RAGUİN (Eugene)

Tarih 19 Haziran 2009

RAGUİN (Eugene), fransız jeologu (Paris 1900). Paris Maden okulunda profesörlük yaptı, Jeoloji Harita dairesi müdürü ve Fransız Jeokimya derneğinin ilk başkanı oldu.

Başlıca eserleri: Geoiogie Âppliguee (Uygulamalı Jeoloji) [1934]; Geoiogie du Granite (Granitin Jeolojisi) 1946]. RAGUSA, İtalya’da şehir, Sicilya’da, il idare merkezi, irminio vadisine hâkim bir tepe üzerinde; 57 300 nüf. Şehir iki ayrı çekirdekten meydana gelir: daha eski olan Ragusa ibla’da XVIII. yy.dan kalma sa­raylar ve kiliseler vardır; daha aşağıda olan bu eski şehir, çok büyük bir merdivenle düzgün planlı modern şehre (XVIII. yy.-dan kalma katedral) bağlıdır. Ragusa önem­li bir tarım pazarıdır; petrol rafinerisi, — Ragusa ili, 247 200 nüf. özellikle tepeler­den meydana gelen şehir, Sicilya’nın gü­neydoğu kısmında, Akdeniz kıyısında uzanır. Kıyı ovası bağlar ve turunçgil bahçe­leriyle kaplıdır. İç kısımdaki tepelerde hayvancılık yapılır. Petrol yatakları işlet­mesi. (L)

19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGUİN (Eugene) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RAGUENET (rahip François)

Tarih 19 Haziran 2009

RAGUENET (rahip François), fransız mü­zik tenkitçisi (Rouen 1660-Paris 1722). Kar­dinal Bouillon’un Roma yolculuğuna katıl­dı (1698), italyan müziğine hayran kaldı. 1702′de Paris’e dönünce, Parallele des İtaliens et des Français en ce qui Regarde la Musique et les Operas (Müzik ve Opera Ba­kımından İtalyanlarla Fransızları Karşılaş­tırma) adlı bir kitap yayımladı; kitap, fran­sız müziğini tutanlar arasında büyük öfke uyandırdı. Raguenet Defense du «Parallele des İtaliens et des Français» («italyanlarla Fransızların Karşılaştırma» sının Savunma­sı) [1705] ile karşılık verdi. Böylece fran­sız müziğini tutanlarla italyan müziğini tu­tanlar arasında çatışmalar başlamış oldu. (L)

19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGUENET (rahip François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RAGNAR Lodbrok veya REGNARD Lodbrog

Tarih 19 Haziran 2009

RAGNAR Lodbrok veya REGNARD Lodbrog («Kürk donlu»), danimarkalı şef (IX. yy.). 845′te vikingleriyle birlikte yüz yirmi parça geminin başında Fransa’ya gitti, Sen nehrine girdi, Paris’i yakıp yıktı. Korsan­lıklarını İspanya ve İngiltere’de de sürdür­dü. (L)

19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAGNAR Lodbrok veya REGNARD Lodbrog hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RAİMOND VII

Tarih 19 Haziran 2009

RAİMOND VII (Beaucaire 1197-Millau 1249), Toulouse kontu (1222-1249). Raimond VI’nın oğlu ve halefi. Toulouse devletini yeniden kurmağa çalıştı. Amaury de Montfort’u son sığınağı olan Carcasson’dan kov­du (1224) ve Katar’lara yapılan zulme fiilen son verdi.

Din sapkınlığı yeniden arttığı i-çin papa Honorius VIII, tarafından afaroz edildi. Oysa Raimond VII papaya boyun eğmiş olduğunu bildirmişti. Papa bu olayın hemen ardından, Louis VIII’i papalık elçisi Romano di Sant’Angelo’nun hazırladığı ye­ni bir haçlı seferine sürükledi. Avignon kuşatıldı ve teslim oldu (haziran-eylül 1226); Languedoc krala boyun eğdiğini bil­dirdi. Toulouse bölgesi yakılıp yıkıldığı için Raimond VII, eyaletlerinin Akdeniz bö­lümü (Carcassonne, Beziers, Agde, Nîmes) ile Tanrr’ın güneyindeki Albigeois’yı Fransa kralına bırakmak zorunda kaldı. Ama Toulouse bölgesini, Rouergue’i, Quercy’yi ve Albigeois’nın bir kısmını muhafaza ediyor­du.
Ayrıca tek kızı Jeanne’ın Louis IX’un kardeşi Aîphonse de Poitiers ile evlenmesine de rıza gösteriyordu. Bu, Toulouse kontlu­ğunun kesinlikle krallık mülkü içine alın­masını hazırlayan bir olaydı (Meaux-Paris antlaşması 1229).

Louis IX ve Kilise, din sapkınlığıyle müca­dele etmek amacıyle, Raimond VII’yi, Toulouse üniversitesini kurmak (1229), Katar’ların kovuşturulmasını sağlayan ve toprak­ları üstünde dominiken engizisyoncuların ad­lî faaliyet göstermesine izin veren yasalar kabul etmek zorunda bıraktılar. Bunun üzerine papa Gregorius IX’dan Venaissin kontluğunun yeniden kurulması iznini alan (1234) Raimond VII, İngiltere kra­lı Henry III ile ittifak yaparak toprakla­rının Capet’ler tarafından yutulmasını ön­lemeğe çalıştı (1242). Henry III Narbonne’u geri aldı; ama İngilizlerin geri çekilmesin­den sonra Raimond VII boyun eğmek (ekim 1242) ve kontluğun bağımsızlığına fiilen son veren Lorris antlaşmasını imzalamak zorun­da kaldı (1243). [L]

19 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAİMOND VII hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RAFFY (Jean)

Tarih 18 Haziran 2009

RAFFY (Jean), Acem Raffy denir, iran asıllı fransız ressamı (Paris 1920). Kendi kendini yetiştirdi. Desenlerindeki kesinlik, renk ahengindeki incelik ve Doğu’yu andı­ran şiir havası (insanlarla bezenmiş köy ve­ya Paris manzaraları) sanatının başlıca özellikleridir.
Eserleri Paris Art Moderne müzesiyle Philadelphia müzesindedir. (L)

18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAFFY (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RAFFAELLİ (Jean François)

Tarih 18 Haziran 2009

RAFFAELLİ (Jean François), fransız res­samı (Paris 1850-ay.y. 1924). Başlangıçta kü­çük burjuvazinin gülünç yönlerini işledi (1870), sonra Paris ve banliyösünden peyzajlar çizdi (1879′dan itibaren). En tanınmış eseri Georges Clemenceau 1885′te, Paris’te Fernando Sirkinde bir Seçim Toplantısında (Versailles müzesi) adlı büyük portresidir. Tek renkle çalışması ve halka hitap etme­siyle, resimde natüralizmin temsilcisidir. (L)

18 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RAFFAELLİ (Jean François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RADİGUET (Raymond)

Tarih 17 Haziran 2009

RADİGUET (Raymond), fransız yazarı (Sa-int-Haur-des-Fosses 1903 – Paris 1923). ün­lü sanatçıların, tanınmış kimselerin devam ettiği «Boeuf sur le toit» kahvesinin gediklilerindendi.
Kübizmi benimseyen edebiyat çevrelerinde yetişmiş olmasına rağmen, Jean Cocteau’nun ve basımcı Bernard Grasset’nin desteğiyle yayımladığı ilk romanı içimizdeki Şeytan’da (La Diable au Corps) [1923] klasik ölçülere bağlı kaldı, ölümün­den sonra basılan ikinci romanı Le Bal du Comte d’Orgei’de. de (Orgel Kontunun Balosu) [1924] aynı temiz, duru üslûp, insan psikolojisinin ayrıntılarını incelemede aynı derin ve aydınlık tahlil gücü görülür. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RADİGUET (Raymond) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RACQUET

Tarih 17 Haziran 2009

RACQUET, XVII. yy.da Paris’te yaşamış orgcu ailesi:
— CHARLES (Paris 1590 – ay.y. 1644), Almanya’ya yolculuk yaptı ve devrin müzik alanındaki seçkin kişileriyle, özellik­le P. Mersenne ile dostluk kurdu. Birçok lavtacı ve bu arada Deniş Gaultier’yi ye­tiştirdi.
Mersenne’in kitabında yer alan ün­lü eserleri: Duo Biçiminde On iki Mezmur Ayet (1636) ve Org Üstünde Neler Yapıla­bileceğini Gösteren örnek Fantezi; —JEAN (Paris 1633-ay.y. 1689), öncekinin büyük oğlu. Babasının görevlerini devraldı ve Cite’deki Madeleine kilisesi ile Saint-Symphorien kilisesinin orgcusu oldu. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACQUET hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RACOVİTA (Emil)

Tarih 17 Haziran 2009

RACOVİTA (Emil), romanyalt biyoloji bil­gini (Yaş 1868-Bükreş 1947). Paris’te hukuk ve fen fakültelerinden mezun oldu.
Yirmi yıl Banyuls-sur-Mer’deki Arago laboratuvarında müdür yardımcılığı yaptı. E.A. Martel’in yazılarını okuduktan ve Mallorca ma­ğaralarının birindeki yer altı suyunda küçük kabuklu bir hayvan bulduktan sonra deniz bilim ve deniz favnası ile ilgili çalışmala­rından vaz geçerek 1904′ten itibaren mağara hayvanlarını incelemeğe başladı. Az sonra, o sıralarda mağaracıl kınkanatlıları incele­meğe başlayan Rene Jeannel ile birlikte ça­lıştı. 1907′de Biyospeleoloji Sorunları Üstüne Denemeler’i yayımladı.
Bu eserle biyos-peleoloji’nin temellerini attı. Mağaracıl can­lılarla ilgili ilk dergiyi Jeannel ile birlikte kurdu. Racovita, eşbacaklı kabukluların in­celenmesi alanında uzmanlaştı. Banyuls, mağara favnasının incelendiği milletlerarası bir merkez haline geldi. 1920′de Banyuls’tan ayrılarak anayurduna gitti ve Cluj’da ilk speleoloji enstitüsünü kurarak müdür yardımcılığını Jeannel’e verdi. Bu iki biyo­loji bilgini isviçreli P.A. Chappuis ile bir­leşerek Romanya ve Balkan yarımadasındaki mağaraları incelediler. Racovita, mağara­lardaki hayat şartlarını, bu şartların canlılar üzerindeki etkilerini, yer altında ya­şayan organizmaların evrim şekillerini, üre­melerini, yeryüzündeki dağılışını ve zoolo­jideki sistematik yerini belirleyen ilk bil­gindir. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACOVİTA (Emil) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RACİNE (Louis)

Tarih 17 Haziran 2009

RACİNE (Louis) [Paris 1692 - ay.y. 1763], Jean Racine’in küçük oğlu. Rollin’in öğren­cisiydi. Dörder türküden kurulu La Grâce (Tanrı’nın Lutfu) [1720] ve La Religion (Din) adlı Jansenius’culuk etkisinde yazdığı şiir­ler, Voltaire ve J.-B. Rousseau tarafından övülmesine rağmen pek başarılı değildir. Od’lar ve Mektuplar’dan başka babasının hayatı üstüne Memoires’ı (Hatıralar) Milton’un Kayıp Cennet’inin (The Paradise Lost) mensur tercümesini ve Reflexions sur la Poesie’yi (Şiir Üstüne Düşünceler) [1742] yayımladı. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACİNE (Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RACİNE (Jean)

Tarih 17 Haziran 2009

RACİNE (Jean), fransız trajedi yazarı (La Ferte-Milon 1639 – Paris 1699). Anne ve babasını çok küçük yaşta kaybeden Racine Port-Royal rahibeleri tarafından yetiştiril­di.

1658′de Harcourt kolejinde felsefe öğ­renimine başladı. Bu arada şiirler de ya­zıyordu; 1660ta yayımlanan La Nymphe de la Seine (Sen Nehrinin Perisi) çok beğe­nildi. 1660 ve 1661′de Amasie ve Les Amours d’Ovide (Ovidius’un Aşkları) adlı iki trajedi yazdı (oynanmayan bu eserler kaybolmuştur). Rahip olmayı tasarlıyordu. Bir ruhanî ödenek ve mevki elde edebilmek için Uzes’e (kasım 1661) gitti fakat hayal kı­rıklığına uğrayarak 1662 sonlarında veya 1663′ün başında Paris’e döndü. Yeniden tiyatroya yöneldi, fakat ilk piyesi Thebaide (haziran 1664) pek tutulmadı. Ama Alexandre (İskender) [aralık 1665] oyunuyle za­manının başta gelen yazarları arasında yer aldı, 1667′den itibaren de büyük eserlerini vermeğe başladı:
Andromaque (1667), Les Plaideurs (Davacılar) [1668]; Britannicus (1669); Berenice (1670), Bajazet (Bayezid) [1672]; Mithridate (1673); tphigenie (1674); Phedre (1677). Bunların hepsi aynı başarıya ulaşamadı, özellikle Britannicus üstüne çe­şitli yorumlar yapıldı. Ama gene de Racine, kamuoyunca zamanının en büyük tra­jedi yazarı olarak kabul edildi. Onun de­hasını kabul etmek istemeyenler yalnız Corneille taraftarlarıydı. Saray ise Racine’i tu­tuyordu. 1677′de, Racine’in artık trajedi yazmayacağını duyan halk çok şaşırdı. Bu kararın birçok sebebi vardı.

Louis XIV, Racine’i Saray’ın resmî tarihçiliğine tayin etmişti; bu resmî görev, şairlikle bağdaşamazdı, öte yandan, 1665′ten beri Port-Royal ile arası bozuk olan Racine, ken­disini yetiştirenlerin sert ilkelerine dönmüş­tü. Bir de Phedre’e karşı yöneltilmiş saldı­rılar Racine’i hayli üzmüştü. Hoş karşı­lanmamış olmasına rağmen Phedre, kısa zamanda başarıya ulaştı. Mayıs 1677′de Ra­cine evlendi ve böylece hayatında yeni bir dönem başladı.

On iki yıl sonra tekrar tiyatroya döndü. Mme de Maintenon’un isteği üzerine, Saint-Cyr okulu yatılı kız öğrencileri için Esther’i (1689) ve Athalie’yi (1691) yazdı. Tiyatro­ya düşman olan sofular Mme de Maintenon’a baskı yaparak bu oyunu oynattırma­dılar. Provalar durduruldu, Racine de bun­dan böyle dinî trajediler yazmaktan vaz geçti. Artık koyu bir hıristiyan gibi yaşamağa başlayan yazar yalnız çocuklarının eğitimiyle ilgilendi. Louis XIV ona yakın­lık gösteriyordu. Ama şair, Port-Royal’e bağlılığını saklamıyordu. Büsbütün gözden düşmemişti ama itibarı azalmıştı. 1698′de hastalandı ve 21 nisan 1699′da öldü. Tiyatro eserleri, bütünüyle ele alındığında Racine’in, Corneille ile Quinault arasında kendine özel bir yol bulmak çabasında olduğu görülür. Corneille 1660′tan sonra, aş­kın hür ve kahramanca bir duygu olarak ikinci plana atıldığı, buna karşılık ahlâkî ve siyasî düşüncenin ağır bastığı bir tra­jedi anlayışını benimsemişti.

Buna karşılık Quinault, duygusal olmayan her çabayı kü­çümsüyor, aşkı karşı konulmaz, akıl dışı, coşkun ama kısır bir tutku sayıyordu. Ra­cine ise tutkuyu, insanları cinayete ve ölüme kadar sürükleyen bir şer kuvveti ola­rak görür, öte yandan, trajedilerinde diya­logu Corneille veya Quinault gibi ele al­maz. Corneille diyaloguna ahlâkî özdeyiş­ler, manevî hayatla ilgili genel gerçekler, serpiştirmeğe meraklıdır. Quinault’nun traje­dileri aşk üstüne söylenmiş vecizelerle süslüdür. Racine’in diyalogu ise, kişilerin bir­birlerini yumuşatmağa veya yararlanmağa çalıştıkları bir çeşit karşılıklı çalışmadır.
Racine trajedisinin bu genel niteliklerine, Andromaque’tan Phedre’e kadarki eserle­rinde belirli bir şekilde gelişen özellikleri de eklemek gerekir. Başlangıçta, yunan et­kisinden çok latin etkisi altındadır. Andromague’ının konusunu Euripides’den değil Vergiliuş’tan almıştır. Britannicus ile Berenice’î yazdığında trajedi anlayışı Corneille’inkinden pek farklı değildi. Fakat Mith­ridate ile başlayan bir gelişme, İphigenie’de daha da belirgin bir hale geldi ve Phedre’de tam bir olgunluğa ulaştı. Ra­cine yunan trajedisine döndü ve tanrıların hükmettiği kutsal dram havasını buldu. Tenkitçiler her zaman Racine’in sanatın­daki olgunluğa, klasik trajedi kurallarına uymaktaki rahatlığına ve en ufak bir yan­lışa bile düşmeyişindeki ustalığına hayran olmuşlardır. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACİNE (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RACHİLDE

Tarih 17 Haziran 2009

RACHİLDE (Marguerite EYMERY, Madam Alfred VALETTE — denir), fransız kadın yazar (Chateau l’Eveque, Dordogne 1860 -Paris 1953). Adı sembolizmin ve Mercure de France dergisinin tarihine bağlıdır. Bu derginin yöneticisi Alfred Valette ile ev­lendi. Birçok roman, deneme ve az rast­lanılır ruh halleri konusunda incelemeler yayımladı.
Başlıca eserleri: Monsieur Ve­nüs (Bay Venüs) [1889]; Les Hors-Nature (Tabiat Dışı’lar) [1897]; Le Meneur de Louves (Kurt Sürücüsü) [1905]; Le Tour d’Amour (Aşk Kulesi) [1914]; Le Grand Seigneur (Büyük Senyör) [1922]; Alfred Jarry ou le Surmâle des Lettres (Alfred Jarry veya Ede­biyatın Üstün Erkeği) [1928]; Mon Etrange Plaisir (Garip Zevkim) [1934]; Face a la Peur (Korkuyle Karşı Karşıya) [1942]. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACHİLDE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RACHETTE (Dominique)

Tarih 17 Haziran 2009

RACHETTE (Dominique), fransız heykel­tıraşı (Valençay veya Kopenhag 1744 – Petersburg 1809). Kopenhag ve Paris akade­milerine devam etti. 1779′da Petersburg’a yerleşti. Krallık Porselen fabrikasında ça­lıştı. Eserleri Gürleyen Jüpiter adlı hey­keli, Büyük Petro’nun, matematikçi Euler’in, prens Bezborodko ile prens Demidov’un büstleri (Ermitaj). [L]

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACHETTE (Dominique) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RACHEL

Tarih 17 Haziran 2009

RACHEL (Elisabeth Rachel FELİK, Mlle— denir), fransız trajedi oyuncusu (Mompf, Aargau kantonu, isviçre 1821 – Fransa 1858).
Paris konservatuvarında okudu, ilk defa 17 haziran 1838′de Horace’taki Camille rolüyle Theâtre Français’ye girdi. Bundan sonra, Racine’in (Emilie, Hermio-ne, Monime, Roxane, Esther, Pauline, Chime-ne, Phedre, Berenice, Athalie), Ponsard’ın (Lucrece), Scribe ve Legouve’nin (Adrienne Lecouvreur), V. Hugo’nun (Angelo’da La Tisbe) eserlerinde rol aldı, oynadığı her rolde başarı kazandı ve çağının en ünlü aktrisi oldu. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACHEL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RACAN

Tarih 17 Haziran 2009

RACAN (Honorat.de BUEİL, — senyörü), fransız şairi (Champmarin şatosu, Aubigne 1589 – Paris 1670). Soylu bir ailedendi. 1605′te Malherbe ile tanıştı. Malherbe onun hem dostu, hem de öğretmeni oldu. Subay olarak birkaç sefere katıldıktan sonra genç yaşta Touraine’deki şatosuna çekildi. Bu­radan sadece Paris’teki dostlarını görmek ve üyesi olduğu (1634) Fransız akademisi­nin toplantılarında bulunmak için çıkardı. Racan’nın şiirleri ince ve duyguludur. 1618′e doğru yazdığı Stances sur la Retraite (Yal­nızlık üstüne Dörtlükler) en önemli ese­ridir. Bergeries (Kır Şiirleri) adlı pastoralindeki diyalog, sevimli alaycılığı ile dik­kati çeker. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RACAN hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RABUT (Charles)

Tarih 17 Haziran 2009

RABUT (Charles), fransız mühendisi (Paris 1852-ay.y: 1925). Bayındırlık bakanlığına girdi, Mühendislik okulunda profesörlük yaptı (1896-1912), 1912′de bayındırlık başmüfettişi oldu.
Köprü inşaatında, hiç değil­se bazı kısımlarının yapımında ve özellikle, köprülere uygulanan kontrol işlemlerinde yenilikler yaptı. Bu kontrol işlemlerinde kul­lanılmak üzere, parçaların basınç altında uzamasını kontrol edebilen bir âlet ve yine parçaların birbirlerine göre ötelenme ve dönme hareketlerini gösteren bir kayıt ci­hazı tasarladı. Böylece, herhangi bir inşaa­tın temel elemanlarını «dinleyerek», hangi parçalara destek vurmak gerektiğini orta­ya koyan usulü buldu.

Hesaplarla varılan sonuçları, laboratuvar denemeleriyle maketler üstünde kontrol eden ilk o oldu. 1902′de, betonarmenin şekil değiştirmeı kanunlarını, bu şekil! değişikliklerinin hesaplanmasını ve betonarmenin kullanış kurallarını açıklaya­rak, yapı sanatında gerçek bir devrim yaptı. İnşaatta, sünger taşı, cüruf v.b.’den yapıl­mış hafif betonların ve köprü ayaklarında, kulelerde borulu betonun kullanılmasını sağ­ladı.
Ayrıca, hidrolik konusunda, bazı çalışmalar, dönüşümler teorisi üstüne araştırmalar yaptı ve eşzamanlı bir denklemler sistemi için bir çözüm metodu buldu. (L)

RABUTİN (Roger DE). Bk. BUSSY.
RAC i. (fars. râc). Anat. Esk. Mide. (M)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABUT (Charles) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RABOU (Charles)

Tarih 17 Haziran 2009

RABOU (Charles), fransız yazarı (Paris 1803 – ay.y. 1871). Balzac’ın dostuydu; onun­la birlikte çalıştı. Balzac, ölmeden önce, Rabou’yu yarım kalmış romanlarını tamamlamakla görevlendirdi: Le Depute d’Arcis (Arcis Milletvekili) [1854], Le Comte de Sallenave (Sallenave Kontu) [1855]» La Famille Beauvisage (Beauvisage Ailesi) [1855], Les Petits Bourgeois de Paris (Pa­risli Küçük Burjuvalar) [1856-1857]. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABOU (Charles) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RABEMANANJARA (Jacques)

Tarih 17 Haziran 2009

RABEMANANJARA (Jacques), madagaskarlı yazar (Maroantsetra, Tamatave ili 1913). Dedesinden atalarının dinini ve Betsimisaraka’ların efsanelerini öğrendi, önce Sainte-Marie adasında, ardından Tananarive’de dinî okulda öğrenim gördü.

Sonra ida­rî işlerde görev aldı. Fransa’ya bir gezi sıra­sında Paris’e yerleşti (1939-1945). Memleketine dönünce, oradan Fransız Millî meclisi­ne milletvekili seçildi. «Madagaskar’ı Kal­kındırma Demokratik hareketi nin ilk genel sekreteri oldu. Mart 1947 ayaklanmasının kışkırtıcısı olarak suçlandı. Müebbet küre­ğe mahkûm edilerek on yıl süreyle Tananarive’de, sonra Marsilya’da hapiste kaldı. 1956 genel affıyle serbest kalınca dostu Alioune Diop ile Presence Africaine’in idaresinde çalıştı.
Madagaskar’ın bağımsızlığının tanınmasından sonra 1960′ta yurduna dön­dü milletvekili seçildi, iktisat (1960-1965) ve tarım bakanlığı (1965-1967) yaptı. 1967′de dı­şişleri bakanı oldu. Şiirlerinde (Sur les Marches du Soir [Gecenin Basamaklarında], 1942; Antsa [1948]; Lamba [1956]; Antidote [1961]), denemelerinde (Temoignage Malgache et Colonialisme [Madagaskar Tanıklıkla­rı ve Sömürgecilik], 1956; Nationalisme et Probîemes Malgaches [Milliyetçilik ve Ma­dagaskar'ın Sorunları], 1958 ve oyunlarında (Les Boutriers de l’Aurore [Şafak Gemicile­ri], 1957; Agapes des Dieux ou Tritriva [Tanrıların Yemeği veya Tritriva], 1962) ülkesinin ve yurdunun hürriyet özlemini dile getirdi. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABEMANANJARA (Jacques) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RABELAİS (François)

Tarih 17 Haziran 2009

RABELAİS (François), fransız yazarı (La Deviniere, Chinon yakını 1494′e doğr. – Pa­ris 1553). Babası Chinon krallık mahkeme­sinde avukattı.
Rabelais, 1520′de Fontenayle-Comte’daki Puy-Saint-Martin manastırın­da kaldı. Burada Pierre Amy ile Yunanca çalışıyor, o arada da Guillaume Bude ile mektuplaşıyordu. Papa Clemens VII’nin iz­niyle, 1524-1525′te benedikten tarikatına gir­di. Burada fikir çalışmaları için elverişli bir sığınak bulacağını umuyordu. Manastırın başrahibiyle Poitou ve Perigord’u, sonra da Liguge’yi ziyaret etti.
1527 Başlarında papazlıktan ayrıldı, en ünlü üniversite şehirlerini dolaştı ve 17 eylül 1530′da Montpellier Tıp fakültesine yazıldı, burada büyük bir ün kazandı. Para sıkıntı­sı yüzünden, Lyon’a giderek, henüz doktor unvanını almamış olduğu halde Pont-du-Rhöne hastahanesinde hekimliğe başladı. Bir fikir ve yayın merkezi olan bu şehirde 1532′de Hippokrates’in AphorismoVsini (öz­lü Sözler), sonra da büyük eserinin ilk kita­bı olan Horribles et Epouvantables Faits et Prouesses du tres Renomme Pantagruel’i (Çok ünlü Pantagruel’in Korkunç ve ürkütücü Marifetleri ve Kahramanlıkları), ya­yımladı. Yeni koruyucusu Paris piskoposu ve diplomat Jean du Bellay, Roma’ya görev­li giderken Rabelais’yi de hekim olarak ya­nında götürdü.
Rabelais, Lyon’a dönüşün­de, Pantagruel’in gördüğü ilgiden cesaret alarak, ekim 1534′te Vie tnestimable du Grand Gargantua, Pere de Pantagruel’i (Pantagruel’in Babası Koca Gargantua’nın Paha Biçilmez Hayatî) çıkardı. 1535′te Lyon’dan ayrılarak Jean du Bellây ile yeniden İtal­ya’ya gitti fakat bu arada Lyon’daki görevi­ne son verilmişti; kardinal Saint-Maur- les -Foses Piskoposluk meclisinde ona bir üye­lik maaşı bağladı.

Bundan sonraki on yılını (1536-1546) Rabe­lais hekimlik yaparak ve maceralı bir hayat sürerek geçirdi. 1597′de Montpellier’de dok­tor unvanını aldı, sonra kralın çevresine ka­bul edildi ve resmî bir şahsiyet oldu. Kar­dinalin kardeşi Guillaume du Bellay, Piemonte’ye gittiği sırada (1540), Rabelais he­kim olarak onun yanında bulundu. Langey senyörünün ölümünden sonra, Krallık divanına danışman tayin edildi ve Poitou’ya yer­leşti. 1546 Başlarında Tiers Livre des Faicts et Dicte Heroigues du Noble Pantagruel’i (Asil PantagrueJ’in Kahramanca İşleri ve Sözlerinin üçüncü Kitabı) Navarra kraliçe­si Marguerite’e armağan etti. Sorbonne, bu kitabın «çeşitli sapık görüşlerle dolu» oldu­ğunu öne sürdü ve önceki eserleri gibi bu eserini de suçladı. Rabelais, Metz’e kaçarak, yeni bir görevle Roma’ya gönderilen Jean du Bellay’ye katıldı. Lyon’dan geçerken Quart Livre de Pantagruel’i (Pantagruel’in Dördüncü Kitabı) yayımlattı (1548).

Bu ese­rin devamı ancak 1552′de çıktı. Rabelais, ha­yatının son iki yılında, Du Bellay’nin koruyuculuğu sayesinde Meudon’da papazlık yaptı. Bu neşeli papaz, vaktinin çoğunu Pa­ris’te geçiriyor ve sık sık «sağlık cenneti» adını verdiği Saint-Maur-les-Fosses’ye gidi­yordu, ölümünden dokuz yıl sonra, Cinguieme Livre de Pantagruel’in (Pantagruel’in Beşinci Kitabı) ilk bölümleri Ulsle Sonantc adiyle yayımlandı. Bu eserin tamamı 1564′te Lyon’da çıkmıştı. Yazarın ölümünden sonra yayımlanan bu kitabın gerçekliği üstünde şüpheler belirdi. Ancak eser, Rabelais’ye maledilebilecek bir çaptadır. Ronsard, Ra­belais’yi kendini içkiye vermiş ayyaş olarak tanıtır. Hakkında söylenenler, onun gerçek kişiliğini uzun süre gölgelemiştir. Rabelais XVII. ve XVIII. yy.da da okunmuştur. Oy­sa, o sıralarda rönesans eserleri gerektiği gibi değerlendirilmiyordu. Bundan ötürü bu çağlarda Rabelais’nin sadece açık saçık an­latımına önem verildi. Onu «fransız edebi­yatının yaratıcısı» sayarak gerçek yerine oturtan Chateaubriand’dır.

Rabelais’de, XVI. yy.ın ilk yarısındaki hümanistlere özgü, doy­mak bilmeyen bir öğrenme isteği vardı. Gar­gantua’sı ve Pantagruel’i zamanın bütün bü­yük meselelerini alaycı bir biçimde dile getirmek için kullandığı birer araçtır. Rabe­lais, okurundan, eserindeki «özlü ilik»i çı­karmasını ve fanteziler ardındaki derin dü­şünceye varmasını bekler. Bu düşüncenin te­mel özelliği, ortaçağ zihniyetine karşı bir tepki olmasıdır: Rabelais, Hıristiyanlığın inr san bedenini hor görmesinden ve bâtıl inançlardan nefret eder, eserinin her satırın­da insan yaratılışına ve insanlığı ileri götü­recek olan bilime inancını belirtir. Kiliseye, skolastiğe, geleneksel eğitim metotlarına say­gısızlığı reformların bir an önce uygulan­masını istemesindendir; ustası saydığı Erasmus gibi, Rabelais’yi de hiç biı kilise tut­mamış, katoliklerce protestan dostu, protestanlarca da dinsiz sayılmıştı.

Gerçekte Rabelais, hiç bir kapıya kul olamayacak kadar düşünce hürriyetine bağlıdır: insanoğlunun türlü çılgınlıklarını hoş görmek ve derin bir iç huzura kavuşmak için başvuru­lacak tek kaynak onca akıldı. Kahkaha, onun elinde, hayal kırıklığının tek ilâcı ol­muş, Theleme manastırının alınlığına yazdığı vecizeyle de, sağduyuya beslediği güveni belirtmişti.
Hikayeci olarak Rabelais, her şeyden önce eşsiztir usta, eşine az rastlanır bir kelime cambazıdır; ele aldığı her tipi canlandırma yı gözümüzün önünden gitmeyecek ayrıntı­ları bulup yerine oturtmayıbilir. Güldürme sanatının bütün inceliklerinden, bütün imkanlarından yararlanmakta ustadır: hele ön­sözlerinde ve halk hikâyelerindeki kelime cümbüşü insanı âdeta sarhoş eder.

Çağının toplumunu, bıyık altından gülerek gözümü­zün önüne seriverir ve ölümsüz tipler yara­tır (Panurge, Picrochole, Bridoie v.b.). Hic­vinde kin değil, candan bir kahkaha, ince bir mizah ve coşkun bir neşe vardır. Bunca zamandıı bunca insanı büyüleyebilmesinin sırrını, gerçek ile hayali, kaba saba şakalar ile en ince mizahı bağdaştırmasında arama­lıdır, öyle ki, onun deyimiyle «ayak takımı» da, «en seçkin aydınları» da bu eserde ara­dıklarını bulabilirler. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABELAİS (François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RABEL (Jean)

Tarih 17 Haziran 2009

RABEL (Jean), fransız ressamı ve gravürcüsü (Beauvais 1545′e doğr. – Paris 1603). François I, Henri III, Henri IV, Üç Coligfıy Kardeşler, Jean d’Albret, Mary Stuart, Catherine de Medicis ve İngiltere kra­liçesi Elizabeth’in gravürlerini yaptı.
Gilles Corrozet’nin Antiquites de Paris (Pa­ris’in Eski Eserleri) adlı eserini resimledi (1588).
— Oğlu DANîEL (Paris 1578′e doğr. -ay.y. 1637), Marie Medicis tarafından is­panya’ya giderek Anne d’Autriche’in port­resini yapmakla görevlendirildi. Çiçekleri (Bitki Bahçesi kütüphanesi, Paris), moda­yı veya bale figürlerini (Le Ballet de la Douairiere du Billebahaut (Billebahaut Ki­bar Dulunun Balesi], Louvre ve Bibliotheque Nationale, 1626) canlandıran desenler veya suluboyalar ona mal edilir. Honore d’Urfe’nin Astree’sini de o resimledi (1633). [L]

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABEL (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

RABAUD (Henri)

Tarih 17 Haziran 2009

RABAUD (Henri), fransız bestecisi (Paris 1873-ay.y. 1949). 1894′te Roma büyük ödü­lünü kazandı.
Roma’da bestelediği üç esere (ikinci mi minör senfoni; Lenau’nun Faustundan aldığı La Procession Nocturne [Ge­ce Alayı], 1899; Eyyub oratoryosu), iki Rus Şarkısı Üstüne Divertimento’yu, Eyyub’un İkinci Kitabı Üstüne Şiir’i (1905) eklemek gerekir. Münih ve Bayreuth’e git­ti, Wagner’den etkilenerek tiyatro için eserler yazmağa yöneldi: La Fille de Rolland (Rolland’ın kızı) [1904], Marouf, Savetier du Caire (Kahireli Kunduracı Ma­ruf) [1914], L’Appel de la M er (Denizin Çağırışı) [1924], Rolande et le Mauvais Garçon (Rolande ve Bıçkın) [1949]. Ayrıca oda müziği, melodiler, bir XVI. yy. ingiliz Süiti, piyano ve orkestra için Prelüd ve Toccata v.b. besteledi. 1908-1918 Arasında Paris operasının orkestrasını yö­netti. 1920-1941 Arasında da Paris konservatuvarında G. Faure’den boşalan müdürlük görevini üstüne aldı. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa RABAUD (Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QVİSTGAARD (J.W. von Rehling)

Tarih 17 Haziran 2009

QVİSTGAARD (J.W. von Rehling), danimarkalı minyatürcü (Orsholtgaard, Titjob eyaleti 1877). Kopenhag’daki Krallık Tarım kolejini bitirdi.
Kopenhag’da, kısa bir süre Johan Rohde’nin yönetiminde öğ­renim gördükten sonra, 1901′de A.B.D.’ye 1906′da Londra ve Paris’e gitti. 1909′da, kral, kraliçe ve kral ailesinin öbür üyeleri­nin minyatürlerini yapmak üzere, Kopen­hag’a döndü. 1912′de New York’a yerleşti. 1913′te Ghent’te, 1914′te New York’ta ken­di eserleri için özel sergiler açıldı. Qvistgaard’ın en ünlü eserleri arasında, Theodore Roosevelt’in yağlıboya portresi ve birçok minyatür sayılabilir. (M)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QVİSTGAARD (J.W. von Rehling) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİZET (Leon Alphonse)

Tarih 17 Haziran 2009

QUİZET (Leon Alphonse), fransız ressamı (Paris 1885-ay.y. 1955). Kendi kendini yetiş­tirdi. 1903′ten sonra Montmartre tepesini, Paris’in kenar mahalleleri ve banliyölerini canlandıran peyzajlar yaptı, özellikle Pa­ris Art Moderne müzesinde ve Cambrai müzesinde eserleri vardır. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİZET (Leon Alphonse) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİTTARD (Henri)

Tarih 17 Haziran 2009

QUİTTARD (Henri), fransız müzik bilgi­ni (Clermont-Ferrand 1864 – Paris 1919). Figaro ve Matın gazetelerinde müzik ten­kitçiliği yaptı. XVII. yy. müziğini inceledi ve çalışmalarını Un Musicien Français inconnu: H. Du Mont (Bilinmeyen Bir Fran­sız Müzikçisi: H. Du Mont) [1906] adlı kita­bında topladı. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİTTARD (Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİNTON (Rene)

Tarih 17 Haziran 2009

QUİNTON (Rene), fransız fizyolojisti (Chaumesen-Brie 1867 – Paris 1925). College de France’ta Patolojik Fizyoloji laboratuvarında asistan olarak çalıştı, özellikle L’Eau de Mer, Milieu Organique (Organik Ortam, Deniz Suyu) [1904] adlı büyük eseriyle ta­nındı. Bu eserde, iç ortamımızın, hayatın başlangıcı olan deniz suyunun bir devamı olduğunu gösterir ve deniz suyunun hasta­lıkların tedavisinde kullanılabileceği sonu­cuna varır. (L)

17 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNTON (Rene) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUEİROS (Jose Maria eça de)

Tarih 16 Haziran 2009

QUEİROS (Jose Maria eça de), portekizli yazar (Povoa da Varzim 1845 – Paris 1900). 1873′ten sonra diplomatik mesleğine girdi. Edindiği tecrübeleri ve yaşantılarını portekiz edebiyatında gerçekçi türün en iyi ör­nekleri olan romanlarında dile getirdi: O Crime do Padre Amaro (Amaro Babanın Cinayeti) [1875]. O Primo Basilio (Kuzen Basilio) [1878], Â Reliquia (1887), Os Maias (Mayalar) [1888], A Cidade e as Serras (Şe­hirler ve Dağlar) [1901]. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUEİROS (Jose Maria eça de) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUEİPO DE LLANO Y SİERRA (Gonzalo)

Tarih 16 Haziran 2009

QUEİPO DE LLANO Y SİERRA (Gonzalo), ispanyol generali (Tordesillas 1875 -Gambada, Sevilla yakınları 1951). ispanyol-Amerikan savaşma katıldı ve Fas’ta hizmet gördü.

Cumhuriyetçi görüşleri benimsediği için Primo de Rivera’nın diktatörlüğüne karşı çıktı. Görevinden alındı; 1928′de bir ayaklanmaya kalkıştı. Paris’e sığındı ve ispanya’ya ancak 1931′de cumhuriyet kurulduğu zaman döndü; cumhurbaşkanı Alcala Zamora’nın askerî kabine şefi oldu. 1936′daki milliyetçi ayaklanmada önemli bir rol oynadı, atak bîr saldırıyle Sevilla’yı ve sonra Malaga’yı zaptetti (1937). Radyo yaymlarıyle düşman üstünde psikolojik etki yaratmağa çalıştı ve bu sebeple general RADİO lakabını aldı. Daha sonra, Madrid’­de kalmış olan milliyetçi elemanlarla ba­ğıntı kurdu. İç savaştan sonra İtalya’daki ispanyol Askerî heyetini yönetti (1939-1942). [L]

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUEİPO DE LLANO Y SİERRA (Gonzalo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUEBEC

Tarih 16 Haziran 2009

QUEBEC,fr. Kanada’da şehir,Quebec eyaletinin merkezi,Saint-Charles ile Saint-Laurent’ın kavşağında; 171 000 nüf.(banliyölerile birlikte 310 000 nüf,).
Laval üniversitesi Şehir, bu kesimde Diamant burnu ile (100 m yüksl.) Levis tepeleri arasında akan Saint-Laurent halicinin ağzında kuruldu. Hisarı ırmağa hâkimdir; kuzeyde Saint -Charles ırmağının kıvrımlar çizerek aktığı geniş bir çöküntü uzanır. Askerî ve idarî bir şehir olan Quebec, XVIII. yy. sonunda, limanı sayesinde bir ticaret merkezi haline geldi; ama XIX. yy.ın ikinci yarısında Mont­real’in rekabetinden oldukça zarar gördü. Sanayi de aynı dönemde gelişti (dericilik, ayakkabı yapımı, konfeksiyon, kürk, makine yapımı, kâğıt fabrikaları). Limanı hâlâ canlı ve buğday trafiği önemlidir. Ama Quebec her şeyden önce bir idare, din ve fikir merkezidir. Her yıl birçok turist çe­ken şehir, Fransızlardan kalma anılarla do­ludur.

— Tar. Champlain’in, yerli köyü Stadacona’nın yerinde kurduğu yerleşme merkezi bugünkü Quebec’in çekirdeğidir. Kirke ku­mandasındaki İngilizlerin eline geçen Quebec (1629), 1632 antlaşmasıyle, Fransa’ya ge­ri verildi. Bir cizvit okulu (1635) ve büyük bir papaz okulu inşa edildi (1663). 1674′te bir piskoposluk kurularak başına piskopos Laval getirildi. Quebec garnizonu’na hü­cum eden ingilizler (Phipps) püskürtüldüler (1690). 1759 Eylül’ünde Abraham ovaların­da Montcalm’ın ölümünden sonra, garnizon­daki 600 kişi (Ramezay’ın emrinde) teslim oldu.

Paris antlaşmasıyle (1763) İngiltere’ye bırakılan şehri, James Murray (1763-1766) ve Guy Carleton gibi valiler sertliğe kaç­madan yöneterek Londra’yı ingiliz huku­kunu zorla uygulamak isteğinden vaz geçir­diler. 1791′de çıkarılan bir kanunla Aşağı Kanada, Yukarı Kanada’dan ayrıldı; Quebec, Yukarı Kanada’nın merkezi olarak kal­dı. Papineau’nun ayaklanmasından sonra (1837) iki eyalet Birlik kanunuyle (temmuz 1840) yeniden birleştirildi ve Kingston mer­kez oldu. 1864′te Quebec’te Londra konfe­ransının kararlarını hazırlayan (aralık 1866) bir konferans toplandı; Londra kon­feransında şartları tespit edilen Kanada fe­derasyonu, 1867 Kuzey Amerika anlaşmasıyle kuruldu. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUEBEC hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUATREMERE (Etienne Marc)

Tarih 16 Haziran 2009

QUATREMERE (Etienne Marc), fransız-şarkiyatçısı (Paris 1782-ay.y. 1857). Bibliot-heque Nationale’de görev aldı; kıptî diliy­le eski mısır dilinin özdeşliğini ispat etti (Recherches Critiques et Historiques sur la Langue et la Litterature de I’Egypte [Mı­sır Dil ve Edebiyatı üstüne Tarihî ve Eleştirel Araştırmalar], 1808). College de France’ta ibranî, süryanî ve kaide dilleri (1819), sonra Doğu Dilleri okulunda farş­ça profesörü oldu (1827), Reşidüddin’in iran Moğollan Tarihi’ni (1836), Makrirî’nin Eyyubıler ve Memluk Sultanları Tarihi’­ni (1837-1845) v.b. Fransızcaya çevirdi. Kü­tüphanesi, Bavyera kralı tarafından satın alındı. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUATREMERE (Etienne Marc) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUATREMERE (Antoine Chrysostome)

Tarih 16 Haziran 2009

QUATREMERE (Antoine Chrysostome), Quatremere de Quincy diye tanınır, fran­sız arkeologu ve siyaset adamı (Paris 1755 -ay.y. 1849). Milletvekili seçildi (1791).
Te­rör devrinde hapse atıldı. Beşyüzler mec­lisi üyesi oldu; 18-Fructidor’dan 18-Brumaire’e kadar sürgüne gönderildi. Tekrar mil­letvekili seçildi (1820-1822). Arts et Monuments public’in başına getirildi (1816), Pancoucke’un Encyclopedie Methodique’i (Metodik Ansiklopedi) için bir Dictionnaire de l’Architecture (Mimarlık Lügati) [1795-1825] kaleme aldı ve Essai sur l’İdeal’de (ideal üstüne Deneme) [1805] eski yunan ve latin yazarlarının taklidini savundu, öbür eser­leri: Jüpiter Olympien (Olympos Jüpiter’i) [1814] ve Michel-Ange (Michelangelo) [1839] (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUATREMERE (Antoine Chrysostome) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUATREFAGES DE BREAU (Jean Louis Armand de)

Tarih 16 Haziran 2009

QUATREFAGES DE BREAU (Jean Louis Armand de), fransız tabiat bilgini (Berthezene, Valleraugue yakınları 1810-Paris 1892). Toulouse Fen fakültesinde kimya ve zooloji okuttu. Sonra Paris’e gitti ve haya­tını kalemiyle kazandı.
Sur les Caracteres Zoologiques des Rongeurs (Kemirgenlerin Zoolojik Karakterleri üstüne) adlı bir tez yazdı. 1850′de Napoleon lisesi tabiat tarihi öğretmenliğine getirildi. 1855′te Museum National’de anatomi ve etnoloji profesörlü­ğüne tayin edildi. Sipiritüalist idi. İnsan so­yunun bir menşeden geldiğini savundu. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUATREFAGES DE BREAU (Jean Louis Armand de) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

Quasimodo

Tarih 16 Haziran 2009

Quasimodo, V. Hugo’nun Notre-Dame de Paris adlı romanının kişisi. Katedralin zangoçudur; kambur, tek gözlü, sağır, koca kafalı, ağzı çarpık, yüzü siyillerle dolu olmakla birlikte çok ince ve duyguludur. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Quasimodo hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

Quartier Latin

Tarih 16 Haziran 2009

Quartier Latin, Paris’te, Sen nehrinin sol kıyısında, üniversite faaliyetinin merkezi olan kesime verilen ad. Saint- Michel bulva­rının sağında ve solunda yer alan mahalle­lerden meydana gelir. Edebiyat, insan bi­limleri, fen, hukuk, tıp ve eczacılık fakül­teleri, enstitüler, birçok lise ve Paris’in en önemli kitabevleri bu bölgededir. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Quartier Latin hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUARONİ (Pietro)

Tarih 16 Haziran 2009

QUARONİ (Pietro), italyan diplomatı (Ro­ma 1898). Meslek hayatına 1920′de atıldı.
İtalya’da ve dış ülkelerde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Strasa konferansına uz­man olarak gönderildi (1935). Selanik’te başkonsolosluk (1935), Kabil’de bakanlık (1936-1944) yaptı; sonra Moskova’ya bü­yükelçi tayin edildi (1944-1947) ve S.S.C.B. ile savaş yüzünden kesilen ilişkileri başlatmakla görevlendirildi. 1947-1958 Arasın­da Paris büyükelçisi oldu, sonra Bonn’a geçti. Diplomatlık hayatı üstüne ilgi çekici hatıralar yazdı. (M)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUARONİ (Pietro) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİNQUET (Antoine)

Tarih 16 Haziran 2009

QUİNQUET (Antoine), fransız eczacısı (Soissons 1745 – Paris 1803). Eczacılık ça­lışmaları yanı sıra fizik ve meteoroloji ça­lışmalarını da sürdürdü. Birçok Montgolfier balonunun yapımına katıldı ve çeşitli paratoner modelleri hazırladı. Fakat özel­likle Quinquet lambaları’nın mucidi ve yapımcısı olarak tanınır. Bu lambalar aslında Sevres fabrikalarında yapılan kristal bir si­lindirle donatılmış Argand lambalarının geliştirilmiş şeklidir. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNQUET (Antoine) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİNN (Anthony)

Tarih 16 Haziran 2009

QUİNN (Anthony), amerikalı sinema oyun­cusu (Mexico 1915). Sinemaya 1936′da kü­çük rollerle başladı. Adını ancak 1950′den sonra duyurabildi. önemli filimleri,
E. Kazan’ın, Viva Zapata’sı (1951); F. Fellini’nin, Sonsuz Sokakları (La Strada) [1954]; J.Delannoy’un, Nötre Dame’ın Kamburu (Nötre – Dame de Paris) [1956]; G. Cukor’un, Heller in Pink Tights’ı (1959); R. Nelson’un, Reçuiem for a Heavy Weight’i (1961); M. Kakoyannis’in Zorba’sı (1964); A. Mackendrick’in, Jamaika’da Fırtına’sı (High Wind in Jamaica) [1965]. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNN (Anthony) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİNET (Edgar)

Tarih 16 Haziran 2009

QUİNET (Edgar), fransız tarihçisi ve siya­set adamı (Bourgen-Bresse 1803-Paris 1875). Hıristiyanlık, Fransız devrimi, engizisyon, ültramontanizm, Cizvitler ve çağdaş Fran­sa, italya ve Almanya tarihiyle ilgili çeşitli incelemeler yaptı. 1841′de College de France’ta edebiyat profesörü oldu.
Din aleyhta­rı ve liberal düşünceleri yüzünden 1846′da Guizot tarafından buradan uzaklaştırıldı. 1847 ve 1871′de milletvekili seçildi. Uzun süre Brüksel ve Veytaux’da (isviçre) sürgün kaldı. Teorilerini L’Esprit Nouveau (Yeni Anlayış) [1874] adlı eserinde özetledi. Qunet’nin 30 cilt tutan bütün eserleri 1877 -1882 yılları arasında yayımlandı. (M)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNET (Edgar) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİNAULT (Philippe)

Tarih 16 Haziran 2009

QUİNAULT (Philippe), fransız tiyatro ya­zarı (Paris 1635 – ay.y. 1688). Tiyatroya 1653′te Les Rivales (Rakip Kadınlar) adlı komedisiyle başladı. Le Fantöme Amoureux (Âşık Hayalet) [1659] adlı eserinde Calderon’u taklit etti. Romanesk trajediler yaz­dı: Le Feint Alcibiade (Sahte Alkibiades) [1658], Agrippa (1662), Astarte (1665). La Mere Coquette (Şuh Ana) [1665] adlı bir komedisini oynattı. 1672′den itibaren ope­raya yöneldi ve Lully için birçok libretto yazdı: Alceste (1674), Proserpina (1680), Amadis de Gaule (1684), Roland (1685). [L]

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİNAULT (Philippe) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİLLARD , (Pierre Antoine

Tarih 16 Haziran 2009

QUİLLARD , (Pierre Antoine), fransız res­samı ve gravürcüsü (Paris 1701-Lizbon 1733). 1726′da Lizbon’a gitti. Mafra ve Alcantara kiliseleri için dinî tablolar, dükün at üze­rinde bir portresini ve Müge’de Cadaval dü­künün şatosu için günlük hayat sahneleri yaptı, üslûbu yer yer Watteau’nunkini an­dırır. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİLLARD , (Pierre Antoine hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİCHERAT (Louis)

Tarih 16 Haziran 2009

QUİCHERAT (Louis), fransız dilbilgini (Paris 1799 – ay.y. 1884).
Başlıca eserleri: Traite de Versification Latine (Latin Naz­mı Üstüne inceleme) [1826], Thesaurus Po-eticus Linguae Latinae (Latin Şiiri Hazi­neleri) [1836], Dictionnaire Latin-Français (Latince – Fransızca Lügat) [Daveluy ile, 1844]. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİCHERAT (Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUİCHERAT (Jules)

Tarih 16 Haziran 2009

QUİCHERAT (Jules), fransız arkeologu (Paris 1814 – ay.y. 1882). Löuis Quicherat’nın kardeşi. 1847′den sonra Ecole des Chartes’ta ders verdi; 1871-1882 Arasında bu okulun yöneticiliğini yaptı.
Fransız arkeolo­jisine bir müspet bilim niteliği kazandırdı. Arkeolojiyle ilgili makaleleri dışında başlı­ca eserleri: Proces de Condamnation et de Rehabilitation de Jeanne d’Arc (Jeanne d’Arc’ın Mahkûmiyeti ve İtibarının İade­siyle İlgili Dava) [1841-1849], Aperçus Nouveuux Sur l’Histoire de Jeanne d’Arc (Je­anne d’Arc Olayı üstüne Yeni Görüşler) [1850], De la Formation Française des Anciens Noms de Lieu (Fransızcada Eski Yer Adlarının Oluşumu) [1868], Histoire du Costume en France (Fransa’da Kıyafet Ta­rihi) [1875]. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUİCHERAT (Jules) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUET (Jean Antone)

Tarih 16 Haziran 2009

QUET (Jean Antone), fransız fizikçisi ve kimyacısı (Nîmes 1810 – Paris 1884). 1833′te Ecole Normale Superieure’ü bitirdi; li­selerde fizik okuttu ve genel müfettişliğe kadar yükseldi. D. Bernoulli’nin sesli boru­lar teorisini tamamladı, eterdeki ışık titre­şimlerini inceledi, asetileni saf olarak elde etti ve bakır asetilürü buldu. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUET (Jean Antone) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUESNEVİLLE (Gustave Augustin)

Tarih 16 Haziran 2009

QUESNEVİLLE (Gustave Augustin), fransız eczacısı ve hekimi (Paris 1810 – ay.y. 1889).
Uygulamalı kimya çalışmaları yaptı, özellikle bizmut ve tuzlarını inceledi; biz­mut hidrat ve çözünen nişasta iyodür için bir hazırlama usulü buldu. 1840′ta Revue Scientifique et industrielle,i (Bilimsel ve Sınai Dergi) çıkardı; dergi değişik adlar altında 1940′a kadar yayımlandı. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUESNEVİLLE (Gustave Augustin) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUESNEL

Tarih 16 Haziran 2009

QUESNEL, İskoçya asıllı fransız ressam ailesi.
Başlıca üyeleri: FRANÇOİS, iskoçyalı James V’in ressamlarından birinin oğlu (Holyrood şatosu, Edinburgh 1543′e doğr.-Paris 1619). Mary of Lorraine ile Fransa’­ya gitti, Henry III’ün ressamı oldu; yağlı­boya ve karakalem portreleri yaptı: La Force Dükü, Gabrielle d’Estrees, Anne de Thou (Versailles); — NICOOLAS I (öl.Paris 1632), François’nın kardeşi. Sarayın portre ressamı oldu. Bir Paris Planı yaptı. Eserleri Versailles’da ve Mans müzesindedir. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUESNEL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUESNAY (François)

Tarih 16 Haziran 2009

QUESNAY (François), fransız hekimi ve iktisatçısı (Mere, İle-de-France 1694-Versailles 1774). Orta halli bir ailenin çocu­ğuydu.
Paris’te başarılı bir tıp öğrenimi yaptı; Mantes’da Hötel-Dieu’nün başcerrahı oldu, cerrah ve doğum uzmanı olarak bü­yük bir ün kazandı, Observations sur les Effets de la Saignee’yi (Kan Almanın So­nuçları üstüne Gözlemler) [1730] yazarak o güne kadar bu konuda ileri sürülmüş tez­leri çürüttü. 1736′da Essai Physique sur l’Economie Animal’i (Hayvansal iktisat üstüne Fizik Deneme) yayımladı. Eczacılık akademisinin daimî sekreterliğine getirildi (1737). Mme de Pompadour’un (1749), son­ra kralın (1752) hekimi oldu. Versailles şatosundaki dairesinde, iktisadî meselelerle ilgilenen Diderot, Turgot, Mirabeau mar­kisi, Dupcnt de Nemours gibi saray adam­ları toplanırdı.

Encyclopedie için, daha çok kişisel deney­lerine dayanan «çiftçi» (1756) ve «tahıl» (1757) maddelerini yazdı. Altmış dört ya­şında, başlıca eseri sayılan Le Tableau Economique’i (iktisadî Tablo) [1758] yayım­ladı. Bu eserde ortaya koyduğu görüşleri Maximes Generales du Gouvernement Economique d’un Royaume Agricole’de (Bir Tarım ülkesinin İktisadî Yönetimi üstüne Genel ilkeler) geliştirdi. Nispeten az yaz­mış olmasına rağmen çağdaşları ve özellik­le de fizyokratlar adiyle tanınan topluluk üstünde büyük etkisi oldu. Quesnay’e gö­re, iktisadî düzende, kanunkoyucunun uy­mak zorunda olduğu tabiî yasalar vardır. Devletin üretime ve mübadeleye müdahale­si yanlıştır ve kötü sonuçlar doğurur.
Top­rak, zenginliğin başlıca kaynağıdır; sanayi­nin, zenginliklerin artmasına, insanları top­raktan koparmadiği ölçüde katkısı vardır. Ticaret herhangi bir gerçek zenginlik de­ğil, sadece bireysel, yani ortak olmayan bir kazanç sağlar (bir kimsenin kazancı, başka birinin kaybıdır). Zenginliğin ilk kay­nağı toprak olduğu için, vergi yükünü yal­nız toprağın taşıması gerekir. Çağdaş ikti­satçılar, Quesnay’in Tableau Economique adındaki eserine hiç değilse tarih açısından büyük önem verirler. Quesnay bu eserin­de, Harvey’in kandolaşımı konusundaki keş­fini zenginliklerin dolaşımına uyguluyordu. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUESNAY (François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUERENA (Lattanzio)

Tarih 16 Haziran 2009

QUERENA (Lattanzio), italyan ressamı (Clusone, Bergamo 1768-Venedik 1853). Verona ve Venedik’te D. Maggiotto’dan ders aldı; özellikle dinî resimler ve portre­ler yaptı. Venedik’in birçok kilisesinde (İsa’nın Çarmıhtan indirilişi, Aziz Giovanni ve Paolo kiliseleri; Sacro Coure, S. Maria Formosa kilisesi v.b.), Londra, Paris, Vi­yana, Berlin müzelerinde eserleri vardır. Venedik’teki San Marco’nun taç kapısı için Kıyamet Günü adlı mozaik kartonu Querena yapmıştır (1836).
— Oğlu LUiGi de ressamdı. Venedik’te çalıştı. Daha çok, manzara ve günlük hayattan sahneler çizdi. Venedik’te Correr müzesinde (1848 Dev­rimini ve Venedik’in alınışını canlandıran on bir pastel), S. Gregorio manastırında (manzaralar) v.b. eserleri vardır. (M)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUERENA (Lattanzio) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUENU (Edouard)

Tarih 16 Haziran 2009

QUENU (Edouard), fransız cerrahı (Mar-quise 1852-Paris 1938). Paris fakültesinde cerrahî kliniği profesörü oldu. Rektum, ka­raciğer, pankreas, dalak cerrahîsi üstünde­ki çalışmalarıyle tanındı. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUENU (Edouard) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

QUELVEE (François)

Tarih 16 Haziran 2009

QUELVEE (François), fransız ressamı (Evreux 1884-Saint-Germain-en-Laye 1967). Dekoratif Sanatlar yüksekokulunda profe­sör oldu (1936-1954). Evreux Ticaret odası (1935) ve Sarah-Bernhardt tiyatrosunda (1943) duvar dekorasyonları yaptı. Art Mo­derne Millî müzesi, Paris Güzel Sanatlar müzesi, Evreux, Grenoble, Boston müzele­rinde eserleri vardır. Ayrıca, Comedie -Française ve Opera için dekor ve kostüm­ler yaptı. (L)

16 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa QUELVEE (François) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PYAT (Felix)

Tarih 15 Haziran 2009

PYAT (Felix) fransız yazarı ve siyaset adamı (Vierzon 1810 – Saint-Gratien, Seine-et-Oise 1889). Avukat oldu (1831), ama, barodan ayrıldı ve edebiyat hayatına atıldı.

Edebiyatçılar derneğinin kurucuları ara­sına girdi. Kralcı gericilerin eseri saydığı romantizmle mücadele etti. Dramlar yazdı: Les Deux Serruriers (İki Çilingir) [1841]; Le Chiffonnier de Paris (Paris Eskicisi) [1847]. Louis Blanc’ın dostuydu. 1848 ve 1849′da montanyar milletvekili seçildi; sos­yalizmin liderlerinden biri olarak kabul edildi, fakat zengin bir aileden geldiği için, Proudhon’un dediği gibi «demokrasinin aristokratı» sıfatından kurtulamadı. 13 Ha­ziran 1849 olayına karıştığı için isviçre’ye, sonra İngiltere’ye kaçtı. 1869′da af edildi. Combat gazetesini kurdu (1870) ve Seine’den milletvekili seçildi (1871); komün üye­si oldu (26 mart). Hayatını kurtarmak için İngiltere’ye kaçtı. Tekrar Fransa’ya dön­dükten sonra (1880), La Commune gazete­sini çıkardı. Marsilya’dan milletvekili seçil­di (1888). [L]

15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PYAT (Felix) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUYSEGUR

Tarih 15 Haziran 2009

PUYSEGUR (Jacques François de chas-tenet.— markisi), Fransa mareşali (Paris 1656-ay.y. 1743). Orduya girdi (1677) ve sü­vari albayı (1702) oldu; 1707′ye kadar tümgeneral olarak ispanya hizmetinde bulundu. Harp divanı üyeliğine getirildi (1715) ve Fransa mareşali oldu (1734). L’Art de la Guerre par Principes et par Regles (İlke­ler ve Kurallara Göre Savaş Sanatı) [1748] adlı bir eser yazdı. (L)

15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUYSEGUR hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUY (Jean)

Tarih 15 Haziran 2009

PUY (Jean), fransız ressamı (Roanne 1876-ay. y. 1960). Lyon ve daha sonra Paris (1903) Güzel Sanatlar Okulu Mimarî bölü­münde okudu; Güzel Sanatlar okulunda Jean-Paul Laurens’in atelyesine devam etti ve Carriere’den ders aldı. Daha sonra «fov»larla ilişki kurdu. Renklerin nüanslı etkileri­ne karşı verdiği önem bakımından Bonnard ve Vuillarde ile kıyaslanabilir. Art Moder­ne müzesinde resimleri vardır (Yatakta, 1923). [L]

15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUY (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUVİS DE CHAVANNES (Pierre)

Tarih 15 Haziran 2009

PUVİS DE CHAVANNES (Pierre), fransız ressamı (Lyon 1824-Paris 1898). Yakalan­dığı bir hastalık yüzünden mühendislik öğ­renimini yarıda bırakarak İtalya’ya gitti; orada Rönesans ustalarının fresklerini görün­ce resme karşı bir ilgi duydu.

Paris’e dö­nünce Delacroix’dan, Thomas Couture’den ders aldı. Pieta’sı 1850 Salon’una kabul edildi. Puvis de Chavannes, herkesten uzak yaşıyor, resimlerini çok seyrek olarak ser­giliyordu. Bununla birlikte, 1859′da, Salon’a gönderdiği Av Dönüşü (Marsilya) adlı pa­nosu dikkat çekti. Üslûbu yavaş yavaş ol­gunlaştı. 1861′de devletçe satın alınan Savaş, Çalışma ve Dinlenme (1863) adlı kompozis­yonları gelişmesinin aşamalarını gösterir. Sanatçı, ilk büyük siparişi, Amiens müzesini yapan mimar Diet’nin aracılığıyle 1865′te aldı. önce, ünlü Ave Picardia Nutrix’i yaptı. 1882′de en orijinal eserlerinden biri olan iudus pro Patria’yı bitirdi. Bu resimde sadeleştiril­miş bir manzara içinde, sağda ve solda duran kadın ve erkek seyircilerin önünde mızrak atma denemeleri yapan gençler canlandırılmıştır. Sanatçı gerçeğin bu tarzda idealleştirilmesine ömrü boyunca bağlı kaldı. Fresk yapmadığı halde, yağlıboya kompozisyonlar, üzerinde yer alacakları duvarlarla tam bir uyum ve ayrılmazlık halindedir. Buna ör­nek olarak şu eserleri sayılabilir: Lyon mü­zesi için Eskiçağ Hayali ve Hıristiyan il­hamı; Marsilya müzesi için Yunan Kolonisi Marsilya ve Doğunun Kapısı Marsilya; Poi­tiers belediye sarayı için Arapları Yenen Charles Martel; Rouen için İnter artes et Naturam. Paris’te, Sorbonne’un büyük amfiteatrıyle, Belediye sarayını süsledi ve Pantheon için de Aziz Genevieve’in hikâ­yesini canlandıran bir kompozisyon hazır­ladı.

En ünlü eseri Aziz Genevieve Paris Şehrini Korurken’i de (1874) bu şehirde yap­tı. Boston kütüphanesi için Dehayı Alkış­layan ilham Perileri’ni çizdi. Bu arada port­reler de yaptı: Kendi Portresi (Floransa), Maria Cantacuzino’nun Portresi (1883, Lyon), Yoksul Balıkçı (Louvre). 1896′da prenses Cantacuzino ile evlendi; karısının ölümü yüzünden hayatının son ayları üzün­tü içinde geçti. Puvis de Chavannes, zama­nının resmini etkileyen bütün hareketlerin dışında kaldı. Sayıştay binasındaki freskleri­ne hayran olduğu Chasseriau’nun aracılığıyle İngres geleneğini benimseyen sanatçı, yine de akademik ressamlar arasında yer al­maz. Resmî salonla ilişkisini keserek Cociste Nationale des Beaux-Arts’ın (Millî Gü­zel Sanatlar derneği) kurucularına katıldı. Buna karşılık izlenimci akımı hiç bir zaman benimsemedi. Nitekim manzara resimleri Monet’den çok Corot’yu hatırlatır. Res­samın özellikle Gauguin ve Maurice Denis üstünde büyük bir etkisi olmuştur. (L)

15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUVİS DE CHAVANNES (Pierre) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUTRAMENT (Jerzy)

Tarih 15 Haziran 2009

PUTRAMENT (Jerzy), polonyalı şair ve ro­mancı (Minsk 1910). Polonya’nın Paris el­çisi oldu. Swieia Kulo (Ey Kutsal Kurşun) [1946] adlı savaş hikâyelerinden sonra ya­yımladığı Rzeezywistosc (Gerçek) [1947] adlı romanında öğrencilerin faşizmle müca­delesini anlattı; Wrzesien (Eylül) [1951] ad­lı kitabında Polonya’nın 1939′daki yenil­gisinin sebeplerini inceledi. Rosztafe (Yol Ağzı) [1954] adlı romanında yeni Polonya’­nın canlı bir tablosunu çizdi. Son eserleri arasında iki roman (Damatlar [1963], Ya­ban Domuzu [1964]), otobiyografik bir an­latı (Yarım Yüzyıl [1951-1965]) ve hikâye derlemeleri (Karaçamlar [1966]) sayılabilir. (L)

15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUTRAMENT (Jerzy) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUTEAUX

Tarih 15 Haziran 2009

PUTEAUX, Fransa’da Seine idare bölge­sinde (Saint-Denis idare çevresi) kanton merkezi, Paris’in batı banliyösünde, Sen ır­mağı kıyısında (sol kıyı), Asnieres dirse­ğinde;
39 687 nüf. önemli sanayi merkezi: uçak ve otomobil yapımı, metalürji (dökümevleri, kazancılık), makine yapımı, tezgâh­lar, otomobil parçaları, radyo yapımı, pom­palar, ecza malzemesi ve parfüm, amyant, karton v.b. (L)

15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUTEAUX hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUSSORT (Henri)

Tarih 15 Haziran 2009

PUSSORT (Henri), fransiz hukukçusu (1615 -Paris 1697), Danıştay üyesiydi. Yeğeni Colbert tarafından kurulan Adalet şûrasında, Fouquet’ye karşı düşmanca tutumu ile dik­kati çekti (1664). Birçok komisyona başkan­lık etti. «iKiNCî COLBERT» diye anılırdı; yüksek adalet mercilerini ve derebeylik mahkemelerini şiddetle tenkit etti. Mütevellilerin mallarına elkonulmasına taraftar­dı. (L)

15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUSSORT (Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PURKYNE (Karel)

Tarih 15 Haziran 2009

PURKYNE (Karel), çek ressamı ve sa­nat tenkitçisi (Wroclaw 1834 – Prag 1868), Jan Purkinje’nin oğlu. Prag ve Münih’te okudu, Paris’te kaldığı bir yıl içinde (1856-1857), Bohemya’nın sanatına hâkim olan alman etkisinden kendini kurtardı. Purkyne, Prag’da Shakespeare için yapılan kut­lamalar için çizdiği taslaklar (1846) ve Cervantes’in Don Kişot’u için yaptığı resimler­le tanındı (eserleri Prag Modern Sanat ga­lerisinde yer almaktadır). Purkyne sanat tenkitlerinde gerçekçiliği ateşli bir şekilde savundu. (M)

15 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PURKYNE (Karel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

Pulcinella

Tarih 13 Haziran 2009

Pulcinella, 1 perdelik şarkılı bale, ilk ola­rak 1920′de Paris operasında Sergey Diaghilev’in Rus Bale topluluğu tarafından tem­sil edildi. Müziği Stravinskiy ile Pergolesi’nin, koreograf isi Leonide Massine’nin, de­kor ve kostümleri P. Picasso’nundur. Ko­nu Sergey Diagbilev tarafından bir com­media dell’arte taslağından alınmıştır. Pulcinella’nın kadınlardan gördüğü ilgiyi çekemeyen bazı gençler onu öldürmeğe ka­rar verirler. Bunu haber alan Pulcinella’nın yerine geçen bir arkadaşı darbelerin altında ölmüş taklidi yapar. Balenin sonun­da, Öldüğü sanılan Pulcinella’nın dirilme­si düşmanları arasında büyük bir şaşkınlık yaratır. Oyun, bir gürültü patırtı içinde, neşeli bir şekilde son bulur. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Pulcinella hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUL

Tarih 13 Haziran 2009

PUL i. Eskiden kullanılan akçeden küçük madenî para: Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul (N. F. Kısakürek). Gerçi ne parası, ne pulu, ne malı, ne mülkü var
(N. Araz).
— ÇEŞ.DEY. Bir pul etmemek, değersiz olmak. || Bir pula satmak, hiç önem ver­memek, (birine karşı) sadakatsiz davran­mak: Ben senin âşıkınım / Bir pula satma beni (Halk türküsü). || Para pul. Bk. PA­RA.
— Bot. üzerinde bulunduğu organa sım­sıkı yapışık, şekil ve yapıca çok basit yap­rakların her biri. Bk. ANSiKL.
— Böcekbil. Çiftkanatlı böceklerde kaşıkçık. || Diviklerde düşen kanatın yerin­de kalan çotuk. || Kelebeklerde ufacık bir sivri nokta ile kanatların derisine tutunan çok küçük plak. (Kelebeklerin kanadında sürekli olarak «toz» görünüşünde yer alan ve onlara gerek yansıma yoluyle [kimyasal renkler], gerek ışığın enterferans oyunlarıyle [fizik renkler] çeşitli renkler veren ve renklere parlaklık kazandıran kısımlar, bu pullardır.)
— Huk. Pul sahtekârlığı, devlet tarafından çıkartılan kıymetli evrakın bir türü olan pulun, yetkili olmayan kişilerce basılması. (Resmî evrakta sahtekârlık suçu sayılır. [Bk. sahtekârlık.])
— înş. Çatı kaplama işlerinde madenî ör­tü elemanıyle çivi başı arasına konan kü­çük boyutlu çinko veya bakır parçası.
— Mim. üst üste konmuş, düz veya hafif kabarık dairesel küçük plakalardan mey­dana gelen süsleme.
— Oyun. Tavla oyununda kullanılan yuvarlak küçük levha.
— Pulc. PTT idaresi tarafından, postanın alacağı ücretleri göstermek üzere çıkarılan basılı kâğıt. (POSTA pulu da denir.) [Bk. ANSiKL.] || Damga pulu. Bk. DAMGA.
— Saatçilik. Bir mihvere desteklik etmesi için, bir kol veya duvar saatinin platinine perçinlenmiş pirinç parça.
— Sürüngenler bilimi. Bazı deniz kaplum­bağalarının bağasını kaplayan ve çeşitli eş­ya yapımında kullanılan madde.
— Süs. santl. Ortası delik maden levhacık. (Bk. ANSIKL.) || Pul iğnesi, pulun deliğin­den geçecek kadar küçük ve ince iğne.
— Teknol. Vida, cıvata v.b. şeylerin boy­nuna geçirilen ortası delik madenî levha.
— Terz. Bir kumaşın üzerine süs olarak dikilen küçük, yuvarlak, ince ve delikli, maden, jelatin, sedef v.b. parçası. (Bk. AN­SiKL.) || Pul işlemek, bir kadın elbisesinin üzerine pullar işleyerek süslemek.
— Zool. Balıkların, sürüngenlerin ve bir kısım kuşlarla memelilerin vücudunu kap­layan boynuzsu, sert levha. Bk. ANSiKL.
— ANSiKL. Bot. Pul’lara köksaplarda, ba­zı asalak bitkilerin (canavarotu) yer üstü saplarında, soğanlarda, bileşikgillerin bürümlerinde rastlanır. Bunlar ya tomurcuk­larda olduğu gibi koruyucu veya soğan­larda olduğu gibi besleyici bir görev yapa­bilir. Kozalaklıların meyve yapraklarına da pul denir.
— Pulc. Ortaçağdan beri, yolların güven­sizliği yüzünden, ağırlık ve mesafeye göre hesaplanan gönderme ücretini mektubu alan kimsenin ödemesi âdet olmuştu. Ama bu ödeme şekli dağıtım işini güçleştiriyordu. Kendisine bir şey gönderilen kimseye ka­bul etmemek hakkının tanınması da mektuplaşanların birtakım hilelere başvurmala­rına yol açıyordu (adres üzerinde belirli değişiklikler yaparak veya zarfın üzerine önceden kararlaştırılmış bazı işaretler ko­yarak parasız haberleşmeyi sağlamak gibi). Ayrıca, ücret tarifesinin yüksekliği dolayısıyle gizli yapılan mektup ulaştırma işleri de büyükçe bir para kaybına sebep olu­yordu. Buna karşı ilk defa, 8 ağustos 1653′te Paris’te petite poste’un kuruluşu sıra­sında, Paris parlamentosu danışmanı Renouard de Villayer bir çare bularak taşı­ma ücretinin önceden ödenmesi usulünü ge­tirdi. Bu usule göre, gönderilmek istenen mektubun gönderme ücreti mektubun varı­şında alıcıdan değil de, mektup gönderil­diği zaman mektubu gönderen kimse tara­fından ödeniyor ve bu durum da bugünkü posta pullarının yerini tutan bir belgeyle mektubun üzerinde belirtiliyordu. Ancak, mektup gönderen kimsenin bu önceden öde­me işini postahanede yapması zorunluluğu bu usulün yaygınlaşmasını önledi. Bu du­rumu önlemenin tek yolu, ücret tarifesini hafifletmek ve sadeleştirmek (ücret deği­şikliklerini mektubun ağırlığına göre değil de gideceği yere göre uygulamak), ayrıca ödeme muamelesini elden geldiğince basit­leştirmekti. İsveç’te De Treffenberg (1823), İngiltere’de Charles Knight (1834) ve Charles Whiting (1837-1838), Fransa’da da Piron (1838) ile Grasset (1839) bunun için, basılı veya üzeri damgalı kâğıt veya zarflar kullanmayı tasarladılar. 1819-1836 Arasın­da, bu sistem özellikle, gönderme işlerini tekelinde bulunduran Sardunya krallığı ta­rafından bile kullanıldı. Bu ülkedeki posta idaresi, yazışmaların ulaşımını tekelinde bu­lundurarak, özel ulaklarla gönderdiği mek­tuplar için bir çeşit mektup kâğıdı satı­yordu. İngiliz James Chalmers’ın denemeleri pula son biçimini verdi (1834-1838). Chalmers’ın bu buluşu, birçok tartışma­dan sonra, Rowland Hill’in teklifi üzerine 1840′tan itibaren İngiltere’de kullanılmağa başlandı (10 ocakta bütün İngiltere toprak­ları üzerinde tek ücret uygulaması başladı; 6 mayısta da ilk posta pulu olan 1 penny’lik siyah pul çıkarıldı), ücretin peşin öden­diğini gösteren bir belge olduğu için de, 28 ağustos 1848′den itibaren, Posta idaresi genel müdürü Etienne Arago’nun isteği üzerine, posta pulu usulünü Fransa da kabul etti. Oysa Fransa’da bu yenilik, daha ön­celeri, ücret indirimleri dolayısıyle hazi­nenin zorunlu olarak kayba uğrayacağı gerekçesiye birkaç kere reddedilmişti. 1 Ocak 1849′da Fransa’da posta ücretleri yeniden düzenlendi.

Üzerlerinde çeşitli sayıda şekiller bulunan posta pulları, ülkeye ve çıkış tarihine gö­re değişen tabakalar halinde basılır. Bu pulların birbirinden kolayca ayrılmasını sağ­lamak için de iki pul arası dantel biçi­minde delikli olur. Otomatik dağıtıcılar için tek pul dizisi veya birkaç pulluk tabaka­lar halinde satışa sunulan pullar da var­dır. Genellikle dikdörtgen biçiminde olan posta pulu bazen kare, hattâ üçgen veya herhangi bir geometrik şekilde de yapıl­mış olabilir. Yüzeyi genellikle 4 ilâ 20 sm2 arasında değişir. Çok zaman, pulun değe­riyle birlikte yüzeyi de büyür. Ayrıca bu yüzey, seçilen konuya göre de değişir. Ba­zı olağanüstü durumlarda, piyasaya gerekli sayıda pul çıkarmak konusundaki güçlük­ler dolayısıyle veya belirli bir yerde ge­rekli sayıda pul bulunmaması sebebiyle pul­ların ikiye bölünerek değerinin yarısı he­sabiyle kullanıldığı da olmuştur. 1915′te Rusyada kalın kağıt üzerine basılan bazı zamksız pullar para yerine piyasaya sürülmüştü.Büyük parçalar halinde gönderilen matbu evrak önceden iptal edilmiş pullarla pos­taya verilir ve böylece de idarenin posta­ya verme işlemi sırasında pul iptal etme zorunluluğu önlenmiş olur. Bu konuda 1893′te yapılan denemeler kesin bir sonuç ver­medi. Ama bu usul 1920′den beri yine kullanılmaktadır. Pulların kullanım süresi ge­nellikle sınırlı değildir.

Kullanım bakımından kolaylıkları dolayısıy­le posta idareleri çok zaman, telekomüni­kasyon idareleriyle işbirliği yaparak, mek­tupların üzerindeki pulların tarifenin gerektirdiğinden eksik olması halinde ödenecek fark ücretleri konusunda, taahhütlü, özel ulak mektuplar, posta paketleri, telgraf, telefon v.b. ücretleri için de pul kullanıl­ması yoluna gitmiştir.

• Türkiye’de ilk posta pulu ince kâğıtlara basılmıştı ve üzerinde tuğra ile «Dev­leti Âliyyei Osmaniye» yazısı vardı. 1865′te pulun biçimi değiştirildi; tuğra çıkarıldı ve dikine bir oval zenmin üzerine ayyıldız yerleştirildi; ayrıca pulun üzerine «Postai Devleti Osmaniye» yazısı kondu. 1876′da yapılan değişiklikle de bu yazı, ayın ortası­na yerleştirildi ve yıldız kaldırıldı. 1892′de pulun çevresi türk motifleriyle süslen­di, ortaya osmanlı arması basıldı. 1898′de Osmanlı-Yunan savaşının başarıyle so­nuçlanışını kutlamak üzere altı köşeli bir pul çıkarıldı. Bu pulun” üzerinde «Bilâdı Meftuha’dan Tisalya Kıt’ası Postasına Mah­sustur» kaydı kondu ve tuğraya da yer verildi.

İkinci Meşrutiyetin ilânı (1908) üze­rine çıkarılan pulda «Hatırai Meşrutiyet» yazısı yer aldı. Bundan sonraki dönemde Sultan Reşad’ın bazı vilâyetlere yaptığı zi­yaretler de pullarda sürşarjla belirtildi. 1913′e kadar çıkarılan türk pullarında re­sim kullanılmadı. İlk resimli posta pulu Edirne’nin düşman işgalinden kurtarılışının hatırasına ve Edirne’deki Selimiye camii’nin resmiyle süslenerek Londra’da bastı­rıldı. Birinci Dünya savaşı sırasında eski pullar sürşarjlı olarak kullanıldı; savaşın sonuna doğru (1917) tedavüle çıkarılan pul­lar Viyana’da bastırıldı. 1920′de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti tarafından daha önce Avrupa’da bastırılan pullar ikiye bölünerek kullanıldı; bu da ihtiyacı karşılamayınca mahakim ve devairi adliye, mahakimi şer’iye, kâtibi âdil, amele pasaportu, defteri hakanî, tiyatro, müze, Hicaz demiryolu, donanma ve mali­ye pullarından bir kısmı önce elle, daha sonra makineyle sürşarj edilerek posta pu­lu yerine kullanıldı; ihtiyaç bu yolla da karşılanamayınca İtalya’da, üzerinde «Kelimei Tevhid» yazısı bulunan pullar bas­tırıldı (1922). Kurtuluş savaşının kazanılma­sından sonra 1 ocak’ 1924′te Lozan antlaş­masının hatırasına bastırılan ve satışa çı­karılan pullarda Atatürk’ün resmi ve «Ha­tırai Sulh» yazısı yer aldı. Dünyada ilk kabartma posta pulu Türki­ye’de basıldı (1968). PTT idaresince, Ankara’daki Ajans Türk kurumuna bastırı­lan ve anma grubundan olan bu pullarda türk çinileri desen olarak kullanıldı.

Bu pullar üç türlüdür: 1. Yeşiltürbe kubbe ta­van motifi;
2. İstanbul’daki Hürremsultan türbesinde bulunan kabartma bahar çiçeği motifi;
3. iznik çinisi.
Aynı kurum daha sonra İstiklâl mâdalyasıyle madalya ve be­ratını birarada veren iki kabartma pul da­ha bastı (1968). Gene Ajans Türk’e, 1971′-de Hava kuvvetlerinin 60. kuruluş yıldönümünü anma dolayısıyle pul bastırıldı.
• Pullar genel olarak üçe ayrılır: hazine pulları; posta pulları; yardım pulları.
Hazine pulları”nın hangi belgelere ne öl­çüde yapıştırılacağı, ilgili kanunlarla belir­tilir ve bedeli hazineye kalır. Türkiye’de hazine pullarının kullanılmasına Düyunu Umumiye tarafından ve damga resminin toplanması amacıyle 1880′de başlandı. Meş­rutiyet döneminde Hicaz demiryolunun yapımına yardım için hazine pulu çıkarıldı, bunlar postada kullanılmadı. Postada kul­lanılan ve geliri hazineye kalan pullar: 1. evlâdı şüheda pulları (1915); 2. tayyare mü­dafaa pulları (1937); 3. millî müdafaa pul­larıdır (1941).

Posta pulları. Türkiye’de posta pulu bas­tırma ve piyasaya sürme yetkisi 5584 Sa­yılı kn. md. 7 ile PTT Genel müdürlüğüne verildi. Genel müdürlük Postada Kullanı­lan Değerli Kâğıtlar yönetmeliğinde posta pullarıyle ilgili yıllık emisyon programları­nın nasıl hazırlanacağını, pullara basılacak resimlerin nasıl sağlanacağını, pulların basımlarıyle ilgili kuralları, pulların teşkilâ­ta dağıtımını, piyasaya çıkarılış zamanını satışta kalma ve geçerlik sürelerini belirt­ti. Aynı genel müdürlük 5584 Sayılı kn. md. 20′ye göre resmî daire ve kuruluşlar­da, anma törenlerinde, bir yardım ve hiz­met karşılığı görülen işlerde kullanılmak üzere üç ayrı türden pul çıkarmakla gö­revlendirildi. Bu pulların baskı sayısı, abo­nelerin ihtiyacı, serbest satış durumu, satısta kalma süreleri hesaplanarak 300 000 -600 000 arasında tespit edildi. PTT idare­sinin üyesi bulunduğu Dünya Posta birliğinin (UPU) Dünya Posta sözleşmesinde ve tüzüğünün 7., 105., 173. ve 174. madde­lerinde de posta pullarıyle ilgili hükümler vardır.

Yardım pulları, postada kullanılan fakat geliri ilgili derneklere giden, çeşitli tarih­lerde çıkarılan pullardır.
Başlıcaları: muhacirun ianesi pulları (1890); Müdafaai Milliye cemiyeti pulları (1915); Osmanlı Donanma cemiyeti pulları (1918); Kızılay şefkat pullan (1910); Türk Hava kurumu pulları (1926); Çocuk Esirgeme kurumu şef­kat pulları (1928).

— Süs. santl. Zanaatçıların en çok beğen­diği pul, karet kaplumbağalarının kabuk­larından elde edilir. Bu kabuklar, siyah renkli ve sarı veya açık kahverengi be­neklidir. Pul elde etmek için kabuk ilkin kaynar suda yumuşatılır; ardından da bakır kalıplara dökülür. Pul yapımında, XIX. yy.ın ortasından beri, yüksek basınçta bir­birine eklenen yumuşatılmış parçalar da kul­lanılmaktadır.

Eskiler hayvan kabuklarını ve kabuklardan elde edilen pulları çeşitli işlerde kullanır­lardı. Meselâ lir’lerin. gövdesi içi boş bir kabuktu, Vergilius, Ovidius ve Juvânal üze­ri hayvan kabuğu pullarıyle süslenmiş dö­şeme eşyasından söz ederler. Bu usulün Uzakdoğu’da da bilindiği Avrupa’da XV. yy.dan itibaren portekiz denizcilerinin ta­nıklıkları dolayısıyle öğrenildi. Bundan son­ra da Rönesans döneminin ince marangoz­luğu artık tümüyle bu usulü benimsedi ve . tahtadan yapılmış döşeme eşyası, 1670′e doğru, pul veya (kalay ve bakır gibi) yu­muşak bir madenden yapılmış gömme süs­lerle donatılmağa başlandı. Bu süsleme tar­zı XVIII, yysın sonuna kadar (Jacob, Montigny, Levvaseur gibi) en ünlü ince ma­rangozlar tarafından kullanıldı. Fransa’da İkinci imparatorluk döneminde aynı süs­leme tarzı yeniden geçerli kılınmak istendi ama pulları meydana getiren ana maddele­rin zamanla pulun biçiminin değişmesine yol açması ahşap üzerine yapılan süslemelerde artık bu maddenin kullanılmaması sonu­cunu doğurmuştu. Bundan dolayı da, Madagaskar’dan, Seychelles adalarından veya Venezüella’dan gelen kabukların kullanım alanı daraldı ve bu kabuklar yalnız küçük yüzeyler halinde, tütün takımı, fırça sapı, pudra kutusu kapağı, tarak ve yelpaze,ya­pımında kullanılmağa başlandı.
— Terz. Pullar, yuvarlak, dört köşe, uzun, sivri uçlu, düz, üzeri hafifçe kabarık, tek renkli veya ortası göz göz delik olabilir ve tek sıra halinde, bir desen meydana ge­tirecek biçimde veya bir boncuğun çevresi­ne işlenir.
— Zool. Zooloji bilginleri derideki yassı uzantıların her çeşidine pul adını verirler. Pullar çok değişik yapıda olduğu için dai­ma homolog organlar olmayabilir. Balıkların pulları altderiden oluşan küçü­cük plaklardır; bunların oluşumunda üst derinin payı genellikle pek önemsizdir. Pulların yapısı türlere göre çok değişiktir. Köpekbalıklarında pullar plakoid şeklinde, yani diş yapısında ve biçimindedir. Mersin balıklarında pullar ganoyittir; ya­ni üzerleri parlak bir mine ile kaplıdır. Kemikli balıklarda pullar ince ve esnek, kenarları ya dişli (taraksı pullar) veya de­ğirmidir (değirmi pullar). Ayrıca balıkla­rın pulları birbirinden bağımsız ve kiremit düzeninde dizilidir; bunların tedricî büyümelerine bakılarak balıkların yaşı tahmin edilebilir. Sürüngenlerde pullar balıklarınkinden çok farklıdır. Bunlarda pullar üstderiden oluşur ve kiremit düzeninde değil­dir; derinin üzerinde yüzeysel bir tabaka halinde yer alır ve zamanla birbirine biti­şip kaynaşarak bir bütün olur.
Bunların hepsi birden bir çeşit kılıf meydana geti­rir. Hayvan büyüyebilmek için bu kılıfı zaman zaman atmak zorundadır (deri de­ğiştirme). Kertenkelelerle yılanlarda pul­lar çok basittir. Timsahlarla kaplumbağa­larda pulların altında ayrıca altderiden oluşan kemik plakalar bulunur. Böylece tam bir dış iskelet halini alan pullar kamlumbağalarda esas iskeletle birleşerek ba­ğayı meydana getirir. Sürüngenlerinkine tı­patıp benzeyen pullara kuşların bacakların­da rastlanır ve bu iki sınıfın ortak bir soydan geldiğini gösterir. Bazı memeliler­de (pangolin, tatu) görülen bağalar da tıp­kı timsahlarınkini andırır. Kelebeklere ve­rilen pulkanatlılar adı, kanatlarını ince bir toz tabakası gibi örten mikroskopik pul­lardan dolayı verilmiştir. Bir kısım kele­beklerin madenî ebrulu, kadifemsi, yanar­döner güzelim renkleri kanat pulları üze­rine düşen ışığın yansıma ve enterferasyonlarından ileri gelir.
♦ Sıf. Pula benzeyen, pulu andıran. | İnce bir tabaka halinde olan. || Pul şişe, yeşil camdan yapılan çok ince çeperli şi­şe.
— Jeol. Pul kaya, yaprak yaprak ayrılan taşların genel adı. Eşanl. ŞiST.
♦ Pul pul blş. sıf. Pullar, küçük parça­lar halinde. (LM)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUL hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUİSEUX (Victor)

Tarih 13 Haziran 2009

PUİSEUX (Victor), fransız astronomu ve matematikçisi (Argenteuil 1820 – Frontenay, Jura 1883). Rennes (1841) ve Besançon (1846) Fen fakültesi matematik pro­fesörü oldu. 1855′te Paris rasathanesi mü­dür yardımcılığına, 1857′den Sonra Sorbonne’da astronomi kürsüsüne getirildi. Ça­lışmalarının çoğu gök mekaniğiyle ilgiliyse de, Puiseux, karmaşık değişkenli cebirsel fonksiyonlar teorisinin gerçek kurucusudur (1850). — Oğlu pıerre (Paris 1855 – Frontenay, Jura 1928), Sorbonne’da öğretim gö­revlisi (1880) ve Paris rasathanesi astrono­mu oldu (1893); 1897′de Paris Fen fakül­tesi gökfiziği dersleri profesörlüğüne ge­tirildi. Ayın hareketinin yüz yıllık ivmesini ve küçük gezegenleri inceledi, sapınç sa­bitini belirledi. Ay’ın fotoğraf atlası ve gökyüzünün fotoğraf haritasının hazırlan­masında büyük payı vardır. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUİSEUX (Victor) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUGNO (Stephan Baoul)

Tarih 13 Haziran 2009

PUGNO (Stephan Baoul), fransız piyano­cusu, orgcusu ve bestecisi (Montrouge 1852 – Moskova 1914). Paris konservatuvarına devam etti ve birçok ödül kazandı. Saint-Eugene kapellasına 1871′de yönetici oldu; 1892 ile 1901 arasında Paris konservatuvarında armoni ve piyano dersleri verdi. 1893′te, kendini virtüöz piyanocu olarak kabul ettirdi ve Chopin konserleri, ayrıca E. Ysaye ile oda müziği konserleri düzenledi. Pi­yano parçaları, bir oratoryo (Lazarus’un Dirilişi, 1879), bir bale (Kelebekler), on iki kadar operet besteledi ve Nadia Boulanger ile birlikte G. D’Annunzio’nun La Citta Morta’sına (ölü Şehir) müzik yazdı. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUGNO (Stephan Baoul) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUGNANİ (Gaetano)

Tarih 13 Haziran 2009

PUGNANİ (Gaetano), italyan kemancısı ve bestecisi (Torino 1731 – ay.y. 1798). G. B. Somis’in öğrencisi, Torino Krallık kapellası kemancısı olduktan sonra V. L. Ciampi ile kontrapunto çalışmak üzere Roma’ya gitti. Torino’ya dönüşünde Krallık kapellasında birinci kemancı olarak işe baş­ladı (1770) ve 1776′da orkestra genel yönet­meni, 1786′da askerî bando yönetmeni ol­du. Keman virtüözü olarak Paris’e, Lon­dra’ya (Krallık tiyatrosu, 1767, 1768) gitti, 1780′de ise öğrencisi Viotti ile birçok sanat merkezinde konserler verdi. Bestecilik ala­nında keman için sonat derlemeleri, duo’lar, üçlüler, beşliler ve senfoniler, bir keman konçertosu, bir orkestra süiti (Werther), bir oratoryo (Betuli Liberata), iki kantat ve sekiz opera yazdı (özellikle Nanetta e Lubino [Londra, 1769] ve Achille in Sciro [Torino, 1785]). Pugnani, kemanda tekniği sadece «ifade»nin bir aracı olarak göründü. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUGNANİ (Gaetano) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUECH (Denys)

Tarih 13 Haziran 2009

PUECH (Denys), fransız heykeltıraşı (Gavernaxv Aveyron 1854 – Paris 1942). 1884′te Roma ödülünü kazandı; 1921′den 1933′e kadar Medici villası müdürlüğünü yaptı. Resmî sanatın en gözde temsilcilerinden bi­riydi. Anıtlar, mezarlar ve büstler yaptı. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUECH (Denys) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUECH (Aime)

Tarih 13 Haziran 2009

PUECH (Aime), fransız helenisti (Saint-Andrede-Sangonis, Herault 1860 – Paris 1940). Pindaros’tan bir tercüme, Demosthenes’in Philippika ve Homeros’un ilyada’sı üstündeki incelemelerinden başka, ede­biyatla ilgili birçok eser yazdı: Histoire de la Litterature Grecaue Chretienne (Hıris­tiyan Yunan Edebiyt Tarihi) [1928-1930] v.b. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUECH (Aime) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUCELLE (Jean)

Tarih 13 Haziran 2009

PUCELLE (Jean), XIV. yy .da yaşamış fransız minyatürcüsü. Paris’te önemli bir minyatür atelyesinin şefiydi; fransız min­yatürüne, kıvrık dal çizgilerinden ve küçük boy insan figürlerinden meydana gelen bir süsleme biçimi getirdi. Bu süsleme biçimi, Breviaire de Belleville’de (Belleville Dua Kitabı) [1343'ten önce bitirildi], Robert Billyng’in incili’nde (1327) ve Livre d’Heures du Duc de Berry’de (Berry Dükünün Dua Kitabı) görülür. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCELLE (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUCCİTA (Vincenzo)

Tarih 13 Haziran 2009

PUCCİTA (Vincenzo), italyan bestecisi (Civitavecchia 1778 – Milano 1861). Napoli tar­zı operanın temsilcisidir. Londra ve Paris operaları hesabına eserler yazdı, ünlü şar­kıcı Catalini’ye eşlik etti. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCCİTA (Vincenzo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUCCİNİ (Giacomo)

Tarih 13 Haziran 2009

PUCCİNİ (Giacomo), italyan bestecisi (Luc-ca 1858 – Brüksel 1924). Müzikçi bir aile­nin çocuğu. Lucea’da Müzik enstitüsünde okudu, daha sonra Milano konservatuvarına girdi. Le Villi (1884) ve Edgar (1889) adlı ilk operaları Milano’da başarıyle tem­sil edildi. Dünya çapında ün kazanan ope­raları: Manon Lescaut (Torino, 1896; Pa­ris, 1900), librettosu Sardou’nun eserinden aktarılan La Tosça (Roma, 1900; Paris, 1903), Madame Butterfly (Milano, 1904), Altın Batı’nın Kızı (New York, 1910), La Rondine (Monte-Carlo, 1917), ayrıca il Tabarro, Suor Angelica, Gianni Schicchi (New York, 1918; Roma, 1919) adlı operalardan meydana gelen Le Trittico (Üçlü Eser). Turandot adlı son operası Alfano tarafın­dan tamamlandı ve 1926′da Scala di Mi­lano’da Toscanini’nin yönetiminde temsil edildi. Sayıları bir hayli tutan bu operala­rın yanı sıra Puccini, bir büyük missa, bir Capriccio sinfonico, orkestra için iki menuetto ve oda müziği besteledi. İtalyan reisino’sunun temsilcisi sayılan Puccini, ti­yatronun bütün inceliklerini, halkı etkile­menin çeşitli yollarını çok iyi bilir ve za­man zaman aşırılığa kaçan duygulu bir dil kullanır. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUCCİNİ (Giacomo) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PUANT

Tarih 13 Haziran 2009

PUANT i. (lat. punda > fr. pointe). Koreografi. Ayak parmaklarının ucunda diki­len ve ne topuğu ne de ayağının hiç bir kısmı yere değmeden adımlar âtan kadın dansçını hareketi. || Puant zamanı, ayak parmağının ucunu yere değdirerek ayağın üst kısmını uzatma ve dizi germe şeklindeki dans hareketi. || Alçak puant veya sıkışık puant, ayağını uzatıp parmaklarını birbir­lerine doğru sıkarak ayak bileğinin ön kıs­mını ileri çıkaran kadın dansçının duruşu. || Yarım puant, yere ayağın ön kısmını ba­sarak, geri kalanını puanttaki gibi yere değdirmeden yukarıda tutmakla elde edilen duruş. || Yarım puant zamanı, vücut ağır­lığını, yere basan parmaklara vererek ve ayak tabanı ile topuğu havaya kaldırarak elde edilen dans hareketi.
— ANSİKL. Koreografi. Puant’lar balede XIX. yy.ın başında ortaya çıktı. Bu aka­demik dansın Auguste Vestris devrinde eriş­tiği teknik gelişme, dans ayakkabısının ge­lişmesi sayesinde oldu. Dans ayakkabısı Direktuvar devrinde topuksuz bir sandal, so­nunda da dans şosonu halini aldı. Puant üzerine ilk dikilenler 1809-1818 arasında Opera’da çalışan fransız Goslelin ile ital­yan Amalia Brugnoli’dir. Fakat romantik koreografinin sembolü haline selen puantı 1832′de Maria Taglioni Paris opera­sında La Sylphide balesinde ortaya attı. Balede erkekler hiç bir zaman puant yap­mazlar. (L)

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PUANT hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

Forex ve Döviz Piyasaları

Tarih 13 Haziran 2009

Döviz piyasaları
forexYatırım, hedging, spekülasyon amacıyla yapılan hareketlerin gerçekleştiği döviz piyasaları 24 saat açıktır. Açılış Sidney ve Tokyo’da olur, Hong Kong ve Singapur, Bahreyn ile sürer Avrupa piyasalarına geçer. Frankfurt, Zürih, Londra’dan New York, Chicago piyasalarına ve Los Angeles ve San Fransisco’ya devam eder. İşlem hacmi, dünya ticaret hacminin 50 katından fazladır. İşlemlerde ağırlık Amerikan doları ve Alman markı, Amerikan doları ve yen üzerindedir. Günlük işlem hacmi, milyar dolar temelinde en fazla İngiltere, ABD, Japonya, Singapur’dadır.

İşlemlerin çekirdeğinde aracı ticari bankalardır. Merkez bankaları kur ve faiz istikrarı sağlar. Bankalar doğrudan, Interbank ile, aracılar ve brokerlar ile, merkez bankaları ile, Hazine ile çalışırlar. Bankaların döviz piyasasındaki riskleri politik, transfer riskleri olarak sistematik olabilir. Riskler finansal da olabilir ve kur ve faiz riskleri şu pozisyonları içermektedir: spot, forward, swap, opsiyon. Ayrıca çalışanların riskleri de işlemleri etkiler: performans, zayıflık, hırs, eğitimsizlik, stres, yanlış anlamalar, dil sorunu, yazım hataları, takım uyumsuzluğu, headhunters, iletişim sistemleri.

Döviz piyasaları bir ülke parasının başka bir ülke parasıyla değişimi işlemleridir. Yabancı para ve mevduat hesaplarının değişimi olarak aktifler spot ve forward biçimlerinde para fonlarında dönüşür. Kullanılan ortam elektroniktir. Kur, bir para biriminin diğer para birimi karşısındaki fiyatıdır. Kotasyonları çift taraflıdır: alış-satış. Alış ve satış arasındaki farka spread denir. Bir para, baz döviz alınır ki, bu ABD dolarıdır. Kurlar, direkt veya dolaylı olarak gösterilir. Yurtiçi piyasalarda, yerli para içermeyen gösterimler çapraz kur, uluslararası piyasalarda ABD dolarını içermeyen kurlar çapraz kur olarak tanımlanır.

Türkiye’de para piyasaları [değiştir]

Türkiye’de modern para ve döviz piyasaları 24 Ocak 1980 Kararları ile harekete geçmiştir. Bu tarihten önce ithal ikameci, korumacı sistem vardı. Devletçe belirlenen sabit kur sistemi, karaborsa ve yastıkaltı sektörlerine yol açıyordu. 24 Ocak Kararlarıyla ABD doları 47.70′ten 70.00 liraya yükseltilerek devalüasyon yapıldı. Esnek ve günlük kur sistemine geçildi, fiyatlar serbestçe piyasada belirmeye başladı. TPKKK 29 aralık 1983′te kaldırıldı, kredi ve mevduat faizleri serbest bırakıldı. 30 temmuz 1981′de SPK kabul edildi. Döviz girişi her tür yoldan serbestleştirildi. 1989′da altın piyasası kuruldu.

Türkiye’de döviz işlemleri Serbest piyasada, TCMB denetimindeki döviz ve efektif piyasasında, bankalararası piyasasında olmak üzere üç piyasada gerçekleştirilmektedir. Serbest piyasada işlemler efektiftir. Merkez bankası piyasasında ise, Merkez Bankası, bankalararası döviz hareketlerini yönetiyor, kaynakları etkin olarak kullandırıyor, Türk lirasının yabancı paralar karşısındaki değerini ayarlıyor. Döviz işlemleri en yoğun olarak bankalararası piyasada gerçekleşmektedir.

Para piyasaları

Finansal piyasalar, işlem gören ürünlerin vadesine göre para piyasaları ve sermaye piyasaları olarak ikiye ayrılmaktadır. Para piyasalarında işlem 1 yıldan kısa, sermaye piyasalarında bir yıldan uzundur. Para piyasalarında kısa vadeli likidite açığı olanla fazlası olan karşılaşır. Likidite fazlası olan faiz talep eder, açığı olan faiz öder. Mekana göre yurtiçi ve yurtdışı olarak ikiye ayrılan para piyasalarında işlemler ulusal parayla sınırlıysa yurtiçi (Interbank), uluslararası paralarla yapılanı yurtdışı piyasadır (Euromarket).

Örgütlü, kurumsal, profesyonel, kredibilitesi yüksek, ürün standardı olan bir piyasadır. Para piyasalarında müşteriler, bankalar aracılığıyla karşı karşıya gelirler. Döviz piyasalarına, alım satım, fonlar, repolar, mevduatlara bankalar aracılık eder. Bankalar müşterilerle, diğer bankalarla, finansal aracılar ve brokerlarla, merkez bankalarıyla ve Hazine ile çalışırlarken kar amacı ve kendi pozisyonlarını hedef alma gayesiyle hareket ederler.

Bankalar para piyasası risklerine karşı hedging (koruma) yöntemi uygular. Bunun için forward, futures, opsiyon yöntemleri kullanırlar. Para piyasası fon transferleri ile piyasanın likidite sorununu çözer. En önemli aktörü olan bankalar topladıkları mevduat fonlarını işletmelere kredi olarak verir, hükümetlere Hazine Bonosu adıyla kısa vadeli borçlanma araçları satın alarak fon aktarırlar. Fonların fiyatı olan faiz oranı, vade, para birimi, kredibilite, enflasyon, arz ve talep tarafından belirlenir.Faiz oranları dalgalanmaları, bankaların açık ve kapalı pozisyonlarını, fiyat riskini belirler. Piyasalarda her gün belirli bir zamanda bir Interbank Oranı belirlenir. Mesela Londra’da LIBOR olan bu oran piyasadaki referans bankaların her gün saat 11′de diğer bankalara 1 ile 12 ay arasındaki sürelerde borç vermeye razı oldukları oranı gösterir. Faiz oranları yanında faiz periyotları belirlenmektedir.İşlem süreleri, günlerin fiili sayılarıyla veya bütün ayları 30 gün kabul etmekle yapılır. Takvim yılının hesaplanması da ya yılın 365 gün olarak kabul edilmesi (sterlin, belçika frangı, singapur doları) yahut yılın 360 gün olarak kabulüyle (diğer paralar) olur.

Para piyasası işlem türleri unsecuritised ve securitised olarak iki türdür. Unsecuritised işleme over teh counter denir ve doğrudandır. Securitised’de ise ikincil piyasa olabilir. Banka kredileri sabit veya fixed term loans ve periyodik veya roll over credits olarak ikiye ayrılır. Tasarrufçuların banka işlemleri de call money, day to day money, fixed term deposits, fiduciary deposits diye farklı türlere ayrılmaktadır. İkincil para piyasası enstrümanları hazine bonoları, mevduat sertifikaları, banka kabulleri, finansman bonoları, euro commercial paper, repo’dur.

Türkiye para piyasaları Türk lirası ve sermaye piyasası işlemlerini gerçekleştirir. Para piyasası da organize ve organize olmayan olarak ikiye ayrılır. Organize piyasalar Interbank, devlet iç borçlanma senetleri piyasası, TCMB repo ve tersrepo işlemleri piyasası, İMKB tahvil ve bono piyasası, borsa para piyasası’dır. Organize olmayan piyasalar Bankalararası Serbest para piyasası, bankalararası repo piyasası, bankalararası tahvil ve bono piyasası’dır.

Bankalararası Döviz Piyasası

1990′dan beri çalışan piyasada bankalar, kurumlar ve özel finans kurumları işlem yapar. Bankalar, birbirleriyle ve sadece line’ı olan bankalarla sadece line limitleriyle iş yapar. Bu iş için teminat talep etmezler. Reuters’de, bir Amerikan Doları için alış satış kotasyonları ilan edilir. Bu kotasyonlar ancak 1.000.000 ABD Doları için geçerlidir. Fiyat, pazarlıklıdır.

Merkez Bankası bu piyasaya müdahale edebilmektedir. Piyasanın 10′da açılmasını takiben kotasyonları izler, eğer kotasyonlar tolere edilebilen seviyeyi aşarsa müdahaleye başlar. Merkez Bankası Döviz ve Efektif Piyasaları Müdürlüğü,en yüksek dolar alış kuru veren bankalardan başlayarak telefonla, minimum işlem limiti olan 1.000.000 dolarlık satışlar yapar ve satışlar hedeflenen fiyata kadar devam eder. Bankalar, aldıkları dolar karşılığı TL’yi EFT sistemi kapanıncaya kadar Merkez Bankası’na yatırır. Bankalar, TL yükümlülüğünü karşılayamazsa cezai işlem yapılır. Döviz Interbankında Londra kaynaklı işlemlerde büyük bankalarla Türk bankaları brokerlar aracılığıyla işlem yapmaktadırlar.

Döviz
Döviz, dar anlamda (çek, poliçe gibi) yabancı parayı temsil eden belgeler. Türkçede yabancı ülkelerin paralarına döviz denmektedir. Herhangi bir ülkenin parasının, başka bir ülkenin (veya ülkelerin) parasına dönüştürülmesiyle ilgili işlemlere de döviz işlemi veya kambiyo işlemi denir. Döviz kelimesi dilimize Fransızca’daki deviseden geçmiştir. Genel olarak döviz dendiğinde milletlerarası ödemelerde kullanılan ödeme araçlarının tamamı ifade edilir.

Ekonomik açıdan bakıldığında döviz, iktisadi anlamda bir mal niteliğindedir. Döviz borsaları bazı özel nitelikleri olan piyasalardır. Kısaca belirtmek gerekirse, New York, Londra, Tokyo, Frankfurt, Zürich ve Paris en büyük döviz borsaları arasında bulunmaktadır. Ancak, döviz piyasalarını belirli bir yer veya mekanla sınırlı piyasalar olarak düşünmek doğru değildir.

Döviz borsaları, muayyen coğrafi bölgelerde faaliyet gösterseler de, çeşitli elektronik haberleşme araçlarıyla birbirleriyle sürekli olarak ilişki içinde bulunurlar. Denilebilir ki, günün her saatinde dünyadaki döviz piyasalarından herhangi birisi açık bulunur. Mesela ABD’in batısında yer alan San Fransisco’da borsalar kapandığında Uzak Doğuda Tokyo, Hong Kong ve Singapur borsaları, ayrıca bu borsalardaki çok uluslu Amerikan ve Avrupa bankalarının şubeleri yeni açılmışlardır. Uzak Doğu borsaları kapandığında ise Orta Doğunun mali piyasaları ve merkezleri iki saatten beri çalışmakta olup Avrupa borsaları mesaiye yeni başlamaktadır. Avrupa ile ortak çalışma saatleri sırasında New York borsasında faaliyet hacmi yoğunlaşmaktadır. Londra bankaları coğrafi konumları dolayısıyla, günlük çalışma süresi içinde öteki Avrupa piyasaları ve Kuzey Amerika dahil olmak üzere, Uzak Doğu ve Orta Doğu piyasalarıyla işlem yapabilmektedirler.

Milletlerarası döviz borsaları 24 saat sürekli olarak çalıştıkları için döviz fiyatları (kurları) sürekli olarak değişirler. Döviz bir iktisadi mal gibi işleme tabi tutulduğundan, dövizin bir arz ve talebi ve dolayısıyla da bir fiyatı vardır. Döviz fiyatlarına döviz kuru (exchange rate) denmektedir.

Döviz kurları genellikle bir birim döviz başına (veya bununla değiştirilebilen) milli para miktarı olarak tanımlanır. Döviz kurları 1 birim milli paranın karşılığı olan döviz miktarı olarak da tanımlanabilir. Bu şekilde düşünüldüğünde kurlar 1 USD = 1,35 TL veya 1 TL = 0,74 USD olarak ifade edilebilir. Bu iki sistem birbirinin tersidir. Birincisinde dövizin, milli para cinsinden değeri ifade ediliyor; buna direkt-kotasyon sistemi deniyor. İkincisinde ise milli paranın dış değeri, yani döviz cinsinden fiyatı gösteriliyor; buna da indirekt kotasyon sistemi deniyor.

Milletlerarası borsalarda döviz kurları ABD dolarıyla milli paralar arasındaki değişim oranı şeklinde ifade edilince, ABD doları dışında iki para arasındaki değişim oranı bunların dolar cinsinden fiyatlarına göre dolaylı olarak hesaplanabilir. Mesela, 1 USD = 1,35 TL ve 1 USD = 0,83 EUR ise; 1 EUR = 1,63 TL olur. Bu şekilde dolar dışındaki paralar arasında hesaplanan kurlara çapraz kur (cross-rate) denilmektedir. Yani iki para arasındaki dolaylı değişim oranına çapraz kur adı verilir.

Yabancı paraların çapraz kurları arasında da bir uyum vardır. Çapraz kurlar arasındaki uyum bozulur, yani dövizin ucuz olduğu yerden satın alınıp pahalı olduğu yerde satılması işleri ortaya çıkabilir. Bu farklardan yararlanarak kazanç sağlanması işlemine arbitraj denir. Geniş anlamda döviz ticareti; döviz bazında mevduat bulundurmayı, döviz piyasaları arasındaki kur farkından kar elde etmeyi (döviz arbitrajı), zaman içindeki kur değişmelerinden kar elde etmeyi (döviz spekülasyonu) de kapsamına almaktadır.

Döviz piyasaları vadeli piyasa (forward market) ve vadesiz piyasa (spot market) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Vadesiz piyasalarda döviz işlemleri herhangi bir işgününde o günün döviz kuru üzerinden yapılmaktadır. Vadeli piyasalarda ise tarafların sözleşme ile tesbit ettikleri gelecekteki bir gün ve döviz kuru üzerinden (vadeli döviz kuru) döviz alım ve satımının taahhüt edilmesi şeklinde yapılmaktadır.

Vaktiyle altın para sisteminin yürürlükte olduğu yıllarda ülke paraları, bulundurdukları veya temsil ettikleri altın miktarına göre birbirleriyle mübadele edilirlerdi. Mesela Türk lirası 2 gr altını, dolar 6 gram altını temsil ediyorsa, 1 dolar = 3 TL olarak belirlenirdi. Böylece belirlenmiş olan kurların değişmeleri de mümkün olmazdı. Altın para sisteminin çok önemli bir üstünlüğü olarak nitelenen bu husus, daha sonra kâğıt para sistemine geçirilmesiyle birlikte geçerliliğini kaybetti. Döviz kurları sabit veya esnek olarak belirlenebilmesinin fayda ve mahzurlarını esas alan tartışmalar iktisat literatüründeki canlılığını hala korumaktadır.

II. Dünya Savaşı sonlarından 1973 başlarına kadar dünyada geçerli olan ve Bretton Woods Sistemi diye bilinen para sistemi bir sabit kur sistemiydi. 1973 başlarından itibaren Batılı ülkeler esnek veya değişken kur sistemini benimsemişlerdir. Ne var ki, Avrupa Topluluğu ülkeleri gibi bazı sanayileşmiş ülkeler paralarını sabit kurlardan birbirine bağlayarak bir para sahası oluşturmuşlardır. Belirtmek gerekir ki, günümüzde tam bir esnek kur sistemi hemen hemen hiçbir ülkede uygulanmamaktadır. Hemen hemen her ülke döviz kurlarının nisbi de olsa istikrarlı oluşunu özlemektedir. İstikrar arayışları ise döviz piyasalarına müdahaleyi zorunlu kılmaktadır.

Türkiye’de 1929 yılına kadar Lozan Antlaşmasında yer alan hükümler dolayısıyla döviz piyasalarına fazla bir müdahalede bulunulamamıştır.

Lozan Antlaşmasının koyduğu sınırlamaların sona ermesiyle birlikte, 20 Şubat 1930 tarihinde çıkartılan 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu ile döviz işlemlerini düzenleme yetkisi Maliye Bakanlığına verilmiş ve yoğun bir şekilde döviz kontrolu uygulanmaya başlanmıştır.

Özellikle 1983′ten sonra Türk Lirasına konvertibilite sağlamak yönünde getirilen bazı düzenlemelerle 1567 sayılı kanunun uygulamaları yerine geniş ölçüde bir serbesti ortamı getirilmiştir. Sabit döviz kuru sistemi fiilen terk edilmiş ve kurların önce kısa aralıklarla, sonraları Merkez Bankasınca her gün belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Hükümet 1989′da aldığı bir kararla banka ve yetkili kurumlara 3000 dolar veya eşdeğer döviz satabilme hakkı verildi. Mart 1990′da 32 sayılı karar olarak bilinen Türk Parasını Koruma Hakkındaki Karar’da yapılan değişiklikle, Türkiye’de yerleşik kişilere sınırsız döviz bulundurma ve transfer etme gibi haklar tanındı (1993).

Para piyasalarında spot işlemler:
Para ve döviz piyasaları, dünya coğrafyasının zaman dilimine göre yapıldığından işlemlerde işlem tarihiyle teslim tarihi (valör) farklıdır. Döviz ticareti fiziki değil, muhabir hesaplar üzerinden olur. Teslimatlar işlem gününden iki gün sonradır. Örneğin, Amerika’dan getirteceğim bir mal için x dolara ihtiyacım var. Bankamı arar, kuru sorarım. Banka, alış ve satış rakamı verir. Bu fiyatlar bankanın yabancı parayı alış ve satış rakamlarıdır. Banka, iki işgünü sonra x doları kredi eder, yani çekme izni verir, hesabımdan satış rakamı olan YTL’yi düşer.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Merkez Bankası, banknot ihraç eden, hükümetin para ve kredi politikasını yürüten, veznedarlık görevini üstlenmis ve devletin iktisadi ve mali danışmanlığını yapan bağımsız bir ekonomik kurumdur. Kağıt para (banknot) basma tekelini elinde bulundurur ve bu yetkiye istinaden bağımız olarak para politikasını belirler. Ayrıca Hazine Müsteşarlığı’na bağlı olan Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nce basılan madeni paraların tedavülü de Merkez Bankası’nca sağlanmaktadır. Merkez Bankası Elektronik Fon Transferi EFT, Elektronik Menkul Kıymet Transferi EMKT sistemlerinin Türkiye’deki sahibi olup[2], Tüm Dünya Bankalararası Mali İletişim Topluluğu’in (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication – SWIFT) Türkiye ayağını yürütmektedir[3]. Banka büyük Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS) olarak adlandırılan büyük bir veri tabanına sahiptir. Bu veri tabanındaki bilgiler İngilizce ve Türkçe olarak kullanıcıların hizmetine açılmıştır.
Vikipedi, özgür ansiklopedi

13 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Forex ve Döviz Piyasaları hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PSİCHARİS (Janis)

Tarih 12 Haziran 2009

PSİCHARİS (Janis), yunanlı yazar ve fi­lolog (Odessa 1854-Paris 1929). Paris’e yer­leşti, orada, Doğu Dilleri okulunda modern yunanca profesörü oldu ve yeni yunan filolojisiyle ilgili fransızca eserler yayımladı: Essais de Grammaire Historique Neo-Grecque (Yeni Yunanca Tarihi Gramer incele­meleri) [1886-1889]; Etudes de Philologie Neo-Grecque (Yeni Yunan Filolojisi İncelemeleri) [1892]. Yazdığı çeşitli yunanca eserlerle,
(başlıcaları: Yolculuğum, 1888; Yanniri’nin Rüyası, 1897; Yalnızlıkta Ha­yat ve Aşk, 1904; Çınarın Gölgesinde, 1911) konuşulan «halk» dilinin nesirde kullanıl­masını sağlayarak, yunan edebiyat akımı üstünde derin bir etki yaptı. (LM)

12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PSİCHARİS (Janis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PSİCHARİ (Ernest)

Tarih 12 Haziran 2009

PSİCHARİ (Ernest), fransız subayı ve ya­zarı (Paris 1883-Saint-Vincent-Rossignol’da düşman tarafından öldürüldü, Virton yakın­ları, Belçika 1914), Jean Psichari’nin oğlu. Felsefe öğrenimi yaptı. Ch. Peguy ile ta­nıştı, onun etkisiyle idealizme daha fazla güç kazandıran bir yol bulmağa çalıştı. Ru­hî bir bunalım geçirdi, sonra bir sömürge birliğine katıldı (1903) ve Lenfant heyetiyle Kongo’ya gitti (1906). Moritanya’da uzun süre kaldı (1906-1912).
Başlıca eserleri: Appel des Armes (Silâhların Çağrısı) [1913]; Voyage du Centurion (Takımın Yolculuğu) [1916'da yayımladı]. Psichari çevresindekile­ri eserlerinden çok kişiliğiyle etkilemiştir. (L)

12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PSİCHARİ (Ernest) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PSAMMOCARCİNUS

Tarih 12 Haziran 2009

PSAMMOCARCİNUS i. Kabuğu Paris do­laylarında eyosen kum tabakalarında bulunan yengeç. (L)

12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PSAMMOCARCİNUS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRUNİERES (Henry)

Tarih 12 Haziran 2009

PRUNİERES (Henry), fr ansız müzik bil­gini (Paris 1886-Nanterre 1942). Romain Rolland’ın öğrencisidir. 1919′da Revue Musicale adlı müzik dergisini kurdu, ayrıca bu derginin faaliyetlerinden biri olan Vieux-Colombier konserlerini düzenledi (1921). 1930′da Lully’nin eserlerini yayımlamağa başladı, fakat ölümüyle bu büyük hamle yarıda kal­dı. Eserleri arasında Lulli (1909), La Vie et l’Oeuvre de Claudio Monteverdi (Claudio Monteverdi’nin Hayatı ve Eserleri) [1927], Cavalli et l’Opera Venitien au XVII. (XVII. yy.da Cavalli ve Venedik Operası) [1931] sayılabilir. Ayrıca Nouvelle Historie de la Musique (Yeni Müzik Tarihi) [1934-1936] adlı 2 ciltlik bir eseri vardır. (L)

12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRUNİERES (Henry) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRUNİER (Leon)

Tarih 12 Haziran 2009

PRUNİER (Leon), fransız eczacısı (Arras 1841-Paris 1906). Paris Yüksek Eczacılık okulunda profesörlük yaptı (1879); ilâç ola­rak kullanılan kimyasal maddeler üstünde birçok inceleme yazdı. Traite sur les Medicaments Chimiques et leurs Essais (Kim­yasal İlâçlar ve Denemeleri üstüne İnce­leme) adlı bir kitabı vardır. (L)

12 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRUNİER (Leon) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRUD’HON (Pierre Paul)

Tarih 11 Haziran 2009

PRUD’HON (Pierre Paul), fransız ressamı (Cluny 1758-Paris 1823). Bir taş yontucusu­nun onuncu oğlu, Dijon’da okudu, Paris’te sanatını geliştirmek imkânını elde etti. 1784′te Bourgogne eyaletleri Roma ödülünü kazandı. 1785′te Roma’y»i yerleşti. İtalya’­da, özellikle Raffaello, Vinci ve Correggio’nun eserlerini inceledi. 1789′da Fransa’ya döndü, gravür ve süslemeler yaptı; özellikle Josephine de Beauharnais’nin konağında, Saint-Cloud sarayının bir tavanında (Ger­çeğin Yeryüzüne İnişi), Lcuvre’da (Çalış­manın Yol Gösterdiği Deha) çalıştı. Çok sayıda portre, alegorik ve mitolojik konulu tablolar (Psykhe’nin Kaçırılışı, Diana’nın Jüpiter’e Yakarışı, Suçu Kovalayan Ada­let ve İntikam) yaptı, 1817 Salonu’nda, Astyanaks’ın Kaderine Ağlayan Anâromakhe adlı tablosunu sergiledi. Prud’hon’un maviye çalan kâğıt üzerine füzen ve tebe­şirle yaptığı desenler, yağlıboya resimlerin­den daha çok dayanmıştır. Constance Mayer’in portresi (Louvre’daki desen bölümü) şaheserlerindendir; çıplak’larının çoğundaki şehvetli güzellik, Ingres’i ve Chasseriau’yu haber verir. Prud’hon, romantizmin öncü­lerinden sayılır. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRUD’HON (Pierre Paul) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROVENCE Tarih

Tarih 11 Haziran 2009

PROVENCE Tarih

Phokaia’lılar M. ö. VI. yy.da Massaliaryı (Marsilya) kurdukları sırada Ligürler de Rhöne’un doğusunda Akdeniz kıyısına yer­leştiler; Massalia gerek doğrudan doğruya, gerek ticaret acenteleri aracılığıyle yerli­ler arasında yunan asıllı bir tarım (bağcılık, zeytinlikler) ve sanayiyi (çanak çömlek ya­pımı) yaydı. Keltler, Ligürlerle karıştılar (M.ö. IV.-III. yy.). Galya’da bir koalisyon kurulması (125-121), Romalıları ülkeyi işgal etmeğe teşvik etti (salyen kalesi Entromont’un yıkılması; Aix’in kurulması 122); bu iş­galin hedefi, İspanya’ya geçişi kolaylaştırmaktı (via Domitia’nın inşası). İlk Alp ötesi eyalet (Provincia Romana) meydana geldi ve bölgeye adını verdi:
Provence. Son­radan Narbonnensis (Narbonne’un kurul­ması, 118) adını alan bu eyalete Tötonların yenilmesinden (Aix, 102) ve barışın sağlan­masından (90-83) sonra tüccarlar ve şöval­yeler akın etti. Marsilya’ya boyun eğdirilmesinden sonra (49) Sezar emekli askerlerini Arles, Bezieıs ve Frejus’e yerleştirdi; Augustus da, Orange, Vienne, Avignon v.b. kolonilerini kurarak eyaletin yasasını tespit etti. Alp kesimi (Alp e s-M arıt ime s) impara­torun yetkisi altına verildi; bölgenin geri kalan kısmı senato eyaleti haline getirildi ve bir vali ile bir meclis (her ikisi de Narbonne’da [Narbonnensis]) tarafından yöne­tilmeğe başlandı. İlk barbar akınlarından sonra (M.S. 250′ye doğr.) Narbonnensis iki­ye bölündü; Rhöne’un doğusundaki kısım (Alpes Maritimes buraya bağlıydı) Viennoise adını aldı (293-305). Yeni barbar akınları ön­ce Viennoise’ın doğusunda ikinci bir Nar­bonnensis kurulmasını (381), sonra Galyalar valisinin Treves’den Arles’e çekilmesini ge­rektirdi. Arles, Batı imparatorluğunun de­vamı boyunca (395-476), Vizigotlara direndi. Batı Roma imparatorluğu yıkılınca bölgenin güneyini Vizigotlar, kuzeyini ise Burgondlar işgal ettiler. Vizigotların Vouills’de bozguna uğramasından (507) sonra yerlerini Ostrogotlar aldı; sonra Franklar Provence’ı krallık­larına kattılar (536). Bourgogne krallığına bağlanan Provence, muhtariyetini bir ölçü­de korudu; ama Araplar Septimania bölge­sini işgal edince (VIII. yy.) Charles Mart el Arapların tarafını tutan Provence’lılara bo­yun eğdirdi (736-739). Martel’in birliklerinin yakıp yıktığı Provence, Karolenjler zamanın­da büyük ölçüde geriledi. Verdun antlaşmasıyle (843) Lothar’a geçen eyalette, oğlu Kari ilk Provence krallığını (855-363) kur­du. Mirasçılar arasındaki on beş yıl süren mücadeleden sonra Kel Charles’ın kayınbi­raderi Boson, Bourgogne ve Provence kralı seçildi (879); Boson’un ölümünden sonra birçok defa el değiştiren eyalette, 947′de Bourgogne-Provence krallığı kuruldu. Bura­nın hükümdarı Konrad, Arles, Apt ve Avignon’da üç kontluk kurarak yönetimi elinde topladı. Bu sayede Boson’un oğlu Guillaume, derebeylere hâkimiyetini kabul ettire­rek, kıyıya yerleşmiş olan Arapları ülkeden çıkardı; şehirlerde ticaretin yeniden başla­ması sayesinde burjuvazi gelişmeğe başladı. Bourgogne Provence krallığı imparatora ge­çene kadar (1032) Guillaume’un sülâlesi iktidarı elinde tuttu. Toprakların kadın vâris­ler elinde bölünmesini önlemek için 1112′de Gevaudan’lı Beauce ile evlenen Barcelona kontu Ramon Berenguer III ve Toulouse kontu Alphonse Jourdain 1125′te Provence’ı bölüştüler. Berenguer III, Rhöne, Durance, Alpler ve deniz arasında kalan toprakları (kontluk), Alphonse Jourdain ise Rhöne’un batısındaki kısmı (markilik) aldı. Baux de­rebeyleri (Baux savaşları, 1142-1162), Forcalquier kontları ve Toulouse kontlarıyle çatışan katalonyalı Provence kontları, din adamlarının desteğini sağladılar; savaşı kazanınca evlilik yoluyle Forcalquier kontlu­ğunu ele geçirdiler (1196). Kontların Toulon’da ve Balear adalarında müslümanlarla savaştıkları sırada, doğu ticaretiyle zengin­leşen burjuvalar birçok hürriyet elde ettiler. Tutumları kont Ramon Berenguer IV’ü (1209-1245) kontluğu yeniden teşkilâtlandır­mağa şevketti. Berenguer IV, Provence’ı «baillie»liklere (adalet görevlisi) böldü; ken­dinden öncekilerin siyasetinden vaz geçti ve Fransa ile ilişki kurdu (1235′e doğr). ölümü üzerine yerine damadı Anjou’lu Charles geçti (1246-1285); sık sık yurt dışına çıkmak zorunda kalan Charles, Provence’ta katalan asıllı bir senechal tarafından yönetilen ger­çek bir merkezî hükümet kurdu; senechal’e bir kurul yardım ediyordu; Charles iki yeni «baillie» kurdu ve Baux derebeylerinin des­teklediği bir komün isyanından yararlanarak konsüllüklerin yerine «viguerie»leri (hâkim) getirdi (1251-1262). Ramon Berenguer IV-ün ustaca maliye siyasetiyle biriken bütçe fazlası, Charles I’in İtalya’da, özellikle Na­poli’de (1266) bir ittifak ve fetih siyasetine girişmesine imkân verdi. Ama Sicilya kat­liamı (1282) ertesinde, Napoli Deniz savaşında Charles I’in bozguna uğramasından sonra, oğlu Charles II’nin (1285-1309) fid­yesini ödemek için ilk Provence meclisleri toplandı (1286) ve vergi işleri düzenlendi. Provence’ın zenginliği, Sicilya’nın ve Akka’-yı müslümanların almasından (1291) sonra doğu ticaretinin kaybedilmesinden, Ara-gon’a karşı savaştan ve korsanlardan büyük zarar gördü. ülke o tarihte halkının üçte ikiye yakınını kaybetti. Kra­liçe Jeanne I, Anjou’lunun (1343 – 1382) siyaseti, şirketlerin (1357-1358), Aragon çe­telerinin (1361) ve fransız çetelerinin (1365-1369) akınları durumu daha da ağırlaştır­dı. Jeanne I’in evlat edindiği (1380) Anjou’­lu Louis I’in (1383-1384) ölümünden sonra dul karısı, Nice, Puget-Theniers, Lantosque vadisi ve Barcelonette’i Savoia’ya bıraktı. Vârisleri Louis II (1384-1417) ve Louis III (1417-1434), Napoli’yi yeniden ele geçirmek için giriştikleri seferler yüzünden hazineyi boşalttılar. Rene (1434-1450) Napoli’yi kesinlikle kaybetti ve barış yeniden sağlanın­ca Provence’ın iktisadî kalkınmasına katkı­da bulundu. Yerine geçen yeğeni Maine’li Charles (öl. 1480) ölürken Provence’ı Fran­sa kralı Louis XI’e miras bıraktı. Fransa kralı bir barış ve birliği sağlama siyaseti güttü. Fransız-lspanyol savaşları sırasında François I’in isviçreli ve alman birlikleri, Provence’a («Valdo’culuğu» ve Luther’ciliği soktular (1545). Aix parlamentosu sapkınlı­ğa savaş açtı ve «valdo’cular» ezildi (1545). Din savaşı sırasında katolikler «Ligue» (birlik) adı altında birleşirken Protestanlar krala ve «siyasetçilere» yanaştılar (1584). Ligue başkanı Cassaubc (1591-1596), Marsil­ya’da zorbalığını sürdürürken vali, Proven­ce’ın ortasına ve güneyine hâkimdi. Aix parlamentosu, Henri IV’ün mezhep de­ğiştirmesinden sonra tanıdı (1594). Her üç yılda bir toplanan meclisler vergi kanunları çıkarmada çekimser davrandığından, 1639′dan sonra toplanmağa çağrılmadılar; yerleri­ni kralın iktidarını destekleyen bir komün­ler genel meclisi aldı; bu mecliste Aix konsülleri, Provence’ın savunucusuydu. Bir dilekçe meclisi kurulması ve üye­lerine parlamento başkanı ve danışmanı olma imkânı tanınması (1647) soyluların is­yanına yol açtı; isyanı Mazarin’in Provence valiliğine tayin ettiği Merceur dükü bastır­dı (1652-1653). Marsilya’ya boyun eğdirilme-sinden sonra (mart 1660), Provence’ı krali­yet idaresi yönetti.

XVIII. yy.da kral birliklerinin avusturyalı istilâcıları püskürttükleri (1707-1746) ve ve­banın Provence’ı kırıp geçirdiği (1720) sı­rada, Provence’lı korsanlar bir yağma hare­ketine giriştiler. Paris parlamentosu gibi Aix parlamentosu da Jansenius’çuluk lehine mücadele etti ve civzitlerin suçla­narak sürgün edilmesinde önemli rol oynadı (1764). Maupeou tarafından kaldırı­lan (1771) Aix parlamentosu yeniden toplan­dıktan sonra (1775) siyasetle ancak ikinci derecede rol oynadı, imtiyazlılar 1770′ten itibaren Provence meclislerinin toplanma­sını istediler; ama komünlerin genel meclis­lerine çoğunluk vermeyi ve vergilerde yeni bir dağılım yapmayı kabul etmediler. Bunun üzerine halk imtiyazlılara karşı şiddet hareketlerine girişince, imtiyazlılar muafi­yetlerinden hemen vazgeçtiler. 1789 Etats generaux seçimlerinde seçilen iki Provence’lı-nın devrimin yönetiminde kesin etkisi oldu. Aix ve Marsilya’da Mirabeau; Paris’te, Sieyes. Provence üç idare bölgesine bölündü (26 şubat-4 mart 1790): Bouches-du-Rhöne, Var ve Basses-Alpes idare bölgeleri: bu bö­lünmeyle Provence’ın son siyasî imtiyazları da ortadan kalktı.

— Leng. Provence dili teriminin dilbilimde iki kullanımı vardır: geniş anlamıyle oc dili lehçeleri bütününü ve özellikle eski proven­ce dilini veya trubadurların dilini, dar anla­mıyle de bugün Eski Provence, Nice kont­luğu, Venaissin kontluğu, Dauphine’nin gü­neyi ve Nîmes ile Uzes idare çevrelerini kap­sayan topraklar üzerinde konuşulan dili belirtir. Şüphesiz bu iki anlamlılık biraz rahatsız edicidir; bazı dilbilimciler, provence dili teriminin geniş anlamını belirtmek için Oc’tan türeyen Oksitan kelimesini kullan­dılar; ama bu kelime de iki anlamlıdır, çün­kü günümüzde oc dili lehçelerinin tümü için ortak bir dil kurmak isteyen ve trubadur­ların imlâsını kullanan bir grup modern ya­zar (özellikle languedoc lehçesiyle yazanlar) tarafından Özel bir anlamda ele alınır.

Dar anlamıyle provence dilinin en azından dört değişik biçimi vardır: Rhöne’un her iki kı­yısında konuşulan rhâne lehçesi; Martigues ve Marsilya’dan Cannes’a ve Apt’tan Draguignan’a kadar uzanan kıyı lehçesi; nice lehçesi ve Forcalquer ile Castellane ve Sisteron ile Allos arasında oknuşulan gap leh­çesi; buna Yukarı Alpler’de konuşulan alp provence lehçesi de eklenebilir; bir geçiş lehçesi sayılan bu lehçe, fransız-provence lehçesi özellikleri kapsayan gap lehçesinin değişik bir biçimidir. Bü lehçelerin her biri­nin değişik biçimleri vardır: lehçesel parça­lanma çok yaygındır ama farklar yalnız fo­netikte görülür; lehçelerin kelime hazinesi, morfolojisi ve sözdizimi ortaktır; yalnız, nice lehçesinin bu konuda ayrıcalık gösterdiği söylenebilir; çünkü 3388′de Provence’ın geri kalan bölümüyle bağlarını koparan ve bu yüzden özel bir evrim geçirerek birçok eski biçimi muhafaza eden bu lehçe, kendine has bir görünüm kazanmıştır. Bu lehçelerden rhâne lehçesi, Mistral ve çö­mezleri (Felibrige okulundan şairler) saye­sinde edebiyat dili oldu ve çok zengin bir edebiyatın ifade aracı haline geldi. Mistral, Aubanel, Roumanille,
J. d’Arbaud, V. Bernard’ın eserleri milletlerarası bir üne ulaştı. Provence dili, Mistral’den önce de sürekli ve çoğunlukla başarılı olarak yazılmıştı; XVI. yy.da Bellaud de la Bellaudiere, XVII. ve XVIII. yy.da Brueys, Zerbin, T. Gros, J.de Cabanes, XIX. yy.da marsilyalı şarkı yazarı Victor Gelu tarafından işlendi. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROVENCE Tarih hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROUVE (Victor)

Tarih 11 Haziran 2009

PROUVE (Victor), fransız ressamı, gravürcüsü, heykeltıraşı ve dekoratörü (Nancy 1858-Setif 1943). Nancy’de Güzel Sanatlar okulunda okudu. Daha sonra burslu olarak ficole Nationale SupSrieure des Beaüxarts’a devam etti. 1901′e kadar Paris’te ya­şadı. Gençliğinde, Emile Gaile hesabına ça­lışıyordu. Onun yerine, Nancy okulunun yö­neticiliğine seçildi. Bu okulun anlayışına uy­gun taslaklar hazırladı ve portre resminden ciltçiliğe, gömme süs işlerine, bronz süsle­melere, mücevherciliğe kadar birçok alan­da çeşitli tekniklerden yararlandı. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUVE (Victor) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROUVE (Jean)

Tarih 11 Haziran 2009

PROUVE (Jean), fransız mimarı (Nancy 1901), Victor Prouve’nin oğlu. 1923′te kendi hesabına bir atelye açarak iç ve dış parmak­lıklar, mağaza kepenkleri, madenî mobilya ve doğrama işleri yaptı. Le Corbusier ve Mallet-Stevens’in dikkatini çekti; Beaudouin ve Lods ile çalıştı (Clichy halkevi, Buc Hava kulübü, Fransa’da katlanmış çelik saç­tan ilk perde duvar örneği). 1944′te Nancy belediye başkanı, sonra Danışma kurulu üyesi seçildi. Yenilikten yana olan mimar­lara yardım etti: Paris’te İnşaat federasyonu binası (1949), Lille Enternasyonal fuarı bina­sı (1950-1951), Eordeaux İtfaiyeciler kışlası (1951) v.b. özellikle Meudon’da evler yaptı (1950), standartlaştırmaya başvurmak ve hafif alaşımlar kullanmak suretiyle yapı iş­lerinin sanayileştirilmesinde büyük rol oy­nadı. Nancy’deki evi (1954), üslûbunun en belirgin yanını ortaya koyar: ana iskelet, kat­lanmış saçtan yapılmış açık bir kesonlar sis­teminden kurulmuştur; yanları, zemine otu­ran beton döşeme taşlarına gömülü profil­lere uygun şekilde yapılmıştır; katlanmış saçtan bir kiriş, alüminyum kasalardan mey­dana gelen çatıyı taşır, örtü, çelik strüktürlü ahşap panolarla sağlanmıştır. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUVE (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROUVOST (Jean)

Tarih 11 Haziran 2009

PROUVOST (Jean), fransız işadamı (Roubaix 1885). Roubaix’de yün ticaretiyle uğra­şan nüfuzlu bir ailenin çocuğuydu. Paris -Midi ve Paris-Soir gazetelerini satın aldı; 1932-1938 arasında bu iki gazetenin genel yöneticiliğini yaptı. Paris Soir’ın tirajını 1936′da iki milyona yükseltti. Haftalık Match ve kadın dergisi Marie-Claire’i de satın aldı. 1940′ta istihbarat bakanlığında bulundu. İkinci Dünya savaşı sonunda, gün­lük Figaro’nun Yayım Derneği Yönetim kurulu üyesi, Prouvost İplik fabrikası ve Roubaix Yün mağazası yöneticisi oldu. Haf­talık Paris-Match’ı, sonra Tele 7 Jours adlı dergileri kurdu. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUVOST (Jean) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROUST (Marcel)

Tarih 11 Haziran 2009

PROUST (Marcel), fransız yazarı (Paris 1871-ay-y. 1922), profesör Adrien Proust ile Jeanne WeiFin oğlu. Sağlığının bozuk olmasına ve astma nöbetlerine rağmen, Marcel Proust, Condorcet lisesinde parlak bir öğrenim yaptı. Dört-beş yıl, görünüşte boş bir hayat sürdü: ama gerçekte, yazaca­ğı eserler için malzeme topluyordu.

1896′da, taslak ve denemelerinden meydana getirdiği bir derleme yayımladı: Les Plaisirs et les Jours (Zevkler ve Günler). İlerde ya­zacağı büyük romanın başlıca temalarını taşıyan bu eserden sonra uzun bir otobiyog­rafik roman tasarladı: Jean Santeuil; bu eser ancak, ölümünden sonra, 1952′de ya­yımlandı. Ruskin’den yaptığı tercümeler (La Bible d’Amiens [Amiens İncili], 1904; Sesame et les Lys [Susam ve Zambaklar], 1906) kendi üslûbunu bulmasına yardımcı oldu. Gerçeği istiarelerle süslemeyi ve en önemli yeri estetik unsurlara vermeyi Rus­kin’den öğrenmişti.
Geçmiş Zaman Peşinde’yi (A la Recherche du Temps Perdu) 1905-1910 arasında yazma­ğa başladı. 1906′dan sonra toplumdan uzak kaldı, vaktini çoğunlukla yatakta, nefes dar­lığını giderici buğular arasında belirsiz bir hayalet gibi çalışarak geçirdi. 1911′e doğru kitabına bir yayımcı bulmağa kalktı. Zen­gin bir amatör yazar olarak tanındığı için bir cildin (Swann’ların Semtinden [Du Gö­te de Chez Swann], 1913) yayım masrafını ödemek zorunda kaldı. Bu sırada Birinci Dünya savaşının patlak vermesiyle kitabın yayımı ertelendi. Nouvelle Revue Française’in yayımcıları 1918′de ikinci cildi çıkar­dılar: A l’Ombre des Jeunes Filles en Fleurs (Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde); eser 1919′da Goncourt ödülünü kazandı.

Proust, birden bütün dünyada tanındı, fakat yakında öleceğini hissediyordu, bu yüzden eserlerini bitilmek için bütün gücüyle çalış­tı, ilhamın ve derin düşüncenin ancak yal­nızlıkla mümkün olduğuna inanarak, son ilişkilerini de kesti; böylece Le Cöte de Guermantes (Guermantes’ların Semtinden) [1920] ve Sodome et Gomorrhe (1922) adlı romanlarını yayımladı, öldüğünde eseri ta­mamlanmıştı ve son ciltleri de yayımlanabil­di: La Prisonniere (Mahpus Kadın) [1923]; Albertine Disparue (Kayıp Albertine) [1925]; Le Temps Retrouve (Kavuşulan Zaman) [1927]. Ayrıca, Pastiches et Melanges (Na­zireler ve Derlemeler) [1919], Chronigues (Kronikler) [1927], Contre Sainte Beuve (Sainte-Beuve’e Karşı) [1954] adlı uzun bir deneme ve mektupları yayımlandı. XIX. yy.ın romanı için Balzac neyse, XX. yy.ın romanı için de Proust odur. Romanın yalnız tekniğini değil, özünü de yenilemiştir. Balzac’ın bütün ilgisi, dikkati dış dünyaya dönüktü. Proust ise, gözlemlenen olaylar­dan çok, olaylara bakış tarzı üstünde dur­du. Bu bakımdan da, tersine bir «koper-nik devrimi» yapmış sayılır. Bu devrim, insan zihnini tekrar dünyanın merkezine yer­leştiren, romanı da, insan zihninde yansı­yan, dolayısıyle de biçim değiştiren bir ev­reni anlatmakla görevlendiren bir devrim­dir. Bir hasır iskemleden, çirkin bir kadın­dan şaheser yaratan ressam gibi Proust da yaşlı bir aşçı kadını, sıradan insanları, bir taşra evini alır ve bu basit biçimlerin öte­sinde, iyice bakıldığı zaman, dünyanın sır­rını bulabileceğimizi söyler. Nedir bu sır? Kendi akışı içinde hayat kaybolmuş bir zamandır; zamana gerçekten kavuşmamız, za­manı bu akıştan kurtarmamız, onu ancak sonsuzlaştırmakla olabilir; sanat, insanoğlu­na her şeyden önce bu sonsuzluğu sağlar. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUST (Marcel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROUST (Joseph Louis)

Tarih 11 Haziran 2009

PROUST (Joseph Louis), fransız kimyageri (Angers 1754-1826). Bir eczacının oğluydu. Rouele’in öğrencisi oldu. Paris’te Salpetriere hastahanesi başeczacılığına getirildi. İd­rar, fosforik asit ve şap üstüne incelemeler yaptı, balonlarda seyreltik havanın yerine hidrojenin kullanılması üstünde çalıştı, ay­rıca Pilâtre de Rozier ile işbirliği yaparak bir balonla uçmayı başardı (1874). İspanya’­ya gitti, Segovia Topçu okulunda kimya öğ­retmeni oldu, Madrid’de kral Carlos IV’ün laboratuvarını yönetti; bu sırada üzümden şeker elde etti. 1806′da Fransa’ya döndü. Kıta ablukası sırasında Napolyon ona bir şeker fabrikası kurması için önemli bir pa­ra teklif etti, fakat Proust bu teklifi kabul etmedi. Kimyasal analizin kurucularından olan Proust, kaynağı ne olursa olsun, suyun bileşiminin değişmediğini ispat ederek, 1806′da, kendi adını taşıyan belli oranlar kanunu’nu ortaya koydu. Berthollet ile bu konu­da giriştiği uzun bir tartışmada (1801-1808), kimyasal türlerin bileşiminin mutlak şekilde değişmez olduğu ilkesini savundu ve sonun­da düşüncesini kabul ettirdi. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUST (Joseph Louis) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROUST (Antonin)

Tarih 11 Haziran 2009

PROUST (Antonin), fransız siyaset adamı (Niort 1832-Paris 1905). Gazetecilik yaptı, Semaine Üniverselleri kurdu (1864), Gambetta’nın sekreteri oldu ve Paris’e sığman halkın yönetimiyle görevli içişleri bakanlığı­na getirildi (eylül 1870-şubat 1871). Cumhuriyetçi birlik milletvekili seçildi (1876 -1893), güzel sanatlar bakanlığına getirildi (1881-1882). 1892′de adı Panama olayına ka­rıştı, mahkemeye verildi, 1893′te beraat et­ti.
Başlıca eserleri: Le Prince de Bismarck, sa Correspondance (Prens Bismarck ve Mektupları) [1876], L’Art Français 1789 1889 (1789-1889 Arasında Fransız Sanatı) [1890], L’Art Sous la Republique (Cumhu­riyet Devrinde Sanat) [1891], (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUST (Antonin) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROUST (Adrien)

Tarih 11 Haziran 2009

PROUST (Adrien). fransız hekimi (İlliers 1834-Paris 1903). Sağlık bilgisi profesörlüğü yaptı (1885)
Başlıca eserleri: De l’Aphasie (Afazi üstüne) [1872], Essai sur l’Hygiene Internationale, Ses Applications Contre la Peşte, la Fievre Jaune et le Cholera Asiatique (Milletlerarası Sağlık Tedbirleri ve Bunların Veba, Sarı Humma ve Asya Ko­lerasına Uygulanması üstüne Deneme) [1873], Le Cholera (Kolera) [1883] (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUST (Adrien) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROUDHON (Pierre Joseph)

Tarih 11 Haziran 2009

PROUDHON (Pierre Joseph), fransız sosya­listi (Besançon 1809-Paris 1865). Orta halli bir ailenin çocuğuydu, öğrenimini yarıda bı­rakarak, bir basımevinde musahhih olarak çalışmağa başladı. 1831-1832′de Fransa’yı dolaştı. Basımcı olarak Besançon’a yerleşti;

Fourier taraftarlarıyle tanıştı (1846). Sonra Paris’te yerleşti (1838) ve gazeteciliğe başladı. Geniş, fakat karmakarışık bir kül­tür edindi. Sosyalist çevrelerle tanıştı ve bu arada Kari Marx ile dost oldu. Fakat az sonra Marx’a cephe aldı. İlk eseri olan Mülkiyet Nedir? (Qu’est que la Propriete?) [1840] ile tanındı, fakat bu eserde geçen «Mülkiyet hırsızlıktır» cümlesi düşüncesini özetlemekten uzaktı. Daha sonra yayımla­dığı Theorie de la Propriete (Mülkiyet Te­orisi) [1865] adlı eserinde «ortak düzenin kendiliğinden ürünü» olan modern mülkiye­tin «görünüşte hukuk mantığına ve sağduyu­ya aykırı olarak ortaya çıktığını, fakat bu­nun hürriyetin zaferi, iktidara karşı çıkabi­lecek en büyük devrimci güç diye alınabi­leceğini» ileri sürdü. Daha önce Le Peuple (Halk) gazetesinde «Biz herkes için mülkiyet istiyoruz» diye yazmıştı. Gerçekte Proudhon anarşiye yatkın bir bireyciydi. «Anarşi bugünkü toplumların, hiyerarşik ilkel top­lumların varoluş şartıdır». Toplumsal ada­letsizlikten derinden derine etkilenen yazar, çözümü kapitalist çıkarların («yabancı hu­kuku») «Mübadale bankası»nın karşılıksız kredisi sayesinde ortadan kaldırılmasında görüyordu. Ona göre bu sistem, iskontoyu, yani sermaye faizini ortadan kaldıracaktı.

Haziran 1848′de Proudhon, Kurucu meclise milletvekili seçildi; 1849′da Halk bankasını kurdu. Bu banka, ona göre, karşılıksız kre­dinin mümkün olduğunu ispat edecekti. Na­zarî sisteme aykırı düşmekle beraber (Halk bankasının sermayesi vardı, Mübadele ban­kasının ise sermayesi olmayacaktı; yüzde 2 faiz alıyor ve bu faizi yüzde 0,25′e düşürme­yi tasarlıyordu; oysa Mübadele bankası karşılıksız kredi verecekti), bu kurum çalışa­madı: ödenmiş sermayesi hiç bir zaman 18 000 frangı geçmedi. Geleceğin Napoleon III’üne karşı yayımladığı iki makaleden ötürü üç yıl hapse mahkûm oluşu, Proudhon’un, uğradığı başarısızlığın iyice bilincine varma­sını sağladı. Genç bir işçi kızla evlendi, iktisadî meseleleri geçici olarak bir yana bırakarak, sosyal ve siyasî meseleleri ince­lemeye yöneldi. Çeşitli kişisel (hastalık) ve ailevî (kızlarının ölümü) engellerden sonra, De la Justice dans la Revolution et dans l’Eglise (Devrimde ve Kilisede Adalet) [1858] adlı eserini yayımladı, yeniden üç yıl hapse mahkûm oldu; Brüksel’e sığındı.

Paris’e dönünce (1862), merkeziyetçiliğe karşı koyan Du Principe Federatif (Federasyon İlkesi üstüne) [1863] adlı eserini yayımladı. Çalışmaktan çökmüş olarak üç yıl sonra öldü. Saint-Simon’cuların, Fourier’nin («ça­ğımızın en büyük yutturmacısı»), Louis Blanc’ın («zırva formüllerle işçileri zehirle­di»), Kari Marx’ın («sosyalizmin tenyası») ve komünizmin («Nuh’tan kalma saçmalık») şiddetli tenkitçisi olan Proudhon, işçi ve ay­dın çevrelerinde büyük bir etki yarattı. Bu­na karşılık, Marx, Systeme des Contradic-tions £conomiques ou la Philosophie de la Misere’e (iktisadî Çelişkiler Sistemi veya Sefaletin Felsefesi) [1846] cevap olarak yaz­dığı Felsefenin Sejaleti’nde (Misere de la Philosophie) Proudhon’u şiddetle tenkit etti ve onu bir «küçük burjuva» olarak gösterdi. Proudhon’un sistemi, iktisadî ve sosyal plan­da iştirakçi, siyasî alanda federalistti. Bu sonuca ulaşmanın yolu, otorite ilkesinin ye­rine, sözleşme kavramını getirmektir; ona göre sözleşme, «eşit ve hür varlıkların be­nimseyebileceği tek ahlâkî ilişkidir». Büyük sınaî üretim üniteleri, işçilerin kendi arala­rında kuracakları üretim kooperatifi veya millî atelye niteliğinde olmayan ortaklıklar haline gelecektir; üreticiler kendi araların­da maliyet fiyatı üzerinden serbestçe mal ve hizmet mübadele edeceklerdir: faizin (kredi bedava olacağı için) ve kârın ortadan kaldırılması, sınıfları birbiriyle kaynaştıra­caktır («burjuva sınıfıyle proletaryayı orta sınıfta, geliriyle geçinen sınıfla, ücretiyle ge­çinen sınıfı da tam anlamıyle ne geliri, ne ücreti olan, fakat icat ve teşebbüs eden, değerlendiren, üreten, mübadele eden sınıf içinde eritmek»), öbür eserleri: Organisati-on du Credit et de la Circulatîon (Kredi­nin ve Para Tedavülünün Düzenlenmesi) [1848], Solution du Probleme Social (Sosyal Problemin Çözümü) [1848], Les Confessions d’un Revolutionaire (Bir Devrimcinin itiraf­ları) [1849], L’İdee Generale de la Revolution au XlXe Siecle (XIX. yy.da Genel Devrim Fikri) [1851], La Guerre et la Paix (Savaş ve Barış) [1861], De la Capacite Politique des Classes Ouvrieres (İşçi Sınıfının Siyasî Yeteneği) [1865]. Yazışmaları (Correspondance) Sainte-Beuve tarafından ya­yımlandı. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROUDHON (Pierre Joseph) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROTAİN (Jean Constantin)

Tarih 11 Haziran 2009

PROTAİN (Jean Constantin), fransız mi­marı (Paris 1769 – 1837). Mısır Seferi Bi­lim ve Sanat komisyonuna katıldı (1798). Kahire enstitüsüne üye oldu ve Kieber’in öldürülmesi sırasında yaralandı. 1806′da Opera Süsleme atelyesi müdürlüğüne ge­tirildi, sonra Versailles İmparatorluk bina­ları kontrolörü oldu. (L)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROTAİN (Jean Constantin) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROST (Henri)

Tarih 11 Haziran 2009

PROST (Henri), fransız şehircilik uzmanı ve mimarı (Paris 1874-1959). 1910′da Anvers şehrinin yeniden düzenlenmesini öngören bir plan yaptı. Milletlerarası bir yarışmada bi­rincilik alan bu plan, modern şehircilik ta­rihinin en önemli eseri sayılır. Prost, 1913-1923 arasında Fas’a gitti ve orada Meknes, Casablanca, Rabat, Fas, Marakeş şehirleri­ni kurdu. 1928′den sonra Paris’e yerleşti ve bu şehir için yeni biı plan hazırladı. Metz ve Cezayir şehirlerinin nâzım planı üstünde ça­lıştı. Prost, 1935′te karısı ile birlikte İstan­bul’a geldi. Kaldığı 16 yıllık süre içinde İstanbul’un trafik ve ulaşımı, yiyecek mad­deleri temini, kapalıçarşı ve pazarları, za­naatçılığı, sanayi ve ticareti, mülkiyetin da­ğılımı, çeşitli mahallelerinin gelişimi, arkeolojik zenginlikleri üstüne uzun araştırma­lar düzenledi. Bu hazırlık çalışmaları iki yıl (1936-1937) sürdü ve bir programın genel hatlarının ortaya çıkmasına yol açtı (İstan­bul’un nâzım planı, referans planı, arkeolo­jik parklar, bölge planları, Ayasofya’nın ge­nel planı). Prost, 1951′de ayrılırken, İstan­bul’un ana projesinden başka, birçok de­sen, 8 cilt tutan 500 kadar rapor ve not bi­rikti. 1957′de Şehircilik komisyonuna baş­kanlık etmek üzere tekrar istanbul’a çağrıldı. Avrıca Bursa camilerinin rölövesini yaptı, (ML)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROST (Henri) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

Prometheus’un Yaratıkları

Tarih 11 Haziran 2009

Prometheus’un Yaratıkları, Salvatore Vigano’nun librettosu üstüne yazılmış iki per­delik bale. Müzik: Beethoven; koreografi: Serge Lifar; dekorlar: François Quelvee. Serge Lifar’ın yeniden düzenlediği bale ilk defa 30 aralık 1929′da Paris operasında oynandı. Promotheus’un Yaratıklarım bale yapmayı ilk düşünen Salvatore Vigano, müziğini Beethoven’e ısmarlayarak balesini 28 mart 1801′de Viyana’da sahneye koydu. Prometheus gökyüzünden çaldığı ateşle kendi yaratıkları olan kadını ve erkeği can­landırır. Apollon bu yaratıklara zekâ ve duygu verir. Acı çekeceklerini ve ölecek­lerini bildiren ölüm’ün tuzağından Prometheus sayesinde kurtulurlar. Eserinin ilk metnine Küçük Prometheus adını koyan Vi­gano, Beethoven’in partisyonuna, Haydn’ın Yaratılış’ından da parçalar ekleyerek 1813′te Scala di Milano’da baleyi yeni bir bi­çimde sundu. (L)
PROMETİUM i. (fr. promethium). Kim. Eşanl. PROMETEYUM.
PROMETYUM i (fr. prometheum’dan). Kim. Bk. PROMETEYUM.

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa Prometheus’un Yaratıkları hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PİRİNÇ

Tarih 11 Haziran 2009

PİRİNÇ i. (fars. piring’den). Bakır ve çinko alaşımı; sınaî bir alaşımda çinko oranı en fazla yüzde 46′dır.
Pirinç kaplama, bir parçanın yüzeyine, elektroliz yoluyle ince bir pirinç tabakası çökeltmeğe dayanan işlem.
• Bu işlemin sonucu.

— ANSiKL. Pirinç, en çok kullanılan bakır alaşımıdır. Tarihi M.ö. Vl.yy.’a kadar uzanır. Hattâ, daha çinkonun bile bilinme­diği devirlerde bu alaşım, «sementasyon» denen usulle hazırlanıyordu: bakır kırıntı­ları, çinko oksit (çinko karbonat cevheri, kalamin) ve kömürle birlikte potada ısıtı­lıyor, oksidin indirgenmesiyle meydana ge­len çinko bakır içine dağılıyor ve genellikle yüzde 20 çinkolu ergimiş alaşım elde edili­yordu. Pirinçlerin başlıca üstünlükleri şun­lardır: çok çeşitli şekillerde işlenmesini sağ­layan levha ve tel haline gelme özelliği; mekanik direnç; atmosferin aşındırıcı etki­sine karşı dayanıklılık; ergime ve döküm kolaylığı ve özellikle, ucuz bir maden olan çinkonun katılması sebebiyle maliyet fiyatının düşük olması. Ayrıca bazı pirinç­lerin parlaklığı ve rengi, bunların mücev­hercilikte de kullanılmasını sağlar: çinko­nun katılmasıyle pirincin rengi kırmızıdan pembeye, çinko oranı yüzde 30 ile 40′a çı­kınca da sarıya döner.
Pirinç dökümcülüğünün en büyük özelliği, çinkonun çok kolay oksitlenerek beyaz çin­ko oksit dumanları yay maşıdır; bu yüzden, banyo yüzeyini titizlikle korumak gerekir. Bileşimine göre pirinçler soğukta veya sı­cakta işlenir: çinko yüzdesi 10′dan düşük (a fazı) ve 38′den fazla olan pirinçler ge­nellikle sıcakta işlenir; yüzde 10 ile 38 ara­sında çinko katılmış pirinçler ise soğukta şekil değiştirir (p* fazı).
• Âdi pirinçler. Bileşiminde yüzde 20′ye kadar çinko bulunan âdi pirinçler, mücev­hercilik ve kuyumculukta, küçük dekoratif parçaların yapımında kullanılır (Paris bron­zu, altın taklidi, tombak, krizokal). Çinko yüzdesi 28 ile 36 arasında olanlar dövülgen alaşımlardır; bunlardan en önemlisi, fişek kovanlarının veya lamba duylarının yapı­mında kullanılan çekme pirinci’dir (67-33). Çinko oranı yüzde 40 veya daha fazla olan­lar talaş kaldırma pirinçleri3dir (60-40). O-tomatik takım tezgâhlarında kolayca işleye­bilmek için bunlara genellikle yüzde 1 kur­şun katılır.
• özel pirinçler. Mekanik direnci ve aşın­maya karşı, özellikle deniz aşındırmasına karşı dayanıklılığı arttırmak için pirinçle­re, yüzde 1 ile 5 oranında kalay, alümin­yum, demir, nikel, manganez gibi element­ler katılır. Bu alaşımlar, «yüksek mukave­metli pirinçler»i meydana getirir ve bazen yanlışlıkla «yüksek mukavemetli bronzlar» diye de adlandırılır. Bu pirinçlerde, kırılma yükü 50 kg/mm2′ye, uzama ise yüzde 30′a ulaşır; halbuki âdı pirinçlerde aynı nitelik­ler 40 kg/mm2 ile yüzde 30′dur. Bunlar, özellikle işlenmiş parçalar şeklinde (kondan­satör ve ısı değiştirici boruları) veya yüksek bir mekanik dirençle birlikte büyük bir sız-dırmazlık isteyen döküm parçaları şeklinde (vanalar, musluklar, basınçlı gaz ve sıvılar için karterler) kullanılır. Sınaî pirinçler üzerinde yapılabilen tek ısıl işlem tavlamadır.
♦ Sıf. Pirinç’ten yapılmış: Pirinç mangal. Pirinç kapı tokmağı. (İM)

11 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PİRİNÇ hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PROD’HOMME (Jacques Gabriel)

Tarih 10 Haziran 2009

PROD’HOMME (Jacques Gabriel), fran-sız müzik bilgini ve tenkitçisi (Paris 1871 -Neuilly-sur-Seine 1956). Birçok gazete ve dergide görev aldı, 1930′dan 1940′a kadar Paris Operası kütüphanesini yönetti; Opera ve Konservatuvar müzesinin müdürü oldu.
Başlıca eserleri: Berlioz (3 cilt, 1904); Pa-ganini (1907); Gounod (1911); La Jeunesse de Beethoven (Beethoven’in Gençliği) [1921]; Beethoven, Mozart (1927); Schubert (1928); Gossec, Gluck (1948) v.b. (L)

10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PROD’HOMME (Jacques Gabriel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİVAS

Tarih 10 Haziran 2009

PRİVAS, Fransa’da Ardeche idare bögesinin merkezi; Paris’e 595 km uzaklıkta, Vivarais’de, Coiron kütlesinin kuzeyinde, Ouveze’in yukarısında; 9 207 nüf. Büyük bir Protestan merkezi olan şehir, 1629′da Louis XIII tarafından yıktırıldı ama yeniden kalkındı. ipek eğirme. Konfeksiyon. Madenî şilteler. Reçel ve kestane şekeri imalâtı. Bira fabrikası.
—İdare çevresi, 95 711 nüf. (L)

10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİVAS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİSSE D’AVENNES (Emile)

Tarih 10 Haziran 2009

PRİSSE D’AVENNES (Emile), fransız bil­gini, Eski Mısır medeniyeti uzmanı (Avesnes-sur-Helpe 1807-Paris 1879). Mısır ve Nübye’de yaptığı kazı ve geziler sonunda üzerinde Eski Krallık devrine ait bir ahlâk incelemesi yazılı olan ünlü papirüsü buldu. (L)

10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİSSE D’AVENNES (Emile) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİOR (Matthew)

Tarih 10 Haziran 2009

PRİOR (Matthew), ingiliz şairi ve diplo­matı (Wimborne MinSter, East Dorset 1664-Wimpole, Cambridgeshire 1721). Babası ma­rangozdu, buna rağmen Cambridge üniver­sitesinde okuyabildi. Lord Dorset ve Charles Montagu’nun desteğiyle Hollanda elçiliğin­de bir sekreterlik görevi elde etti (1690). Ryswick görüşmelerinde büyük rol oynadı. Sonra sırasıyle İrlanda işleri devlet bakanı, Paris elçiliği sekreteri oldu (1698). 1701′de parlamentoya girdi; gümrük işlerinde çalıştı (1711), Utrecht antlaşmasında tam yetkili temsilcilerdendi (1712). Kraliçe Anne ölün­ce Robert Walpole kendisini Saint George şövalyesiyle gizlice anlaşmaya girişmekle suçladı ve hapsettirdi. Prior sevimli ve nük­teli bir şairdi;
başlıca eserleri: Dryden’in The Hind and the Panther (Dişi Geyik ve Pars) hikâyesine karşılık olarak yazdığı The Story of the Country Mouse and the City Mouse (Şehir Faresi ile Köy Faresinin Hi­kâyesi) [1687]; Hymn to the Sun (Güneş Âyini) [1644]; Carmen Saeculare (1700) ve açık saçık sayılabilecek masallar. (L)

10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİOR (Matthew) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİNS (Pierre)

Tarih 10 Haziran 2009

PRİNS (Pierre), fransız ressamı (Paris 1838-ay.y. 1913). Corot’nun ve 1830 usta­larının etkisinde kaldı. Manet ile yakın dost­luk kurduktan sonra izlenimciliğe yöneldi. Birçok yağlıboya ve pasteli, devlet koleksi­yonlarında ve çeşitli avrupa müzelerindedir. (L)

10 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİNS (Pierre) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİLLİEUX (Edouard Ernest)

Tarih 09 Haziran 2009

PRİLLİEUX (Edouard Ernest), fransız bo­tanikçisi (Paris 1829-Mondoubleau, Loireet -Cher 1915). ficole Centrale’de fitotekni, Ta­rım enstitüsünde botanik okuttu, özellikle bitkilerin asalaklardan ileri gelen hastalık­larını inceledi. (L)

09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİLLİEUX (Edouard Ernest) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİE

Tarih 09 Haziran 2009

PRİE (Jeanne Agnes berthelot de ple-neuf, — markizi), fransız soylu kadın (Pa­ris 1698 – Courbepine, Normandiya 1727). Torino elçisi Prie markisiyle evlendi. Fran­sa’ya döndü (1719), Bourbon dükünün met­resi oldu. Dük 1723′te başbakan olunca, Prie, Paris kardeşlerin kışkırtmasıyle, yö­netimi fiilen eline geçirdi. Bakan, Le Blanc’ı ve Belleİsle kontunu zimmetlerine para geçirmekle suçlayarak Bastille’e kapattır­dı, kralın kızı Marie Anne Victoıre’ı, kral Marie Leszczinska ile evlendirebilmek için İspanya’ya göndertti (nisan 1725). Tahıl fi­yatları yükselince halkın gözünden, Fleury’ye ihanet ettiği için de Louıs XV ın gö­zünden düştü. Memleketi Coubepıne e sü­rüldü (mart 1726), orada intihar etti. (L)

09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİMATİCE

Tarih 09 Haziran 2009

PRİMATİCE (Francesco PRiMATiCCO, il— denir), italyan ressamı, heykeltıraşı ve mimarı (Bologna 1504 veya 1505-Paris 1570). İ. da İmola’nın, Bagnacavallo’nun ve Mantova’daki Te sarayı çalışmalarında yardım ettiği Giulio Romano’nun öğrencisi. Fontainebleau şatosunu süslemek için François I tarafından Fransa’ya çağrıldı. Orada yalan­cı mermerden tavan ve çerçeveler, alegorik resimler yaptı. Balo salonu (veya Henri II galerisi) için yaptığı kompozisyonlar, ona­rımlar yüzünden büyük değişikliğe uğradı. Primatice’nin maniyerist üslûbu desenlerin­de daha açıkça görülür (Saatlerin dansı, Frankfurt), François II’nin Kırallık bina­ları sorumlusu oldu (1559) ve bir çeşit sanat diktatörlüğü kurdu. 1540′ta İtalya’ya yaptı­ğı bir geziden, çok sayıda eski heykel, büst, Trajanus sütununun, Laocoon ve Medici Venüsü’nün mulajlarıyle birlikte döndü. (L)

09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİMATİCE hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİCE (Julius Mendes)

Tarih 09 Haziran 2009

PRİCE (Julius Mendes), ingiliz gezgini (Londra-ay.y. 1924). Brüksel’de ve Paris’te Güzel Sanatlar okulunda öğrenim gördü. Sonra gazeteciliğe başladı, İllustrated Lon­don News’ta özel muhabirlik yaptı. 1884-1885′te Güney Afrika’daki Bechuanaland se­ferini gazeteci olarak izlemek için orduya yazıldı. Daha sonra Karadeniz, Sibirya’nın kuzey kutbu kıyıları ve Yenisey ırmağından geçerek Sibirya içlerine ulaşacak olan Nordenskjold yolunun keşfi için yapılan geziye katıldı. 1897′de Yunanlıların safında Türk-Yunan savaşına katıldı. 1900-1901′de Çin’e gitti. Rus-Japon savaşı sırasında (1904-1905) Daily Telegraph’ın savaş muhabirliğini yap­tı. Birinci Dünya savaşı sırasında (1917) İtalyan hükümetinin resmî savaş muhabiriy­di. (L)

09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİCE (Julius Mendes) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PRİAMOS

Tarih 09 Haziran 2009

PRİAMOS. Yun. mit. Son Truva kralı, Laomedon’un oğlu ve vârisi. Herakles’in yıktığı Truva’yı yeniden kurdu ve Ama­zonlarla Frigyalılan yendi. Zenginliği dil­lere destandı. Aralarında Hekabe’nin de bulunduğu karılarından elli oğlu (başlıcaları Hektor, Paris, Helenos, Deiphobos) ve birçok kızı (Kassandra, Kreusa ve Polyksene v.b.) dünyaya geldi. Truva kuşatmasında Priamos çok yaşlı olduğu için çar­pışamadı. Dindardı, Paris ve Helene’yi hoş görüyordu. Hektor’un ölümüne şahit oldu, gidip Akhilleus’tan cesedini istedi. Truva’nın alınışı sırasında Neoptolemos tarafın­dan öldürüldü. (L)

09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PRİAMOS hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PREY (Claude)

Tarih 09 Haziran 2009

PREY (Claude), fransız bestecisi (Fleury-sur-Andelle 1925). Paris konservatuvarında Roland-Manuel, Olivier Messiaen, Darius Milhaud ve Jean Rivier yönetiminde çalış­tı. Ses ve çalgı alanındaki kantatla oda operasında yer alan ses ve çalgı eserleri besteledi: Le Coeur Revelateur (Açıklayan Kalp) [1962]; Jonas; La Noirceur du Lait (Sütün Siyahlığı). [L]

09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREY (Claude) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PREVOST-PARADOL (Lucien Anatole)

Tarih 09 Haziran 2009

PREVOST-PARADOL (Lucien Anatole), fransız siyaset adamı ve gazetecisi (Paris 1829 – Washington 1870). Aix fakültesinde profesörlük yaptı. Journal des Debats’nın, Courier du Dimanehe’m siyaset yazarı ol­du. İğneliyici üslûbu ve fikir hürriyetini savunan yazıları sayesinde napolyon’cu re­jime karşı olanlar arasında büyük ün ka­zandı. Napoleon III’ün düşmesinden az ön­ce imparatorun safına geçti. A.B.D.’ye el­çi olarak gitti (1870). imparatorun barışçı siyaseti konusunda teminat vermiş olduğu için, Prusya’ya savaş ilân edildiğini öğre­nince intihar etti (temmuz).
Başlıca eser­leri: Essais de Politique et de Litterature (Siyaset ve Edebiyat Denemeleri) [1859-1863], Etudes sur Les Moralistes Français (Fransız Ahlâkçıları üstüne inceleme) [1865], La France Nouvelle (Yeni Fransa) [1868]. (L)

09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREVOST-PARADOL (Lucien Anatole) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

PREVOST (Marcel)

Tarih 09 Haziran 2009

PREVOST (Marcel), fransız yazarı (Paris 18S2 – Vianne, Lot-et-Garonne 1941). Tü­tün fabrikalarında birkaç yıl mühendis ola­rak çalıştı, sonra istifa etti (1890). Daha önce yayımladığı üç roman (Le Scorpion Akrep], 1887; Chonchette [1888]; Mademoiselle Jauffre [1889]) natüralist romana karşı psikolojik romanı savunan eserlerdi. Sonra yazdığı başlıca romanları: Cousine Laura (1890); La Confessioh d’un Amant
Bir Âşığın İtirafları) [1891]; L’Automne dune Femme (Bir Kadının Sonbaharı) 1893];
Les Demi-Vierges (Sözde Kızlar) 1894); Nötre Compagne (Eşimiz) [1895];
jardin Secret (Gizli Bahçe) [1897]; L’Heureux Menage (Mutlu Çift) [1900]; Lettre de Femmes (Kadın Mektupları) [1892];
Nouveües Lettres de Femmes (Yeni Kadın Mektupları) [1894] ve Dernieres Lettres de Femmes (Son Kadın Mektupları) [1897]. Les Vierges Fortes’ta (Tombul Bakireler)
1900] feminizmi inceledi, Lettres â Françoise’da (Françoise’a Mektuplar) [1902] ka­dınlara dostça öğütlerde bulundu. Son ro­manlarında çağdaş töre meseleleriyle ilgi­lendi. (L)

09 Haziran 2009 tarihinden eklenen bu sayfa PREVOST (Marcel) hakkında ansiklopedik bilgi niteliğindedir. Yazının tümünü görüntülemek için başlığa tıklayınız. Etiketlere tıklayarak ilgili diğer yazılara ulaşabilirsiniz.|

« Önceki sayfaSonraki sayfa »