeiFin oğlu. Sağlığının bozuk olmasına ve astma nöbetlerine rağmen, Marcel Proust, Condorcet lisesinde parlak bir öğrenim yaptı. Dört-beş yıl, görünüşte boş bir hayat sürdü: ama gerçekte, yazacağı eserler için malzeme topluyordu.
1896′da, taslak ve denemelerinden meydana getirdiği bir derleme yayımladı: Les Plaisirs et les Jours (Zevkler ve Günler). İlerde yazacağı büyük romanın başlıca temalarını taşıyan bu eserden sonra uzun bir otobiyografik roman tasarladı: Jean Santeuil; bu eser ancak, ölümünden sonra, 1952′de yayımlandı. Ruskin’den yaptığı tercümeler (La Bible d’Amiens [Amiens İncili], 1904; Sesame et les Lys [Susam ve Zambaklar], 1906) kendi üslûbunu bulmasına yardımcı oldu. Gerçeği istiarelerle süslemeyi ve en önemli yeri estetik unsurlara vermeyi Ruskin’den öğrenmişti.
Geçmiş Zaman Peşinde’yi (A la Recherche du Temps Perdu) 1905-1910 arasında yazmağa başladı. 1906′dan sonra toplumdan uzak kaldı, vaktini çoğunlukla yatakta, nefes darlığını giderici buğular arasında belirsiz bir hayalet gibi çalışarak geçirdi. 1911′e doğru kitabına bir yayımcı bulmağa kalktı. Zengin bir amatör yazar olarak tanındığı için bir cildin (Swann’ların Semtinden [Du Göte de Chez Swann], 1913) yayım masrafını ödemek zorunda kaldı. Bu sırada Birinci Dünya savaşının patlak vermesiyle kitabın yayımı ertelendi. Nouvelle Revue Française’in yayımcıları 1918′de ikinci cildi çıkardılar: A l’Ombre des Jeunes Filles en Fleurs (Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde); eser 1919′da Goncourt ödülünü kazandı.
Proust, birden bütün dünyada tanındı, fakat yakında öleceğini hissediyordu, bu yüzden eserlerini bitilmek için bütün gücüyle çalıştı, ilhamın ve derin düşüncenin ancak yalnızlıkla mümkün olduğuna inanarak, son ilişkilerini de kesti; böylece Le Cöte de Guermantes (Guermantes’ların Semtinden) [1920] ve Sodome et Gomorrhe (1922) adlı romanlarını yayımladı, öldüğünde eseri tamamlanmıştı ve son ciltleri de yayımlanabildi: La Prisonniere (Mahpus Kadın) [1923]; Albertine Disparue (Kayıp Albertine) [1925]; Le Temps Retrouve (Kavuşulan Zaman) [1927]. Ayrıca, Pastiches et Melanges (Nazireler ve Derlemeler) [1919], Chronigues (Kronikler) [1927], Contre Sainte Beuve (Sainte-Beuve’e Karşı) [1954] adlı uzun bir deneme ve mektupları yayımlandı. XIX. yy.ın romanı için Balzac neyse, XX. yy.ın romanı için de Proust odur. Romanın yalnız tekniğini değil, özünü de yenilemiştir. Balzac’ın bütün ilgisi, dikkati dış dünyaya dönüktü. Proust ise, gözlemlenen olaylardan çok, olaylara bakış tarzı üstünde durdu. Bu bakımdan da, tersine bir «koper-nik devrimi» yapmış sayılır. Bu devrim, insan zihnini tekrar dünyanın merkezine yerleştiren, romanı da, insan zihninde yansıyan, dolayısıyle de biçim değiştiren bir evreni anlatmakla görevlendiren bir devrimdir. Bir hasır iskemleden, çirkin bir kadından şaheser yaratan ressam gibi Proust da yaşlı bir aşçı kadını, sıradan insanları, bir taşra evini alır ve bu basit biçimlerin ötesinde, iyice bakıldığı zaman, dünyanın sırrını bulabileceğimizi söyler. Nedir bu sır? Kendi akışı içinde hayat kaybolmuş bir zamandır; zamana gerçekten kavuşmamız, zamanı bu akıştan kurtarmamız, onu ancak sonsuzlaştırmakla olabilir; sanat, insanoğluna her şeyden önce bu sonsuzluğu sağlar. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUST (Marcel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROUST (Joseph Louis)
Tarih 11 Haziran 2009
PROUST (Joseph Louis), fransız kimyageri (Angers 1754-1826). Bir eczacının oğluydu. Rouele’in öğrencisi oldu. Paris’te Salpetriere hastahanesi başeczacılığına getirildi. İdrar, fosforik asit ve şap üstüne incelemeler yaptı, balonlarda seyreltik havanın yerine hidrojenin kullanılması üstünde çalıştı, ayrıca Pilâtre de Rozier ile işbirliği yaparak bir balonla uçmayı başardı (1874). İspanya’ya gitti, Segovia Topçu okulunda kimya öğretmeni oldu, Madrid’de kral Carlos IV’ün laboratuvarını yönetti; bu sırada üzümden şeker elde etti. 1806′da Fransa’ya döndü. Kıta ablukası sırasında Napolyon ona bir şeker fabrikası kurması için önemli bir para teklif etti, fakat Proust bu teklifi kabul etmedi. Kimyasal analizin kurucularından olan Proust, kaynağı ne olursa olsun, suyun bileşiminin değişmediğini ispat ederek, 1806′da, kendi adını taşıyan belli oranlar kanunu’nu ortaya koydu. Berthollet ile bu konuda giriştiği uzun bir tartışmada (1801-1808), kimyasal türlerin bileşiminin mutlak şekilde değişmez olduğu ilkesini savundu ve sonunda düşüncesini kabul ettirdi. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUST (Joseph Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROUST (Antonin)
Tarih 11 Haziran 2009
PROUST (Antonin), fransız siyaset adamı (Niort 1832-Paris 1905). Gazetecilik yaptı, Semaine Üniverselleri kurdu (1864), Gambetta’nın sekreteri oldu ve Paris’e sığman halkın yönetimiyle görevli içişleri bakanlığına getirildi (eylül 1870-şubat 1871). Cumhuriyetçi birlik milletvekili seçildi (1876 -1893), güzel sanatlar bakanlığına getirildi (1881-1882). 1892′de adı Panama olayına karıştı, mahkemeye verildi, 1893′te beraat etti.
Başlıca eserleri: Le Prince de Bismarck, sa Correspondance (Prens Bismarck ve Mektupları) [1876], L’Art Français 1789 1889 (1789-1889 Arasında Fransız Sanatı) [1890], L’Art Sous la Republique (Cumhuriyet Devrinde Sanat) [1891], (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUST (Antonin) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROUST (Adrien)
Tarih 11 Haziran 2009
PROUST (Adrien). fransız hekimi (İlliers 1834-Paris 1903). Sağlık bilgisi profesörlüğü yaptı (1885)
Başlıca eserleri: De l’Aphasie (Afazi üstüne) [1872], Essai sur l’Hygiene Internationale, Ses Applications Contre la Peşte, la Fievre Jaune et le Cholera Asiatique (Milletlerarası Sağlık Tedbirleri ve Bunların Veba, Sarı Humma ve Asya Kolerasına Uygulanması üstüne Deneme) [1873], Le Cholera (Kolera) [1883] (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUST (Adrien) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROUDHON (Pierre Joseph)
Tarih 11 Haziran 2009
PROUDHON (Pierre Joseph), fransız sosyalisti (Besançon 1809-Paris 1865). Orta halli bir ailenin çocuğuydu, öğrenimini yarıda bırakarak, bir basımevinde musahhih olarak çalışmağa başladı. 1831-1832′de Fransa’yı dolaştı. Basımcı olarak Besançon’a yerleşti;
Fourier taraftarlarıyle tanıştı (1846). Sonra Paris’te yerleşti (1838) ve gazeteciliğe başladı. Geniş, fakat karmakarışık bir kültür edindi. Sosyalist çevrelerle tanıştı ve bu arada Kari Marx ile dost oldu. Fakat az sonra Marx’a cephe aldı. İlk eseri olan Mülkiyet Nedir? (Qu’est que la Propriete?) [1840] ile tanındı, fakat bu eserde geçen «Mülkiyet hırsızlıktır» cümlesi düşüncesini özetlemekten uzaktı. Daha sonra yayımladığı Theorie de la Propriete (Mülkiyet Teorisi) [1865] adlı eserinde «ortak düzenin kendiliğinden ürünü» olan modern mülkiyetin «görünüşte hukuk mantığına ve sağduyuya aykırı olarak ortaya çıktığını, fakat bunun hürriyetin zaferi, iktidara karşı çıkabilecek en büyük devrimci güç diye alınabileceğini» ileri sürdü. Daha önce Le Peuple (Halk) gazetesinde «Biz herkes için mülkiyet istiyoruz» diye yazmıştı. Gerçekte Proudhon anarşiye yatkın bir bireyciydi. «Anarşi bugünkü toplumların, hiyerarşik ilkel toplumların varoluş şartıdır». Toplumsal adaletsizlikten derinden derine etkilenen yazar, çözümü kapitalist çıkarların («yabancı hukuku») «Mübadale bankası»nın karşılıksız kredisi sayesinde ortadan kaldırılmasında görüyordu. Ona göre bu sistem, iskontoyu, yani sermaye faizini ortadan kaldıracaktı.
Haziran 1848′de Proudhon, Kurucu meclise milletvekili seçildi; 1849′da Halk bankasını kurdu. Bu banka, ona göre, karşılıksız kredinin mümkün olduğunu ispat edecekti. Nazarî sisteme aykırı düşmekle beraber (Halk bankasının sermayesi vardı, Mübadele bankasının ise sermayesi olmayacaktı; yüzde 2 faiz alıyor ve bu faizi yüzde 0,25′e düşürmeyi tasarlıyordu; oysa Mübadele bankası karşılıksız kredi verecekti), bu kurum çalışamadı: ödenmiş sermayesi hiç bir zaman 18 000 frangı geçmedi. Geleceğin Napoleon III’üne karşı yayımladığı iki makaleden ötürü üç yıl hapse mahkûm oluşu, Proudhon’un, uğradığı başarısızlığın iyice bilincine varmasını sağladı. Genç bir işçi kızla evlendi, iktisadî meseleleri geçici olarak bir yana bırakarak, sosyal ve siyasî meseleleri incelemeye yöneldi. Çeşitli kişisel (hastalık) ve ailevî (kızlarının ölümü) engellerden sonra, De la Justice dans la Revolution et dans l’Eglise (Devrimde ve Kilisede Adalet) [1858] adlı eserini yayımladı, yeniden üç yıl hapse mahkûm oldu; Brüksel’e sığındı.
Paris’e dönünce (1862), merkeziyetçiliğe karşı koyan Du Principe Federatif (Federasyon İlkesi üstüne) [1863] adlı eserini yayımladı. Çalışmaktan çökmüş olarak üç yıl sonra öldü. Saint-Simon’cuların, Fourier’nin («çağımızın en büyük yutturmacısı»), Louis Blanc’ın («zırva formüllerle işçileri zehirledi»), Kari Marx’ın («sosyalizmin tenyası») ve komünizmin («Nuh’tan kalma saçmalık») şiddetli tenkitçisi olan Proudhon, işçi ve aydın çevrelerinde büyük bir etki yarattı. Buna karşılık, Marx, Systeme des Contradic-tions £conomiques ou la Philosophie de la Misere’e (iktisadî Çelişkiler Sistemi veya Sefaletin Felsefesi) [1846] cevap olarak yazdığı Felsefenin Sejaleti’nde (Misere de la Philosophie) Proudhon’u şiddetle tenkit etti ve onu bir «küçük burjuva» olarak gösterdi. Proudhon’un sistemi, iktisadî ve sosyal planda iştirakçi, siyasî alanda federalistti. Bu sonuca ulaşmanın yolu, otorite ilkesinin yerine, sözleşme kavramını getirmektir; ona göre sözleşme, «eşit ve hür varlıkların benimseyebileceği tek ahlâkî ilişkidir». Büyük sınaî üretim üniteleri, işçilerin kendi aralarında kuracakları üretim kooperatifi veya millî atelye niteliğinde olmayan ortaklıklar haline gelecektir; üreticiler kendi aralarında maliyet fiyatı üzerinden serbestçe mal ve hizmet mübadele edeceklerdir: faizin (kredi bedava olacağı için) ve kârın ortadan kaldırılması, sınıfları birbiriyle kaynaştıracaktır («burjuva sınıfıyle proletaryayı orta sınıfta, geliriyle geçinen sınıfla, ücretiyle geçinen sınıfı da tam anlamıyle ne geliri, ne ücreti olan, fakat icat ve teşebbüs eden, değerlendiren, üreten, mübadele eden sınıf içinde eritmek»), öbür eserleri: Organisati-on du Credit et de la Circulatîon (Kredinin ve Para Tedavülünün Düzenlenmesi) [1848], Solution du Probleme Social (Sosyal Problemin Çözümü) [1848], Les Confessions d’un Revolutionaire (Bir Devrimcinin itirafları) [1849], L’İdee Generale de la Revolution au XlXe Siecle (XIX. yy.da Genel Devrim Fikri) [1851], La Guerre et la Paix (Savaş ve Barış) [1861], De la Capacite Politique des Classes Ouvrieres (İşçi Sınıfının Siyasî Yeteneği) [1865]. Yazışmaları (Correspondance) Sainte-Beuve tarafından yayımlandı. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUDHON (Pierre Joseph) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROTAİN (Jean Constantin)
Tarih 11 Haziran 2009
PROTAİN (Jean Constantin), fransız mimarı (Paris 1769 – 1837). Mısır Seferi Bilim ve Sanat komisyonuna katıldı (1798). Kahire enstitüsüne üye oldu ve Kieber’in öldürülmesi sırasında yaralandı. 1806′da Opera Süsleme atelyesi müdürlüğüne getirildi, sonra Versailles İmparatorluk binaları kontrolörü oldu. (L)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROTAİN (Jean Constantin) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROST (Henri)
Tarih 11 Haziran 2009
PROST (Henri), fransız şehircilik uzmanı ve mimarı (Paris 1874-1959). 1910′da Anvers şehrinin yeniden düzenlenmesini öngören bir plan yaptı. Milletlerarası bir yarışmada birincilik alan bu plan, modern şehircilik tarihinin en önemli eseri sayılır. Prost, 1913-1923 arasında Fas’a gitti ve orada Meknes, Casablanca, Rabat, Fas, Marakeş şehirlerini kurdu. 1928′den sonra Paris’e yerleşti ve bu şehir için yeni biı plan hazırladı. Metz ve Cezayir şehirlerinin nâzım planı üstünde çalıştı. Prost, 1935′te karısı ile birlikte İstanbul’a geldi. Kaldığı 16 yıllık süre içinde İstanbul’un trafik ve ulaşımı, yiyecek maddeleri temini, kapalıçarşı ve pazarları, zanaatçılığı, sanayi ve ticareti, mülkiyetin dağılımı, çeşitli mahallelerinin gelişimi, arkeolojik zenginlikleri üstüne uzun araştırmalar düzenledi. Bu hazırlık çalışmaları iki yıl (1936-1937) sürdü ve bir programın genel hatlarının ortaya çıkmasına yol açtı (İstanbul’un nâzım planı, referans planı, arkeolojik parklar, bölge planları, Ayasofya’nın genel planı). Prost, 1951′de ayrılırken, İstanbul’un ana projesinden başka, birçok desen, 8 cilt tutan 500 kadar rapor ve not birikti. 1957′de Şehircilik komisyonuna başkanlık etmek üzere tekrar istanbul’a çağrıldı. Avrıca Bursa camilerinin rölövesini yaptı, (ML)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROST (Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
Prometheus’un Yaratıkları
Tarih 11 Haziran 2009
Prometheus’un Yaratıkları, Salvatore Vigano’nun librettosu üstüne yazılmış iki perdelik bale. Müzik: Beethoven; koreografi: Serge Lifar; dekorlar: François Quelvee. Serge Lifar’ın yeniden düzenlediği bale ilk defa 30 aralık 1929′da Paris operasında oynandı. Promotheus’un Yaratıklarım bale yapmayı ilk düşünen Salvatore Vigano, müziğini Beethoven’e ısmarlayarak balesini 28 mart 1801′de Viyana’da sahneye koydu. Prometheus gökyüzünden çaldığı ateşle kendi yaratıkları olan kadını ve erkeği canlandırır. Apollon bu yaratıklara zekâ ve duygu verir. Acı çekeceklerini ve öleceklerini bildiren ölüm’ün tuzağından Prometheus sayesinde kurtulurlar. Eserinin ilk metnine Küçük Prometheus adını koyan Vigano, Beethoven’in partisyonuna, Haydn’ın Yaratılış’ından da parçalar ekleyerek 1813′te Scala di Milano’da baleyi yeni bir biçimde sundu. (L)
PROMETİUM i. (fr. promethium). Kim. Eşanl. PROMETEYUM.
PROMETYUM i (fr. prometheum’dan). Kim. Bk. PROMETEYUM.
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Prometheus’un Yaratıkları hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PİRİNÇ
Tarih 11 Haziran 2009
PİRİNÇ i. (fars. piring’den). Bakır ve çinko alaşımı; sınaî bir alaşımda çinko oranı en fazla yüzde 46′dır.
Pirinç kaplama, bir parçanın yüzeyine, elektroliz yoluyle ince bir pirinç tabakası çökeltmeğe dayanan işlem.
• Bu işlemin sonucu.
— ANSiKL. Pirinç, en çok kullanılan bakır alaşımıdır. Tarihi M.ö. Vl.yy.’a kadar uzanır. Hattâ, daha çinkonun bile bilinmediği devirlerde bu alaşım, «sementasyon» denen usulle hazırlanıyordu: bakır kırıntıları, çinko oksit (çinko karbonat cevheri, kalamin) ve kömürle birlikte potada ısıtılıyor, oksidin indirgenmesiyle meydana gelen çinko bakır içine dağılıyor ve genellikle yüzde 20 çinkolu ergimiş alaşım elde ediliyordu. Pirinçlerin başlıca üstünlükleri şunlardır: çok çeşitli şekillerde işlenmesini sağlayan levha ve tel haline gelme özelliği; mekanik direnç; atmosferin aşındırıcı etkisine karşı dayanıklılık; ergime ve döküm kolaylığı ve özellikle, ucuz bir maden olan çinkonun katılması sebebiyle maliyet fiyatının düşük olması. Ayrıca bazı pirinçlerin parlaklığı ve rengi, bunların mücevhercilikte de kullanılmasını sağlar: çinkonun katılmasıyle pirincin rengi kırmızıdan pembeye, çinko oranı yüzde 30 ile 40′a çıkınca da sarıya döner.
Pirinç dökümcülüğünün en büyük özelliği, çinkonun çok kolay oksitlenerek beyaz çinko oksit dumanları yay maşıdır; bu yüzden, banyo yüzeyini titizlikle korumak gerekir. Bileşimine göre pirinçler soğukta veya sıcakta işlenir: çinko yüzdesi 10′dan düşük (a fazı) ve 38′den fazla olan pirinçler genellikle sıcakta işlenir; yüzde 10 ile 38 arasında çinko katılmış pirinçler ise soğukta şekil değiştirir (p* fazı).
• Âdi pirinçler. Bileşiminde yüzde 20′ye kadar çinko bulunan âdi pirinçler, mücevhercilik ve kuyumculukta, küçük dekoratif parçaların yapımında kullanılır (Paris bronzu, altın taklidi, tombak, krizokal). Çinko yüzdesi 28 ile 36 arasında olanlar dövülgen alaşımlardır; bunlardan en önemlisi, fişek kovanlarının veya lamba duylarının yapımında kullanılan çekme pirinci’dir (67-33). Çinko oranı yüzde 40 veya daha fazla olanlar talaş kaldırma pirinçleri3dir (60-40). O-tomatik takım tezgâhlarında kolayca işleyebilmek için bunlara genellikle yüzde 1 kurşun katılır.
• özel pirinçler. Mekanik direnci ve aşınmaya karşı, özellikle deniz aşındırmasına karşı dayanıklılığı arttırmak için pirinçlere, yüzde 1 ile 5 oranında kalay, alüminyum, demir, nikel, manganez gibi elementler katılır. Bu alaşımlar, «yüksek mukavemetli pirinçler»i meydana getirir ve bazen yanlışlıkla «yüksek mukavemetli bronzlar» diye de adlandırılır. Bu pirinçlerde, kırılma yükü 50 kg/mm2′ye, uzama ise yüzde 30′a ulaşır; halbuki âdı pirinçlerde aynı nitelikler 40 kg/mm2 ile yüzde 30′dur. Bunlar, özellikle işlenmiş parçalar şeklinde (kondansatör ve ısı değiştirici boruları) veya yüksek bir mekanik dirençle birlikte büyük bir sız-dırmazlık isteyen döküm parçaları şeklinde (vanalar, musluklar, basınçlı gaz ve sıvılar için karterler) kullanılır. Sınaî pirinçler üzerinde yapılabilen tek ısıl işlem tavlamadır.
♦ Sıf. Pirinç’ten yapılmış: Pirinç mangal. Pirinç kapı tokmağı. (İM)
11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİRİNÇ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PROD’HOMME (Jacques Gabriel)
Tarih 10 Haziran 2009
PROD’HOMME (Jacques Gabriel), fran-sız müzik bilgini ve tenkitçisi (Paris 1871 -Neuilly-sur-Seine 1956). Birçok gazete ve dergide görev aldı, 1930′dan 1940′a kadar Paris Operası kütüphanesini yönetti; Opera ve Konservatuvar müzesinin müdürü oldu.
Başlıca eserleri: Berlioz (3 cilt, 1904); Pa-ganini (1907); Gounod (1911); La Jeunesse de Beethoven (Beethoven’in Gençliği) [1921]; Beethoven, Mozart (1927); Schubert (1928); Gossec, Gluck (1948) v.b. (L)
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROD’HOMME (Jacques Gabriel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİVAS
Tarih 10 Haziran 2009
PRİVAS, Fransa’da Ardeche idare bögesinin merkezi; Paris’e 595 km uzaklıkta, Vivarais’de, Coiron kütlesinin kuzeyinde, Ouveze’in yukarısında; 9 207 nüf. Büyük bir Protestan merkezi olan şehir, 1629′da Louis XIII tarafından yıktırıldı ama yeniden kalkındı. ipek eğirme. Konfeksiyon. Madenî şilteler. Reçel ve kestane şekeri imalâtı. Bira fabrikası.
—İdare çevresi, 95 711 nüf. (L)
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİVAS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİSSE D’AVENNES (Emile)
Tarih 10 Haziran 2009
PRİSSE D’AVENNES (Emile), fransız bilgini, Eski Mısır medeniyeti uzmanı (Avesnes-sur-Helpe 1807-Paris 1879). Mısır ve Nübye’de yaptığı kazı ve geziler sonunda üzerinde Eski Krallık devrine ait bir ahlâk incelemesi yazılı olan ünlü papirüsü buldu. (L)
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİSSE D’AVENNES (Emile) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİOR (Matthew)
Tarih 10 Haziran 2009
PRİOR (Matthew), ingiliz şairi ve diplomatı (Wimborne MinSter, East Dorset 1664-Wimpole, Cambridgeshire 1721). Babası marangozdu, buna rağmen Cambridge üniversitesinde okuyabildi. Lord Dorset ve Charles Montagu’nun desteğiyle Hollanda elçiliğinde bir sekreterlik görevi elde etti (1690). Ryswick görüşmelerinde büyük rol oynadı. Sonra sırasıyle İrlanda işleri devlet bakanı, Paris elçiliği sekreteri oldu (1698). 1701′de parlamentoya girdi; gümrük işlerinde çalıştı (1711), Utrecht antlaşmasında tam yetkili temsilcilerdendi (1712). Kraliçe Anne ölünce Robert Walpole kendisini Saint George şövalyesiyle gizlice anlaşmaya girişmekle suçladı ve hapsettirdi. Prior sevimli ve nükteli bir şairdi;
başlıca eserleri: Dryden’in The Hind and the Panther (Dişi Geyik ve Pars) hikâyesine karşılık olarak yazdığı The Story of the Country Mouse and the City Mouse (Şehir Faresi ile Köy Faresinin Hikâyesi) [1687]; Hymn to the Sun (Güneş Âyini) [1644]; Carmen Saeculare (1700) ve açık saçık sayılabilecek masallar. (L)
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİOR (Matthew) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİNS (Pierre)
Tarih 10 Haziran 2009
PRİNS (Pierre), fransız ressamı (Paris 1838-ay.y. 1913). Corot’nun ve 1830 ustalarının etkisinde kaldı. Manet ile yakın dostluk kurduktan sonra izlenimciliğe yöneldi. Birçok yağlıboya ve pasteli, devlet koleksiyonlarında ve çeşitli avrupa müzelerindedir. (L)
10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİNS (Pierre) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİLLİEUX (Edouard Ernest)
Tarih 09 Haziran 2009
PRİLLİEUX (Edouard Ernest), fransız botanikçisi (Paris 1829-Mondoubleau, Loireet -Cher 1915). ficole Centrale’de fitotekni, Tarım enstitüsünde botanik okuttu, özellikle bitkilerin asalaklardan ileri gelen hastalıklarını inceledi. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİLLİEUX (Edouard Ernest) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİE
Tarih 09 Haziran 2009
PRİE (Jeanne Agnes berthelot de ple-neuf, — markizi), fransız soylu kadın (Paris 1698 – Courbepine, Normandiya 1727). Torino elçisi Prie markisiyle evlendi. Fransa’ya döndü (1719), Bourbon dükünün metresi oldu. Dük 1723′te başbakan olunca, Prie, Paris kardeşlerin kışkırtmasıyle, yönetimi fiilen eline geçirdi. Bakan, Le Blanc’ı ve Belleİsle kontunu zimmetlerine para geçirmekle suçlayarak Bastille’e kapattırdı, kralın kızı Marie Anne Victoıre’ı, kral Marie Leszczinska ile evlendirebilmek için İspanya’ya göndertti (nisan 1725). Tahıl fiyatları yükselince halkın gözünden, Fleury’ye ihanet ettiği için de Louıs XV ın gözünden düştü. Memleketi Coubepıne e sürüldü (mart 1726), orada intihar etti. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİMATİCE
Tarih 09 Haziran 2009
PRİMATİCE (Francesco PRiMATiCCO, il— denir), italyan ressamı, heykeltıraşı ve mimarı (Bologna 1504 veya 1505-Paris 1570). İ. da İmola’nın, Bagnacavallo’nun ve Mantova’daki Te sarayı çalışmalarında yardım ettiği Giulio Romano’nun öğrencisi. Fontainebleau şatosunu süslemek için François I tarafından Fransa’ya çağrıldı. Orada yalancı mermerden tavan ve çerçeveler, alegorik resimler yaptı. Balo salonu (veya Henri II galerisi) için yaptığı kompozisyonlar, onarımlar yüzünden büyük değişikliğe uğradı. Primatice’nin maniyerist üslûbu desenlerinde daha açıkça görülür (Saatlerin dansı, Frankfurt), François II’nin Kırallık binaları sorumlusu oldu (1559) ve bir çeşit sanat diktatörlüğü kurdu. 1540′ta İtalya’ya yaptığı bir geziden, çok sayıda eski heykel, büst, Trajanus sütununun, Laocoon ve Medici Venüsü’nün mulajlarıyle birlikte döndü. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİMATİCE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİCE (Julius Mendes)
Tarih 09 Haziran 2009
PRİCE (Julius Mendes), ingiliz gezgini (Londra-ay.y. 1924). Brüksel’de ve Paris’te Güzel Sanatlar okulunda öğrenim gördü. Sonra gazeteciliğe başladı, İllustrated London News’ta özel muhabirlik yaptı. 1884-1885′te Güney Afrika’daki Bechuanaland seferini gazeteci olarak izlemek için orduya yazıldı. Daha sonra Karadeniz, Sibirya’nın kuzey kutbu kıyıları ve Yenisey ırmağından geçerek Sibirya içlerine ulaşacak olan Nordenskjold yolunun keşfi için yapılan geziye katıldı. 1897′de Yunanlıların safında Türk-Yunan savaşına katıldı. 1900-1901′de Çin’e gitti. Rus-Japon savaşı sırasında (1904-1905) Daily Telegraph’ın savaş muhabirliğini yaptı. Birinci Dünya savaşı sırasında (1917) İtalyan hükümetinin resmî savaş muhabiriydi. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİCE (Julius Mendes) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PRİAMOS
Tarih 09 Haziran 2009
PRİAMOS. Yun. mit. Son Truva kralı, Laomedon’un oğlu ve vârisi. Herakles’in yıktığı Truva’yı yeniden kurdu ve Amazonlarla Frigyalılan yendi. Zenginliği dillere destandı. Aralarında Hekabe’nin de bulunduğu karılarından elli oğlu (başlıcaları Hektor, Paris, Helenos, Deiphobos) ve birçok kızı (Kassandra, Kreusa ve Polyksene v.b.) dünyaya geldi. Truva kuşatmasında Priamos çok yaşlı olduğu için çarpışamadı. Dindardı, Paris ve Helene’yi hoş görüyordu. Hektor’un ölümüne şahit oldu, gidip Akhilleus’tan cesedini istedi. Truva’nın alınışı sırasında Neoptolemos tarafından öldürüldü. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİAMOS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PREY (Claude)
Tarih 09 Haziran 2009
PREY (Claude), fransız bestecisi (Fleury-sur-Andelle 1925). Paris konservatuvarında Roland-Manuel, Olivier Messiaen, Darius Milhaud ve Jean Rivier yönetiminde çalıştı. Ses ve çalgı alanındaki kantatla oda operasında yer alan ses ve çalgı eserleri besteledi: Le Coeur Revelateur (Açıklayan Kalp) [1962]; Jonas; La Noirceur du Lait (Sütün Siyahlığı). [L]
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREY (Claude) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PREVOST-PARADOL (Lucien Anatole)
Tarih 09 Haziran 2009
PREVOST-PARADOL (Lucien Anatole), fransız siyaset adamı ve gazetecisi (Paris 1829 – Washington 1870). Aix fakültesinde profesörlük yaptı. Journal des Debats’nın, Courier du Dimanehe’m siyaset yazarı oldu. İğneliyici üslûbu ve fikir hürriyetini savunan yazıları sayesinde napolyon’cu rejime karşı olanlar arasında büyük ün kazandı. Napoleon III’ün düşmesinden az önce imparatorun safına geçti. A.B.D.’ye elçi olarak gitti (1870). imparatorun barışçı siyaseti konusunda teminat vermiş olduğu için, Prusya’ya savaş ilân edildiğini öğrenince intihar etti (temmuz).
Başlıca eserleri: Essais de Politique et de Litterature (Siyaset ve Edebiyat Denemeleri) [1859-1863], Etudes sur Les Moralistes Français (Fransız Ahlâkçıları üstüne inceleme) [1865], La France Nouvelle (Yeni Fransa) [1868]. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREVOST-PARADOL (Lucien Anatole) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|
PREVOST (Marcel)
Tarih 09 Haziran 2009
PREVOST (Marcel), fransız yazarı (Paris 18S2 – Vianne, Lot-et-Garonne 1941). Tütün fabrikalarında birkaç yıl mühendis olarak çalıştı, sonra istifa etti (1890). Daha önce yayımladığı üç roman (Le Scorpion Akrep], 1887; Chonchette [1888]; Mademoiselle Jauffre [1889]) natüralist romana karşı psikolojik romanı savunan eserlerdi. Sonra yazdığı başlıca romanları: Cousine Laura (1890); La Confessioh d’un Amant
Bir Âşığın İtirafları) [1891]; L’Automne dune Femme (Bir Kadının Sonbaharı) 1893];
Les Demi-Vierges (Sözde Kızlar) 1894); Nötre Compagne (Eşimiz) [1895];
jardin Secret (Gizli Bahçe) [1897]; L’Heureux Menage (Mutlu Çift) [1900]; Lettre de Femmes (Kadın Mektupları) [1892];
Nouveües Lettres de Femmes (Yeni Kadın Mektupları) [1894] ve Dernieres Lettres de Femmes (Son Kadın Mektupları) [1897]. Les Vierges Fortes’ta (Tombul Bakireler)
1900] feminizmi inceledi, Lettres â Françoise’da (Françoise’a Mektuplar) [1902] kadınlara dostça öğütlerde bulundu. Son romanlarında çağdaş töre meseleleriyle ilgilendi. (L)
09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREVOST (Marcel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|